Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları gençler olacaktır”

Published

on

“81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına video konferans aracılığıyla bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına, Vahdettin Köşkü’nden video konferans aracılığıyla bağlandı.

Konuşmasında, gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her fırsatta gençlerle bir araya gelmeye, onlarla sohbet etmeye, onları dinlemeye büyük önem veriyorum. Çünkü biz gücümüzü, heyecanımızı gençlikten alıyoruz. Milletimizin geçmişten bugüne verdiği mücadelede gençlerimiz hep önde oldu, öncü oldu. Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları da yine gençler olacaktır. Sizlere müreffeh ve güçlü bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İnanıyorum ki sizler de devraldığınız bayrağı çok daha ilerilere taşıyacaksınız. Yaşamın her alanında yapacağınız tercihlerin, alacağınız kararların kişisel hayatınızla birlikte ülkemizin geleceğini de inşa edeceğini unutmayın. Sizlere güveniyoruz. Sizlere inanıyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz.”

“GÜÇLÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE BİLİŞİM ALTYAPISIYLA EĞİTİMLERİNİZİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRMENİZİ SAĞLADIK”

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgınının ülkedeki gençlerin eğitim ve sosyal yaşamına yansımaları olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar oluşturduğumuz güçlü eğitim-öğretim ve bilişim altyapısıyla eğitimlerinizi uzaktan ama kesintisiz sürdürmenizi sağladık. Sosyal yaşamla ilgili olarak ise bir süre daha hepimizin fedakârlık yapması gerekiyor. Tedbirlere sıkı sıkıya riayet ederek, bu salgını en kısa zamanda atlatıp normal hayatımıza döneceğimiz günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Bu vesileyle her birinize Rabbimden başarılı ve sağlıklı bir gelecek temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin aileleri ve arkadaşlarına selamlarını ileterek, “Şimdiden Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra bağlantılarla gençlerin sorularını cevapladı.

Rize’den bağlanan 20 yaşındaki Eda Nur Balcı, salgının yarattığı tahribata karşılık destek paketleri açıklandığını hatırlatarak, gençlere bu süreçte bir sorumluluk düşüp düşmediğini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sormuş olduğun sorunun içeriği itibarıyla gerçekten tüm gençliğimizi yakından ilgilendiren bana göre üç tane önemli boyutu var. Birincisi, kurallara riayet ederek salgının bir an önce tehdit olmaktan çıkmasına özellikle gençlerimizin yardımcı olması, destek vermeleridir. İkincisi, yalan ve yanlış haberlerle milletimizin moralini bozmak isteyenlere fırsat tanımamalarıdır. Biliyorsunuz ciddi manada dezenformasyon yapılıyor ve bu kadar önemli yatırımlar olmasına rağmen, bu yalan yanlış haberlerle halkımız aldatılıyor. Üçüncüsü ise şartlar ne olursa olsun kendilerini geliştirmeye, okumaya, tefekküre, geleceğe hazırlanmaya devam etmeleridir. Unutmayınız sizler bu ülkenin 2053 vizyonunu hayata geçirecek kuşaklarısınız. Sizlerden sadece ilim sahibi olmanızı değil, bunun yanında irfan sahibi olmanızı, bunun yanında hikmet sahibi olmanızı da istiyorum. Yani ilim, irfan ve hikmet. Bunların üçü zaten bir arada olduğu zaman o gençliği kimse yıkamaz.”

Programa katılan Ankara Adalet Nizamoğlu Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Umut Kelepircioğlu, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ni liseli gençler olarak aktif kullandıklarını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanım pandemi sebebiyle okullarımızdan uzak kaldık. Acaba gerekli hijyen koşulları sağlandıktan sonra okullarımız açılacak mı?” sorusunu yöneltti.

“VEFAT SAYISINDA DÜŞÜŞ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruyu şöyle cevapladı: “İnşallah 17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak. Salgının şüphesiz ki inişli çıkışlı seyri bu tür konularda çok önceden kesin tarihler vermemize mani oluyor. Bakınız şu anda ciddi manada vefat sayısında düşüş var. Tabii bu aldığımız tedbirlerin netice vermeye başladığını gösteriyor. Vaka sayılarında çok ciddi düşüş var. Bu da netice almaya başladığımızı gösteriyor. Fakat gerektiğinde şartları zorlama pahasına sizleri okulunuzla buluşturmak için her türlü gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Zira herhâlde bir gencin en büyük aşkı öğretmenidir, okulundaki arkadaşlarıdır, okuludur. Ve okullarımızla bizler gelişiyoruz. Okullarımızla geleceğe yönelik güç, kuvvet buluyoruz. Onun için derdimiz bir an önce sağlıklı bir şekilde okullarınıza kavuşmak ve tekrar derslerinize dönmek, hocalarınızla bir arada olmaktır.”

Ordu Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi Betül Dilara Süer’in, “Büyüklerimizden sürekli olarak duyduğumuz ‘Nerede o eski ramazanla?r’ cümlesine katılıyor musunuz? Siz de bu ramazanlara özlem duydunuz mu? Eski ramazanlarda neler vardı?” şeklindeki sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu karşılığı verdi: “Her şeyden önce hassasiyetiniz bizim için de bir hassasiyettir. Tabii bu soru gerçekten geçmişte yaşadığımız, bugünde yine ‘Ah nerede o eski ramazanlar’ diye zaman zaman ah çektiğimiz, tabii programlar. Benim şu anda o ramazanları yaşadığım babam yok, anneciğim de yok. Onlarla beraber gerçekten biz çok farklı ramazanlar yaşadık. ‘Ah nerede o eski ramazanlar’ diyenler, anneleri ve babalarıyla birlikte o yaşadıkları ramazanları hatırlıyorlar. Şu anda programda anlatamayacağımız o kadar güzellikler, o kadar hassasiyetler vardı ki; onu artık bugüne vurmak çok da kolay değil. İftar saatine doğru koşup fırından 2-3-4 ekmek hamurunu alıp anacığıma yetiştirdiğim günleri hatırlıyorum. O da hemen evde tabii kuzinemiz var. Kuzineye anacağım o hamuru açıyor, üzerine kavurmayı filan yerleştiriyor, üzerine birkaç tane yumurta kırıyor ve ondan sonra iftarı onunla birlikte yapıyoruz. Şimdi tabii siz de iştahlandınız ‘Biz de böyle bir iftar yapabilir miyiz?’ diye. Bizim yaşımızdaki insanlar için elbette eski günleri hakikaten özlemle yâd etmek gayet normaldir. Ama her dönemin kendine göre güzellikleri olduğunu da unutmayın. Sizler de ileride belki bugünkü ramazanları aynı hissiyatla yâd edeceksiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik yıllarından beri hep siyasetin ve yoğun sosyal hayatın içinde olduğu için iftarları çoğu zaman çekirdek ailesiyle yapamadığını anlatarak, şunları söyledi: “O denli aileden uzak bir durumun içindeydik. Bununla birlikte iftarda birlikte olduğumuz her kesimden insanımızı büyük ailemizin bir parçası olarak görüyoruz. Elbette bulduğumuz her fırsatta çocuklarımızla, torunlarımızla, yeğenlerimizle iftar yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama ben yine de sizlere özel olarak şu tavsiyemi yapıyorum. Aman hem ailenizle birlikte iftar yapmaktan ama bunun yanında da fakir fukara, garip gureba sofrasında olmaktan da bence geri durmayın. Okuldaki arkadaşlarınızla, tabii korona hep önünü kesiyor ama birlikte iftar yapmak da bir başka zevktir. Ondan da ayrı kalmayın derim.”

18 yaşındaki üniversite sınavına hazırlanan Mert Eren Yavuz, Diyarbakır’dan katıldığı programda “Sizin gibi saygıdeğer bir devlet büyüğümüzle konuşmanın verdiği sevinç ve gururu yaşıyorum. Yakınınızdaki eş, dost ve akrabalarınız sizin için ‘Tam bir Kasımpaşalı’ ifadesini kullanıyor. Sizce sizi Kasımpaşalı yapan en belirgin özellikleriniz nelerdir?” diye sordu.

“HİÇBİR ZAMAN NAMERTLERİN KARŞISINDA BAŞ EĞMEDİM”

Kasımpaşa’nın İstanbul’un en renkli insan çeşitliliğine, buna bağlı olarak da en zengin kültüre sahip semtlerinden biri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları anlattı: “Böyle bir semtte doğup büyümüş olmayı kendim için adeta bir lütuf olarak görüyorum. Her ne kadar birileri Kasımpaşalı deyimini kabadayılıkla örtüştürmeye çalışsa da bana göre Kasımpaşalılığın en önemli özelliği işte bu insan ve kültür zenginliğidir. Siyasette, belediye başkanlığında, Başbakanlıkta ve Cumhurbaşkanlığında böyle zenginlik içinde yetişmiş olmamın çok büyük faydalarını gördüm. En azından o aldığım kültür bana baş eğdirmedi. Hiçbir zaman namertlerin karşısında baş eğmedim. Mert olmaktan asla taviz vermedim. İşte o Kasımpaşa’nın bana vermiş olduğu o kültürün bir gereğidir. Hep dik durduk, dikleşmedik. İşte onu oradan aldım. Bundan dolayı da Kasımpaşa’nın tüm o geçmişteki büyüklerime, benim de çocukluğumu geçirdiğim, oradaki hakikaten irfan idrak sahibi büyüklerime çok teşekkür ediyorum. Ölenlere de Allah’tan rahmet diliyorum.”

Van’ın İpekyolu ilçesinden bağlanan, üniversite sınavına hazırlanan 19 yaşındaki Tutku Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 2023’te ilk kez oy kullanacak olmanın gururunu yaşadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanım sizi 18 yaşından beri siyasette bulunduran ve neticede girdiği her seçimi kazanan bir parti lideri, Cumhurbaşkanı yapan en büyük motivasyon kaynağı nedir?” şeklindeki soru üzerine, şunları söyledi: “Tutku kızım, her şeyden önce yakaladığın bu soru, gerçekten benim için içinde çok ciddi hassasiyetler barındıran bir soru. Siyasete kendimize ait hissettiğimiz davamıza daha iyi hizmet edebilmek için girdik. Yani bir eğlence olsun diye girmedik. Bir dava olarak baktığımız için girdik. Elde ettiğimiz her başarıya, geldiğimiz her makama da aynı hissiyatla baktık. Her zaman söylediğim gibi biz bu millete efendi olmaya değil, hizmet etmeye geldik.”

Her işe öncellikle Allah’ın rızasına nail olmak için başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklarımızın masum yüzlerinde, gençlerimizin umutla parlayan gözlerinde şahit olduğumuz azim, verdiğimiz çok yönlü mücadelede en önemli ilham kaynağımız budur. Ülkemize kazandırdığımız her eserin ve hizmetin ardından milletimin gönlünden kopup gelen bir ‘Allah razı olsun’ sözü bize en büyük mükâfattır. Ondan daha büyük ödül olamaz. Dünyanın dört bir yanındaki mazlumların ve mağdurların kalplerini ve yönlerini Türkiye’ye çevirmiş olduklarını görmek ise sorumluluğumuzu daha da ağırlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

“ADALETLE HÜKMETMEYE ÇALIŞAN BİR TÜRKİYE VAR”

Afrin’de iftar saatine doğru, oradaki dükkânların kapılarında kendisinin fotoğraflarının asılı bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu acaba niçin? Afrinli böyle bir sevgiyi, o resimlerle nasıl sembolleştiriyor? Birbirimizi tanımıyoruz. Tanıyoruz. Nereden tanıyoruz? Onlar mazlum durumdayken bizler kardeşleri olarak onların yanında yer aldık, oradan tanışıyoruz. Biz işte tüm bunlardan aldığımız güç ve motivasyon ile birlikte vesayetten darbecilere kadar herkese meydan okuyor, ‘Dünya beşten büyüktür’, bunu nerede söyledik? Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda söyledim. Bazıları ‘Hani nerede, ne söylüyor?’ filan diyorlar da, hâlbuki bir videoyu falan karıştırsa oradan görecek. Dünya bütün adaletsizlikleri yaşadığı yerde, karşısında adaletle hükmetmeye çalışan bir Türkiye var. Bunun için de diyoruz ki; dünya beşten büyüktür. Bunu bugün söylüyoruz, yarın da söyleyeceğiz. Kaldı ki Birleşmiş Milletler’de daimi üye sayılarının tamamı, bütün ülkeler, üye sayısı 196, bunların da tamamı daimi olabilmeli, ama dönerli şekilde, ama farklı şekilde. Bunu her gittiğimiz ülkeye anlatıyoruz, kabul ediyorlar. Şu anda beş tane daimi üye ülkenin iki dudağı arasında. Bu adil bir dünya değil. Artık dünya 1. Dünya Savaşı sonrası şartlarda değil, onlar artık geride kaldı. Şimdi eğer yeni bir dünyayı hep birlikte kuracaksak, bunu ben göremezsem bile inşallah sizler göreceksiniz. Sizler bunu başaracaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’den bağlanan Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Deniz Kaya’nın, yoğun çalışma temposu ile yoğun siyasi hayatının, aile hayatında baba ve dede rolünü nasıl etkilediğini sorması üzerine, şunları söyledi: “Deniz şimdi öyle bir soru sordu ki, yaramı deşti. Bu seçim çalışmalarından, gece geç saatlerde eve gelişlerden bir tanesinde de yine eve çok geç gelmiştim. Yatak odamızın kapısına büyük kızım bir pusula yapıştırmıştı. Pusulada şu yazıyordu. ‘Babacığım bir geceni de bize ayırır mısın?’ Çünkü her gece eve geliş saat 24.00, 01.00. Ben geldiğim de bir de bakıyorum çocuklar yatmış. Ama biz de tabii çalışmalarımızı yapıyoruz, toplantılarımız oluyor vesaire. Belki yanlış yaptım ama sonra düşünüyorum ki biz çalışmazsak, o çalışmazsa, bu çalışmazsa kim çalışacak? Bir şeyler yapmamız lazım. Yarının aydınlık Türkiye’sini, hani diyoruz ya Gazi’nin söylediği gibi ‘Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak’ Bu lafla olmaz. Eğer Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracaksak, çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz. İşte 18 senede öyle çalıştık, öyle çalıştık ve hâlâ çalışıyoruz ki, bak İstanbul-İzmir arasını 3 saat 15 dakikaya düşürdük mü? Artık arabanıza biniyorsunuz, 3 saat 15 dakikada İstanbul’dasınız veya İstanbul’dan İzmir’desiniz. Şimdi davama, ülkeme ve milletime karşı sorumluluklarımı yerine getirmek için koştururken çocuklarıma yeteri kadar vakit ayıramamış olmak tabii ki en büyük yaramdır. Hamdolsun onlar bu durumu gördükleri için fedakârca sabrettiler ve hep yanımda yer aldılar. Torunlarımla daha fazla vakit geçirebilmek için her vesileyi kullanıyor, her fırsatı değerlendiriyorum. Üstlendiğim görevlerin yoğunluğu sebebiyle çocuklarımla ve torunlarımla hâlâ arzu ettiğim kadar vakit geçiremiyorum. Fakat onların zaman zaman yanıma gelmiş olmaları, şu anda tabii Allah’ıma hamdolsun, sekiz tane torunum var. Ama dua edelim daha çok olsun inşallah. 2053’ün neslini yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz. Sizleri ben 2053’ün şimdiden mimarları olarak görüyorum ve bunu da başaracaksınız. Buna da inanıyorum. Çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz ve bunu da başaracağız inşallah.”

Konya’dan katılan lise son sınıf öğrencisi Fatih Furkan Emre Deveci, Millî Teknoloji Hamlesi’nin, hem gençlerde hem de Türk halkında heyecan uyandırdığını belirterek, “Bugünden baktığımızda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz, biz gençleri Milli Teknoloji Hamlesi’nde daha neler bekliyor?” sorusunu yöneltti.

“SAVUNMA SANAYİNDE İHRACAT YAPAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkenin gerçek manada egemen bir devlet hâline gelebilmesinin bazı şartları olduğunu ifade ederek, soruya şu karşılığı verdi: “Bunlardan bir tanesi de teknoloji geliştirebilen ve üretebilen altyapıya sahip olmasıdır. Bakın ülkemden şöyle bir profil çiziyorum. Biz bir zamanlar toplu iğneyi dahi üretemiyorduk. Biz aynı şekilde millî savunmada yüzde 20 yerli, bunun dışında tamamen ithal savunma sanayinde kullanım yapıyorduk. Ama şimdi yüzde 20’den yüzde 76’ya çıktık. Nereden nereye. Belki bilinçli olarak, belki gaflet sebebiyle uzunca bir süre Türkiye millî ve yerli teknolojiden uzak kalmıştır. Göreve geldiğimizde bu acı durumun en büyük ve tehlikeli yansımalarını da savunma sanayinde gördük. Amerika’ya gittim. Amerika Başkanı, evlat Bush’tan ben bu dronlarla ilgili, İHA’larla ilgili ‘Bize İHA vermeyecek misiniz?’ dedim. O zamanlar bize 48 saatte bir anlık İHA gönderiyorlar. Ne için biliyor musun? Terörle mücadele için. Hemen o zamanki Dışişleri Bakanı’nı yanına çağırdı, o da toplantımızdaydı. Dedi ki ‘Niye böyle yapıyorsunuz?’ Dışişleri Bakanı da o zaman Rice. Dedi ‘Bundan böyle kesinlikle Türkiye’ye insansız hava aracı, bakın SİHA demiyorum, İHA vereceksiniz’ 24 saatliğine bize İHA’lardan veriyorlardı. Terörle mücadele edeceksin. Neyle? SİHA ile değil, İHA ile. İHA ne işe yarıyor o zaman. İHA sadece nokta tespiti yapıyor. Yani koordinatları belirliyor. O koordinatları belirledikten sonra servise sinyallerini veriyor. Servise verdiği sinyallerle de F-16’lar gidip orayı vuruyor. Tabii bu size bir zaman kaybettiriyor aynı zamanda. Daha sonra ne oldu? Bayraktarlar İHA’yı da yaptı, SİHA’yı da yaptı. Şimdi de üçüncü olarak Akıncı’yı yaptı. Bundan böyle çok daha farklı bir konumdayız. Geldiğimiz yer elbette çok önemli ama henüz yine de söylüyorum hedeflerimizin gerisindeyiz. Şu anda ciddi manada savunma sanayinde ihracat yapan ülke konumundayız. İthalat değil, ihracat. Artık biz SİHA’larımızın bütün mühimmatını da Türkiye’de yapıyoruz. Yani ‘Birisi bize göndersin de kullanalım’ yok. Biz şimdi kendimiz onu da üretiyoruz. Yani daha açık konuşayım, bombalarını da biz üretiyoruz. Yani bütün Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, buralarda teröristlerin inlerine girdik ve giriyoruz.”

“GENÇLERİMİZİN MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ’NE OLAN İLGİLERİNİN HER GEÇEN GÜN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ”

Teknoloji geliştirmek için gereken insan kaynağını ve fiziki altyapıyı bir anda ortaya çıkarmanın mümkün olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun uzun soluklu bir mücadeleyi gerektirdiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neredeyse 20 yıla yaklaşan sürede serptiğimiz tohumların yeşerdiğini Allah’a hamdolsun, gençlerimizin Millî Teknoloji Hamlesi’ne olan ilgilerinin her geçen gün arttığını TEKNOFEST’lerde görüyoruz. On binler, yüz binler TEKNOFEST’teki gösterilere katılıyor. Niye? Ya bu milletin aşkı var. Bu milletin genci bugünlerin hep özlemi içerisindeydi ve şimdi umudumuz artıyor, umudumuz güçleniyor. İnşallah bu mücadeleyi zirveye sizler çıkartacak, nihai hedeflerine de sizler ulaştıracaksınız” diye konuştu.

Muğla’nın Datça ilçesinden bağlanan ve Anadolu Lisesi 3. sınıfta okuyan Furkan Yedikat, “2002 yılı öncesinde birçok zorluklarla uğraşan bir Türkiye vardı. Ancak bu zorlukların hiçbirini yaşamadığımız için bize uzak geliyor. Bu zorlukları anlayabilmek ve yakınlarımıza anlatabilmek için bizlere ne tavsiye edersiniz?” sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle tabii bu sözlerine bu zorlukları yaşamış, çekmiş İstiklal Marşı’mızın şairiyle cevap vermek istiyorum. Mehmet Akif merhum, ‘Tarihi tekerrür diye diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?’ Bizim de millet olarak geçmişimizden ibret alarak aynı hatalara düşmememiz gerekiyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 35-40’ın üzerinde olanlar için eski Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini yapmanın nispeten daha kolay olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: “Çünkü onlar tüm zorlukları, sıkıntıları, çarpıklıkları yakinen gördüler, yaşadılar. Gençlerimiz, bizzat tecrübe etmedikleri bu mukayeseyi yapmakta elbette zorlanıyor. Sizlerin de büyüklerinizden dinleyerek, o dönemin görüntülerini seyrederek, okuyarak bu eksiği kapatmanız gerekiyor. Unutmayın sevgili gençler, yapmak zor, yıkmak kolaydır. Ne diyor Akif? ‘Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek ancak hadi gel yapalım şunu geri desen bir Sinan, bir de Süleyman gerek.’ Ne düzel değil mi? Hem elimizdekinin kıymetini bilmek hem de hedeflerine sıkı sıkıya sarılmak için geçmişimizi çok iyi öğrenmeliyiz. Yıkmak kolay, yapmak zor ama siz inşallah yıkanlardan değil, yapanlardan olacaksınız. Bilgisayarınızla hedefleri aynı şekilde inşallah olgunlaştıracaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Medipol Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 1. sınıf öğrencisi Mihal Sarıyıldız’ın, Adalar’daki 978 atın akıbetini sorması üzerine, Adalar’daki atların bir canlıya yakışmayacak şartlarda çalıştırılması ve muhafazasının uzunca bir süredir gündemlerinde olduğunu söyledi. Bu konuda eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları rahmetli Kadir Topbaş ile Mevlüt Uysal’ın çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Ancak bu hazırlıklar uygulanamadan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetim değişti. Ardından da hâlâ ne olduğuna dair tatmin edici bir açıklamanın yapılamadığı müessif hadise yaşandı. Hayvan hakları konusunda ortalığı toza dumana katanların bu hususta hiç ses çıkarmamaları da ayrı bir ikiyüzlülük örneğidir. Hadi konuşsanıza, niye konuşmuyorsunuz? Sesinizi çıkarsanıza, niye çıkarmıyorsunuz? Bu işin ideolojik boyutu olamaz. Hayvanlara acımanın ideolojik boyutu tam aksine olması lazım. Nedir o? Hayvanı seveceksin ve onların bu ıstıraptan kurtulması için ne gerekiyorsa bunu yapacaksın. Bize haber geldi, İçişleri Bakanım beni aradı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da yanındaydı. Ben dedim ki, ‘Ne gerekiyorsa yapalım’ Söyledikleri, ‘Burada elektrikli araçlar kullanabilir miyiz?’ Hayırlı olsun kullanın, yeter ki hayvanlar bu ıstırabı çekmesin. İstanbul’un atlarına dahi sahip çıkıp, hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz. Hiç şüphesiz tüm bu olup bitenleri, İstanbul halkıyla birlikte milletimiz görüyor, değerlendiriyor. Günü geldiğinde bunların hesabı sandıkta feraset sahibi tüm İstanbullular tarafından sorulacaktır, ben buna inanıyorum.”

“GENÇLERİMİZ TRANSKRİPT BELGELERİNİ, HERHANGİ BİR ÜCRET ÖDEMEDEN VE HIZLI BİR ŞEKİLDE ALABİLECEKLER”

Sinop’tan bağlanan Bursa Uludağ Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şevval Çörtmenoğlu’nun, yaklaşık 8 milyon üniversite öğrencisi olarak dünyanın her yerinden alınabilen transkript belgesinin ücretsiz ve çift dilli olmasını istediklerini dile getirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine teşekkür ederek, bugünlerin hassas sorularından biri olduğunu ifade etti.

Bu konuda bir süredir üniversite öğrencilerinden şikâyetler aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuyu Yükseköğretim Kurumumuzla görüşerek çözümü konusunda gereken talimatları verdik. Yükseköğretim Kurumumuz da üniversitelerimizle gereken koordinasyonu sağlayarak, hazırlıklarını tamamladı. Şimdi sizlere bu müjdeyi ekrandan duyurmak istiyorum. Artık gençlerimiz transkript belgelerini, tam da sizin istediğiniz şekilde, istedikleri yerden, çift dilli olarak, herhangi bir ücret ödemeden ve hızlı bir şekilde alabilecekler. Hem salgın döneminde farklı şehirlerde bulunan hem de eğitimlerine yurt dışında devam etmek isteyen öğrencilerimize büyük kolaylık sağlayacak bu yeniliğin gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Antalya’nın Alanya ilçesinden katılan ve üniversite sınavına hazırlandığını belirten 19 yaşındaki Arif Emirhan Bulut’un, Türkiye’nin salgın döneminde yaptığı insani yardımların devamının gelip gelmeyeceği sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın tamamıyla birlikte Türkiye’yi de derinden etkileyen Koronavirüs salgınıyla mücadelede örnek bir ülke konumunda olduklarını ifade etti.

“SALGIN DÖNEMİNDE ÇOK YÖNLÜ BİR DESTEK PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK”

Sağlık sisteminin gücü sayesinde pek çok yerde ortaya çıkan felaket görüntülerinin Türkiye’de yaşanmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gıda üretimi ve tedarikindeki güçleri sayesinde de hiçbir insanın temel ihtiyaçlarını karşılama hususunda sıkıntıya düşmediklerini aktardı.

Bununla birlikte zorunlu olarak aldıkları kısıtlama tedbirlerinden olumsuz etkilenen kesimler olduğunu da bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmama anlayışıyla çok yönlü bir destek programını hayata geçirdik. Salgın döneminde şimdiye kadar, sosyal koruma kalkanı adı altında, bakın gençler burası çok önemli, 61 milyar liralık bir meblağı karşılıksız olarak her kesimden ihtiyaç sahibi insanımıza dağıttık. 61 milyar diyorum. Bu çerçevede, hane bazlı sosyal destekler kapsamında yaklaşık 2 milyon 300 bin ihtiyaç sahibi vatandaşımıza 8,5 milyar lira aktardık. İstihdamı korumaya yönelik kısa çalışma ödeneğinden 3 milyon 765 bin, nakdi ücret desteğinden 2,5 milyon, işsizlik ödeneğinden 1 milyon insanımız istifade etti. Normalleşme desteği için de 3,2 milyon esnafımıza 4 milyarın üzerinde karşılıksız destek sağladık. Gelir kaybı ve kira desteği olarak da 5 milyar liranın üzerinde bir kaynağı esnaflarımıza hibe olarak dağıttık. Bakın, karşılıklı ödeme değil, hibe olarak dağıttık. Ayrıca vergi ve sigorta primlerinden çek ve senetlere kadar, reel sektörün işleyişinde sıkıntıya yol açabilecek ödemeleri erteledik. Tüm bunlara ilave olarak, faizsiz veya düşük faizli kredilerle esnafımızdan sanayicimize kadar iş dünyasının tüm kesimlerini 315 milyar lirayı bulan bir kaynakla destekledik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temennilerinin, salgının bir an önce sona ermesi ve insanların hayatlarının normale dönmesi olduğunu, bu gerçekleşene kadar millete verdikleri destekleri, gerektiğinde çeşitlendirerek sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

“Son 16 aydır yaşanan hadiseler, ülkemizde hiç kimsenin sahipsiz olmadığını, devletin tüm imkânlarıyla vatandaşının yanında yer aldığını göstermiştir. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devlet vatandaşına sahip çıkmayı sürdürecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En Uzun İftar Sofrası” programını, ismiyle müsemma uzun ve keyifli bir sohbet olarak gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Katılan gençlere teşekkür ederek aileleriyle birlikte mutluluklar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı kutladı.

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Published

on

TRT-1, TRT Haber, TRT World, TRT Türk, TRT Avaz, TRT Kürdi, TRT Arabi, TRT Radyo-1 ve TRT Radyo Haber ortak yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, moderatörlüğünü Canan Yener Reçber’in üstlendiği yayında; gazeteciler Mustafa Kartoğlu, Pelin Çift, Abdulkadir Selvi ve Hale Kaplan’ın 2023 seçimleri, anayasa değişikliği, EYT düzenlemesi, terörle mücadele, ekonomik gelişmeler, Türkiye Yüzyılı vizyonu, dış politika ve gündemdeki diğer gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUYLA YENİ ZAFERLERE BAŞARILARLA ULAŞACAĞIZ”

“Türkiye Yüzyılı söyleminden ne anlamalıyız? Temalar ne olacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar hep eserlerimizle, hizmetlerimizle sürekli bir gayretin içindeyiz. Ziya Paşa’nın çok güzel bir beyti var, ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde?’ Yani bir partinin, bir adayın ayinesi iştir, kampanyaya bakılmaz” cevabını verdi.

“Siz eserlerinizle, hizmetlerinizle halkınızın karşısında değilseniz, halkınız da zaten size değer vermez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarını 20 yıldır halkın çok açık, net eser olarak gördüğünü söyledi.

Halkın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, benim halkımın hayali olarak gördüğü veya tasavvur ettiği şeyler değildi. Yani düşünün, boğazın altından raylı sistem geçirecek. Bunları, benim halkım bugüne kadar yaşamadı, görmedi. Boğazın altından Avrasya Tüneli geçecek, bunları görmüş değildi. Ama bunları bizimle yaşadı, gördü. Öbür taraftan rahmetli Demirel’in köprü, rahmetli Turgut Bey’in köprü… Üçüncüsü de bize nasip oldu, o da Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bunları bile yaptırmamak için geldiler, gösteriler yaptılar, önünü kesmek için ellerinden geleni yaptılar. Ama muvaffak olamadılar çünkü biz dedik ki, ‘Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü de yapacağız, hatta raylı olarak yapacağız.’ İnşallah o raylı sistemle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Ama bunlara kalsa, bunlar onu da engellemek için ellerinden geleni yapar.”

Türkiye Yüzyılı’nın bir vizyon meselesi olduğunu, bu vizyonla bugüne kadar yaptıklarının üzerine çıkarak çok daha ileri adımlar atacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın birileri masa başında kurgulanmış kampanyalarla göz boyamaya çalışsın. Biz milletimizle beraber yoğurduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeni zaferlere başarılarla ulaşacağız” diye konuştu.

Mesajlarının net olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl boyunca büyük badireler atlatarak fevkalade başarılara imza attıklarını vurguladı.

Yaptıkları devasa altyapı yatırımlarıyla Türkiye’yi küresel bir güç olmaya hazırladıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu millete bu yaraşır. Ve bu millet bunu yapar mı? Yapar. Türkiye Yüzyılı, Türkiye’nin son dönemde elde ettiği güç ve birikimle dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olacağı dönemin adıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın, 20 yıldır yaptıkları yatırımların artık doğrudan vatandaşın refahına, imkânlarının çok daha hızlı artmasına yarayacak bir dönem olduğuna işaret ederek, “20 yılda biz, büyük ve güçlü bir Türkiye’yi kurduk. Şimdi bu Türkiye’nin imkânlarını vatandaşlarımızın daha fazla istifadesine sunma zamanı. İnanıyorum kim milletim yine ‘AK Parti’ diyecek, yine ‘Cumhur İttifakı’ diyecek” şeklinde konuştu.

“22 YILDIR 2023’E, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLANIYORUZ”

“Bugünkü grup toplantısında ‘muhalefetin, sizin bazı söylemlerinizi kullanmaya başlamasını’ değerlendirdiniz. Buna dair bir açıklama yapmak ister misiniz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok açık, net, bunlarda utanma diye bir şey yok. Kalleşçe astıkları Menderes’in şimdi de sloganını çalıyorlar. Bunun adı hırsızlıktır, devasa… Kendileri ile çelişmek muhalefetin her zamanki hâli. Bunların istismar etmediği ne kaldı? Herkesi kör, âlemi sersem sarıyorlar” cevabını verdi.

Adnan Menderes’in partisinin “Yeter söz milletindir” çıkışını, CHP’nin tek parti faşizmine karşı yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu slogan, CHP’ye isyanın bir nişanesidir. Bu söz, millet iradesini sembolize ediyor. Millet iradesine sahip çıkanlar ancak bu sözü kullanma hakkına sahip olabilir, CHP değil. Bugün millet iradesine sahip çıkan kimdir? AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır. Şimdi bunlar bu slogana dahi çökmeye çalışıyorlar. Kalkmışlar binalarına bu sloganı asıyorlar. Binalara slogan asmakla olmaz. Önce gerçekten millî iradeye saygılı olmayı öğrenin. Bunların gayesi, gayreti ülke ve millet değil. Bunlar bir defa millî değil, gayri millî. Millî olmayan ‘Yeter, söz milletindir.’ diyebilir mi? Diyemez. Oraya pankartı asabilirsin, benim milletim sana inanmaz ki. Çünkü siz, millî değilsiniz, gayri millîsiniz. Ve bu millete hep ihanet ettiniz. ‘Yeter, söz milletindir.’ diyen Menderes’i ipe götürdünüz, idam ettiniz. Ve bunun sorumlusu sizsiniz. Bunlar milletin gönlüne girmenin değil, şimdi de yeni bir şey öğrendiler, Batı’dan aferin almanın peşindeler. ‘Batı bile bize aferin diyecek’ diyor. Allah Allah, nasıl bir iş bu? Biz de CHP zihniyetine bugün ‘Yeter, söz milletindir’ diyoruz ama hizmet söz konusu olduğunda, eser söz konusu olduğunda ‘yetmez’ diyoruz.”

“Seçim yaklaşırken muhalefetin adayı belirlenmiş değil. Altılı masa toplantıları hâlâ devam ediyor. Bu süreçte 55 ikili görüşme yapıldı, 11 kez altılı masa etrafında toplanıldı. Bu tablo size neyi anlatıyor? Bir de cumhurbaşkanının tek başına yetkili olmayacağı, bir sözleşmeyle bağlanacağı, sözleşmeye uyulmazsa kriz çıkabileceği, bir ya da daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısının cumhurbaşkanının yetkilerini kullanabileceği yönünde bir söylem var. Böylesi bir sözleşmeyle bağlanmış cumhurbaşkanı, ülkeyi nasıl yönetebilir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin biz bunlara, altı değil de yedili masa diyelim. Altı deyince eksik oluyor. Nerede malum parti? O da masanın altında” cevabını verdi.

“Biz, aslında seçim tarihini açıklayarak bir anlamda yedili masadakilerin rahatını bozduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendilerince kapalı kapılar arkasında toplanıp toplanıp bunlar dağılıyordu. Seçim tarihi vermesek, bunların aday çıkaracakları da yoktu. Bırakalım adayı, aday açıklama tarihlerinde bile bir belirsizlik, tutarsızlık var. Biri ’13 Şubat’ta açıklayacağız’ diyor, diğeri ‘O tarihte açıklamak gibi bir planımız yok’ diyor. Masadakilerin hiçbiri bir diğerini tekin bulmuyor, güvenmiyor. Siz, birbirinize güvenmiyorken, millet size nasıl güvensin? Aslında onlar için adaylarının kim olduğu da önemli değil. Onlar, ipleri altısının hatta HDP’yi de sayarsak yedisinin elinde bir kukla koymaya çalışıyorlar. Böyle bir aday modeli, bu millete hakarettir. Bir de ‘Aman yıpranır’ diye adaylarını açıklamıyorlarmış. Bu nasıl iş? Yani siz, adayın yıpranacağından korktukları için aday bile açıklayamazken, biz 22 yıldır 2023’e, Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyoruz. Bizim böyle yıpranmak vesaire diye bir şey yok. Niye? Bu yola çıkan, tabii ki yıpranacak. Hizmet, yıpratır ama yeter ki sizin ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ anlayışınız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşkla koştuklarını, yorulmadıklarını ve yıpranmadıklarını dile getirdi.

“YENİDEN ADAYLIK ÖNÜNDE HİÇBİR ENGEL BULUNMUYOR”

“Muhalefet, ‘Anayasa’nın 101’inci maddesine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan 3’üncü kez cumhurbaşkanı adayı olamaz’ diyor. Bu konuda ne dersiniz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu sözlerle cevapladı: “Bunların hiçbirinin Anayasa’nın 101’inde veya diğer maddelerinde falan bir yeri yok. Biz bugüne kadar bu adımları atarken bunların aklı neredeydi? Biz Cumhurbaşkanı seçildik, bunların aklı neredeydi? O zamanlar bunu hiç konuşmadılar dikkat edin. Ama şimdi konuşuyorlar. Niye? Çünkü çıkaracakları bir cumhurbaşkanı adayının seçilme şansı olmadığını görüyorlar. Bundan dolayı rahatsızlar. Milletimiz bizi, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı yaptı. Biz böylece ilk dönemi tamamlamış olacağız. Dolayısıyla yeniden adaylık önünde hiçbir engel bulunmuyor. Hukuka da Anayasa’ya da uygun. Bu tartışmaları gereksiz buluyorum. Bunlar, sandıktan ümidini kesenlerin başvurduğu suyu bulandırma çabalarıdır. Birçok anayasacı da bunlarla ilgili açıklamaları zaten yaptı. Milletimiz bizi inşallah tekrar aday da yapacak, Cumhurbaşkanı da seçecek.”

“Korktukları için mi bunu ortaya atıyorlar?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bundan. Başka bir şey değil” cevabını verdi.

Muhalefetin bakanlık sayılarının artırılması vaadi olduğu ve bu tartışmaların koalisyon dönemlerine ilişkin benzerlikler içerdiğinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun benzerlik değil, tam anlamıyla koalisyon dönemine dönüş anlamına geleceğini söyledi.

Başbakanlığı döneminde bakan sayısının 35 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bakan sayılarını indirdik, indirdik ve şu anda bizim 17 tane bakanımız var. 35 bakanlıktan 17’ye kadar bu işi indirdik. Bunu şu anda o yedili masada olanların bazıları bilir, bu konudaki hassasiyetimizi gayet iyi bilirler. Çünkü bunlar israfın ta kendisidir. Şimdi bu masa müdavimleri erken başladı ağlamaya. Niye? Bir şey kapmaları lazım. Bunların çünkü millet için bir dertleri yok. Hepsinin tek hesabı var, ‘Kendi kuklamızı cumhurbaşkanı adayı yapabilir miyiz? Şu bakanlığı veya bakanlıkları kapabilir miyiz?’ Çünkü aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. Eski Türkiye’de olduğu gibi altılı masanın bakanlık paylaşımı kavgaları da unutmayın ha yakındır, çok kavga edecekler. Tüm bunlar amaçlarının millete hizmet değil, rant sağlamak olduğunu gösteriyor ve hiçbir netice buradan da alamayacaklar, çünkü benim milletim bunlara bu ülkeyi, bu devleti asla teslim etmez.”

“BENİM MİLLETİM KOALİSYON HÜKÛMETLERİNDEN DERS ALDI”

Türkiye’nin koalisyonla geçen yıllarına ilişkin videonun izlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Altılı masayı da koalisyona benzettiğiniz oluyor mu? Altılı masa bir ortak politikalar mutabakat metni açıkladı, bu bir koalisyon protokolü olarak nitelendirilebilir mi?” sorusu yöneltildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruya şu cevabı verdi: “Yani değişik bir versiyonu diyebilirsiniz. Çünkü ben de şöyle bir inceleme fırsatını buldum ve koalisyon hükûmetleri belki buna göre çok daha isabetli adımlar atma fırsatını yakalamış olabilir. Niye, çünkü 6 ay hükûmet ediyor ama bunlar o fırsatı da bulamayacaklar. Çünkü benim milletim bu koalisyon hükûmetlerinden ders aldı. Yedili masa Türkiye’ye bir şey hiç getiremez, milletim de zaten onlara bu yetkiyi vermez. Masadaki oturma düzeninden ziyaret sırasında kadar, her konuda çıkmaza girenlere benim vatandaşım ülkesini yönetme yetkisini vermez, vermeyecektir. Masadakiler, ülkeyi götürse götürse eski, o kötü günlerine götürür. Çünkü özlemleri, vaatleri eski Türkiye. Tamamen siyaset mühendisliği üzerine kurulu, derme çatma bir masa. Masadakilerin talimatıyla hareket edecek bir cumhurbaşkanı ile böylesi büyük bir ülke yönetilemez.”

Masadakilerin, talimatı da dışarıdan aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyor, ‘Batı bize aferin diyecek’ Mantığa bak, söyler misiniz arkadaşlar, kuklalara kim itibar eder?” diye sordu.

Davos’taki bir anısını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’in başındaki kişiye, “Siz Türkiye’yi idare edemezsiniz. Ancak siz taksitlerinizi alırsınız, dönersiniz ama ülkeyi yönetmek bana aittir, size ait değil” dediğini anlattı.

Türkiye’nin o zaman IMF’e 23,5 milyar dolar borcu olduğunu ve 2013’te bu borcu bitirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu o yedili masadaki kişilerden bir tanesi değil, Türkiye’nin başbakanı olarak, Tayyip Erdoğan’ın hükûmeti hâlletti, ödedi ve IMF ile irtibatımızı kestik. Bakın o gün bugün bizim artık IMF ile ilişkimiz yok ama şu anda yedili masanın içinde olanlardan, otellerin lobilerinde IMF ile görüşmeler yapanlar var. Bizim o zaman Merkez Bankasının rezervi 27,5 milyar dolardı, şu anda 128,5 milyar dolar döviz rezervimiz var. Başbakanlığım döneminde bir ara 135 milyar dolara da çıktık, yine çıkacağız, daha fazlası olacak çünkü bizim hükûmet etme sistemimiz, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’yle istikrar kazandı. Bu, koalisyonlar hükûmetiyle istikrarsızlık değil. Şimdiki hâl muhal çünkü bunların böyle bir araya gelip daha cumhurbaşkanı adayını seçemeyenlerin bu ülkeyi yönetme kabiliyeti olabilir mi ya? Mümkün değil. Milletim bütün bunları görüyor, biz de şu anda rakamları konuşuyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir vatandaşın önünü kesip, 1946’nın ekmek kartını kendisine verdiğini belirterek, kartı kameralara gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimi bu. Cumhuriyet Halk Partisini tanımak istiyorsan bu ekmek kartına, karnesine bakacaksın. Bu, CHP’nin karnesidir. Bundan daha güzel ispat olur mu? Benim milletim bir daha bu karne dönemine dönmez ve dönmeyecektir. CHP’yi tanımak istiyorsanız işte, karnesi bu” diye konuştu.

“ÇANKAYA KÖŞKÜ, TARİHİNE YAKIŞIR ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANLIĞI TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLİYOR”

Altılı masanın, Cumhurbaşkanlığını Çankaya Köşkü’ne taşıyacağına ilişkin söylemlerinin gündeme getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayının Çankaya Köşkü’nde yapıldığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çankaya Köşkü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal tarafından, Millî Mücadele sırasında devletimize kazandırıldı” dedi.

Mevcut durumu itibarıyla Çankaya Köşkü’nün ana hizmet binası, genel sekreterlik ve denetleme kurulu binası ile basın toplantısı ve resepsiyon salonundan oluştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun dışında Çankaya Köşkü’nde Cumhuriyetin ilk yıllarından kalma, bugün için fiilen kullanımı mümkün olmayan tarihî değere sahip binaların da bulunduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçildiğimde biz de burada göreve başladık. Ardından 29 Ekim 2014 tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanlığının Beştepe’deki mevcut külliyesine geçtik. Yeni sistemle birlikte tekrar Cumhurbaşkanlığına geçen Çankaya Köşkü’nde 9 politika kurulu ile 4 ofis faaliyet göstermeye başladı. Burası boş durmuyor, burası çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Cumhurbaşkanı olarak pek çok kabulü, televizyon programı ve toplantıları da Çankaya Köşkü’nde yapmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü içinde kullandığı tek yer olan Müze Köşk ise Millî Saraylar Başkanlığımız tarafından titizlikle şu anda restore ediliyor. İran, Rusya, Azerbaycan devlet başkanlarını, Avrupa Birliği büyükelçilerini ağırladığımız pek çok programı Çankaya Köşkü’nde icra ettik. NATO Konseyi Toplantısı’nın, bu kurumun kendi karargâhı dışında yapıldığı ender yerlerden birisi de burasıdır. Yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarıyla çeşitli vesilelerle yine burada bir araya geldik. Yeni dönemdeki canlı televizyon programlarımızın tamamına yakınını yine Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirdik. Hatta Kovid-19 salgını başladığında temel kararların alındığı ilk kapsamlı toplantımızın yeri de yine burası olmuştur. Görüldüğü gibi Çankaya Köşkü, tarihine ve anlamına yakışır bir şekilde Cumhurbaşkanlığı tarafından değerlendiriliyor, ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi sürdürüyor. “

“TÜRKİYE’NİN BEKASI İÇİN YERLİ VE MİLLÎ BİR ANLAYIŞLA SİYASET YAPAN HERKESE KAPIMIZ AÇIKTIR”

HÜDAPAR Genel Başkanı ile görüşmesi hatırlatılarak, “Yeniden Refah Partisi Cumhur İttifakı’na dâhil olur mu? Buna dair bir gelişme var mı? Cumhur İttifakı genişler mi? sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle Cumhur İttifakı, birlik ve beraberlik anlayışının siyasetteki adresidir. Türkiye’nin bekası için yerli ve millî bir anlayışla siyaset yapan herkese kapımız açıktır. Cumhur İttifakı çatısı altında, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Babası vefat eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’ye de taziyelerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı, asla gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir. Cumhur İttifakı’nın yaslandığı değerlerine inananlar ve saygı gösterenlerle biz yol yürüyebiliriz. Bu anlamda yeni gelişmeler olursa bunu da olumlu karşılarız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, perşembe günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de evinde ziyaret edeceğini kaydetti.

“KONU MECLİSTE ÇÖZÜME KAVUŞTURULMAZSA MİLLETİMİZ EN GÜZEL ÇÖZÜMÜ SUNACAKTIR”

TBMM Anayasa Komisyonu’nda kabul edilen başörtüsüne anayasal güvence getiren ve evlilik birliğini tanımlayan Anayasa değişikliği teklifine ilişkin, “Muhalefetten bir uzlaşı bekliyor musunuz? Değişiklik 400’ün üzerinde bir oyla geçer mi ve parlamento aritmetiğine göre üç sandık kurulur mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclise sunulan anayasal düzenlemenin bu konuda bir “samimiyet testi” de olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, kimlerin başörtüsü konusunda istismarcı olup olmadığını iyi bildiğini vurgulayarak, AK Parti’nin başörtüsüne özgürlük verdiği mücadeleler, geçmişte bu konuda yaptığı düzenlemeler nedeniyle kapatılmak bile istendiğine dikkati çekti.

CHP’nin ise o dönem “başörtüsüne özgürlük gelmesin” diye Anayasa Mahkemesine başvurduğunu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu işin başını çektiğini, başvuruda imzasının bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz şimdi bu meseleyi anayasal düzenlemeyle güvence altına alalım istiyoruz. ‘Bay bay Kemal’ niye kaçıyorsun? O zaman Anayasa Mahkemesine gittin, şimdi ne yapacaksın merak ediyorum. Bu konunun çözümü için yola çıktık, teklifimizi sunduk. Konu Mecliste çözüme kavuşturulmazsa milletimiz en güzel çözümü sunacaktır. Hiçbir zaman sandıktan kaçan olmadık, sandıktan çıkan sonuca hep saygı duyduk. Milletin kendisine verdiği yetkiyi Mecliste özgürlüklerden, demokrasiden yana kullanmayanlara halkımız sandıkta gerekten cevabı verecektir. Temennimiz referanduma gerek kalmadan, en yüksek mutabakatla Mecliste bu konuyu çözüme kavuşturmaktır.”

“AİLE KURUMUMUZU GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin milletin faydasına olan ne varsa karşı çıkma ve yıkma zihniyetine sahip olduğunu belirterek, “Bu konuda ana muhalefet, aile yapısını bozan sapkınlıklara ‘özgürlük’ kisvesiyle göz yumuyor. Aile değerlerimizin tahrip edilmesine bu muhalefete rağmen izin vermeyeceğiz. Aile kurumumuzu koruyacağız, güçlendireceğiz. LGBT, şu, bu vesaire, hayır… Bu milletin kutsal değeridir aile. Kutsal ailelerden güçlü millet doğar, güçlü milleti de kimse yıkamaz” diye konuştu.

Teklife ilişkin, “400’ü geçerse yine de referanduma götürür müsünüz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gerek yok” cevabını verdi.

“GENÇLERİ YOL ARKADAŞLARIMIZ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik atılan adımlar ve yeni projelere yönelik soru üzerine, Türkiye Yüzyılı’nın özellikle “gençlerin yüzyılı” olacağını söylediklerini anımsatarak, “Gençleri seçimin kilit kitlesi olarak değil, yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. 6 milyon genç, bu seçimin kaderini onlar belirleyecek” dedi.

AK Parti olarak göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduğunu, bunun önce 25’e indirildiğini ardından 18’in seçilme yaşı olarak parlamentodan geçirildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O kadar ileri gittiler ki ‘parlamentoyu çoluk çocuğa mı bırakacağız’ dediler. Ama onlar bilmiyordu ki bu milletin ecdadı, Fatih Sultan Mehmet 18 yaşında bir devri kapayıp bir devri açtı. Biz buradan ilhamla bu adımı attık, bu milletin gençliği bunu başarır dedik” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi gençlik dönemlerinin yasaklar, yokluklar, yoksulluklarla kuşatıldığını ve aynı durumu bugünün gençlerine asla layık görmeyeceklerini vurguladı.

Geçmişte sıraların üstünde kitap bile bulunamadığını, kırtasiye dükkânlarında kitap alabilmek için kuyrukların oluştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunu yaşadığımız için aynı çileyi şu anda bizim yavrularımız yaşamasın dedik, sıraların üstüne kuşe kâğıttan bütün kitapları koyduk, okullar açılırken orada kitaplarını bulsunlar diye. Şimdi yardımcı ders kitaplarını da artık sıraların üstüne koyuyoruz ki artık gençlerimizin, yavrularımızın bu sıkıntılarını tamamen çözelim” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güvendiklerini, onlarla yürüdüklerini ve yürümeye devam ettiklerini belirterek, “Gençlerimizin hayalleri, düşünceleri bizim için hayati önemde. Türkiye’nin en büyük gençlik hareketine sahip partisi şu anda biziz. Gençlerin nabzını tutan, onların ihtiyaçlarını karşılama gayesi taşıyan yegâne parti biziz. Şu anda üye sayımız 11 milyon 500 bin civarında, bunların içerisinde yaş limiti sebebiyle 1 milyon 100 bini sadece genç. Bayanlarda 5 milyonun üzerindeyiz, üyelerimiz itibarıyla” açıklamasında bulundu.

“EMEKLİLİĞE HAK KAZANAN VATANDAŞLARIMIZA, İLK AYLIKLARI ŞUBAT YA DA MART GİBİ BAĞLANABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesine ilişkin soruya karşılık, bu konuda çok kapsamlı çalışma yürütüldüğüne ve artık sona gelindiğine dikkati çekti.

Teklifin yarın Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti olarak bir an önce teklifi yasalaştırarak vatandaşlarımıza haklarını vermek istiyoruz. Emeklilikte yaşa takılanlar kapsamında emekliliğe hak kazanan vatandaşlarımıza, ilk aylıkları şubat ya da mart gibi bağlanabilir. Sorunu kökten çözmek için bir irade koyduk, bu irademizin arkasındayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’la akşam EYT düzenlemesine yönelik bir görüşme gerçekleştirdiğini, “Bu işi geciktirmeyelim, bir an önce inşallah bitirelim” görüşünü paylaştığını aktardı.

“KALICI FİYAT İSTİKRARINI TESİS EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonu kontrol altına almaya yönelik hangi adımların atılacağı ve enflasyon konusundaki beklentilere ilişkin soru üzerine, dünyada faizin sürekli yükseltildiğini ve bunun devam ettiğini; Türkiye’de ise tam aksine faizi indirmenin mücadelesinin verildiğini ifade etti.

Şu anda Türkiye’de faizin yüzde 9 olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunu daha da düşüreceğiz. Çünkü benim inancım şu; hatırlayın Başbakanlığım dönemimde biz faizi 4,6’ya indirdik ve o zaman enflasyon da 6,4 gibiydi. Çünkü şuna inanıyordum, faiz ve enflasyon doğru orantılıdır, faiz sebep, enflasyon neticedir. Buna inanmayanlar olabilir, ben böyle inanıyorum. Alansa benim alanım da ekonomi ve neticesi ortada, uluslararası birçok toplantıda bu tezimi savundum. Şimdi ‘Biz yine (enflasyonu) indireceğiz’ dedik ve bakın yüzde 86’lardaydı enflasyon, yüzde 64’e düştü. Daha da düşecek. Bütün mesele bizim buradaki istikrarımızdır, güvenimizdir. Çünkü kalıcı fiyat istikrarını tesis edeceğiz. 2022’de toplam bütçe giderimiz 2 trilyon 941 milyar lira oldu, bütçe gelirimiz 2 trilyon 802 milyar lira olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda bütçe açığımız yılın tamamında yalnızca 139,1 milyar lira oldu. Ayrıca toplamda 171,8 milyar lira faiz dışı fazla verdik.”

“BÜYÜMEDE YÜZDE 5,5’İ YAKALAMIŞ VAZİYETTEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program’da 131,4 milyar lira faiz dışı açık tahmininde bulunduklarını anımsatarak, “Unutmayalım Kovid-19 salgını, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, emtia ve enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen 4 yılın ardından yeniden faiz dışı fazla vermeyi başardık. Böylece bütçe öngörümüzden 139,3 milyar, Orta Vadeli Program hedefimizden de 322,1 milyar lira daha iyi bütçe açığıyla seneyi kapatmış bulunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka konunun da bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bütçe hazırlıklarında bu oranın yüzde 3,5 seviyelerinde gerçekleşeceğini görmüştük. Bazı uluslararası kuruluşlar ise bizim tahminlerimizin çok üzerinde yüzde 5-6’ları bulan bir bütçe açığı bekliyordu. Bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranının yüzde 1 olarak gerçekleşeceğini görüyoruz. Bütçe açığını 2002’de yüzde 11,1 seviyesinde devralmıştık, şimdi 2022 yılında yüzde 1’e düşürmüş durumdayız. Bu yıl ayrıca faiz harcamalarının bütçe içindeki payını da azalttık. 2002’de faizin bütçe içerisindeki payı yüzde 43,2 iken 2022’de bu oran yüzde 10,6’ya düştü. Bütçede yakaladığımız güçlü gelir performansını sağlamak için ne vergi artırdık ne yeni vergi getirdik. Tam aksine vergi yüklerini düşürdük, özellikle yaptığımız KDV indirimleriyle dolaylı vergilerin bütçe içindeki payını da azalttık. Bunun da ötesinde uluslararası kuruluşlar yeni büyümeyi açıklıyorlar ve şu anda büyümede yüzde 5,5’i yakalamış vaziyetteyiz.”

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN KAPSAMLI KONUT KAMPANYASINI YAPTIK”

Orta gelirlilere yönelik “Yeni Evim Kampanyası”nda sayı artırımı olup olmayacağına ve ikinci el evlerin kampanya kapsamına alınıp alınmayacağına dair soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah nasip ederse ikinci el konutlarla ilgili destek olmak için bir çalışma ayrıca yapılacak. Projenin planlama aşaması devam ediyor. Somutlaşan çalışmayı inşallah kamuoyu ile de paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyada önceliği ilk evini alacak vatandaşlara yönelik yeni konut arzına verdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Yeni konut arzını artırarak üretimi, istihdamı da artırmak istiyoruz. Bu tabii artık seçim sonrasında atılacak bir adım. Bizim bu konuda malum ciddi bir altyapımız var. Deneyim, tecrübe hepsi bizde var. ‘Alt gelirliyi ev sahibi yapacağız’ dedik, kuralar çekildi, 2 yıla evleri teslim edeceğiz. ‘Orta gelirliye destek olacağız’ dedik, kampanyamızı yaptık. ‘Roman vatandaşlarımıza özel konut kampanyamız olacak’ dedik, 12 ilde Roman vatandaşlarımıza özel proje için hazırlık yapıyoruz. Her vatandaşımızı uygun ödeme koşullarıyla ev sahibi yapmak istiyoruz. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı konut kampanyasını biz yaptık ve 20 yıldır yapıyoruz. İhtiyaç hâlinde yeni projeleri de hayata geçirmekten geri durmayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca konut kampanyaları kapsamının dışında yangın, sel, deprem gibi afetlerin yaşandığı noktalarda konutların anında yapılarak teslim edildiğini anlattı.

“KARADENİZ GAZININ MİLLETİMİZLE BULUŞMASI İÇİN TÜM ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR”

Karadeniz gazının kullanımı konusunda gelinen aşamanın durumu ve bu gazın ne zaman hanelere ulaşabileceğine ilişkin soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2023’ün ilk çeyreğinde Karadeniz gazının milletimizle buluşması için tüm çalışmalar 7/24 esasına göre devam ediyor. Sahadaki çalışmalar şu anda 3 ana bileşenden oluşuyor. Bunun birincisi; deniz tabanı üretim tesisleri devam ediyor. İki işleme tesisi, üç boru hatları. Sahada şu anda yaklaşık 10 bin kişi çalışıyor. Denizde ise 50’den fazla gemi operasyonlarını sürdürüyor. Çalışmalar, canlı yaşamının dahi olmadığı denizin 2 bin 200 metre altında tamamen uzaktan kumandayla kontrol edilen robotlarla ve sistemlerle yürütülüyor. Derin denizde boru ve kordon bağı serimi tamamlandı. Derin deniz ana kordon hattının nihai etütlerine de başlandı. Yavuz ve Kanuni gemileri kuyuların alt ve üst tamamlama işlemlerini gerçekleştiriyor. Sahadaki kara tesisi yüzde 90 oranında tamamlandı. Kuyu başı ekipmanı, gaz toplama ve dağıtım haznesi gibi devasa ekipmanlar da deniz tabanına indirilmeye başlandı. BOTAŞ gazı ulusal sisteme aktaracak ölçüm istasyonunun ve 36 kilometrelik boru hattının inşasını tamamladı ve testler yapıldı. Yoğun bir çalışma Filyos’ta devam ediyor.”

“İSVEÇ, TERÖR ÖRGÜTLERİ MENSUPLARININ GÜVENLİ LİMANI HÂLİNE GELDİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMELİDİR”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği konusunda Türkiye’nin nasıl bir süreç sürdüreceğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Önce İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu sürecini terörizm ile mücadelede kapsamlı ve uzun soluklu bir iş birliği tesis etmemiz için de bir fırsat olarak gördük. Dedik ki, ‘Bize bu 120 teröristi iade edin’ Ama İsveç bu konuda, ‘Anayasa değişikliği yapacağız, değişikliği yaptıktan sonra biz süreci işleteceğiz’ dediler. Sayın Başbakan buraya geldi, kendisiyle burada her türlü ev sahipliğimizi yaptık. Gayet güzel görüşmelerimiz de oldu. Tabii yeni İsveç hükûmetinden aldığımız mesajlar, İsveç’te terörle mücadele alanında bir anlayış değişikliğinin başlayabileceğini işaret ediyordu. Ancak mutabakat zaptı kapsamında terörle mücadelede verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini gördük. Terör örgütünün, propaganda, eleman değişimi ve finansman faaliyetlerinin İsveç’te devam ettiğini gördük.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’te geçen haftalarda terör örgütleri tarafından Türkiye ve kendisine yönelik hakaret içerikli eylemler gerçekleştirildiğini anımsatarak, “Bu eylemlerin failleri hakkında soruşturma açılmasına dahi gerek duymadılar” dedi.

Son gelişmeler nedeniyle İsveç Parlamento Başkanı ve Savunma Bakanının ziyaretlerini ertelemek durumunda kaldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç terör örgütleri mensuplarının güvenli limanı hâline geldiği gerçeğiyle bir defa yüzleşmelidir. Mutabakat zaptı bizim yol haritamızdır. Buradaki taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesi önceliğimizdir” şeklinde konuştu.

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KİSVESİ ALTINDA MÜSLÜMANLARA KARŞI NEFRET SUÇU İŞLENMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Avrupa’da ve özellikle İskandinav ülkelerinde son dönemde artan İslam karşıtı söylem ve eylemlerden endişe duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “21 Ocak’ta kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e karşı yapılan saldırıya İsveç’in tüm uyarılarımıza rağmen seyirci kalmasını kabul edemeyiz. Hemen sonrasında Hollanda’da bu minvalde menfur bir eylemin yapılmasını tesadüf olarak görmüyoruz. Müslümanları hedef gösteren ve kutsal değerlerimize hakaret eden bu İslam düşmanı eylemlere bunların duyarsız kalması, hatta güvenlik güçlerinin bunları kordon altına alıp, ‘İstediğiniz gibi bunları yapabilirsiniz’ mahiyetinde koruma altında bu eylemlerini yapmasını görmek neyle izah edilebilir? Tabii bizler de bunları en güçlü şekilde kınadık. Bu bir nefret suçudur. Bunu İsveç’in süratle hâlletmesi lazım. İfade özgürlüğü kisvesi altında Müslümanlara karşı açık ve aleni olarak nefret suçu işlenmesi kabul edilemez. İsveç’ten ülkede yaşayan tüm grupların inançlarına saygı gösterilmesini ve İslam karşıtlığıyla mücadele konusunda samimi adımlar atılmasını bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç’in ve Finlandiya’nın taahhütlerine tam olarak uymalarını bekliyoruz. NATO üyeliği yolunda atacakları adımlar mutabakat zaptında yer alıyor. Bu adımlara göre de biz kararımızı vereceğiz. Tekrar söylüyorum an itibarıyla İsveç’in NATO üyeliğine sıcak bakmıyoruz. Öte yandan Finlandiya’nın durumunu farklı değerlendiriyoruz. Görelim İsveç verdiği sözleri tutacak mı? Tutmadığı takdirde kusura bakmasınlar. Finlandiya eğer şu andaki gibi bu süreci işletirse bizler de parlamentomuz açık olduğunda üzerimize düşen görevi yerine getiririz” dedi.

“SURİYE’NİN KUZEYİNDE TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZSİZ YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Terörle mücadele kapsamında devam eden operasyonların son durumu hakkındaki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadele adına yürüttüğümüz mücadele aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin muhafazasına da katkıda bulunuyor. Dolayısıyla rejim bunun bilincine varmalı diyoruz” cevabını verdi.

Suriye’nin geleceğinin ipotek altına girmemesi için PKK/YPG ve Suriye Demokratik Güçleri terör örgütünün ayrılıkçı tutumuna karşı mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte bize birtakım koşulların konulmasını kabul etmemiz mümkün değil. Diyalog sözlük itibarıyla ‘ön koşulsuz konuşma’ demektir. Biz şu anda Suriye’nin kuzeyinde terörle mücadelede tavizsiz yolumuza devam ettik” ifadelerini kullandı.

Suriye rejimi ile diyalogda kademeli bir çalışma sürdürüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konunun çözülmesi için önce Türkiye, Rusya ve Suriye’nin istihbarat örgütlerinin, ardından savunma bakanlarının bir araya gelmesini önerdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Onların bu işi başarıyla sonuçlandırmaları hâlinde ardından dışişleri bakanları bir araya gelsin, onu da başarmamız hâlinde nihai adım liderler bir araya gelsin ve bu adımda da bu bir araya gelişlerin neticelerinden İran’ı da haberdar edelim, böyle bir adımımız da olsun dedik. Tabii bu sürecin nasıl şekilleneceğinde tarafların tutumu belirleyici olacak. Biz her halükarda ulusal güvenliğimizi koruma adına gereken önlemleri alırız, siyasi sürecin ilerletilerek ihtilafa bir çözüm bulunması bir fırsat penceresi teşkil edebilir. Geri dönüşlerin gönüllü, onurlu ve güvenli olması gerekiyor. Biz bu briket evleri boşuna yapmadık. İstedik ki gönüllü dönüşler başlasın. Suriye’de BM ilkeleri temelinde geri dönüşlerin sağlanması için gerekli şartların da oluşturulması gerekiyor ve bu da başladı. Yani şu anda 400-500 bine yakın mülteci Suriye’ye dönmeye başladı.”

“HER GÖRÜŞMEMİZDE ÇÖZÜME KAVUŞTURDUĞUMUZ KONULAR MUTLAKA OLUYOR”

ABD ve Almanya’nın Ukrayna’ya tank sevkiyatı yapmasına ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve Ukrayna liderleriyle ihtiyaç anında sık sık görüştüklerini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in de görüşmelerde arzulu olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “lider diplomasisi” diye adlandırdığı bu görüşmeleri tereddütsüz yaptıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaten bunu yapamazsak bizim netice almamız mümkün değil. Bu görüşmeleri yapmak suretiyle netice alıyoruz. Kişisel ilişkilerin diplomaside ne kadar önemli olduğunu bu süreçte tüm dünya görmüş olmalı. Her görüşmemizde çözüme kavuşturduğumuz konular mutlaka oluyor. İnisiyatif alma konusunda hiçbir Avrupa ülkesi bizim kadar cesur olamadı. Hatta bazıları aksini savundular. Tabii cesaret de tek başına yeterli değil, bir de taraflar nazarında, uluslararası kurumlar nazarında bir itibarınızın olması lazım” diye konuştu.

“KALICI BARIŞ İÇİN ARABULUCULUK GÖREVİNİ ÜSTLENMEYE HAZIRIZ”

Tahıl koridoru, esir değişimi ve Zaporijya Nükleer Santrali’nin güvenliği ve insani yardımlar konusunda hep çözümün parçası olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kalıcı barış için Türkiye olarak kolaylaştırıcı ve arabuluculuk görevini üstlenmeye her zaman hazırız. Avrupa’dan ve dünyadan da barış ve müzakere çağrılarına destek bekliyoruz. Ateşkesin ilanı ve adil çözüm vizyonuyla müzakerelerin desteklenmesi gerekiyor. Barışa dair umutlarımı her zaman canlı tutuyorum. Bu umudumu kaybetmiş olsaydım tahıl koridoru açılmazdı, esir değişimi yaşanmazdı. Gerek Amerika’nın gerek Almanya’nın tanklar, vesaireler bunların Ukrayna’ya gönderilmesi olayı bir çözüm müdür? Bu zamana vabeste bir durumdur. Tankların gönderilmesi bir çözüm unsurudur diyemem. Bunların hepsi riskli ve biraz da silah baronlarının işine yarıyor.”

“YUNANİSTAN’IN ESAS RAHATSIZLIĞI TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL VE KÜRESEL DÜZEYDE YÜKSELEN PROFİLİDİR”

Türkiye ve Yunanistan’ın son zamanlardaki ilişkilerine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan’ın son dönemde Türkiye’ye yönelik izlediği tutumun izahı da kabulü de mümkün değil. Yunanistan’ın bu tutumu ve asılsız propagandaları iyi komşuluk ilişkilerine de müttefikliğe de aykırı. Yunanistan’ın esas rahatsızlığı Türkiye’nin bölgesel ve küresel düzeyde yükselen profilidir. Yunanistan’ın hukuk dışı adımlarına karşı verdiğimiz yanıtlar karşısında çaresiz kalan Yunan tarafı akıl dışı iddialara sığınıyor” diye konuştu.

Yunanistan’ın hava ihlali iddialarının temelsiz olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl Yunanistan hava sahamızı ihlalleri, uçaklarımızı tacizleri, balıkçılarımızı tacizleriyle tansiyonu yükseltiyor. Bu hasmane eylemleri hava kuvvetlerimiz ve sahil güvenliğimiz elbette yanıtsız bırakmıyor, bırakmayacaktır. Kıyılarımıza ve büyük yerleşim merkezlerimize çok yakın adaları uluslararası anlaşmalar hilafına silahlandırmaya devam ediyor. Tabii sonra Tayfun deyince panikliyorlar. Yani biz kendimize göre hazırlıklarımızı yapmayacak mıyız?” dedi.

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK EYLEMLERE KARŞI ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI OTURMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun füzesinin menzilinin 560 kilometreden 1000 kilometreye çıkarılması talimatı verdiğini dile getirerek, “Sen de yap, senin de olsun. Bizim atığımız adım bu, bundan niye rahatsız oluyorlar? Ülkemizin güvenliğine yönelik eylemlere karşı elimiz kolumuz bağlı oturmamız mümkün değil. Bunlara gerek hukuki olarak gerek sahada cevap vermeyi sürdüreceğiz. İHA’larımız, SİHA’larımız, Akıncılarımız ve hepsinden öte Kızılelmamız, bunlar önemli. İnşallah Gökbey geliyor. Tüm bunlarla beraber Silahlı Kuvvetlerimiz çok daha güçlü hâle gelecek” değerlendirmesinde bulundu.

“Muhalefet niye rahatsız?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz ülkemizi savunmayacak mıyız? Savunurken de bunlardan izin mi alacağız? Yedili masaya mı soracağız? Kusura bakmasınlar. Onlar da bir defa bütün bu yaptıklarımızı havada karada zaten beğenecekler. Şu anda biz savunma sanayiinde artık ciddi manada ihracat yapıyoruz. Kızılelma bizim ufkumuzdur. Bu ufkumuzu Kızılelma ile yakalayacağız hiç tereddütsüz. İktidara geldiğimizde hedefimizi tam bağımsız savunma sanayii olarak belirlemiştik. Hamdolsun şimdi bunu adım adım gerçekleştiriyoruz. Başta Baykar ve TUSAŞ olmak üzere emeği olanların hepsini tebrik ediyorum. Savunma sanayii sektöründe 2002’de 56 firma faaliyet gösterirken, bugün bu sayı 2 bin 705’e yükseldi. Burada çeşitliliği ve rekabetçi sektörün önünü açan biz olduk. Bugün savunma sanayiinin hiçbir alanında tek bir firmanın faaliyet göstermesi söz konusu değil. Sadece SİHA’lar değil, bütün alanlarda birçok koldan geliştirme ve üretim faaliyetleri sürüyor. En iyiye ulaşma çabamızda rekabetçi ortamın önemli faydalarını gördük, görmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Senatosu tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildiğinin anımsatılması üzerine, “Doğrusu şu an itibariyle 10-15 ülkenin parlamentosu böyle bir adımı atmış. Yani bu konuyla ilgili olarak karşımızda İsveç var. Malum Nobel Barış Ödülü’nün merkezi İsveç’te. Onlar bu konuda ne gibi bir tavır takınırlar, ne gibi bir adım atarlar bunu bilemem” dedi.

“ETKİN BİR BÖLGESEL GÜCÜZ”

Rusya-Ukrayna savaşında aldıkları görevler, attıkları adımlar ve elde edilen başarının dünya barışına katkı sağladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada tabii bir şey ben zikretmekten sakınmayacağım. O da Sayın Putin’in bana olan ifadesidir. O da şu; ‘Ben bu tahılı bilabedel göndereceğim.’ ‘Tamam’ dedim, ‘Biz de bunu bilabedel una dönüştürelim ve böylece fakir fukara Afrika ülkelerine gönderelim.’ Çünkü ilk etapta gelen tahılın yüzde 44’ü Avrupa ülkelerine gitti, Afrika’ya yüzde 16 falan gitti. Biz bunu yeni attığımız adımlarla yüzde 60-70’lere çıkartırsak az gelişmiş fakir fukara Afrika ülkelerini rahatlatırız. Bu konuda bizim Sayın Putin ile bir mutabakatımız var. Bunu yapmanın gayreti içinde olacağız. Hatta sadece tahıl değil, gübre noktasında da yani amonyak, gübre bunun üretimini sağlayıp bundan da bu fakir fukara ülkelere gönderelim diyoruz. Biz hep şunu söyledik, ‘Türkiye Türkiye’den büyüktür’. Artık biz, etkin bir bölgesel gücüz. Sadece istikrar adası değiliz, artık istikrarı sağlayan istikrarlaştırıcı bir gücüz. Şu andaki mücadelemiz küresel bir güç olmaktır. Bu inançla bölgemizde ve ötesinde her zaman barış, huzur, refah ve istikrar için durmadan, yorulmadan gayret göstermeye devam edeceğiz.”

“21 yıllık iktidarımızda söz verdiğimiz her vaadi icraata dönüştürdük’ diyorsunuz. Bu icraatlar Türkiye’yi nereye taşıdı?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların hepsi Türkiye’nin Yüzyılı’nın içinde. Şimdi biz Türkiye’nin Yüzyılı’nı bu yeni adımla reforme ediyoruz, güncelliyoruz. İnşallah 14 Mayıs Türkiye Yüzyılı’nın güncellendiği bir seçim olacak” şeklinde cevapladı.

“AYASOFYA’YI AÇMAK BİZE NASİP OLDU”

Programda, AK Parti’nin 21 yıllık iktidarlığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla gerçekleştirilen projelerin bulunduğu video izletildi. Ardından kendisini en çok heyecanlandıran imzanın neye ilişkin olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayasofya” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayaliniz miydi?” sorusu üzerine, “Allah rahmet etsin, üstat Sultanahmet’te konuşuyor. ‘Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak’ Takdimini yapan da benim. Açmak da Allah’a hamdolsun bize nasip oldu. Üstadın o kararlılığını orada yaşadık. Ondan sonra da Ayasofya’yı açmak Rabbime hamdolsun bize nasip oldu. Nasıl duygulanmayayım?” dedi.

“Ayasofya’yı açtınız, Taksim’e cami yaptınız, başörtüsü sorununu çözdünüz. Bunlar merhum Erbakan’ın da hayalleriydi ama onu siz gerçekleştirdiniz. Erbakan’ın partisi olan parti sizin yanınızda değil, karşınızda” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ağlatma bizi lütfen, karıştırma oraları maalesef. Erbakan hocamızın o vaatlerini gerçekleştiren olmamıza rağmen ve onunla o yolda yürümüş birisi olarak şu anda tabii birilerinin farklı zeminde tam bu adımlara karşı olanlarla beraber olmaları insanı ciddi manada hakikaten yıkıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basketbol oynamaya devam edip etmediği sorusu üzerine, dün akşam basketbol oynadıklarını ve 44 sayı attığını anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın iyi basketbol oynadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama yine beni yakalayamıyor. Herhalde ABD’deyken o işi bayağı kapmış, bayağı iyi biliyor bu işi ama benim sayımı yapamıyor” dedi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yoğunluğu sebebiyle gelemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar İstanbul’da. Eski Abdi İpekçi yenileniyor orayı inşallah bir an önce bitirecekler” diye konuştu.

YERLİ OTOMOBİL TOGG

Kendisine yerli otomobil Togg’a ilişkin soru yöneltilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin ilki. Türkiye’nin ilki olması hasebiyle de Togg gerçekten bizim için 2023’ün içinde inşallah gerek ihracatımızla gerek iç piyasadaki ihtiyaçlarımızı karşılamada ve gerçekten elektrikli araç olarak da içinde en ufak bir ses duymuyorsunuz. Manevra kabiliyeti muhteşem. Eşim de çok beğendi. Gerçekten başta Gürcan arkadaşımız o da bu işte çok çok maharetli. İşi başarılı şekilde tamamladılar ve bu konuyla ilgili olarak da Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ve tüm yönetim burada büyük emek verdi ve Togg’u ülkemize millî ve yerli bir eser olarak kazandırdılar. Bir güzelliği de tabii renklerin aldığı isimler ülkemizin tüm genelini kapsayacak şekilde. Fabrika muhteşem.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg’un üretiminde yer alan personel sayısının da sürekli arttığını belirterek, “Genç mühendislerle böyle bir eserin ortaya çıkması bizim gurur abidemiz” şeklinde konuştu.

Togg için sipariş verip vermediği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müsaade et de artık öyle olsun” dedi. Hangi rengi tercih ettiği sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, tercihi eşi Emine Erdoğan’a bıraktığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de ikinci Togg’un kendisine verilmesini istediğini ifade etti.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Millî iradenin tecelligahı olarak gördüğümüz Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, bizim için ülkemiz adına verdiğimiz istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolüdür. Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradenin tecelligahı TBMM’nin, Türkiye adına verilen istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolü olduğunu dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI MECLİSİMİZLE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2007 yılında bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için Anayasa’yı ve Meclis İçtüzüğü’nü ayaklar altına aldıkları zaman biz çareyi başka yerde değil, yine burada aradık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa ve yasaları, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, kalkınma mücadelesini destekleyecek adımlarla geliştirmek için her yola çıktıklarında çareyi başka yerde değil, hep Mecliste aradıklarını hatırlatarak, “FETÖ’cü alçakların bombalarıyla sesini ve temsil ettiği iradeyi susturmak istediklerinde bile direnişi burada sürdürdük, çareyi burada aradık. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da Meclisimiz ile birlikte inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı destanını da Cumhuriyetimizin ilk asrında, darbelere, vesayete, sistemi kilitleyen nice arızalara rağmen millî iradenin temsili görevini azimle yerine getirmeye çalışan Meclisimiz ile birlikte yazacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni yönetim sistemiyle yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin tanımını netleştirip, yetki ve sorumluluk alanlarını belirgin hâle getirerek bu sürecin en sağlıklı şekilde yürümesini sağlayacak altyapıyı zaten kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimlerin ardından yeni yönetim sistemimizin ilk dönemindeki tecrübelerin ışığında sistemi daha ileriye taşıyacak restorasyonları da yine Meclisimiz ile birlikte yapmayı umut ediyoruz. Bu umudun gerisinde 20 yıllık emek ve kazanım vardır. Bundan 20 yıl önce hükûmete gelirken milletimize ne söz verdiysek hamdolsun Rabb’im hemen hepsini de yerine getirebilmeyi bizlere nasip etti.”

“2023 HEDEFLERİMİZDEN ÜLKEMİZİN BAŞINA GELEN ONCA HADİSEYE RAĞMEN ASLA VAZGEÇMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bundan 12-13 yıl önce milletimizin huzuruna çıktığımız 2023 hedeflerimizden, dünyada yaşanan onca krize, ülkemizin başına gelen onca hadiseye rağmen asla vazgeçmedik, asla sapmadık, asla geri adım atmadık. Cumhuriyetimizin ilk asrını tamamlarken, 2023 hedeflerimize de önümüze çıkartılan engellere, kurulan tuzaklara, maruz kaldığımız saldırılara rağmen büyük ölçüde ulaştık” dedi.

Başka bir ülkenin başına gelse veya Türkiye’nin farklı bir döneminde yaşansa çok büyük yıkımlara, felaketlere, facialara yol açacak nice badireyi, Allah’ın yardımı ve milletin desteğiyle atlattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Cumhuriyetimiz yaş aldıkça, milletimizin feraseti ve dirayeti güçlenmiş, eski senaryolar, eski tezgâhlar işlememeye başlamıştır. Kendi krizleri içinde çırpınıp duran bir Türkiye’den küresel krizlere meydan okuyan bir Türkiye’ye gelmiş olmak bile başlı başına bir başarı hikâyesidir” görüşünü paylaştı.

AK Parti’nin ülkeye ve millete, bu özgüveni, mücadele etme ve zafere yürüme azmini kazandırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sadece 20 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmiş olmasının gerisinde böyle bir arka planın bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 20 yılda ülkemizin demokrasi ve kalkınma yürüyüşü öylesine hızlı oldu ki muhalefet bile bunun gerisinde kaldı. Biliyorsunuz, önceki gün altı parti, güya aylarca çalışıp uğraşıp, didinip hazırladıkları bir ortak politikalar metni yayımladı. Ülkemizin altı güzide partisi bir araya gelip böyle bir metin hazırlayınca insan ister istemez, şöyle bir beklentiye giriyor; neyin nesidir? Öyle ya, biz 20 yıldır gece gündüz çalışmaktan ola ki bazı şeyleri gözden kaçırmış, ihmal etmiş; hatta bazı konularda hata yapmış olabiliriz” ifadesini kullandı.

Bu sırada salondaki bir grup dinleyicinin “Vur vur inlesin, altılı masa dinlesin” şeklinde slogan atması ve bir çocuğun “Tayyip dede” şeklinde seslenmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altılı masayı ben bu yavrulara havale ediyorum” karşılığını verdi.

“MİLLETİMİZ ADINA ÜZÜNTÜ DUYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, netice itibarıyla herkesin beşer olduğuna dikkati çekerek, “Hepsi mümkün. Gerçi karşımızda henüz bir cumhurbaşkanı adayı bile belirlemekten aciz bir masa olduğu hakikatini unutmuyoruz. Bu masanın, bizim yaptıklarımızı, hedeflerimizi ve vizyonumuzu aşacak bir belge ortaya koyabilmesine de pek ihtimal vermiyoruz ama yine de ‘Ne yapmışlar, bir bakalım’ dedik. Keşke bakmaz olaydık. Kendimiz adına değil ama bu partilere umut bağlayanlar adına gerçekten çok üzüldük. İçimizden ‘buradan ülkenin ve milletin hayrına bir şey sadır olmaz ama gençlerimize güzel eğlence malzemesi çıkar’ dedik. Karşımızdaki kafadan, memleketin herhangi bir derdine derman olacak, sadra şifa bir şeyler beklemenin beyhudeliğini az çok tahmin etmemize rağmen yine de milletimiz adına üzüntü duyduk” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu metinde yer alan başlıkların ayrıntılarıyla ilgili değerlendirmeyi, partisinin Genel Merkezi ve bakanlıkların yeri geldikçe milletle paylaşacağını aktararak, “Burada sadece şu kadarını söyleyeyim ki bunlar bırakın yeni projeler için kafa yormayı, ülkede ne yapılıp edildiğine bile hiç bakmamışlar. Baksalar, ‘ortak politikalar’ diye açıkladıkları metindeki hususlardan çoğunun, vadettiklerinin daha fazlasıyla zaten yapılmış veya yapılmakta olduğunu herhâlde görürlerdi. Gözleri var görmüyor; ağzı var konuşmuyor, çünkü kalpler tamamen mühürlenmiş” diye konuştu.

Yayınlanan metinde “şehir hastanelerini kapatma, milletin malı olan külliyenin kapısına kilit vurma, yeni bakanlıklar icat etme” gibi vaatlerin yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın açıkladığı metinle herkese selam verdiğini söyledi.

Metinde “Kayyımı kaldıracağız, belediyelere özerklik vereceğiz” ifadelerinin de yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ifadelerle HDP’ye selam veriyorlar. ‘OHAL kararnamelerini iptal edeceğiz.’ diyerek kamudan uzaklaştırılan kapı arkası ortakları PKK’lılara ve FETÖ’cülere selam veriyorlar. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığına sataşarak bu kurumlarımızın sınırlarımız dışında bile tepelerine binip başlarını ezdiği tüm terör örgütleriyle onları kullananlara selam veriyorlar” ifadelerini kullandı.

“DARBECİLERE, VESAYETÇİLERE SELAM VERİYORLAR”

6’lı masanın “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne, savunma sanayisi projelerine, kamu-özel yatırımlarına dokunacağız” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsız olan Batı’ya selam verdiği kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatta içlerinden birisi ‘Batı bize aferin diyecek’, yazıklar olsun. Sen Batı’nın ‘Aferin.’ demesine bu kadar muhtaç mıydın? Düştükleri hâle bak. Ülkemizin pek çok konuda egemenlik haklarından vazgeçmesi şartına bağlanan F35 projesine geri döneceğiz diyerek en yetkili ağızları üzerinden bilinçli ve sistematik Türkiye düşmanlığı yaptığı itiraf edenlere selam veriyorlar. Ege’deki haklarımızı koruma mücadelemizden vazgeçeceklerini söyleyerek Yunanistan’a selam veriyorlar. Eski Türkiye’ye dair ne varsa hepsini canlandırma vaadiyle darbecilere, vesayetçilere selam veriyorlar. Bir tek, herhâlde ihtiyaç duymadıkları için olacak, kazanımları ve hayalleriyle aziz milletimizin kendisine selam vermemişler.”

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayını hâlâ belirlemediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tamam adayı belirlemekte tembellik ediyorsunuz orasını anladık da bari vaatlerinizi oluştururken azıcık ders çalışsaydınız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın ülkenin en önemli sorununun ekonomi olduğunu ifade ettiğini belirterek “Tek çözüm önerileri, Merkez Bankasının İstanbul’daki Dünya Finans Merkezine giden birimlerini tekrar Ankara’ya döndürmek. Siz dün benim yanımda değil miydiniz? Biz Merkez Bankasının, Ziraat Bankasının İstanbul’a gidişini konuşmadık mı? O gün siz ne iş yapıyordunuz? Herhâlde bunlar uykudaydı” eleştirisinde bulundu.

“DEMOKRASİLERDE İKTİDAR KADAR MUHALEFET DE ÖNEMLİDİR”

Milleti anlamak için gayret göstermeyenlerin, 1990’ların Türkiye’sinden bir adım öteye geçemeyenlerin Türkiye’nin sorunları çözebileceklerini sandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin son 20 yılda ortalama yüzde 5,5 büyüdüğünden haberleri yok. Önümüzdeki 5 yılda yıllık yüzde 5 büyüme vaadinde bulunuyorlar. Sadece 2020’den 2022’ye istihdamın 5 milyona yakın arttığından bihaberler. Önümüzdeki 5 yılda 5 milyon istihdam sözü veriyorlar. Her tarafı dökülen derme çatma bir programla milletin karşısına çıkıyorlar. Yazık. Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Türkiye böyle sakil bir muhalefeti hak etmiyor. Ülkeye de millete de yazık” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha vaatlerini kâğıda dökme aşamasında bu kadar pespayece davrananların Allah muhafaza yarın öbür gün sorumluluk üstlendiklerinde ülkeyi ne hâle getireceklerini varın siz düşünün. Bir kısım eski bürokrat, teknokrat tayfası bunların kanına girmiş, bir şeyler çiziktirip ortak politika diye önlerine koymuş. Masa tayfası da Kılıçdaroğlu da başta olmak üzere bildikleri tek somut icraat eski Türkiye’nin yokluk, yasak, kriz devrinde yaşananlar olduğu için matah bir şey sandıkları önlerine gelen metne sarılıp milletin huzuruna çıkmışlar. Aday tantanasından politika metni fiyaskosuna kadar, bir dönem ülkemizde tam da bu konuları işleyen komedi dizisinde yer alan bir bölümü hatırladım. Orada ‘Muhalefetin amacı iktidara gelmek değil midir?’ diyen bir oyuncuya bir diğer oyuncunun verdiği ibretlik cevap şöyle; ‘O dediğin başka ülkelerde olabilir ama Türkiye’de muhalefetin amacı iktidar olmak değil, muhalefetten düşmemektir.’ Bu sözü bir diğer oyuncu da ‘Muhalefette olmak, iktidarda olmaktan daha iyidir, aynı maaşı alırsın, sorumluluk altına girmezsin.’ diyerek tamamlıyordu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin en üst düzey temsilcisi ve en güçlü aday alternatifi olan Kılıçdaroğlu’nun idrak derecesinin boyutunu gösteren şu örnek bile adeta bir kara mizah içinde yaşadığımızın işaretidir. Biliyorsunuz, CHP’nin başındaki zata zaman zaman istihza ile yerli ve millî vasıflara sahip olmadığına işaretle, ‘Bay Kemal’ diye hitap ediyoruz. Bu zat, cumhurbaşkanı adaylığına niyetlenince kendine akıllı uslu bir sıfat aramak yerine sonundaki ünlemi anlamadan ‘Bay Kemal’ ifadesini sloganı hâline getirmiş” diye konuştu.

Muhataplarını tanıdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylığını zor yetiştirecek. Slogandı, programdı, vizyondu onları hiç yetiştiremez. Memleketin her işi gibi, muhalefetin adayının sloganını bulmak da bize kaldı. Madem Bay Kemal bu ifadeyi o kadar sevdi, öyleyse kendisine bundan sonra kullanabileceği yeni sloganını da vereyim: Bay bay Kemal. Alsın tepe tepe kullansın. Telifini de istemeyiz. Bizden yana helali hoş olsun” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları söyleyince muhalefetin, “Tayyip Erdoğan bizimle maytap geçiyor” diye feveran ettiğini dile getirerek, “Siz dalga geçilecek iş yaparsanız, elbette biz de dalgamızı geçeriz” değerlendirmesinde bulundu.

Memleketin gülmeye, eğlenmeye de ihtiyacının olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir işe yaramıyorsunuz, bari o işe yarayın. Eğer siz, dikkate alınacak, kulak verilecek iş yapar, söz söylerseniz, biz de size o nazarla bakarız. Şimdi soruyorum, şu fotoğraf karşısında başka nasıl davranabiliriz. Esasen yaptığı siyaset değil, alenen hasisliktir” görüşünü paylaştı.

“ÖYLE BİR MUHALEFETİMİZ VAR Kİ NERESİNDEN TUTSANIZ ELİNİZDE KALIYOR”

Muhalefetin, geçen hafta cumhurbaşkanı adaylığı meselesinde aynı hasisliğin örneğini sergilediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne dediler; ‘Biz, cumhurbaşkanı adayı çıkartamıyoruz, öyleyse Cumhur İttifakı’nın da adayı olmasın’. Hâlbuki bizim adaylığımız bir yıldır belli. Anayasa, Seçim Kanunu ortada. Geçen haftaya kadar adaylığımız meselesi hiç aklınıza gelmedi mi? Madem böyle düşünüyordunuz, niye aylardır bizimle yarışacak aday belirlemek için toplantı üstüne toplantı yapıyorsunuz? Gördüğünüz gibi öyle bir muhalefetimiz var ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Bunları görünce aklıma eskilerden bir hikâye geldi. Fi tarihinde memleketin birinde hasisliğiyle, kıskançlığıyla, çekememezliğiyle meşhur bir adam varmış. Bu kişi hasisliği yüzünden bilhassa komşusuyla her konuda kavga edermiş. Adamın namı öylesine alıp yürümüş ki ülkenin padişahının kulağına kadar gitmiş. Padişah ‘Hele şu adamı buraya getirin de denildiği kadar hasis mi bir bakalım’ demiş. Adamı bulup padişahın önüne getirmişler. Padişah, adama ‘Dile benden ne dilersen, hiç eksiltmeden istediğini vereceğim. Ama bir şartla, sana verdiğimin iki katını da komşuna vereceğim’. Adam, ilk şaşkınlığı üzerinden attıktan sonra kısa bir süre düşünmüş ve padişaha, ‘Sizden talebim bir gözümün kör edilmesidir’ demiş. Padişah şaşkınlıkla adama, ‘Ben sana ne dilersen vereceğimi söylüyorum, sen bir gözünün kör edilmesini istiyorsun, sebebi nedir?’ diye sormuş. Adam cevap vermiş; ‘Maksat komşunun iki gözü çıksın’. Altılı masanın geldiği yer ülkenin ve milletin hayrına herhangi bir işe talip olmak yerine bizim yaptıklarımızı yıkmak, yok etmek, tersine çevirmek vaadine saplanıp kalmaktır. ‘Madem biz Cumhurbaşkanı adayı çıkartamıyoruz, Cumhur İttifakı da çıkartmasın’ demenin başka anlamı olabilir mi? ‘Madem vizyonumuz yok, Cumhur İttifakı’nın da olmasın’ demenin başka manası olabilir mi? ‘Madem biz iş yapmayacağız, öyleyse AK Parti’nin yaptıkları da yıkılsın’ demenin başka hükmü olabilir mi?”

“14 MAYIS İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların tarihlerinin, hep benzer işlerle dolu olduğu için bugün yaptıklarına şaşırmamak gerektiğini vurgulayarak, “Milletten alamadıkları iktidara, kimi zaman darbecilerin, kimi zaman vesayetçilerin ihsanı olarak konmak bunların tarihinde var. Dün hayallerini ve hayatını çaldıkları merhum Menderes’in bugün de sloganını çalarak Genel Merkezlerine asmışlar. Bunların Allah’tan korkularını bilmeyiz ama milletten utanmadıkları da kesin. Onun için ‘Türk siyasetini bu hâle getirenler utansın’ demekle iktifa ediyoruz” düşüncesini dile getirdi.

Milletin 14 Mayıs’ta bir kez daha bu hasis, muhteris, utanmazlık siyasetine “yeter” diyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sözü de kararı da milletimize bırakarak, 14 Mayıs için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. Hamdolsun milletimizle rabıtamızı hiç koparmadık, gönül bağımızı hiç zayıflatmadık. Birileri kendi sırça köşklerinde siyasetçilik oynaya dursun, biz her fırsatta milletimize gittik, gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 2022’nin başından bu yana diğer devlet ve parti programlarının yanı sıra 49 il ziyareti yaptıklarını, ziyaret ettikleri illerde vatandaşlarla coşkulu şekilde buluştuğunu anlattı.

Toplu açılış törenleriyle milletle beraber eser ve hizmet siyaseti gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlar ve gençlerle yaptıkları sohbetlere dikkati çekti.

Denizli’de tekstil sektöründe çalışan 2 bin 500 kadın işçiyle bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biri, ekonomimizi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat cari fazlayla büyütme hedefimize katkı veren fabrikaların hizmete açılış sevincini iş insanlarımızla, iş kadınlarımızla beraber yaşadık” sözlerini sarf etti.

Togg Fabrikası’ndan Yusufeli Barajı’na nice dev eseri ülkeye kazandırdıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal herhâlde Yusufeli Barajı’nı da kapatırsın. Bay Kemal herhâlde Togg’u da kapatırsın. Bay Kemal, senin gücün bunlara yetmez. Bu millet seni öyle kovalar ki kaçacak delik ararsın. O yanındakilerden de sana hiçbir fayda gelmez” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Karadeniz’de yeni keşifler ve yeni değerlendirmelerle bir trilyon dolarlık gaz rezervine ulaşmanın gururunu milletle paylaştıklarını hatırlattı.

Şehir hastanelerinin en büyüğünü Ankara’da Etlik’te hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, sen SSK’nın Genel Müdürlüğünü yapmıştın, ne hâldeydi SSK biliriz, seni oradan tanırız. Ne hâle getirdin oraları biliriz. Rahmetli Savaş Ay hayatta olsa da sana o yaptığın Genel Müdürlüğü tekrar bir anlatsa. İşte biz bunları yaparken altılı masanın tek yaptığı hiçbir sonuç çıkmayan toplantılar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şimdi şehir ziyaretlerimizi şöyle görüntüleriyle hızlıca bir hatırlayalım” sözlerinin ardından salonda, “Aşkınan koşan yorulmaz” başlıklı video izletildi. Videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşlarla buluştuğu, çeşitli projelerin açılışını gerçekleştirdiği görüntülerle, altılı masanın toplantı haberlerine yer verildi. Görüntülerde yerli otomobil Togg’un ekranlara yansıdığı anlar, partililerden yoğun alkış aldı.

“BİZİM İCRAATLARIMIZA ONLARIN HAYALLERİ BİLE YETİŞEMİYOR”

Videonun ardından konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar varsın altılı masada devam etsinler, biz meydanlarda devam ediyoruz. Nasip olursa bu hafta da Aydın’dayız. Durmak yok. Rahmetli Özal’ın da dediği gibi; bizim icraatlarımıza onların hayalleri bile yetişemiyor” ifadelerini kullandı.

İl ziyaretlerinde kendisini sevgi ve coşkuyla bağrına basan tüm vatandaşlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teker teker saymaya kalksam değil saatler günler sürecek. Bu eser ve hizmet siyasetimizle 14 Mayıs seçimlerinde de bizimle yarışacak rakip bulamayacağımız anlaşıldı. Biz sözümüzü yine milletimize söyleyecek, yarışmamızı yine kendi projelerimizle kendi icraatlarımızla yapacağız. Onlar ülkelerini emperyalistlere peşkeş çekmek için sağa sola göz kırpa dursun, biz Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başlayacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın açıkladığı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni anımsatarak metne ilişkin eleştirilerde bulundu.

“Açıkladıkları programı, ülkenin meselelerini çözmek, millete hizmet etmek için değil Batılı efendilerinden ‘aferin almak’ için hazırladıklarını açıkça ikrar etmekten çekinmiyorlar” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyerek değerlerine hakaret ettikleri milletin, bugün tıpış tıpış gidip ‘Bize oy vereceksiniz.’ diyerek iradesini hiçe sayıyorlar. Esasen biz ‘politika metni’ diye kamuoyunun önüne çıkartılan beyanların gerisindeki rövanşist zihniyete yabancı değiliz. Hükûmete geldiğimizde vesayet güçlerinin bize dayattığı, gezi olaylarında şart olarak önümüze konan, terör örgütlerinin saldırılarının hedefinde olan, uluslararası mecralarda diplomatik dille hep karşımıza çıkartılan, kendilerini siyasi ve hukuki mecralarda engellemek için uğraştıkları ne varsa hepsi de bu metnin ruhunda mevcuttur” dedi.

Kendileri Türkiye Yüzyılı hayali ve hazırlığıyla geleceğe bakarken altılı masanın milletin kazanımlarına göz dikmek dışında hiçbir niyetlerinin ve heveslerinin olmadığının bu vesileyle bir kez daha gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millete ait olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni şahsımızın malı, hâlen Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan Çankaya Köşkü’nü atıl bir yer olarak tasavvur eden zihniyetin çapı işte bu kadardır” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana katıldığı 15 seçimi kazanmalarına rağmen her seçime olduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılacak seçime de ilk günkü ciddiyetle, azimle, inançla, heyecanla hazırlandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal hiç üzülme, bu akşam TRT yayınını Çankaya Köşkü’nde yapacağım. Çankaya Köşkü, bizim şahsi malımız değil. Tamamı ile milletin malıdır. Aynı şekilde Külliyemiz de yine milletin malıdır. Bunlar seni niye bu kadar rahatsız etti? Ne kadar bu rahatsızlığını sürekli dışa vurdun. Buraya gelen dünya liderleri, burayı gördükleri zaman hep burayla iftihar ettiler ve tam aksine ‘Güçlü devletler, büyük devletler bu eserlerle büyürler.’ ifadesini kullandılar.

Siyasi hayatları boyunca tek bir seçim kazanamamış olanların şimdiden cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık, kurum, rant paylaşma hırsıyla birbirlerini masa altından tekmelemeleri, asıl niyeti açıkça ortaya koyuyor. Adını doğru koymak lazım, bunlar ülkenin yönetimine değil milletin kazanımlarını yağmalamaya talipler. İnşallah 14 Mayıs’ta milletimiz bir kez daha bu yağmacılara yeter diyecek. Sözün de kararın da geleceğin de kendisine ait olduğunu sandıkta ortaya koyacağı iradeyle gösterecektir.”

“VATANDAŞLARIMIZIN TAMAMININ HAK VE ÖZGÜRLÜK ALANLARINI GENİŞLETMEYE ÇALIŞTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak 20 yılda en büyük reformları gerçekleştirdikleri alanların başında hak ve özgürlüklerin yer aldığını söyledi.

Vatandaşına tepeden bakan, farklı kimlikleri tehdit kaynağı olarak gören tek parti faşizmi bakiyesi jakoben anlayışı rafa kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurla Cumhuriyeti kucaklaştırarak devletimize ve demokrasimize olan güveni çok daha güçlü biçimde tekrar inşa ettik. Sadece bize oy verenlerin değil, 7’den 70’e vatandaşlarımızın tamamının hak ve özgürlük alanlarını genişletmeye çalıştık. Bu süreçte özellikle kadınlarımızın siyasette, bürokraside, iş dünyasında, akademide ve diğer alanlarda hak ettikleri yeri almalarına özel önem verdik” diye konuştu.

Tüm bu adımları atarken, en büyük desteği kadınlardan alırken en şedit saldırıların da CHP’nin başını çektiği muhalefetten geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz özgürlükleri savunurken CHP ve şürekası, yasakların devamı için mahkeme mahkeme dolaşmak dâhil her yolu denediler. Meclis’te engelleyemedikleri her türlü özgürlük hamlesi karşısında soluğu ya Danıştayda ya da Anayasa Mahkemesinde aldılar. Ellerine geçirdikleri tüm fırsatları başörtülü kadınlarımızın haklarını gasbetmek için kullandılar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir gece yarısı sosyal medya üzerinden yayımladığı videoyla eski yaraları tekrar kanattığını, eski acıları tekrar deştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çıkışın gerisindeki amacın, kadınlara haklarını vermek olmadığını, Meclis gündemine getirdikleri yasa teklifiyle bir kez daha gördüklerini anlattı.

“AİLE KURUMUNU SAPKIN AKIMLARDAN KORUYACAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİMİZİ, MECLİSİMİZİN TAKDİRİNE SUNDUK”

Bunun üzerine meseleyi CHP zihniyetinin insafına bırakmamak ve kalıcı bir çözüme kavuşturmak için süratle harekete geçtiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Temel hakların Anayasa konusu olmaması gerektiği inancımızı mahfuz tutarak ülkemizin geçmişten bugüne yaşadığı acıların bir daha tekerrür etmemesi için kendi teklifimizi hazırladık. Kadınlarımızın hak ve özgürlüklerini güvenceye alma yanında toplumun taşıyıcı sütunu olan aile kurumunu sapkın akımlardan koruyacak anayasa değişikliği teklifimizi, Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin takdirine sunduk. Altılı masaya soruyorum: Biz kutsal saydığımız aile kurumunu Anayasa teminatı altında parlamentoya sunduk ve aile kurumunu, kutsiyeti içinde parlamentoya getirirken ey bu altılı masanın içinde olanlar çıkın da açıkça, mertçe LGBT’yi kimler savunuyor kimler savunmuyor, bunu da söyleyin. Bizim LGBT ile ne ilgimiz ne de alakamız var. Çünkü biz aileyi kutsamışız, onu kutlu bir kurum olarak sayıyoruz. Bu kutlu kuruma herhangi bir sağdan soldan karışık tiplerin yürümesini kabullenmiyoruz. Ailelerimiz, tarihinden bugüne o kutsiyeti içinde hep gelmiş ve bu anlayışla da bugünlere, inşallah yarınlara da yürüyecek.”

“HİÇBİR MİLLETVEKİLİNİN ‘HAYIR’ DEMEYECEĞİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifinin hazırlık aşamasında, uzlaşıya ve millî iradeye verdikleri öneme binaen hiçbir ayrım yapmadan Meclis’te grubu bulunan siyasi partilere giderek onları da bu sürece katılmaya davet ettiklerini anımsattı.

CHP ve masadaki ortaklarının, iyi niyetli bu girişimlerinin karşısında adeta duvar kesildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komisyon görüşmelerinde anayasa değişikliğini sulandırmaya kalktılar. CHP ve yoldaşlarının sabotaj girişimlerine rağmen teklifimiz, Cumhur İttifakı’nın kararlı ve net duruşu sayesinde komisyonda kabul edildi. İnşallah yakın bir zamanda anayasa değişikliği teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başlayacak. Meclis Genel Kurulunda, kimin yasakların devamından kimin de özgürlüklerin genişletilmesinden yana olduğu bir kez daha ortaya çıkacak” ifadesini kullandı.

Sosyal medyadan hak ve özgürlük nutukları çekenlerin ne kadar samimi olduğunun bu vesileyle görüleceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennimiz bu düzenlemenin, Gazi Meclisimizin şanına yakışır şekilde, 400’ün üzerinde bir oyla kabul edilerek yürürlüğe girmesidir. Milletimizi temsilen bu yüce çatı altında görev yapan hiçbir milletvekilinin, ailenin korunmasını ve kadınlarımızın haklarını garanti altına almayı amaçlayan anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ demeyeceğine inanıyorum. Aksi yönde tavır sergileyenleri zaten ne milletimiz ne de kadınlarımız ne de tarih affeder” görüşünü paylaştı.

“İRADENİZE İPOTEK KONULMASINA FIRSAT VERMEYİN”

Makamların ve unvanların gelip geçici olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Asıl olan, adını milletin gönlünde altın harflerle yazdırabilmektir. Meclisimizin bir asrı aşan tarihinde bu çatı altında binlerce milletvekili görev yaptı. Kimi milletin emanetine gerektiğinde canı pahasına sahip çıktı kimi de üç günlük çıkarı uğruna ona ihanet etti. Kimi tehditler karşısında dik durdu kimi de zoru görünce korkup kaçtı. Herkes karakterine, şahsiyetine, taşıdığı sorumluluğun büyüklüğüne göre arkasında iyi-kötü bir miras bıraktı. Buradan bir kez daha tüm milletvekillerine şu çağrıyı yapmak istiyorum: İradenize ipotek konulmasına fırsat vermeyin. Bu tarihî fırsatın elinizden kaçmasına müsaade etmeyin. Kadınlarımıza ve gelecek nesillere karşı mesuliyetinizi yerine getirin. Gelin, Genel Kurul görüşmelerinde vicdanlarınızın sesini dinleyerek anayasa değişikliği teklifimize ‘evet’ deyin. Böylece milletin ve kadınlarımızın gönlünde mutena bir yer edinin.”

“FİNLANDİYA KONUSUNDA BAKIŞIMIZ OLUMLU AMA İSVEÇ KONUSUNDA OLUMLU DEĞİL”

AK Parti Grubu’nun, Genel Kurul toplantılarına katılmada sıkıntı yarattığını dün öğrendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu, beni ciddi manada üzdü. Bu millet kendi kasasından, kesesinden maaşı veriyor ve bu maaşla beraber milletvekili arkadaşlarımız bu görevi yapıyor. Ama Genel Kurulda eğer yoklamalarda benim milletvekili arkadaşlarım bulunmazsa ki dün böyle oldu, bu millet hakkını sizlere helal etmez. Eğer kim gelmediyse ben de onlara hakkımı helal etmiyorum. Çünkü bu, sıradan bir olay değil. Eğer milletvekili adayı olmuşsan, arkadaş burada görevini hakkıyla yerine getireceksin. Eğer hakkıyla görevini yerine getirmiyorsan bu millet sana hakkını helal etmez ve aldığınız maaşlar haramdır haram. Bunu da böyle bilin” sözlerini sarf etti.

Birkaç gündür Türkiye’yi etkisi altına alan kar yağışının, kuraklık endişelerini bir nebze de olsa azalttığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’imden önümüzdeki aylar boyunca sürecek bol yağışla barajlarımızın dolmasını, topraklarımızın suya kanmasını, ülkemizin bereketli bir yaza hazırlanmasını niyaz ediyorum” dedi.

NATO’nun genişleme süreciyle ilgili gelişmeleri de yakından izlediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç, boşuna uğraşma; sen benim mukaddes kitabım Kur’an’ın yakılmasına, yırtılmasına ve senin koruma görevlilerinle birlikte bunun yapılmasına müsaade ettiğin sürece sizin NATO’ya girmenize ‘evet’ demeyiz. Finlandiya konusunda bakışımız olumlu ama İsveç konusunda olumlu değil. Bunu da böyle bilin” diye konuştu.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı.

Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, su kaynaklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için ülke sathında bir hareketin tanıtım toplantısı dolayısıyla bir arada olunduğunu söyledi.

“Tarım ve Orman Bakanlığımızın koordinasyonu ile Ulusal Su Verimliliği Seferberliği’ni başlatıyoruz” diyen Emine Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür etti.

“2030 YILINDA 700 MİLYON İNSANIN SU KITLIĞI SEBEBİYLE YERİNDEN OLACAĞI TAHMİN EDİLİYOR”

Suyun varlığının önemine işaret eden Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Bizden önce binlerce yıl bu toprakları besleyen zenginliklerin daima var olacağına dair bir yanılgıya kapılsak da kaynaklarımız sınırsız değil. Yağışların giderek azalması ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle tarım arazilerimiz, sulak alanlarımız, akarsu ve derelerimiz, yer altı su kaynaklarımız kuraklık tehdidiyle sınanıyor. Yeryüzü sularının kuruyan her bir damlasının, bu ekosistemde yaşayan balıklar, kuşlar, bitkiler ve nice canlılar için yıkılan birer yuva anlamına geldiğini unutmamamız lazım. Aynı şekilde susuz üç gün dahi yaşamını sürdüremeyen biz insanlar için kuraklıkla mücadelenin aslında bir yaşam mücadelesi olduğunu kendimize hatırlatmamız lazım. Bu bakış açısıyla başlattığımız Su Verimliliği Seferberliği ile damlaya damlaya çoğalarak, yaşanabilir bir gelecek için umudu yeşerteceğimize inanıyorum.”

Emine Erdoğan, dünyanın erişilebilir tatlı su miktarının, toplam su varlığının yüzde birinden az olduğuna dikkati çekerek, “Su, en temel insan hakkıyken, küresel olarak 10 insandan 3’ünün güvenilir suya erişimi yok” dedi.

Suyun azalması, kirlenmesi veya erişilememesinin, hayatın akışında birçok ekonomik ve siyasi sorunu da beraberinde getirdiğine işaret eden Emine Erdoğan, “Bu sorunların en başında gıda üretiminin riske girmesi bulunuyor. Çünkü suların yüzde 77’si tarımda kullanılıyor. İnsanlık, çatışmalarla tetiklenen kitlesel göçlerle bile henüz başa çıkamazken, 2030 yılında 700 milyon insanın su kıtlığı sebebiyle yerinden olacağı tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

“SUYUN SINIRSIZ BİR KAYNAK OLMADIĞI UNUTULUYOR”

Dünyadaki endişe verici durumun, Türkiye’de de farklı olmadığını belirten Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye gibi altyapı sistemlerini kurmuş ülkelerde, temiz suya erişim o kadar kolay ki, suyun sınırsız bir kaynak olmadığı unutuluyor. Araştırmalara göre, insanımızın yüzde 40’ı ülkemizin su zengini olduğunu düşünüyor. Maalesef bu doğru değil, Türkiye, yılda kişi başına bin 519 metreküp kullanılabilir su miktarı ile ‘su stresi altında’ bir ülke. Artan nüfus ve kontrolsüz su kullanımı ile bu miktarın 2030 yılında bin 120 metreküpe gerileyeceği düşünülüyor. Bin metreküpün altına indiğinde ise su kıtlığı ile yüzleşeceğiz. Şayet önüne geçmezsek su kaynaklarımızın yakın dönemde yüzde 25 oranında azalacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki 8 yıl içerisinde nüfusumuzun neredeyse yarısı ve sulanan tarım alanlarının yüzde 78’i ‘su açığı’ riski ile karşı karşıya kalabilir. Bu oranlar bize, sınırsız gibi gözüken ihtiyaçlarımızla sınırlı kaynaklarımız arasında acilen bir denge kurmamız gerektiğini söylüyor. Biz başlattığımız bu seferberlik ile istiyoruz ki dünyanın bu çağrısına gelin hep birlikte kulak verelim. ‘Su vatandır’ inancı ve bir seferberlik ruhuyla geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.”

Emine Erdoğan, doğayı, yalnızca geçmişten alınan bir miras değil, gelecekten alınmış bir emanet olarak gören bakış açısıyla iklim değişikliğiyle mücadelede kararlı adımlar attıklarını belirterek suyu korumanın da bu mücadelenin önemli bir ayağı olduğunun altını çizdi.

Su kullanımının büyük bir kısmının tarım alanında gerçekleştiğini aktaran Emine Erdoğan, bu kapsamda “yağmur suyu hasadı” ve “gri su kullanımı” gibi alternatif su verimliliği uygulamalarına ilişkin rehberler hazırlandığını belirterek, “Bakanlıklarımız iş birliğinde, su havzalarımızın tümü için eylem planları oluşturuldu ve pilot bölge olan ‘Gediz Havzası Eylem Planı’ hayata geçirilmeye başladı. Alınan tedbirleri yaygınlaştırmak amacıyla ‘Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ uygulamaya kondu. İlave olarak sulama randımanının yüzde 49 seviyesinden yüzde 75’e çıkarılması hedefleniyor” diye konuştu.

“ULUSAL SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİ’NİN ÜLKEMİZDE YEŞEREREK DÜNYAYA YAYGINLAŞMASINI DİLİYORUM”

Sanayide temiz üretim ve verimlilik teknolojilerinin önerdiği yeni tekniklerle üretimde yarı yarıya su kazanımının mümkün olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İş insanlarımıza ve sektör temsilcilerine burada önemli sorumluluklar düşüyor. Unutmayın ki israftan kurtardığınız her bir damla, geleceğimize, çocuklarımıza, doğaya ve canlılara hayat suyu olarak dönecektir. Kurumsal atılan adımlar önemli olsa da her bir vatandaşımızın bireysel düzeyde katkı sunacağı topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. ‘Benim elimden ne gelir ki?’ diye düşünmek yerine, ‘Ben neler yapabilirim?’ diye sorduğumuzda, bu badireyi de elbirliğiyle atlatacağımıza inanıyorum.”

Su kullanımında alınacak basit önlemlerle kişi başına günde 5 damacana su kaybını engellemenin mümkün olduğunu anlatan Emine Erdoğan, “Yürekten inanıyorum ki evinde yılda 35 tona yakın suyu kurtarabileceğini öğrenen her vatandaşımız, seferberliğin taşıyıcısı olacaktır” dedi.

Sıfır Atık Projesi’nde olduğu gibi “Su Verimliliği Seferberliği”nde de yerel yönetimlerin desteğinin önemine dikkati çeken Emine Erdoğan, “Belediyelerimizin katkıları ile vatandaşlarımız iklim kriziyle mücadele meselesine, evinde, iş yerinde, fabrikasında daha çok sahip çıkacaktır. Yerel yönetimlerimizin, yeryüzü emanetine sahip çıkmak için başlattığımız Sıfır Atık ve Su Verimliliği Seferberliklerine tam destek vermesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Türk kültüründe suyun önemine işaret eden Emine Erdoğan, “Yaratıcıdan armağan olarak yeryüzüne indirilen bir rahmettir. Suyu kıymetli bir hazine olarak gören bu bakış açısı, başlattığımız seferberliğin ruhunu yansıtıyor” diye konuştu.

Tüketim ve israf kültürünün dünyayı kuşattığına değinen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Günümüzde, yaşatmayı şiar edinmiş medeniyetimize dönerek, vicdanları yeniden inşa etmeliyiz. Bunu başardığımızda bir su şişesi için harcanan 18 litre su veya bir kot pantolon için tüketilen 10 bin 700 litre suyu kurtarmak hepimiz için insani bir sorumluluğa dönüşecek. O zaman anlayacağız ki bardakta bırakılan her yudum su, atılan her eşya, yalnızca yeryüzündeki suyu değil, aslında bizi tüketiyor. Vatanseverliğin ülkemizin bir damla suyuna dahi sahip çıkmak olduğuna inanan ve gelecek nesillerimizin bir bardak suya muhtaç kalmaması için bugünden çalışan bütün duyarlı insanlarımıza çağrıda bulunuyorum. Türkiye Yüzyılı’na bir damla da siz olun. Ülkemiz adına gurur duyduğumuz Sıfır Atık hareketinin küreselleşmesinden aldığımız güçle, ‘Ulusal Su Verimliliği Seferberliği’nin de ülkemizde yeşererek dünyaya yaygınlaşmasını diliyorum.”

Toplantıda, Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu (TÜMATA) tarafından da mini bir konser verildi.

Su Verimliliği Seferberliğine ilişkin tanıtım filminin de gösterildiği programda Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da birer konuşma yaptı.

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, Emine Erdoğan’a geleneksel Maraş işi tel kırma ibrik figürlü tablo hediye etti.

Emine Erdoğan, su verimliliğinde iyi uygulama örneklerinde bulunan kişilere teşekkür plaketlerini sundu.

Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da katıldı.

Okumaya Devam edin

Mayıs 2021
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

HABER

Haber

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Vezirhan’da düzenlenen, “Kökümüz Mazide, Gözümüz Atide” programı kapsamında gençlerle bir araya geldi.

GÜNDEM3 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz 20 yıldır bu ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Her...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her...

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Söğüt Altın Madeni açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2002 yılından itibaren, tarihinin en büyük kalkınma ve demokrasi...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında, sahip olduğumuz kıymetlerin...

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, vergi ve prim yükümlülükleri başta olmak üzere, kamu kurum...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî...

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, 2023 Roman Buluşması “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katılarak, bir konuşma yaptı....

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Eğitim Kampüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Öğretmeni, öğrencisi, ailesi, idarecisi ve bakanlığıyla bir bütün olarak, eğitimde...

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amasya Badal Tüneli Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik. Aynı...

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür...

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde büyükelçiler ve eşleri için düzenlenen “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık”...

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hiçbir insanımızın inancından, sakalından, saçından veya hayat tarzından...

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de, aşkla çalışarak 780 bin...

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Ödül Töreni”ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu’nun ekonomi dergisi Inbusiness tarafından Turkuvaz Medya Center’da düzenlenen “Sürdürülebilir Yüzyıl...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide katettiğimiz mesafeyle güçlü bir giriş yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hedef 2053 Net Sıfır Emisyon “AR-GE ve Yenilik Atılımı” Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakıp, ‘Türkiye Yüzyılı’ diye isimlendirdiğimiz yeni asrına girmeye hazırlandığımız...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüz Yüze Türkiye Esnaf Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla, enflasyon sebebiyle...

DÜNYA3 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdamla ekonomi programımızın başarısını ispatladık....

DİPLOMAT3 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA3 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Dolmabahçe Ofisi’nde toplandı.

DÜNYA4 hafta önce

“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da restorasyonu tamamlanan Yeni Camii’nin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yaptığı konuşmada, bugün bir cuma...

DÜNYA4 hafta önce

“Rusya-Ukrayna savaşında izlediğimiz dengeli ve hakkaniyetli siyasetle bölgedeki ateşin genişlemesini engelledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Küresel ekonomik işleyişi bozmanın ötesinde, barışı da tehdit eden Rusya-Ukrayna...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA23 dakika önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

DÜNYA1 gün önce

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

DÜNYA2 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM3 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

Genç Diplomat