Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Dünyanın salgından savaşa kadar pek çok krizin pençesinde kıvrandığı bir dönemde, biz sadece altyapımızın gücünü ispat etmekle kalmadık, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme kabiliyetimizi de dost, düşman herkese kabul ettirdik. Ülkemizin üretimden diplomasiye her alanda sahip olduğu potansiyeli en üst seviyede hayata geçiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Abide Kavşağı’nda düzenlenen, Şanlıurfa Kuzeybatı Çevre Yolu, Abide Kavşağı İlave Köprü Viranşehir Pompaj Sulaması 1. ve 2. Kademe ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katıldı.
Törende yaptığı konuşmada, Şanlıurfa’yı özlediklerini, Şanlıurfalıların da kendisini özlediğini gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfalı sanatçı İbrahim Tatlıses’in “Haydi Söyle” şarkısından dizeler okudu.
Sevinçlerini, dertlerini Şanlıurfalılar ile paylaşmaya geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfalıların gönüllerinin hep kendileriyle olduğunu belirtti.
“BURASI TÜRKLERİN, KÜRTLERİN, ARAPLARIN ASIRLARDIR KARDEŞÇE YAŞADIĞI BİR MEDENİYET ŞEHRİDİR”
Şanlıurfa’nın, mayası kardeşlikle yoğrulmuş bir coğrafyanın en güzide şehri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burası Türklerin, Kürtlerin, Arapların asırlardır kardeşçe yaşadığı bir medeniyet şehridir. Bin yıllık bu birlikteliği hep beraber dünyanın en güzel kültürel zenginliklerinden birine çevirdik. Bölgemizde yaşanan istikrarsızlıkları, kavgaları, kargaşaları ve bunların yol açtığı felaketleri, acıları, zulümleri görüyorsunuz. Siz zayıf olursanız, dışarıdan karışanınız da karıştıranınız da çok olur. Bugün binlerce kilometre öteden gelip kendi güvenlik ve refahları için bu bölgede bayrak gösterenleri, vekâlet savaşı yürütenleri görüyorsunuz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik bunu yapanlar aynı zamanda Türkiye’nin kendi sınırlarını, kendi vatandaşlarının hayatını güvenlik altına almasına da karşı çıkıyor. Çünkü bunların derdi, ne bu coğrafyadaki Kürt’tür ne bu coğrafyadaki Arap’tır ne bu coğrafyadaki Türk’tür ne bu kadim coğrafyanın asli halkları olan diğer kesimlerdir. Bunların tek derdi kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarıdır” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sınırları ötesinde besleyip büyütülen terör örgütünün, bulduğu her fırsatta ülkeye saldırdığını, çocuk, kadın demeden vatandaşları katlettiğini anlattı.
“BÖLGESİNDE VE DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLAN BİR TÜRKİYE VAR”
Terör örgütlerinin, Türkiye’nin yaklaşık 40 yılına mal olan terörle mücadele döneminde yitirilen on binlerce canın, yaşanan ekonomik ve sosyal kayıpların hesabı geçmişte sorulmadığı için bugün aynı cüretle karşılarına çıktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Allah’a hamdolsun, artık Türkiye eski Türkiye değil. Artık Türkiye eline vur ekmeğini al, başına vur diz çöktür uysallığıyla teslim alınmış eski Türkiye değil. Bugün kendi siyasi, ekonomik, askeri vizyonlarını kendisi belirleyen, demokrasi ve kalkınma atılımlarını kendi iradesiyle hayata geçiren, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan bir Türkiye var. Geçtiğimiz 20 yılda, asırlık eser ve hizmetlerle kayıplarını telafi eden, altyapısını kuran, öz güvenini kazanan Türkiye, artık kararlarını kendi iradesiyle vermekte, atılımlarını kendi gücüyle gerçekleştirmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın salgından savaşa kadar pek çok krizin pençesinde kıvrandığı bir dönemde, biz sadece altyapımızın gücünü ispat etmekle kalmadık, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme kabiliyetimizi de dost, düşman herkese kabul ettirdik. Ülkemizin üretimden diplomasiye her alanda sahip olduğu potansiyeli en üst seviyede hayata geçiriyoruz. Daha önce hedeflerimize dudak bükerek bakanlar, artık doğruya doğru diyerek bu tabloyu kabullenmek mecburiyetinde kalıyor. İnşallah 2023’te Türkiye’yi küresel ligin zirvesine çıkartarak, yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız” açıklamasında bulundu.
“ŞANLIURFA, TÜRKİYE YÜZYILI’NIN DA YILDIZI OLACAKTIR”
Toplu açılış törenine muhteşem bir katılımın olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetin verdiği resmî rakama göre alanda 110 bin kişinin yer aldığını, bunun rekor olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en önemli lokomotiflerinden birinin de Şanlıurfa olduğunu belirterek, “Nemrut’u kendi ateşinde boğan Hazreti İbrahim’in, sabrın zaferinin sembolü Hazreti Eyüp’ün, dünyanın en büyük kalkınma projesi GAP’ın şehri Şanlıurfa, inşallah Türkiye Yüzyılı’nın da yıldızı olacaktır” diye konuştu.
Ülkenin yaş ortalaması en genç şehri, geçmişin şanlı temsilcisi, geleceğin teminatı Şanlıurfa’nın, gönüllerindeki yerini giderek daha da güçlendirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Şanlıurfa’dan öyle bir ses verin ki dünyanın dört bir yanında duymayan kalmasın, mazlumların yüreği ferahlasın, zalimlerin kalbi titresin, sizin iradenize zincir vurmak isteyenler hüsrana uğrasın” ifadelerini kullandı.
Alandakilere, “Şanlıurfa Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye hazır mıyız? 2023’te güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu bir kez daha açmaya hazır mıyız? Evlatlarımıza bırakacağımız en değerli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkmaya hazır mıyız? Şarkın en sevgili Sultanı Selahaddin Eyyubi’nin cesareti ve izzetiyle bölgemizi tekrar huzura kavuşturmaya hazır mıyız? Dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride onların maşalarının heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya hazır mıyız?” sorularını yöneltti.
Alandakilerden “Hazırız” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın muhteşem zenginliği ve tertemiz kalbiyle kendileriyle olduğu müddetçe Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyecekleri sıkıntı ve galibiyetle neticelendiremeyecekleri mücadelenin olmadığını vurguladı.
Dünyanın, geçen yüzyılda yaşadığı iki cihan harbinden sonraki en sıkıntılı dönemine girdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bilindiği gibi 1920’de Fransızlar bu bölgeye girdiğinde işgal generali doğruca gittiği kabrine hitaben ‘Selahattin, Haçlı Seferi bitti ama bak biz döndük’ demişti. Haçlı artıklarına o dönemde şanlı direnişinizle hak ettikleri cevabı sizler vermiştiniz. Bugün de maşaları vasıtasıyla bin yıl önceki hesaplaşmayı tekrarlamak isteyenler olduğunu görüyoruz. Şimdi de bu ruhunu satılığa çıkarmış alçaklar en güzel cevabı, sergilediğiniz şu birlik, beraberlikle cesaretinizle metanetinizle fedakârlığınızla yine sizlerden alıyor ve alacak.”
Bölgedeki her gelişmeye, Şanlıurfa’daki kardeşlik ikliminden aldıkları ilhamla baktıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “Kardeşlerim birbirimizi Allah için seviyor muyuz? Bundan taviz vermiyoruz değil mi?” diye sordu. Alandakilerin “Evet” cevabı üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah sizden razı olsun” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Bosna’daki, Karabağ’daki, Libya’daki ve daha pek çok yerdeki insanlara hangi duyguyla sahip çıkılıyorsa Suriye’deki insanlara da aynı hissiyatla sahip çıktıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Şimdi dört şey söylüyorum, bir ekonomi, iki diplomasi, üç terörle mücadele, dört hep birlikte Allah’ın izniyle hiç taviz vermeden, inşallah bu topraklardaki mülteci kardeşlerimize gönüllerimizi açmak. Biz gönüllerimizi açtık mı? Bizde ayrım var mı? Biz ensarı da muhaciri de biliriz. Bundan tavizimiz yok. Bay Kemal bilmeyebilir ama biz biliriz. Onun öyle bir derdi yok. O ne ensardan anlar ne muhacirden anlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Benim peygamberim muhacirdi değil mi? Medine’ye Mekke’den bir muhacir olarak gitti. Şimdi de onun ümmeti olarak bizler, muhacirler olarak gelenleri de biliriz, ensar olarak kucağımızı açmayı da biliriz. Hiçbir dönemde mazlumun kimliğine bakmadık, bugün de bakmıyoruz. Suriye’deki Kürt de Arap da Türkmen de bizim kardeşimiz. Hepsinin hakkını, hukukunu, onurunu, geleceğini korumak hem insani hem tarihî olarak boynumuzun borcudur. Tabii bunu yaparken önce kendi vatandaşlarımızı, kendi şehirlerimizi güçlü tutmamız gerektiğini biliyoruz. Bu anlayışla 20 yıldır ülkemizi, 81 vilayeti ve 85 milyon vatandaşıyla huzur ve güven içinde geliştirecek, kalkındıracak, refahını artıracak çalışmalar yürüttük.”
ŞANLIURFA’YA YAPILAN YATIRIMLAR
Eser ve hizmet siyasetlerinde her şehir gibi Şanlıurfa’nın da payına düşeni aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın son 20 yılda her talebine, her beklentisine “başım gözüm üstüne” diyerek toplam 70 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını belirtti.
Yapılan kamu yatırımlarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya eğitimde 13 bin 587 yeni derslik inşa ettiklerini anımsattı.
Harran Üniversitesini yaptıkları yatırımlarla büyüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Gençlik ve sporda, yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 4 bin 778’e çıkardık. Biri 30 bin seyirci kapasiteli stadyum olmak üzere şehrimize toplam 70 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, Şanlıurfalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 19 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta toplamda bin 970 yataklı 17 hastaneden oluşan 125 sağlık tesisini tamamlayarak hizmete açtık. Bin 700 yataklı şehir hastanemizin inşası da sürüyor. Çevre ve Şehircilikte, Şanlıurfa’da 13 bin 949 konut, bin 95 tarım köy evi, 700 dükkan, camiler ve sosyal, kültürel tesisler yaptık. Hâlen 2 bin 702 konutun inşasına da devam ediyoruz.”
Genç nüfusu sebebiyle Şanlıurfa’nın konut ihtiyacının diğer şehirlere göre daha hızlı arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yeni projelerde Şanlıurfa’ya daha yüksek kontenjan ayıracaklarını bildirdi.
İlk Evim Projesi kapsamında 7 bin 350 konutta inşa edilecek 40 bin altyapısı hazır, müstakil ve müşterek arsa verecekleri Şanlıurfa’ya İlk İşyerim Projesi’yle de 500 yeni iş yeri yapılacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaköprü Millet Bahçesi’ni hizmete açtıklarını, Eyyübiye Millet Bahçesi’ni de bugün açacaklarını söyledi.
“ÜLKEMİZİ AĞ GİBİ SARACAK HIZLI TREN PROJELERİMİZİN DURAKLARINDAN BİRİ DE ŞANLIURFA’DIR”
Viranşehir ve Haliliye millet bahçelerinin yapımında sona gelindiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ulaştırmada 29 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 604 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Akçakale ve Şanlıurfa-Hilvan yollarındaki eksikleri de seneye tamamlıyoruz. Atatürk Barajı üzerinde kurduğumuz ve ülkemizin sembol eserleri arasına giren Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa’ya da hizmet etmektedir, baraj gölündeki yolcu ve araç taşımacılığı için iki feribot yapıp faaliyete geçirdik. Ülkemizi ağ gibi saracak hızlı tren projelerimizin duraklarından biri de Şanlıurfa’dır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlarla beraber tarım ve ormanda, Şanlıurfa’ya son 20 yılda 5 baraj, 4 gölet, 3 içme suyu tesisi, 39 sulama tesisi, 33 arazi toplulaştırma projesi, 21 taşkın koruma tesisi ve bir hidroelektrik tesisi inşa ettik. Hizmete verdiğimiz sulama projeleriyle şehrimizde yaklaşık 3,2 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize 9,6 milyar liralık zirai gelir artışı sağladık. Birecik’teki Karakız ve Mezra barajı ile Siverek’teki Dilekli ve Ericek göletlerinin yapımları devam ediyor. Yine inşası süren 11 tesisle 348 bin dekar araziyi daha sulayacağız. GAP Projesi’nin eksiklerini tamamlayana kadar bize durmak, dinlenmek yok” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfalı çiftçilere bugüne kadar toplam 16,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.
Türkiye’nin en büyük üçüncü tarım arazisine sahip Şanlıurfa’nın, yapılan yatırımlarla bitkisel üretimini yüzde 50’ye yakın, sera üretimini de 8 kat yükselttiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin hayvan varlığını da yüzde 60’tan fazla artırdığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göz bebeğimiz Urfa’mızı sadece ülkemizde değil, dünyanın önde gelen gastronomi merkezlerinden biri hâline getirmek için pek çok projeyi hayata geçirdik, geçiyoruz” diye konuştu.
Sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, bir teknokent, bir araştırma geliştirme merkezi kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, işverenlere de toplam 3,5 milyar lira tutarında prim teşviki sağladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide ise şehrin merkezi ile 7 ilçesindeki vatandaşları doğal gaza kavuşturduklarını belirterek, “Ceylanpınar ve Akçakale’ye doğal gaz arzına bugün başlıyoruz. Harran ve Halfeti’ye de inşallah bu ay içinde doğal gaz vereceğiz” bilgisini verdi.
“ŞEHRİMİZİN KALKINMASINA DESTEK OLMAK İÇİN İSTİHDAM GARANTİLİ EĞİTİM PROGRAMLARINA HIZ VERDİK”
Yaptıkları yatırımlar ve sağladıkları teşvikler sayesinde, Şanlıurfa ekonomisini getirdikleri yeri önemli gördüklerini, ancak yeterli bulmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarım, turizm, tekstil ve teknoloji alanlarında şehrimizin kalkınmasına destek olmak için istihdam garantili eğitim programlarına hız verdik. Özellikle yazılım, veri, mobil uygulamalara dayalı alanlara gençlerimizin gösterdiği ilgiden memnuniyet duyuyoruz. Şanlıurfa’daki çiftçilerimizin en önemli sıkıntılarından birinin de elektrik olduğunu biliyoruz. Bunun için şehrimizdeki güneş enerjisi sistemleri yatırımlarını özel olarak teşvik ediyoruz. Geçtiğimiz haziran ayından itibaren 20 hektar üzerinde arazisi olan çiftçilerimize sulama amaçlı, sabit güneş enerjisi santrali kurma izni vermeye başladık. Bu santraller, arazinin su ihtiyacının 1,5 katına kadar yapılabiliyor. Ayrıca 20 hektardan küçük alanlarda da gerektiğinde katlanıp kaldırılacak şekilde izin alınmadan güneş enerjisi santrali tesis edilebiliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlen tarımsal üretime yönelik güneş enerjisi yatırımlarına 7,5 milyon liraya kadar çok uygun şartlarda Hazine destekli kredi sağladıklarını anlatarak, “Şimdiye kadar bu kapsamda 229 milyon liralık kredi kullanıldı. Bu kredilerin şartları ve vadeleri daha da iyileştirilebilir. Yeter ki siz kendi enerjinizi üretin, bu enerjiyle daha çok ürün elde edin, kendinize, ailenize ve ülkemize daha çok katkıda bulunun, biz her türlü kolaylığı sağlarız” ifadelerini kullandı.
Aynı şekilde organize sanayi bölgelerindeki güneş enerjisi yatırımlarının teşviki için de yüzde 25’lik parsel sınırlamasını kaldırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sulama kooperatiflerinin elektrik borçlarını ödeyebilmeleri için faiz maliyetinin tamamını Hazine’nin üstlendiği kredi imkânı getirdiklerine dikkati çekti.
Şanlıurfa’nın da içinde yer aldığı 6 ildeki tarımsal sulama amaçlı elektrik tüketimine son 4 yılda, 3,3 milyar liranın üzerinde destek verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, destek oranını yüzde 35’ten yüzde 45’e çıkardıklarını aktardı.
Bu uygulamadan Şanlıurfa’da 47 binin üzerinde çiftçinin, 737 milyon lira kazançla yararlandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Basınçlı sulamadaki elektrik destek oranını da yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkartarak, bundan 88 bine yakın çiftçimizin yaklaşık 2 milyar lira istifade etmesini sağladık. Bununla kalmadık, elektrikteki KDV’yi yüzde 18’den yüzde 8’e indirerek, ülke genelinde vatandaşlarımızın 3 milyar lira daha az fatura ödemesini temin ettik. Çiftçilerimizin kullandığı elektriği de tıpkı hanelerdeki tüketim gibi maliyetinin yaklaşık yarısına abonelere vermek için devletimiz yılda 15 milyar liralık bir yükü üstüne alıyor. Ayrıca elektrik faturalarının ödemesini, aylık yerine hasat döneminde yapma imkânı getirdik.”
Eski dönemlere ilişkin elektrik borçları için de 5 yıla varan vadeyle ve faizsiz şekilde Ziraat Bankasından kredi kullanılabildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dağıtım ve tedarik şirketleri, borçlarını bu şekilde kapatmak isteyen çiftçilere ilave yüzde 25’e kadar indirim yapacak” dedi.
Şehrin ihtiyacını karşılamakta zorlanan elektrik altyapısının iyileştirilmesi için de gelecek yılın bütçesinden yaklaşık 2 milyar lira kaynak ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi yeni bir müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Bereketli hilalin merkezi Şanlıurfa’nın verimine verim katmak için şehrimizde bir yenilenebilir enerji endüstri bölgesi kuruyoruz. Kendi elektriğini üretmek isteyen çiftçilerimiz, bu endüstri bölgesinden ihtiyaçlarını hem kolayca hem de ekonomik olarak karşılayabilecektir. Amacımız, istihdama da önemli katkısı olacak bu projeyle Şanlıurfa’yı ülkemizin en büyük yenilenebilir enerji merkezlerinden biri hâline getirmektir. Sık sık elektrik konusunda yaşanan tartışmalarla gündeme gelen bu şehrimizi artık kaçak göçek işlerine gerek kalmadan elektrik üretimindeki gücüyle öne çıkartacağız. Yenilenebilir enerji endüstri bölgemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Şanlıurfa’ya hasret gidermek, dertleşmek, herhangi bir ihmale fırsat vermeden görüşmek için geldiklerini vurgulayarak, “Görüyorum ki, bu büyük coşkunuzla zaten Şanlıurfa, evet bu meydanda kendini ispat etti” dedi.
“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEMİZ GERÇEKTEN KENDİSİNİ EN GÜZEL ŞEKİLDE İSPAT ETTİ”
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık bir milyar liraya yakın bütçeyle yatırımlar gerçekleştirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Abide ve Karakoyun köprülü kavşaklarını inşa etti ve bugün açılışını yapıyoruz. Yaptığı 1 milyon 860 bin metrekare beton parkeyle 156 kilometre beton yolla kurduğu asfalt şantiyesiyle Büyükşehir Belediyemiz gerçekten kendisini en güzel şekilde ispat etti. Yaptığı restorasyonlar, bakım ve onarım işleriyle ecdat yadigârı eserlere sahip çıktı. Kentsel dönüşüm çalışmaları için bir milyar liraya yakın kamulaştırma gerçekleştirdi. Parklar, çevre düzenlemeleri, sosyal tesislerle hizmet kalitesini yükseltti. Mezbahadan hayvan borsasına, halk ekmekten seralara kadar pek çok alanda kurduğu fabrikalarla üreticilere destek verdi.”
Göç İdaresi Başkanlığınca kurulan 6 geri gönderme merkezinin, çeşitli kurumların hizmet binalarının, olimpik yüzme havuzu, kuzeybatı çevre yolu gibi pek çok yatırımın açılışının yapılacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmetlerin şehre hayırlı olmasını diledi, hizmetleri şehre kazandırdıkları için bakanlıkları, kurumları, belediyeleri ve özel sektörü tebrik etti.
“BİZ 20 YILLIK ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”
Türkiye’nin geleceği üzerine siyasi, ekonomik, askerî hesap yapan, içerideki ve dışarıdaki herkese önemli mesajlar vermek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yaşanan olumsuzluklar sakın sizleri ümitsizliğe sevk etmesin. Mesajlarımızı net bir şekilde verelim. Kimse boş hayale kapılmasın. Yanlış hesap yapmasın. Siz Bay Kemal’e filan bakmayın. Onun yanındakilere bakmayın. Evet, şimdi mesajlarımızı tek tek verelim. Allah’ın izni ve milletimizden alacağımız güçlü destekle 2023 seçiminde bir dönem daha Cumhurbaşkanı olarak bu kardeşinizi görevlendirmeye var mısınız?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki, yine Allah’ın izniyle milletimizin takdiriyle Meclis’te çoğunluğu elde ederek yasama faaliyetlerini sizlerin vereceği görevle sürdürmeye biz hazırız. Siz de bu görevi vermeye hazır mısınız? Üç, Türkiye ekonomisi modelini mutlaka başarıya ulaştırarak, bir süredir insanlarımızın hayatlarını zorlaştıran sıkıntıları biiznillah geride bırakacağız. Küresel ekonomide, küçülme endişelerinin zirveye çıktığı bir dönemde biz üretimimizde, istihdamımızla, ihracatımızla büyümeye hazırız. Siz bu görevi bize vermeye hazır mısınız?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört, güney sınırlarımız boyunca kurmakta olduğumuz 30 kilometrelik güvenlik şeridini muhakkak tamamlayacağız. Terör örgütü ve onun yularını elinde tutanların, güvenlik güçlerimize ve masum sivillere karşı yaptıkları saldırılar bizi bu kararlılığımızdan asla döndüremeyecek. Bu görevi bize vermeye var mısınız? Beş, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun siyasi ve ekonomik hedeflerini birer birer hayata geçirerek ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına dahil edeceğiz. Bu görevi bize vermeye var mısınız?”
Yönetim sistemini, gençlerin özgürlük, adalet, hak, refah beklentilerine en ileri düzeyde karşılık verecek şekilde geliştireceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Eski Türkiye güzellemesi yapanların tek dertlerinin, altılı masada olduğu gibi… Ne yapıyorlar, sen ne istiyorsun, şunu. Sen ne istiyorsun, bunu. Onlara bir şeyler dağıtmakla meşguller bunlar. Biz 85 milyona ne yaparız, bunu yerine getirmekle mükellefiz. Bu görevi vermeye var mısınız? Yedi, tek becerileri, kendi partilerindeki iktidarlarını sürdürmek, tek başarıları, kongre kazanmak olanların Türkiye’ye verecekleri hiçbir şey olmadığını seçim gününe kadar attığımız her adımla ispatlayacağız. Buna inanıyor muyuz? Sekiz, kapalı devre parti toplantılarında belki işe yarayabilen, yalan ve iftira siyasetinin sahte cengaverlik gösterenlerin gerçek hayatta karşılığı bulunmadığını bakıp usanmadan anlatmaya var mıyız?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıllık eserler ve hizmetlerle konuştuklarını belirterek, şunları kaydetti: “Peki, Bay Kemal ve yandaşları neyle konuşuyor? Onlar musluk açıyorlar, musluk kapatıyorlar. Ama biz işte biraz sonra da göreceksiniz, eserlerimizle ortadayız. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılını kucaklayacak vizyonumuzla milletimizin huzuruna çıkıyoruz ve milletimize asla yalanla değil hakikatle konuşuyoruz. Şimdi hazır mısınız? Bu muhteşem katılım hep bir ağızdan, Türkiye’nin dört bir yanı duysun. Tamam. Gür seda ile tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet bir olacağız. İri olacağız, diri olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Kalın sağlıcakla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Şanlıurfa Valiliğini ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Özellikle son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya’yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kamboçya Başbakanı Hun Manet, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin, iki ülke arasındaki anlaşma imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Kamboçya Başbakanı Manet’i ve heyetini İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya’yı Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum” diye konuştu.
Kamboçya Başbakanı Manet ile ikili ve heyetler arası görüşmelerinde iki ülke ilişkilerini etraflıca değerlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2018 yılında dönemin başbakanı olarak ülkemizi ziyaret eden Sayın Hun Sen ile ticaretimizi 1 milyar dolara çıkarmayı kararlaştırmıştık. Bu hedefe ulaşmak için çabalarımız hâlen devam ediyor. Bu sabah gerçekleştirilen Türkiye-Kamboçya İş Forumu’nun iş çevrelerimiz arasındaki temasların güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE BURSLARI PROGRAMIYLA KAMBOÇYALI ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNE DESTEK OLUYORUZ”
Kamboçya Başbakanı Manet ile ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayii, enerji, eğitim ve kültür alanlarındaki iş birliklerini istişare ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya’nın savunma sanayii ürünlerine yönelik ilgisinden memnun olduklarını söyledi.
Bu alanda ciddi bir potansiyele sahip olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendileriyle iş birliğimizi inşallah geliştireceğiz. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsünün Kamboçya’da gerçekleştirdiği projeler beşeri münasebetlerimizin ilerlemesine büyük katkılar sağlıyor. Türkiye Bursları programıyla Kamboçyalı öğrencilerin eğitimine destek oluyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya ile ikili iş birliklerinin, küresel barış, istikrar ve refahın tesisine de hizmet ettiğinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Kamboçya’nın Gazze Barış Kuruluna kurucu üye olarak katılması son derece memnuniyet vericidir. Kendilerinin Filistin’de iki devletli çözüm temelindeki çalışmalara katkılarının süreceğine inanıyorum. Kamboçya’nın Tayland ile yaşadığı sınır ihtilafının uluslararası hukuk temelinde diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesini temenni ediyoruz. Yaşanan çatışmalardan etkilenen sivil halka destek olmayı sürdürüyoruz. Kamboçya makamlarıyla iş birliği içerisinde bugüne kadar 3 bini aşkın kişiye yardım ulaştırdık. İnsani yardımlarımıza devam edeceğiz.”
İstişarelerinin ve aldıkları kararların hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet’e ve heyetine Türkiye’yi ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ederek, dost Kamboçya halkına en kalbi selamlarını gönderdiğini söyledi.
Türkiye’yi, etkileyici kalkınması, güçlenen millî kimliği ve stratejik özerkliği ile bölgesel ve küresel meselelerde giderek daha belirleyici hâle gelen rolü dolayısıyla takdir eden Kamboçya Başbakanı Manet, “Türkiye’nin Orta Doğu da dâhil olmak üzere barış ve istikrarın tesisine yönelik uluslararası çabalara proaktif ve yapıcı katılımı övgüye değerdir” diye konuştu.
Kamboçya’nın ve Türkiye’nin 60 yılı aşkın süredir dostane ilişkilerini ve verimli bir iş birliğini sürdürdüğünü anlatan Kamboçya Başbakanı Manet, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerin mevcut durumunu, ortak öncelikli konuları ve iş birliklerinin gelecekteki yönelimleri üzerine kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Kamboçya Başbakanı Manet, şöyle devam etti: “Siyasi, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğimizi güçlendirmeye yönelik somut adımları attık. Nitekim bugün çerçeve askerî anlaşma imzaladık ve bu yönde son derece önemli bir adım atmış olduk. Aynı zamanda ikili ticaretin genişletilmesi, yatırımların kolaylaştırılması ve özel sektör ortaklıklarının güçlendirilmesi yönünde kayda değer bir potansiyel bulunduğunu da teyit ettik.”
Kamboçya Başbakanı Manet, şunları kaydetti: “Kalkınma iş birliği alanında altyapı geliştirme, kadının güçlendirilmesi ve Kamboçyalı Müslüman kadınlara yönelik kapasite geliştirme girişimleri de dâhil olmak üzere Kamboçya’nın sosyoekonomik ilerlemesini sağladığı çok değerli katkılarından dolayı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansına (TİKA) en içten takdirlerimi sunuyorum. TİKA’nın insan kaynaklarımızın ve becerilerimizin geliştirmesine yönelik desteğini sürdürmesini temenni ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde Birleşmiş Milletler, ASEAN ile diğer bölgesel ve uluslararası platformlar aracılığıyla birlikte çalışmanın gerekliliğini vurguladıklarını aktaran Kamboçya Başbakanı Manet, Türkiye’yi ASEAN diyalog ortağı olması dolayısıyla tebrik ederek, ülkesinin bölgesel entegrasyona, bağlantısallığa ve ortak refaha katkı sağlayacak şekilde ASEAN ve Türkiye arasında somut iş birliğinin daha da güçlenmesini dört gözle beklediğini söyledi.
Türkiye ile Kamboçya arasında “Askerî Çerçeve Anlaşması” imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kamboçya Başbakanı Manet’in huzurunda imzalanan anlaşmaya, Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kamboçya adına Millî Savunma Bakan Yardımcısı Prak Sovanna imza koydu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Kamboçya Başbakanı Manet’i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde resmî törenle karşıladı. Birbirlerine heyetlerini tanıtan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kamboçya Başbakanı Manet, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmeye geçti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.
Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM’e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.
Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.
“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, “İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir” diye konuştu.
Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin ‘teknokrasi’, kimilerinin ‘teknofaşizm’ adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası’nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.
“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık” diye konuştu.
Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız” ifadelerini kullandı.
Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30’la da Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık” dedi.
“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”
Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.”
Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik” diye konuştu.
“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: “Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.”
“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.
“17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.”
Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır.”
“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, “Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz” dedi.
Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Grande, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hollanda Büyükelçisi Alle Dorhout’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Dorhout, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.