Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bu yıl, Büyük Millet Meclisimizin dualarla, tekbirlerle, heyecanla, coşkuyla açılışının 100. yıl dönümüydü. Koronavirüs salgınının yayılma günlerine denk gelmesi sebebiyle, bu önemli yıl dönümünü, maalesef arzu ettiğimiz görkemde kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize de ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız” dedi

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 4. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın ülkemize, milletimize, bu yüce kuruma, tüm milletvekillerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Açılışından bugüne Büyük Millet Meclisimizin üyesi sıfatıyla ülkemize hizmet eden tüm milletvekillerimizi saygıyla yâd ediyorum. Bir asırdır bu çatı altında görev yapmış milletvekillerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara Allah’tan rahmet, hayatta bulunanlara sağlık ve afiyet diliyorum.  Meclisimizin ilk Başkanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ülkemizin gelişip kalkınmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bin yıldır üzerinde yaşadığımız bu toprakların vatan hâline dönüştürülmesi için cansiperane mücadele veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle anıyorum. Hâlen sınırlarımız içinde ve dışında bu mücadeleyi sürdüren güvenlik ve istihbarat güçlerimize başarılar temenni ediyor, Rabbim hepsini muhafaza etsin, muzaffer eylesin diyoruz.

“TARİHİMİZİ NE KADAR İYİ BİLİR VE SAHİP ÇIKARSAK, GELECEĞİMİZE O DERECE GÜVENLE BAKABİLİRİZ”

Bu mücadelenin kıyamete kadar süreceğini bilerek, daima hazırlıklı, daima güçlü, daima tedbirli olacağız. Cumhuriyetimizin 100’üncü senesi, İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü senesi, Malazgirt Zaferi’nin 1.000’inci senesi gibi sembolik yıl dönümlerine, ecdadın maddi ve manevi mirasını yaşatmak için önem veriyoruz. Tarihimizi ne kadar iyi bilir, ona ne kadar iyi sahip çıkarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Tüm adımlarımızı işte bu anlayışla atıyoruz.

Henüz birkaç asırlık geçmişe sahip toplulukların ve devletlerin kendilerine köklü tarihler uydurma gayretlerinin gerisinde, işte bu hakikat vardır. Türkiye, gerisinde, kesintisiz ve çok geniş bir coğrafyaya yayılmış 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneği olan dünyadaki nadir ülkelerden birisidir. Böyle bir ülke, kökü de, geleneği de, ahlakı da olmayan, gücünü sömürgecilikten ve açgözlülükten alan devletlerle aynı yöntemleri kullanamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin yasama alanında temsilcisi olduğu kadim ve asil duruş, evlatlarımıza bırakacağımız en kıymetli hazinedir. Ülkemizin terörle mücadelesinde ve uluslararası alanda haklarını koruma gayretlerinde net tutum sergileyen Meclisimizin tüm mensuplarına şükranlarımı sunuyorum.

MECLİSİMİZ, MİLLETİMİZLE BİRLİKTE TÜM DOSTLARIMIZIN DA UMUT KAYNAĞI OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR

Aynı şekilde, Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinden, Balkanlar ve Kuzey Afrika’ya kadar her yerde kardeşlerimize samimi destek veren Meclisimiz, milletimizle birlikte tüm dostlarımızın da umut kaynağı olduğunu göstermiştir.

Bu yıl, Büyük Millet Meclisimizin dualarla, tekbirlerle, heyecanla, coşkuyla açılışının 100’üncü yıl dönümüydü. Koronavirüs salgınının yayılma günlerine denk gelmesi sebebiyle, bu önemli yıl dönümünü, maalesef arzu ettiğimiz görkemde kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize de ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız.

Bizim Meclisimiz herhangi bir Meclis değildir. Burası, ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle, millî iradenin tecelligâhı olmuş yerdir. Burası, ‘Ya istiklal ya ölüm’ şiarıyla ülkemizin İstiklal Harbi’ni bizzat yönetmiş gazi bir Meclis’tir. Burası, ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ meydan okuyuşuyla istiklaline ve istikbaline sahip çıkan bir milletin, evidir.

“ÜLKEMİZİN ELDE ETTİĞİ TÜM KAZANIMLARDA EN BÜYÜK PAY SAHİBİ MECLİSİMİZDİR”

Burası, coğrafyamızdaki son sığınağımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Meclis’tir. Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçmesiyle başlayan demokratik dönüşümler de, hep Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Nice darbelere ve darbe girişimlerine, muhtıralara, vesayetin sinsi oyunlarına rağmen bu kutlu çatı, daima temsilcisi olduğu milletin onurunu korumuştur.

Elbette burada hatırlamak istemediğimiz kimi müessif hadiseler de yaşanmıştır. Ama bu durum, Meclisimizin temsil ettiği değerlerin yüceliğine halel getirmez. Özellikle 15 Temmuz gecesi bu Meclis’in ortaya koyduğu cesur ve kararlı duruş, dünya demokrasi tarihine geçmiştir. Türkiye’yi demokrasiye bedel ödemeden sahip olmuş bir ülke diye itham edenler, umarız 15 Temmuz gecesi bu bühtanlarından dolayı utanç duymuşlardır. Milletimizin yaşadığı veya savuşturduğu her sıkıntının ardından, millî iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz üstlendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyi bilmiştir. Ülkemizin elde ettiği tüm kazanımlarda en büyük pay sahibi Meclisimizdir.  Sadece son 18 yılda bu çatı altında gerçekleştirilen reformlar, yapılan düzenlemeler, alınan kararlar, sergilenen takdire şayan tutumlar, özellikle hayranlık verici bir başarı hikâyesidir.

“TÜRKİYENİN 2023 HEDEFLERİNE ULAŞMA YOLCULUĞUNDA, MECLİSİMİZE DÜŞEN DAHA ÇOK GÖREVLER VAR”

İnşallah önümüzdeki dönemde Meclisimiz, çok daha büyük başarılarla tarih yazmayı sürdürecektir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşma yolculuğunda, Meclisimize düşen daha çok görevler var. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, diğer kurumlarımız gibi Meclisimizin de kendi alanına yoğunlaşabilmesine imkân sağlamıştır. Elbette böylesine köklü yönetim sistemi değişikliklerinin ideal uygulama seviyesine gelmesi vakit alacaktır. Eski alışkanlıklarla yeni bir sistemi sürdürmenin zorluklarını her alanda yaşıyoruz. Ama her geçen gün yasama, yürütme ve yargının yeni sistem doğrultusunda kendini geliştirdiğini görüyoruz. Yeni reformlarla, hukuki ve icrai olarak tespit ettiğimiz aksaklıkları gideriyor, çıtayı sürekli yukarıya taşıyoruz. İnşallah Türkiye, bu konuda da dünyaya örnek olacak başarılara imza atacaktır.

Meclisimizin yeni yasama yılında, bu çerçevede çok önemli çalışmalar gerçekleştireceğine inanıyorum. Siyasi rekabet ile ülkeye ve millete hizmet yarışı arasındaki çizginin en iyi konduğu ve korunduğu yerin Meclisimiz olması gerektiğini düşünüyorum. Yeni dönemde Meclis çalışmalarına katkı verecek her partiden milletvekilimize şimdiden teşekkür ediyorum. Millet olarak son dönemde her yılımızı, geçmişte on yıllar boyunca yaşanan gelişmelere ve daha fazlasına şahit olduğumuz bir kesafette geçiyoruz.

“2. DÜNYA SAVAŞI SONRASINDA, GALİPLER TARAFINDAN KURULAN ULUSLARARASI DÜZEN, ARTIK HER ALANDA ÇATIRDIYOR”

Bu durumun iki önemli sebebi vardır. Birincisi, Türkiye’nin istikrarsızlıklar, çekişmeler, kavgalar, krizler sebebiyle uzunca bir süre ihmal ettiği demokratik ve ekonomik atılımları bu dönemde hayata geçirmiş olmasıdır. Tabii bu atılımların her biri, içeride ve dışarıda çıkarları zarar görenlerin çok büyük direnişleriyle, çok büyük saldırılarıyla karşılaştı. Milletimizin ve onun temsilcisi olan Meclisimizin desteğiyle, karşımıza çıkan engelleri birer birer aşarak, hamdolsun bugünlere geldik.

Gelişmelerin bu derece hızlanmasının ikinci sebebi, dünyanın geldiği yeni yol ayrımıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, galipler tarafından kurulan siyasi ve ekonomik uluslararası düzen, artık her alanda çatırdıyor. Salgın döneminde yaşananlar, bu yıkılışın çok daha açık şekilde görülmesini sağlamıştır.

Birleşmiş Milletler’den başlayarak, mevcut küresel düzenin tüm insanlığı kucaklayacak şekilde işleyişinden sorumlu kurumların hemen tamamı tıkanmıştır. Dünyanın karşılaştığı yeni sınamalar, yeni krizler, yeni ihtiyaçlar karşısında etkisiz kalan bu kurumlar, kırılganlığı daha da artırıyor. Gelişmiş denen ülkelerin, gerçek bir kriz durumunda kendi vatandaşlarına dahi hayırlarının dokunamadığı görülmüştür. Velhasıl, koskoca yerkürenin bir avuç muhterisin ipoteği altına alındığı bu çarpık düzenin aynı şekilde devam etme şansı kalmamıştır. Bir süredir her platformda dile getirdiğimiz’“Dünya 5’ten büyüktür’ tespiti, işte bu gerçeğin ifadesidir.

Ya mevcut kurumlar güvenliği, istikrarı ve refahı insanlığın tamamına yansıtacak şekilde yeniden yapılanacak, ya da bu ihtiyacı karşılayacak yeni kurumlar inşa edilecek. Biz, her şeye rağmen, mevcut kurumların hakkaniyete uygun şekilde yeniden yapılanmasıyla, bu ihtiyacın karşılanabileceğini düşünüyoruz. Küresel düzenin işleyişinin değişmesi gerektiği tespitimizi ilk söylediğimizde konuya mesafeli yaklaşanlar bulunuyordu. Salgın sürecinde ortaya çıkan tablonun ardından, bu kesimlerin de bize destek vermeye başladıklarını görüyoruz.

“DÜNYANIN, HERKESE YETECEK KAYNAKLARININ ADALETLİ ŞEKİLDE DAĞILIMINA İHTİYACI VARDIR”

Burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Dünyanın, doğusu ve batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle her köşesinin güvenliğe ihtiyacı vardır. Dünyanın, nerede yaşarsa yaşasın tüm insanların huzuruna ihtiyacı vardır. Dünyanın, herkese yetecek kaynaklarının adaletli şekilde dağılımına ihtiyacı vardır. Dünyanın, Rabbimizin bize emaneti olan havasının, suyunun, ağacının, tüm güzelliklerinin korunmaya ihtiyacı vardır. Bunları sağlayacak bir küresel yönetim düzeni kurmamız şarttır.

Aksi takdirde dünyanın dört bir yanında, ucu gelişmiş ülkelere de dokunacak şekilde, çatışmaların, acıların, zulümlerin, yağmaların yeniden başlaması kaçınılmaz hâle gelecektir. Türkiye olarak, insanlığı işte böyle bir tehditten kurtaracak çözümleri gündeme getirmenin, tartışmanın ve inşallah neticeye ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Bu çerçevede Meclisimizin de üzerine düşenleri bihakkın yerine getirdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz.

“AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARINI KURTARMA VE VATANLARINI KORUMA MÜCADELELERİNDE YANLARINDAYIZ”

Ülke olarak, küresel krizlerin en çok yaşandığı coğrafyanın tam merkezinde yer alıyoruz. Balkanlarda, yaklaşık 30 yıl önce yaşanan trajik katliamların ve çatışmaların izleri hâlâ tazedir. Bölgenin kalıcı barışa ve huzura kavuşamadığı da ortadadır. Karadeniz’de, Kırım’ın işgali ile başlayan kriz, her an yeniden tırmanma potansiyeline sahiptir. Kafkasya, her karış toprağıyla yeni çatışma potansiyelini bünyesinde barındıran bir kriz alanı olma vasfını sürdürüyor. Nitekim Dağlık Karabağ’ı işgal eden Ermenilerin Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan çatışmalar, bunun en somut örneğidir. Burada bir kez daha, Azerbaycanlı kardeşlerimizin işgal altındaki topraklarını kurtarma ve vatanlarını koruma mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Özellikle Minsk Üçlüsü denilen Amerika, Rusya, Fransa ve bunların hâlâ 30 yıla yakın zamandır bu sorunu ihmal ettikleri için bugünlere yansıyan bu olumsuz gelişmeler karşısında ateşkeş arayışında olmaları her şeyden önce kabul edilebilir bir şey değildir. Ha bir şey mi istediniz, o zaman işgalcilerin bu topraklardan çıkmaları gerekir ki burada bir çözüme ulaşılsın. 1 milyon kilometrekarelik alandan ayrılmış olan Azeri kardeşlerimiz şu anda topraklarına dönecekleri günü bekliyor. Onun hazırlığı içerisindeler. Buna kimse yanaşmıyor. Önce bir defa bunu masaya koyun. Bunların biz Sayın Putin ile görüştük, Sayın Macron’la da görüştük ama hep oturdular konuştular, netice yok. İşte şimdi netice zamanı. Azeri kardeşlerimiz de kendi göbeklerini kesmenin adımını attılar. Ermenilerin, kadim Azerbaycan toprağı Karabağ’ı işgaline ve gerçekleştirdikleri sivil katliamlarına karşı kör, sağır, dilsiz kalanların, bugün sergiledikleri tavır da ikiyüzlülüktür. İşgalcilere sessiz kalıp vatanlarını savunanları ve onların yanında yer alanları suçlayanların sözünün bizim nezdimizde kıymeti yoktur.  Türkiye olarak, kendimizi ‘iki devlet tek millet’ olarak gördüğümüz Azerbaycanlı kardeşlerimize tüm imkânlarımızla ve tüm kalbimizle destek vermeyi sürdüreceğiz.

Karabağ’ın işgal edildiği dönemde, rahmetli Abdürrahim Karakoç’un şu dizelerinde dile getirdiği hissiyatı, bugün adeta canlı olarak yaşıyoruz: ‘Böyle geldi, böyle gitmez bu oyun/Zalimleri iflah etmez bu oyun/Umdukları gibi bitmez bu oyun/Mazlumların ekmeği, tuzu bizdedir/Sizdeki yaranın özü bizdedir.’ Evet… Zalimleri iflah etmeyen bu alçak oyun, inşallah bozuluyor.

“BÖLGEDE KALICI BARIŞIN YOLU, ERMENİLERİN İŞGAL ETTİKLERİ HER KARIŞ AZERBAYCAN TOPRAĞINDAN GERİ ÇEKİLMELERİNDEN GEÇİYOR”

Bu bölgede kalıcı barışın yolu, Ermenilerin işgal ettikleri her karış Azerbaycan toprağından geri çekilmelerinden geçiyor. Ermenistan yönetimini, her şeyi bir kenara bırakıp ısrarla Türkiye’ye iftira atma gayreti de kurtaramayacak. Bu haydut devlete destek verenleri, kendilerine insanlığın ortak vicdanı önünde hesap sorulacağı konusunda ikaz ediyorum. Rabbim Azerbaycanlı kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Bu mücadelede şehit düşenlere Allah’tan rahmet, yaralılara Allah’tan şifa diliyorum. 

Kriz haritasına, biraz daha güneye inerek bakmaya devam ettiğimizde, karşımıza körfez bölgesi çıkıyor. İran-Irak Savaşından Kuveyt’in işgaline, Yemen’deki çatışmalardan Katar’a yönelik tehditlere kadar pek çok sorunla boğuşan körfez bölgesi hâlen kaynamaya devam ediyor. Bu vesileyle, önceki gün hayatını kaybeden, bölgenin aklıselim ve sağduyu sahibi yöneticilerinden biri olarak gördüğümüz Kuveyt Emiri El-Ahmet El-Cabir El-Sabah’a Allah’tan rahmet diliyorum. Merhum El-Sabah’ın aksine, kimi bölge ülkelerinin yöneticilerinin kendilerini inkâr edercesine yürüttükleri, akılla, mantıkla, insafla, vicdanla uyuşmayan politikalar, krizi daha da derinleştiriyor. Bu ülkelerin bir kısmı, gerçekleri dile getirdiğimiz, mazlumun ve hakkaniyetin yanında yer aldığımız için bizi hedef alıyor. Unutulmamalıdır ki, söz konusu ülkeler dün yoktu, yarın da muhtemelen olmayacaklar; ama biz Allah’ın izniyle bu coğrafyada ilelebet bayrağımızı dalgalandırmayı sürdüreceğiz. Irak’ta, Körfez Savaşı’ndan beri süren istikrarsızlıklar, en çok ülkemize zarar vermiştir. Bölücü terör örgütü, yıllarca Irak’ın sınırımıza yakın bölgelerini üs olarak kullanıp ülkemizde kanlı eylemler yapmıştır.

Son dönemde, terör tehdidini kaynağında kurutma stratejimiz çerçevesinde, Irak sınırındaki örgüt yuvalarını birer birer ortadan kaldırıyoruz. Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin de rahatsız olduğu bu fitne çukurlarını tamamen bitirene kadar operasyonlarımız sürecek. Bağdat yönetiminin, Türkmen kardeşlerimizin de haklarını gözetecek şekilde, bir an önce ülkede siyasi birliği ve toprak bütünlüğünü sağlaması en büyük temennimizdir.

“TÜRKİYENİN 40 YILLIK TERÖRLE MÜCADELESİNDE SURİYE, HER ZAMAN KRİTİK BİR KONUMDA YER ALMIŞTIR”

Bölgemizde 10’uncu yılına ulaşın Suriye krizi, hiç şüphesiz coğrafyamızın en trajik, en kanlı, en acı meselesidir. Üstelik bu meselenin her boyutu, bizi çok yakından ilgilendiriyor. Öncelikle, bu ülkeyle 911 kilometrelik bir sınıra sahibiz. Sınırın her iki yanında yaşayan halklar binlerce yıllık bir ortak geçmişi paylaşıyor. Bu köklü geçmişin beraberinde getirdiği çok geniş ve derin insani, kültürel, sosyal ve hatta ekonomik ilişkiler vardır.

Türkiye’nin 40 yıllık terörle mücadelesinde de Suriye, her zaman kritik bir konumda yer almıştır. Üstelik ülkenin istikrarsızlaştığı son 10 yılda, burada en etkili terör örgütleri DEAŞ ve PKK-YPG olmuş ve bunu hâlâ dirayetle sürdürmeye devam ediyorlar. Suriye’deki zülüm ve savaştan kaçan 4 milyona yakın insanı şehirlerimizde biz misafir ediyoruz. Aynı şekilde Suriye içindeki 4 milyon mazlumun ihtiyaçlarını da yine biz karşılıyoruz. Dünyada, Suriye meselesine her boyutuyla müdahil olma hakkına sahip bir ülke varsa, o da Türkiye’dir. Her kim ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var’ diyorsa, ya bölgeyi ve tarihini bilmiyordur, ya da kafasında başka hesaplar yapıyordur. Türkiye, Suriye’de, ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü temelinde bir çözüm bulunana kadar, sınırlarını güvenlik altına almak için her yolu ve yöntemi kullanmayı sürdürecektir. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Harekâtlarımızı bu amaçla gerçekleştirdik. İdlib’te de bu amaçla bulunuyoruz. Sınırlarımızı terör örgütlerine ve onları maşa olarak kullananlara teslim etmedik, etmeyeceğiz.

Güvenli hâle getirdiğimiz bölgeler dışında kalıp da, hâlen ülkemize ve kardeşlerimize yönelik saldırıların kaynağı durumundaki her yerde, son teröristi de imha edene kadar harekâtlarımızı sürdüreceğiz. Lafa gelince hümanizmi, insan haklarını, ötekine saygıyı dillerinden düşürmeyenlerin sırtlarını döndükleri, ülkelerine sokmamak için her yolu denedikleri mazlumlara sahip çıkmayı biz sürdüreceğiz.

“SURİYE’DEKİ KRİZE SİYASİ ÇÖZÜM BULUNMASI İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇABALARIN EN ETKİN DESTEKÇİSİ TÜRKİYE’DİR”

Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa’daki 100 binin üzerindeki kayıp mülteci çocuk konusunu gündeme getiren, yine ülkemizden bir milletvekilimiz olmuştur. Suriyeli sığınmacıların iaşe, ibate ve barınması için ülkemize 3 milyar Avro+3 milyar Avro sözü veren, sonra da kırk dereden su getirerek bunun çoğunun üzerine yatan yine Avrupa Birliği olmuştur. Bir de doğru konuşmayalım mı, dürüst değiller. Biz onlara her şeyi rakamlarıyla sunduk. İspat mı istiyorsunuz, buyrun yaptığımız yatırımları gelin yerinde görün. Ama işlerine gelmiyor. Kendi güvenlik ve refah kaygılarıyla insanlığın asgari şartlarını dahi bir kenara bırakanlardan ülkemizin gösterdiği erdemli tavrı anlamalarını beklemiyoruz.

Bugüne kadar 411 bin Suriyelinin gönüllü ve güvenli bir şekilde evlerine dönmesi, ülkemizin doğru olanı yaptığını gösteriyor. Suriye’deki krize siyasi çözüm bulunması için uluslararası platformlarda yürütülen çabaların da en etkin destekçisi Türkiye’dir. İnşallah o gün gelene kadar, hem sınırlarımızı korumayı, hem mazlumlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz.”

TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı Açış Konuşması – Tam Metin

DÜNYA

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, AYBÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞ TÖRENİ’NDE KONUŞTU

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin (AYBÜ) Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen 2021-2022 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde “ilk ders” başlıklı yaptığı konuşmada, üniversitelerin günümüzde artan önemine dikkati çekerek, üniversitelerin aktüel gündem içerisinde bulunan birçok konuda toplumu ve siyaseti, karar alıcıları besleyen çok önemli çalışmalar yaptığını belirtti.

Türkiye’de bugünlerde yine yeni anayasa tartışmasının yer aldığına işaret eden Şentop, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ben siyasete yeni anayasa tartışmalarıyla başladım. 2011’de milletvekili seçildikten sonra TBMM’de bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kuruldu. O komisyonunda, AK Parti’yi temsilen görev yaptım. İki yıldan fazla bir zaman yeni anayasanın hazırlanması, yazımıyla ilgili çalışmalarda bulundum. O çalışmaların ilk altı ayı da toplumsal katılımın sağlanmasıyla ilgiliydi. Altı ay boyunca anayasayla ilgili görüş bildirmek isteyen herkesin görüşünü topladık.”

Şentop, bu çalışmaların sonucunda da anayasa metni olarak kabul edilebilecek bir metnin yüzde 40 kadarının oluşturulduğunu ama yeni bir anayasanın tam mutabakatla çıkmadığını anlattı. 2013 sonlarında komisyon görevini sona erdirirken görevi tamamlayamamanın temel tartışma konusunun “hükümet sistemi” olduğunu aktaran Şentop, şöyle devam etti:

“O zaman AK Parti, başkanlık sistemi esaslı bir hükümet sistemi modeli sunmuştu komisyona, buna karşı çıkan partiler vardı. Karşı çıkmaları da ‘Bu hükümet sistemi gündemde varsa diğer konuları tartışmayacağız.’ şeklinde bir tartışmaya dönüşünce o zaman artık sürdürülemez hale geldi komisyon ve kaldı. Ama ciddi bir birikim ortaya çıktı. Hem görüş toplama bakımından hem de siyasi partilerin somut bir anayasa metni olarak topluca kendi görüşlerini ortaya koyduğu metinler elimize o zaman geçti. Böylece hakikaten önemli bir adım atılmış oldu.”

Şentop, 16 Nisan 2017’de hükümet sistemiyle değişikliğin gerçekleştirildiğini ancak yeni anayasayla ilgili tartışmaların bitmediğini anımsatarak, hiçbir siyasi partinin “Yeni anayasaya ihtiyaç yoktur, bu anayasa yeterlidir.” demediğini, hepsinin yeni bir anayasa yapılması gerektiğini belirttiğini anlattı.

“Anayasayı, bir anayasa yapmak için yapıyoruz aslında. Anayasayı çoğu zaman, yüz yıldan fazla bir zamandır bütün siyasi ve toplumsal sorunlarımızı çözebilecek bir sihirli metin olarak görüyoruz, böyle bir metin üzerinden tartışma yapıyoruz.” diyen Şentop, halbuki anayasanın bir hukuk ve siyaset metni olarak sağlıklı bir tartışma yürütülebilmesi bakımından zihinlerde yerli yerine oturtulması gerektiğini belirtti.

Anayasa konusunda İngiltere örneğini anlatan Şentop, şöyle devam etti:

“Bir ülkede yazılı metin yok, bir kural konusunda herkes mutabık. Bizde ise çok detaylı yazıldığı halde bir metin var ama bu metni konjonktüre göre, şahıslara göre yorumlama yönünde bir yaklaşım, bir anlayış var. Eğer sizin siyaset geleneklerinizde kamu hukuku geleneklerinizde temel metin olan anayasa metni birbiriyle mutabıksa o zaman bu sıkıntı yok. Yeni anayasalar yapmak, anayasalar değiştirmek zorunda kalmazsınız. Fakat bizde anayasa, bilhassa önceki dönemi değiştirmek ve yeni bir şey ortaya koymak için yapıldığından dolayı bu anayasa tartışmaları bugünlere kadar devam etti.

Bu tartışmaların yanlış olduğunu düşünmüyorum, Türkiye çok mesafe aldı. Yapılan bu tartışmaların hepsinin Türkiye’nin gerek anayasayla gerekse hukukla ilişkisini güçlendirdiğini düşünüyorum. Anayasa konusunda birçok zihnimizdeki algıyı, yaklaşımı bu tartışmaların düzelttiğini düşünüyorum. Bu anlamda faydalı olduğu kanaatindeyim. Bugün yine bir anayasa tartışması içerisindeyiz. Üniversitelerimizin de bu tartışmaların içerisinde yer alması, bu tartışmalara daha yakından ilgi göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece siyasetçiler arasında bir tartışma olarak kalmamalıdır.”

Şentop, 1982’de basılan bir kitapta, “Son 10 yıldır Türkiye’de en çok tartışılan konuların başında başkanlık sistemi gelmektedir.” ifadesinin yer aldığını aktararak, “Bugün hükümet sistemi tartışmaları, birkaç gün içerisinde düşünülmüş veya talep edilmiş de hazırlanmış, yapılmış bir değişiklik, çalışma değil. Bizim 2012’de Meclis’teki uzlaşma komisyonuna sunduğumuz metin, başkanlık sistemi üzerine idi. O metin yüzde 95 itibarıyla 16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen metindir.” şeklinde konuştu.

Başkanlık sisteminin, 1960’lı yılların ikinci yarısından itibaren konuşulduğunu, 1970’te Milli Nizam Partisinin parti programında da yer aldığını dile getiren Şentop, şunları kaydetti:

“Bu tartışmaların bir sebebi var. Türkiye’de bizim vesayetçi sistem dediğimiz sistem, parlamenter sistem içerisinde kolay işliyor. Nasıl? 12 Mart’ta bir muhtıra veriliyor, bu muhtırayla hükümet istifa ediyor ama Meclis kapatılmıyor. Bir hükümet kuruluyor Meclis içerisinden, bir milletvekiline görev veriliyor ve hükümeti kuruyor. Bu hükümet güvenoyu alıyor Meclis içerisinden. Nasıl alıyor? Hükümet Meclis içerisinden çıktığı için parlamento içi dengelere bağlı oluyor hükümet. Kurulması da düşürülmesi de. Dolayısıyla parlamento içindeki dengeleri değiştirdiğinizde hükümet düşürüp hükümet kurdurabiliyorsunuz. Daha yakın bir zamanda, 28 Şubat’ta aynı şeyi yaşadık. Sayısal çoğunluğu olmadığı düşünülen bir hükümet zaman içerisinde kurulabildi ve güvenoyu aldı diye milletvekilleri istifa ettirildi bir partiden. Başka bir parti kuruldu o istifa eden milletvekilleriyle ve Meclis parlamento aritmetiği değişti, hiç tahmin edilmeyen bir hükümet çıkabildi Meclisten. Uzaktan kumandayla hükümet kurdurabilmek, hükümet düşürebilmek mümkün.”

Türkiye’de vesayetçi sistemin işleyişiyle ilgili böyle bir gerçekliğin bulunduğunu dile getiren Şentop, şunları kaydetti:

“Sadece bugünün kararlarıyla hükümet sistemi meselesinin var olduğunu düşünmek, arka planını ve derinliğini değerlendirme dışı tutmak bizi yanlış tartışmalara götürür. Onun için bugün, bunun bir siyasi tartışma olduğunu düşünüyorum mevcut anayasadaki sistemi savunuyorum. Güçlendirilmiş veya iyileştirilmiş parlamenter sistem denilen sistem, somut olarak ortaya konulmadığı için bunu birçok kişi görmüyor ama literatürde benzer ifadelerle bu sistemden bahsediliyor. Evet ama bu sistemin özelliği güçlendirilmiş parlamenter deyince herkesin aklına birden ‘Parlamentoyu güçlendiriyor.’ gibi geliyor ama aslında öyle değil. Bu sistem, yürütmeyi, hükümeti güçlendiren sistemdir. Klasik parlamenter sistemin hükümet kurmadığı zorlukları, hükümeti düşürmedeki kolaylıkları, çabukluklar, hükümetlerin kendi getirdikleri metinleri karara parlamento dönüştürmemesinin ortaya çıkarttığı yönetememe problemi sebebiyle, iyileştirilmiş veya güçlendirilmiş parlamenter sistem adıyla hükümetin kurulmasını kolaylaştıran, hükümetin düşürülmesini zorlaştıran, hükümetin getirdiği kararların Meclisten daha kolay geçmesini sağlayan öneriler içeren bir modeldir bu. Yani güçlendirilmiş parlamenter sistem, parlamentoyu güçlendiren değil, hükümeti, yürütmeyi güçlendiren bir sistemdir. Bugün zaten güçlendirilmiş bir yürütme var. Güçlendirilmiş yürütmeden şikayetçi olup da dönüp dolaşıp yürütmeyi güçlendiren bir sistem önerisinde bulunmayı biraz ilgi çekici buluyorum.

Dolayısıyla Türkiye’nin gerçekleriyle, özellikle 1961 Anayasası dönemi itibarıyla başlayan siyasi ve anayasa tartışmaları bağlamında konuya bakmak, bu konuyla ilgili ayakları yere basan ve bu sistem tartışmaları içerisinde makul bir yere oturan öneriler üzerinden tartışmak lazım. Somut tartışmak lazım. O bakımdan ben yeni anayasa tartışmalarını çok büyük bir heyecanla ve memnuniyetle takip ediyorum. Bunların Türkiye’ye fayda sağlayacağını düşünüyorum.”

Törenin açılışında Ankara Kulübü Derneği seymenleri gösterisi sundu. Daha sonra küçük bir seymen, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un yanına giderek bir süre sohbet etti. Şentop, seymenle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Törende, AYBÜ’de eğitim gören 108 ülkeden gelen öğrencileri temsilen 18 öğrenciye çiçekler verilerek “AYBÜ’ye hoş geldiniz” denildi. Bu öğrencilere AYBÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydınlı rozetlerini taktı.

Rektör Prof. Dr. Aydınlı, daha sonra akademik yılın açılış konuşmasını yaptı.

Konuşmaların ardından Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Camisi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yaşam Merkezi temel atma törenleri video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi.

Törene, Ankara Valisi Vasip Şahin ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve çok sayıda davetli de katıldı.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Avustralya Büyükelçisi Miles Robert Armitage Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avustralya büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avustralya Büyükelçisi Miles Robert Armitage’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Armitage, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Australian Ambassador His Excellency Miles Robert Armitage at the Presidential Complex.

Letter of Credence from the Australian ambassador.

President Recep Tayyip Erdoğan received the Ambassador of Australia to Turkey His Excellency Miles Robert Armitage, at the Presidential Complex.

At the reception in the Predential complex Ambassador Armitage presented his letter of credence to President Recep Tayyip ERDOĞAN.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Mammadov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Azerbaycan büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Mammadov’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Mammadov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Okumaya Devam edin

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

HABER

Haber

DÜNYA3 gün önce

OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİNDE AKADEMİK YILIN İLK DERSİNİ TEI GENEL MÜDÜRÜ VERDİ

Sanayi Dünyasının Üniversitesi OSTİM Teknik Üniversitesi 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit’in...

DÜNYA3 gün önce

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde, cari dengemizi fazla yönünde...

DÜNYA4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI ADİL KARAİSMAİLOĞLU: “SİBER GÜVENLİK ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ”

2 gün sürecek Ulusal Siber Kalkan Tatbikatı başladı. Siber güvenliğin artık bir milli güvenlik meselesi olduğuna vurgu yapan Ulaştırma ve...

DÜNYA4 gün önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, PÜİS 21. OLAĞAN GENEL KURULU’NUN AÇILIŞINDA KONUŞTU

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, “Kendi topraklarımızda ve Mavi Vatan’da petrol ve doğal gaz aramalarına öncelik veriyoruz. Türkiye’nin bu...

DÜNYA4 gün önce

“Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mesleki Eğitimde Bin Okul Projesi ve 50 AR-GE Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hükûmet olarak eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da gençlerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gençlerle Adana’da bir araya geldi.

GÜNDEM5 gün önce

“Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Üniversitesi’nde yapımı tamamlanan tesis ve binaların açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Artık üniversitelerimizde kapasite sorunu kalmadığı için, tüm...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da Merkez Park’ta düzenlenen 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı. Açılışta bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, festivalin...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ceyhan Polipropilen üretim tesisi temel atma ve Adana ‘da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biliyorsunuz...

DÜNYA6 gün önce

Emine Erdoğan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, himayelerinde Millî Eğitim Bakanlığı’nca yapılan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı. Küplüce...

DÜNYA6 gün önce

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ.

Dünyanın önde gelen sanat merkezlerinden EMİN ANTİK tarihi mekanındaki yeni sanat sezonunu HEYKEL VE RESİM SERGİSİYLE açtı. Serginin açılışına FİNLANDİYA...

Tekne Firmaları Türkiye1 hafta önce

Yatlar Burada | Türkiye

Yatlar Burada | http://yatmedyatv.com

DÜNYA1 hafta önce

BAKAN PAKDEMİRLİ; “HER BÜYÜKBAŞ HAYVANIN KULAĞINA BİR CEP TELEFONU”

Bakan Pakdemirli, “Şimdi biz de deyim yerindeyse, her büyükbaş hayvanın kulağına bir cep telefonu takıyoruz. Tabi bu, daha küçük, kullanımı...

DÜNYA1 hafta önce

8. Konya Bilim Festivali başladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Türkiye’yi sadece teknolojiyi kullanan değil, kendi teknolojisini geliştirip üreten ve ihraç eden bir ülke...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı, yeniden inşa...

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye-Nijerya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bu ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Nijerya’ya resmi bir ziyaret planladığını belirterek, “Bu...

DÜNYA1 hafta önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu : Intercity İstanbul Park’ta İncelemelerde Bulundu

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 8-9-10 Ekim tarihlerinde Formula 1 Türkiye Grand Prix’nin gerçekleştirileceği Intercity İstanbul Park’ta...

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, “Küresel Krizler: Pandemi, Yaşlılar ve Dayanışma Konferansı”na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma...

DÜNYA1 hafta önce

12. ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME ŞÛRA’SI BAŞLADI

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: ERİŞEBİLİRLİĞİ MERKEZE ALAN ÇALIŞMALARA HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYORUZ” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 12. Ulaştırma ve...

DÜNYA1 hafta önce

“Cami Planlama ve Tasarımı Kılavuzu” tanıtım toplantısı Ankara’da yapıldı

“Cami Planlama ve Tasarımı Kılavuzu” tanıtım toplantısı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ,Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021-2022 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yükseköğretimde, bugün hem yeni akademik yılın açılışını yapmanın hem de...

DÜNYA2 hafta önce

Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan “Geleceğimizi Birlikte İnşa Etmek Gibi Bir Mecburiyetimiz Var”

Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, 4 Ekim 2021 tarihinde Konfederasyonumuzun HAK-İŞ’in koordinatörlüğünde, Avrupa Birliği’nin Erasmus+ programı kapsamında, yürütülmekte olan “Genç Kadın...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Köksal Kuş ve beraberindeki heyeti, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti. Kabulde...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Anayasa, milletimize vereceğimiz en güzel 2023 hediyesi olacaktır

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı....

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye’nin ihracatında Eylül ayında rekor kırıldı.

Aylar itibariyle Eylül’de 20 milyar dolarla gelmiş geçmiş en büyük ihracat rakamına ulaşıldı. Kısa adı TİM olan Türkiye İhracatçılar Meclisi...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, Başkanvekili...

DİPLOMAT2 hafta önce

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, AFRİKA BİRLİĞİ KOMİSYONU BAŞKANI MAHAMAT’I KABUL ETTİ

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ve beraberindeki heyeti kabul etti. TBMM Başkanı...

DÜNYA2 hafta önce

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, 100. YILINDA EVRENSEL BOYUTLARIYLA İSTİKLAL MARŞI VE MEHMET AKİF ERSOY KONGRESİ’NDE KONUŞTU

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, TBMM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 100. Yılında Evrensel Boyutlarıyla İstiklal Marşı...

DÜNYA2 hafta önce

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nı değerlendirdi

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, parlamento muhabirleriyle TBMM Tören Salonu’nda bir araya gelerek, 27. Dönem 4. Yasama Yılı faaliyetleri...

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için gittiği Rusya’nın Soçi kentinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Devlet Başkanlığı...

DÜNYA2 hafta önce

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mobil Mutfak Tırı ve Akreditasyon Sertifikaları Teslim Töreni’ne Katıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Belediye Birliği tarafından alınan 5 mobil mutfak TIR’ının AFAD’a teslim edildiği ve kentsel arama kurtarma...

DÜNYA2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI ADİL KARAİSMAİLOĞLU: “MİLLİ ELEKTRİKLİ TREN SETİNİN SERİ ÜRETİMİNE 2022’DE GEÇECEĞİZ”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yerli ve milli üretime vurgu yaptı ve TÜRASAŞ tarafından yürütülen çalışmalarla, Türkiye’nin demiryolu araçları...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA20 saat önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, AYBÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞ TÖRENİ’NDE KONUŞTU

DİPLOMAT21 saat önce

Avustralya Büyükelçisi Miles Robert Armitage Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 gün önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Mammadov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA2 gün önce

Mevlid-i Nebi Haftasının teması: “Peygamberimiz ve Vefa Toplumu”

DÜNYA3 gün önce

OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİNDE AKADEMİK YILIN İLK DERSİNİ TEI GENEL MÜDÜRÜ VERDİ

DÜNYA3 gün önce

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

DÜNYA4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI ADİL KARAİSMAİLOĞLU: “SİBER GÜVENLİK ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ”

DÜNYA4 gün önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, PÜİS 21. OLAĞAN GENEL KURULU’NUN AÇILIŞINDA KONUŞTU

DÜNYA4 gün önce

“Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM5 gün önce

“Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz

DÜNYA6 gün önce

Emine Erdoğan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA6 gün önce

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ.

Tekne Firmaları Türkiye1 hafta önce

Yatlar Burada | Türkiye

DÜNYA1 hafta önce

BAKAN PAKDEMİRLİ; “HER BÜYÜKBAŞ HAYVANIN KULAĞINA BİR CEP TELEFONU”

DÜNYA1 hafta önce

8. Konya Bilim Festivali başladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda konuştu

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye-Nijerya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı

Genç Diplomat