Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bu yıl, Büyük Millet Meclisimizin dualarla, tekbirlerle, heyecanla, coşkuyla açılışının 100. yıl dönümüydü. Koronavirüs salgınının yayılma günlerine denk gelmesi sebebiyle, bu önemli yıl dönümünü, maalesef arzu ettiğimiz görkemde kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize de ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız” dedi

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 4. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın ülkemize, milletimize, bu yüce kuruma, tüm milletvekillerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Açılışından bugüne Büyük Millet Meclisimizin üyesi sıfatıyla ülkemize hizmet eden tüm milletvekillerimizi saygıyla yâd ediyorum. Bir asırdır bu çatı altında görev yapmış milletvekillerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara Allah’tan rahmet, hayatta bulunanlara sağlık ve afiyet diliyorum.  Meclisimizin ilk Başkanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ülkemizin gelişip kalkınmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bin yıldır üzerinde yaşadığımız bu toprakların vatan hâline dönüştürülmesi için cansiperane mücadele veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle anıyorum. Hâlen sınırlarımız içinde ve dışında bu mücadeleyi sürdüren güvenlik ve istihbarat güçlerimize başarılar temenni ediyor, Rabbim hepsini muhafaza etsin, muzaffer eylesin diyoruz.

“TARİHİMİZİ NE KADAR İYİ BİLİR VE SAHİP ÇIKARSAK, GELECEĞİMİZE O DERECE GÜVENLE BAKABİLİRİZ”

Bu mücadelenin kıyamete kadar süreceğini bilerek, daima hazırlıklı, daima güçlü, daima tedbirli olacağız. Cumhuriyetimizin 100’üncü senesi, İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü senesi, Malazgirt Zaferi’nin 1.000’inci senesi gibi sembolik yıl dönümlerine, ecdadın maddi ve manevi mirasını yaşatmak için önem veriyoruz. Tarihimizi ne kadar iyi bilir, ona ne kadar iyi sahip çıkarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Tüm adımlarımızı işte bu anlayışla atıyoruz.

Henüz birkaç asırlık geçmişe sahip toplulukların ve devletlerin kendilerine köklü tarihler uydurma gayretlerinin gerisinde, işte bu hakikat vardır. Türkiye, gerisinde, kesintisiz ve çok geniş bir coğrafyaya yayılmış 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneği olan dünyadaki nadir ülkelerden birisidir. Böyle bir ülke, kökü de, geleneği de, ahlakı da olmayan, gücünü sömürgecilikten ve açgözlülükten alan devletlerle aynı yöntemleri kullanamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin yasama alanında temsilcisi olduğu kadim ve asil duruş, evlatlarımıza bırakacağımız en kıymetli hazinedir. Ülkemizin terörle mücadelesinde ve uluslararası alanda haklarını koruma gayretlerinde net tutum sergileyen Meclisimizin tüm mensuplarına şükranlarımı sunuyorum.

MECLİSİMİZ, MİLLETİMİZLE BİRLİKTE TÜM DOSTLARIMIZIN DA UMUT KAYNAĞI OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR

Aynı şekilde, Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinden, Balkanlar ve Kuzey Afrika’ya kadar her yerde kardeşlerimize samimi destek veren Meclisimiz, milletimizle birlikte tüm dostlarımızın da umut kaynağı olduğunu göstermiştir.

Bu yıl, Büyük Millet Meclisimizin dualarla, tekbirlerle, heyecanla, coşkuyla açılışının 100’üncü yıl dönümüydü. Koronavirüs salgınının yayılma günlerine denk gelmesi sebebiyle, bu önemli yıl dönümünü, maalesef arzu ettiğimiz görkemde kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize de ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız.

Bizim Meclisimiz herhangi bir Meclis değildir. Burası, ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle, millî iradenin tecelligâhı olmuş yerdir. Burası, ‘Ya istiklal ya ölüm’ şiarıyla ülkemizin İstiklal Harbi’ni bizzat yönetmiş gazi bir Meclis’tir. Burası, ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ meydan okuyuşuyla istiklaline ve istikbaline sahip çıkan bir milletin, evidir.

“ÜLKEMİZİN ELDE ETTİĞİ TÜM KAZANIMLARDA EN BÜYÜK PAY SAHİBİ MECLİSİMİZDİR”

Burası, coğrafyamızdaki son sığınağımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Meclis’tir. Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçmesiyle başlayan demokratik dönüşümler de, hep Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Nice darbelere ve darbe girişimlerine, muhtıralara, vesayetin sinsi oyunlarına rağmen bu kutlu çatı, daima temsilcisi olduğu milletin onurunu korumuştur.

Elbette burada hatırlamak istemediğimiz kimi müessif hadiseler de yaşanmıştır. Ama bu durum, Meclisimizin temsil ettiği değerlerin yüceliğine halel getirmez. Özellikle 15 Temmuz gecesi bu Meclis’in ortaya koyduğu cesur ve kararlı duruş, dünya demokrasi tarihine geçmiştir. Türkiye’yi demokrasiye bedel ödemeden sahip olmuş bir ülke diye itham edenler, umarız 15 Temmuz gecesi bu bühtanlarından dolayı utanç duymuşlardır. Milletimizin yaşadığı veya savuşturduğu her sıkıntının ardından, millî iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz üstlendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyi bilmiştir. Ülkemizin elde ettiği tüm kazanımlarda en büyük pay sahibi Meclisimizdir.  Sadece son 18 yılda bu çatı altında gerçekleştirilen reformlar, yapılan düzenlemeler, alınan kararlar, sergilenen takdire şayan tutumlar, özellikle hayranlık verici bir başarı hikâyesidir.

“TÜRKİYENİN 2023 HEDEFLERİNE ULAŞMA YOLCULUĞUNDA, MECLİSİMİZE DÜŞEN DAHA ÇOK GÖREVLER VAR”

İnşallah önümüzdeki dönemde Meclisimiz, çok daha büyük başarılarla tarih yazmayı sürdürecektir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşma yolculuğunda, Meclisimize düşen daha çok görevler var. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, diğer kurumlarımız gibi Meclisimizin de kendi alanına yoğunlaşabilmesine imkân sağlamıştır. Elbette böylesine köklü yönetim sistemi değişikliklerinin ideal uygulama seviyesine gelmesi vakit alacaktır. Eski alışkanlıklarla yeni bir sistemi sürdürmenin zorluklarını her alanda yaşıyoruz. Ama her geçen gün yasama, yürütme ve yargının yeni sistem doğrultusunda kendini geliştirdiğini görüyoruz. Yeni reformlarla, hukuki ve icrai olarak tespit ettiğimiz aksaklıkları gideriyor, çıtayı sürekli yukarıya taşıyoruz. İnşallah Türkiye, bu konuda da dünyaya örnek olacak başarılara imza atacaktır.

Meclisimizin yeni yasama yılında, bu çerçevede çok önemli çalışmalar gerçekleştireceğine inanıyorum. Siyasi rekabet ile ülkeye ve millete hizmet yarışı arasındaki çizginin en iyi konduğu ve korunduğu yerin Meclisimiz olması gerektiğini düşünüyorum. Yeni dönemde Meclis çalışmalarına katkı verecek her partiden milletvekilimize şimdiden teşekkür ediyorum. Millet olarak son dönemde her yılımızı, geçmişte on yıllar boyunca yaşanan gelişmelere ve daha fazlasına şahit olduğumuz bir kesafette geçiyoruz.

“2. DÜNYA SAVAŞI SONRASINDA, GALİPLER TARAFINDAN KURULAN ULUSLARARASI DÜZEN, ARTIK HER ALANDA ÇATIRDIYOR”

Bu durumun iki önemli sebebi vardır. Birincisi, Türkiye’nin istikrarsızlıklar, çekişmeler, kavgalar, krizler sebebiyle uzunca bir süre ihmal ettiği demokratik ve ekonomik atılımları bu dönemde hayata geçirmiş olmasıdır. Tabii bu atılımların her biri, içeride ve dışarıda çıkarları zarar görenlerin çok büyük direnişleriyle, çok büyük saldırılarıyla karşılaştı. Milletimizin ve onun temsilcisi olan Meclisimizin desteğiyle, karşımıza çıkan engelleri birer birer aşarak, hamdolsun bugünlere geldik.

Gelişmelerin bu derece hızlanmasının ikinci sebebi, dünyanın geldiği yeni yol ayrımıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, galipler tarafından kurulan siyasi ve ekonomik uluslararası düzen, artık her alanda çatırdıyor. Salgın döneminde yaşananlar, bu yıkılışın çok daha açık şekilde görülmesini sağlamıştır.

Birleşmiş Milletler’den başlayarak, mevcut küresel düzenin tüm insanlığı kucaklayacak şekilde işleyişinden sorumlu kurumların hemen tamamı tıkanmıştır. Dünyanın karşılaştığı yeni sınamalar, yeni krizler, yeni ihtiyaçlar karşısında etkisiz kalan bu kurumlar, kırılganlığı daha da artırıyor. Gelişmiş denen ülkelerin, gerçek bir kriz durumunda kendi vatandaşlarına dahi hayırlarının dokunamadığı görülmüştür. Velhasıl, koskoca yerkürenin bir avuç muhterisin ipoteği altına alındığı bu çarpık düzenin aynı şekilde devam etme şansı kalmamıştır. Bir süredir her platformda dile getirdiğimiz’“Dünya 5’ten büyüktür’ tespiti, işte bu gerçeğin ifadesidir.

Ya mevcut kurumlar güvenliği, istikrarı ve refahı insanlığın tamamına yansıtacak şekilde yeniden yapılanacak, ya da bu ihtiyacı karşılayacak yeni kurumlar inşa edilecek. Biz, her şeye rağmen, mevcut kurumların hakkaniyete uygun şekilde yeniden yapılanmasıyla, bu ihtiyacın karşılanabileceğini düşünüyoruz. Küresel düzenin işleyişinin değişmesi gerektiği tespitimizi ilk söylediğimizde konuya mesafeli yaklaşanlar bulunuyordu. Salgın sürecinde ortaya çıkan tablonun ardından, bu kesimlerin de bize destek vermeye başladıklarını görüyoruz.

“DÜNYANIN, HERKESE YETECEK KAYNAKLARININ ADALETLİ ŞEKİLDE DAĞILIMINA İHTİYACI VARDIR”

Burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Dünyanın, doğusu ve batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle her köşesinin güvenliğe ihtiyacı vardır. Dünyanın, nerede yaşarsa yaşasın tüm insanların huzuruna ihtiyacı vardır. Dünyanın, herkese yetecek kaynaklarının adaletli şekilde dağılımına ihtiyacı vardır. Dünyanın, Rabbimizin bize emaneti olan havasının, suyunun, ağacının, tüm güzelliklerinin korunmaya ihtiyacı vardır. Bunları sağlayacak bir küresel yönetim düzeni kurmamız şarttır.

Aksi takdirde dünyanın dört bir yanında, ucu gelişmiş ülkelere de dokunacak şekilde, çatışmaların, acıların, zulümlerin, yağmaların yeniden başlaması kaçınılmaz hâle gelecektir. Türkiye olarak, insanlığı işte böyle bir tehditten kurtaracak çözümleri gündeme getirmenin, tartışmanın ve inşallah neticeye ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Bu çerçevede Meclisimizin de üzerine düşenleri bihakkın yerine getirdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz.

“AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARINI KURTARMA VE VATANLARINI KORUMA MÜCADELELERİNDE YANLARINDAYIZ”

Ülke olarak, küresel krizlerin en çok yaşandığı coğrafyanın tam merkezinde yer alıyoruz. Balkanlarda, yaklaşık 30 yıl önce yaşanan trajik katliamların ve çatışmaların izleri hâlâ tazedir. Bölgenin kalıcı barışa ve huzura kavuşamadığı da ortadadır. Karadeniz’de, Kırım’ın işgali ile başlayan kriz, her an yeniden tırmanma potansiyeline sahiptir. Kafkasya, her karış toprağıyla yeni çatışma potansiyelini bünyesinde barındıran bir kriz alanı olma vasfını sürdürüyor. Nitekim Dağlık Karabağ’ı işgal eden Ermenilerin Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan çatışmalar, bunun en somut örneğidir. Burada bir kez daha, Azerbaycanlı kardeşlerimizin işgal altındaki topraklarını kurtarma ve vatanlarını koruma mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Özellikle Minsk Üçlüsü denilen Amerika, Rusya, Fransa ve bunların hâlâ 30 yıla yakın zamandır bu sorunu ihmal ettikleri için bugünlere yansıyan bu olumsuz gelişmeler karşısında ateşkeş arayışında olmaları her şeyden önce kabul edilebilir bir şey değildir. Ha bir şey mi istediniz, o zaman işgalcilerin bu topraklardan çıkmaları gerekir ki burada bir çözüme ulaşılsın. 1 milyon kilometrekarelik alandan ayrılmış olan Azeri kardeşlerimiz şu anda topraklarına dönecekleri günü bekliyor. Onun hazırlığı içerisindeler. Buna kimse yanaşmıyor. Önce bir defa bunu masaya koyun. Bunların biz Sayın Putin ile görüştük, Sayın Macron’la da görüştük ama hep oturdular konuştular, netice yok. İşte şimdi netice zamanı. Azeri kardeşlerimiz de kendi göbeklerini kesmenin adımını attılar. Ermenilerin, kadim Azerbaycan toprağı Karabağ’ı işgaline ve gerçekleştirdikleri sivil katliamlarına karşı kör, sağır, dilsiz kalanların, bugün sergiledikleri tavır da ikiyüzlülüktür. İşgalcilere sessiz kalıp vatanlarını savunanları ve onların yanında yer alanları suçlayanların sözünün bizim nezdimizde kıymeti yoktur.  Türkiye olarak, kendimizi ‘iki devlet tek millet’ olarak gördüğümüz Azerbaycanlı kardeşlerimize tüm imkânlarımızla ve tüm kalbimizle destek vermeyi sürdüreceğiz.

Karabağ’ın işgal edildiği dönemde, rahmetli Abdürrahim Karakoç’un şu dizelerinde dile getirdiği hissiyatı, bugün adeta canlı olarak yaşıyoruz: ‘Böyle geldi, böyle gitmez bu oyun/Zalimleri iflah etmez bu oyun/Umdukları gibi bitmez bu oyun/Mazlumların ekmeği, tuzu bizdedir/Sizdeki yaranın özü bizdedir.’ Evet… Zalimleri iflah etmeyen bu alçak oyun, inşallah bozuluyor.

“BÖLGEDE KALICI BARIŞIN YOLU, ERMENİLERİN İŞGAL ETTİKLERİ HER KARIŞ AZERBAYCAN TOPRAĞINDAN GERİ ÇEKİLMELERİNDEN GEÇİYOR”

Bu bölgede kalıcı barışın yolu, Ermenilerin işgal ettikleri her karış Azerbaycan toprağından geri çekilmelerinden geçiyor. Ermenistan yönetimini, her şeyi bir kenara bırakıp ısrarla Türkiye’ye iftira atma gayreti de kurtaramayacak. Bu haydut devlete destek verenleri, kendilerine insanlığın ortak vicdanı önünde hesap sorulacağı konusunda ikaz ediyorum. Rabbim Azerbaycanlı kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Bu mücadelede şehit düşenlere Allah’tan rahmet, yaralılara Allah’tan şifa diliyorum. 

Kriz haritasına, biraz daha güneye inerek bakmaya devam ettiğimizde, karşımıza körfez bölgesi çıkıyor. İran-Irak Savaşından Kuveyt’in işgaline, Yemen’deki çatışmalardan Katar’a yönelik tehditlere kadar pek çok sorunla boğuşan körfez bölgesi hâlen kaynamaya devam ediyor. Bu vesileyle, önceki gün hayatını kaybeden, bölgenin aklıselim ve sağduyu sahibi yöneticilerinden biri olarak gördüğümüz Kuveyt Emiri El-Ahmet El-Cabir El-Sabah’a Allah’tan rahmet diliyorum. Merhum El-Sabah’ın aksine, kimi bölge ülkelerinin yöneticilerinin kendilerini inkâr edercesine yürüttükleri, akılla, mantıkla, insafla, vicdanla uyuşmayan politikalar, krizi daha da derinleştiriyor. Bu ülkelerin bir kısmı, gerçekleri dile getirdiğimiz, mazlumun ve hakkaniyetin yanında yer aldığımız için bizi hedef alıyor. Unutulmamalıdır ki, söz konusu ülkeler dün yoktu, yarın da muhtemelen olmayacaklar; ama biz Allah’ın izniyle bu coğrafyada ilelebet bayrağımızı dalgalandırmayı sürdüreceğiz. Irak’ta, Körfez Savaşı’ndan beri süren istikrarsızlıklar, en çok ülkemize zarar vermiştir. Bölücü terör örgütü, yıllarca Irak’ın sınırımıza yakın bölgelerini üs olarak kullanıp ülkemizde kanlı eylemler yapmıştır.

Son dönemde, terör tehdidini kaynağında kurutma stratejimiz çerçevesinde, Irak sınırındaki örgüt yuvalarını birer birer ortadan kaldırıyoruz. Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin de rahatsız olduğu bu fitne çukurlarını tamamen bitirene kadar operasyonlarımız sürecek. Bağdat yönetiminin, Türkmen kardeşlerimizin de haklarını gözetecek şekilde, bir an önce ülkede siyasi birliği ve toprak bütünlüğünü sağlaması en büyük temennimizdir.

“TÜRKİYENİN 40 YILLIK TERÖRLE MÜCADELESİNDE SURİYE, HER ZAMAN KRİTİK BİR KONUMDA YER ALMIŞTIR”

Bölgemizde 10’uncu yılına ulaşın Suriye krizi, hiç şüphesiz coğrafyamızın en trajik, en kanlı, en acı meselesidir. Üstelik bu meselenin her boyutu, bizi çok yakından ilgilendiriyor. Öncelikle, bu ülkeyle 911 kilometrelik bir sınıra sahibiz. Sınırın her iki yanında yaşayan halklar binlerce yıllık bir ortak geçmişi paylaşıyor. Bu köklü geçmişin beraberinde getirdiği çok geniş ve derin insani, kültürel, sosyal ve hatta ekonomik ilişkiler vardır.

Türkiye’nin 40 yıllık terörle mücadelesinde de Suriye, her zaman kritik bir konumda yer almıştır. Üstelik ülkenin istikrarsızlaştığı son 10 yılda, burada en etkili terör örgütleri DEAŞ ve PKK-YPG olmuş ve bunu hâlâ dirayetle sürdürmeye devam ediyorlar. Suriye’deki zülüm ve savaştan kaçan 4 milyona yakın insanı şehirlerimizde biz misafir ediyoruz. Aynı şekilde Suriye içindeki 4 milyon mazlumun ihtiyaçlarını da yine biz karşılıyoruz. Dünyada, Suriye meselesine her boyutuyla müdahil olma hakkına sahip bir ülke varsa, o da Türkiye’dir. Her kim ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var’ diyorsa, ya bölgeyi ve tarihini bilmiyordur, ya da kafasında başka hesaplar yapıyordur. Türkiye, Suriye’de, ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü temelinde bir çözüm bulunana kadar, sınırlarını güvenlik altına almak için her yolu ve yöntemi kullanmayı sürdürecektir. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Harekâtlarımızı bu amaçla gerçekleştirdik. İdlib’te de bu amaçla bulunuyoruz. Sınırlarımızı terör örgütlerine ve onları maşa olarak kullananlara teslim etmedik, etmeyeceğiz.

Güvenli hâle getirdiğimiz bölgeler dışında kalıp da, hâlen ülkemize ve kardeşlerimize yönelik saldırıların kaynağı durumundaki her yerde, son teröristi de imha edene kadar harekâtlarımızı sürdüreceğiz. Lafa gelince hümanizmi, insan haklarını, ötekine saygıyı dillerinden düşürmeyenlerin sırtlarını döndükleri, ülkelerine sokmamak için her yolu denedikleri mazlumlara sahip çıkmayı biz sürdüreceğiz.

“SURİYE’DEKİ KRİZE SİYASİ ÇÖZÜM BULUNMASI İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇABALARIN EN ETKİN DESTEKÇİSİ TÜRKİYE’DİR”

Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa’daki 100 binin üzerindeki kayıp mülteci çocuk konusunu gündeme getiren, yine ülkemizden bir milletvekilimiz olmuştur. Suriyeli sığınmacıların iaşe, ibate ve barınması için ülkemize 3 milyar Avro+3 milyar Avro sözü veren, sonra da kırk dereden su getirerek bunun çoğunun üzerine yatan yine Avrupa Birliği olmuştur. Bir de doğru konuşmayalım mı, dürüst değiller. Biz onlara her şeyi rakamlarıyla sunduk. İspat mı istiyorsunuz, buyrun yaptığımız yatırımları gelin yerinde görün. Ama işlerine gelmiyor. Kendi güvenlik ve refah kaygılarıyla insanlığın asgari şartlarını dahi bir kenara bırakanlardan ülkemizin gösterdiği erdemli tavrı anlamalarını beklemiyoruz.

Bugüne kadar 411 bin Suriyelinin gönüllü ve güvenli bir şekilde evlerine dönmesi, ülkemizin doğru olanı yaptığını gösteriyor. Suriye’deki krize siyasi çözüm bulunması için uluslararası platformlarda yürütülen çabaların da en etkin destekçisi Türkiye’dir. İnşallah o gün gelene kadar, hem sınırlarımızı korumayı, hem mazlumlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz.”

TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı Açış Konuşması – Tam Metin

DÜNYA

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Millî iradenin tecelligahı olarak gördüğümüz Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, bizim için ülkemiz adına verdiğimiz istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolüdür. Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradenin tecelligahı TBMM’nin, Türkiye adına verilen istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolü olduğunu dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI MECLİSİMİZLE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2007 yılında bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için Anayasa’yı ve Meclis İçtüzüğü’nü ayaklar altına aldıkları zaman biz çareyi başka yerde değil, yine burada aradık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa ve yasaları, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, kalkınma mücadelesini destekleyecek adımlarla geliştirmek için her yola çıktıklarında çareyi başka yerde değil, hep Mecliste aradıklarını hatırlatarak, “FETÖ’cü alçakların bombalarıyla sesini ve temsil ettiği iradeyi susturmak istediklerinde bile direnişi burada sürdürdük, çareyi burada aradık. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da Meclisimiz ile birlikte inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı destanını da Cumhuriyetimizin ilk asrında, darbelere, vesayete, sistemi kilitleyen nice arızalara rağmen millî iradenin temsili görevini azimle yerine getirmeye çalışan Meclisimiz ile birlikte yazacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni yönetim sistemiyle yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin tanımını netleştirip, yetki ve sorumluluk alanlarını belirgin hâle getirerek bu sürecin en sağlıklı şekilde yürümesini sağlayacak altyapıyı zaten kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimlerin ardından yeni yönetim sistemimizin ilk dönemindeki tecrübelerin ışığında sistemi daha ileriye taşıyacak restorasyonları da yine Meclisimiz ile birlikte yapmayı umut ediyoruz. Bu umudun gerisinde 20 yıllık emek ve kazanım vardır. Bundan 20 yıl önce hükûmete gelirken milletimize ne söz verdiysek hamdolsun Rabb’im hemen hepsini de yerine getirebilmeyi bizlere nasip etti.”

“2023 HEDEFLERİMİZDEN ÜLKEMİZİN BAŞINA GELEN ONCA HADİSEYE RAĞMEN ASLA VAZGEÇMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bundan 12-13 yıl önce milletimizin huzuruna çıktığımız 2023 hedeflerimizden, dünyada yaşanan onca krize, ülkemizin başına gelen onca hadiseye rağmen asla vazgeçmedik, asla sapmadık, asla geri adım atmadık. Cumhuriyetimizin ilk asrını tamamlarken, 2023 hedeflerimize de önümüze çıkartılan engellere, kurulan tuzaklara, maruz kaldığımız saldırılara rağmen büyük ölçüde ulaştık” dedi.

Başka bir ülkenin başına gelse veya Türkiye’nin farklı bir döneminde yaşansa çok büyük yıkımlara, felaketlere, facialara yol açacak nice badireyi, Allah’ın yardımı ve milletin desteğiyle atlattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Cumhuriyetimiz yaş aldıkça, milletimizin feraseti ve dirayeti güçlenmiş, eski senaryolar, eski tezgâhlar işlememeye başlamıştır. Kendi krizleri içinde çırpınıp duran bir Türkiye’den küresel krizlere meydan okuyan bir Türkiye’ye gelmiş olmak bile başlı başına bir başarı hikâyesidir” görüşünü paylaştı.

AK Parti’nin ülkeye ve millete, bu özgüveni, mücadele etme ve zafere yürüme azmini kazandırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sadece 20 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmiş olmasının gerisinde böyle bir arka planın bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 20 yılda ülkemizin demokrasi ve kalkınma yürüyüşü öylesine hızlı oldu ki muhalefet bile bunun gerisinde kaldı. Biliyorsunuz, önceki gün altı parti, güya aylarca çalışıp uğraşıp, didinip hazırladıkları bir ortak politikalar metni yayımladı. Ülkemizin altı güzide partisi bir araya gelip böyle bir metin hazırlayınca insan ister istemez, şöyle bir beklentiye giriyor; neyin nesidir? Öyle ya, biz 20 yıldır gece gündüz çalışmaktan ola ki bazı şeyleri gözden kaçırmış, ihmal etmiş; hatta bazı konularda hata yapmış olabiliriz” ifadesini kullandı.

Bu sırada salondaki bir grup dinleyicinin “Vur vur inlesin, altılı masa dinlesin” şeklinde slogan atması ve bir çocuğun “Tayyip dede” şeklinde seslenmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altılı masayı ben bu yavrulara havale ediyorum” karşılığını verdi.

“MİLLETİMİZ ADINA ÜZÜNTÜ DUYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, netice itibarıyla herkesin beşer olduğuna dikkati çekerek, “Hepsi mümkün. Gerçi karşımızda henüz bir cumhurbaşkanı adayı bile belirlemekten aciz bir masa olduğu hakikatini unutmuyoruz. Bu masanın, bizim yaptıklarımızı, hedeflerimizi ve vizyonumuzu aşacak bir belge ortaya koyabilmesine de pek ihtimal vermiyoruz ama yine de ‘Ne yapmışlar, bir bakalım’ dedik. Keşke bakmaz olaydık. Kendimiz adına değil ama bu partilere umut bağlayanlar adına gerçekten çok üzüldük. İçimizden ‘buradan ülkenin ve milletin hayrına bir şey sadır olmaz ama gençlerimize güzel eğlence malzemesi çıkar’ dedik. Karşımızdaki kafadan, memleketin herhangi bir derdine derman olacak, sadra şifa bir şeyler beklemenin beyhudeliğini az çok tahmin etmemize rağmen yine de milletimiz adına üzüntü duyduk” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu metinde yer alan başlıkların ayrıntılarıyla ilgili değerlendirmeyi, partisinin Genel Merkezi ve bakanlıkların yeri geldikçe milletle paylaşacağını aktararak, “Burada sadece şu kadarını söyleyeyim ki bunlar bırakın yeni projeler için kafa yormayı, ülkede ne yapılıp edildiğine bile hiç bakmamışlar. Baksalar, ‘ortak politikalar’ diye açıkladıkları metindeki hususlardan çoğunun, vadettiklerinin daha fazlasıyla zaten yapılmış veya yapılmakta olduğunu herhâlde görürlerdi. Gözleri var görmüyor; ağzı var konuşmuyor, çünkü kalpler tamamen mühürlenmiş” diye konuştu.

Yayınlanan metinde “şehir hastanelerini kapatma, milletin malı olan külliyenin kapısına kilit vurma, yeni bakanlıklar icat etme” gibi vaatlerin yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın açıkladığı metinle herkese selam verdiğini söyledi.

Metinde “Kayyımı kaldıracağız, belediyelere özerklik vereceğiz” ifadelerinin de yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ifadelerle HDP’ye selam veriyorlar. ‘OHAL kararnamelerini iptal edeceğiz.’ diyerek kamudan uzaklaştırılan kapı arkası ortakları PKK’lılara ve FETÖ’cülere selam veriyorlar. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığına sataşarak bu kurumlarımızın sınırlarımız dışında bile tepelerine binip başlarını ezdiği tüm terör örgütleriyle onları kullananlara selam veriyorlar” ifadelerini kullandı.

“DARBECİLERE, VESAYETÇİLERE SELAM VERİYORLAR”

6’lı masanın “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne, savunma sanayisi projelerine, kamu-özel yatırımlarına dokunacağız” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olan Batı’ya selam verdiği kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatta içlerinden birisi ‘Batı bize aferin diyecek’, yazıklar olsun. Sen Batı’nın ‘Aferin.’ demesine bu kadar muhtaç mıydın? Düştükleri hâle bak. Ülkemizin pek çok konuda egemenlik haklarından vazgeçmesi şartına bağlanan F35 projesine geri döneceğiz diyerek en yetkili ağızları üzerinden bilinçli ve sistematik Türkiye düşmanlığı yaptığı itiraf edenlere selam veriyorlar. Ege’deki haklarımızı koruma mücadelemizden vazgeçeceklerini söyleyerek Yunanistan’a selam veriyorlar. Eski Türkiye’ye dair ne varsa hepsini canlandırma vaadiyle darbecilere, vesayetçilere selam veriyorlar. Bir tek, herhâlde ihtiyaç duymadıkları için olacak, kazanımları ve hayalleriyle aziz milletimizin kendisine selam vermemişler.”

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayını hâlâ belirlemediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tamam adayı belirlemekte tembellik ediyorsunuz orasını anladık da bari vaatlerinizi oluştururken azıcık ders çalışsaydınız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın ülkenin en önemli sorununun ekonomi olduğunu ifade ettiğini belirterek “Tek çözüm önerileri, Merkez Bankasının İstanbul’daki Dünya Finans Merkezine giden birimlerini tekrar Ankara’ya döndürmek. Siz dün benim yanımda değil miydiniz? Biz Merkez Bankasının, Ziraat Bankasının İstanbul’a gidişini konuşmadık mı? O gün siz ne iş yapıyordunuz? Herhâlde bunlar uykudaydı” eleştirisinde bulundu.

“DEMOKRASİLERDE İKTİDAR KADAR MUHALEFET DE ÖNEMLİDİR”

Milleti anlamak için gayret göstermeyenlerin, 1990’ların Türkiye’sinden bir adım öteye geçemeyenlerin Türkiye’nin sorunları çözebileceklerini sandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin son 20 yılda ortalama yüzde 5,5 büyüdüğünden haberleri yok. Önümüzdeki 5 yılda yıllık yüzde 5 büyüme vaadinde bulunuyorlar. Sadece 2020’den 2022’ye istihdamın 5 milyona yakın arttığından bihaberler. Önümüzdeki 5 yılda 5 milyon istihdam sözü veriyorlar. Her tarafı dökülen derme çatma bir programla milletin karşısına çıkıyorlar. Yazık. Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Türkiye böyle sakil bir muhalefeti hak etmiyor. Ülkeye de millete de yazık” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha vaatlerini kâğıda dökme aşamasında bu kadar pespayece davrananların Allah muhafaza yarın öbür gün sorumluluk üstlendiklerinde ülkeyi ne hâle getireceklerini varın siz düşünün. Bir kısım eski bürokrat, teknokrat tayfası bunların kanına girmiş, bir şeyler çiziktirip ortak politika diye önlerine koymuş. Masa tayfası da Kılıçdaroğlu da başta olmak üzere bildikleri tek somut icraat eski Türkiye’nin yokluk, yasak, kriz devrinde yaşananlar olduğu için matah bir şey sandıkları önlerine gelen metne sarılıp milletin huzuruna çıkmışlar. Aday tantanasından politika metni fiyaskosuna kadar, bir dönem ülkemizde tam da bu konuları işleyen komedi dizisinde yer alan bir bölümü hatırladım. Orada ‘Muhalefetin amacı iktidara gelmek değil midir?’ diyen bir oyuncuya bir diğer oyuncunun verdiği ibretlik cevap şöyle; ‘O dediğin başka ülkelerde olabilir ama Türkiye’de muhalefetin amacı iktidar olmak değil, muhalefetten düşmemektir.’ Bu sözü bir diğer oyuncu da ‘Muhalefette olmak, iktidarda olmaktan daha iyidir, aynı maaşı alırsın, sorumluluk altına girmezsin.’ diyerek tamamlıyordu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin en üst düzey temsilcisi ve en güçlü aday alternatifi olan Kılıçdaroğlu’nun idrak derecesinin boyutunu gösteren şu örnek bile adeta bir kara mizah içinde yaşadığımızın işaretidir. Biliyorsunuz, CHP’nin başındaki zata zaman zaman istihza ile yerli ve millî vasıflara sahip olmadığına işaretle, ‘Bay Kemal’ diye hitap ediyoruz. Bu zat, cumhurbaşkanı adaylığına niyetlenince kendine akıllı uslu bir sıfat aramak yerine sonundaki ünlemi anlamadan ‘Bay Kemal’ ifadesini sloganı hâline getirmiş” diye konuştu.

Muhataplarını tanıdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylığını zor yetiştirecek. Slogandı, programdı, vizyondu onları hiç yetiştiremez. Memleketin her işi gibi, muhalefetin adayının sloganını bulmak da bize kaldı. Madem Bay Kemal bu ifadeyi o kadar sevdi, öyleyse kendisine bundan sonra kullanabileceği yeni sloganını da vereyim: Bay bay Kemal. Alsın tepe tepe kullansın. Telifini de istemeyiz. Bizden yana helali hoş olsun” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları söyleyince muhalefetin, “Tayyip Erdoğan bizimle maytap geçiyor” diye feveran ettiğini dile getirerek, “Siz dalga geçilecek iş yaparsanız, elbette biz de dalgamızı geçeriz” değerlendirmesinde bulundu.

Memleketin gülmeye, eğlenmeye de ihtiyacının olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir işe yaramıyorsunuz, bari o işe yarayın. Eğer siz, dikkate alınacak, kulak verilecek iş yapar, söz söylerseniz, biz de size o nazarla bakarız. Şimdi soruyorum, şu fotoğraf karşısında başka nasıl davranabiliriz. Esasen yaptığı siyaset değil, alenen hasisliktir” görüşünü paylaştı.

“ÖYLE BİR MUHALEFETİMİZ VAR Kİ NERESİNDEN TUTSANIZ ELİNİZDE KALIYOR”

Muhalefetin, geçen hafta cumhurbaşkanı adaylığı meselesinde aynı hasisliğin örneğini sergilediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne dediler; ‘Biz, cumhurbaşkanı adayı çıkartamıyoruz, öyleyse Cumhur İttifakı’nın da adayı olmasın’. Hâlbuki bizim adaylığımız bir yıldır belli. Anayasa, Seçim Kanunu ortada. Geçen haftaya kadar adaylığımız meselesi hiç aklınıza gelmedi mi? Madem böyle düşünüyordunuz, niye aylardır bizimle yarışacak aday belirlemek için toplantı üstüne toplantı yapıyorsunuz? Gördüğünüz gibi öyle bir muhalefetimiz var ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Bunları görünce aklıma eskilerden bir hikâye geldi. Fi tarihinde memleketin birinde hasisliğiyle, kıskançlığıyla, çekememezliğiyle meşhur bir adam varmış. Bu kişi hasisliği yüzünden bilhassa komşusuyla her konuda kavga edermiş. Adamın namı öylesine alıp yürümüş ki ülkenin padişahının kulağına kadar gitmiş. Padişah ‘Hele şu adamı buraya getirin de denildiği kadar hasis mi bir bakalım’ demiş. Adamı bulup padişahın önüne getirmişler. Padişah, adama ‘Dile benden ne dilersen, hiç eksiltmeden istediğini vereceğim. Ama bir şartla, sana verdiğimin iki katını da komşuna vereceğim’. Adam, ilk şaşkınlığı üzerinden attıktan sonra kısa bir süre düşünmüş ve padişaha, ‘Sizden talebim bir gözümün kör edilmesidir’ demiş. Padişah şaşkınlıkla adama, ‘Ben sana ne dilersen vereceğimi söylüyorum, sen bir gözünün kör edilmesini istiyorsun, sebebi nedir?’ diye sormuş. Adam cevap vermiş; ‘Maksat komşunun iki gözü çıksın’. Altılı masanın geldiği yer ülkenin ve milletin hayrına herhangi bir işe talip olmak yerine bizim yaptıklarımızı yıkmak, yok etmek, tersine çevirmek vaadine saplanıp kalmaktır. ‘Madem biz Cumhurbaşkanı adayı çıkartamıyoruz, Cumhur İttifakı da çıkartmasın’ demenin başka anlamı olabilir mi? ‘Madem vizyonumuz yok, Cumhur İttifakı’nın da olmasın’ demenin başka manası olabilir mi? ‘Madem biz iş yapmayacağız, öyleyse AK Parti’nin yaptıkları da yıkılsın’ demenin başka hükmü olabilir mi?”

“14 MAYIS İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların tarihlerinin, hep benzer işlerle dolu olduğu için bugün yaptıklarına şaşırmamak gerektiğini vurgulayarak, “Milletten alamadıkları iktidara, kimi zaman darbecilerin, kimi zaman vesayetçilerin ihsanı olarak konmak bunların tarihinde var. Dün hayallerini ve hayatını çaldıkları merhum Menderes’in bugün de sloganını çalarak Genel Merkezlerine asmışlar. Bunların Allah’tan korkularını bilmeyiz ama milletten utanmadıkları da kesin. Onun için ‘Türk siyasetini bu hâle getirenler utansın’ demekle iktifa ediyoruz” düşüncesini dile getirdi.

Milletin 14 Mayıs’ta bir kez daha bu hasis, muhteris, utanmazlık siyasetine “yeter” diyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sözü de kararı da milletimize bırakarak, 14 Mayıs için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. Hamdolsun milletimizle rabıtamızı hiç koparmadık, gönül bağımızı hiç zayıflatmadık. Birileri kendi sırça köşklerinde siyasetçilik oynaya dursun, biz her fırsatta milletimize gittik, gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 2022’nin başından bu yana diğer devlet ve parti programlarının yanı sıra 49 il ziyareti yaptıklarını, ziyaret ettikleri illerde vatandaşlarla coşkulu şekilde buluştuğunu anlattı.

Toplu açılış törenleriyle milletle beraber eser ve hizmet siyaseti gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlar ve gençlerle yaptıkları sohbetlere dikkati çekti.

Denizli’de tekstil sektöründe çalışan 2 bin 500 kadın işçiyle bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biri, ekonomimizi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat cari fazlayla büyütme hedefimize katkı veren fabrikaların hizmete açılış sevincini iş insanlarımızla, iş kadınlarımızla beraber yaşadık” sözlerini sarf etti.

Togg Fabrikası’ndan Yusufeli Barajı’na nice dev eseri ülkeye kazandırdıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal herhâlde Yusufeli Barajı’nı da kapatırsın. Bay Kemal herhâlde Togg’u da kapatırsın. Bay Kemal, senin gücün bunlara yetmez. Bu millet seni öyle kovalar ki kaçacak delik ararsın. O yanındakilerden de sana hiçbir fayda gelmez” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Karadeniz’de yeni keşifler ve yeni değerlendirmelerle bir trilyon dolarlık gaz rezervine ulaşmanın gururunu milletle paylaştıklarını hatırlattı.

Şehir hastanelerinin en büyüğünü Ankara’da Etlik’te hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, sen SSK’nın Genel Müdürlüğünü yapmıştın, ne hâldeydi SSK biliriz, seni oradan tanırız. Ne hâle getirdin oraları biliriz. Rahmetli Savaş Ay hayatta olsa da sana o yaptığın Genel Müdürlüğü tekrar bir anlatsa. İşte biz bunları yaparken altılı masanın tek yaptığı hiçbir sonuç çıkmayan toplantılar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şimdi şehir ziyaretlerimizi şöyle görüntüleriyle hızlıca bir hatırlayalım” sözlerinin ardından salonda, “Aşkınan koşan yorulmaz” başlıklı video izletildi. Videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşlarla buluştuğu, çeşitli projelerin açılışını gerçekleştirdiği görüntülerle, altılı masanın toplantı haberlerine yer verildi. Görüntülerde yerli otomobil Togg’un ekranlara yansıdığı anlar, partililerden yoğun alkış aldı.

“BİZİM İCRAATLARIMIZA ONLARIN HAYALLERİ BİLE YETİŞEMİYOR”

Videonun ardından konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar varsın altılı masada devam etsinler, biz meydanlarda devam ediyoruz. Nasip olursa bu hafta da Aydın’dayız. Durmak yok. Rahmetli Özal’ın da dediği gibi; bizim icraatlarımıza onların hayalleri bile yetişemiyor” ifadelerini kullandı.

İl ziyaretlerinde kendisini sevgi ve coşkuyla bağrına basan tüm vatandaşlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teker teker saymaya kalksam değil saatler günler sürecek. Bu eser ve hizmet siyasetimizle 14 Mayıs seçimlerinde de bizimle yarışacak rakip bulamayacağımız anlaşıldı. Biz sözümüzü yine milletimize söyleyecek, yarışmamızı yine kendi projelerimizle kendi icraatlarımızla yapacağız. Onlar ülkelerini emperyalistlere peşkeş çekmek için sağa sola göz kırpa dursun, biz Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başlayacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın açıkladığı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni anımsatarak metne ilişkin eleştirilerde bulundu.

“Açıkladıkları programı, ülkenin meselelerini çözmek, millete hizmet etmek için değil Batılı efendilerinden ‘aferin almak’ için hazırladıklarını açıkça ikrar etmekten çekinmiyorlar” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyerek değerlerine hakaret ettikleri milletin, bugün tıpış tıpış gidip ‘Bize oy vereceksiniz.’ diyerek iradesini hiçe sayıyorlar. Esasen biz ‘politika metni’ diye kamuoyunun önüne çıkartılan beyanların gerisindeki rövanşist zihniyete yabancı değiliz. Hükûmete geldiğimizde vesayet güçlerinin bize dayattığı, gezi olaylarında şart olarak önümüze konan, terör örgütlerinin saldırılarının hedefinde olan, uluslararası mecralarda diplomatik dille hep karşımıza çıkartılan, kendilerini siyasi ve hukuki mecralarda engellemek için uğraştıkları ne varsa hepsi de bu metnin ruhunda mevcuttur” dedi.

Kendileri Türkiye Yüzyılı hayali ve hazırlığıyla geleceğe bakarken altılı masanın milletin kazanımlarına göz dikmek dışında hiçbir niyetlerinin ve heveslerinin olmadığının bu vesileyle bir kez daha gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millete ait olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni şahsımızın malı, hâlen Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan Çankaya Köşkü’nü atıl bir yer olarak tasavvur eden zihniyetin çapı işte bu kadardır” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana katıldığı 15 seçimi kazanmalarına rağmen her seçime olduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılacak seçime de ilk günkü ciddiyetle, azimle, inançla, heyecanla hazırlandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal hiç üzülme, bu akşam TRT yayınını Çankaya Köşkü’nde yapacağım. Çankaya Köşkü, bizim şahsi malımız değil. Tamamı ile milletin malıdır. Aynı şekilde Külliyemiz de yine milletin malıdır. Bunlar seni niye bu kadar rahatsız etti? Ne kadar bu rahatsızlığını sürekli dışa vurdun. Buraya gelen dünya liderleri, burayı gördükleri zaman hep burayla iftihar ettiler ve tam aksine ‘Güçlü devletler, büyük devletler bu eserlerle büyürler.’ ifadesini kullandılar.

Siyasi hayatları boyunca tek bir seçim kazanamamış olanların şimdiden cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık, kurum, rant paylaşma hırsıyla birbirlerini masa altından tekmelemeleri, asıl niyeti açıkça ortaya koyuyor. Adını doğru koymak lazım, bunlar ülkenin yönetimine değil milletin kazanımlarını yağmalamaya talipler. İnşallah 14 Mayıs’ta milletimiz bir kez daha bu yağmacılara yeter diyecek. Sözün de kararın da geleceğin de kendisine ait olduğunu sandıkta ortaya koyacağı iradeyle gösterecektir.”

“VATANDAŞLARIMIZIN TAMAMININ HAK VE ÖZGÜRLÜK ALANLARINI GENİŞLETMEYE ÇALIŞTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak 20 yılda en büyük reformları gerçekleştirdikleri alanların başında hak ve özgürlüklerin yer aldığını söyledi.

Vatandaşına tepeden bakan, farklı kimlikleri tehdit kaynağı olarak gören tek parti faşizmi bakiyesi jakoben anlayışı rafa kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurla Cumhuriyeti kucaklaştırarak devletimize ve demokrasimize olan güveni çok daha güçlü biçimde tekrar inşa ettik. Sadece bize oy verenlerin değil, 7’den 70’e vatandaşlarımızın tamamının hak ve özgürlük alanlarını genişletmeye çalıştık. Bu süreçte özellikle kadınlarımızın siyasette, bürokraside, iş dünyasında, akademide ve diğer alanlarda hak ettikleri yeri almalarına özel önem verdik” diye konuştu.

Tüm bu adımları atarken, en büyük desteği kadınlardan alırken en şedit saldırıların da CHP’nin başını çektiği muhalefetten geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz özgürlükleri savunurken CHP ve şürekası, yasakların devamı için mahkeme mahkeme dolaşmak dâhil her yolu denediler. Meclis’te engelleyemedikleri her türlü özgürlük hamlesi karşısında soluğu ya Danıştayda ya da Anayasa Mahkemesinde aldılar. Ellerine geçirdikleri tüm fırsatları başörtülü kadınlarımızın haklarını gasbetmek için kullandılar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir gece yarısı sosyal medya üzerinden yayımladığı videoyla eski yaraları tekrar kanattığını, eski acıları tekrar deştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çıkışın gerisindeki amacın, kadınlara haklarını vermek olmadığını, Meclis gündemine getirdikleri yasa teklifiyle bir kez daha gördüklerini anlattı.

“AİLE KURUMUNU SAPKIN AKIMLARDAN KORUYACAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİMİZİ, MECLİSİMİZİN TAKDİRİNE SUNDUK”

Bunun üzerine meseleyi CHP zihniyetinin insafına bırakmamak ve kalıcı bir çözüme kavuşturmak için süratle harekete geçtiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Temel hakların Anayasa konusu olmaması gerektiği inancımızı mahfuz tutarak ülkemizin geçmişten bugüne yaşadığı acıların bir daha tekerrür etmemesi için kendi teklifimizi hazırladık. Kadınlarımızın hak ve özgürlüklerini güvenceye alma yanında toplumun taşıyıcı sütunu olan aile kurumunu sapkın akımlardan koruyacak anayasa değişikliği teklifimizi, Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin takdirine sunduk. Altılı masaya soruyorum: Biz kutsal saydığımız aile kurumunu Anayasa teminatı altında parlamentoya sunduk ve aile kurumunu, kutsiyeti içinde parlamentoya getirirken ey bu altılı masanın içinde olanlar çıkın da açıkça, mertçe LGBT’yi kimler savunuyor kimler savunmuyor, bunu da söyleyin. Bizim LGBT ile ne ilgimiz ne de alakamız var. Çünkü biz aileyi kutsamışız, onu kutlu bir kurum olarak sayıyoruz. Bu kutlu kuruma herhangi bir sağdan soldan karışık tiplerin yürümesini kabullenmiyoruz. Ailelerimiz, tarihinden bugüne o kutsiyeti içinde hep gelmiş ve bu anlayışla da bugünlere, inşallah yarınlara da yürüyecek.”

“HİÇBİR MİLLETVEKİLİNİN ‘HAYIR’ DEMEYECEĞİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifinin hazırlık aşamasında, uzlaşıya ve millî iradeye verdikleri öneme binaen hiçbir ayrım yapmadan Meclis’te grubu bulunan siyasi partilere giderek onları da bu sürece katılmaya davet ettiklerini anımsattı.

CHP ve masadaki ortaklarının, iyi niyetli bu girişimlerinin karşısında adeta duvar kesildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komisyon görüşmelerinde anayasa değişikliğini sulandırmaya kalktılar. CHP ve yoldaşlarının sabotaj girişimlerine rağmen teklifimiz, Cumhur İttifakı’nın kararlı ve net duruşu sayesinde komisyonda kabul edildi. İnşallah yakın bir zamanda anayasa değişikliği teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başlayacak. Meclis Genel Kurulunda, kimin yasakların devamından kimin de özgürlüklerin genişletilmesinden yana olduğu bir kez daha ortaya çıkacak” ifadesini kullandı.

Sosyal medyadan hak ve özgürlük nutukları çekenlerin ne kadar samimi olduğunun bu vesileyle görüleceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennimiz bu düzenlemenin, Gazi Meclisimizin şanına yakışır şekilde, 400’ün üzerinde bir oyla kabul edilerek yürürlüğe girmesidir. Milletimizi temsilen bu yüce çatı altında görev yapan hiçbir milletvekilinin, ailenin korunmasını ve kadınlarımızın haklarını garanti altına almayı amaçlayan anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ demeyeceğine inanıyorum. Aksi yönde tavır sergileyenleri zaten ne milletimiz ne de kadınlarımız ne de tarih affeder” görüşünü paylaştı.

“İRADENİZE İPOTEK KONULMASINA FIRSAT VERMEYİN”

Makamların ve unvanların gelip geçici olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Asıl olan, adını milletin gönlünde altın harflerle yazdırabilmektir. Meclisimizin bir asrı aşan tarihinde bu çatı altında binlerce milletvekili görev yaptı. Kimi milletin emanetine gerektiğinde canı pahasına sahip çıktı kimi de üç günlük çıkarı uğruna ona ihanet etti. Kimi tehditler karşısında dik durdu kimi de zoru görünce korkup kaçtı. Herkes karakterine, şahsiyetine, taşıdığı sorumluluğun büyüklüğüne göre arkasında iyi-kötü bir miras bıraktı. Buradan bir kez daha tüm milletvekillerine şu çağrıyı yapmak istiyorum: İradenize ipotek konulmasına fırsat vermeyin. Bu tarihî fırsatın elinizden kaçmasına müsaade etmeyin. Kadınlarımıza ve gelecek nesillere karşı mesuliyetinizi yerine getirin. Gelin, Genel Kurul görüşmelerinde vicdanlarınızın sesini dinleyerek anayasa değişikliği teklifimize ‘evet’ deyin. Böylece milletin ve kadınlarımızın gönlünde mutena bir yer edinin.”

“FİNLANDİYA KONUSUNDA BAKIŞIMIZ OLUMLU AMA İSVEÇ KONUSUNDA OLUMLU DEĞİL”

AK Parti Grubu’nun, Genel Kurul toplantılarına katılmada sıkıntı yarattığını dün öğrendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu, beni ciddi manada üzdü. Bu millet kendi kasasından, kesesinden maaşı veriyor ve bu maaşla beraber milletvekili arkadaşlarımız bu görevi yapıyor. Ama Genel Kurulda eğer yoklamalarda benim milletvekili arkadaşlarım bulunmazsa ki dün böyle oldu, bu millet hakkını sizlere helal etmez. Eğer kim gelmediyse ben de onlara hakkımı helal etmiyorum. Çünkü bu, sıradan bir olay değil. Eğer milletvekili adayı olmuşsan, arkadaş burada görevini hakkıyla yerine getireceksin. Eğer hakkıyla görevini yerine getirmiyorsan bu millet sana hakkını helal etmez ve aldığınız maaşlar haramdır haram. Bunu da böyle bilin” sözlerini sarf etti.

Birkaç gündür Türkiye’yi etkisi altına alan kar yağışının, kuraklık endişelerini bir nebze de olsa azalttığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’imden önümüzdeki aylar boyunca sürecek bol yağışla barajlarımızın dolmasını, topraklarımızın suya kanmasını, ülkemizin bereketli bir yaza hazırlanmasını niyaz ediyorum” dedi.

NATO’nun genişleme süreciyle ilgili gelişmeleri de yakından izlediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç, boşuna uğraşma; sen benim mukaddes kitabım Kur’an’ın yakılmasına, yırtılmasına ve senin koruma görevlilerinle birlikte bunun yapılmasına müsaade ettiğin sürece sizin NATO’ya girmenize ‘evet’ demeyiz. Finlandiya konusunda bakışımız olumlu ama İsveç konusunda olumlu değil. Bunu da böyle bilin” diye konuştu.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı.

Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, su kaynaklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için ülke sathında bir hareketin tanıtım toplantısı dolayısıyla bir arada olunduğunu söyledi.

“Tarım ve Orman Bakanlığımızın koordinasyonu ile Ulusal Su Verimliliği Seferberliği’ni başlatıyoruz” diyen Emine Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür etti.

“2030 YILINDA 700 MİLYON İNSANIN SU KITLIĞI SEBEBİYLE YERİNDEN OLACAĞI TAHMİN EDİLİYOR”

Suyun varlığının önemine işaret eden Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Bizden önce binlerce yıl bu toprakları besleyen zenginliklerin daima var olacağına dair bir yanılgıya kapılsak da kaynaklarımız sınırsız değil. Yağışların giderek azalması ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle tarım arazilerimiz, sulak alanlarımız, akarsu ve derelerimiz, yer altı su kaynaklarımız kuraklık tehdidiyle sınanıyor. Yeryüzü sularının kuruyan her bir damlasının, bu ekosistemde yaşayan balıklar, kuşlar, bitkiler ve nice canlılar için yıkılan birer yuva anlamına geldiğini unutmamamız lazım. Aynı şekilde susuz üç gün dahi yaşamını sürdüremeyen biz insanlar için kuraklıkla mücadelenin aslında bir yaşam mücadelesi olduğunu kendimize hatırlatmamız lazım. Bu bakış açısıyla başlattığımız Su Verimliliği Seferberliği ile damlaya damlaya çoğalarak, yaşanabilir bir gelecek için umudu yeşerteceğimize inanıyorum.”

Emine Erdoğan, dünyanın erişilebilir tatlı su miktarının, toplam su varlığının yüzde birinden az olduğuna dikkati çekerek, “Su, en temel insan hakkıyken, küresel olarak 10 insandan 3’ünün güvenilir suya erişimi yok” dedi.

Suyun azalması, kirlenmesi veya erişilememesinin, hayatın akışında birçok ekonomik ve siyasi sorunu da beraberinde getirdiğine işaret eden Emine Erdoğan, “Bu sorunların en başında gıda üretiminin riske girmesi bulunuyor. Çünkü suların yüzde 77’si tarımda kullanılıyor. İnsanlık, çatışmalarla tetiklenen kitlesel göçlerle bile henüz başa çıkamazken, 2030 yılında 700 milyon insanın su kıtlığı sebebiyle yerinden olacağı tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

“SUYUN SINIRSIZ BİR KAYNAK OLMADIĞI UNUTULUYOR”

Dünyadaki endişe verici durumun, Türkiye’de de farklı olmadığını belirten Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye gibi altyapı sistemlerini kurmuş ülkelerde, temiz suya erişim o kadar kolay ki, suyun sınırsız bir kaynak olmadığı unutuluyor. Araştırmalara göre, insanımızın yüzde 40’ı ülkemizin su zengini olduğunu düşünüyor. Maalesef bu doğru değil, Türkiye, yılda kişi başına bin 519 metreküp kullanılabilir su miktarı ile ‘su stresi altında’ bir ülke. Artan nüfus ve kontrolsüz su kullanımı ile bu miktarın 2030 yılında bin 120 metreküpe gerileyeceği düşünülüyor. Bin metreküpün altına indiğinde ise su kıtlığı ile yüzleşeceğiz. Şayet önüne geçmezsek su kaynaklarımızın yakın dönemde yüzde 25 oranında azalacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki 8 yıl içerisinde nüfusumuzun neredeyse yarısı ve sulanan tarım alanlarının yüzde 78’i ‘su açığı’ riski ile karşı karşıya kalabilir. Bu oranlar bize, sınırsız gibi gözüken ihtiyaçlarımızla sınırlı kaynaklarımız arasında acilen bir denge kurmamız gerektiğini söylüyor. Biz başlattığımız bu seferberlik ile istiyoruz ki dünyanın bu çağrısına gelin hep birlikte kulak verelim. ‘Su vatandır’ inancı ve bir seferberlik ruhuyla geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.”

Emine Erdoğan, doğayı, yalnızca geçmişten alınan bir miras değil, gelecekten alınmış bir emanet olarak gören bakış açısıyla iklim değişikliğiyle mücadelede kararlı adımlar attıklarını belirterek suyu korumanın da bu mücadelenin önemli bir ayağı olduğunun altını çizdi.

Su kullanımının büyük bir kısmının tarım alanında gerçekleştiğini aktaran Emine Erdoğan, bu kapsamda “yağmur suyu hasadı” ve “gri su kullanımı” gibi alternatif su verimliliği uygulamalarına ilişkin rehberler hazırlandığını belirterek, “Bakanlıklarımız iş birliğinde, su havzalarımızın tümü için eylem planları oluşturuldu ve pilot bölge olan ‘Gediz Havzası Eylem Planı’ hayata geçirilmeye başladı. Alınan tedbirleri yaygınlaştırmak amacıyla ‘Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ uygulamaya kondu. İlave olarak sulama randımanının yüzde 49 seviyesinden yüzde 75’e çıkarılması hedefleniyor” diye konuştu.

“ULUSAL SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİ’NİN ÜLKEMİZDE YEŞEREREK DÜNYAYA YAYGINLAŞMASINI DİLİYORUM”

Sanayide temiz üretim ve verimlilik teknolojilerinin önerdiği yeni tekniklerle üretimde yarı yarıya su kazanımının mümkün olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İş insanlarımıza ve sektör temsilcilerine burada önemli sorumluluklar düşüyor. Unutmayın ki israftan kurtardığınız her bir damla, geleceğimize, çocuklarımıza, doğaya ve canlılara hayat suyu olarak dönecektir. Kurumsal atılan adımlar önemli olsa da her bir vatandaşımızın bireysel düzeyde katkı sunacağı topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. ‘Benim elimden ne gelir ki?’ diye düşünmek yerine, ‘Ben neler yapabilirim?’ diye sorduğumuzda, bu badireyi de elbirliğiyle atlatacağımıza inanıyorum.”

Su kullanımında alınacak basit önlemlerle kişi başına günde 5 damacana su kaybını engellemenin mümkün olduğunu anlatan Emine Erdoğan, “Yürekten inanıyorum ki evinde yılda 35 tona yakın suyu kurtarabileceğini öğrenen her vatandaşımız, seferberliğin taşıyıcısı olacaktır” dedi.

Sıfır Atık Projesi’nde olduğu gibi “Su Verimliliği Seferberliği”nde de yerel yönetimlerin desteğinin önemine dikkati çeken Emine Erdoğan, “Belediyelerimizin katkıları ile vatandaşlarımız iklim kriziyle mücadele meselesine, evinde, iş yerinde, fabrikasında daha çok sahip çıkacaktır. Yerel yönetimlerimizin, yeryüzü emanetine sahip çıkmak için başlattığımız Sıfır Atık ve Su Verimliliği Seferberliklerine tam destek vermesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Türk kültüründe suyun önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Yaratıcıdan armağan olarak yeryüzüne indirilen bir rahmettir. Suyu kıymetli bir hazine olarak gören bu bakış açısı, başlattığımız seferberliğin ruhunu yansıtıyor” diye konuştu.

Tüketim ve israf kültürünün dünyayı kuşattığına değinen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Günümüzde, yaşatmayı şiar edinmiş medeniyetimize dönerek, vicdanları yeniden inşa etmeliyiz. Bunu başardığımızda bir su şişesi için harcanan 18 litre su veya bir kot pantolon için tüketilen 10 bin 700 litre suyu kurtarmak hepimiz için insani bir sorumluluğa dönüşecek. O zaman anlayacağız ki bardakta bırakılan her yudum su, atılan her eşya, yalnızca yeryüzündeki suyu değil, aslında bizi tüketiyor. Vatanseverliğin ülkemizin bir damla suyuna dahi sahip çıkmak olduğuna inanan ve gelecek nesillerimizin bir bardak suya muhtaç kalmaması için bugünden çalışan bütün duyarlı insanlarımıza çağrıda bulunuyorum. Türkiye Yüzyılı’na bir damla da siz olun. Ülkemiz adına gurur duyduğumuz Sıfır Atık hareketinin küreselleşmesinden aldığımız güçle, ‘Ulusal Su Verimliliği Seferberliği’nin de ülkemizde yeşererek dünyaya yaygınlaşmasını diliyorum.”

Toplantıda, Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu (TÜMATA) tarafından da mini bir konser verildi.

Su Verimliliği Seferberliğine ilişkin tanıtım filminin de gösterildiği programda Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da birer konuşma yaptı.

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, Emine Erdoğan’a geleneksel Maraş işi tel kırma ibrik figürlü tablo hediye etti.

Emine Erdoğan, su verimliliğinde iyi uygulama örneklerinde bulunan kişilere teşekkür plaketlerini sundu.

Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da katıldı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programı kapsamında kadınlarla bir araya geldi.

Okumaya Devam edin

Ekim 2020
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

HABER

Haber

GÜNDEM3 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz 20 yıldır bu ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Her...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her...

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Söğüt Altın Madeni açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2002 yılından itibaren, tarihinin en büyük kalkınma ve demokrasi...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında, sahip olduğumuz kıymetlerin...

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, vergi ve prim yükümlülükleri başta olmak üzere, kamu kurum...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî...

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, 2023 Roman Buluşması “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katılarak, bir konuşma yaptı....

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Eğitim Kampüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Öğretmeni, öğrencisi, ailesi, idarecisi ve bakanlığıyla bir bütün olarak, eğitimde...

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amasya Badal Tüneli Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik. Aynı...

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür...

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde büyükelçiler ve eşleri için düzenlenen “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık”...

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hiçbir insanımızın inancından, sakalından, saçından veya hayat tarzından...

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de, aşkla çalışarak 780 bin...

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Ödül Töreni”ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu’nun ekonomi dergisi Inbusiness tarafından Turkuvaz Medya Center’da düzenlenen “Sürdürülebilir Yüzyıl...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide katettiğimiz mesafeyle güçlü bir giriş yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hedef 2053 Net Sıfır Emisyon “AR-GE ve Yenilik Atılımı” Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakıp, ‘Türkiye Yüzyılı’ diye isimlendirdiğimiz yeni asrına girmeye hazırlandığımız...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüz Yüze Türkiye Esnaf Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla, enflasyon sebebiyle...

DÜNYA3 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdamla ekonomi programımızın başarısını ispatladık....

DİPLOMAT3 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA3 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Dolmabahçe Ofisi’nde toplandı.

DÜNYA4 hafta önce

“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugün bir cuma...

DÜNYA4 hafta önce

“Rusya-Ukrayna savaşında izlediğimiz dengeli ve hakkaniyetli siyasetle bölgedeki ateşin genişlemesini engelledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Küresel ekonomik işleyişi bozmanın ötesinde, barışı da tehdit eden Rusya-Ukrayna...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıtan Anadolu medyası, ne kadar etkin ve yaygın...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA1 gün önce

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

DÜNYA2 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM3 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Genç Diplomat