Cumhurbaşkanı Erdoğan, TESK 21. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Çalışan, üreten, evine helal rızık götürmenin peşinde koşan esnaflarımız Türkiye’nin her alanda yazdığı başarı hikâyesinde öncü rol oynuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) 21. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.
Olağan genel kurulun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin 81 vilayetinden gelen esnaf ve sanatkâr odalarının temsilcileriyle federasyon yöneticilerine çalışmalarında başarılar temenni etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle bir kez daha siz kardeşlerimin şahsında ülkemiz genelindeki esnaf ve sanatkârlarımızın tamamına, Türkiye’nin kalkınmasına, güçlenmesine, ekonomik olarak büyümesine yaptıkları eşsiz katkılar için şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
“TESK, İKİ MİLYONU AŞAN ÜYE SAYISIYLA BEŞERİ VE İKTİSADİ HAYATIMIZIN TEMEL DİREKLERİNDEN BİRİDİR”
TESK’in 2 milyonu aşan üye sayısıyla beşeri ve iktisadi hayatın temel direklerinden biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Esnaf ve sanatkâr, sokağımızın başında çayımızı yudumladığımız ocaktır. Bizi sevdiklerimizle buluşturan yolların emekçisidir. Bir tas çorbasını içtiğimiz bereketli dükkândır. Sıcacık ekmeğimizi aldığımız fırındır. Hanemiz için alışveriş yaptığımız bakkaldır, manavdır, kasaptır. Elbette tüm bunlarla beraber esnaf ve sanatkâr, dar günümüzde kapımızı çalan dostumuz, sevincimizi paylaşan can yoldaşımız, mahallemizdeki komşumuz, çocuklarımızın ağabeyi ve ablası konumundadır.”
Türkiye’de esnaf kesiminin, belki de dünyada hiçbir ülkede örneği olmayan bir tarihe, birikime ve güçlü bir geleneğe sahip olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü bizim kültürümüzde esnaf ve sanatkâr sadece ticaret erbabı değildir. Sadece mal alıp satan tüccar değildir. Bizde esnaf tüm vasıflarının ötesinde öncelikle ahidir, yani kardeştir, fütuhat geleneğimizde mertliğin, yiğitliğin, cesaretin sembolüdür. Ahi Evranı Veli’nin ‘Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir.’ dediği medeniyet tasavvurunun günümüzdeki temsilcileridir. Alışverişte, ölçüde, tartıda doğru ol şiarıyla hanesine helal rızık götüren gönül insanlarıdır. Her sabah ‘Bismillah’ diyerek dükkânını açıp ‘Elhamdülillah’ diyerek dükkânını kapatan kanaat erleridir. Ahilik teşkilatının temellerinin atıldığı Selçuklu’dan günümüze esnaf ve sanatkârlarımız millet varlığımızın teminatı oldular. Tarih boyunca hep yolda kalmışlar, kimsesizler, garipler, misafirler, yolcular ahi teşkilatımız tarafından sahiplenildi, giydirildi, doyuruldu. Gün oldu terazi tutan, divit tutan, çekiç, makas, fırça tutan o mübarek eller silah tuttu, esnaf ve sanatkârlarımız vatan için cepheye koştu.”
“ESNAF VE SANATKÂRLARIMIZI, MİLLET VARLIĞIMIZIN TEMİNATI OLARAK GÖRÜYORUM”
Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne kadar varlık yokluk mücadelesinin hepsinde esnaf ve sanatkârların daima ön safta yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak 15 Temmuz gecesi milletin tamamıyla birlikte esnafların darbeci hainlere göğüslerini siper ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “FETÖ’cü alçakların şehit ettiği 252 insanımız arasında daha 15 yaşındaki körpe delikanlıların, kadınlarımızın, askerlerimizin, polislerimizin yanı sıra pek çok esnaf ve sanatkârımız da bulunuyordu. Birileri bankamatiklere akın ederken, birileri darbecilerle anlaşıp tankların arasından kaçarken, birileri milletin şanlı direnişini televizyon karşısında keyif kahvelerini yudumlayarak seyrederken, benim su tesisatçısı, elektrikçi, kunduracı, mobilyacı, kuyumcu, çaycı kardeşim gece boyunca tanklara, uçaklara, ölüm kusan silahlara meydan okudu. Söz konusu vatan olunca, millet olunca, inancımız ve imanımız olunca canlarını hiçe sayan tüm esnaflarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Esnaf ve sanatkârımız asırlardır hep olduğu gibi bugün de huzurumuzun, kardeşliğimizin, dayanışma ruhumuzun garantisi olmayı sürdürüyor. Çalışan, üreten, evine helal rızık götürmenin peşinde olan esnaflarımız, Türkiye’nin her alanda yazdığı başarı hikâyesinde öncü rol oynuyor. Tüm esnaf ve sanatkârlarımızı millet varlığımızın teminatı olarak görüyor, her birine şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”
Ahiliğin terbiyesini, ruhunu, adabını ve erkânını yaşatan esnaf ve sanatkârları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im Ahilik kültürüyle yetişmiş, bu geleneği hakkıyla, layıkıyla temsil eden esnaf ve sanatkârlarımızın yokluğunu bizlere hissettirmesin” dedi.
Tarih boyunca pek çok badire atlatmış bir milletin mensupları olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugünlere birilerinin ihsanıyla değil akrebin kıskacında yoğrularak geldik. Mücadele ettik, bedel ödedik, çile çektik, zorluklara göğüs gerdik. Vatanımızı ve bağımsızlığımızı korumak için gerektiğinde şehitler verdik. Ama her defasında karşılaştığımız sıkıntıların üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Onca saldırıya ve kalleşliğe rağmen hâlen bu topraklarda özgürce başımız dik bir şekilde yaşıyorsak bunun sebebi milletimizin birliğine, beraberliğine, değerlerine sahip çıkmasıdır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal krizleri dünyadaki diğer devletlere göre en az zararla savuşturmasında ahilik kültürümüzün büyük payı vardır. Özellikle salgın döneminde esnaf ve sanatkârlarımızın birer ahi olarak toplumumuz içinde önemli görevler üstlendiğini gördüm. Resmî kurumlarımız yanında belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız esnaf ve sanatkârlarımızla tam bir seferberlik ruhuyla hareket etti. Hatırlayın ‘zimem defteri’ gibi kültürümüzde zaten var olan hasletleri yeniden ihya ederek hiç kimsenin açta açıkta darda kalmasına izin vermedik. Milletimiz de esnaf esnaf dolaşarak zimem defterlerini kapatmak suretiyle kendi alicenaplığını gösterdi. Devletimiz de bu salgın döneminde vatandaşını çaresiz bırakmadı. Küresel ticaretin tamamen durma noktasına geldiği o zor günlerde muhalefetin akla, mantığa, ekonomik hayatın gerçeklerine uymayan abuk sabuk çağrılarına rağmen milletimize bedel ödetecek kararlar almadık. Hangi kesimden olursa olsun hiçbir vatandaşımıza ‘Nerede bu devlet?’ dedirtmediğimiz gibi bilakis devlet olarak elimizi taşın altına koyduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasına, ticaret erbabına, KOBİ’lere, çiftçilere, esnafa ve çalışanlara sundukları imkânlarla onların yükünü hafiflettiklerini söyledi.
“HİBE DESTEKLERİMİZLE TOPLAM 4,3 MİLYAR LİRA TUTARINDA ÖDEME YAPTIK”
Gelir kaybı ve kira desteğinin yanı sıra 3 bin lira ve 5 bin lira tutarlı hibe desteklerimiz, esnaf ve sanatkârlarımızın nakit akışlarının korunmasına çok büyük katkı sağladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu kapsamda dört ay süreyle verdiğimiz gelir kaybı ve kira desteğiyle piyasaya aktardığımız kaynak 4,6 milyar lira dolayındadır. Buna ilaveten uygulamaya koyduğumuz 3 bin lira ve 5 bin lira tutarındaki hibe desteklerimizLe toplam 4,3 milyar lira tutarında ödeme yaptık. Esnaf ve sanatkârlarımızın hane gelirlerini korumak amacıyla Halkbank kaynaklarından kullanmış oldukları kredi geri ödemelerinin 2020 ve 2021 yıllarına ait 14 milyar liralık taksit tutarını öteledik. Ayrıca, esnaf ve sanatkârlarımızın Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine olan borçlarını da yapılandırabilmelerini sağladık. Bunların dışında, ticaret erbabımızın yine kamuya olan pek çok borcu için de yapılandırma imkânı getirdik.”
Geçen yıl yapılan düzenlemeyle basit usulde vergilendirilen esnaf ve sanatkârın üzerindeki gelir vergisi yükünü tümüyle kaldırdıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güzellik salonu işletmecisi esnafımızın iş yeri açma ve çalışma ruhsatında yaptığımız değişiklikle ruhsat almalarının önündeki engeli kaldırdık. Sizlerin, elektronik ticaretin risklerinden korurken faydalarından da istifade etmenizi temin edecek adımlar attık. Elektronik ticaret mevzuatımızdaki en son düzenlemeler sayesinde, esnaf kesiminin bu devasa pazardan aldığı pay artıyor. Teklif Meclise geldiğinde methiyeler düzen muhalefetin, lütfen buraya dikkat edin buranın altını çiziyorum, kanun çıktıktan sonra dışardan gelen talimatlarla iptali için düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürmesini ise ben sizlerin takdirine bırakıyorum. Bir taraftan çıkacaksın teşekkür edeceksin, tebrik edeceksin arkasından da kalkıp işi Anayasa Mahkemesine götüreceksin, bu nasıl bir şey? Dostlarınızı iyi tanıyın. Sizinle bu yolda yürüyen kardeşlerinizi iyi tanıyın.”
“FİNANSMANA ERİŞİMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE BİZ KALDIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmetlerinin esnaf ve sanatkârlara sunduğu desteklerin sadece salgın dönemiyle sınırlı olmadığını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: “Siyasete girmeden önce esnaflık yapmış bir kardeşinizim. Siyasi mücadelemizin her aşamasında da hep sizlerle beraber oldum. Sizin meselelerinizi kendi meselemiz, başarılarınızı da kendi başarımız olarak gördük. Bu anlayışla tüm attığımız tüm adımları sizden gelen talepler doğrultusunda, sizlerin sıkıntılarını gidermek maksadıyla planlıyoruz. Geçtiğimiz 20 yılda esnaf ve sanatkârlarımız lehine yaptığımız düzenlemeler burada saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çoktur. Sizler zaten bunları gayet iyi biliyorsunuz, faydalarını bizzat görüyorsunuz. Burada hafıza tazeleme babında birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Göreve geldiğimizde sizlerin en büyük sorunlarından biri neydi? Finansmana erişim sıkıntısıydı. Öyle mi? Sermaye yetersizliği ve teminat eksikliği nedeniyle esnaf ve sanatkâr kardeşlerimiz kredi imkânlarından yeterince faydalanamıyordu. Gerektiğinde bankalar ve finans kuruluşlarıyla cebelleşerek finansmana erişimin önündeki engelleri önemli ölçüde biz kaldırdık. Halkbank kaynaklarından esnaf ve sanatkâr özelinde şahıs başına en fazla 5 bin lira faiz indirimli kredi verebilirken, biz bu rakamı 350 bin liraya kadar yükselttik.”
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in esnaf ve sanatkârlara verilen faiz indirimli kredinin tutarının 500 bin liraya yükseltilmesi talebinin aşılamayacak bir konu olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir şeyi iyi kavramamız lazım. Beni biliyorsunuz, en büyük savaşım faizledir. En büyük düşmanım faizdir. Şu anda yine faizi 12’ye kadar düşürdük. Yeter mi, yetmez. Bunun daha da inmesi lazım. Şu anda Halkbank Genel Müdürü karşımda duruyor. Merkez Bankamız ile bunları konuştuk, konuşuyoruz. Önümüzdeki Para Politikası Kurulları toplantılarında bunun daha da inmesinin gereğini telkin ediyorum. Tabii aramızda maalesef faiz politikasını, yüksek faizi savunanlar yok mu? Var. Başta muhalefet olmak üzere onlar da bunu savunuyor ama Cumhurbaşkanınız yüksek faizi savunmuyor, tam aksine düşük faizi savunan bir politika güdüyor. Burada enflasyonla bir mücadelemiz var. İnşallah yılbaşından sonra ben bu enflasyonun da düşük faizle ineceğine inanıyorum ve bunu savunuyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkârlara yatırım kredileri konusunda kamu bankalarının kapısını aşındırmaları tavsiyesinde bulunarak, konuşmasına şöyle devam etti: “Özel sektör bankaları ne yapar, ne eder onu bilmem ama kamu bankalarına talimatım var. O da nedir; yatırımcıyı darda bırakmayacaksınız, onlara gerekli desteği vereceksiniz. Ticaret Bakanımız burada, tabii Sayın Palandöken 500 bin lira teklifle geldi. Sayın Palandöken gaz vermeye alışmıştır, devamlı gaz verir. Ben buradan tüm kamu bankalarıma sesleniyorum; siz kolaylaştırıcı olacaksınız, zorlaştırıcı olmayacaksınız. Dolayısıyla da size böyle bir kredi için başvuran esnafım olduğu zaman, sanatkârım olduğu zaman onlara da imkânlarınız neye elveriyorsa bu desteği kredi konusunda sağlayacaksınız. Herhâlde Ziraat, Vakıf onlar da bu dediklerimi duymuştur. Yatırım kredilerinde de esnaf ve sanatkârlarımızın iş yeri ve taşıt alımlarında kredi üstü limitini 1 milyon liraya çıkarmıştık. Biz geldiğimizde yüzde 40 faiz oranıyla Halkbank’tan finansmana erişebilen esnafımız, bugün enflasyondaki yükselişe rağmen yüzde 9,5 seviyesindeki bir oranla buna ulaşabiliyor. Biz sağladık, bu gerçekleri görmemiz lazım. Yine bu süreç içerisinde esnaf ve sanatkârlarımıza sunduğumuz önemli imkânlar arasında sıfır faizli krediler de yer alıyor. Bugüne kadar esnaflarımıza Halkbank kaynaklarından sağladığımız finansman tutarı 234 milyar liraya ulaştı. Daha önce devletin ve finans sektörünün kaynakları sadece belli bir sermaye çevrelerine akarken, biz bu imkânları esnaf ve sanatkârlarımızın istifadesine sunduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ekonomisinin 20 yıldır aralıksız sürdürdüğü dinamizmde, devrim niteliğinde hamlelerin çok büyük katkısı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin küresel ekonomiyle tamamen bütünleşmiş bir ülke olduğunu ifade ederek, dünyada yaşanan krizlerin Türkiye’yi es geçmesinin düşünülemeyeceğini vurguladı. Gelişmiş ülkeleri dahi alabora eden küresel fırtınadan ister istemez Türkiye’nin de etkilendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde tedarik zincirindeki kırılmaların, üretimde aylar boyu süren aksamalarını şimdi çok daha net görebiliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’dan Amerika’ya tüm dünyanın son 40-50 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele ettiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda İngiltere’de sterlin patladı, nereden nereye geldi sterlin. Övünüyorlardı, ‘Biz şuna karşı bu kadar değerliyiz, buna karşı bu kadar değerliyiz’ diye. Şimdi bugün aldığımız haberlerle patladılar. Bütün bu sorunlara bir de şubat ayında Rusya ile Ukrayna arasında başlayan savaş eklendi. Çatışmalarla birlikte enerji fiyatları astronomik rakamlara çıkmış, gıda krizi tehdidi ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. Afrika ve Doğu Asya ülkeleri başta olmak üzere, tarımsal üretimi kısıtlı devletler, açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Enerji konusunda da benzer sıkıntılar yaşanmaktadır. Şu an Avrupa’nın en önemli gündemi yaklaşan kış mevsimini en az hasarla atlatmaktır. Bütün Avrupa ülkeleri şu anda ‘Acaba ne yapacağız, bu kışı nasıl atlatacağız?’ diye bunun düşüncesi içerisinde. Ama elhamdülillah Türkiye’nin böyle bir sorunu var mı böyle bir derdimiz var mı yok. Bizzat devlet başkanı düzeyinde yapılan enerji tasarrufu çağrılarını, eminim sizler de yakından takip ediyorsunuz. Parlamentoda yorgan, battaniye dağıtıyorlar, takip etmiyor musunuz bunları? Öyleyse, gereğini de biliyorum ki sizler en güzel şekilde yapacaksınız.”
“KIŞ AYLARINI DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNE GÖRE BİZ SIKINTISIZ GEÇİRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak gerek enerji arz güvenliğimizi garanti eden boru hattı projeleriyle gerek yapılan anlaşmalarla, gerek sıvılaştırılmış doğal gaz depolama alanlarıyla, gerekse Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj ve arama faaliyetleriyle bu sancılı döneme nispeten rahat girildiğine dikkati çekerek, “İnşallah, bu akşam Sayın Putin ile görüşmemiz olacak ve aradaki sıkıntıları kendileriyle Ukrayna ile olan bu sıkıntıları bir değerlendirme fırsatım olacak. Fevkalade bur durum olmazsa kış aylarını dünyanın birçok ülkesine göre biz sıkıntısız geçireceğiz” dedi.
Türkiye Ekonomi Modeli’nin katkısıyla bu süreçten güçlenerek çıkılacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyümeyi esas alan ekonomi modelinin müspet etkilerini her alanda gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin, göreve geldiğimizde 36 milyar dolarlık ihracatı vardı ama şimdi 250 milyar doları geçen 300 milyar dolara doğru giden bir ihracat seviyesine yükseldik. Organize sanayi bölgelerimiz, fabrikalarımız, imalat tesislerimiz harıl harıl çalışıyor. Yollarımız ve otobanlarımız, herhâlde otobanların hâlini görüyorsunuz. Tırlar nasıl çalışıyor, otomobiller nasıl çalışıyor, kamyonlar nasıl çalışıyor? Araç kullanırken zorlandığınızın farkındasınız. Bu bir şeyi gösteriyor, demek Türkiye öyle anlatıldığı gibi bir ülke değil. Salgının en çok vurduğu turizm sektöründe hamdolsun zararlarımızı süratle telafi etmekle kalmıyor, çok daha büyük hedeflere ulaşıyoruz. Avrupa’daki havalimanları krizlerle boğuşurken, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen, her ikisi yolcu ve kargo noktasında, bu trafikler, rekor kırdı. İş gücüne katılım oranımız artmasına rağmen, istihdamda 31 milyon sınırına dayandık.”
“TOPLUMUMUZUN TÜM KESİMLERİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Hayat pahalılığı ve enflasyon konusunu da çözmek için gayretle çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 yıldır insanımızı nasıl ezdirmediysek, bugün de tarımda açıkladığımız yüksek alım fiyatlarından, ücretli çalışanlara yönelik maaş zamlarına, sosyal destek programlarımızdan, hibe, teşvik ve desteklere kadar pek çok tedbirle toplumumuzun tüm kesimlerine sahip çıkıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçek olduğuna vurgu yaparak, “Nedir o gerçek? Paradan para kazanmaya alışmış tufeylilerin ve mandacı iktisatçıların artık hiçbir geçerliliği kalmamış, eski modellere dayalı ezberlerine itibar etmiyoruz. Aynı şekilde yatırım hamlelerimizi de kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz” dedi.
Toplu açılış törenleriyle Türkiye’ye kazandırılan eserlerin mutluluğunu milletle paylaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Etlik Şehir Hastanesi’nin açılışının yapıldığını hatırlattı. Hastanenin özelliklerine ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi daha önce açılmıştı, şimdi bu ikincisi. Bu ikincisi, aynı model ve modernite itibarıyla da dünyanın saygın, sayılı hastanelerinden bir tanesi oldu. İftihar ettik. Malum, birincisini açmıştım, şimdi de ikincisi açmak suretiyle elhamdülillah bu güzel günleri gördük. Yola çıkarken söylediğimiz, eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, dış politika, tarım, enerji, işte bunlardan en önemlilerinden biri olan sağlıkta bu adımı atmanın mutluluğu içerisindeyiz. Böylece 20’nci şehir hastanemizi açmanın haklı gururunu yaşadık.”
“SON 20 YILDIR OLDUĞU GİBİ BİZE İTİMAT ETMEYİ SÜRDÜRMENİZİ İSTİYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı sosyal konut kampanyasının müjdesini verdiklerini anımsatarak, “Her ne kadar muhalefet diğer projelerimiz gibi İlk Evim İlk İş Yerim Kampanyamıza da ilk günden itibaren kara çalsa da vatandaşlarımız çok büyük ilgi gösteriyor ve şu anda 5 milyonu aşan müracaat var” dedi.
Kampanya kapsamında, vatandaşa alt yapısı yapılmış en az 1 milyon ama bunun üstüne de çıkılabilecek şekilde arsa seçeneği sunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Vatandaşımız orada kendi konut mu yapar, dikey mimari olmayacak kendi evini mi yapar, ayrıca biliyorsunuz bu projede iş yerlerimiz var, iş yerini mi yapar, bütün bunlar olmak suretiyle bunları hayata geçireceğiz. İş yerlerini uygun ödeme şartlarıyla ticaret emekçisi kardeşlerimize, genç girişimcilerimize sunacağız. Bu adımlar bizim tüm vatandaşlarımıza ama özellikle üreticilerimize ve ticaret erbabımıza verdiğimiz değerin yansımalarıdır. Çünkü iş yeri demek, istihdam demektir, üretim demektir, daha fazla büyüme demektir. Birlikte üretmek ve birlikte çalışmak suretiyle ülkemizin makroekonomik hedeflerine ulaşması en büyük arzumuzdur. Sizlerden özellikle devletinize güvenmenizi son 20 yıldır olduğu gibi bize itimat etmeyi sürdürmenizi istiyorum. Varsın birileri millete hizmet diye musluk açmaya devam etsin. Musluk açmaktan başka bir hüneri yok, onunla övünüyor. Varsın birileri temel atma veya atmama törenleri ile milletin karşısına çıksın, komik duruma düşsün. Varsın birileri bizimle projede ve eserde yarışmak yerine, takoz olmayı siyaset yapmak zannetsin. Biz ülkemiz, milletimiz, gençlerimiz, esnaf ve sanatkârlarımız için çalışmaya, üretmeye, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Şu an itibariyle sadece Kredi Yurtlar Kurumu olarak 850 bin yatak kapasiteye ulaştık. Kim için gençlerimiz için. Herhangi bir sıkıntımız yok. Sizlerin duası ve desteği yanımızda olduğu müddetçe önümüze çıkan bütün engelleri yıkıp geçeceğimizden şüphe duymuyoruz. Ahde vefanız, kadirşinaslığınız, aşkın ve sevdanız için her birinize tekrar teşekkür ediyorum. Rabbim hepinize helal, bol ve bereketli kazançlar nasip etsin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür ederek, TESK’in 21. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
Konuşmaların ardından, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına hediye takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul’a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı’mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek” diye konuştu.
Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye’ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye’nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”
Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti’ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz.”
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye’yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Sadece İstanbul’da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002’den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin’den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon’da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002’de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.
Bu performansla yolcu sayısında Avrupa’da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026’nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı’na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Biz İstanbul Havalimanı’nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar ‘Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor’ dediler. ‘İstanbul’a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?’ dediler. ‘Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez’ dediler. ‘Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz’ dediler. ‘Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?’ dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı’nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu.”
“Uçak inmez” dedikleri İstanbul Havalimanı’nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın bugüne kadar birçok kez “Yılın En İyi Havalimanı” ve “Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı” ödüllerine layık görüldüğünü, 110’un üzerinde hava yolu şirketiyle 340’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa’nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.
“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL’A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”
İstanbul Havalimanı’nın 16 Ağustos’ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 Ağustos’ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman’mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. ‘Buradan uçaklar kalkamaz’ diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025’te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı’yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi’ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.”
Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı’ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı’mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.
Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İstanbul Havalimanı’nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100’ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı’nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2’sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi ‘israf’ diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var.”
“Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.
İstanbul Havalimanı’ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TK1763” sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı’nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Pist 09, rüzgâr 0.50’den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar.” diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye, bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi… Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”
“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”
Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.
Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.
Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”
“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.
Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.
“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”
Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.
Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”
Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz. Biz, ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de, bölgemizde de, dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hâkim olmasını istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda bir konuşma yaptı.
Bugün hem kendisini bağrına basan hemşehrileriyle kucaklaştığını hem de yatırım bedeli toplam 10 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu törende 26 projemizin açılışını yaparken, üç yeni yatırımın da temelini attık. Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize’mize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tamamlanan yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bütün kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Rize’ye söz verdiğimiz diğer projelerimizi de yakından takip ediyoruz. Başta şehir hastanemiz olmak üzere bu yatırımları da ilimiz ve hemşehrilerimizin istifadesine sunacağız. Her zaman söylüyorum; biz hamaset yapan değil, eserleriyle konuşan, hizmetleriyle konuşan bir hareketiz.”
“MİLLETİMİZİ FAZLASIYLA LAYIK OLDUĞU MUTLU VE MÜREFFEH YARINLARA ULAŞTIRMAKTA KARARLIYIZ”
Diğer 80 ilde olduğu gibi Rize’de de bugüne kadar hep eserler, yatırımlar ve icraatlarla konuştuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptıklarımızla yetinmedik. Tam tersine hep kendimizle yarıştık. Çıtayı nasıl daha yukarıya taşırız? Nasıl daha güzele, daha iyiye erişiriz? Şehirlerimizi nasıl daha estetik, daha bayındır hâle getirebiliriz? Bunun hesabı içerisinde olduk. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Rizeli kardeşlerimizle birlikte 86 milyonu huzur ve refah içinde yaşatmanın mücadelesini veriyoruz. Sizlerin desteği ve duasıyla inşallah bu şuurla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünü 14 Ağustos’ta Başkent Millet Bahçesi’nde tarihî bir mitingle kutladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bu vesileyle hem teşkilatımızla hem de milletimizle kavlimizi yeniledik. Eser ve hizmetlerle dolu 25 yıllık karnemizi halkımıza takdim ederken, gelecek çeyrek asra, yarım asra dair vizyonumuzu da paylaştık. Şunu bir defa sizlerin ve Rizeli hemşehrilerimizin bilmesini isterim: Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin en dinamik, en vizyoner, ufku itibarıyla en açık kadrolarına sahibiz. Tecrübeyle dinamizmi birleştirerek Derviş Yunus’un o veciz ifadesiyle ‘Her gün yeniden doğarak, her dem taze kalarak’ yolumuzda yürüyoruz. Büyük hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Milletimizi fazlasıyla layık olduğu o mutlu ve müreffeh yarınlara ulaştırmakta Allah’ın izniyle kararlıyız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadeleyle geçen 25 yılın sonunda Türkiye’nin ekonomiden savunma sanayiine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda artık sağlam bir zemine oturduğunun gönül rahatlığıyla söylenebileceğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye Yüzyılı’nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı’nın inşası mutlaka gerçekleştirilecek, ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız. 25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız. Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye’nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişle barış ve adalet için öne atılması masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor. Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki ‘Ne yaparsanız yapın suları tersine akıtamazsınız.’ Kardeşlerim, yeri gelir dirilir pınar oluruz, yeri gelir irkilir ırmak oluruz, yeri gelir gürler çağlayan oluruz ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz.”
“Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de bölgemizde de dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız. Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz.”
Bir gerçeği de açıkça ifade etmekte fayda gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem bölgemiz ve dünya yüzyılda bir denk gelen çok kritik süreçlerden geçiyor, öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor. Bakınız sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz” ifadesini kullandı.
Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelmeyeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye’ye hiçbir faydası dokunmaz. Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki, Türkiye’nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye’yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek hizmette ve eserde yarışı esas alacak, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.”
Muhalefetin de bu ihtiyacın farkına varmasını temenni ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birbirimize eleştirilerimiz olabilir, doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir, ama bunların hiçbiri, mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZ, TERÖR DEFTERİNİN BİR DAHA AÇILMAMAK ÜZERE TAMAMEN KAPANMASI NOKTASINDA KARARLI BİR DURUŞ SERGİLEDİ”
Bir süredir dile getirdikleri “Ankara merkezli” siyaset çağrısının arka planında bu tasavvurun olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Türkiye Mutabakatı, bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir” dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinde Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihî bir adım attıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şurası çok önemli, Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Hâl böyleyken, bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır, tek kelimeyle şuursuzluktur. Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye’yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye’nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır.”
“ÜLKEMİZİN GELECEKLE İLGİLİ BÜYÜK HEDEFLERİNİ KOVALAMAK DIŞINDA BİR SEÇENEĞİ YOKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekrar söylüyorum, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye’nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye’nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın tarih bizden bunu bekliyor. Millet bizden bunu bekliyor. Türkiye’nin başarısı için dua eden mazlumlar bizden bunu bekliyor. Çok çalışmamız, çok ter dökmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bütün teşkilatımdan canla başla çalışmalarını bekliyorum. Omuzlarınızdaki ağır yükü, ağır sorumluluğu hakkıyla taşıyacağınızdan en ufak bir şüphe duymuyorum. Emekleriniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Tam 25 yıldır dosdoğru yürüdüğümüz zorlu yolculukta bu kardeşinizi asla yalnız bırakmadığımız için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı öncesinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rektör Prof. Dr. Yusuf Yılmaz’dan üniversitenin çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz sizlerin emanetini, sizlerin mesuliyetini taşıyoruz. Biz yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasında, Rize’de bulunmanın ve hemşehrileriyle hasret gidermenin bahtiyarlığını yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi bize zaman zaman ‘Yorulmuyor musun?’ diye soruyorlar. Allah aşkına şu sevdayı görende yorulma olur mu? Rizeli uşakların şu muhabbetine mazhar olanda yorgunluk olur mu? Dahası ülkesi ve milleti için aşkla koşanda yorgunluk hiç olur mu? Tabii ki olmaz. Kalbi bu ülke için, bu aziz millet için çarpan yorulmaz. Onun için durmuyoruz, duraksamıyoruz, rehavete kapılmıyoruz. Onun için şehir şehir, ilçe ilçe geziyor, ülkemizin eksiğini, gediğini gidermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meydanlardan dolup taşan şu coşkunuz, şu heyecanınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin.”
Cuma namazını Merkez Sahil Camii’nde kıldığını, orada hemşehrileriyle dua, hasbihal ve musafaha ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi Rize merkez ve ilçelerimizde yapımı tamamlanan eserlerimizin toplu açılışını yapmak üzere sizlerle beraberiz. Ne diyor o güzel Karadeniz manisinde, ‘Yaylasının dumanı denizinin balığı. Bu derelerin derdi Rize’ye sevdalı’. İşte bizim de derdimiz Rize’yle birlikte 81 vilayetimize aşkla hizmet etmek. Hamdolsun sizin desteğinizle, sizin itimadınızla sizlerin hayır dualarıyla şehirlerimizi ihya ediyoruz. Şimdiye kadar Rize’ye hep elimiz dolu geldik.”
Rize’ye her gelişlerinde taş üstüne taş, eser yanına eser koyduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de eserlerimizi hizmete almak, yeni yatırımlarımızın da temellerini atmak amacıyla sizlerin huzurundayız. Birazdan 26 projemizin resmî açılışını yapacak, üç yeni yatırımın da inşallah temellerini atacağız. Toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan bu eserlerin Rize’mize, Rizeli hemşehrilerime ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlıklarımızı, belediyelerimizi, hayırseverlerimizi bu yatırımlarda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımıza, bu eserlere alın ve fikir teri bulunan işçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize en içten şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“TOPLAM 330 BİN METREKARELİK MİLLET BAHÇEMİZİ BUGÜN RESMEN HİZMETE SUNUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından önceliklerinin şehirleri süratle dirençli ve güvenli hâle getirmek olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: “Bunun için TOKİ vasıtasıyla yürüttüğümüz projelerde gaza bastık. TOKİ ile bugüne kadar 5 bin 636 konutu tamamladık. Bin 221 konutun yapımı sürüyor. Bugün de Yağlıtaş Mahallesi’nde 465 konut, dört iş yeri ve bir camimizin, Kendirli Mahallemizde 79, Madenli beldemizde 143, Çayeli ilçemizde ise 79 konutumuzun açılışını yapıyoruz. Ailelerimizin bu evlerde ağız tadıyla oturmalarını Cenabıallah’tan niyaz ediyoruz. Geliyorum millet bahçelerimize. Rize’mizin yeşiline yeni tonlar ekleyecek toplam 330 bin metrekarelik millet bahçemizi de bugün resmen hizmete sunuyoruz. Aynı şekilde içerisinde millet kıraathanemizin, ilçe kütüphanemizin, çocuk parkımızın ve sosyal donatı alanlarının yer aldığı İyidere Millet Bahçemizin kurdelesini kesiyoruz. Çamlıhemşin’de vatandaşlarımızın tabiatla iç içe vakit geçirebilecekleri, çocuklarımızın rahatça oyun oynayabilecekleri millet bahçemizi faaliyete alıyoruz. Güneysu’da ise altyapı ve çevre düzenlemesini tamamladığımız 27 adet geçici iş yerimizi hak sahiplerine teslim ediyoruz. Isırlık Tabiat Parkı ve spor aktivite alanı ile bisiklet yolunun üçüncü etabını da bugün hizmete veriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”
“RİZE KÜLTÜR SOKAĞI İLE ŞEHRİN EKONOMİSİNE KATKI YAPACAĞIZ”
Bir şehrin geleceğinin parlaklığının o şehrin kültür ve sanat alanındaki dinamizmiyle orantılı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edebiyatla, resimle ve müzikle bağı kopan şehirler yalnızca binalardan ibaret kalır ve gün geçtikçe ruhunu kaybeder. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Rize Kültür Sokağı’nı bugün açıyoruz. Rize Kültür Sokağı ile yerel üreticileri destekleyecek, sergi alanlarını genişletecek, el emeği ürünlerin imalat ve satış süreçlerini destekleyip, şehrin ekonomisine katkı yapacağız” dedi.
Rize’deki eğitim altyapısını güçlendirecek yatırımları da hızla devreye sokmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Rize merkez ve ilçelerdeki 10 adet okulumuzun güçlendirme çalışmalarını tamamladık ve eğitim öğretimi hazır hâle getirdik. Çamlıhemşin’de yapımı biten 16 derslikli Hafize-Haşim Haşimoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi de yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerimize kapılarını açacak. Merkezde ise 600 kişilik Ahmet Tevfik İleri öğrenci yurdumuzu hizmete sunuyoruz. Bu yatırımlarla çocuklarımızın ve gençlerimizin daha modern, nitelikli ve güvenli ortamlarda eğitim almalarını temin edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun diyor. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin hem sporda hem de spor turizminde ciddi ivme kazandığını, dünyanın en prestijli ultra maraton koşularından birisinin Kaçkar’da yapıldığını söyledi.
Rize’nin bugünlerde 60 ülkeden 2 binden fazla sporcuyu misafir ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaçkar maratonundaki tüm sporculara başarı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizelileri birinci sınıf tesislerle buluşturmaya devam edeceklerini, İkizdere futbol sahası başta olmak üzere merkez, ilçe ve beldelerdeki spor tesislerinin bakım ve onarımını tamamladıklarını, iyileştirme çalışmaları devam eden spor merkezlerinin açılışını da yakın zamanda yapacaklarını belirtti.
Bugün aynı zamanda inşaat, altyapı ve çevre düzenlemesi sona eren 190 iş yerinin bulunduğu Çiftekavak sanayi sitesinin, 12 bin 500 metrekare alana sahip yeni otobüs terminalinin, Çamlıhemşin’de 91 konut ve 12 dükkânın temellerini attıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam değeri 3 milyar lirayı aşan bu yatırımların hayırlı olmasını dileyerek, TOKİ ve belediyeye teşekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma, denizcilik ve turizm projelerinin hem Rize hem de tüm Karadeniz bölgesi için çok önemli yatırımlar olduğunu vurgulayarak hazırlık, plan ve proje çalışmaları başlatılan yaklaşık 30 kilometrelik güney çevre yolu ve tüneller projesini hayata geçirdiklerini aktardı.
Proje tamamlandığında şehir içi ulaşımın rahatlayacağını, trafik yoğunluğunun ciddi oranda azalacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İyidere Lojistik Limanı projesinde de önemli bir seviyeye ulaştıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, limanın, Ovit üzerinden kalkınma yoluna bağlanmasıyla şehrin uluslararası ticaret güzergâhındaki stratejik konumunun da güçleneceğine işaret ederek, “36,5 kilometrelik Pazar-Adreşen ayırımı, Çamlıhemşin-Ayder yolu ve Tunca yolu ile bölgenin ulaşım altyapısını tahkim ediyoruz. Projemiz bittiğinde Ayder ve Fırtına Vadisi’ne giden yollar artık daha hızlı, güvenli ve konforlu hâle gelecek. Rize’deki turizm sezonu 12 aya yaymayı hedeflediğimiz bu çalışmalarla Ayder’in güzelliklerini inşallah daha görünür kılacağız” diye konuştu.
“SAĞLIKTA RİZE’DE TAM BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZDIK”
Sağlıkta Rize’de tam bir başarı hikâyesi yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de toplam bin 235 yatak kapasitesine ulaşıldığı bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 53 yatak kapasiteli Rize Şehir Hastanesinin yüzde 70’inin tamamlandığını, kalan kısmının süratle bitirilmesi için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na talimat verdiğini ifade etti.
320 bin metrekare alana inşa edilen Rize Şehir Hastanesinin en üst düzeyde kesintisiz sağlık hizmeti sunacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında hasta kabulüne başlayacak olan 50 yataklı Çayeli Devlet Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini, toplam değeri 25 milyar liranın üzerinde olan bu iki yatırımın da hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde 25 yataklı Fındıklı Devlet Hastanesinin de inşaat sürecini başlatacaklarını, Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini kaydetti.
Ardeşen’de ise 24 saat hizmet veren bir sağlık tesisi inşa edeceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda ihale, proje ve arsa süreçleri devam eden dokuz sağlık tesisini de en kısa sürede tamamlayıp faaliyete geçireceklerini belirtti.
“DURMADAN, YORULMADAN SİZİN İÇİN KOŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum. Başkalarının gündemleri farklı olabilir. Başkaları, milletimizin dertleriyle dertlenmeyebilir. Başkaları, milletimizin taleplerine, beklentilerine kulak tıkayabilir. Başkaları, sabah akşam birbirleriyle kavga edebilir, tartışabilir, didişebilir ama bizim böyle bir lüksümüz asla olamaz. Çünkü biz, sizlerin emanetini, mesuliyetini taşıyoruz. Biz, yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz, sadece 86 milyonun değil gelecek nesillere karşı da sorumluyuz. Onun için muhalefetin ne dediğiyle ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz. Ne onların aralarındaki kavganın ne de sataşmanın tarafı asla değiliz. O, şunu demiş, bu şöyle yapmış, eski dostlar düşman, eski çamlar bardak olmuş bunların hiçbiri bizim umurumuzda bile değil.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu kardeşinizin gündeminde sadece hizmet var. Eser hizmeti siyaseti var. Rize ile birlikte 81 vilayetimize yeni yatırımlar kazandırmak var. Bu kardeşinizin gündeminde Türkiye’yi küresel siyasette hak ettiği yere getirmek, hak ettiği itibarı görmesini sağlamak var. Bu kardeşinizin gündeminde, ülkemizi etrafındaki ateş çemberinden, krizlerden ve çatışmalardan korumak var. Yani sizin emanetinize hakkıyla sahip çıkmak var. Siz bizi bu makamlara patronluk taslamak için değil, sizlere hizmetkârlık etmemiz için getirdiniz. Biz de sadece vazifemizi yapıyor, görevimizi yapıyor, aşkla sizlere hizmet ediyoruz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe Cenabı Allah’ın izniyle durmadan, duraksamadan, yorulmadan sizin için koşturmaya devam edeceğiz. Açılışını yaptığımız eserlerin ve temellerini attığımız yatırımların Rizemiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerde emeği geçen tüm kardeşlerime, teşekkürlerimi iletiyorum.”
Toplu açılış töreni öncesinde Rize’de Valiliği ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vali İhsan Selim Baydaş ve Belediye Başkanı Rahmi Metin’den kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Lebleu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Anderson, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Aslanov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Funered, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Chaiyakam, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.