Diplomat -Dünya

DÜNYA

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde, cari dengemizi fazla yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Kabine Toplantımızda sağlıktan eğitime, güvenlikten turizme ve sosyal yardımlara kadar ülkemizi ve milletimizi yakından ilgilendiren pek çok hususla ilgili değerlendirmelerimizi yaptık.

“POLİSLERİMİZE YÖNELİK SON SALDIRI VE TOPRAKLARIMIZI HEDEF ALAN TACİZLER ARTIK BARDAĞI TAŞIRMIŞTIR”

Sözlerimin hemen başında Fırat Kalkanı Harekât bölgesinde PKK-YPG terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda şehit düşen polis memurlarımız ile Afyonkarahisar’daki trafik kazasında hayatlarını kaybeden öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Suriye’den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkânlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız.

Bu vesileyle bugün vefat eden İstanbul Milletvekilimiz, kadim dava ve yol arkadaşım İsmet Uçma’ya da Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Yarın kendisini mezunu olduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camiinden öğle namazını müteakip dar-ül bekaya uğurlayacağız.

“MİLLETİMİZLE TAM BİR DAYANIŞMA İÇİNDE YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Aziz milletim; Kabine Toplantımızda sağlık alanında Kovid-19 salgınındaki gelişmeleri hasta ve vefat sayılarından aşıdaki son duruma kadar tüm boyutlarıyla ele aldık. Türkiye bu küresel tehdide karşı en başından beri gerek sağlık altyapısındaki gücüyle, gerek üretim ve tedarik süreçlerini devam ettirmesiyle, dünyada en iyi kriz yönetimini sergileyen ülkelerin başında geliyor.

Salgın döneminde üretim ve ekonomide kontak kapatan ülkelerin şimdi yeniden çarkları döndürmekte, sistemi işletmekte ne kadar zorlandıklarını hepimiz görüyoruz. Biz salgınla mücadelemizi üretimin ve istihdamın kesintisiz sürmesini sağlayacak bir anlayışla yürütürken maruz kaldığımız ithamları unutmadık. Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak, desteği vermek suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşanan gelişmeler bir kez daha teyit ediyor.

Gelişmiş ülkelerin çoğundaki sorunun mal veya ürün eksikliğinden ziyade yönetim zafiyetinden kaynaklandığı görülüyor. Biz tıpkı şehir hastanelerini inşa ederek sağlık krizine güçlü bir altyapıyla girdiğimiz gibi, 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimizi hazırladık. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin getirdiği hızlı karar alma ve etkin uygulama kabiliyeti sayesinde ortaya çıkan bu başarıda emeği olan herkese, tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, personelimize teşekkür ediyorum. Tabii en büyük şükranı bu süreçte sabırla ve inançla hep bizim yanımızda yer alan milletimize sunuyoruz.

Diğer ülkelerin sağlık sorunları yanında ciddi sosyal çalkantılarla sarsıldığı bir dönemde biz milletimizle tam bir dayanışma içinde yolumuza devam ettik. Üretim ve istihdam sektörlerinin yanı sıra tüm kademeleriyle eğitimde de normalleşme adımlarını attık ve hamdolsun üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadık. Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki Teknik Eğitim Ar-Ge Merkezi’nde öğretmenlerimize ve personele yönelik olarak geliştirilen Kovid-19 hızlı antijen test kiti üretim aşamasına geldik. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde 750 engelli öğretmenimizin atamasının yapılacağını da bu vesileyle duyurmak istiyorum.

“SALGIN TEDBİRLERİNE RİAYET ETMEYİ BİR MÜDDET DAHA SÜRDÜRMEMİZ GEREKİYOR”

Elbette henüz her şey bitmiş, salgın tümüyle sona ermiş, tehdit ve tehlike ortadan kalkmış değildir. Salgın tedbirlerine riayet etmeyi bir müddet daha sürdürmemiz gerekiyor. Özellikle aşılamada hedeflediğimiz seviyelere bir an önce ulaşmak istiyoruz. Bunun için vatandaşlarımızı aşılarını bir an önce olmaya veya tamamlamaya davet ediyoruz. Bilhassa üniversite öğrencilerimizden yükseköğretim kurumlarındaki sosyal alanların kullanımında ve toplu taşımada tedbirlere azami dikkat etmelerini bekliyoruz.

Biz kendi meselemizi çözsek bile dünya bu virüsten tamamen temizlenmeden iş bitti diyemeyiz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi sürekli yeni varyantlarla yeni dalgalara yol açan salgına karşı hep tetikte olacağız. Sağlık sistemini ayakta tutma yanında tüm boyutlarıyla ekonomide, eğitimde, sosyal hayatta geldiğimiz olumlu seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için buna mecburuz. Kontrolü asla elden kaçırmadan hem vatandaşlarımızın sağlığını koruyacak hem de günlük hayatın kendi mecrasında akmasını temin edecek tedbirleri uygulayacağız. Eskilerin, “korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır” sözünde işaret ettikleri gibi, ihtiyatlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.

“HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİZİM ÖNCELİĞİMİZ MİLLETİMİZİN HUZURUDUR”

Dünyada enerji başta olmak üzere emtia ve gıda fiyatlarında fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi bir mal ve ürün kıtlığıyla karşı karşıyadır. Türkiye ise vaktinde aldığı tedbirler ve güçlü altyapısı sayesinde bu sıkıntılara ya tamamen uzaktır ya da çok sınırlı bir şekilde maruz kalmaktadır. Fiyatlaması küresel düzeyde yapılan ürünlerdeki fahiş artışları içeriye sınırlı bir düzeyde yansıtarak vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Buna rağmen fiyat artışlarından dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımızı ve üreticilerimizi korumak için de her türlü tedbiri alıyoruz.

Kamu işçi ve memur sözleşmelerinde yaptığımız yüksek artışlar bu anlayışın bir yansımasıdır. Artık daha çok üreten, daha çok ihraç eden, daha çok kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak, kollayacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum.

Aynı şekilde yaşanan istisnai durumu yüksek kâr hırsıyla yaptıkları fahiş fiyat artışlarının bahanesi hâline getirerek milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz. Her zaman olduğu gibi bugün de bizim önceliğimiz; milletimizin huzurudur, güvenliğidir, refahıdır, geleceğidir.

“TÜRKİYE EKONOMİK OLARAK HER GEÇEN GÜN ÇOK DAHA GÜÇLENECEKTİR”

Ekonomide büyümeden ihracata, istihdamdan cari fazlaya kadar aldığımız her yeni güzel haber geleceğimize daha umutla bakmamızı sağlıyor. İşte bu sabah açıklanan Ağustos ayı cari işlemler hesabında 528 milyon dolar fazla verdiğimiz görülüyor. Yine bugün açıklanan Ağustos ayı işsizlik rakamlarının iş gücüne katılım oranı sürekli arttığı hâlde istihdamdaki ciddi yükseliş sayesinde yatay bir seyir izlediği müşahede ediliyor. Birileri Türkiye’ye siyasi konularda yapamadıkları diz çöktürme işini ekonomide gerçekleştirmek için var güçleriyle saldırıyor olsa da biz kendi potansiyelimizin ve gücümüzün farkındayız.

İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde, cari dengemizi fazla yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz. Tüm stratejilerimizi ve imkânlarımızı bu doğrultuda sefer ettik, hamdolsun adım adım neticesini almaya da başladık. Bundan sonra Türkiye ekonomik olarak her geçen gün çok daha güçlenecektir.

“HEDEFLERİMİZE DOĞRU KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜYORUZ”

Aziz milletim; salgın dünyadaki adaletsizlikleri, haksızlıkları, bencillikleri ve bunları örtmek için yapılan güç gösterilerinin gerisindeki zayıf, siyasi sosyal yapıları da gün yüzüne çıkarmıştır. Küçük bir kesimin güvenliği ve refahı için asırlardır sömürülen, bölünen, parçalanan, birbirine kırdırılan, vicdan ve ahlak dışı her türlü muameleye maruz bırakılan insanlığın kalanı artık bu çarpık sisteme itiraz ediyor.

Birleşmiş Milletlerde dile getirdiğimiz Dünya Beşten Büyüktür sözünü daha adil bir dünyanın mümkün olduğu teziyle genişleterek insanlığın bu ortak duygularına tercüman oluyoruz. İşte bu anlayışla Türkiye olarak Balkanlardan Kafkaslara, Afrika’dan Güney Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada hep mazlumun, mağdurun, hakkın ve hakikaten yanında yer alıyoruz.

Hiç şüphesiz bu onurlu ve ilkeli tavrın bir bedeli var. Milletimizle birlikte gerektiğinde bu bedeli ödemekten de kaçmadık, kaçmayız. Ama aynı zamanda bugün Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızının gerisindeki en önemli unsurlardan biri de bu haysiyetli duruşunun sonucu olan etki halkasıdır.

Dünyanın neresine gidersek gidelim insanların bize sevgi ve umutla bakan gözlerinde bu güzel iklimin tezahürleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye’deki 3,6 milyon Suriyeliyi ve toplamda 5 milyonu bulan yabancı uyruklu sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye bir de bu açıdan bakmalıdır.

Ülkemize karşı yükselen kin, nefret, düşmanlık dalgalarının çoğu defa biz farkında bile olmadan kırılmasında dua ve şükran ifadeleriyle zenginleşen bu tablonun çok önemli rolü olduğuna inanıyorum. Bin yıldır vatanımız olarak bu coğrafyadaki varlığımız devam ettikçe kimi çevrelerin bize olan husumetlerinin bitmeyeceği açıktır. Ama her kökenden, her renkten, her inançtan, her meşrepten yüz milyonlarca insanın desteği ve duası arkamızda olduğu, milletimizin yüreğindeki istiklal ve istikbal aşkı bitmediği müddetçe Allah’ın izniyle kimse bu vatanı elimizden alamaz.

Elbette sadece bu gönül bağına güvenerek sırt üstü yatmıyoruz. Her alanda ülkemizi kalkındıracak, geliştirecek, güçlendirecek politikalarla, yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle, hedeflerimize doğru da kararlı bir şekilde yürüyoruz.

Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki en iddialı demokrasi ve kalkınma projesinin 2023 vizyonumuz olduğuna inanıyorum. Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız ve menziline de yaklaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme girdik.

Bir süredir dünya devletleri bir araya gelerek özellikle 2053 vizyonumuz ve bu adımların en yakın, en önemli projesi, her ne kadar uzak bir tarih gibi görünse de devlet ve millet hayatı bakımından önümüzdeki 30 yıllık sürenin kısa bir dönemi ifade ettiğini biliyoruz.

Bir yandan 2023 projelerimizin eksiklerini tamamlarken, diğer yandan gençlerimize emanet edeceğimiz 2053 vizyonumuz için somut hedeflerimizi de yavaş yavaş oluşturmaya başladık.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HERKESİ İLGİLENDİRİYOR”

Bunlardan ilki bir süre önce ilan ettiğimiz Yeşil Kalkınma Devrimi’dir. Sanayi devrimi ile başlayan bilgi ve teknoloji devrimi ile zirveye ulaşan dönemde bugün gelişmiş diye tabir edilen ülkeler insanlığın ortak mirası olan çevreyi ve tabii kaynakları gerçekten çok hoyratça tüketmiştir. Dünya bugün insanlık tarihindeki büyük kırılmaların en önemli sebepleri arasında yer alan ve öncekilerden farklı olarak bu defa kendi eli ile başlattığı yeni bir iklim değişikliği gerçeği ile karşı karşıyadır. Salgın döneminde üretimde ve insan hareketliliğinde yaşanan kısmı yavaşlamanın bile dünyamızı tabiat dengeleri açısından ne kadar rahatlattığını uzaydan çekilen çekimler gösteriyor. Ama maalesef bu geçici duraklama iklim değişikliği sorununa çözüm olmaktan çok uzaktır.

Bir süredir dünya devletleri bir araya gelerek iklim değişikliğinin ağır sonuçlarını en azından hafifletmeye yönelik çözüm yolları arıyor. Paris İklim Anlaşması bu arayışların ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Her ne kadar sorunun sebebi olan gelişmiş ülkeler bu doğrultuda atılacak adımların bedelini karşılamada acil sorumluluk üstlenme konusunda ayak direselerde neticeten iklim değişikliği herkesi ilgilendiriyor.

Türkiye olarak adil yük paylaşımı konusundaki itirazlarımızı saklı tutarak Paris İklim Anlaşması’nı Meclisimizin onayı ile birlikte yürürlüğe koyduk. Önümüzdeki haftalarda İtalya’da yapılacak G-20 toplantısında ve İskoçya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde ülkemizin bu konudaki yaklaşımlarını tüm taraflarla paylaşacağız. Önümüzdeki dönem için Yeşil Kalkınma Devrimi’ni tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştirerek insanlığın önündeki bu önemli krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız.

Hükûmet olarak biz bu hususta üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Rahmetli Cemil Meriç; samimiyet öyle bir dildir ki onu kör de görür, sağır da duyar diyor. Biz bugüne kadar milletimizin gönlünde karşılığı olmayan hiçbir siyaseti yapmadık, hiç bir uygulamayı hayata geçirmedik. Yeşil Kalkınma Devrimi’ni de aynı samimiyetle milletimizin takdirine sunuyoruz.

Siyasi partilerden özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesimden sürecin ülkemize külfetlerini asgari düzeyde tutacak, fırsatlarını azami düzeyde değerlendirecek bir yaklaşımla yürüteceğimiz bu tarihî projeye destek vermelerini bekliyoruz. Bu meselenin bırakınız siyaseti, bırakınız Türkiye’yi, tüm insanlığın ortak meselesi olduğu anlayışıyla herkesin samimi ve yapıcı bir şekilde bu sürecin içinde yer almasını temenni ediyoruz.

Cumhuriyet döneminin geçtiğimiz 19 yılda gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma devriminden sonraki bu en önemli atılımının şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle iklim değişikliği ve göç konusunda hayata geçirmeyi kararlaştırdığımız yeni yapısal düzenlemelerin müjdesini de milletimizle paylaşmak istiyorum.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ismini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyor, bünyesinde bir de İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu oluşturuyoruz. Bu Bakanlığımıza bağlı olarak altında ilgili tüm birimlerin yer alacağı bir İklim Değişikliği Başkanlığı kuruyoruz.

Konu ile yakın ilişkisi sebebiyle hâlen Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü’nü de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlıyoruz. Bu kurumlarımız Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirmeyi sürdürecektir.

Bir diğer kurumsal reformu da göç konusunda yapıyoruz. İçişleri Bakanlığımıza bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün statüsünü yükselterek Göç İdaresi Başkanlığı hâline dönüştürüyoruz. Böylece ülkemizin göç konusunda çok daha kapsamlı, etkin ve hızlı hareket edebilmesini sağlayacak kurumsal kapasiteyi oluşturmayı hedefliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne kazandırdığımız İklim Değişikliği Başkanlığı ile Göç İdaresi Başkanlığının ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu çalışmada emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımıza, Çevre ve Şehircilik Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Tarım ve Orman Bakanımıza teşekkür ediyorum.

“MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE VERDİĞİMİZ TARİHÎ MÜCADELE SAYESİNDE ÜLKEMİZİ ASIRLIK TUZAKLARDAN KURTARDIK”

Aziz milletim; Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasının, bilgi ve teknoloji devriminin gerisinde kalmasının sebebi, milletimizin kabiliyetsizliği veya ülkemizin yetersizliği değildir. Türkiye çeşitli dönemlerde farklı siyasi, sosyal, ekonomik araçlar kullanılarak özellikle bu süreçlerin dışına itilmiştir. Tek parti faşizmi bu araçlardan biridir. Darbeler ve vesayet bu araçlardan biridir. Terör bu araçlardan biridir.

Kimi zaman sağ sol, kimi zaman Alevi Sünni, Kimi zaman Türk Kürt, kimi zaman dindar laik kisvesi altında oluşturulan kutuplaşmalar bu araçlardan biridir. Yaşadığımız her siyasi ve sosyal kaos beraberinde ekonomik kayıpları da getirmiştir, bilhassa 1960 darbesinden beri bu gerçeği sayısız örneğiyle görmek mümkündür. Hükûmetlerimiz döneminde başlattığımız büyük demokrasi ve kalkınma devrimlerinin önünü kesmek, etkisini azaltmak, mümkünse takvimleri geriye sarmak için de bu oyunlar oynanmaya devam edilmiştir.

Hatırlayın, 2007 yılında ortada hukuki ve siyasi hiçbir sebep yokken ülkemizin önüne suni bir rejim tartışması, Cumhurbaşkanlığı seçimi krizi çıkardılar. Ardından Gezi olaylarıyla başlayıp 15 Temmuz darbesini de içine alacak şekilde kesintisiz süren bir başka süreç yaşadık. Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin geri kalmışlığını ortadan kaldıracak yatırımları yaptığımız, hak ve özgürlük sınırlarını genişlettiğimiz bir dönemde çukur eylemleriyle bölücü terörü tekrar hortlattılar. Ülkemizin içinde yaşanan her sıkıntının dışarıdan planlanan ve beslenen bir boyutu da mevcuttur. Bu tablo karşısında milletimizin desteğiyle verdiğimiz tarihî mücadele sayesinde ülkemizi asırlık tuzaklardan, asırlık cenderelerden kurtardık.

“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE SINIRLARIMIZ İÇİNDE YÜZLEŞMEK YERİNE TEHDİTLERİ KAYNAĞINDA TESPİT EDECEK YENİ BİR STRATEJİYE GEÇTİK”

Öncelikle güvenlik stratejilerimizi değiştirdik, terör örgütleriyle sınırlarımız içinde yüzleşmek yerine tehditleri kaynağında tespit ve imha edecek yeni bir stratejiye geçtik. Bunun için millî birlik ve beraberliğimizi tahkim ederek hem asker ve polis gücümüz hem diplomatik gücümüzü kullandık. Terör ve teröristle beraber terörizmle de mücadele ettik.

Yaptığımız yatırımlar ve getirdiğimiz hizmetlerle ülkemizin 81 vilayetiyle birlikte terör hadiselerinin yaşandığı şehirlerimizi de hızla kalkındırdık. Kadınıyla, genciyle, çocuğuyla, işçisiyle, işvereniyle, esnafıyla, her kesimden insanımızın sorunlarını çözecek, talep ve beklentilerine cevap verecek imkânlar sağladık.

Askerî gücümüzü, savunma sanayimizi geliştirerek sınırlarımızı korumak ve sınır ötesi harekâtlarımızı yapmak için ihtiyaç duyduğumuz silah ve mühimmatı kendimiz üretmek suretiyle dışa bağımlılıktan kurtardık.

Ülkemizi her türlü meselenin konuşulabildiği; ret, inkâr ve asimilasyon politikaları yerine hak, hukuk ve özgürlük temelli bir yönetim yapısına kavuşturduk. Tüm bunlar sayesinde Türkiye’yi, istisnasız her köşesinde, milletimizin istisnasız her ferdinin aynı demokratik ve ekonomik imkânlara sahip olduğu müreffeh bir yer hâline getirdik. Turizmden çarşı pazara kadar günlük hayatın her anında bu tabloya şahit olmak mümkündür.

Düne kadar teröristlerin kol gezdiği yaylalarda artık bal veren arıların, otlayan hayvanların, piknik yapan vatandaşlarımızın, güzellikleri keşfeden turistlerin sesleri yankılanıyor. Düne kadar teröristlerin yol kesip huzur kaçırdığı ovalarda tarım yapılıyor, üretim yapılıyor. Düne kadar teröristlerin saldırıları sebebiyle kapalı olan okullarda çocuklarımız eğitim öğretim görüyor. Düne kadar yatırımcı olmadığı için tabelalarını indiren sanayi sitelerinde her gün fabrika binaları yükseliyor. İnşallah bu güzel tabloyu daha da geliştirerek sürdüreceğiz.

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN YURT İÇİNDEKİ İNSAN VE FİNANS KAYNAKLARINI BİTİRME NOKTASINA GELDİK”

Hamdolsun, terör örgütünün yurt içindeki insan ve finans kaynaklarını bitirme noktasına geldik. Artık çocukları dağa giden anne babaların yürek sızı yerine çocuklarını kavuşan Diyarbakır annelerinin sevinçlerini paylaşıyoruz. Biz samimiyetle çalıştıkça, attığımız adımların karşılığını da görmeye başladık. Sadece bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son beş yılda bu şekilde yeniden kazandığımız gençlerimizin sayısı bini geride bıraktı.

Sınırlarımız ötesinde de PKK’sından DEAŞ’ına ve FETÖ’süne kadar terör örgütü mensuplarına nefes aldırmıyor, nereye kaçarlarsa kaçsınlar tepelerine tepelerin biniyoruz. Artık hiç kimsenin bu ülkede milletimizin bir kesiminin dertleri ve beklentileri üzerinden ayrımcılık siyaseti yapmasına izin vermeyeceğiz.

Diğer yandan, terörün en büyük finans kaynağı olan uyuşturucuyla mücadeleyi de tarihimizin en ileri seviyesine getirdik. Amerika’nın Afganistan’ı işgali sonrasında bu bölgede 20 kat artan afyon ekimi ve uyuşturucu üretiminin Avrupa’ya naklinden en büyük lojistik kaynağı PKK terör örgütüdür. Aynı şekilde Avrupa’daki gelişmiş laboratuvarlarda üretilen sentetik uyuşturucuların Orta Doğu Bölgesi’ne naklinin lojistiğini de PKK mensupları yürütmektedir. Tabii bu arada bizim gençlerimizi zehirleyen uyuşturucunun kaynağı da önemli ölçüde bu örgüttür.

Sınırlarımızı sıkı sıkıya kontrol altına alarak uyuşturucu suçlarına verdiğimiz cezaları arttırarak bu trafiğe çok ciddi darbeler vurduk. Öyle ki, ülkemizde uyuşturucu bağlantılı ölümleri son beş yılda neredeyse üçte bir seviyesine düşürdük. Bugün cezaevlerinde yatan mahkûmların aşağı yukarı üçte biri uyuşturucu suçundan oradadır. Ülkemizdeki terör örgütlerini nasıl insan ve finans kaynaklarını çökerterek etkisiz hâle getirdiysek sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorlarında da aynısını yapacağız.

“GÖÇ YÖNETİMİNDE DE YENİ STRATEJİLERİ VE UYGULAMALARI DEVREYE ALIYORUZ”

Aziz milletim; son dönemde göç yönetiminde de yeni stratejileri ve uygulamaları devreye alıyoruz. Türkiye, her dönemde olduğu gibi geçtiğimiz 10 yıldır da son derece onurlu ve ahlaklı bir şekilde hayata geçirdiği insani güvenlik anlayışıyla sınırlarına gelen tüm mazlumlara ve mağdurlara kucak açmıştır. Geçmişte Balkanlar’dan ve Kafkaslar’dan, daha yakın tarihte Irak’tan, son olarak Suriye’den gelen büyük göç dalgalarını hep bu anlayışla göğüsledik. Ancak, dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler artık bu tabloyu aynı esneklikte devam ettirebilmemize imkân sağlamamaktadır. Nitekim son beş yılda 2 milyon 350 bin kişiyi ülkemize giriş yapmadan sınırda engelledik. Sınırlarımız içinde yakaladığımız düzensiz göçmen sayısı da 1 milyon 300 bini geçti. Bunların bir kısmı kendiliğinden geri dönerken 286 binini de biz sınır dışı ettik. Tabii bu göçmenlerin neredeyse tamamına yakınının hedefinin Türkiye’de kalmak değil Avrupa’ya, hatta belki oradan da başka yerlere geçmek olduğunun altını çizmemiz gerekir.

Türkiye yürüttüğü bu etkili ve kapsamlı sınır güvenliği ve göç politikasıyla Avrupa’nın özellikle üstesinden gelemeyeceği bir göçmen akınına uğramasının önüne geçmiştir. Ama artık bizim bu yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değildir. Meselenin her ne kadar verilen sözler tam manasıyla yerine getirilmemiş olsa da, sadece maddi külfet paylaşımıyla çözülemeyecek bir boyuta ulaştığını herkes görmeli ve kabul etmelidir. Avrupa başta olmak üzere göçmenlerin hedefi durumundaki ülkelerden daha fazla, daha gerçekçi, daha samimi sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz.

Biz sınırlarımız içindeki mevcut göçmen meselesini bir kısmının güvenli ve gönüllü olarak geri dönmelerini sağlamak, bir kısmını sosyal ve ekonomik programlarla ülkemize entegre etmek suretiyle çözeriz. Bu çerçevede uyum stratejilerimizi belirledik ve gereken adımları atmaya başladık. Gerisi sığınmacıların hedefi olan yerlerin sorunudur. Göçe kaynaklık eden ülkelerden göçün hedefi olan ülkelere kadar tüm tarafları kucaklayan bir program geliştirilmediği sürece bu sorunun çözümünün mümkün olmadığını da biliyoruz. Türkiye’nin bu doğrultuda atılacak her adıma destek olacağından, katkı sağlayacağından kimsenin şüphesi olmasın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

DÜNYA

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, AYBÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞ TÖRENİ’NDE KONUŞTU

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin (AYBÜ) Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen 2021-2022 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde “ilk ders” başlıklı yaptığı konuşmada, üniversitelerin günümüzde artan önemine dikkati çekerek, üniversitelerin aktüel gündem içerisinde bulunan birçok konuda toplumu ve siyaseti, karar alıcıları besleyen çok önemli çalışmalar yaptığını belirtti.

Türkiye’de bugünlerde yine yeni anayasa tartışmasının yer aldığına işaret eden Şentop, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ben siyasete yeni anayasa tartışmalarıyla başladım. 2011’de milletvekili seçildikten sonra TBMM’de bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kuruldu. O komisyonunda, AK Parti’yi temsilen görev yaptım. İki yıldan fazla bir zaman yeni anayasanın hazırlanması, yazımıyla ilgili çalışmalarda bulundum. O çalışmaların ilk altı ayı da toplumsal katılımın sağlanmasıyla ilgiliydi. Altı ay boyunca anayasayla ilgili görüş bildirmek isteyen herkesin görüşünü topladık.”

Şentop, bu çalışmaların sonucunda da anayasa metni olarak kabul edilebilecek bir metnin yüzde 40 kadarının oluşturulduğunu ama yeni bir anayasanın tam mutabakatla çıkmadığını anlattı. 2013 sonlarında komisyon görevini sona erdirirken görevi tamamlayamamanın temel tartışma konusunun “hükümet sistemi” olduğunu aktaran Şentop, şöyle devam etti:

“O zaman AK Parti, başkanlık sistemi esaslı bir hükümet sistemi modeli sunmuştu komisyona, buna karşı çıkan partiler vardı. Karşı çıkmaları da ‘Bu hükümet sistemi gündemde varsa diğer konuları tartışmayacağız.’ şeklinde bir tartışmaya dönüşünce o zaman artık sürdürülemez hale geldi komisyon ve kaldı. Ama ciddi bir birikim ortaya çıktı. Hem görüş toplama bakımından hem de siyasi partilerin somut bir anayasa metni olarak topluca kendi görüşlerini ortaya koyduğu metinler elimize o zaman geçti. Böylece hakikaten önemli bir adım atılmış oldu.”

Şentop, 16 Nisan 2017’de hükümet sistemiyle değişikliğin gerçekleştirildiğini ancak yeni anayasayla ilgili tartışmaların bitmediğini anımsatarak, hiçbir siyasi partinin “Yeni anayasaya ihtiyaç yoktur, bu anayasa yeterlidir.” demediğini, hepsinin yeni bir anayasa yapılması gerektiğini belirttiğini anlattı.

“Anayasayı, bir anayasa yapmak için yapıyoruz aslında. Anayasayı çoğu zaman, yüz yıldan fazla bir zamandır bütün siyasi ve toplumsal sorunlarımızı çözebilecek bir sihirli metin olarak görüyoruz, böyle bir metin üzerinden tartışma yapıyoruz.” diyen Şentop, halbuki anayasanın bir hukuk ve siyaset metni olarak sağlıklı bir tartışma yürütülebilmesi bakımından zihinlerde yerli yerine oturtulması gerektiğini belirtti.

Anayasa konusunda İngiltere örneğini anlatan Şentop, şöyle devam etti:

“Bir ülkede yazılı metin yok, bir kural konusunda herkes mutabık. Bizde ise çok detaylı yazıldığı halde bir metin var ama bu metni konjonktüre göre, şahıslara göre yorumlama yönünde bir yaklaşım, bir anlayış var. Eğer sizin siyaset geleneklerinizde kamu hukuku geleneklerinizde temel metin olan anayasa metni birbiriyle mutabıksa o zaman bu sıkıntı yok. Yeni anayasalar yapmak, anayasalar değiştirmek zorunda kalmazsınız. Fakat bizde anayasa, bilhassa önceki dönemi değiştirmek ve yeni bir şey ortaya koymak için yapıldığından dolayı bu anayasa tartışmaları bugünlere kadar devam etti.

Bu tartışmaların yanlış olduğunu düşünmüyorum, Türkiye çok mesafe aldı. Yapılan bu tartışmaların hepsinin Türkiye’nin gerek anayasayla gerekse hukukla ilişkisini güçlendirdiğini düşünüyorum. Anayasa konusunda birçok zihnimizdeki algıyı, yaklaşımı bu tartışmaların düzelttiğini düşünüyorum. Bu anlamda faydalı olduğu kanaatindeyim. Bugün yine bir anayasa tartışması içerisindeyiz. Üniversitelerimizin de bu tartışmaların içerisinde yer alması, bu tartışmalara daha yakından ilgi göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece siyasetçiler arasında bir tartışma olarak kalmamalıdır.”

Şentop, 1982’de basılan bir kitapta, “Son 10 yıldır Türkiye’de en çok tartışılan konuların başında başkanlık sistemi gelmektedir.” ifadesinin yer aldığını aktararak, “Bugün hükümet sistemi tartışmaları, birkaç gün içerisinde düşünülmüş veya talep edilmiş de hazırlanmış, yapılmış bir değişiklik, çalışma değil. Bizim 2012’de Meclis’teki uzlaşma komisyonuna sunduğumuz metin, başkanlık sistemi üzerine idi. O metin yüzde 95 itibarıyla 16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen metindir.” şeklinde konuştu.

Başkanlık sisteminin, 1960’lı yılların ikinci yarısından itibaren konuşulduğunu, 1970’te Milli Nizam Partisinin parti programında da yer aldığını dile getiren Şentop, şunları kaydetti:

“Bu tartışmaların bir sebebi var. Türkiye’de bizim vesayetçi sistem dediğimiz sistem, parlamenter sistem içerisinde kolay işliyor. Nasıl? 12 Mart’ta bir muhtıra veriliyor, bu muhtırayla hükümet istifa ediyor ama Meclis kapatılmıyor. Bir hükümet kuruluyor Meclis içerisinden, bir milletvekiline görev veriliyor ve hükümeti kuruyor. Bu hükümet güvenoyu alıyor Meclis içerisinden. Nasıl alıyor? Hükümet Meclis içerisinden çıktığı için parlamento içi dengelere bağlı oluyor hükümet. Kurulması da düşürülmesi de. Dolayısıyla parlamento içindeki dengeleri değiştirdiğinizde hükümet düşürüp hükümet kurdurabiliyorsunuz. Daha yakın bir zamanda, 28 Şubat’ta aynı şeyi yaşadık. Sayısal çoğunluğu olmadığı düşünülen bir hükümet zaman içerisinde kurulabildi ve güvenoyu aldı diye milletvekilleri istifa ettirildi bir partiden. Başka bir parti kuruldu o istifa eden milletvekilleriyle ve Meclis parlamento aritmetiği değişti, hiç tahmin edilmeyen bir hükümet çıkabildi Meclisten. Uzaktan kumandayla hükümet kurdurabilmek, hükümet düşürebilmek mümkün.”

Türkiye’de vesayetçi sistemin işleyişiyle ilgili böyle bir gerçekliğin bulunduğunu dile getiren Şentop, şunları kaydetti:

“Sadece bugünün kararlarıyla hükümet sistemi meselesinin var olduğunu düşünmek, arka planını ve derinliğini değerlendirme dışı tutmak bizi yanlış tartışmalara götürür. Onun için bugün, bunun bir siyasi tartışma olduğunu düşünüyorum mevcut anayasadaki sistemi savunuyorum. Güçlendirilmiş veya iyileştirilmiş parlamenter sistem denilen sistem, somut olarak ortaya konulmadığı için bunu birçok kişi görmüyor ama literatürde benzer ifadelerle bu sistemden bahsediliyor. Evet ama bu sistemin özelliği güçlendirilmiş parlamenter deyince herkesin aklına birden ‘Parlamentoyu güçlendiriyor.’ gibi geliyor ama aslında öyle değil. Bu sistem, yürütmeyi, hükümeti güçlendiren sistemdir. Klasik parlamenter sistemin hükümet kurmadığı zorlukları, hükümeti düşürmedeki kolaylıkları, çabukluklar, hükümetlerin kendi getirdikleri metinleri karara parlamento dönüştürmemesinin ortaya çıkarttığı yönetememe problemi sebebiyle, iyileştirilmiş veya güçlendirilmiş parlamenter sistem adıyla hükümetin kurulmasını kolaylaştıran, hükümetin düşürülmesini zorlaştıran, hükümetin getirdiği kararların Meclisten daha kolay geçmesini sağlayan öneriler içeren bir modeldir bu. Yani güçlendirilmiş parlamenter sistem, parlamentoyu güçlendiren değil, hükümeti, yürütmeyi güçlendiren bir sistemdir. Bugün zaten güçlendirilmiş bir yürütme var. Güçlendirilmiş yürütmeden şikayetçi olup da dönüp dolaşıp yürütmeyi güçlendiren bir sistem önerisinde bulunmayı biraz ilgi çekici buluyorum.

Dolayısıyla Türkiye’nin gerçekleriyle, özellikle 1961 Anayasası dönemi itibarıyla başlayan siyasi ve anayasa tartışmaları bağlamında konuya bakmak, bu konuyla ilgili ayakları yere basan ve bu sistem tartışmaları içerisinde makul bir yere oturan öneriler üzerinden tartışmak lazım. Somut tartışmak lazım. O bakımdan ben yeni anayasa tartışmalarını çok büyük bir heyecanla ve memnuniyetle takip ediyorum. Bunların Türkiye’ye fayda sağlayacağını düşünüyorum.”

Törenin açılışında Ankara Kulübü Derneği seymenleri gösterisi sundu. Daha sonra küçük bir seymen, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un yanına giderek bir süre sohbet etti. Şentop, seymenle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Törende, AYBÜ’de eğitim gören 108 ülkeden gelen öğrencileri temsilen 18 öğrenciye çiçekler verilerek “AYBÜ’ye hoş geldiniz” denildi. Bu öğrencilere AYBÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Aydınlı rozetlerini taktı.

Rektör Prof. Dr. Aydınlı, daha sonra akademik yılın açılış konuşmasını yaptı.

Konuşmaların ardından Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Camisi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yaşam Merkezi temel atma törenleri video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi.

Törene, Ankara Valisi Vasip Şahin ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve çok sayıda davetli de katıldı.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Avustralya Büyükelçisi Miles Robert Armitage Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avustralya büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avustralya Büyükelçisi Miles Robert Armitage’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Armitage, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Australian Ambassador His Excellency Miles Robert Armitage at the Presidential Complex.

Letter of Credence from the Australian ambassador.

President Recep Tayyip Erdoğan received the Ambassador of Australia to Turkey His Excellency Miles Robert Armitage, at the Presidential Complex.

At the reception in the Predential complex Ambassador Armitage presented his letter of credence to President Recep Tayyip ERDOĞAN.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Mammadov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Azerbaycan büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Mammadov’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Mammadov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Okumaya Devam edin

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

HABER

Haber

DÜNYA2 gün önce

OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİNDE AKADEMİK YILIN İLK DERSİNİ TEI GENEL MÜDÜRÜ VERDİ

Sanayi Dünyasının Üniversitesi OSTİM Teknik Üniversitesi 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit’in...

DÜNYA3 gün önce

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde, cari dengemizi fazla yönünde...

DÜNYA3 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI ADİL KARAİSMAİLOĞLU: “SİBER GÜVENLİK ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ”

2 gün sürecek Ulusal Siber Kalkan Tatbikatı başladı. Siber güvenliğin artık bir milli güvenlik meselesi olduğuna vurgu yapan Ulaştırma ve...

DÜNYA4 gün önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, PÜİS 21. OLAĞAN GENEL KURULU’NUN AÇILIŞINDA KONUŞTU

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, “Kendi topraklarımızda ve Mavi Vatan’da petrol ve doğal gaz aramalarına öncelik veriyoruz. Türkiye’nin bu...

DÜNYA4 gün önce

“Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mesleki Eğitimde Bin Okul Projesi ve 50 AR-GE Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hükûmet olarak eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da gençlerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gençlerle Adana’da bir araya geldi.

GÜNDEM5 gün önce

“Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Üniversitesi’nde yapımı tamamlanan tesis ve binaların açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Artık üniversitelerimizde kapasite sorunu kalmadığı için, tüm...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da Merkez Park’ta düzenlenen 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı. Açılışta bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, festivalin...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ceyhan Polipropilen üretim tesisi temel atma ve Adana ‘da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biliyorsunuz...

DÜNYA6 gün önce

Emine Erdoğan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, himayelerinde Millî Eğitim Bakanlığı’nca yapılan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı. Küplüce...

DÜNYA6 gün önce

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ.

Dünyanın önde gelen sanat merkezlerinden EMİN ANTİK tarihi mekanındaki yeni sanat sezonunu HEYKEL VE RESİM SERGİSİYLE açtı. Serginin açılışına FİNLANDİYA...

Tekne Firmaları Türkiye1 hafta önce

Yatlar Burada | Türkiye

Yatlar Burada | http://yatmedyatv.com

DÜNYA1 hafta önce

BAKAN PAKDEMİRLİ; “HER BÜYÜKBAŞ HAYVANIN KULAĞINA BİR CEP TELEFONU”

Bakan Pakdemirli, “Şimdi biz de deyim yerindeyse, her büyükbaş hayvanın kulağına bir cep telefonu takıyoruz. Tabi bu, daha küçük, kullanımı...

DÜNYA1 hafta önce

8. Konya Bilim Festivali başladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Türkiye’yi sadece teknolojiyi kullanan değil, kendi teknolojisini geliştirip üreten ve ihraç eden bir ülke...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı, yeniden inşa...

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye-Nijerya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bu ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Nijerya’ya resmi bir ziyaret planladığını belirterek, “Bu...

DÜNYA1 hafta önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu : Intercity İstanbul Park’ta İncelemelerde Bulundu

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 8-9-10 Ekim tarihlerinde Formula 1 Türkiye Grand Prix’nin gerçekleştirileceği Intercity İstanbul Park’ta...

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, “Küresel Krizler: Pandemi, Yaşlılar ve Dayanışma Konferansı”na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma...

DÜNYA1 hafta önce

12. ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME ŞÛRA’SI BAŞLADI

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: ERİŞEBİLİRLİĞİ MERKEZE ALAN ÇALIŞMALARA HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYORUZ” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 12. Ulaştırma ve...

DÜNYA1 hafta önce

“Cami Planlama ve Tasarımı Kılavuzu” tanıtım toplantısı Ankara’da yapıldı

“Cami Planlama ve Tasarımı Kılavuzu” tanıtım toplantısı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ,Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021-2022 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yükseköğretimde, bugün hem yeni akademik yılın açılışını yapmanın hem de...

DÜNYA2 hafta önce

Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan “Geleceğimizi Birlikte İnşa Etmek Gibi Bir Mecburiyetimiz Var”

Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, 4 Ekim 2021 tarihinde Konfederasyonumuzun HAK-İŞ’in koordinatörlüğünde, Avrupa Birliği’nin Erasmus+ programı kapsamında, yürütülmekte olan “Genç Kadın...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Köksal Kuş ve beraberindeki heyeti, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti. Kabulde...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Anayasa, milletimize vereceğimiz en güzel 2023 hediyesi olacaktır

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı....

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye’nin ihracatında Eylül ayında rekor kırıldı.

Aylar itibariyle Eylül’de 20 milyar dolarla gelmiş geçmiş en büyük ihracat rakamına ulaşıldı. Kısa adı TİM olan Türkiye İhracatçılar Meclisi...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, Başkanvekili...

DİPLOMAT2 hafta önce

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, AFRİKA BİRLİĞİ KOMİSYONU BAŞKANI MAHAMAT’I KABUL ETTİ

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat ve beraberindeki heyeti kabul etti. TBMM Başkanı...

DÜNYA2 hafta önce

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, 100. YILINDA EVRENSEL BOYUTLARIYLA İSTİKLAL MARŞI VE MEHMET AKİF ERSOY KONGRESİ’NDE KONUŞTU

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, TBMM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 100. Yılında Evrensel Boyutlarıyla İstiklal Marşı...

DÜNYA2 hafta önce

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nı değerlendirdi

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, parlamento muhabirleriyle TBMM Tören Salonu’nda bir araya gelerek, 27. Dönem 4. Yasama Yılı faaliyetleri...

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için gittiği Rusya’nın Soçi kentinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Devlet Başkanlığı...

DÜNYA2 hafta önce

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mobil Mutfak Tırı ve Akreditasyon Sertifikaları Teslim Töreni’ne Katıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Belediye Birliği tarafından alınan 5 mobil mutfak TIR’ının AFAD’a teslim edildiği ve kentsel arama kurtarma...

DÜNYA2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI ADİL KARAİSMAİLOĞLU: “MİLLİ ELEKTRİKLİ TREN SETİNİN SERİ ÜRETİMİNE 2022’DE GEÇECEĞİZ”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yerli ve milli üretime vurgu yaptı ve TÜRASAŞ tarafından yürütülen çalışmalarla, Türkiye’nin demiryolu araçları...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA20 saat önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, AYBÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞ TÖRENİ’NDE KONUŞTU

DİPLOMAT20 saat önce

Avustralya Büyükelçisi Miles Robert Armitage Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 gün önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Mammadov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA2 gün önce

Mevlid-i Nebi Haftasının teması: “Peygamberimiz ve Vefa Toplumu”

DÜNYA2 gün önce

OSTİM TEKNİK ÜNİVERSİTESİNDE AKADEMİK YILIN İLK DERSİNİ TEI GENEL MÜDÜRÜ VERDİ

DÜNYA3 gün önce

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

DÜNYA3 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI ADİL KARAİSMAİLOĞLU: “SİBER GÜVENLİK ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ”

DÜNYA4 gün önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, PÜİS 21. OLAĞAN GENEL KURULU’NUN AÇILIŞINDA KONUŞTU

DÜNYA4 gün önce

“Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM5 gün önce

“Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz

DÜNYA6 gün önce

Emine Erdoğan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA6 gün önce

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ.

Tekne Firmaları Türkiye1 hafta önce

Yatlar Burada | Türkiye

DÜNYA1 hafta önce

BAKAN PAKDEMİRLİ; “HER BÜYÜKBAŞ HAYVANIN KULAĞINA BİR CEP TELEFONU”

DÜNYA1 hafta önce

8. Konya Bilim Festivali başladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda konuştu

DÜNYA1 hafta önce

Türkiye-Nijerya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı

Genç Diplomat