Diplomat -Dünya

DÜNYA

“Silahlı insansız hava araçlarımız dünyanın 30’dan fazla ülkesinde ülkemizi gururla temsil ediyor”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Karadeniz 2022’de yaptığı konuşmada, “Bugün silahlı insansız hava araçlarımız dünyanın 30’dan fazla ülkesinde ülkemizi gururla temsil ediyor. Artık bu araçlara entegre edilen hemen her tür cihazın ve mühimmatın üretimini de kendimiz yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Çarşamba Havalimanı’nda TEKNOFEST Karadeniz 2022’ye katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin millî teknoloji hamlesinin parlayan yıldızı hâline gelen TEKNOFEST’in tüm katılımcılarına, ziyaretçilerine şükranlarını sundu.

Ülkeye böylesine iftihar verici bir markayı kazandıran T3 Vakfı ile onunla birlikte yol yürüyen tüm kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kıvılcımını İstanbul’da bir avuç gencin yaktığı bu ateşin artık tüm Anadolu’yu hatta tüm bölgeyi kuşattığını söyledi.

“TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİ DE İHTİYACI DA TENOFEST KUŞAĞIDIR”

Bu yıl beşincisi düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinin kapsama alanının artık sınırlar dışına taştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen TEKNOFEST’i gururla takip ettiğini aktardı.

Karşısında muhteşem bir tablo gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “TEKNOFEST, farklı bir gençlik. TEKNOFEST, şu anda tüm gücüyle ülkemizin geleceğine farklı bir ufuk çizgisi. TEKNOFEST’in ilkinin yapıldığı 2018’de günlük katılımcı sayısı, 550 bin gibi, bu tür bir etkinliğe göre fevkalade iyi bir sayı olarak gerçekleşmişti. Bugüne geldiğimizde sadece yarışmacı başvurusu 600 bine ulaşan bir TEKNOFEST yaşıyoruz. TEKNOFEST KARADENİZ ülkemizin 81 vilayetinden ve 107 ayrı ülkeden katılan 154 bin takım bünyesindeki 600 bin gencimizin 40 ayrı dalda yarıştığı bir şölene dönüştü. Bir teknoloji etkinliğinin, özellikle gençlerimiz tarafından bu derece benimsenmesi gerçek anlamda bir zihni dönüşümdür. Bazıları, gençlerimizi harflerle kuşaklara ayırarak umutsuzluk ateşi yakmaya çalışırken asıl gerçek işte burada karşımızda duruyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçeğinin de ihtiyacının da TEKNOFEST kuşağı olduğunu dile getirdi.

“Her kim bu gençliğe bakıp ülkesinin ve milletinin aydınlık geleceğini değil de başka şeyler görüyorsa dönüp kendi zihnini, gönlünü sorgulasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu gençlik bir asır önce Çanakkale’de yedi düveli dize getirmişti. Bu gençlik bir asır önce Millî Mücadele’yi zafere ulaştırmış, düşmanı denize dökmüştü. Bu gençlik Cumhuriyet tarihi boyunca hep demokrasinin, kalkınmanın, istiklalinin ve istikbalinin yanında yer alarak ülkesini yüceltmiştir. Bu gençlik 20 yıldır verdiğimiz her mücadelede bizim de yanımızda yer almış, en büyük güç ve moral kaynağımız olmuştur. Bu gençliğin sadece 15 Temmuz gecesi yazdığı destan bile başlı başına bir efsanedir, bir başarı hikâyesidir. Şimdi bu gençliği burada, TEKNOFEST Karadeniz’de görüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye kendi teknolojilerini geliştirmek, kendi savunma sanayi ürünlerini tasarlayıp üretmek için yola çıktığında gençlere güvendiklerini aktardı.

“TÜM DÜNYANIN HAYRANLIKLA İZLEDİĞİ BİR YERE GELDİK”

Birilerinin ise hep yaptıkları gibi gençleri küçümseyerek, gençlerin gönül dünyalarını karartarak, zihin dünyalarını karıştırarak bozgunculuk peşinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Zaman bizim haklı olduğumuzu göstermiştir. Dün Nuri Demirağ’a, Nuri Killigil’e, Vecihi Hürkuş’a, Şakir Zümre’ye yaptıkları eziyetleri bugünkü gençlerimize yapmalarına izin vermedik, vermeyeceğiz. Biz insanımıza güvendik, insanımıza dayandık. Akif, ‘Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol. Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.’ diyor. İnsanımıza yol açtık, imkân verdik ve hamdolsun sonuçta tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir yere geldik. Atalarımızın ‘Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.’ diye bir sözü var. Dün bize parasıyla savunma sanayi teknolojisi ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hâle geldik. Başbakan olduğumuz zaman değil seçimi kazandığımız zaman Bush, ABD’nin başkanıydı. Ziyarete gittim. Başbakan değilim. ‘Hani bize İHA verecektiniz, ne oldu İHA’lar, terörle mücadele ediyoruz’ dedim. Condoleezza Rice’ı çağırdı, ‘Türkiye’ye hâlâ İHA vermediniz mi?’ dedi. ‘Evet’ dedi. ‘Hemen süratle Türkiye’ye İHA’ları vereceksiniz’ dedi. Bize o zaman 48 saatte İHA’ları verdiler fakat bizim bu görüşmemizden sonra rahmetli Özdemir Bayraktar ağabeyimiz de çocuklarıyla beraber adımı attı ve Bayraktar İHA’ları üretmeye başladılar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahlı insansız hava araçlarının dünyanın 30’dan fazla ülkesinde Türkiye’yi gururla temsil ettiğine, bu araçlara entegre edilen hemen her tür cihazın ve mühimmatın üretiminin de yerli olarak yapıldığına dikkati çekti.

“Samsun’da ilk defa sizlerin takdirine sunulan Kızılelma insansız savaş uçağımız dünya harp tarihinde oyun değiştirici hamle olarak görülmektedir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her yerinde teknolojik atılımların öncüsünün savunma sanayi olduğunu bu amaçla geliştirilen ürünlerin kısa sürede hayatın diğer alanlarına da teşmil edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarının savunma sanayinin yanında lojistikten tarıma kadar birçok farklı mecrada kullanılmaya başladığına işaret ederek, şunları aktardı: “TEKNOFEST alanında coşkuyla birlikte olduğumuz her bir gencimizin gözünde, ülkemizi teknolojinin gücü üzerinde yükseltme iradesinin, azminin, dirayetinin ışığı parlıyor. Burada günümüzün Cezerisi, Harizmisi, İbni Sinası, Mimar Sinanı, Ali Kuşçusu, Hezarfen Ahmet Çelebisi, Katip Çelebisi olmak için can atan gençlerin yürek çarpıntısını duyuyorum.”

“YÜZDE 80 YERLİ VE MİLLÎ SAVUNMA SANAYİNE SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye son 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarının altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde yüzde 20 yerli-millî, bu kadardı. Ama şimdi yüzde 80 yerli ve millî savunma sanayine sahibiz. 2023 hedeflerimizi hayata geçirdik. Gençler sizler de inşallah Türkiye’yi 2053, 2071 vizyonuyla çok daha ilerilere taşıyacaksınız. Rabbime bana böyle bir gençlikle yol yürüme, böyle bir gençlikle gönül ve fikir birliği yapma imkânını verdiği için hamdediyorum. Sevgili gençler, sizlerin her birini teknoloji elçilerimiz olarak görüyorum. Elbette ülkemizde zehir gibi çalışan beyinleri ve yerinde duramayan enerjileriyle henüz kendilerine ulaşamadığımız gençlerimiz var. İnşallah her yıl zemini daha da genişleyen, kapsamı artan, etkinliği yükselen TEKNOFEST sayesinde onları da bu şölene dâhil edeceğiz. Türkiye’ye yakışan 600 bin değil, 1 milyon, 2 milyon, 3 milyon yarışmacılı teknoloji festivalleridir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin böyle bir potansiyelinin bulunduğunu ve bunu yapabileceklerine inandığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Bunun yanında festivalimizi kendi evlatlarımızla birlikte dünyanın dört bir yanından katılımlarla da zenginleştirmeliyiz. Özellikle Türk dünyasının birikimini ülkemizde toplayan bir cazibe merkezi hâline gelmeliyiz. ‘Bir fikrim var’ diyen gençlerin bunu gerçekleştirmek için yurt dışına gitmeyi düşündüğü değil diğer ülkelerdeki gençlerin ülkemize akın ettiği bir teknoloji iklimi inşa etmeliyiz.”

“HER BAKIMDAN GÜÇLÜ OLMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Bunun ilk adımlarının atıldığını, ilk kozalarının örüldüğünü ve ilk çiçeklerinin boy göstermeye başladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii bunun için öncelikle ülkemizde huzuru, istikrarı, güveni, barışı, gelişmeyi, kalkınmayı, demokrasiyi güçlü tutmamız gerekiyor. Maalesef bölgemiz başta olmak üzere dünyada haksızlık ve adaletsizlik yanında krizlerin, çatışmaların, yıkımların, sefaletin hâkim olduğu pek çok yer var. Güneyimizden kuzeyimize, doğumuzdan batımıza coğrafyamızın her yerinde bu can yakıcı hadiselerin yaşandığı pek çok yeri sayabiliriz. Türkiye, tarihinden, birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden aldığı güçle bu ateş çemberinden kendini bir istikrar ve huzur sembolü olarak ayrıştırmaktadır. Ben milletimle gurur duyuyorum. Ülkemizin böyle bir coğrafyada, böyle bir tarihi miras üzerinde, böyle bir devlet geleneği etrafında zayıf olmak, zayıf kalmak gibi bir şansı yoktur. Biz, siyasi, ekonomik, teknolojik, diplomatik, askerî, sosyal, kültürel her bakımdan güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde emin olun, bizi Suriye’den de Ukrayna’dan da Bosna’dan da beter ederler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda eksiklikleri hızla gidermeye çalıştıklarını, demokratik reformlarla siyasi altyapıyı, sosyal bünyeyi, kurumsal yapıyı güçlendirmek için mücadele ettiklerini belirtti.

Millî Teknoloji Hamlesi’ni bunun için baş tacı ettiklerini, bunun için yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümede ısrar ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın son çeyrekte 7,6 büyüdük, Türkiye, şu anda büyümede ikinci sırada. Hani diyorlar ya ‘Çılgın Türkler’, evet yanılmadınız, çılgın Türkler büyüyerek yoluna devam ediyor. Bunun için ülkemizi küresel krizlerden ayrıştırarak kendi hedeflerimizden kopmamakta ısrar ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için ülkenin ve milletin geleceği gençlere her türlü desteği verdiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Bayraktar’la, Anka’yla, Akıncı’yla, Aksungur’la, Atak’la, Hürkuş’la, Gökbey’le, Millî Muharip Uçak projesi ve daha nice teknolojiye dayalı atılımla gurur duymamızın sebebi savaşa olan hevesimiz değil, ülkemizi güçlü tutma mecburiyetimizdir. Yerli otomobilimizi, bilgisayarımızı, çipimizi, uçağımızı, gemimizi, uydumuzu, elektronik sistemlerimizi üretme konusundaki gayretimizin sebebi, bunları edinmekteki zorluğumuzdan ziyade, ambargo gibi mihnetlere maruz kalmama kararımızdır.”

“EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ VE UMUDUMUZ TEKNOFEST KUŞAĞIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî mücadele zafere ulaşıp Cumhuriyet kurulduğunda orduyu güçlendirmek için savaş uçağı ihtiyacının ortaya çıktığını anlattı.

Bunun için şehirlerin kendi içlerinde kampanya düzenleyip, orduya isimlerini taşıyacak birer uçak almaya çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede bağışta bulunması için Nuri Demirağ’a da gidiliyor. Nuri Demirağ, kendisinden bağış isteyenlere, ‘madem milletimiz tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bunu başkalarının lütfuna bırakamayız. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim’ diyor. Nuri Demirağ’ın sahip olduğu vizyon o dönemin yöneticilerinde olmadığı için maalesef bu teşebbüs acı bir şekilde sonuçlanıyor. İşte Hürkuş’un ilk örneği olduğu kendi uçağımızı yapmak için 70 yıl beklemek zorunda kaldık. Bir daha böyle durumlara düşmemek için en büyük güvencemiz ve umudumuz TEKNOFEST kuşağıdır, Ne Z kuşağı ne Y kuşağı TEKNOFEST kuşağı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin “bütün bunlar eskiden niye yapılmamış da bugün gündeme geliyor” diye soracaklarını belirterek şöyle konuştu: “Bu soruyu aslında eski Türkiye’nin aktörlerine, eski Türkiye vaadiyle yeniden ülkenin yönetimine talip olanlara yöneltmek lazım. Gerçekten de Türkiye, tüm bu teknolojik atılımları hadi daha öncesini bir kenara bıraktım, son 60-70 yılda niye yapmadı acaba? Ülkemizin bu dönemine baktığımızda cevap kendiliğinden ortaya çıkıyor. Gençlerimizi kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Sünni-Alevi diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman şucu-bucu diyerek birbirlerine kırdırtanların böyle bir derdi olması mümkün mü? Bugün hâlâ aynı kirli oyunların tahrikini yapanların aynı sinsi tuzakları önümüze döşeyenlerin böyle bir gündemi olması mümkün mü?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” dizelerini hatırlatarak, “İşte Akıncı, işte Kızılelma” dedi.

26 Ağustos’ta Malazgirt’te olunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geldik Fatih ve Cumhuriyetimizin kuruluşuyla Gazi Mustafa Kemal’e ve şimdi onunla beraber bizler de bu yolda yürüyoruz. Bizim niyetimiz de gayretimiz de başarımız da yaptıklarımız da ortadadır. Laf ola beri gele yok. Bizim işimiz var, bizim yapacaklarımız var. İnsanlarımızı birbirine düşman etmekten, yalanla, iftirayla, çarpıtmayla vakit öğütmekten, pişkince ortada gezmekten başka numarası olmayanlar, bu dediklerimizi anlayamazlar. Ecdadın dediği gibi, Kamil odur ki koya dünyada eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser” diye konuştu.

Eserleriyle milletin ve gençlerin karşısında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eseri olmayanların takdirini de sizlere bırakıyoruz” dedi.

Bir zamanlar Amerika’dan Avrupa’ya, Rusya’dan Japonya’ya, hatta Hindistan’dan Brezilya’ya kadar nice ülkelerin harıl harıl çalışıp, teknoloji üretirken Türkiye’dekilerin vesayet ve darbe bataklığında çırpındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar gençlerini teknolojiyle, bilimle, erdemle yoğurarak yetiştirirken bizdekiler, üniversite kapılarında benim başörtülü kızlarımı, bacılarımı üniversiteye almamakla uğraştılar. Gelişmiş ülkeler, dünyanın dört bir yanından gelen insanları kalkınma atılımlarının desteği hâline dönüştürürken, bizimkiler henüz kendi vatandaşlarına bile asgari insani şartları sağlamayı başaramıyordu” ifadelerini kullandı.

“VAKTİ SAATİ GELDİĞİNDE GEREĞİNİ YAPARIZ”

Tüm bu yaşananlarda siyasetçisinden bürokratlarına, iş insanından akademisyene herkesin payı ve sorumluluğu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “En son FETÖ ihanet çetesinin yaptığı alçaklıkların ortaya dökülmesi bile tek başına Türkiye’nin nelere rağmen bugünlere geldiğinin ispatıdır. Bu FETÖ değil mi ya, başörtü için ‘teferruattır’ diyen, yazıklar olsun. ‘Hoca’ diye geçin ama başörtüsüne ‘teferruattır’ de. Şimdi nerede? Pensilvanya’da. Kimin beslemesi? Amerika’nın. Kimin dost, kimin de karşımızda olduğunu iyi bilmemiz lazım. Şu anda bu Amerika, Dedeağaç’a, Yunanistan’a silahları gönderiyor mu? Uçakları gönderiyor mu? Oradan S-300’lerle bizi tehdide kalkışıyor mu? Ey Yunan, bak tarihe bak, tarihe dön, çok daha fazla ileri gidersen bunun bedeli ağır olur, ağır. Yunanistan’a bizim tek cümlemiz var, İzmir’i unutma.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı Türkiye’nin şimdi kimi alanlarda dünyanın en gelişmiş ülkelerinin de üzerine çıkan başarılarıyla kendini kabul ettirdiğine dikkati çekerek, “Adaları işgal etmeniz falan bizi bağlamaz, vakti saati geldiğinde gereğini yaparız. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz. Dün ülkemizin ayağına prangalar takarak, ilerlemesini engelleyenlerin, bir yerlere fırsat kollayarak, beklediğinden emin olun” dedi.

Hep birlikte bunlara fırsat vermeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vereceğimiz mücadele zorlu olacaktır, fedakârlık gerektirecektir, bedel ödettirecektir ama sonunda ortaya çıkacak başarının getireceği huzurun, mutluluğun, refahın tarifi mümkün değildir” değerlendirmesini yaptı.

“ONLARIN HAYALLERİNİN ULAŞAMADIĞI YERE BİZİM İCRAATIMIZ ULAŞIR”

Bu mücadelenin somut örneğinin TEKNOFEST’i düzenleyen “Bayraktar kardeşler” olarak karşılarında durduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İnsansız hava araçlarını geliştirirken hangi engellerle karşılaştıklarını, hangi ihanetlere şahit olduklarını, hangi sabotajlara maruz kaldıklarını en iyi onlar biliyor ve ben biliyorum. Yeri geldi kendilerine pist verilmedi, pist. Yeri geldi uçuşları yasaklandı, yeri geldi tehdit edildiler ama yılmadılar, çalıştılar, çabaladılar ve sonuçta ortaya bir dünya markası çıkardılar. Keban Barajı inşa edilirken birileri ‘kurbağalara göl yapıyorsunuz’ diyerek kendilerince projeye takoz olmaya çalışmışlardı. Bunların kim olduğunu biliyorsunuz, söylememe gerek var mı? Ama buraya da gelmiş. Vatan Caddesi inşa edilirken birileri ‘Buraya uçak mı indireceksiniz?’ diyerek, vizyonsuzluklarını sergilemişlerdi. Boğaz köprülerinin her birinin inşası sırasında birileri, engel olmak için ellerinden geleni yapmışlardı. İşte birinci köprüde, ikinci köprüde, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde…Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptırmamak için neler yapmadılar ki? Açık açık söyledim, ‘boşuna uğraşıyorsunuz. Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yapacağız, bitireceğiz’ dedik ve bitirdik.”

Çanakkale 18 Mart Köprüsü’nde de aynısının yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne oldu, yaptık mı, yaptık. Engelleyemediler, engelleyemeyecekler. Çünkü onların hayallerinin ulaşamadığı yere bizim icraatımız ulaşır. Eğer bunlara takılıp kalsaydık, ülkede tuğla üstüne tuğla koyamaz, milletimizi hakkı olan hizmetlerin hiçbirine kavuşturamazdık. Sizler de verdiğimiz tüm desteklere ve inşa ettiğimiz girişimci dostu iklime rağmen belki farklı alanlarda öngöremediğimiz engellerle karşılaşabilirsiniz. Sakın ha mücadeleden vazgeçmeyin, sakın ha azminizi kaybetmeyin, sakın ha teslim olmayın” diye konuştu.

Kendi hayatındaki mücadelesini anlatırken de sık sık “Sabreden zafere ulaşır” sözünü tekrarladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın Cumhurbaşkanınız olarak daima yanınızdayım. Gencim, gençlerle beraberim. Allah ömür verdikçe de hep yanınızda olacağım. Bakanlıklarımızla kurumlarımızla okullarımızla T3 Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarımızla özel sektörümüzle ailelerimizle el ele vererek, bu mücadeleyi zafere ulaştıracağız. ‘Başarının sahibi çoktur, başarısızlık öksüzdür’ bu sözü unutmayın. Biz her hâl ve şart altında sizin yanınızda olmayı sürdüreceğiz. Karadeniz’deki doğal gazı keşfederken ‘her arayan bulamaz ama unutmayın bulanlar, arayanlardır’ sözünü unutmayın. Aynı şeyi teknoloji geliştirme peşinde koşan sizler için de söylüyorum, her deneyen netice alamayabilir ama neticeye ulaşanlar, denemekten vazgeçmeyenlerdir. Rabbim zihnimizi açık, işinizi kolay, gücünüzü kavi, bahtınızı açık kılsın.”

TEKNOFEST Karadeniz’in düzenlenmesinde emeği geçen ve katılan tüm takımları tebrik eden Erdoğan, ziyaretleriyle gençlere destek olan vatandaşlara da teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki gençlerle, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” sözlerini tekrarladı.

Konuşması öncesinde TEKNOFEST’in paydaşları ile hatıra fotoğrafı çektiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra TEKNOFEST’te ödül almaya hak kazanan takımlara ödüllerini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Bayraktar Kızılelma ve Hürkuş uçaklarını imzaladı, uçakların önünde poz verdi. Selçuk Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a TEKNOFEST logosunu hediye olarak takdim etti.

DİPLOMAT

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul’a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı’mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek” diye konuştu.

Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye’ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye’nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”

Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti’ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz.”

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye’yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Sadece İstanbul’da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002’den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin’den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon’da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002’de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.

Bu performansla yolcu sayısında Avrupa’da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026’nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı’na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Biz İstanbul Havalimanı’nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar ‘Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor’ dediler. ‘İstanbul’a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?’ dediler. ‘Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez’ dediler. ‘Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz’ dediler. ‘Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?’ dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı’nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu.”

“Uçak inmez” dedikleri İstanbul Havalimanı’nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın bugüne kadar birçok kez “Yılın En İyi Havalimanı” ve “Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı” ödüllerine layık görüldüğünü, 110’un üzerinde hava yolu şirketiyle 340’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa’nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.

“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL’A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”

İstanbul Havalimanı’nın 16 Ağustos’ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 Ağustos’ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman’mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. ‘Buradan uçaklar kalkamaz’ diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025’te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı’yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi’ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.”

Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı’ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı’mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.

Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

İstanbul Havalimanı’nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100’ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı’nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2’sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi ‘israf’ diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var.”

“Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.

İstanbul Havalimanı’ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TK1763” sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı’nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Pist 09, rüzgâr 0.50’den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar.” diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye, bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.

Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi… Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.

Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”

“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”

Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.

Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.

“UZMAN HEKİM SAYIMIZI 4 KATINA, TOPLAM HEKİM SAYIMIZI 3 KATINA ÇIKARDIK”

Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”

“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.

Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.

“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”

Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.

Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”

Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.

GENÇ GAZETECİLER SAMSUN

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz. Biz, ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de, bölgemizde de, dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hâkim olmasını istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda bir konuşma yaptı.

Bugün hem kendisini bağrına basan hemşehrileriyle kucaklaştığını hem de yatırım bedeli toplam 10 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu törende 26 projemizin açılışını yaparken, üç yeni yatırımın da temelini attık. Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize’mize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tamamlanan yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bütün kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Rize’ye söz verdiğimiz diğer projelerimizi de yakından takip ediyoruz. Başta şehir hastanemiz olmak üzere bu yatırımları da ilimiz ve hemşehrilerimizin istifadesine sunacağız. Her zaman söylüyorum; biz hamaset yapan değil, eserleriyle konuşan, hizmetleriyle konuşan bir hareketiz.”

“MİLLETİMİZİ FAZLASIYLA LAYIK OLDUĞU MUTLU VE MÜREFFEH YARINLARA ULAŞTIRMAKTA KARARLIYIZ”

Diğer 80 ilde olduğu gibi Rize’de de bugüne kadar hep eserler, yatırımlar ve icraatlarla konuştuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptıklarımızla yetinmedik. Tam tersine hep kendimizle yarıştık. Çıtayı nasıl daha yukarıya taşırız? Nasıl daha güzele, daha iyiye erişiriz? Şehirlerimizi nasıl daha estetik, daha bayındır hâle getirebiliriz? Bunun hesabı içerisinde olduk. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Rizeli kardeşlerimizle birlikte 86 milyonu huzur ve refah içinde yaşatmanın mücadelesini veriyoruz. Sizlerin desteği ve duasıyla inşallah bu şuurla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünü 14 Ağustos’ta Başkent Millet Bahçesi’nde tarihî bir mitingle kutladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bu vesileyle hem teşkilatımızla hem de milletimizle kavlimizi yeniledik. Eser ve hizmetlerle dolu 25 yıllık karnemizi halkımıza takdim ederken, gelecek çeyrek asra, yarım asra dair vizyonumuzu da paylaştık. Şunu bir defa sizlerin ve Rizeli hemşehrilerimizin bilmesini isterim: Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin en dinamik, en vizyoner, ufku itibarıyla en açık kadrolarına sahibiz. Tecrübeyle dinamizmi birleştirerek Derviş Yunus’un o veciz ifadesiyle ‘Her gün yeniden doğarak, her dem taze kalarak’ yolumuzda yürüyoruz. Büyük hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Milletimizi fazlasıyla layık olduğu o mutlu ve müreffeh yarınlara ulaştırmakta Allah’ın izniyle kararlıyız.”

“TUZAKLARA DÜŞMEDEN YOLUMUZDA SABIRLA İLERLEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadeleyle geçen 25 yılın sonunda Türkiye’nin ekonomiden savunma sanayiine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda artık sağlam bir zemine oturduğunun gönül rahatlığıyla söylenebileceğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye Yüzyılı’nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı’nın inşası mutlaka gerçekleştirilecek, ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız. 25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız. Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye’nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişle barış ve adalet için öne atılması masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor. Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki ‘Ne yaparsanız yapın suları tersine akıtamazsınız.’ Kardeşlerim, yeri gelir dirilir pınar oluruz, yeri gelir irkilir ırmak oluruz, yeri gelir gürler çağlayan oluruz ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz.”

“Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de bölgemizde de dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız. Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz.”

Bir gerçeği de açıkça ifade etmekte fayda gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem bölgemiz ve dünya yüzyılda bir denk gelen çok kritik süreçlerden geçiyor, öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor. Bakınız sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz” ifadesini kullandı.

“SİYASETİ KARİYER KAPISI, RANT KAPISI OLARAK GÖRENLERİN TÜRKİYE’YE HİÇBİR FAYDASI DOKUNMAZ”

Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelmeyeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye’ye hiçbir faydası dokunmaz. Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki, Türkiye’nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye’yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek hizmette ve eserde yarışı esas alacak, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.”

Muhalefetin de bu ihtiyacın farkına varmasını temenni ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birbirimize eleştirilerimiz olabilir, doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir, ama bunların hiçbiri, mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZ, TERÖR DEFTERİNİN BİR DAHA AÇILMAMAK ÜZERE TAMAMEN KAPANMASI NOKTASINDA KARARLI BİR DURUŞ SERGİLEDİ”

Bir süredir dile getirdikleri “Ankara merkezli” siyaset çağrısının arka planında bu tasavvurun olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Türkiye Mutabakatı, bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir” dedi.

Terörsüz Türkiye sürecinde Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihî bir adım attıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şurası çok önemli, Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Hâl böyleyken, bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır, tek kelimeyle şuursuzluktur. Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye’yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye’nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır.”

“ÜLKEMİZİN GELECEKLE İLGİLİ BÜYÜK HEDEFLERİNİ KOVALAMAK DIŞINDA BİR SEÇENEĞİ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekrar söylüyorum, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye’nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye’nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın tarih bizden bunu bekliyor. Millet bizden bunu bekliyor. Türkiye’nin başarısı için dua eden mazlumlar bizden bunu bekliyor. Çok çalışmamız, çok ter dökmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bütün teşkilatımdan canla başla çalışmalarını bekliyorum. Omuzlarınızdaki ağır yükü, ağır sorumluluğu hakkıyla taşıyacağınızdan en ufak bir şüphe duymuyorum. Emekleriniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Tam 25 yıldır dosdoğru yürüdüğümüz zorlu yolculukta bu kardeşinizi asla yalnız bırakmadığımız için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.

AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı öncesinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rektör Prof. Dr. Yusuf Yılmaz’dan üniversitenin çalışmaları hakkında bilgi aldı.

GENÇ GAZETECİLER RİZE

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz sizlerin emanetini, sizlerin mesuliyetini taşıyoruz. Biz yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, Rize’de bulunmanın ve hemşehrileriyle hasret gidermenin bahtiyarlığını yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi bize zaman zaman ‘Yorulmuyor musun?’ diye soruyorlar. Allah aşkına şu sevdayı görende yorulma olur mu? Rizeli uşakların şu muhabbetine mazhar olanda yorgunluk olur mu? Dahası ülkesi ve milleti için aşkla koşanda yorgunluk hiç olur mu? Tabii ki olmaz. Kalbi bu ülke için, bu aziz millet için çarpan yorulmaz. Onun için durmuyoruz, duraksamıyoruz, rehavete kapılmıyoruz. Onun için şehir şehir, ilçe ilçe geziyor, ülkemizin eksiğini, gediğini gidermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meydanlardan dolup taşan şu coşkunuz, şu heyecanınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİZİM DERDİMİZ 81 VİLAYETİMİZE AŞKLA HİZMET ETMEK”

Cuma namazını Merkez Sahil Camii’nde kıldığını, orada hemşehrileriyle dua, hasbihal ve musafaha ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi Rize merkez ve ilçelerimizde yapımı tamamlanan eserlerimizin toplu açılışını yapmak üzere sizlerle beraberiz. Ne diyor o güzel Karadeniz manisinde, ‘Yaylasının dumanı denizinin balığı. Bu derelerin derdi Rize’ye sevdalı’. İşte bizim de derdimiz Rize’yle birlikte 81 vilayetimize aşkla hizmet etmek. Hamdolsun sizin desteğinizle, sizin itimadınızla sizlerin hayır dualarıyla şehirlerimizi ihya ediyoruz. Şimdiye kadar Rize’ye hep elimiz dolu geldik.”

Rize’ye her gelişlerinde taş üstüne taş, eser yanına eser koyduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de eserlerimizi hizmete almak, yeni yatırımlarımızın da temellerini atmak amacıyla sizlerin huzurundayız. Birazdan 26 projemizin resmî açılışını yapacak, üç yeni yatırımın da inşallah temellerini atacağız. Toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan bu eserlerin Rize’mize, Rizeli hemşehrilerime ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlıklarımızı, belediyelerimizi, hayırseverlerimizi bu yatırımlarda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımıza, bu eserlere alın ve fikir teri bulunan işçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize en içten şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“TOPLAM 330 BİN METREKARELİK MİLLET BAHÇEMİZİ BUGÜN RESMEN HİZMETE SUNUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından önceliklerinin şehirleri süratle dirençli ve güvenli hâle getirmek olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: “Bunun için TOKİ vasıtasıyla yürüttüğümüz projelerde gaza bastık. TOKİ ile bugüne kadar 5 bin 636 konutu tamamladık. Bin 221 konutun yapımı sürüyor. Bugün de Yağlıtaş Mahallesi’nde 465 konut, dört iş yeri ve bir camimizin, Kendirli Mahallemizde 79, Madenli beldemizde 143, Çayeli ilçemizde ise 79 konutumuzun açılışını yapıyoruz. Ailelerimizin bu evlerde ağız tadıyla oturmalarını Cenabıallah’tan niyaz ediyoruz. Geliyorum millet bahçelerimize. Rize’mizin yeşiline yeni tonlar ekleyecek toplam 330 bin metrekarelik millet bahçemizi de bugün resmen hizmete sunuyoruz. Aynı şekilde içerisinde millet kıraathanemizin, ilçe kütüphanemizin, çocuk parkımızın ve sosyal donatı alanlarının yer aldığı İyidere Millet Bahçemizin kurdelesini kesiyoruz. Çamlıhemşin’de vatandaşlarımızın tabiatla iç içe vakit geçirebilecekleri, çocuklarımızın rahatça oyun oynayabilecekleri millet bahçemizi faaliyete alıyoruz. Güneysu’da ise altyapı ve çevre düzenlemesini tamamladığımız 27 adet geçici iş yerimizi hak sahiplerine teslim ediyoruz. Isırlık Tabiat Parkı ve spor aktivite alanı ile bisiklet yolunun üçüncü etabını da bugün hizmete veriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”

“RİZE KÜLTÜR SOKAĞI İLE ŞEHRİN EKONOMİSİNE KATKI YAPACAĞIZ”

Bir şehrin geleceğinin parlaklığının o şehrin kültür ve sanat alanındaki dinamizmiyle orantılı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edebiyatla, resimle ve müzikle bağı kopan şehirler yalnızca binalardan ibaret kalır ve gün geçtikçe ruhunu kaybeder. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Rize Kültür Sokağı’nı bugün açıyoruz. Rize Kültür Sokağı ile yerel üreticileri destekleyecek, sergi alanlarını genişletecek, el emeği ürünlerin imalat ve satış süreçlerini destekleyip, şehrin ekonomisine katkı yapacağız” dedi.

Rize’deki eğitim altyapısını güçlendirecek yatırımları da hızla devreye sokmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Rize merkez ve ilçelerdeki 10 adet okulumuzun güçlendirme çalışmalarını tamamladık ve eğitim öğretimi hazır hâle getirdik. Çamlıhemşin’de yapımı biten 16 derslikli Hafize-Haşim Haşimoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi de yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerimize kapılarını açacak. Merkezde ise 600 kişilik Ahmet Tevfik İleri öğrenci yurdumuzu hizmete sunuyoruz. Bu yatırımlarla çocuklarımızın ve gençlerimizin daha modern, nitelikli ve güvenli ortamlarda eğitim almalarını temin edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun diyor. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin hem sporda hem de spor turizminde ciddi ivme kazandığını, dünyanın en prestijli ultra maraton koşularından birisinin Kaçkar’da yapıldığını söyledi.

Rize’nin bugünlerde 60 ülkeden 2 binden fazla sporcuyu misafir ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaçkar maratonundaki tüm sporculara başarı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizelileri birinci sınıf tesislerle buluşturmaya devam edeceklerini, İkizdere futbol sahası başta olmak üzere merkez, ilçe ve beldelerdeki spor tesislerinin bakım ve onarımını tamamladıklarını, iyileştirme çalışmaları devam eden spor merkezlerinin açılışını da yakın zamanda yapacaklarını belirtti.

Bugün aynı zamanda inşaat, altyapı ve çevre düzenlemesi sona eren 190 iş yerinin bulunduğu Çiftekavak sanayi sitesinin, 12 bin 500 metrekare alana sahip yeni otobüs terminalinin, Çamlıhemşin’de 91 konut ve 12 dükkânın temellerini attıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam değeri 3 milyar lirayı aşan bu yatırımların hayırlı olmasını dileyerek, TOKİ ve belediyeye teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma, denizcilik ve turizm projelerinin hem Rize hem de tüm Karadeniz bölgesi için çok önemli yatırımlar olduğunu vurgulayarak hazırlık, plan ve proje çalışmaları başlatılan yaklaşık 30 kilometrelik güney çevre yolu ve tüneller projesini hayata geçirdiklerini aktardı.

Proje tamamlandığında şehir içi ulaşımın rahatlayacağını, trafik yoğunluğunun ciddi oranda azalacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İyidere Lojistik Limanı projesinde de önemli bir seviyeye ulaştıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, limanın, Ovit üzerinden kalkınma yoluna bağlanmasıyla şehrin uluslararası ticaret güzergâhındaki stratejik konumunun da güçleneceğine işaret ederek, “36,5 kilometrelik Pazar-Adreşen ayırımı, Çamlıhemşin-Ayder yolu ve Tunca yolu ile bölgenin ulaşım altyapısını tahkim ediyoruz. Projemiz bittiğinde Ayder ve Fırtına Vadisi’ne giden yollar artık daha hızlı, güvenli ve konforlu hâle gelecek. Rize’deki turizm sezonu 12 aya yaymayı hedeflediğimiz bu çalışmalarla Ayder’in güzelliklerini inşallah daha görünür kılacağız” diye konuştu.

“SAĞLIKTA RİZE’DE TAM BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZDIK”

Sağlıkta Rize’de tam bir başarı hikâyesi yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de toplam bin 235 yatak kapasitesine ulaşıldığı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 53 yatak kapasiteli Rize Şehir Hastanesinin yüzde 70’inin tamamlandığını, kalan kısmının süratle bitirilmesi için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na talimat verdiğini ifade etti.

320 bin metrekare alana inşa edilen Rize Şehir Hastanesinin en üst düzeyde kesintisiz sağlık hizmeti sunacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında hasta kabulüne başlayacak olan 50 yataklı Çayeli Devlet Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini, toplam değeri 25 milyar liranın üzerinde olan bu iki yatırımın da hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde 25 yataklı Fındıklı Devlet Hastanesinin de inşaat sürecini başlatacaklarını, Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Ardeşen’de ise 24 saat hizmet veren bir sağlık tesisi inşa edeceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda ihale, proje ve arsa süreçleri devam eden dokuz sağlık tesisini de en kısa sürede tamamlayıp faaliyete geçireceklerini belirtti.

“DURMADAN, YORULMADAN SİZİN İÇİN KOŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum. Başkalarının gündemleri farklı olabilir. Başkaları, milletimizin dertleriyle dertlenmeyebilir. Başkaları, milletimizin taleplerine, beklentilerine kulak tıkayabilir. Başkaları, sabah akşam birbirleriyle kavga edebilir, tartışabilir, didişebilir ama bizim böyle bir lüksümüz asla olamaz. Çünkü biz, sizlerin emanetini, mesuliyetini taşıyoruz. Biz, yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz, sadece 86 milyonun değil gelecek nesillere karşı da sorumluyuz. Onun için muhalefetin ne dediğiyle ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz. Ne onların aralarındaki kavganın ne de sataşmanın tarafı asla değiliz. O, şunu demiş, bu şöyle yapmış, eski dostlar düşman, eski çamlar bardak olmuş bunların hiçbiri bizim umurumuzda bile değil.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu kardeşinizin gündeminde sadece hizmet var. Eser hizmeti siyaseti var. Rize ile birlikte 81 vilayetimize yeni yatırımlar kazandırmak var. Bu kardeşinizin gündeminde Türkiye’yi küresel siyasette hak ettiği yere getirmek, hak ettiği itibarı görmesini sağlamak var. Bu kardeşinizin gündeminde, ülkemizi etrafındaki ateş çemberinden, krizlerden ve çatışmalardan korumak var. Yani sizin emanetinize hakkıyla sahip çıkmak var. Siz bizi bu makamlara patronluk taslamak için değil, sizlere hizmetkârlık etmemiz için getirdiniz. Biz de sadece vazifemizi yapıyor, görevimizi yapıyor, aşkla sizlere hizmet ediyoruz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe Cenabı Allah’ın izniyle durmadan, duraksamadan, yorulmadan sizin için koşturmaya devam edeceğiz. Açılışını yaptığımız eserlerin ve temellerini attığımız yatırımların Rizemiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerde emeği geçen tüm kardeşlerime, teşekkürlerimi iletiyorum.”

Toplu açılış töreni öncesinde Rize’de Valiliği ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vali İhsan Selim Baydaş ve Belediye Başkanı Rahmi Metin’den kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

GENÇ GAZETECİLER RİZE

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Kanada büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Lebleu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Birleşik Krallık büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Anderson, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Azerbaycan büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Aslanov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

İsveç büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Funered, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Tayland büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Chaiyakam, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Eylül 2022
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT2 gün önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DİPLOMAT1 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DİPLOMAT1 hafta önce

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DİPLOMAT2 hafta önce

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘Küresel İş Ortağı’ Oldu

DİPLOMAT3 hafta önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

DİPLOMAT3 hafta önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

DİPLOMAT1 ay önce

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

DİPLOMAT1 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

DİPLOMAT1 ay önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

DİPLOMAT1 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

DİPLOMAT1 ay önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

DİPLOMAT1 ay önce

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

DİPLOMAT2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

DİPLOMAT2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

DİPLOMAT2 ay önce

İyi ki Varsın Hakan Polat

GÜNDEM2 ay önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

DİPLOMAT2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

DİPLOMAT2 ay önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

ADALET2 ay önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DİPLOMAT2 ay önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

DİPLOMAT2 hafta önce

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 hafta önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DİPLOMAT2 hafta önce

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘Küresel İş Ortağı’ Oldu

DİPLOMAT3 hafta önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DİPLOMAT2 hafta önce

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DİPLOMAT1 hafta önce

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DİPLOMAT2 gün önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge