Diplomat -Dünya

DÜNYA

Tofaş’tan Yerli Tedarik Zincirinin Gelişimine Yönelik Hamle

Avatar

Published

on

Tofaş, Türkiye’nin Pandemi Sonrası Yeni Oluşacak Tedarik Zinciri Sisteminde Daha Fazla Yer Alması için Çalışıyor

Tofaş, yerli tedarikçilerle FCA (Fiat Chrysler Automobiles) arasında köprü kurarak, pandemi sonrası yeni işbirlikleri ve ülke ekonomisine ilave ihracat fırsatları yaratmak üzere önemli bir adım attı.

Konuyla ilgili bilgi veren Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Pandemi süreci küresel tedarik zinciri yönetiminin yeniden gözden geçirilmesinin ve potansiyel bir dönüşümün tetikleyicisi oldu. Türkiye’nin avantajlı konumu ve tedarik sanayisinin kalitesi önemli fırsatları beraberinde getirebilir. Tedarikçilerimizin teknik yetkinlik ve rekabetçilik anlamındaki kabiliyetlerini bir süredir FCA ile paylaşıyorduk. Bu kapsamda FCA’nın farklı fabrikalarında kullanılacak parçaların Türkiye’den satın alınmasına yönelik; teknik değerlendirme ve teklif çalışmaları için anlaşma sağladık. İlk etapta 15 farklı tedarikçimizle yürüttüğümüz sürecin satınalma kararı ile sonuçlanması halinde yerli tedarikçilerimize ilave ihracat fırsatı doğacak. Türkiye’nin yeniden şekillenmekte olan küresel tedarik zincirindeki yerini kuvvetlendirmek için rekabetçiliğini ve işçilik avantajını Avrupa’ya olan coğrafi yakınlığın ötesine taşıması çok önemli. Bu açıdan tedarik zinciri üretkenliğinin dijital teknolojilerden yararlanarak artırılması için uygulama alanlarının belirlenmesi ve yerli teknoloji şirketleriyle işbirlikleri kurulmasını sağlayacak uygun platformlar oluşturuyoruz.” açıklamasında bulundu.

Üretime başladığından beri yerlileştirmeyi temel strateji olarak benimseyen Tofaş, 1970 ve 80’li yıllarda yerli otomotiv tedarik zincirinin kurulması ve gelişmesine öncülük yapmıştı. Türk otomotiv sanayinin gelişimine önemli katkılar sunan şirket 1980 ve 90’lı yıllarda, ArGe ve ortak geliştirme yeteneğinin gelişiminde de önemli bir rol oynamıştı.Tofaş bugün de tedarikçilerinin pandemi sonrası yeni oluşacak tedarik zinciri sisteminde daha fazla yer alması için çalışıyor. Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs ile birlikte tedarik zinciri yönetiminde uzun vadeli değişikliklerin önünün açılmasından yola çıkarak, başta kalıp tasarımı ve üretimi olmak üzere, yerli tedarik zincirinin üretim teknolojisindeki kapasitesine yeni pazarlar bulma konusunda destek görevi üstleniyor.

Türkiye’deki tedarikçilerin sağladığı yüksek kalitenin, dünyanın bir çok noktasında üretim tesisleri bulunan FCA’nın (Fiat Chrysler Automobiles) farklı modellerinde de kullanılması için girişimlerde bulunan şirket bu kapsamda, FCA’nın farklı fabrikalarında kullanılacak parçaların Türk tedarikçilerinden satın alınmasına yönelik; teknik değerlendirme ve teklif çalışmalarının yapılması için anlaşma sağladı. Bu sürecin satınalma kararı ile sonuçlanması halinde yerli tedarikçiler için ilave ihracat fırsatı doğacak.

“Pandemi, küresel tedarik zinciri yönetiminde dönüşümü tetiklerken, Türkiye’deki tedarikçiler için fırsat oluşabilir.”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Pandemi süreci küresel tedarik zinciri yönetiminin yeniden gözden geçirilmesinin ve potansiyel bir dönüşümün tetikleyicisi oldu. Türkiye’nin avantajlı konumu ve tedarik sanayisinin kalitesi önemli fırsatları beraberinde getirebilir. Bu bakış açısıyla, FCA ile Türkiye’deki tedarikçilerimizin teknik yetkinlik ve rekabetçilik kabiliyetlerini bir süredir paylaşıyorduk. Bu yöndeki çalışmalarımız sonucunda, belirli parçaların teklifi için FCA ile beraber çalışmak üzere anlaştık. Bu çalışmayı, Tofaş’taki üretimden bağımsız olarak, tedarikçilerimize ilave ihracat hacmi yaratmak ve FCA’ya fayda sağlamak adına yapıyoruz.” bilgisini verdi.

Yapılan çalışmayla yerli tedarikçiler ve FCA arasında köprü kurmak adına önemli bir adım attıklarını da vurgulayan Eroldu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye’de üretilerek yurtdışına ihraç edilecek parçalar FCA’nın farklı ülkelerde üretimi gerçekleştirilen modellerinde kullanılacak. İlk etapta 15 tedarikçimiz ile çalışmaya başlıyor; bunu başlangıç aşaması olarak değerlendiriyoruz. Gelecekte bu çalışmaların daha büyük hacimli alımları tetikleyeceğini umuyoruz. Bu kapsamında farklı tedarikçilerimiz ile çalışıyoruz” diye konuştu.

“Tedarikçilerimiz ve teknoloji şirketleri arasında da köprü kurmayı önemsiyoruz.”

Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, şirketin tedarik zinciri üretkenliğinin dijital teknolojiden yararlanarak artırılması için uygulama alanlarının belirlenmesi ve yerli teknoloji şirketleriyle işbirlikleri kurulmasını sağlayacak uygun platformlar oluşturduğunu da sözlerine ekledi. Eroldu: ‘Türkiye, yeniden şekillenmekte olan küresel tedarik zincirindeki yerini kuvvetlendirmek için rekabetçiliğini, işçilik avantajının ve Avrupa’ya olan coğrafi yakınlığın ötesine taşımak durumunda. Bu açıdan tedarikçilerimiz ve teknoloji şirketleri arasında köprü kurmayı da çok önemsiyoruz. Teknoloji şirketlerinin becerilerini tanıtıyor; tedarikçilerin üretim ve diğer alanlarda başarmak istedikleri verimlilik artışnın sağlanmasına yönelik projeler kurgulanmasına da katkı sağlamayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. ​

DİPLOMAT

“Vatandaşlarımızın özgürlük alanlarını genişletme idealimizde, ülkemizi darbe anayasasından kurtarmak vardır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay Başkanlığı IASAJ Programı kapanış toplantısında yaptığı konuşmada

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay Başkanlığı IASAJ Programı kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, “Vatandaşlarımızın özgürlük alanlarını genişletme idealimizin tepesinde ülkemizi darbe anayasasından kurtarmak vardır. Vesayetçilerin, 27 Mayıs 1960 darbesiyle Türkiye’nin ayağına vurduğu, 12 Eylül rejiminin perçinlediği prangaların sökülüp atılma vakti artık gelmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Birliği’nin 2023 Yönetim Kurulu Toplantısı ve Semineri’nin kapanış ile Danıştay Eğitim Tesisi’nin açılış törenine katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Birliğinin 2023 yılı Yönetim Kurulu toplantısı ve seminerinin kapanışı vesilesiyle katılımcılarla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti.

Programa katılmak üzere yurt içinden ve yurt dışından Ankara’ya teşrif eden misafirlere “hoş geldiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün boyunca verimli oturumların yapıldığına inandığı seminer programının idari yargı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Bağımsız idari otoritelerin işlemlerinin yargısal denetimi teması altında düzenlenen program süresince dünyanın farklı köşelerinden yüksek yargı mensuplarını ülkede ağırlama fırsatı bulduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada dile getirilen görüş ve içtihatların başta idari yargı camiası olmak üzere tüm katılımcıların ufkunu açtığına inandığını söyledi.

“YARGI ORGANLARIMIZ MODERN, FERAH, GÖRKEMLİ BİNALARDA HİZMET VERİYOR”

Beş kıtadan yaklaşık 100 üyesiyle yüksek idari yargı mercileri arasında tecrübe paylaşımına imkân sağlayan birliğin bu yönüyle çok önemli bir istişare ve iş birliği zemini sunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şûra-yı Devlet dahil 155 yıllık güçlü geleneğiyle Danıştayımız 35 yılı aşan birliğe üyelik döneminde Türkiye’yi başarıyla temsil etmektedir. Dönem başkanı, yönetim kurulu üyesi ve yürütme komitesi üyesi olarak birlikte aktif rol üstlenen Danıştayımıza 2025 yılına kadar sürdüreceği ikinci yönetim kurulu üyeliğinde muvaffakiyetler temenni ediyorum. Bu vesileyle Şûra-yı Devlet’ten bugüne Danıştayda emeği geçen başkanlarımıza, üyelerimize, hâkim, savcılarımıza ve personelimize ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Afrika’dan Avrupa’ya, dünyanın pek çok bölgesinden kıymetli yüksek yargı mensuplarını misafir ettiğimiz bu önemli etkinliği Danıştayımızın eğitim tesisinin açılışıyla âdeta taçlandırıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışı yapılan eğitim tesisinin inşasına fiilen geçen yıl eylül ayında başlandığını, tesisi 10 ay gibi çok kısa bir sürede tamamlayarak Danıştayın hizmetine sunduklarını dile getirdi.

Toplantı salonu, fuaye alanı, açık terası ve 500 kişilik çok amaçlı salonuyla toplam 785 metrekare alana sahip eğitim tesisinin, başkanlığın hizmet içi eğitim başta olmak üzere birçok ihtiyacını karşılayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin hayırlı olmasını diledi, kazandırılmasında emeği geçenlere tebrik etti.

Milletin teveccühüyle 2002’de ülkeyi yönetme sorumluluğunu ilk kez üstlendiklerinde adaleti, dört önceliklerinden biri olarak ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun bu önceliklerimizden hiçbir zaman taviz vermedik. Bu hedefimizin bir yanında hak ve özgürlüklere dair devrim niteliğinde düzenlemeler varken diğer yanında adalet hizmetlerindeki altyapı eksikliklerinin giderilmesi bulunuyordu. Merdiven altı denilebilecek yerlerde adalet dağıtılmaya çalışıldığı o kötü manzaraları tamamen unutturmak için çok ciddi çaba harcadık. Yüksek yargı organlarımızın tamamını, sundukları hizmetin mehabetine ve saygınlığına uygun hizmet binalarına kavuşturmaya gayret ettik. Allah’a hamdolsun bu çabalarımızda muvaffak olduk. Bugün yüksek yargı organlarımızın hepsi modern, ferah, görkemli, her türlü ihtiyacın gözetildiği binalarda milletimize hizmet veriyor.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI ADALETİN DE YÜZYILI YAPMAKTA KARARLIYIZ”

Türkiye’nin teknolojinin de getirdiği imkânlar sayesinde adalet hizmetlerinin sunulmasında her geçen yıl çıtayı biraz daha yükselttiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Geç gelen adalet, adalet değildir düsturuyla yargı kurumlarımızın görevlerini hakkıyla ve zamanında ifa edebilmeleri için gereken her türlü desteği sağlıyoruz. İster adli ister idari olsun adliyenin kapısını adaletin de kapısı hâline getirinceye kadar durmadan, dinlenmeden çalışmayı sürdüreceğiz. Milletimize vaadimiz olan Türkiye Yüzyılı’nı adaletin de yüzyılı yapmakta kararlıyız, azimliyiz. Bunu da yürütmesi, yasaması ve yargısı ile hep beraber dayanışma içinde hareket ederek gerçekleştireceğiz. Danıştayımızın güzide mensuplarına bu gayretlerimizde bizlere verdikleri ve verecekleri tüm destekler için şimdiden teşekkür ediyorum.”

“AMACIMIZ CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ ASRINA BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ DAHA DA KUVVETLENDİRMİŞ BİR ŞEKİLDE GİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinde bulunulan ekim ayının Türkiye’nin tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

29 Ekim’de bu topraklarda kurulan son devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl dönümüne ulaşılacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin 100. yaşını bir anma etkinliğinden öte yeni reform hamlelerimizle hak ettiği şekilde kutlamak istiyoruz. Son bir asrın kapsamlı muhasebesini yaparken aynı zamanda milletimizin demokratik kazanımlarını daha da güçlendirmeye çalışıyoruz. Amacımız Cumhuriyetimizin ikinci asrına daha emin adımlarla birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmiş bir şekilde girmektir.”

“SİVİL ANAYASA TALEBİ, İRADESİNE GEREKTİĞİNDE CANI PAHASINA SAHİP ÇIKAN AZİZ MİLLETİMİZE ANASININ AK SÜTÜ GİBİ HELALDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın özgürlük alanlarını genişletme idealimizin tepesinde ülkemizi darbe anayasasından kurtarmak vardır. Vesayetçilerin, 27 Mayıs 1960 darbesiyle Türkiye’nin ayağına vurduğu, 12 Eylül rejiminin perçinlediği prangaların sökülüp atılma vakti artık gelmiştir. Sivil anayasa talebi, iradesine gerektiğinde canı pahasına sahip çıkan aziz milletimize anasının ak sütü gibi helaldir. Bu talebe siyaset kurumu başta olmak üzere sorumluluk makamında olan hiç kimsenin kulak tıkama lüksü yoktur” diye konuştu.

TBMM’nin 28. Dönem 2. Yasama Yılı’na başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mecliste, yeni anayasaya dair yapıcı tavırları ve beklentilerini ortaya koyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “85 milyonun tamamının kırmızıçizgileri haricinde her konuyu görüşmeye, tartışmaya ve müzakereye açık olduğumuzu ifade ettik. Yeni dönemde milletimize verilecek asıl müjdenin, Türkiye’yi sivil, kuşatıcı, özgürlükçü bir anayasayla buluşturmak olacağı anlaşılıyor. Temsil kabiliyeti son yılların en yüksek seviyesine ulaşan Meclisimizin, milletimizin her bir ferdinin, ‘İşte benim anayasam’ diyerek bağrına basacağı sivil bir anayasayı yapmasının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Uzun yıllar sonra ilk kez yeni anayasa konusunda parlamentomuzda ve kamuoyumuzda oluşan müspet atmosferi bu bakımdan çok kıymetli gördüğümüzü belirtmek istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hukuk camiamızın da birikimleri, müktesebatları ve değerli önerileriyle bu sürecin dışında kalmamalarını bekliyoruz. Hep söylediğimiz gibi hakikatin kıvılcımı farklı fikirlerin çarpışmasından doğar. Türkiye’nin en büyük zenginliği, konuşan, iradesine sahip çıkan, sandığın namusuna halel getirmeyen, tercihini daima meşru yollarla ifade eden, demokrasiyi özümsemiş bireylere sahip çıkmasıdır. Türk demokrasisini ilk serbest seçimlerin yapıldığı 1950’den beri maruz kaldığı onca vesayet girişimine rağmen dimdik ayakta tutan, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını sağlayan işte bu güçlü vasfıdır. İnşallah 85 milyon olarak tam bir demokratik olgunluk içinde mümkün olan en geniş, en kapsayıcı toplumsal mutabakatla bu hassas süreci başarıya erdireceğimize inanıyorum” diye ekledi.

“TÜRKİYE DÜNYANIN EN ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE EDEN BİR ÜLKEDİR”

Adalet hizmetlerinin kalitesini, etkinliğini ve memnuniyet seviyesini arttırırken güvenliği de ihmal etmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binlerce insanımızın hayatına mal olan bölücü terör örgütünden 15 Temmuz gecesi demokrasimizi hedef alan hain FETÖ’ye, marjinal örgütlerden DEAŞ’vari istismarcı yapılara, devlet otoritesine meydan okuma cüreti gösteren çetelerden kendini hukukun üstünde gören çeşitli oligarşik oluşumlara kadar tüm şer şebekelerine karşı yürüttüğümüz mücadelenin arkasında güvenliği ve adaleti aynı anda tesis ve tahkim etme irademiz bulunuyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’den beri hukukun, kanunun ve demokrasinin dışında kümelenen hiçbir teşekküle, kendini milletten üstün gören hiçbir elitist zihniyete, bürokratik oligarşinin hiçbir formuna izin vermediklerini ve vermeyeceklerini söyledi.

Her ne suretle olursa olsun cezasızlık duygusunun toplumda yer etmesine ve devlet otoritesinin sorgulanmasına müsaade edemeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zalime merhamet mazluma zulüm demektir. Meşru yollar varken gayrimeşru yollara tevessül edenler, milletin canına, malına, huzuruna kastedenler, vatanımızın bekasına tehdit oluşturanlar, bu pervasızlıkların hesabını yargı önünde mutlaka vermek zorundadır. Adli ve emniyet birimleriyle bunu sağlamak devletin vatandaşına karşı sorumluluğunun bir gereğidir” ifadesini kullandı.

Adalet ve güvenlik alanlarında 21 yılda elde edilen tarihî kazanımlara yenilerini ekleyerek mesuliyetlerini yerine getirmeye çalışacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şayet bu konuda mevzuatla ilgili bir eksiklik varsa gidermeyi, işleyişle ilgili bir sıkıntı varsa çözmeyi, iradeyle ilgili bir şüphe varsa ortadan kaldırmayı, hasılı nerede bir engel varsa aşmayı görev addediyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde bu hususta daha kararlı adımlar atacağız. Zaman zaman bizlerin de şahit olduğu maşeri vicdanı yaralayan kararların önüne geçmek için ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyeceğiz. Tabii burada şu gerçeği ifade etmeden geçemeyeceğim; Türkiye dünyanın en eli kanlı terör örgütleriyle mücadele eden bir ülkedir.”

“ÜLKEMİZ JEOSTRATEJİK KONUMUYLA KÜRESEL GÜÇ KAVGALARININ ODAĞINDA VE DOĞRUDAN HEDEFİNDE YER ALMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemiz aynı zamanda jeostratejik konumuyla küresel güç kavgalarının odağında ve doğrudan hedefinde yer almaktadır. Güvenliğimizi tehdit eden hiçbir meselenin sadece yerel dinamiklerden kaynaklanmadığını, tecrübelerimizin ışığında çok iyi biliyoruz. Suriye’nin kuzeyindeki terör yapılarına verilen aleni destek bunun en somut örneğidir. Aynı şekilde ülkemizde darbe suçu işlemiş, terör eylemlerine bulaşmış firari şahısların, Batı ülkelerinde siyasi sığınmacı maskesi altında korunup kollanması da bunun bir başka örneğidir. Son günlerde bazı mahkemelerin de maalesef buna alet olduğunu veya edildiğini görüyoruz.”

Binlerce evladını teröre kurban vermiş bir millet olarak eli kanlı canilere gösterilen söz konusu müsamahakâr tavrı anlayamadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Klasörler dolusu delile rağmen terör elebaşlarına yönelik hiçbir adım atılmamasını ne kendimize ne milletimize izah edemiyoruz. Hele hele söz konusu kendi güvenlikleri olunca hiçbir sınır tanımayanların, bizim tamamen hukuk çerçevesinde, soğukkanlı bir şekilde yürüttüğümüz mücadeleyi eleştirmeleri apaçık bir çifte standarttır” değerlendirmesinde bulundu.

Dağdaki, kamptaki veya sınır dışındaki teröristle mücadelenin kolay olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama çok daha zor ve çetrefil olanı devletin kılcallarına kadar sızmış olan cübbeli, üniformalı, kravatlı teröristlerle mücadele etmektir. FETÖ, amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah gören, takiyeyi, gizliliği, yalanı kullanan, en kutsal değerleri bile istismar etmekten çekinmeyen asimetrik bir terör örgütüdür. Bunu bilmeden verilecek her türlü idari ve adli karar, adaletin tecellisine yardımcı olmayacağı gibi insanlık düşmanlarına da cesaret aşılayacaktır” görüşünü paylaştı.

Dostlarından ve adaletin tecellisi için çalışan tüm kurumlardan beklentisini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her terör eyleminin sonrasında ilettiğiniz taziye ve kınama mesajları şüphesiz anlamlıdır, değerlidir, ama ülkemizin PKK’dan FETÖ’ye kadar envaiçeşit terör örgütüne karşı sürdürdüğü mücadelesinin başarıya ulaşması için asla yeterli değildir” dedi.

“BİZ, ACIMIZI PAYLAŞAN DOSTLARIMIZDAN KINAMA MESAJLARIYLA BİRLİKTE ARTIK DAHA SOMUT ADIMLAR GÖRMEK İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Meclisin açılışına denk getirilen menfur bir terör eyleminin gerçekleştirildiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Polisimizin etkin ve süratli müdahalesi sayesinde teröristler emellerine ulaşamadan etkisiz hâle getirildi. Yapılan soruşturma neticesinde bu iki teröristin bir başka ilimizde aracını gasbettikleri ve altı aylık bebeği olan bir sivil vatandaşımızı şehit ettiği ortaya çıktı. Yani her açıdan vahşi, alçak, canice bir saldırıyla ve buna teşebbüs eden bir terör örgütüyle karşı karşıyayız. Şunu da biliyoruz ki şayet bu caniler etkisiz hâle getirilmeseydi ve bir şekilde yurt dışına kaçmış olsalardı, siyasi sığınmacı denilerek korunacak, birileri tarafından âdeta baş tacı edilecekti. Bugün terör eylemini kınayan dostlarımızın bir kısmı maalesef o zaman iade taleplerimize kuvvetle muhtemel olumlu cevap vermeyecekti. Bunu iddia olarak değil, kırk yıllık bölücü terörle ve on yıllık FETÖ ile mücadelemizde sık sık karşılaştığımız bir vaka olarak ifade ediyorum. Biz, acımızı paylaşan dostlarımızdan kınama mesajlarıyla birlikte artık daha somut adımlar görmek istiyoruz. Diğer türlü yapılan açıklamaların, bizi teskin, terörü telin eden beyanatların yaramıza merhem olmayacağının bilinmesi gerekiyor. Buradaki misafirlerimizin de destekleriyle, bu haklı beklentimizin, önümüzdeki dönemde daha fazla makes bulacağına inanıyorum.”

Bağımsız idari otoritelerin işlemlerinin yargısal denetimi programı ve resmî açılışı yapılan eğitim tesisinin, Danıştaya hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye teşrif eden Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Birliğinin temsilcilerine de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay mensuplarına adaletin tecellisi uğrunda gösterecekleri samimi çabalarda muvaffakiyet temennisinde bulundu, buluşmaya vesile olan Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’e ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Çin Halk Cumhuriyeti Milli Günü Ankara’da kutlandı

Çin Halk Cumhuriyeti’nin 74’ncü kuruluş yıl dönümü Ankara düzenlenen bir resepsiyonla kutlandı.

Avatar

Published

on

Çin Halk Cumhuriyeti’nin 74’ncü kuruluş yıl dönümü Ankara Marriott Otel’de düzenlenen bir resepsiyonla kutlandı.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin 74’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği resepsiyonda, Türkiye’yi Dışişleri Bakan yardımcısı Burak AKÇAPAR etti.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin 74’üncü Bağımsızlık Günü resepsiyonunda Ankara’dan Büyükelçiler, Askeri Ataşeler ve çok sayıda seçkin bir davetli topluluğu da hazır bulundu.

Çin Halk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin milli marşlarının seslendirimesinin hemen akabinde Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Liu SHAOBIN ilk konuşmacı olarak kürsüye geldi.

Büyükelçi SHAOBIN konuşmasına, konukları milli gün resepsiyonunda görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı.

Resepsiyon, Çin Halk Cumhuriyeti ve Türk milli marşlarının sedlendirilmesiyle başladı.

Büyükelçi Shaobin, insanlık için daha iyi bir gelecek yaratmaya hazır olduklarını belirterek, tüm insanlık için barış, kalkınma, eşitlik, adalet, demokrasi ve özgürlük gibi ortak değerleri teşvik etmek için Türkiye dahil tüm ülkelerle el ele vererek insanlık için ortak geleceğe sahip bir kader topluluğu inşa etmeye ve tüm insanlık için daha iyi bir gelecek yaratmaya hazır olduklarını Çin ve Türkiye’nin köklü medeniyetlere sahip ülke ler olduğunu belirtti.

SHAOBIN, İki medeniyetin İPEK YOLU üzerinde birbirlerini tanıdıklarını, insani medeniyetin gelişmesine olumlu katkılarda bulunduklarını da kaydetti.

Çin ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 52 yıl öncesine dayandığını, iki ülkenin ilişkilerinin olağanüstü bir süreç yaşadığını ve çok yönlü yeni bir gelişme aşamasına girdiğinin altını çizerek konuşmasını sonlandırdı.

Çin Halk Cumhuriyeti Liu SHAOBIN’den sonra kürsüye Dışişleri Bakan yardımcısı Burak AKÇAPAR geldi.

Bakan Yardımcısı Akçapar, Türkiye-Çin ilişkilerine değinerek Türkiye-Çin ilişkileri Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çin Devlet Başkanı Sayın Şi Cinping’in liderliklerinde sergiledikleri güçlü ilişkilerin temelinde gelişmeye devam ettiğini söyledi.

AKÇAPAR, Türkiye’nin çok boyutlu dış politikası çerçevesinde Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerine her zaman önem atfedildiğini kaydetti.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kadim bir medeniyetin temsilcisi olarak kalkınma ve bilişim alanlarında önemli atılımlar yaptığını, dünyanın en önemli merkezleri arasına yeniden girdiğini ifade eden AKÇAPAR, Çin Halk Cumhuriyeti’nin küresel bir güç olarak çok kutuplu dünya sahnesinde yerini aldığının altını çizdi.

AKÇAPAR, Buradan hareketle, Türkiye-Çin ilişkilerinin eski kıta olarak kabul edilen geniş bir coğrafyada siyasi, ekonomik ve beşeri istikrar ile güvenlik bakımından giderek artan bir önem taşıdığını söyledi.

AKÇAPAR, Türkiye’nin tarihi etnik ve kültürel bağlarıyla bu coğrafyada merkezi bir konumda bulunduğuna da
dikkat çekti.

AKÇAPAR, Çin Halk Cumhuriyeti Milli Günü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda, davetlilerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek “Bu anlamlı günde bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” dedi.

AKÇAPAR, “Dost ve kardeş ülke Çin Halk Cumhuriyeti’nin Millî Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”
diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konuşmaların hemen akabinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kuruluş Günü için hazırlanmış pastanın kesimini yapıldı.

Pasta kesiminden hemen sonra davetliler, bir yandan Çin ve Türk mutfağından kendilerine ikram edilen lezzetli yemeklerin tadını çıkarırken bir yandan da birlikte sohbet etme fırsatı da buldular.

Metin ASLIM

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Slovakya Milli Günü Ankara’da kutlandı

Slovakya Cumhuriyeti Anayasası’nın kabul edilişi ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da bir resepsiyon verildi

Avatar

Published

on

Slovakya’dan Milli Gün Kutlaması.

Slovak Cumhuriyeti Anayasası’nın kabul edilişi ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da bir resepsiyon verildi.

Bu arada, resepsiyon dolayısıyla Türkiye ve Slovakya arasındaki diplomatik ilişkilerin 30’uncu yıl dönümü de
kutlandı.

Resepsiyona, Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Slovakya’nın yeni İstanbul Başkonsolosu Sona Budayova katıldı.

Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Ekselansları Jan PSENICA’nın ev sahipliğinde, Slovak Cumhuriyeti Anayasası’nın Kabul Edilişi ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla bir resepsiyon verildi.

Bu arada, resepsiyon dolayısıyla Türkiye ve Slovakya arasındaki diplomatik ilişkilerin 30’uncu yıl dönümü de
kutlandı.

Ankara Divan otelde düzenlenen resepsiyona, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Slovakya’nın yeni İstanbul Başkonsolosu Sona Budayova katıldı.

Resepsiyonda, Ankara’da büyükelçilikleri bulunan ülkeleri Büyükelçileri Askeri Ataşeleri ve seçkin bir davetli topluluğu da yer aldı.

Resepsiyonda, ilk konuşmayı Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Jan PSENICA yaptı.

Büyükelçi Ekselansları Jan Psenica, Çekoslovakya’nın barışçıl bir şekilde bölünmesiyle Türkiye ve Slovakya arasındaki diplomatik ilişkilerin 30 yıl önce resmi ilişkilere dönüştüğünü ifade etti. Ekselansları Psenica daha sonra şunları söyledi; “iki ulus arasındaki ilişkiler yüzyıllar öncesine dayanıyor. Çekoslavakya’nın bölünmesiyle 30 yıl önce Resmi diplomatik ilişkiler kuruldu. O günden beri ilişkilerimiz parlamentolar ve hükümetler arasında, ticaret, ekonomi ve bilim dahil birçok alanda gelişti. Geçen yıl düzenlediğimiz Türkiye’de Slovak Kültür ve Sanat Günleri modern sanatta yeni işbirlikleri doğurdu. Türkiye, diğer müttefik ülkeler ve bizim adanmışlığımız ile NATO’ya üye ülkelerden birisi olduk. Bu yılın başlarında TBMM Dışişleri Komisyonu Slovakya’yı ziyaret etti. Daha bir hafta önce, Dışişleri bakanlarımız Newyork’ta buluştu. Yeni etkinlikler de hazırlık aşamasında.

Türkiye’nin Slovak turistler için en popüler yerlerden biri olduğunu söylemekten mutluluk duyduğunu ifade eden Büyükelçi Psenica sözlerine şu şekilde devam etti; Türkiye’yi ziyaret eden Slovak turistler geleneksel misafirperverliğinizi deneyimlerken eşsiz, özel ve güzel kültür ve tarihinizi daha yakından tanıma şansını buluyor. Bu, aynı zamanda iki millet arasında insani ilişkileri de pekiştiriyor. İkili insani ilişkilerden bahsetmişken Çekıslavakya’nın reformist lideri Alexander DUBÇEK’in 1970’li yılların başında Ankara Büyükelçisi olarak sürgün edildiğinde Türk insanı ve politikacılar tarafından ne kadar sıcak karşılandığını söylemeden geçemeyeceğim.

Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Jan Psenica, sözü Şubat ayında meydana gelen ve Türkiye’nin Güney ve Doğusunda pek çok ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli iki depreme getirerek “depremden etkilenen tüm depremde hayatını kaybedenlere ve bütün Türk ulusuna başsağlığı ve sabır diliyorum. Slovakya derhal kentsel arama ve kurtarma ekibi ile insani yardımı depremden etkilenen bölgelere gönderdi.” dedi.

Jan PSENICA konuşmasını şöyle sonlandırdı. “Gelecek ay içinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünü kutlayacak Geçen bu süre içinde Cumhuriyet, politik, sosyal ve ekonomik alanlarda övgüye değer ilerlemeler kaydetti. Vatandaşlarına hizmet sunarken, Cumhuriyet, uluslararası topluluğun saygın ve vazgeçilmez bir üyesi oldu. Tüm diğer ülkeler gibi Slovakya ve Türkiye de gelecek için planlar yapıyor. Aslında GELECEK GELDİ BİLE. Bunu iklim değişikliğinde, yapay zekanın keskin yükselişinde, artan güvensizlik ve bazen de genç jenerasyonun anlam veremediğimiz hareketlerinde görüyoruz. Yeni mücadeleler arttıkça artıyor. Bunlarla mücadele edebilmek için yetkin ve güvenilir ortaklara ihtiyacınız var. Türkiye ve Slovakya’nın birbirleri için NATO, Avrupa Birliği ve daha geniş uluslararası topluluk için böyle ortaklar olduğuna güvenim tam.”

Büyükelçi Jan PSENICA’dan sonra kürsüye Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Bakanı Mehmet Kemal BOZAY geldi.

Dışişleri Bakan yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Slovakya’da yapılacak seçimlerin ardından iki ülke arasında üst düzey ziyaret ve temasların artmasının beklendiğini söyledi.

BOZAY, İki ülkenin ortak ticaret hacminin geçen yıl 1 nokta 9 milyar dolara ulaştığını vurgulayarak, “5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak ve karşılıklı yatırımları arttırmak için birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti.

Mehmet Kemal Bozay, Kovid-19 salgını ve Ukrayna’daki savaşın etkisiyle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar konusunda iki ülkenin daha yakın işbirliği ve koordinasyon içinde çalışması gerektiğini dile getirdi.

Bakan yardımcısı BOZAY, bu konuda önemli fırsatlar sunan alternatif tedarik zincirlerinin hem bekçisi hem de merkezi olarak yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka konularında daha yakın çalışmaya hazır olduklarının da altını çizerek konuşmasını tamamladı.

Konuşmalardan sonra, davetliler Slovakya Milli Gün resepsiyonu için hazırlanmış Slovak ve Türk mutfağının lezzetli yemeklerinin tadını çıkarırken bir yandan da Milli Gün atmosferinde birlikte sohbet etme fırsatı buldular.

Metin ASLIM

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Ukrayna Milli Günü Ankara’da kutlandı

Ukrayna’nın 32’inci BAĞIMSIZLIK GÜNÜ Ankara’da kutlandı

Avatar

Published

on

Ukrayna’dan Milli Gün resepsiyonu

Ukrayna’nın 32’inci BAĞIMSIZLIK GÜNÜ Ankara’da kutlandı

UKRAYNA’nın Bağımsızlığı’nın 32’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyon Ukrayna Büyükelçiliği’ndeydi.

Ukrayna’nın bağımsızlığının 32’nci yıldönümü dolayısıyla, Ukrayna Büyükelçiliği’nde bir resepsiyon düzenlendi. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Ekselansları Vasyl Bodnar’ın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Türkiye’yi temsilen Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı.

32’inci yıldönümü resepsiyonuna Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerin Büyükelçileri, Askeri Ataşeleri ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

Resepsiyonun başlangıcında iki ülkenin milli marşları seslendirildi.

Milli marşların okunmasından sonra kürsüye Ukrayna Büyükelçisi Ekselansları VASYL BODNAR geldi

Büyükelçi VASYL BODNAR, Ukrayna’da hali hazırda devam eden savaşta, Rusya’nın topraklarını işgal etmeye ve halklarına karşı korkunç suçlar işlemeye devam ettiğine değinerek Cephe hattında ağır çatışmalar sürdüğünü
füzeler ve insansız hava araçlarının her gün sivil hedefleri vurduğunu Zafer bayrağının tüm Ukrayna’da dalgalanması için mümkün olan ve olmayan her şeyi yaptıklarını, buradan hareketle Rus saldırgana karşı mücadelelerini
Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanı Recep TAYYİP ERDOĞAN’ın kişisel katkılarını asla unutmadan sürdüreceklerini kaydetti.

Türkiye’nin güçlü sesinin Birleşmiş Milletler ve NATO’da, Kırım Platformu’nda ve diğer birçok uluslararası platformda duyulduğunun altını çizen Bğyükelçi
BODNAR, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’nşn Barış Formülü’nün uygulanmasıyla savaşın daha kısa sürede sona erdireceğine vurgu yaptı.

BODNAR, bunun Ukrayna’nın küresel pazarlara tahıl ihraç etmesini sağlayacağını ve dünyayı daha güvenli hale getireceğini belirtti.

Cesur Türk şirketlerinin Ukrayna’da sıkı çalışmaya ve büyümeye devam ettiklerinin altını çizen BODNAR, Yüzlerce iş insanının Ukrayna’da şampiyon durumunda olduğunu ifade ederek Ukrayna’nın dönüşümünde önemli bir rol oynayacaklarının kesin olduğunu dile getirdi.

Büyükelçi Ekselansları BODNAR’dan sonra kürsüye Ticaret Bakanı Hüseyin BOLAT geldi.

Ticaret Bakanı Bolat, öncelikle Ukrayna’nın bağımsızlığının 32’inci yıl dönümünü kutladı.

BOLAT, Ukrayna’nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılıklarını bir kez daha ifade ederek Türkiye ve Ukrayna’nın kardeş ülkeler olduğunu ve ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiğini ve yakınlaştığını söyledi.

Bakan BOLAT, İki ülke arasında öncelikle siyaset, kültür, eğitim olmak üzere ilişkilerin çok boyutlu bir ivme kazandığını, ekonomik alanda da her geçen gün güçlendiğini vurguladı.

Buradan hareketle, 2022 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nı hem Türkiye hem de Ukrayna için ekonomik, ticari ve stratejik açıdan büyük faydalar sağlayacak tarihi bir adım olduğunu hatırlatan Bakan BOLAT, ticaretin yanı sıra yatırımlar ve müteahhitlik alanında da iki ülke arasında güçlü ilişkilerin bulunduğunu dile getirdi.

Bu güçlü ilişkileri her koşulda sürdürmeye kararlı olduklarının altını çizen BOLAT, Ukrayna’nın hem ihtiyaçlarını karşılamak hem de Ukrayna’nın tahrip olan altyapı ve üstyapısının yeniden imarında katkı sağlamaya hazır olduklarını belirtti.

Türk firmalarının Ukrayna makamlarıyla işbirliği yapmasına ilişkin geçen yıl imzalanan Mutabakat Zaptının hayata geçmesi için Başbakan Yardımcısı Sayın Oleksandr Kubrakov ile Kasım ayında bir araya geleceklerini belirten Bakan BOLAT. UKRAYNA’nın YENİDEN İNŞASI FORUMU’nu düzenleyeceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ve Türk halkı adına, Ukrayna’nın milli gününü bir kere daha en içten dileklerle kutlayan BOLAT, Ukrayna halkına Türk milletinin sevgi ve selamlarını sunarak. herkese teşekkür ederek
konuşmadını sonlandırdı.

Konuşmaların nihayetinde davetlilere Türk ve Ukrayna mutfağından yiyecekler ikram edildi.

Davetliler, kendilerine ikrammedilen Ukrayna Milli Günü için hazırlanmış yiyeceklerin tadını çıkarırken bir yandanda birbirleriyle sohbet etme fırsatı yakaladılar.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye, ülkenin ve toplumun önünü açan, ufkunu genişleten bir anayasayı hak ediyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 2. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 2. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Türkiye, ülkenin ve toplumun gerisinde kalan değil, önünü açan, aydınlatan, ufkunu genişleten bir anayasayı hak ediyor. 15 Temmuz gecesi darbecilerin ölüm kusan silahlarına meydan okuyan bu necip millet, demokrasi mücadelesini sivil anayasayla taçlandırmayı fazlasıyla hak ediyor” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 2. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 2. Yasama Yılı’nın, milletvekillerimizle birlikte ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sözlerimin hemen başında 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde iradelerini sandığa özgürce yansıtarak demokrasimizin gücüne güç katan tüm vatandaşlarıma tekrar teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, millî iradenin temsilcisi olarak Meclis’teki yerlerini alan 28. Dönem Milletvekillerimizi bir kez daha tebrik ediyorum.

Meclisimizin faaliyete geçtiği 23 Nisan 1920’den günümüze kadar, bu yüce çatı altında ülkemize hizmet eden milletvekillerimizin her birine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Meclisimizde görev yapmış milletvekillerimizden vefat edenlere Mevla’dan rahmet niyaz ediyorum.

Büyük Millet Meclisimizin ilk Başkanı, millî iradenin özellikle ilk kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle anıyorum. Hangi ünvanla olursa olsun, Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi, güçlenmesi için emek veren, ter döken herkese, milletim adına teşekkür ediyorum.

Vatan topraklarının müdafaası, milletimizin birliği, ülkemizin bütünlüğü, devletimizin bekası uğrunda bin yıldır canları pahasına mücadele eden şehitlerimizi ve gazilerimizi tazimle yâd ediyorum. Rabbim tüm şehitlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin.

“MECLİSİMİZİN HER AÇILIŞINDA, 103 YIL ÖNCEKİ HEYECANI TEKRAR YAŞIYORUZ”

Meclisimizin her açılışında, 103 yıl önceki heyecanı tekrar yaşıyoruz. Yeni yasama yılında; teklifleriyle, muvafık-muhalif görüşleriyle, temsilcisi oldukları milletle olan yakın irtibatlarıyla, millî iradenin üstünlüğü ilkesine bağlılıklarıyla bu çatı altında ülkemize, milletimize, şehirlerimize hizmet edecek, katkı verecek tüm milletvekillerimize başarılar diliyorum. Sizlerden millî ülkümüz olan Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır fikri ve fiili eserler bekliyoruz.

Maziden atiye kurduğumuz köprüyü ne kadar sağlam tutarsak, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirme azmimiz de o kadar güçlü olacaktır. Bunun için, topyekûn millet ve onun temsilcileri olarak, farklılıklarımızı zenginlik hâline dönüştürerek, ortak hedeflerimize sıkı sıkıya sarılmalıyız.

“YENİ VE SİVİL BİR ANAYASAYA KAVUŞMALIYIZ”

Geçtiğimiz 21 yılda ülkemizin kalkınma ve demokrasi altyapısının eksiklerini tamamlayarak, bu doğrultuda atılacak daha büyük adımların zeminini hazırladık. Hamdolsun artık Meclis’in kapısına kilit vurulduğu, milletvekillerinin istiskale maruz bırakıldığı, Başbakanların ve bakanların idam sehpasına gönderildiği, vesayetin millî iradeyi hiçe saydığı dönemler geride kalmıştır. Meclisimiz ve milletimizle omuz omuza vererek hep birlikte yazdığımız 15 Temmuz Destanı, bu bakımdan bir dönüm noktasıdır.

İki asırlık yönetim sistemi arayışlarımızın zirvesi olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçişin, tarihimizde ilk defa siyasetin, Meclis’in ve milletin ortak kararıyla gerçekleşmesi de aştığımız bir diğer önemli eşiktir.

Şimdi önümüzde yeni bir görev ve yeni bir fırsat var. Bu da ülkemizi, Cumhuriyetin ilk yıllarının ardından tekrar yeni ve sivil bir anayasaya kavuşturmaktır.

Genel Kurul salonumuzdaki Başkanlık kürsüsünün hemen arkasında yazan ‘Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesinin hakkını, ancak bu şekilde verebiliriz. Türkiye’yi, 12 Eylül darbe yönetiminin 41 yıl önce milletimizin sırtına sardığı mevcut anayasa kamburundan kurtarmak, hepimizin en öncelikli sorumluluğudur.

41 yıllık tarihinde uğradığı irili ufaklı 20’den fazla değişiklikle adeta yamalı bohçaya dönen bu anayasanın 2023’ün Türkiye’sini taşıyamadığı açıktır. Bu gerçeğe ekonomiden diplomasiye, adaletten hak ve özgürlüklere çok geniş bir yelpazede farklı vesilelerle şahit oluyoruz.

“SÖZÜ VE TEKLİFİ OLAN HERKESİ YENİ ANAYASA ÇAĞRIMIZA KATILMAYA DAVET EDİYORUZ”

Her anayasanın ayrı bir hikâyesi vardır. Türkiye; 1921, 1924, 1961 ve 1982 anayasalarıyla, dönemlerinin olağanüstü şartları içinde tanıştı. Bugün ülkemizin şartlarının, ilk defa demokratik sistemin kendi tabii işleyişi içinde bir anayasayı hazırlamaya ve milletin takdirine sunmaya uygun olduğuna inanıyoruz. Türk demokrasisinin ulaştığı olgunluk seviyesi, anayasa meselesinde, 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlayan kötü geleneği tamamen sona erdirmeye fazlasıyla yeterlidir.

Elbette anayasanın başarısı, her siyasi partinin, her toplumsal kesimin, her bireyin kendini içinde bulacağı ve ‘benim’ diyerek sahipleneceği kapsayıcı bir metin olmasıyla orantılıdır.

Devletin ve milletin ortak geçmişini ve ortak geleceğini kuşatmayan bir anayasa ülkeye fayda getirmez.

Cumhurbaşkanı olarak şahsım ve Cumhur İttifakı partileri olarak; grubu olsun olmasın tüm partileri, tüm milletvekillerini, tüm toplumsal kesimleri, bu konuda sözü ve teklifi olan herkesi, yapıcı bir anlayışla yeni anayasa çağırımıza katılmaya davet ediyoruz. Darbecilerin direktifi olarak değil, gerçekten millî, yerli, sivil, vizyoner bir anayasa isteyen herkes bu çağrının muhatabıdır.

Anayasa metninin kısa veya uzun olacağı, hangi konuları içerip hangilerini alt düzenlemelere bırakacağı, milletin her bir ferdinin ortak manifestosu niteliğini nasıl taşıyacağı, bütün bunların tamamını hep birlikte konuşup, tartışıp, kararlaştırabiliriz.

“CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINI YENİ ANAYASAYLA TAÇLANDIRALIM”

Yeter ki meseleye, ülkenin ve milletin temel değerlerine, kırmızı çizgilerine, Türkiye Yüzyılı hedefimize uygun şekilde hüsnü niyetle ve uzlaşmaya açık şekilde yaklaşabilelim. Bunu başardığımızda diğer tüm konuların üstesinden geleceğimizden asla şüphe duymuyorum.

Türkiye, milletimizin hayali olan böyle bir anayasayı hak ediyor. Türkiye, ülkenin ve toplumun gerisinde kalan değil, önünü açan, aydınlatan, ufkunu genişleten bir anayasayı hak ediyor. 15 Temmuz gecesi darbecilerin ölüm kusan silahlarına meydan okuyan bu necip millet, demokrasi mücadelesini sivil anayasayla taçlandırmayı fazlasıyla hak ediyor. Biz de diyoruz ki, bu özlemi daha fazla geciktirmeyelim. Cumhuriyetimizin 100. yılını yeni anayasayla taçlandıralım.

“YAKINDA İNŞASI TAMAMLANAN DEPREM KONUTLARININ HAK SAHİPLERİNE TESLİMİNE BAŞLIYORUZ”

Toplumlar, sadece ortak zaferlerle değil, ortak acılarla da yoğrularak millet olur, devlet olur. Türkiye, 6 Şubat’ta işte böyle bir ortak acıyla güne uyandı. Ülkemizin 11 şehrindeki 14 milyon insanı etkileyen, 50 binin üzerinde can kaybına ve 850 bin bağımsız birimin kullanılamaz hâle gelmesine yol açan bu deprem, yakın tarihimizin en büyük felaketlerinden biridir.

Dünyada böylesine büyük bir alanda, bu kadar çok insanı etkileyen bir afet karşısında, bu derece hızlı toparlanıp önce arama kurtarma, ardından acil yardım ve barınma hizmeti sağlayabilen başka devlet örneği yoktur. Buna rağmen elbette kimi aksaklıklar, eksiklikler, gecikmeler olmuştur, belki hâlâ da vardır. Ancak milletimizin bu felaket karşısında gösterdiği birlik, beraberlik ve dayanışma asırlar boyunca hayırla yâd edilecek, tüm insanlığa örnek gösterilecektir. Devlet olarak imkânlarımızın tamamını bölgenin en hızlı şekilde ihyasına hasretmiş durumdayız.

Yakında inşası tamamlanan deprem konutlarının hak sahiplerine teslimine başlıyoruz. Bu yılki ek bütçeyle bölgeye 762 milyar lira tahsis etmiştik, 2024’te bu rakam 1 trilyon lirayı geçecek.

Eylül’ün ilk haftası açıkladığımız Orta Vadeli Program’daki önceliklerimizin başında da deprem bölgesindeki yaraların sarılması yer alıyor. Depremin ülkemize toplam maliyetinin 105 milyar doları bulacağı hesaplanıyor. Böyle bir meblağ, gelişmiş ülkeler dâhil tüm ekonomiler için çok büyük bir yüktür.

“MİLLETİMİZİN CANINI YAKAN HAYAT PAHALILIĞINI ORTADAN KALDIRMAK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPMAKTA KARARLIYIZ”

Dünya genelinde enflasyon oranları son 60-70 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Gıdadan enerjiye, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Gelişmiş ülkeler dâhil hemen hiç kimse önünü net bir şekilde göremiyor. Türkiye olarak biz de ister istemez bu olumsuzluklardan etkileniyoruz.

Seçimlerin ardından, hem mevcut küresel ekonomik görünümü, hem de önümüzdeki dönemde karşılaşabileceğimiz muhtemel tehditleri dikkate alan bir politikaya yöneldik. Amacımız, bu hassas dönemden ülkemizi en az kayıpla ve şayet arzu ettiğimiz neticeleri alabilirsek en büyük kazançla çıkarmaktır.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme stratejimiz, ekonomi politikamızın omurgası olmaya devam ediyor. Milletimizin canını yakan hayat pahalılığını ortadan kaldırmak, deprem başta olmak üzere ülkemizin acil meselelerini çözmek, ülkemizi büyütmeyi sürdürmek için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız.

“SON TERÖRİST BERTARAF EDİLENE KADAR, MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Ülkemize 40 yıldır çok ağır insani ve ekonomik bedeller ödeten bölücü terör meselesini, sınırlarımız içinde büyük ölçüde çözdük. Terör örgütünün sınırlarımız dışındaki varlığını da ortadan kaldırarak, emperyalistlerin bölge halkının başına musallat ettiği bu belayı, ülkemiz için bir tehdit kaynağı olmaktan tamamen çıkartmak istiyoruz. Bu çerçevede son yıllarda elde ettiğimiz tarihî, siyasi ve askerî başarıları, yeni kazanımlarla daha da ileriye taşımak için hazırlıklarımızı yapıyoruz. İçeride veya dışarıda son terörist de bertaraf edilene kadar, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Terör örgütünün siyaseti yönlendirmesine ve ülkemizin kutlu yürüyüşünü engellemesine müsaade etmeyeceğiz. Bu sabah, emniyet birimlerimizin vakitli müdahalesi neticesinde iki caninin etkisiz hale getirildiği eylem, terörün son çırpınışlarıdır. Vatandaşın huzuruna ve güvenliğine kast eden alçaklar, emellerine ulaşamamıştır, asla da ulaşamayacaktır. Olaya müdahale esnasında yaralanan polislerimize Allah’tan acil şifalar diliyor, Ankaralı kardeşlerimize geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum.

Güney sınırlarımızın tamamını en az 30 kilometre derinliğinde bir güvenlik şeridiyle koruma, onun ötesindeki faaliyetleri de mutlak denetim altında tutma stratejimiz bakidir. Atacağımız yeni adımlar sadece hazırlık, zaman ve ortam meselesidir. Bunun için, ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ sözü, kulaklardan hiç eksik olmasın, diyoruz.

“BU ÜLKEDE BİR DAHA ASLA FETÖ YENİDEN DİRİLEMEYECEK”

FETÖ ihanet şebekesinin, bilhassa yurt dışında yuvalanan militanları vasıtasıyla yaymaya çalıştığı ‘yıkılmadık, ayaktayız’ havası, bir çeşit mezarlıkta ıslık çalma gayretidir. Açık ve net konuşuyorum… Bu ülkede bir daha asla FETÖ yeniden dirilemeyeceği gibi, benzer örgütlerin de yeni ihanetler sergileyebilmesi mümkün değildir. Ne devletimiz ne milletimiz ne de siyaset kurumu böyle bir durumun ortaya çıkmasına izin verecektir.

“TAM ÜYELİK SÜRECİMİZDE YENİ DAYATMALARA, YENİ ŞARTLARA TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI”

Biz Avrupa Birliği’ne verdiğimiz her sözü tuttuk, ama onlar bize verdikleri sözlerin neredeyse hiçbirini yerine getirmediler. Yönetimler değişse de, Avrupa Birliği’nin ülkemize yönelik adaletsiz ve ahde vefa ilkesiyle bağdaşmayan tarafgir tutumunda bir değişiklik olmadı. Kâğıt üzerinde ortaya koydukları ilkeleri, kuralları, süreçleri hiçe sayan bir yaklaşımla ülkemize haksızlık üzerine haksızlık yapıyorlar. Türkiye olarak, 60 yıldır kapısında bekletildiğimiz Avrupa Birliği’nden herhangi bir beklentimiz yok.

Şayet, bize karşı örtülü bir yaptırım gibi kullandıkları vize dayatması başta olmak üzere haksızlıklarından geri dönerlerse, kendi yanlışlarını düzeltmiş olurlar. Yapmazlarsa; siyasi, sosyal, ekonomik ve askerî olarak bizden herhangi bir beklentiye girme hakkını tümüyle kaybederler. Eğer, artık iyice lafta kalan tam üyelik sürecini sonlandırmak gibi bir niyetleri varsa, işin o tarafı da kendi bilecekleri bir iştir.

Biz, demokrasi, adalet ve özgürlükler noktasında Kopenhag Kriterleri’ni gerekirse Ankara Kriterleri yapar, yine yolumuza devam ederiz. Son 21 yılda hak ve özgürlükler konusunda hayata geçirdiğimiz, ‘sessiz devrim’ olarak nitelenen tüm reformları, birileri istediği için değil, milletimiz en iyisine, en ilerisine layık olduğu için yaptık. Avrupa Birliği’ne rağmen sabırla bugünlere getirdiğimiz tam üyelik sürecimizde yeni dayatmalara, yeni şartlara tahammülümüzün kalmadığını burada tekrar ifade etmek istiyorum.”

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN TBMM 28. DÖNEM 2. YASAMA YILI AÇIŞ KONUŞMASI

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 2. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından resmî törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Türk Hava Yolları, Türkiye ve Japonya Arasındaki Kültürel İş Birliğini Güçlendiriyor

Türkiye’nin en değerli markası Türk Hava Yolları

Avatar

Published

on

Türkiye’nin en değerli markası Türk Hava Yolları, Prens Mikasa Vakfı ile birlikte Türkiye’de kültürel mirasın korunmasına yönelik yürütülen arkeolojik çalışmalara ve tanıtım projelerine destek veriyor.

Bayrak taşıyıcı, kültürel mirasın korunması ve Kırşehir Kaman’daki Kalehöyük’ün tanıtımının teşvik edilmesi amacıyla Prens Mikasa Vakfı ile bir ortaklık anlaşması imzaladı. Kültürel iş birliği anlaşması, Japonya’nın başkenti Tokyo’daki Türk Büyükelçiliği’nde Prenses Akiko, Prens Mikasa Vakfı Başkanı Sachihiro Omura ve Türk Hava Yolları Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Fatmanur Altun’un katılımlarıyla düzenlenen törenle imzalandı. Bu iş birliği ile Türk Hava Yolları, Prens Mikasa’nın öncülüğünde tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Kırşehir Kaman’da 1986 yılında başlayan kazı çalışmalarına destek olacak.

Türk Hava Yolları Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Fatmanur Altun ; ‘’ Ülkemizin bayrak taşıyıcısı olarak, dünyada en fazla uluslararası noktasına uçuyor ve ülkemizin tanıtımına katkı sağlayacak iş birliklerine imza atıyoruz. Japonya devleti ile yıllardır süregelen özel dostluğumuzu bu çalışmayla pekiştiriyoruz. Prens Mikasa Vakfı tarafından yürütülen bu projenin eserlerini görmek için herkesi Kırşehir Kaman’daki Kalehöyük Arkeoloji Müzesi’ne davet ediyoruz. ’’ dedi.

Prens Mikasa Vakfı, Tarihi İpekyolu üzerinde bulunan Kırşehir Kaman’da 38 yıldır arkeolojik kazı çalışmalar yürütüyor ve bugüne kadar 10 binden fazla eserin ortaya çıkarılmasını sağladı. Prens Mikasa Vakfı tarafından desteklenen Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü, Türk arkeolojisi ve tarihi üzerine araştırmalar yapıyor, genç arkeologları yetiştiriyor ve kültürel mirasın korunması için çalışmalar geliştiriyor.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Ticaret Bakanı Bolat, Afrika Ülkelerinin Ankara’daki Büyükelçileriyle Bir Araya Geldi

Avatar

Published

on

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 12-13 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu’na ilişkin hazırlıkları değerlendirmek amacıyla Afrika ülkelerinin Ankara’daki büyükelçileriyle görüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle gerçekleştirilmesi planlanan Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu’na ilişkin hazırlıkları gözden geçirdiklerini belirten Bolat, şunları kaydetti:

“Derin ortaklık ilişkilerimiz, köklü bağlarımızla Afrika ülkeleriyle her düzeyde mükemmel seyreden ilişkilerimiz çerçevesinde, Afrika’nın her bölgesiyle ekonomik ve ticari ilişkilerimizi karşılıklı olarak daha da geliştirmek için önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Bu vesileyle Afrika ülkelerinin bakanlarının ve 3 binden fazla iş adamının katılacağı, 12-13 Ekim 2023 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu da Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi daha ileri seviyelere taşımak için tarihi bir fırsat olacaktır.”

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye’yi savunma sanayii başta olmak üzere, her alanda başarıdan başarıya koşturduk”

İzmir TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’yi savunma sanayii başta olmak üzere, her alanda başarıdan başarıya koşturduk. Savunma sanayii hamlelerimizle birlikte ihracatımız da katlanarak artıyor. Bu yılki ihracat hedefimiz ise 6 milyar doları aşmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir Çiğli Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST 2023’ü ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında, Neşet Ertaş’ın ‘İzmir’ şiirinden mısralar okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de Hindistan’dan Amerika’ya dünyanın dört bir yanında ülkemizi temsil ettikten sonra İzmir’e geldik. İzmirli gençlerimizle kucaklaşmaya geldik. Millî teknolojimizin hamlesi, sembolü TEKNOFEST 2023 vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Her birinize sevginiz, aşkınız ve dayanışmanız için teşekkür ediyorum. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivaline hepiniz hoş geldiniz” ifadelerini kullandı.

Aydınlık yarınların teminatı gençlerle kendilerini buluşturan tüm kurumlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfını, sponsorları ve iştirakçileri, güvenlik görevlisinden gönüllülere, programın icrasına katkı veren herkesi tebrik etti.

“CUMHURİYETİMİZİN BİR ASIRLIK SERENCAMINI GENÇLERİMİZLE BULUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhuriyet’in 100. yılına ulaşmanın heyecanı içinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihimizin bu dönüm noktasını, anlamına ve önemine uygun bir şekilde kutlamanın gayretindeyiz. Geniş bir alana yayılan, çeşitli etkinliklerle Cumhuriyetimizin bir asırlık serencamını gençlerimizle buluşturmaya çalışıyoruz” dedi.

TEKNOFEST’in de bunlardan biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “TEKNOFEST coşkusundan, TEKNOFEST’in şu muhteşem atmosferinden mümkün olduğu kadar fazla sayıda gencimizi istifade ettirelim istiyoruz. Bu amaçla tek bir il yerine TEKNOFEST’i üç ilimizde tertipleyelim dedik. 27 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen TEKNOFEST İstanbul 2 milyon 247 bin ziyaretçiyle kendi rekorunu kırdı. Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerinin siyasi sebeplerle hedef alındığı bir dönemde 2 milyonu aşkın gencimiz TEKNOFEST’e sahip çıktı. Festivalimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Ankara’nın misafiri oldu. TEKNOFEST Ankara’da çoğu genç, 943 bin ziyaretçiyi ağırladık. Tam dört gün boyunca Ankaralı gençlerimiz gerçek manada bir teknoloji şöleni yaşadı. Bugün de TEKNOFEST 2023’ün son durağı olan güzel İzmir’deyiz.”

TEKNOFEST’in şehre, ülkeye, millete bilhassa gençlere hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmirlilere festivale ev sahipliği yaptıkları için teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer tüm illerimiz gibi maşallah İzmirli gençlerimiz de TEKNOFEST’e çok yoğun ilgi gösteriyor. Her yaş grubundan, her kesimden insanımızın Çiğli Hava Üssü’ne gelerek şu gurur tablosuna şahitlik ettiğini memnuniyetle görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA LAYIK BİR ETKİNLİK OLACAĞINA İNANIYORUM”

Teknolojiye meraklı gençlerin mutluluğunu, sevincini, coşkusunu gördükçe ülke adına umutlarının da katlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu ana kadar 330 bin ziyaretçiyi ağırlayan festivalin her açıdan İzmir’e ve Cumhuriyetimizin 100. yılına layık bir etkinlik olacağına inanıyorum” diye konuştu.

İzmirli gençlerle birlikte çevre şehirlerde yaşayan gençleri de TEKNOFEST İzmir’e davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalini tecrübe etme fırsatını kaçırmayın. Arkadaşlarınızla organize olun. Çocuklarınızın, torunlarınızın elinden tutun. Teknolojiye ilgi duyan tanıdıklarınızı teşvik edin. İmkânı olmayana gerekirse yardım edin, destek olun ama bir yolunu bulup bir fırsat oluşturup Çiğli Hava Üssü’ne gelerek buradaki vizyonu, ufku, gayreti ve başarıyı mutlaka yerinde görün” çağrısı yaptı.

İzmirlileri davet ederken şehrin yeni veya eski milletvekillerini de unutmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İleri teknolojiyi ülkemiz yerine 10 bin kilometre uzakta arayanları da buraya davet ediyoruz. Bitip tükenmeyen koltuk kavgalarına yalnızca bir günlük TEKNOFEST molası vermeleri kendileri adına büyük kazanç olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Bugün burada sadece millî teknoloji hamlesinin hepsi gurur kaynağı olan ürünlerinin görülmediğini, aynı zamanda büyüyen, güçlenen sınırları aşan, özgüven ve iddia sahibi Türkiye’nin yükselişine de şahit olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çiğli Hava Üssü’nde Kızılelma, Akıncı, ANKA, Hürjet, TB2, TB3, Gökbey, Atak’la birlikte mücadele var, gayret var, sabır, azim, cesaret var. Burada zorluklar karşısında yıkılmayan güçlü bir irade var. Burada her türlü engele rağmen başarmaya sevdalı yürekler var. Burada hayallerine giden yolda hiçbir engel tanımayan, işte karşımda görüyorum gençler var. Burada ayağına vurulan asırlık zincirleri parçalayan Türk Milleti var. Burada Türkiye Yüzyılı’nın mahzun ve mazlum gönülleri aydınlatan ışığı var. Merhum Abdurrahim Karakoç ne güzel söylemiş, ‘İzmir’in sağından Van’ın solundan; Erzurum, Edirne, Hatay yolundan; Kapı kapı tekmil, Anadolu’mdan; Bir sabah gelecek kardan aydınlık’ Evet, burada on yıllardır hasretle beklediğimiz kardan aydınlığın muştusu var. Rabb’ime bizlere bu günleri görmeyi nasip ettiği için hamdediyorum.”

“TEKNOFEST GENÇLERİ TÜRKİYE’NİN MÜREFFEH VE PARLAK GELECEĞİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “yapamazsınız” diyenlere inat “biz yaparız” diyen, imkânsız görülen nice hayali kısa sürede gerçeğe dönüştüren, bu milletin inandığında ve çalıştığında neleri başarabileceğini gösteren, fikir, yürek ve alın teriyle büyük bir başarı hikâyesi yazan TEKNOFEST gençliğine teşekkür etti.

TEKNOFEST gençlerinin Türkiye’nin müreffeh ve parlak geleceği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sizler, canları pahasına bu toprakları bizlere vatan olarak bırakan aziz şehitlerimizin kabul olmuş duasısınız. Sizler asrımızın Cezeri’si, Harezmî’si, İbni Sina’sı, Mimar Sinan’ı, Ali Kuşçu’su, Hezarfen Çelebi’si, Kâtip Çelebi’sisiniz. Sizler Nuri Demirağ’ların, Vecihi Hürkuş’ların, Şakir Zümre’lerin, Nuri Killigiller’in ideallerini gerçekleştirecek nesilsiniz. Millete sevdalı bu vizyonerlerin engellere rağmen başlattıkları hamleyi inşallah sizler omuzlayacak, hak ettiği yere siz taşıyacaksınız. Kendi öz yurdunda parya muamelesi gören milletimizi elinden tutup ayağa kaldıracak kuşak, yine sizlersiniz. Ömrünü ülkesi ve milletine hizmete adamış bir siyasetçi olarak sizin parıldayan gözlerinizde, yarının güçlü Türkiye’sini görüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in “Şurada bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes / Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es” dizelerini okuyarak, “Açtığımız gedikten gümbür gümbür gelen TEKNOFEST gençliğinin ayak seslerini içimizdeki gafiller duymasa da tüm dünya duyuyor, biliyor. Sizlerin başarıları, milletimizle birlikte Asya’dan Afrika’ya, Balkanlardan Türkistan’a gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimize de cesaret aşılıyor. Yaklaşık 30 yıllık işgalin ardından özgürlüğüne kavuşan Karabağ’da, 30 sene sonra evlerine dönen muhacirler, sizin için dua ediyor. Rabb’im hiç birinizin ayağına taş değdirmesin, diyorum” ifadelerini kullandı.

“BU ÜLKENİN GENÇLERİYLE HER ZAMAN İFTİHAR ETTİM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduklarını, hayatı boyunca Türkiye’ye hizmet etmenin, eser kazandırmanın Türkiye’nin önündeki taşları, mayınları temizlemenin mücadelesini verdiklerini anlattı.

Siyaset yolculuğunun tüm safhalarında gençlerle beraber yürüdüklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerin yoldaşı, yol arkadaşı olmaktan daima bahtiyarlık duydum. Hangi görüşe, kökene, hayat tarzına sahip olursa olsun bu ülkenin gençleriyle her zaman iftihar ettim. Hiç kimseyi yaşam biçimi, kılık kıyafeti, inancı, kimliği dolayısıyla ötekileştirmedik. Sizi harf oyunlarıyla, ideolojik at gözlükleriyle tanımlamaya çalışanlara asla prim vermedik. Dayatmacı, baskıcı, yasakçı değil tüm vatandaşlarımızla birlikte gençlerimizin özgürlükçü alanlarını genişletenlerden olduk. Bugün de aynı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Ne yapıyorsak sizin için, sizin istikbaliniz için yapıyoruz. İçerde ve dışarıda bitirdiğimiz ve verdiğimiz bütün mücadelelerin amacı size daha güçlü, daha itibarlı, daha yaşanabilir bir Türkiye teslim etmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bu zamanın misafirleri olduğunu belirterek, “Bizden öncekilerin bedel ödeyerek bizlere bıraktığı emaneti Allah’a hamdolsun 40 yıldır onurla, vakarla taşıdık ve bugünlere getirdik” dedi.

“81 İLİMİZDE TOPLAM 100 DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURDUK”

Türkiye’yi savunma sanayi başta olmak üzere her alanda başarıdan başarıya koşturduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, derslik sayısını 343 binden 620 bine, üniversite sayısını 76’dan 208’e, yurt kapasitesini 182 binden 950 bine, gençlik merkezi sayısını 9’dan 464’e, araştırma geliştirme merkezi sayısını sıfırdan 1.289’a, tasarım merkezi sayısını sıfırdan 324’e teknopark sayısını da 2’den 98’e çıkardıklarını aktardı.

Sadece İzmir’de inşa edilen derslik sayısının 11 bin 687 olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizde 26 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. İlimizde üçü devlet olmak üzere toplam dört yeni üniversite kurduk. İzmir’e dört teknopark kazandırdık” bilgisini verdi.

Güncel rakamlarla İzmir’e yaptıkları kamu yatırımlarının tutarının 225 milyar lira olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz genelinde teknolojiye yönelik farkındalığı artırmak için 81 ilimizde toplam 100 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. Uzmanlaşmayı teşvik etmek gayesiyle 12 bin öğrencimizi lisansüstü eğitim yapmaları için burslu olarak yurt dışına gönderdik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayması saatler sürecek nice işe, yatırıma, reforma ve projeye imza attıklarının altını çizerek, bunlarla yetinmediklerini, hizmet çıtasını sürekli yukarı taşıdıklarını anlattı.

“DEPREM MAĞDURU GENÇLERİMİZİN YUVA KURMALARINA YARDIMCI OLACAĞIZ”

Bir taraftan asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını sararken diğer taraftan gençlere verdikleri sözleri tek tek yerine getirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremin ekonomimize yüklediği 105 milyar dolarlık faturaya rağmen size mahcup olmamak adına gereken fedakârlığı sergiledik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısında gençlere yeni müjdeler verdiklerini anımsattı.

Örgün eğitimdeki üniversiteli gençlere seçim döneminde vadedilen cep telefonu ve bilgisayar ile ücretsiz 10 GB internet sözünü tutacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile ve Gençlik Bankası ile ilgili kanun teklifini de Cumhur İttifakı olarak yakında Meclise sunuyoruz. Teklifin yasalaşmasıyla birlikte ilk etapta deprem bölgesinde pilot projeleri hayata geçireceğiz. Deprem mağduru gençlerimizin yuva kurmalarına yardımcı olacağız” diye konuştu.

“Seçim döneminde gençlerin demokrat dedesi maskesi takanların, söz konusu koltukları olunca nasıl faşizan hâle geldiklerini hepimiz görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha düne kadar dürüstlükten, şeffaflıktan bahsedenlerin iktidar uğruna birbirlerine nasıl yalan söylediklerini de hep beraber takip ediyoruz. Gençlerimizde hayal kırıklığına yol açan bu utanç sahnelerine rağmen biz siyasette güvenin zedelenmemesi için duruşumuzu asla bozmayacağız. Özellikle siz gençlerimize karşı daima harbi ve hasbi davranacak, aramızdaki gönül bağının sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“DİJİTAL TEKNOLOJİ ARAÇLARINI YAYGINLAŞTIRIYORUZ”

Dünyanın merkezinde inovasyon, yapay zekâ ve robotik teknolojilerin bulunduğu çok farklı bir yere doğru gidildiğini, Türkiye’nin bu yarışta geri kalmamaya çalıştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ulusal yapay zekâ stratejimizi 2021 yılında yayınladık. Dijital Türkiye vizyonumuz doğrultusunda kamu hizmetlerinde dijital teknoloji araçlarını yaygınlaştırıyoruz. Elektronik Devlet uygulamamızda 7 bin 300 hizmet sunuluyor. Şu an yaklaşık 64 milyon insanımız e-Devlet kapısını kullanıyor. Gerek etkinliği ve yaygınlığı gerekse sunulan hizmetler bakımından Avrupa’da örnek gösterilen bir sistem kurduk. Şu an dünyanın gelişmiş denilen ülkelerinde bile sıraya girerek yapılabilen işlerin çoğunu bizim insanımız telefonu veya bilgisayarından Elektronik Devlet kapısını kullanarak saniyeler içinde hâlledebiliyor.”

İlk yerli elektrikli araç olan Togg’un üretiminin artarak devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçen haftaki Amerika Birleşik Devletleri ziyaretimizde ‘rekabet iyidir’ diyerek Tesla’yı da ülkemizde yatırım yapmaya davet ettik. Hava gücümüzde çarpan etkisi oluşturacak Kızılelma ile ilgili testleri hızla tamamlıyoruz. Kızılelma’nın da envantere girmesiyle bu alanda yeni bir çığır açıyoruz. KAAN ismini verdiğimiz beşinci nesil millî muharip uçağımızın tanıtımını yaptık. Üretim süreçlerini adım adım gerçekleştiriyoruz. Akıncı TİHA, Aksungur SİHA’larla silahlı insansız hava araçlarındaki hâkimiyetimizi pekiştirdik. Bunların haricinde savunma sanayii alanında hepsi birbirinden kritik 850 farklı projeyi titizlikle hayata geçiriyoruz.”

Dünyadaki ilk SİHA gemisi olan TCG Anadolu’nun denizlerde Türk bayrağını gururla dalgalandırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayii hamlelerimizle birlikte ihracatımız da katlanarak artıyor. Savunma ihracatında bu yılki hedefimiz altı milyar doları aşmaktır. Nasıl bu alandaki ihracatımızı 248 milyon dolardan geçen sene 4,5 milyar dolara çıkardıysak inşallah bu rakamların üstünü de yakalayacağız. Diğer alanlarda olduğu gibi savunmada da tam bağımsız Türkiye hedefimize ulaşana kadar gece gündüz demeden çalışacağız” değerlendirmesinde bulundu.

“ÜLKEMİZİN ÖNÜNDE YEPYENİ PENCERELER AÇTIK”

Son seçimlerde güven tazelemesiyle Türkiye’nin savunma atılımlarına dokunmak isteyenlerin heveslerini kursaklarında bıraktıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İktidara giden yolu milletin iradesi yerine FETÖ’den PKK’ya terör örgütleriyle iş birliğinde arayanlara asla unutamayacakları bir ders verdik. Tavrımızı özellikte daima doğrudan, hizmetten, eser siyasetinden yana kullanarak ülkemizin önünde yepyeni pencereler açtık. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinde bu kazanımları daha da ileri taşıyacağız. İzmir başta olmak üzere fetret devri yaşayan şehirlerimizin tekrar hak ettikleri hizmetlerle buluşmasını sağlayacağız. İzmirlinin iradesini çantada keklik görenlerin işi bundan sonra daha zor. İstismar siyasetiyle gemisini yürütenlere hep birlikte ‘Yeter’ diyeceğiz. İzmir’i gerçek belediyecilikle tanıştırmakta kararlıyız. Bu şehrin yatırım ve eser hizmet siyasetine ihtiyacı var. Bunu ancak biz yaparız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, TEKNOFEST Girişim Yarışması’nda dereceye giren gençlere ödüllerini verdi.

TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ve T3 Vakfı Yönetim Kurulu ile simge hâline gelmiş TEKNOFEST pozunu vererek fotoğraf çektirdi.

Programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu de katıldı.

Okumaya Devam edin
REKLAMLAR
Aralık 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT6 saat önce

“Vatandaşlarımızın özgürlük alanlarını genişletme idealimizde, ülkemizi darbe anayasasından kurtarmak vardır”

DİPLOMAT2 gün önce

Çin Halk Cumhuriyeti Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 gün önce

Slovakya Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 gün önce

Ukrayna Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 gün önce

“Türkiye, ülkenin ve toplumun önünü açan, ufkunu genişleten bir anayasayı hak ediyor”

DİPLOMAT2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DÜNYA4 gün önce

Türk Hava Yolları, Türkiye ve Japonya Arasındaki Kültürel İş Birliğini Güçlendiriyor

DİPLOMAT4 gün önce

Ticaret Bakanı Bolat, Afrika Ülkelerinin Ankara’daki Büyükelçileriyle Bir Araya Geldi

DİPLOMAT4 gün önce

“Türkiye’yi savunma sanayii başta olmak üzere, her alanda başarıdan başarıya koşturduk”

DİPLOMAT5 gün önce

Suudi Arabistan Milli Günü, Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT6 gün önce

Suudi Arabistan büyükelçisinden güven mektubu

DİPLOMAT6 gün önce

Mısır büyükelçisinden güven mektubu

DİPLOMAT6 gün önce

Norveç büyükelçisinden güven mektubu

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Edinburgh Dükü Prens Edward’ı kabul etti

DİPLOMAT6 gün önce

Fransa büyükelçisinden güven mektubu

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli’yi kabul etti

DİPLOMAT1 hafta önce

“Nahçıvan, Azerbaycan’la ilişkilerimizde özel bir yere sahiptir”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Yüksek Meclisi’nde resmî törenle karşılandı

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Nahçıvan’da

DİPLOMAT1 hafta önce

Güney Afrika’nın Ulusal Miras Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT1 hafta önce

DÜNYACA ÜNLÜ ASTRONOTLAR TÜRKİYE’DE BULUŞUYOR

DİPLOMAT2 hafta önce

Malta Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, New York’ta “Dünyaya Yön Veren Kadınlar” etkinliğine katıldı

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, ABD Başkanı’nın eşi Jill Biden’ın ev sahipliğinde lider eşleri ile bir araya geldi

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan: “Varisi olduğu köklü miras çerçevesinde devletimiz, bugün de dünyanın vicdanı olmayı sürdürmektedir”

DÜNYA2 hafta önce

“Amerika’yla ilişkilerimizi siyasi düzlemde ilerletirken, ekonomik alandaki iş birliğimizi de çeşitlendirmemiz gerekiyor”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı İbrahim ile bir araya geldi

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan Yahudi Toplumu Çatı Kuruluşları Temsilcilerini kabul etti

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Devlet Başkanı Ramaphosa ile bir araya geldi

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüştü

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, Türkevi’ndeki sergide Anadolu tekstilini devlet başkanlarının eşlerine tanıttı

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, New York’ta “Şiddetin Önlenmesi ve İyileşme Günü”nü anma programına katıldı

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ile bir araya geldi

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü

DİPLOMAT2 hafta önce

“Amacımız, dünya barışına ve refahına mümkün olan en büyük katkıyı sunmaktır”

DİPLOMAT3 hafta önce

Brezilya Milli Günü Ankara’da kutlandı.

DİPLOMAT3 hafta önce

Tacikistan Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 hafta önce

Malta Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Al Sani’nin annesi Şeyha Moza’yla görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Estonya Büyükelçisi Vaino Reinart’ı kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

G20 Liderler Zirvesi Hindistan’da başladı

DİPLOMAT1 hafta önce

Güney Afrika’nın Ulusal Miras Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Bankası Başkanı Banga ile görüştü

DİPLOMAT5 gün önce

Suudi Arabistan Milli Günü, Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT2 hafta önce

Malezya Milli Günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Scholz ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İrlanda Büyükelçisi John Mccullagh’ı kabul etti

DİPLOMAT4 gün önce

Ticaret Bakanı Bolat, Afrika Ülkelerinin Ankara’daki Büyükelçileriyle Bir Araya Geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile ortak basın toplantısı düzenledi

DİPLOMAT3 hafta önce

“Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmak için yoğun çaba harcıyoruz”

DİPLOMAT2 hafta önce

Meksika Milli günü Ankara’da kutlandı

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, Kiev’deki 3. Lider Eşleri Zirvesi’ne video mesaj gönderdi

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya Başbakanı Fumio ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç Büyükelçisi Malena Mard’ı kabul etti

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu Hindistan’da lider eşleriyle bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tesla ve SpaceX’in kurucusu Musk’ı kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MIKTA üyesi ülkelerin liderleriyle bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hindistan’da

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcistan Başbakanı Garibashvili ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüştü

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10. Dünya Türk İş Konseyi Kurultayı’na katıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

“Kaymakamlarımız, sorumluluk alanlarının en ücra köşesine kadar uzanan şefkat ve yardım eli olmak mecburiyetindedir”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü

GÜNDEM4 hafta önce

“Orta Vadeli Program’da uygulayacağımız politika sepetiyle, enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız”

DİPLOMAT2 hafta önce

“Amerika Birleşik Devletleri ile olan iş birliğimizin gelişmesinden memnuniyet duyuyoruz”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan Başbakanı Modi’yi kabul etti

DİPLOMAT3 hafta önce

“Milletimizi, hak ettiği anayasaya kavuşturma idealimizden hiç kopmadık”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge