Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti devleti şartlar ne olursa olsun her bir vatandaşının ihtiyacını karşılayabilecek güce sahiptir”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı konuşmada, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti şartlar ne olursa olsun her bir vatandaşının can ve mal güvenliğini temin gibi sağlık, gıda, temizlik malzemesi ihtiyacını da karşılayabilecek güce sahiptir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından Huber Köşkü’nde basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konular ve Koronavirüs ile mücadeleye dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“TÜRKİYE, KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELESİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYOR”

“Aziz milletim, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Biraz önce Kabinemizin 27. toplantısını tamamladık. Bu toplantımızda Koronavirüs salgını başta olmak üzere gündemimizdeki konuları enine boyuna değerlendirdik.

Türkiye, Koronavirüs salgınıyla mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Dünyayı âdeta pençesine alan bu salgının sağlık, gıda ve güvenlik başta olmak üzere pek çok farklı alandaki etkilerini yakından takip ediyoruz. Ülkemiz bu süreçte uluslararası alanda da takdir edilen olumlu yönde bir ayrışma içindedir. Hastaların tespitinden tedavisine kadar her konuda iyi durumdayız. Hastane, yoğun bakım yatağı, doktor ve yardımcı personel, malzeme, araç gereç, ilaç gibi hususlarda hiçbir eksiğimiz yoktur. Vatandaşlarımızın bireysel sağlık ve temizlik malzemesi tedarikinde de sıkıntı yaşamıyoruz. Ücretsiz maske dağıtımını çeşitli kanallardan sürdürüyoruz. Elbette Türkiye gibi 83 milyonluk bir ülkede böylesine büyük hizmetleri yürütmek kolay değildir, mutlaka aksaklıklar oluyordur. Burada önemli olan, aksaklığın yokluktan kaynaklanmamasıdır. Var olanı bölüşmek, var olanı dağıtmak küçük gecikmelerle de olsa mümkündür.

Pek çok ülkede maske gibi en sabit ürünlerin bırakınız tüm vatandaşlara dağıtımını, sağlık personeli için dahi temininde zorluk çekiliyor. Bu bakımdan gerçekten hamt edilecek bir konumda bulunuyoruz. Her vatandaşımıza ücretsiz maske dağıtımı uygulamamız sürüyor. Eczanelerden alınabilecek maskeler için bugüne kadar 32 milyon vatandaşımıza Sağlık Bakanlığının doğrulama kodunun yer aldığı mesaj gitmiştir. Bu Perşembe gününe kadar inşallah 39 milyona çıkacak. Özel sektörün yanı sıra, Millî Eğitim Bakanlığımızdan Millî Savunma Bakanlığımıza kadar kapasitesi olan tüm kamu kurumlarımız maske üretimine hız veriyor. Hastalığın seyrinde tedavi için kullanılan kimi ilaçların hem ham maddesi alınarak ülkemizde üretimi hem de tablet olarak temini hususunda da sıkıntı yaşamıyoruz.

“SALGININ KONTROL ALTINA ALINMASI KONUSUNDA ÖNEMLİ İLERLEMELER KAYDEDİYORUZ”

Sağlık kurumlarımız hem teşhis hem tedavi hem de yoğun bakım üniteleri olarak salgınla başa çıkabilecek kapasitedir. 81 ilimize yayılmış olan bin 518 hastanemizde 100 bini tek kişilik olmak üzere 240 bin yatağa sahibiz, yoğun bakım yatağı sayımız da 40 bini buluyor. Örneğin Avrupa’da her 100 bin nüfusa düşen yoğun bakım yatağı sayısı 12’nin altındayken, ülkemizde bu rakam 50’ye yakındır. Avrupa’nın en fazla yoğun bakım yatağına sahip ülkesi Almanya’da bile bu rakam 30’u bulmuyor.

Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta 45 gün içinde Yeşilköy ve Sancaktepe’de biner yataklı iki hastane kuracağımızı ifade etmiştim, bunların çalışmalarına başladık. Ayrıca, Hadımköy’de de 100, Derince’de 250 yataklı yeni hastaneler kuruyoruz. İnşası tamamlanan ve toplam yatak kapasitesi 2 bin 862 olan Başakşehir Şehir Hastanemizin ilk kısmını 20 Nisan’da, ikinci kısmını 15 Mayıs’ta hizmete açıyoruz. Sadece bu hastanemizin yoğun bakım yatağı sayısı 456’dır. Marmara Üniversitemize bağlı Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi de 536 yatağı ile hasta kabulüne başlamıştır.

Salgının kontrol altına alınması konusunda da önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Günlük ve toplam test sayısında dünya sıralamasında en başlardaki grupta yer alıyoruz. Testte günlük olarak 34 bin 456’ya ulaşırken, toplamda ise 410 binin üzerine çıktık. Test oranımız, vaka oranımız hamt olsun aşağı yönlüdür. Hasta sayısına göre ölüm oranının düşüklüğü bakımından da ilk sıralardayız. Şu ana kadar taburcu olan hasta sayımız da 5 bine yaklaştı. Türkiye, aldığı tedbirlerle salgını en hızlı şekilde kontrol altına alan ülkelerin başında geliyor.

Nitekim Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar ülkemizi Koronavirüs salgınıyla mücadelede örnek gösteriyorlar. Sadece kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, bizden destek isteyen her ülkenin çağrısına imkânlarımız nispetinde cevap vermeye çalışıyoruz. Acı duyabiliyorsan canlısın, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın, bu söze uygun şekilde elimizdekini tüm dostlarımızla paylaşıyoruz. Bugüne kadar 34 ülkeye malzeme ulaştırdık, önümüzdeki günlerde de bu desteği devam ettireceğiz. İlaç, ilaç ham maddesi ve tıbbi cihaz konusunda ülkemize katkı veren dostlarımıza da huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.

“KARŞIMIZDAKİ TEHLİKE DİNAMİK BİR SÜREÇ YÖNETMEMİZİ GEREKTİRİYOR”

Aziz milletim, karşımızdaki tehlike dinamik bir süreç yönetmemizi gerektiriyor. Bunun için bilim insanlarımızın ve ilgili kurumlarımızın değerlendirmeleri ışığında aldığımız tedbirleri sürekli güncelliyor, geliştiriyoruz. Hafta sonu için alınan 30 büyük şehrimiz ile Zonguldak ilimizdeki sokağa çıkma yasağı da bu tedbirlerden biridir. Yasağın açıkladığı ilk saatlerde kimi yerlerde yaşanan gereksiz kargaşanın bir daha tekrar etmemesi için gereken tedbirleri alacağız. Amacımız, hafta sonu güzel havanın cazibesine kapılıp sokakları, parkları, piknik alanlarını, sahilleri dolduracak milyonlarca vatandaşımızı virüs tehlikesinden korumaktı. Cuma gecesi sokağa çıkma yasağının sadece Cumartesi ve Pazar günleriyle sınırlı olduğu açıkça belirtilmesine rağmen yaşanan olumsuzluklar bu gerçeği ortadan kaldırmıyor.

İçişleri Bakanımızın bu konudaki sorumluluğu üstlenerek gösterdiği hassasiyeti takdirle karşıladık, ancak istifasını kabul etmeyerek kendisinden görevini sürdürmesini istedim. Terörle mücadele, tabii afetler sonrası yürütülen çalışmalar ve son olarak Koronavirüs salgınında kamu güvenliğini sağlamadaki başarılarına yakinen şahit olduğum Sayın Bakanımız görevine devam ediyor.

Ülkemizin içinden geçtiği bu kritik dönemde verdiği destek için Cumhur İttifakı’nın tarafı olarak Sayın Bahçeli’ye bir kez daha şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

“HAFTA SONLARI SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DE SÜRDÜRME KARARI ALDIK”

Kabine toplantımızda salgınla mücadele kapsamında hafta sonları sokağa çıkma yasağını önümüzdeki dönemde de ihtiyaç duyuldukça sürdürme kararı aldık. 17 Nisan Cuma gecesi Saat 24.00’den 19 Nisan Pazar gecesi saat 24.00’e kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacağını şimdiden tüm vatandaşlarımıza duyurmak istiyorum.

Bu hadiseyi ve genel olarak salgın önlemlerini bahane eden kimi medya kuruluşları haberleri ve köşe yazarlarıyla hep yaptıkları gibi kendi ülkelerine karşı âdeta savaş açmışlardır. Ülkemizin bu kritik dönemdeki mücadelesine katkı sağlamak yerine hepsi de yalan veya yanlış bilgilerle sürekli kin kusmak virüsten daha tehlikeli bir hastalığın işaretidir. Dünyada hem salgının düzeyi hem de alınan tedbirler konusunda Türkiye kadar şeffaf davranan pek az ülke vardır. Kararlar yetkisiz kurullarda mı alınıyor gibi sorularla bu şeffaflığı bozmaya çalışanların amacı, özellikle de bu amacın gerçeği aramak değil bozgunculuk yapmaktır. Her gün karanlık ve kirli zihniyetlerinin ürünü yayınlarla milletimizin kafasını bulandırmaya, gönlünü karartmaya çalışan bu tür hezeyanlara emin olunuz başka ülkelerde bir gün bile izin vermezler.

Türkiye’de demokrasi, çoğulculuk ve çok seslilik sıkıntı değil demokrasinin istismarı, ideolojik bağnazlığın gözleri kör etmesi ve bet seslerin önünün sınırsızca açık olması sorunu vardır. Milletimizin moralini bozmak için gece gündüz çalışanlar terör örgütleriyle, medyasıyla, siyasi teşekkülleriyle gün gelecek kendi fitne ve nefret çukurlarında boğulup gideceklerdir.

Bir dönem kendilerini ülkenin tek sahibi sanan, hâlâ da aynı kibirli tavırla hareket eden bu hastalıklı zihniyet sahiplerine diyorum ki; düşün artık milletin yakasından. Her darbenin, her vesayetin arkasında siz vardınız, her kaosun, her kargaşanın arkasında siz vardınız. Milletin değerlerine, mukaddesatına, onuruna yapılan her saldırının tetikçisi sizdiniz. Yıllardır yaptığınız işin adı gazetecilik değil şeamet tellallığıdır. Ama artık bu devir sona erdi. Ülkemiz sadece Koronavirüsten değil aynı zamanda bu medya ve siyaset virüslerinden de inşallah kurtulacaktır.

CHP Genel Başkanının dün bir televizyon kanalında ne dünyadan ne Türkiye’den ne kendi belediyelerinden bihaber olduğunu gösteren sözlerinin takdirini de ben milletimize bırakıyorum. Milletin gözünün içine bakarak bu kadar yalanı arka arkaya söylemek mitomani hastalığıdır. Bunu bir araştırsın, öğrensin nedir bu hastalık. Umarım hekimlerimiz bu hastalığa da tez zamanda, kurduğu bir bilim kurulu da var zaten, herhalde o bilim kuruluyla karşılığını bulur.

“BUGÜNE KADAR TOPLAMDA 4,5 MİLYONA YAKIN VATANDAŞIMIZA DOĞRUDAN NAKİT DESTEĞİ SAĞLADIK”

Aziz milletim, buradan bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum; Türkiye Cumhuriyeti Devleti şartlar ne olursa olsun her bir vatandaşının can ve mal güvenliğini temin gibi sağlık, gıda, temizlik malzemesi ihtiyacını da karşılayabilecek güce sahiptir. İstihdamı korumak, gelirini kaybeden vatandaşlarımıza sahip çıkmak, emeklilerimize destek vermek, esnafı ve sanatkârı ayakta tutmak, üretimi desteklemek için her önlemi alıyoruz. İşte Cuma gecesi atılan adımdan sonra Cumartesi-Pazar günü vefa sosyal dayanışma gruplarının İstanbul’da, Türkiye’nin değişik yerlerinde nasıl ev ev dolaştıklarını gördünüz. Fırınlarımızın kamyonetleriyle nasıl vatandaşlara ulaştığını gördünüz. İş bilenin, kılıç kuşananındır. Ve İstanbul gibi yerde 350 civarında araç ve bu çalışmalarıyla halka ulaştı.

Bugüne kadar toplamda 4,5 milyona yakın vatandaşımıza doğrudan nakit desteği sağladık, sağlıyoruz. İstihdamın sürmesi için üç ay boyunca işten çıkarmaların önüne geçiyoruz. Faaliyetlerini azaltan veya ara veren işletmelerimizin istihdamı devam ettirmelerini sağlamak amacıyla kısa çalışma ödeneğini devreye soktuk. Kısa çalışma ödeneğine yapılan 2 milyon başvurunun 700 bini sonuçlandırıldı. Bundan faydalanamayan veya ücretsiz izne çıkartılmış olan çalışmalarımıza da aylık 1170 lira maaş desteği vereceğiz. Esnaf sanatkârlarımıza ve KOBİ’lerimize yönelik 25 bin liralık finansman desteğine başvurular 290 bini buldu. Bunun 164 bini ile ilgili süreç tamamlanarak 4 milyar 100 milyon liraya yakın kaynak tahsisi yapıldı.

“BU SANCILI DÖNEMİ BAŞARIYLA GERİDE BIRAKACAK EKONOMİK ALTYAPIYA SAHİBİZ”

Yine esnafımız için önemli olan 25 bin lira limitli Paraf Ticari Kart vasıtasıyla 1,5 milyar liralık ilave bir kaynak da 67 bin esnafımızın hizmetine sunuldu. Kredi Garanti Fonu destekli işe devam finansmanı için yapılan başvurular da 66 bini aştı. Süreci tamamlanan 35 bin firmaya 30 milyar liraya yakın finansman tahsisi yapıldı. Bireysel destek paketine yapılan başvuru ise 4 milyon 200 bini geçti. Geçtiğimiz Cuma günü itibariyle bu pakete yapılan başvuruların tahsisleri de başladı. Özellikle kamu bankaları, kurumsal ve ticari işletmelerin yaklaşık 21 milyar liralık borcunu öteleyerek piyasayı önemli ölçüde rahatlattı. Aynı şekilde 800 bine yakın vatandaşımızın 41 milyar lirayı bulan konut, ihtiyaç, araç kredisi ile kredi kartı borcu da talepleri üzerine kamu bankaları tarafından ötelendi. Halkbank 375 bin esnafımızın önümüzdeki üç ayda vadesi gelecek 3,5 milyar liralık taksit ödemesini herhangi bir ilave yük bindirmeden erteledi.

Çiftçilerimizi, hayvan yetiştiricilerimizi, gıda sektöründe faaliyet yürüten firmalarımızı desteklemek için tüm imkânları kullanıyoruz. Hazine arazilerinden ekilebilir olanları tarıma kazandırmak için ilgili kuruluşlarımız hazırlıklara başladı. Salgın sebebiyle dünyada yaşanabilecek tarım ve gıda ürünleri sıkıntısından Türkiye’nin etkilenmemesi için tüm tedbirleri alıyoruz. Kamu olarak tüm sektörleri desteklemek için, tüm imkânlarımızı seferber ederken maalesef özel bankalar bu süreçte hiç de iyi bir imtihan vermiyorlar. Ülkemizin ve milletimizin içinden geçtiği bu zor dönemde özel bankaların da üzerlerine düşenleri yapmasını bekliyoruz. Hamdolsun bu sancılı dönemi başarıyla geride bırakacak ekonomik altyapıya sahip bir ülkeyiz.

IMF programı başta olmak üzere, ülkemizi mihnet altına sokacak hiçbir dayatmaya boğun eğmeyeceğiz. Türkiye’yi yeniden bu cendereye sokmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Attığımız ve atacağımız adımlarla hiçbir kesimi sahipsiz bırakmamakta, ortaya çıkan yükü adil bir şekilde paylaşmakta kararlıyız. Milletimiz Gazi Mustafa Kemal’in İstiklal Harbimiz sırasında çıkardığı Tekâlif-i Milliye emirlerine sahip çıkarak vatanının kurtuluşu için fedakârlık yapmıştı. Bugün de milletimiz aldığımız tedbirlere riayet ederek başlattığımız ‘Biz Bize Yeteriz’ yardım kampanyasına katkıda bulunarak aynı asıl tavrı gösteriyor. Bunlar gönüllü kampanya. Kampanyamıza şu ana kadar yapılan bağış tutarı 1 milyar 612 milyon lira olmuştur. Buradan milletimin her bir ferdine bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

“MÜCADELEYİ 83 MİLYON MİLLETİMİZLE BİRLİKTE VERİYORUZ”

Aziz milletim, Türkiye ilhamını medeniyetinden alan bir hamiyet, bir vefa, bir adalet, bir vakar devletidir. Bizim medeniyetimizde insana hizmet için çalışmak, insan hayatı için mücadele etmek mukaddes bir görevdir. Bugün bu mücadeleyi 83 milyon milletimizle birlikte veriyoruz, salgının üstesinden de aynı anlayışla geleceğimizden şüphe duymuyorum. Yeter ki kurallara uyarak bu dönemi en az kayıpla ve en kısa sürede geride bırakabilelim, bir süre daha sabredeceğiz, ondan sonra inşallah hep birlikte felaha kavuşacağız. Gün, birlik olma, dayanışma, yardımlaşma, kardeş olduğumuzu dünyaya gösterme günüdür. Gün, bu salgınla mücadele ederken dağlara yaslanırcasına ümidimize ve sabrımıza yaslanma, vakur ve onurlu duruşumuzdan taviz vermeme günüdür. Acımızı birlikte kalbimize gömüyor, ümidimizi birlikte taze tutuyoruz, sabrımızı da birlikte zafere dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Sizlere evde kalın, sabredin, kurullara uyun derken nasıl zorluklarla karşı karşıya bulunduğunuzu elbette biliyoruz. Evinden çıkamayan, büyüklerinin elinden tutup parka gidemeyen yavrularımızın gözlerindeki üzüntü yüreğimizi burkuyor. Okulunu, arkadaşlarını, öğretmenlerini özleyen, teneffüslerde arkadaşlarıyla bahçede oynama hayali kuran evlatlarımızın ıstırabı bizim de ıstırabımızdır. Dostlarıyla, akrabalarıyla kucaklaşamayan, namazını camide cemaatle kılamayan, kahvehanede arkadaşlarıyla sohbet edemeyen vatandaşımızın sıkıntısı bizim de sıkıntımızdır. Hastalanana geçmişe, özellikle doğum yapana hayırlı olsuna, ölenin cenazesine ve taziyesine gidemeyen kardeşlerimizin hüznü bizim de hüznümüzdür. Şu güzel bahar günlerinde sabah yürüyüşüne çıkamayan, parklarda, millet bahçelerinde hoşça vakit geçiremeyen emeklilerimizin burukluğu bizim de burukluğumuzdur. Okulundan, işinden, arkadaşlarından, spor salonlarından, arkadaşlarıyla buluşma mekânlarından uzak kalan gençlerimizin yaşadığı zorluğu çok iyi biliyoruz. Ailesinin geleceği için endişe duyan her vatandaşımızın sıkıntısı bizim de sıkıntımızdır. İnşallah az kaldı, atalarımızın dediği gibi, kara gün kararıp kalmaz. Bu kara günler sadece milletimizin değil bütün dünyanın kara günleridir. Sıradan gördüğümüz gündelik hayatımızın nasıl bir nimet olduğunu hep birlikte müşahede ediyoruz. İnşallah bugünler geçtikten sonra hayatımızı daha anlamlı, daha bereketli, daha verimli geçireceğiz.

Bu vesileyle, salgın hastalık veya diğer kronik rahatsızlıkları sebebiyle hayatını kaybeden tüm vatandaşlarıma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Hastanelerde tedavi gören, evlerinde karantinada olan vatandaşlarıma Rabbimden acil şifalar temenni ediyorum. Sağlık personelimiz başta olmak üzere, güvenlik, gıda tedariki, ulaşım, iletişim, enerji gibi günlük hayatımızı kolaylaştıran alanlarda fedakârlıkla çalışan herkese şahsım, ailem, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Fabrikalarda çarkları çevirmeye devam eden, ekilmedik tek karış toprak bırakmama azmiyle tarlasında alın teri döken, üretimin ve istihdamın sürmesi için çalışan herkese teşekkür ediyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum; kalın sağlıcakla.”

DÜNYA

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Millî iradenin tecelligahı olarak gördüğümüz Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, bizim için ülkemiz adına verdiğimiz istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolüdür. Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradenin tecelligahı TBMM’nin, Türkiye adına verilen istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolü olduğunu dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI MECLİSİMİZLE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2007 yılında bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için Anayasa’yı ve Meclis İçtüzüğü’nü ayaklar altına aldıkları zaman biz çareyi başka yerde değil, yine burada aradık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa ve yasaları, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, kalkınma mücadelesini destekleyecek adımlarla geliştirmek için her yola çıktıklarında çareyi başka yerde değil, hep Mecliste aradıklarını hatırlatarak, “FETÖ’cü alçakların bombalarıyla sesini ve temsil ettiği iradeyi susturmak istediklerinde bile direnişi burada sürdürdük, çareyi burada aradık. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da Meclisimiz ile birlikte inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı destanını da Cumhuriyetimizin ilk asrında, darbelere, vesayete, sistemi kilitleyen nice arızalara rağmen millî iradenin temsili görevini azimle yerine getirmeye çalışan Meclisimiz ile birlikte yazacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni yönetim sistemiyle yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin tanımını netleştirip, yetki ve sorumluluk alanlarını belirgin hâle getirerek bu sürecin en sağlıklı şekilde yürümesini sağlayacak altyapıyı zaten kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimlerin ardından yeni yönetim sistemimizin ilk dönemindeki tecrübelerin ışığında sistemi daha ileriye taşıyacak restorasyonları da yine Meclisimiz ile birlikte yapmayı umut ediyoruz. Bu umudun gerisinde 20 yıllık emek ve kazanım vardır. Bundan 20 yıl önce hükûmete gelirken milletimize ne söz verdiysek hamdolsun Rabb’im hemen hepsini de yerine getirebilmeyi bizlere nasip etti.”

“2023 HEDEFLERİMİZDEN ÜLKEMİZİN BAŞINA GELEN ONCA HADİSEYE RAĞMEN ASLA VAZGEÇMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bundan 12-13 yıl önce milletimizin huzuruna çıktığımız 2023 hedeflerimizden, dünyada yaşanan onca krize, ülkemizin başına gelen onca hadiseye rağmen asla vazgeçmedik, asla sapmadık, asla geri adım atmadık. Cumhuriyetimizin ilk asrını tamamlarken, 2023 hedeflerimize de önümüze çıkartılan engellere, kurulan tuzaklara, maruz kaldığımız saldırılara rağmen büyük ölçüde ulaştık” dedi.

Başka bir ülkenin başına gelse veya Türkiye’nin farklı bir döneminde yaşansa çok büyük yıkımlara, felaketlere, facialara yol açacak nice badireyi, Allah’ın yardımı ve milletin desteğiyle atlattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Cumhuriyetimiz yaş aldıkça, milletimizin feraseti ve dirayeti güçlenmiş, eski senaryolar, eski tezgâhlar işlememeye başlamıştır. Kendi krizleri içinde çırpınıp duran bir Türkiye’den küresel krizlere meydan okuyan bir Türkiye’ye gelmiş olmak bile başlı başına bir başarı hikâyesidir” görüşünü paylaştı.

AK Parti’nin ülkeye ve millete, bu özgüveni, mücadele etme ve zafere yürüme azmini kazandırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sadece 20 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmiş olmasının gerisinde böyle bir arka planın bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 20 yılda ülkemizin demokrasi ve kalkınma yürüyüşü öylesine hızlı oldu ki muhalefet bile bunun gerisinde kaldı. Biliyorsunuz, önceki gün altı parti, güya aylarca çalışıp uğraşıp, didinip hazırladıkları bir ortak politikalar metni yayımladı. Ülkemizin altı güzide partisi bir araya gelip böyle bir metin hazırlayınca insan ister istemez, şöyle bir beklentiye giriyor; neyin nesidir? Öyle ya, biz 20 yıldır gece gündüz çalışmaktan ola ki bazı şeyleri gözden kaçırmış, ihmal etmiş; hatta bazı konularda hata yapmış olabiliriz” ifadesini kullandı.

Bu sırada salondaki bir grup dinleyicinin “Vur vur inlesin, altılı masa dinlesin” şeklinde slogan atması ve bir çocuğun “Tayyip dede” şeklinde seslenmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altılı masayı ben bu yavrulara havale ediyorum” karşılığını verdi.

“MİLLETİMİZ ADINA ÜZÜNTÜ DUYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, netice itibarıyla herkesin beşer olduğuna dikkati çekerek, “Hepsi mümkün. Gerçi karşımızda henüz bir cumhurbaşkanı adayı bile belirlemekten aciz bir masa olduğu hakikatini unutmuyoruz. Bu masanın, bizim yaptıklarımızı, hedeflerimizi ve vizyonumuzu aşacak bir belge ortaya koyabilmesine de pek ihtimal vermiyoruz ama yine de ‘Ne yapmışlar, bir bakalım’ dedik. Keşke bakmaz olaydık. Kendimiz adına değil ama bu partilere umut bağlayanlar adına gerçekten çok üzüldük. İçimizden ‘buradan ülkenin ve milletin hayrına bir şey sadır olmaz ama gençlerimize güzel eğlence malzemesi çıkar’ dedik. Karşımızdaki kafadan, memleketin herhangi bir derdine derman olacak, sadra şifa bir şeyler beklemenin beyhudeliğini az çok tahmin etmemize rağmen yine de milletimiz adına üzüntü duyduk” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu metinde yer alan başlıkların ayrıntılarıyla ilgili değerlendirmeyi, partisinin Genel Merkezi ve bakanlıkların yeri geldikçe milletle paylaşacağını aktararak, “Burada sadece şu kadarını söyleyeyim ki bunlar bırakın yeni projeler için kafa yormayı, ülkede ne yapılıp edildiğine bile hiç bakmamışlar. Baksalar, ‘ortak politikalar’ diye açıkladıkları metindeki hususlardan çoğunun, vadettiklerinin daha fazlasıyla zaten yapılmış veya yapılmakta olduğunu herhâlde görürlerdi. Gözleri var görmüyor; ağzı var konuşmuyor, çünkü kalpler tamamen mühürlenmiş” diye konuştu.

Yayınlanan metinde “şehir hastanelerini kapatma, milletin malı olan külliyenin kapısına kilit vurma, yeni bakanlıklar icat etme” gibi vaatlerin yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın açıkladığı metinle herkese selam verdiğini söyledi.

Metinde “Kayyımı kaldıracağız, belediyelere özerklik vereceğiz” ifadelerinin de yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ifadelerle HDP’ye selam veriyorlar. ‘OHAL kararnamelerini iptal edeceğiz.’ diyerek kamudan uzaklaştırılan kapı arkası ortakları PKK’lılara ve FETÖ’cülere selam veriyorlar. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığına sataşarak bu kurumlarımızın sınırlarımız dışında bile tepelerine binip başlarını ezdiği tüm terör örgütleriyle onları kullananlara selam veriyorlar” ifadelerini kullandı.

“DARBECİLERE, VESAYETÇİLERE SELAM VERİYORLAR”

6’lı masanın “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne, savunma sanayisi projelerine, kamu-özel yatırımlarına dokunacağız” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olan Batı’ya selam verdiği kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatta içlerinden birisi ‘Batı bize aferin diyecek’, yazıklar olsun. Sen Batı’nın ‘Aferin.’ demesine bu kadar muhtaç mıydın? Düştükleri hâle bak. Ülkemizin pek çok konuda egemenlik haklarından vazgeçmesi şartına bağlanan F35 projesine geri döneceğiz diyerek en yetkili ağızları üzerinden bilinçli ve sistematik Türkiye düşmanlığı yaptığı itiraf edenlere selam veriyorlar. Ege’deki haklarımızı koruma mücadelemizden vazgeçeceklerini söyleyerek Yunanistan’a selam veriyorlar. Eski Türkiye’ye dair ne varsa hepsini canlandırma vaadiyle darbecilere, vesayetçilere selam veriyorlar. Bir tek, herhâlde ihtiyaç duymadıkları için olacak, kazanımları ve hayalleriyle aziz milletimizin kendisine selam vermemişler.”

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayını hâlâ belirlemediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tamam adayı belirlemekte tembellik ediyorsunuz orasını anladık da bari vaatlerinizi oluştururken azıcık ders çalışsaydınız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın ülkenin en önemli sorununun ekonomi olduğunu ifade ettiğini belirterek “Tek çözüm önerileri, Merkez Bankasının İstanbul’daki Dünya Finans Merkezine giden birimlerini tekrar Ankara’ya döndürmek. Siz dün benim yanımda değil miydiniz? Biz Merkez Bankasının, Ziraat Bankasının İstanbul’a gidişini konuşmadık mı? O gün siz ne iş yapıyordunuz? Herhâlde bunlar uykudaydı” eleştirisinde bulundu.

“DEMOKRASİLERDE İKTİDAR KADAR MUHALEFET DE ÖNEMLİDİR”

Milleti anlamak için gayret göstermeyenlerin, 1990’ların Türkiye’sinden bir adım öteye geçemeyenlerin Türkiye’nin sorunları çözebileceklerini sandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin son 20 yılda ortalama yüzde 5,5 büyüdüğünden haberleri yok. Önümüzdeki 5 yılda yıllık yüzde 5 büyüme vaadinde bulunuyorlar. Sadece 2020’den 2022’ye istihdamın 5 milyona yakın arttığından bihaberler. Önümüzdeki 5 yılda 5 milyon istihdam sözü veriyorlar. Her tarafı dökülen derme çatma bir programla milletin karşısına çıkıyorlar. Yazık. Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Türkiye böyle sakil bir muhalefeti hak etmiyor. Ülkeye de millete de yazık” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha vaatlerini kâğıda dökme aşamasında bu kadar pespayece davrananların Allah muhafaza yarın öbür gün sorumluluk üstlendiklerinde ülkeyi ne hâle getireceklerini varın siz düşünün. Bir kısım eski bürokrat, teknokrat tayfası bunların kanına girmiş, bir şeyler çiziktirip ortak politika diye önlerine koymuş. Masa tayfası da Kılıçdaroğlu da başta olmak üzere bildikleri tek somut icraat eski Türkiye’nin yokluk, yasak, kriz devrinde yaşananlar olduğu için matah bir şey sandıkları önlerine gelen metne sarılıp milletin huzuruna çıkmışlar. Aday tantanasından politika metni fiyaskosuna kadar, bir dönem ülkemizde tam da bu konuları işleyen komedi dizisinde yer alan bir bölümü hatırladım. Orada ‘Muhalefetin amacı iktidara gelmek değil midir?’ diyen bir oyuncuya bir diğer oyuncunun verdiği ibretlik cevap şöyle; ‘O dediğin başka ülkelerde olabilir ama Türkiye’de muhalefetin amacı iktidar olmak değil, muhalefetten düşmemektir.’ Bu sözü bir diğer oyuncu da ‘Muhalefette olmak, iktidarda olmaktan daha iyidir, aynı maaşı alırsın, sorumluluk altına girmezsin.’ diyerek tamamlıyordu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin en üst düzey temsilcisi ve en güçlü aday alternatifi olan Kılıçdaroğlu’nun idrak derecesinin boyutunu gösteren şu örnek bile adeta bir kara mizah içinde yaşadığımızın işaretidir. Biliyorsunuz, CHP’nin başındaki zata zaman zaman istihza ile yerli ve millî vasıflara sahip olmadığına işaretle, ‘Bay Kemal’ diye hitap ediyoruz. Bu zat, cumhurbaşkanı adaylığına niyetlenince kendine akıllı uslu bir sıfat aramak yerine sonundaki ünlemi anlamadan ‘Bay Kemal’ ifadesini sloganı hâline getirmiş” diye konuştu.

Muhataplarını tanıdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylığını zor yetiştirecek. Slogandı, programdı, vizyondu onları hiç yetiştiremez. Memleketin her işi gibi, muhalefetin adayının sloganını bulmak da bize kaldı. Madem Bay Kemal bu ifadeyi o kadar sevdi, öyleyse kendisine bundan sonra kullanabileceği yeni sloganını da vereyim: Bay bay Kemal. Alsın tepe tepe kullansın. Telifini de istemeyiz. Bizden yana helali hoş olsun” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları söyleyince muhalefetin, “Tayyip Erdoğan bizimle maytap geçiyor” diye feveran ettiğini dile getirerek, “Siz dalga geçilecek iş yaparsanız, elbette biz de dalgamızı geçeriz” değerlendirmesinde bulundu.

Memleketin gülmeye, eğlenmeye de ihtiyacının olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir işe yaramıyorsunuz, bari o işe yarayın. Eğer siz, dikkate alınacak, kulak verilecek iş yapar, söz söylerseniz, biz de size o nazarla bakarız. Şimdi soruyorum, şu fotoğraf karşısında başka nasıl davranabiliriz. Esasen yaptığı siyaset değil, alenen hasisliktir” görüşünü paylaştı.

“ÖYLE BİR MUHALEFETİMİZ VAR Kİ NERESİNDEN TUTSANIZ ELİNİZDE KALIYOR”

Muhalefetin, geçen hafta cumhurbaşkanı adaylığı meselesinde aynı hasisliğin örneğini sergilediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne dediler; ‘Biz, cumhurbaşkanı adayı çıkartamıyoruz, öyleyse Cumhur İttifakı’nın da adayı olmasın’. Hâlbuki bizim adaylığımız bir yıldır belli. Anayasa, Seçim Kanunu ortada. Geçen haftaya kadar adaylığımız meselesi hiç aklınıza gelmedi mi? Madem böyle düşünüyordunuz, niye aylardır bizimle yarışacak aday belirlemek için toplantı üstüne toplantı yapıyorsunuz? Gördüğünüz gibi öyle bir muhalefetimiz var ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Bunları görünce aklıma eskilerden bir hikâye geldi. Fi tarihinde memleketin birinde hasisliğiyle, kıskançlığıyla, çekememezliğiyle meşhur bir adam varmış. Bu kişi hasisliği yüzünden bilhassa komşusuyla her konuda kavga edermiş. Adamın namı öylesine alıp yürümüş ki ülkenin padişahının kulağına kadar gitmiş. Padişah ‘Hele şu adamı buraya getirin de denildiği kadar hasis mi bir bakalım’ demiş. Adamı bulup padişahın önüne getirmişler. Padişah, adama ‘Dile benden ne dilersen, hiç eksiltmeden istediğini vereceğim. Ama bir şartla, sana verdiğimin iki katını da komşuna vereceğim’. Adam, ilk şaşkınlığı üzerinden attıktan sonra kısa bir süre düşünmüş ve padişaha, ‘Sizden talebim bir gözümün kör edilmesidir’ demiş. Padişah şaşkınlıkla adama, ‘Ben sana ne dilersen vereceğimi söylüyorum, sen bir gözünün kör edilmesini istiyorsun, sebebi nedir?’ diye sormuş. Adam cevap vermiş; ‘Maksat komşunun iki gözü çıksın’. Altılı masanın geldiği yer ülkenin ve milletin hayrına herhangi bir işe talip olmak yerine bizim yaptıklarımızı yıkmak, yok etmek, tersine çevirmek vaadine saplanıp kalmaktır. ‘Madem biz Cumhurbaşkanı adayı çıkartamıyoruz, Cumhur İttifakı da çıkartmasın’ demenin başka anlamı olabilir mi? ‘Madem vizyonumuz yok, Cumhur İttifakı’nın da olmasın’ demenin başka manası olabilir mi? ‘Madem biz iş yapmayacağız, öyleyse AK Parti’nin yaptıkları da yıkılsın’ demenin başka hükmü olabilir mi?”

“14 MAYIS İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların tarihlerinin, hep benzer işlerle dolu olduğu için bugün yaptıklarına şaşırmamak gerektiğini vurgulayarak, “Milletten alamadıkları iktidara, kimi zaman darbecilerin, kimi zaman vesayetçilerin ihsanı olarak konmak bunların tarihinde var. Dün hayallerini ve hayatını çaldıkları merhum Menderes’in bugün de sloganını çalarak Genel Merkezlerine asmışlar. Bunların Allah’tan korkularını bilmeyiz ama milletten utanmadıkları da kesin. Onun için ‘Türk siyasetini bu hâle getirenler utansın’ demekle iktifa ediyoruz” düşüncesini dile getirdi.

Milletin 14 Mayıs’ta bir kez daha bu hasis, muhteris, utanmazlık siyasetine “yeter” diyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sözü de kararı da milletimize bırakarak, 14 Mayıs için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. Hamdolsun milletimizle rabıtamızı hiç koparmadık, gönül bağımızı hiç zayıflatmadık. Birileri kendi sırça köşklerinde siyasetçilik oynaya dursun, biz her fırsatta milletimize gittik, gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 2022’nin başından bu yana diğer devlet ve parti programlarının yanı sıra 49 il ziyareti yaptıklarını, ziyaret ettikleri illerde vatandaşlarla coşkulu şekilde buluştuğunu anlattı.

Toplu açılış törenleriyle milletle beraber eser ve hizmet siyaseti gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlar ve gençlerle yaptıkları sohbetlere dikkati çekti.

Denizli’de tekstil sektöründe çalışan 2 bin 500 kadın işçiyle bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biri, ekonomimizi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat cari fazlayla büyütme hedefimize katkı veren fabrikaların hizmete açılış sevincini iş insanlarımızla, iş kadınlarımızla beraber yaşadık” sözlerini sarf etti.

Togg Fabrikası’ndan Yusufeli Barajı’na nice dev eseri ülkeye kazandırdıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal herhâlde Yusufeli Barajı’nı da kapatırsın. Bay Kemal herhâlde Togg’u da kapatırsın. Bay Kemal, senin gücün bunlara yetmez. Bu millet seni öyle kovalar ki kaçacak delik ararsın. O yanındakilerden de sana hiçbir fayda gelmez” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Karadeniz’de yeni keşifler ve yeni değerlendirmelerle bir trilyon dolarlık gaz rezervine ulaşmanın gururunu milletle paylaştıklarını hatırlattı.

Şehir hastanelerinin en büyüğünü Ankara’da Etlik’te hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, sen SSK’nın Genel Müdürlüğünü yapmıştın, ne hâldeydi SSK biliriz, seni oradan tanırız. Ne hâle getirdin oraları biliriz. Rahmetli Savaş Ay hayatta olsa da sana o yaptığın Genel Müdürlüğü tekrar bir anlatsa. İşte biz bunları yaparken altılı masanın tek yaptığı hiçbir sonuç çıkmayan toplantılar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şimdi şehir ziyaretlerimizi şöyle görüntüleriyle hızlıca bir hatırlayalım” sözlerinin ardından salonda, “Aşkınan koşan yorulmaz” başlıklı video izletildi. Videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşlarla buluştuğu, çeşitli projelerin açılışını gerçekleştirdiği görüntülerle, altılı masanın toplantı haberlerine yer verildi. Görüntülerde yerli otomobil Togg’un ekranlara yansıdığı anlar, partililerden yoğun alkış aldı.

“BİZİM İCRAATLARIMIZA ONLARIN HAYALLERİ BİLE YETİŞEMİYOR”

Videonun ardından konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar varsın altılı masada devam etsinler, biz meydanlarda devam ediyoruz. Nasip olursa bu hafta da Aydın’dayız. Durmak yok. Rahmetli Özal’ın da dediği gibi; bizim icraatlarımıza onların hayalleri bile yetişemiyor” ifadelerini kullandı.

İl ziyaretlerinde kendisini sevgi ve coşkuyla bağrına basan tüm vatandaşlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teker teker saymaya kalksam değil saatler günler sürecek. Bu eser ve hizmet siyasetimizle 14 Mayıs seçimlerinde de bizimle yarışacak rakip bulamayacağımız anlaşıldı. Biz sözümüzü yine milletimize söyleyecek, yarışmamızı yine kendi projelerimizle kendi icraatlarımızla yapacağız. Onlar ülkelerini emperyalistlere peşkeş çekmek için sağa sola göz kırpa dursun, biz Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başlayacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın açıkladığı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni anımsatarak metne ilişkin eleştirilerde bulundu.

“Açıkladıkları programı, ülkenin meselelerini çözmek, millete hizmet etmek için değil Batılı efendilerinden ‘aferin almak’ için hazırladıklarını açıkça ikrar etmekten çekinmiyorlar” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyerek değerlerine hakaret ettikleri milletin, bugün tıpış tıpış gidip ‘Bize oy vereceksiniz.’ diyerek iradesini hiçe sayıyorlar. Esasen biz ‘politika metni’ diye kamuoyunun önüne çıkartılan beyanların gerisindeki rövanşist zihniyete yabancı değiliz. Hükûmete geldiğimizde vesayet güçlerinin bize dayattığı, gezi olaylarında şart olarak önümüze konan, terör örgütlerinin saldırılarının hedefinde olan, uluslararası mecralarda diplomatik dille hep karşımıza çıkartılan, kendilerini siyasi ve hukuki mecralarda engellemek için uğraştıkları ne varsa hepsi de bu metnin ruhunda mevcuttur” dedi.

Kendileri Türkiye Yüzyılı hayali ve hazırlığıyla geleceğe bakarken altılı masanın milletin kazanımlarına göz dikmek dışında hiçbir niyetlerinin ve heveslerinin olmadığının bu vesileyle bir kez daha gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millete ait olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni şahsımızın malı, hâlen Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan Çankaya Köşkü’nü atıl bir yer olarak tasavvur eden zihniyetin çapı işte bu kadardır” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana katıldığı 15 seçimi kazanmalarına rağmen her seçime olduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılacak seçime de ilk günkü ciddiyetle, azimle, inançla, heyecanla hazırlandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal hiç üzülme, bu akşam TRT yayınını Çankaya Köşkü’nde yapacağım. Çankaya Köşkü, bizim şahsi malımız değil. Tamamı ile milletin malıdır. Aynı şekilde Külliyemiz de yine milletin malıdır. Bunlar seni niye bu kadar rahatsız etti? Ne kadar bu rahatsızlığını sürekli dışa vurdun. Buraya gelen dünya liderleri, burayı gördükleri zaman hep burayla iftihar ettiler ve tam aksine ‘Güçlü devletler, büyük devletler bu eserlerle büyürler.’ ifadesini kullandılar.

Siyasi hayatları boyunca tek bir seçim kazanamamış olanların şimdiden cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık, kurum, rant paylaşma hırsıyla birbirlerini masa altından tekmelemeleri, asıl niyeti açıkça ortaya koyuyor. Adını doğru koymak lazım, bunlar ülkenin yönetimine değil milletin kazanımlarını yağmalamaya talipler. İnşallah 14 Mayıs’ta milletimiz bir kez daha bu yağmacılara yeter diyecek. Sözün de kararın da geleceğin de kendisine ait olduğunu sandıkta ortaya koyacağı iradeyle gösterecektir.”

“VATANDAŞLARIMIZIN TAMAMININ HAK VE ÖZGÜRLÜK ALANLARINI GENİŞLETMEYE ÇALIŞTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak 20 yılda en büyük reformları gerçekleştirdikleri alanların başında hak ve özgürlüklerin yer aldığını söyledi.

Vatandaşına tepeden bakan, farklı kimlikleri tehdit kaynağı olarak gören tek parti faşizmi bakiyesi jakoben anlayışı rafa kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurla Cumhuriyeti kucaklaştırarak devletimize ve demokrasimize olan güveni çok daha güçlü biçimde tekrar inşa ettik. Sadece bize oy verenlerin değil, 7’den 70’e vatandaşlarımızın tamamının hak ve özgürlük alanlarını genişletmeye çalıştık. Bu süreçte özellikle kadınlarımızın siyasette, bürokraside, iş dünyasında, akademide ve diğer alanlarda hak ettikleri yeri almalarına özel önem verdik” diye konuştu.

Tüm bu adımları atarken, en büyük desteği kadınlardan alırken en şedit saldırıların da CHP’nin başını çektiği muhalefetten geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz özgürlükleri savunurken CHP ve şürekası, yasakların devamı için mahkeme mahkeme dolaşmak dâhil her yolu denediler. Meclis’te engelleyemedikleri her türlü özgürlük hamlesi karşısında soluğu ya Danıştayda ya da Anayasa Mahkemesinde aldılar. Ellerine geçirdikleri tüm fırsatları başörtülü kadınlarımızın haklarını gasbetmek için kullandılar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir gece yarısı sosyal medya üzerinden yayımladığı videoyla eski yaraları tekrar kanattığını, eski acıları tekrar deştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çıkışın gerisindeki amacın, kadınlara haklarını vermek olmadığını, Meclis gündemine getirdikleri yasa teklifiyle bir kez daha gördüklerini anlattı.

“AİLE KURUMUNU SAPKIN AKIMLARDAN KORUYACAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİMİZİ, MECLİSİMİZİN TAKDİRİNE SUNDUK”

Bunun üzerine meseleyi CHP zihniyetinin insafına bırakmamak ve kalıcı bir çözüme kavuşturmak için süratle harekete geçtiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Temel hakların Anayasa konusu olmaması gerektiği inancımızı mahfuz tutarak ülkemizin geçmişten bugüne yaşadığı acıların bir daha tekerrür etmemesi için kendi teklifimizi hazırladık. Kadınlarımızın hak ve özgürlüklerini güvenceye alma yanında toplumun taşıyıcı sütunu olan aile kurumunu sapkın akımlardan koruyacak anayasa değişikliği teklifimizi, Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin takdirine sunduk. Altılı masaya soruyorum: Biz kutsal saydığımız aile kurumunu Anayasa teminatı altında parlamentoya sunduk ve aile kurumunu, kutsiyeti içinde parlamentoya getirirken ey bu altılı masanın içinde olanlar çıkın da açıkça, mertçe LGBT’yi kimler savunuyor kimler savunmuyor, bunu da söyleyin. Bizim LGBT ile ne ilgimiz ne de alakamız var. Çünkü biz aileyi kutsamışız, onu kutlu bir kurum olarak sayıyoruz. Bu kutlu kuruma herhangi bir sağdan soldan karışık tiplerin yürümesini kabullenmiyoruz. Ailelerimiz, tarihinden bugüne o kutsiyeti içinde hep gelmiş ve bu anlayışla da bugünlere, inşallah yarınlara da yürüyecek.”

“HİÇBİR MİLLETVEKİLİNİN ‘HAYIR’ DEMEYECEĞİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifinin hazırlık aşamasında, uzlaşıya ve millî iradeye verdikleri öneme binaen hiçbir ayrım yapmadan Meclis’te grubu bulunan siyasi partilere giderek onları da bu sürece katılmaya davet ettiklerini anımsattı.

CHP ve masadaki ortaklarının, iyi niyetli bu girişimlerinin karşısında adeta duvar kesildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komisyon görüşmelerinde anayasa değişikliğini sulandırmaya kalktılar. CHP ve yoldaşlarının sabotaj girişimlerine rağmen teklifimiz, Cumhur İttifakı’nın kararlı ve net duruşu sayesinde komisyonda kabul edildi. İnşallah yakın bir zamanda anayasa değişikliği teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başlayacak. Meclis Genel Kurulunda, kimin yasakların devamından kimin de özgürlüklerin genişletilmesinden yana olduğu bir kez daha ortaya çıkacak” ifadesini kullandı.

Sosyal medyadan hak ve özgürlük nutukları çekenlerin ne kadar samimi olduğunun bu vesileyle görüleceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennimiz bu düzenlemenin, Gazi Meclisimizin şanına yakışır şekilde, 400’ün üzerinde bir oyla kabul edilerek yürürlüğe girmesidir. Milletimizi temsilen bu yüce çatı altında görev yapan hiçbir milletvekilinin, ailenin korunmasını ve kadınlarımızın haklarını garanti altına almayı amaçlayan anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ demeyeceğine inanıyorum. Aksi yönde tavır sergileyenleri zaten ne milletimiz ne de kadınlarımız ne de tarih affeder” görüşünü paylaştı.

“İRADENİZE İPOTEK KONULMASINA FIRSAT VERMEYİN”

Makamların ve unvanların gelip geçici olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Asıl olan, adını milletin gönlünde altın harflerle yazdırabilmektir. Meclisimizin bir asrı aşan tarihinde bu çatı altında binlerce milletvekili görev yaptı. Kimi milletin emanetine gerektiğinde canı pahasına sahip çıktı kimi de üç günlük çıkarı uğruna ona ihanet etti. Kimi tehditler karşısında dik durdu kimi de zoru görünce korkup kaçtı. Herkes karakterine, şahsiyetine, taşıdığı sorumluluğun büyüklüğüne göre arkasında iyi-kötü bir miras bıraktı. Buradan bir kez daha tüm milletvekillerine şu çağrıyı yapmak istiyorum: İradenize ipotek konulmasına fırsat vermeyin. Bu tarihî fırsatın elinizden kaçmasına müsaade etmeyin. Kadınlarımıza ve gelecek nesillere karşı mesuliyetinizi yerine getirin. Gelin, Genel Kurul görüşmelerinde vicdanlarınızın sesini dinleyerek anayasa değişikliği teklifimize ‘evet’ deyin. Böylece milletin ve kadınlarımızın gönlünde mutena bir yer edinin.”

“FİNLANDİYA KONUSUNDA BAKIŞIMIZ OLUMLU AMA İSVEÇ KONUSUNDA OLUMLU DEĞİL”

AK Parti Grubu’nun, Genel Kurul toplantılarına katılmada sıkıntı yarattığını dün öğrendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu, beni ciddi manada üzdü. Bu millet kendi kasasından, kesesinden maaşı veriyor ve bu maaşla beraber milletvekili arkadaşlarımız bu görevi yapıyor. Ama Genel Kurulda eğer yoklamalarda benim milletvekili arkadaşlarım bulunmazsa ki dün böyle oldu, bu millet hakkını sizlere helal etmez. Eğer kim gelmediyse ben de onlara hakkımı helal etmiyorum. Çünkü bu, sıradan bir olay değil. Eğer milletvekili adayı olmuşsan, arkadaş burada görevini hakkıyla yerine getireceksin. Eğer hakkıyla görevini yerine getirmiyorsan bu millet sana hakkını helal etmez ve aldığınız maaşlar haramdır haram. Bunu da böyle bilin” sözlerini sarf etti.

Birkaç gündür Türkiye’yi etkisi altına alan kar yağışının, kuraklık endişelerini bir nebze de olsa azalttığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’imden önümüzdeki aylar boyunca sürecek bol yağışla barajlarımızın dolmasını, topraklarımızın suya kanmasını, ülkemizin bereketli bir yaza hazırlanmasını niyaz ediyorum” dedi.

NATO’nun genişleme süreciyle ilgili gelişmeleri de yakından izlediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç, boşuna uğraşma; sen benim mukaddes kitabım Kur’an’ın yakılmasına, yırtılmasına ve senin koruma görevlilerinle birlikte bunun yapılmasına müsaade ettiğin sürece sizin NATO’ya girmenize ‘evet’ demeyiz. Finlandiya konusunda bakışımız olumlu ama İsveç konusunda olumlu değil. Bunu da böyle bilin” diye konuştu.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı.

Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, su kaynaklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için ülke sathında bir hareketin tanıtım toplantısı dolayısıyla bir arada olunduğunu söyledi.

“Tarım ve Orman Bakanlığımızın koordinasyonu ile Ulusal Su Verimliliği Seferberliği’ni başlatıyoruz” diyen Emine Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür etti.

“2030 YILINDA 700 MİLYON İNSANIN SU KITLIĞI SEBEBİYLE YERİNDEN OLACAĞI TAHMİN EDİLİYOR”

Suyun varlığının önemine işaret eden Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Bizden önce binlerce yıl bu toprakları besleyen zenginliklerin daima var olacağına dair bir yanılgıya kapılsak da kaynaklarımız sınırsız değil. Yağışların giderek azalması ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle tarım arazilerimiz, sulak alanlarımız, akarsu ve derelerimiz, yer altı su kaynaklarımız kuraklık tehdidiyle sınanıyor. Yeryüzü sularının kuruyan her bir damlasının, bu ekosistemde yaşayan balıklar, kuşlar, bitkiler ve nice canlılar için yıkılan birer yuva anlamına geldiğini unutmamamız lazım. Aynı şekilde susuz üç gün dahi yaşamını sürdüremeyen biz insanlar için kuraklıkla mücadelenin aslında bir yaşam mücadelesi olduğunu kendimize hatırlatmamız lazım. Bu bakış açısıyla başlattığımız Su Verimliliği Seferberliği ile damlaya damlaya çoğalarak, yaşanabilir bir gelecek için umudu yeşerteceğimize inanıyorum.”

Emine Erdoğan, dünyanın erişilebilir tatlı su miktarının, toplam su varlığının yüzde birinden az olduğuna dikkati çekerek, “Su, en temel insan hakkıyken, küresel olarak 10 insandan 3’ünün güvenilir suya erişimi yok” dedi.

Suyun azalması, kirlenmesi veya erişilememesinin, hayatın akışında birçok ekonomik ve siyasi sorunu da beraberinde getirdiğine işaret eden Emine Erdoğan, “Bu sorunların en başında gıda üretiminin riske girmesi bulunuyor. Çünkü suların yüzde 77’si tarımda kullanılıyor. İnsanlık, çatışmalarla tetiklenen kitlesel göçlerle bile henüz başa çıkamazken, 2030 yılında 700 milyon insanın su kıtlığı sebebiyle yerinden olacağı tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

“SUYUN SINIRSIZ BİR KAYNAK OLMADIĞI UNUTULUYOR”

Dünyadaki endişe verici durumun, Türkiye’de de farklı olmadığını belirten Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye gibi altyapı sistemlerini kurmuş ülkelerde, temiz suya erişim o kadar kolay ki, suyun sınırsız bir kaynak olmadığı unutuluyor. Araştırmalara göre, insanımızın yüzde 40’ı ülkemizin su zengini olduğunu düşünüyor. Maalesef bu doğru değil, Türkiye, yılda kişi başına bin 519 metreküp kullanılabilir su miktarı ile ‘su stresi altında’ bir ülke. Artan nüfus ve kontrolsüz su kullanımı ile bu miktarın 2030 yılında bin 120 metreküpe gerileyeceği düşünülüyor. Bin metreküpün altına indiğinde ise su kıtlığı ile yüzleşeceğiz. Şayet önüne geçmezsek su kaynaklarımızın yakın dönemde yüzde 25 oranında azalacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki 8 yıl içerisinde nüfusumuzun neredeyse yarısı ve sulanan tarım alanlarının yüzde 78’i ‘su açığı’ riski ile karşı karşıya kalabilir. Bu oranlar bize, sınırsız gibi gözüken ihtiyaçlarımızla sınırlı kaynaklarımız arasında acilen bir denge kurmamız gerektiğini söylüyor. Biz başlattığımız bu seferberlik ile istiyoruz ki dünyanın bu çağrısına gelin hep birlikte kulak verelim. ‘Su vatandır’ inancı ve bir seferberlik ruhuyla geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.”

Emine Erdoğan, doğayı, yalnızca geçmişten alınan bir miras değil, gelecekten alınmış bir emanet olarak gören bakış açısıyla iklim değişikliğiyle mücadelede kararlı adımlar attıklarını belirterek suyu korumanın da bu mücadelenin önemli bir ayağı olduğunun altını çizdi.

Su kullanımının büyük bir kısmının tarım alanında gerçekleştiğini aktaran Emine Erdoğan, bu kapsamda “yağmur suyu hasadı” ve “gri su kullanımı” gibi alternatif su verimliliği uygulamalarına ilişkin rehberler hazırlandığını belirterek, “Bakanlıklarımız iş birliğinde, su havzalarımızın tümü için eylem planları oluşturuldu ve pilot bölge olan ‘Gediz Havzası Eylem Planı’ hayata geçirilmeye başladı. Alınan tedbirleri yaygınlaştırmak amacıyla ‘Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ uygulamaya kondu. İlave olarak sulama randımanının yüzde 49 seviyesinden yüzde 75’e çıkarılması hedefleniyor” diye konuştu.

“ULUSAL SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİ’NİN ÜLKEMİZDE YEŞEREREK DÜNYAYA YAYGINLAŞMASINI DİLİYORUM”

Sanayide temiz üretim ve verimlilik teknolojilerinin önerdiği yeni tekniklerle üretimde yarı yarıya su kazanımının mümkün olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İş insanlarımıza ve sektör temsilcilerine burada önemli sorumluluklar düşüyor. Unutmayın ki israftan kurtardığınız her bir damla, geleceğimize, çocuklarımıza, doğaya ve canlılara hayat suyu olarak dönecektir. Kurumsal atılan adımlar önemli olsa da her bir vatandaşımızın bireysel düzeyde katkı sunacağı topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. ‘Benim elimden ne gelir ki?’ diye düşünmek yerine, ‘Ben neler yapabilirim?’ diye sorduğumuzda, bu badireyi de elbirliğiyle atlatacağımıza inanıyorum.”

Su kullanımında alınacak basit önlemlerle kişi başına günde 5 damacana su kaybını engellemenin mümkün olduğunu anlatan Emine Erdoğan, “Yürekten inanıyorum ki evinde yılda 35 tona yakın suyu kurtarabileceğini öğrenen her vatandaşımız, seferberliğin taşıyıcısı olacaktır” dedi.

Sıfır Atık Projesi’nde olduğu gibi “Su Verimliliği Seferberliği”nde de yerel yönetimlerin desteğinin önemine dikkati çeken Emine Erdoğan, “Belediyelerimizin katkıları ile vatandaşlarımız iklim kriziyle mücadele meselesine, evinde, iş yerinde, fabrikasında daha çok sahip çıkacaktır. Yerel yönetimlerimizin, yeryüzü emanetine sahip çıkmak için başlattığımız Sıfır Atık ve Su Verimliliği Seferberliklerine tam destek vermesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Türk kültüründe suyun önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Yaratıcıdan armağan olarak yeryüzüne indirilen bir rahmettir. Suyu kıymetli bir hazine olarak gören bu bakış açısı, başlattığımız seferberliğin ruhunu yansıtıyor” diye konuştu.

Tüketim ve israf kültürünün dünyayı kuşattığına değinen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Günümüzde, yaşatmayı şiar edinmiş medeniyetimize dönerek, vicdanları yeniden inşa etmeliyiz. Bunu başardığımızda bir su şişesi için harcanan 18 litre su veya bir kot pantolon için tüketilen 10 bin 700 litre suyu kurtarmak hepimiz için insani bir sorumluluğa dönüşecek. O zaman anlayacağız ki bardakta bırakılan her yudum su, atılan her eşya, yalnızca yeryüzündeki suyu değil, aslında bizi tüketiyor. Vatanseverliğin ülkemizin bir damla suyuna dahi sahip çıkmak olduğuna inanan ve gelecek nesillerimizin bir bardak suya muhtaç kalmaması için bugünden çalışan bütün duyarlı insanlarımıza çağrıda bulunuyorum. Türkiye Yüzyılı’na bir damla da siz olun. Ülkemiz adına gurur duyduğumuz Sıfır Atık hareketinin küreselleşmesinden aldığımız güçle, ‘Ulusal Su Verimliliği Seferberliği’nin de ülkemizde yeşererek dünyaya yaygınlaşmasını diliyorum.”

Toplantıda, Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu (TÜMATA) tarafından da mini bir konser verildi.

Su Verimliliği Seferberliğine ilişkin tanıtım filminin de gösterildiği programda Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da birer konuşma yaptı.

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, Emine Erdoğan’a geleneksel Maraş işi tel kırma ibrik figürlü tablo hediye etti.

Emine Erdoğan, su verimliliğinde iyi uygulama örneklerinde bulunan kişilere teşekkür plaketlerini sundu.

Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da katıldı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programı kapsamında kadınlarla bir araya geldi.

Okumaya Devam edin

Nisan 2020
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

HABER

Haber

GÜNDEM3 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz 20 yıldır bu ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Her...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her...

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Söğüt Altın Madeni açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2002 yılından itibaren, tarihinin en büyük kalkınma ve demokrasi...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında, sahip olduğumuz kıymetlerin...

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, vergi ve prim yükümlülükleri başta olmak üzere, kamu kurum...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî...

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, 2023 Roman Buluşması “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katılarak, bir konuşma yaptı....

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Eğitim Kampüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Öğretmeni, öğrencisi, ailesi, idarecisi ve bakanlığıyla bir bütün olarak, eğitimde...

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amasya Badal Tüneli Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik. Aynı...

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür...

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde büyükelçiler ve eşleri için düzenlenen “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık”...

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hiçbir insanımızın inancından, sakalından, saçından veya hayat tarzından...

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de, aşkla çalışarak 780 bin...

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Ödül Töreni”ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu’nun ekonomi dergisi Inbusiness tarafından Turkuvaz Medya Center’da düzenlenen “Sürdürülebilir Yüzyıl...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide katettiğimiz mesafeyle güçlü bir giriş yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hedef 2053 Net Sıfır Emisyon “AR-GE ve Yenilik Atılımı” Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakıp, ‘Türkiye Yüzyılı’ diye isimlendirdiğimiz yeni asrına girmeye hazırlandığımız...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüz Yüze Türkiye Esnaf Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla, enflasyon sebebiyle...

DÜNYA3 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdamla ekonomi programımızın başarısını ispatladık....

DİPLOMAT3 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA3 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Dolmabahçe Ofisi’nde toplandı.

DÜNYA4 hafta önce

“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugün bir cuma...

DÜNYA4 hafta önce

“Rusya-Ukrayna savaşında izlediğimiz dengeli ve hakkaniyetli siyasetle bölgedeki ateşin genişlemesini engelledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Küresel ekonomik işleyişi bozmanın ötesinde, barışı da tehdit eden Rusya-Ukrayna...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıtan Anadolu medyası, ne kadar etkin ve yaygın...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA1 gün önce

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

DÜNYA2 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM3 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Genç Diplomat