Diplomat -Dünya

DÜNYA

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür hem de yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında ikinci haftası geride kalan 2023 yılbaşının, kendileri için herhangi bir yılbaşı olmadığını söyledi.

“ÜLKEMİZİ ULAŞTIRMAK İSTEDİĞİMİZ HEDEFLERE BÜYÜK ÖLÇÜDE KAVUŞTUK”

Uzun yıllardır hayallerini, hedeflerini 2023 menziline göre belirlemiş ve buna göre yol almış bir parti ve hükûmet olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet’imizin 100. yılında ülkemizi ulaştırmak, milletimizi kavuşturmak istediğimiz hedeflere hamdolsun büyük ölçüde kavuştuk” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 10 yıldır maruz kaldığı ağır saldırılar ve küresel krizlerin, bazı alanlarda gecikmeye yol açsa da kazanımlarının büyüklüğüne halel getirecek hususlar olmadığına işaret ederek, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür hem de yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır. Önümüzdeki aylarda yaşanacak seçimi önemli ve tarihî kılan da işte budur. Bizim hayatımızda hiçbir seçim kolay olmadı. Her seçime büyük mücadeleyle, azimle, gayretle hazırlandık, girdik. Allah’a şükür her seçimde de sandıktan zaferle çıkmayı başardık” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu seçimi diğerlerinden farklı kılan nedir?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela 2002 seçimlerine, kuruluşunun üzerinden henüz 15 ay geçmiş bir parti olarak siyasete yeni bir ses, yeni bir soluk getirerek adım atmıştık. 2007 seçimlerine, vesayetin, akıl ve ahlak dışı oyunlarıyla uğraşarak girmiştik. 2011 seçimlerini, milletimize 2023 hedeflerimizin sözünü vermenin coşkusuyla tamamlamıştık. 2015 seçimleri sürecini, FETÖ, PKK, DEAŞ terör örgütlerinin ağır saldırıları altında yaşamıştık. 2018 seçimlerini yeni yönetim sisteminin beraberinde getirdiği tereddütleri göğüsleyerek geçirmiştik. 2023 seçimlerine ise bir yandan son dönemde dünyada yaşanan krizlerin ülkemize etkileriyle mücadele ederek girdik diğer yandan karşımızda oluşturulan ucube ittifakın hezeyanlarıyla uğraşarak, beri yandan milletimize verdiğimiz sözleri yetiştirebilmenin tatlı telaşını yaşayarak, hepsinin ötesinde 20 yılda kurduğumuz demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde Türkiye Yüzyılı vizyonunu inşa etmenin heyecanıyla hazırlanıyoruz. Türkiye bugün hem dünyadaki gelişmelerin etkisiyle hem kendi serencamının tabii bir neticesi olarak öyle bir yol ayrımında ki böyle fırsatlar milletlerin önüne asırda bir gelir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardı ardında nükseden küresel krizlerin, dünyanın siyasi ve ekonomik ağırlık merkezlerinde köklü değişikliklerin başlamasına yol açtığını belirterek, geçmişte kendi krizleri içinde boğulan bir Türkiye olduğunu; bu defa Türkiye’nin, sahip olduğu güçlü eser ve hizmet altyapısı sayesinde küresel sarsıntıları kendi atılımlarının dayanağı hâline dönüştürebildiğini söyledi.

“ENFLASYONA SEBEP OLAN TUZAKLARI BOZDUK, TEDBİRLERİMİZİ ALDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yatırımlarıyla, istihdamıyla, üretimiyle, ihracatıyla, cari açığı elhamdülillah kontrol ederek büyümesiyle, her başlıkta bu gerçeği ispatlayan bir ülke oldu. Sıkıntılarımız yok mu? Elbette var ama bunların hiçbiri üstesinden gelinemeyecek, bizi asıl hedeflerimizden, asıl atılımlarımızdan uzaklaştıracak hususlar değildir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük sorunu olan enflasyonun düşüşe geçtiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “2022’yi yüzde 64 ile kapattığımız enflasyonun inşallah önümüzdeki aylarda yüzde 50’lere, yüzde 40’lara, yüzde 30’lara doğru hızla düştüğünü hep birlikte göreceğiz. Çünkü enflasyona sebep olan tuzakları bozduk, oyunları boşa çıkardık, hesapları altüst ettik, tedbirlerimizi aldık, mekanizmalarımızı kurduk. Artık hem dışarda hem içerde herkes Türkiye’nin faiz-kur-enflasyon şer üçgeniyle teslim alınamayacağını gördü. Yaşanan sıkıntılı sürecin çalışanlarımızdan esnaf ve sanatkârlarımıza kadar milletimizin farklı kesimlerine ödettiği bedellerin telafisini de süratle yaptık, yapıyoruz. Bu amaçla asgari ücrette, memur ve emekli maaşlarında yüksek oranlı artışlara gittik, ek gösterge düzenlemesini tamamladık, sözleşmelilere kadro verdik, emeklilik için yaşı bekleyenlerin taleplerini karşıladık, sosyal yardım yelpazesini genişlettik, vatandaşlarımızı uygun şartlarda ev sahibi yapmaya yönelik konut kampanyaları düzenledik, sanayicimizi, ihracatçımızı, esnaf ve sanatkârımızı, çiftçimizi, velhasıl üreten herkesi destekledik. İstihdamı 31,6 milyonla tarihimizin en yüksek seviyesine çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’in, her zaman olduğu gibi bu kritik dönemde de fedakârca çalışarak kendilerine katkı sağladığını dile getirerek, “Bu yüce çatı altında ifade edilen her görüşü, ​​​​​​​katılsak da katılmasak da değerli görüyor hatta gerektiğinde istifadeden de imtina etmiyoruz” diye konuştu.

Milletin bu mücadeleyi takdirle izlediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret ettikleri illerde ve katıldıkları programlarda vatandaşların gözündeki samimiyeti, yüreğindeki umudu, kalbindeki muhabbeti bizzat yaşayarak müşahede ettiklerini söyledi.

Muğla’da, Antalya’da, Erzurum’da, Mardin’de, Şanlıurfa’da, Konya’da, Gaziantep’te, Samsun’da, Diyarbakır’da, Malatya’da, Balıkesir’de, daha pek çok şehirde aynı duyguları yaşadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasetin günlük hercümerci içinde insanların söyledikleri sözler, takındıkları tutumlar elbette önemlidir. Ama asıl belirleyici olan aynı insanların sandık başına gittiklerinde geleceklerine karar verirken nelere bakacakları, neleri dikkate alacaklarıdır” ifadelerini kullandı.

“2023’TE MİLLETİMİZİN DESTEĞİNE TALİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Rahmetli Menderes 14 Mayıs 1950’de ‘Yeter söz milletindir’ diyerek milletin gönlüne girmiş ve sandıktan ezici bir zaferle çıkmıştı. Aynı şekilde rahmetli Özal, darbenin gölgesinde girdiği seçimde ‘Türkiye’ye çağ atlatma’ vaadiyle önemli bir başarı kazanmıştı. Biz de ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek özgürlük ve refah özlemi içindeki milletimizin büyük desteği ile hükûmete gelmiştik. Şimdi de ‘Yeter söz de karar da gelecek de milletindir.’ diyerek 2023’te milletimizin desteğine talibiz. Sözü de kararı da geleceğini tayin hakkını da milletimize bırakmak istemeyen vesayet heveslilerine rağmen Türkiye Yüzyılı’nı başlatacağız. Milletimiz 73 yıl sonra bir kez daha aynı gün, altılı masa diyerek karşımıza çıkan bu darbe şakşakçılarına, bu kifayetsiz muhterislere, bu müstemleke heveslilerine ‘yeter’ diyecektir. Muhalefetin vaadi; milletin karşısına bir aday çıkarmak ancak onu görünürde altı, gerisindekileri de hesaba katarsanız en az 10 kişiyle yönetmektir. Bir nevi ipi 10 ayrı kişinin elinde kukla bir cumhurbaşkanı üzerinden ülkeyi idare etmek istiyorlar. Yani devletin başı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olan cumhurbaşkanı fiilen altılı masanın emir eri gibi davranacak. Tabii bunlar ‘gel’ deyince gelecek, ‘git’ deyince gidecek adaylara, başkanlara alışmışlar. Cumhurbaşkanını da öyle tasavvur ediyorlar.”

Altılı masanın, seçmenlerden vizyonu, programı, projesi, çapı belli olmayan bir meçhul adaya kim olduğuna bakmadan “tıpış tıpış sandığa gidip oy vermelerini” istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hadi CHP’nin kodlarında bu faşizm, bu kibir, bu oynaklık var, ötekilere ne oluyor?” diye sordu.

Durmuş saatin bile günde iki defa doğruyu gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar da her hafta bir yenisini sergiledikleri krizleriyle kavgalarıyla çekişmeleriyle ayak oyunlarıyla milletimize bir çeşit siyasi dejavu yaşatıyor, eskiden bu işlerin nasıl yürüdüğünü hatırlatıyorlar. Eski Türkiye’yi bilmeyen gençlerimize de AK Parti’den önce siyasetin nasıl yapıldığını uygulamalı olarak bizzat gösteriyorlar” diye konuştu.

“BÖLGESİNDE VE DÜNYADA SORUN ÇÖZEN, İSTİKAMET BELİRLEYEN BİR SİYASETÇİ OLARAK KARŞINIZDAYIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yoksa bu altılı masadaki birilerini buraya Erdoğan mı gönderdi?” denildiğini aktararak, şöyle devam etti: “Ya işim, gücüm yok sizlerle mi uğraşacağım? Bizim işimiz var. Ama böyle düşünmelerinden dolayı da yine ben kendilerine teşekkür ediyorum. Şaka bir yana karşımızda gerçekten ibretlik bir tablo var. İşin özünde ise çok eskilere giden bir hesaplaşma yatıyor. Sizlerin de yakından bildiği gibi Cumhuriyet’in ilk asrı boyunca birileri Türkiye’yi kendi çıkarlarının yörüngesinde tutabilmek için her yolu denediler. Toplum mühendisliğiyle başaramadılar, siyaset mühendisliğiyle başaramadılar, darbeyle başaramadılar, terörle başaramadılar, çok uğraşmalarına rağmen ekonomik tetikçilikle de başaramadılar. Şimdi umutlarını 2023 seçimlerine bağlamış görünüyorlar. İşte buradan, millî iradenin en yüksek makamı olan Meclis’imizden meydan okuyorum; ne yaparsanız yapın yine başaramayacaksınız.”

Milletin artık tüm oyunları çözdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu millet, karşısına hangi kılığa büründürerek çıkartırsanız çıkartın, sizin numaralarınızı da sizin aparatlarınızı da sizin etki elemanlarınızı da anında tanıyor. Şayet aksi olsaydı, 2007’de bizi Cumhurbaşkanı seçtirmek istemediğinizde başarılı olurdunuz. Şayet aksi olsaydı, gazete kupürleri üzerinden partimizi kapatmaya kalktığınızda başarılı olurdunuz. Şayet aksi olsaydı, terör örgütleriyle şehirlerimizi kana ve ateşe bulamaya çalıştığınızda başarılı olurdunuz. Şayet aksi olsaydı, 17-25 Aralık’ta, 15 Temmuz’da başarılı olurdunuz. Şayet aksi olsaydı, sınırlarımıza dayadığınız tehditlerde başarılı olurdunuz. Şayet aksi olsaydı, Ağustos 2018’den beri çevirdiğiniz dolaplarda başarılı olurdunuz. Şayet aksi olsaydı, geçtiğimiz yıl yaşattığınız onca sıkıntıda başarılı olurdunuz. Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak karşınızdayım, bu ülkenin Meclisinin en büyük partisinin genel başkanı olarak karşınızdayım. Bakın, bölgesinde ve dünyada sorun çözen, sorumluluk alan, istikamet belirleyen bir siyasetçi olarak karşınızdayım. Bakın, gündemi 2023 hedefleri, Türkiye Yüzyılı vizyonu olan bir lider ve yönetim olarak karşınızdayım. İnşallah 2023 seçimlerinden sonra da Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olarak milletimin görevlendirmesiyle yine karşınızda olmayı sürdüreceğim.”

Kimsenin inayetiyle değil, Allah’ın yardımıyla milletin desteğiyle mazlumların duasıyla çocukların ve gençlerin umutlarının aşkıyla ayağa kalktıklarını, bugünlere geldiklerini, yarınlara yürüdüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek dertleri karınlarında gezen 40 tilkinin kuyruğunu birbirine dolaştırmamak olanların aksine biz gerektiğinde yedi düveli karşımıza alma pahasına ülkemize eser kazandırıyor, milletimize hizmet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kurulduğu günden beri gündemlerinde Türkiye’ye kazandırdıkları ve kazandıracakları eserlerin olduğunu söyledi.

AK Parti’nin bugün de eserleriyle konuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de bir kesimin AK Parti’nin attığı her adımda, başlattığı her projede, giriştiği her mücadelede karşısında olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şikâyetimiz, attığımız her adıma doğruluğuna yanlışlığına bakmadan çelme takan habis zihniyetedir, şikâyetimiz başlattığımız her projeyi doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sabote etmeye kalkan eser düşmanlığınadır, şikâyetimiz ülkeye ve millete kazandırdığımız her hizmeti hayrına şerrine bakmadan engellemeye çalışan azgın husumetedir. Her seferinde yaşanan bunca hadise, ülkeye kazandırdığımız bunca esere ve hizmete rağmen karşımızdakiler acaba hâlâ aynı kör dövüşünü sürdürecek mi diye merak ediyoruz. Maalesef her seferinde hatta daha da beter bir şekilde aynı yerde durduklarını görüyoruz.”

“YAPTIKLARIMIZLA VE VİZYONUMUZLA MİLLETİMİZİ HAYALLERİNE KAVUŞTURMANIN ÇABASI İÇİNDEYİZ”

Altılı masayı eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstelik altılı masa işi çıktığından beri adeta kanserli hücrenin tüm bünyeyi sarması misali oraya bulaşan herkesin de çamur siyaseti yarışına girişmelerini esefle takip ediyoruz. Karşımızdaki tabloya bakarak gülsek mi ağlasak mı bilmiyoruz” diye konuştu.

Dünya küresel krizi konuşurken altılı masanın “masa krizi” ile meşgul olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya küresel kaosu tartışıyor, bunlar masa kaosunun ötesine geçemiyor. Hâlbuki milletimiz, ülkesinin bu krizden, bu kaostan en az zararla nasıl çıkacağının, yeni küresel düzende Türkiye ekseni etrafında nasıl bir oluşuma gidileceğinin işaretini bekliyor. Biz yaptıklarımızla ve vizyonumuzla milletimizi hayallerine kavuşturmanın çabası içindeyiz. Bu altı başlı hilkat garibesinin ise bir karabasan gibi milletin tepesine çökmenin dışında hiçbir projesi yok” değerlendirmesinde bulundu.

Altılı masanın kendi vizyonsuzluklarını örtmek için ülkenin ve milletin tüm değerlerini, tüm kazanımlarını, tüm çıkarlarını tehlikeye atmaktan çekinmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçi bu çarpık zihniyet farklı tezahürleriyle hep vardı. Geçmişte biz hak ve özgürlükleri savunurken faşizmin en sefil hâlini savunanları özellikle hatırlıyoruz. Biz terör örgütleriyle ve onların arkasındaki güçlerle mücadele ederken düşmanın değirmenine su taşıyanları iyi hatırlıyoruz. Biz darbecilerle göğüs göğse çarpışırken kürsülerini onların kasetlerine tahsis edenleri, tanklara alkış tutanları, verilen mücadele ‘tiyatro’ diyerek hakaret edenleri gayet iyi hatırlıyoruz. Biz köprü, yol, havalimanı, baraj, fabrika inşa ederken, sondajlarla petrol, doğal gaz ararken yatırımcılara ‘Ülkeye gelmeyin’ çağrısı yapanları gayet iyi hatırlıyoruz. Kahraman ordumuz ve o şerefli komutanlarıyla savunma sanayimiz ise bu hedefler arasındaki özel yerini daima korumuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orduyu, savunma sanayii şirketlerini ve ürünlerini hedef alanları eleştirerek, “Bir ülkenin ordusuna, savunma sanayisine ancak bunları kendine tehdit olarak görenler saldırır. Mesela Yunanistan’ın bu konudaki feveranlarını yersiz bulmakla birlikte anlayabiliyoruz, aynı şekilde PKK’nın bu konuda feryatlarının sebebi yerindedir, onu da anlıyoruz. Ülkemizin askerî alandaki gücünü kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarına tehdit olarak görenlerin sızlanmalarını da normal karşılıyoruz” dedi.

Türkiye’nin bir partisinin, parti liderinin, parti mensuplarının orduya ve savunma sanayisine karşı hazımsızlık sergilediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçi darbe yapan orduyu alkışlayanların, terör örgütlerinin başını ezen, sınırlarımızın güvenliğini daha derinlere taşıyan, hak ve menfaatlerimizi aslanlar gibi savunan orduya düşmanlıkları gayet tabiidir” ifadesini kullandı.

Kendi milletine silah doğrultanlara övgüler dizip, silahını ülkenin düşmanlarına çevirenleri yerden yere vuranlara bakınca ‘Bu işte terslik var’ demekten kendilerini alamadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu habis zihniyetin son hedefi geliştirdiği insansız hava araçlarıyla ülkemizin savunmasına büyük katkı veren, küresel bir marka hâline dönüşerek milletimizi gururlandıran BAYKAR şirketi oldu. BAYKAR’ın nezdinde tüm şirketleri, ürünleri, çalışanları ve başarılarıyla savunma sanayimizin tamamı hedef alınıyor. Kendi akıllarınca bizimle olan akrabalık ilişkisi üzerinden BAYKAR’ı daha kolay hırpalayabileceklerini, böylece sinsi niyetlerini gizleyebileceklerini düşünüyor. Ülkemizin her değerini savunmak nasıl boynumuzun borcuysa, bu alçak saldırıya hak ettiği cevabı vermek de sorumluluğumuzun gereğidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra savunma sanayiinin nereden nereye geldiğine ilişkin bir video izlettirdi.

Millî mücadelenin de etkisiyle Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra başlayan bir savunma sanayisi hamlesi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz Başbakanlık makamını da milletimin lütfuyla gördü, Cumhurbaşkanlığı makamını da gördü. Ve buralarda kiminle, nasıl çalıştık? Bunların hepsi artık bizim kayıtlarımızda mevcut” dedi.

İktidarda oldukları dönemde savunma sanayisinin geldiği noktaya dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir yerden öyle bir yere geldik ki doğru dürüst helikopterin yok ve değerli dostum İtalyan Başbakanı Berlusconi ile yaptığım görüşme neticesinde işte bugünkü meşhur Atak helikopterlerini Leonardo S.P.A (eski adıyla Finmeccanica) firması ile hallettik. Şu anda Atak helikopterleri Türkiye’nin kendi ürünü olarak üretiliyor. Tabii buna da yine birileri çelme takmaya çalışıyor, kimisi motor aksamlarında, kimisi makinede, şurada burada falan… Fakat bu bizi bir yere doğru da itiyor. Nedir bu? Şimdi biz bir de Gökbey helikopterini inşallah üretmenin hesabı içerisindeyiz, adımlarını atıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İHA, SİHA ve Akıncı’da atılan adımları ve yaşanan zorlu süreci anlattı.

Henüz Başbakan olmadığı dönemde eski ABD Başkanı George W. Bush ile yaptığı görüşme sonucunda ABD’nin Türkiye’ye iki günlüğüne İHA verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Bu iki günlük iş değil, bizim terörle mücadelemiz çok yoğun bir şekilde devam ediyor’ dedik. Bu ziyaretimin ardından, Allah rahmet etsin Özdemir Bey, o zaman akraba olmamıştık, gerçi doğuştan akrabayız o ayrı mesele de, hemen çocuklarıyla beraber o adımı attı. Süratle onlar İHA’yı üretti. Ardından SİHA’yı da ürettiler ve çocuklar Akıncı’yı ürettiler. İş bitmedi şimdi savaş uçağı noktasında da çalışmalarını sürdürüyorlar” ifadelerini kullandı.

Olayın sadece savaş aracı üretmek olmadığına, bunun yanı sıra harp mühimmatlarının da üretilmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu mühimmatları da üretmeye başladığının altını çizdi.

Türkiye’deki mevcut muhalefetle uğraştıkları için adım atmakta yorulduklarını, zorlandıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırtına Obüsleri teslimat töreninde kendisini alkışlayan komutanları, “Komuta kademesi haddini bilsin. Siyaset askerin işi değildir. Herkes haddini bilecek” şeklinde eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na cevap verdi.

Arifiye’de Fırtına Obüslerinin teslim törenine, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Kuvvet Komutanlarıyla gittiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “‘Siz siyasetçi değilsiniz’ diyor. Tamam da neyi alkışlıyorlar, neden alkışlıyorlar? Alkışladıkları şey, dünyayı titreten bu Fırtına Obüslerinin teslim töreni. Konuşan kim? Anayasa’mızın amir hükmüne göre Başkomutan konuşuyor Bay Kemal. Sen ne Savunma Bakanımıza ne Kuvvet Komutanlarımıza hakaret edecek çapta değilsin, önce haddini bil. Çünkü bu bir cibilliyet meselesidir. Bu noktada karakter zaafı olan bir insan olarak burada kalkıp bizim şanlı ordumuzun komutanlarına bu şekilde saldırmak öyle herkesin karı değildir. Ve bütün bunlarla ilgili işin hukuki boyutu devam ediyor, devam edecek. Hukuk karşısında da bunun hesabını verecekler.”

“TÜRKİYE ARTIK BÜYÜDÜKÇE, GÜÇLENDİKÇE BİRİLERİ CİDDİ MANADA RAHATSIZ OLUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve millî projelere destek verdikçe, bazı ülkelerin parasıyla bile Türkiye’ye savunma sanayi ürünü vermemeye başladığını ifade ederek, gelinen noktada BAYKAR’ın insansız hava araçlarını yetiştiremediğini, üç beş sene sonraya gün verdiğini anlattı.

Türkiye’nin mühimmat üretimiyle uğraşan firmalarının da mühimmat yetiştiremediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye artık büyüdükçe, güçlendikçe birileri ciddi manada rahatsız oluyor. Onlar rahatsız oldukça biz yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Son 20 yılda savunma sanayindeki proje sayısını 62’den 750’ye, bu projelerin bütçesini 5,5 milyar dolardan ihale sürecindekilerle beraber 75 milyar dolara çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sektördeki firma sayısının 56’dan 2 bin 700’ün üzerine çıktığına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce 250 milyon doları bile bulmayan ürün ihracatının 4,5 milyar dolar seviyesine çıktığını, sektördeki yerlilik oranının ise yüzde 20’lerden yüzde 80’lere ulaştığını vurgulayarak, bunu başarmakla gurur duyduklarını belirtti.

“Savunma sanayimizin her bir projesinin hangi badirelerden geçerek bugünkü seviyesine geldiğini bilseniz emin olun hayretten hayrete sürüklenirsiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kimi dışarıdan, kimi içeriden sayısız sabotaj, ihmal, ihanet teşebbüsüne rağmen adım adım savunma sanayimizi büyüttük güçlendirdik. Projeler ilerledikçe, işin rengi ortaya çıktıkça milletimizin çoluğunun çocuğunun nafakasından keserek oluşturduğu kaynakların, yurt dışındaki kimi mahfillere nasıl akıtıp heba edildiğini gördük.

Öyle yüzde 10-20 değil, yüzde 300, yüzde 500, yüzde 1000 karlarla Türkiye’nin nasıl soyulduğunu, kimlerin bu kirli pastadan pay kapmak için resmen ülkesini sattığını bizzat gördük. Tek başına BAYKAR’ın sembolü olduğu insansız hava araçları hikâyesi bile bu gerçekleri ispata yeterlidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi idealinin ve millî SİHA’ların öncü ismi Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Bayraktar ile bir sohbetini aktardı.

“Bay Kemal, sen tanımazsın ama ben sana ebedi âlemde olan Özdemir Bey’i bir tanıtayım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinci ve ikinci bölgelerdeki tahsisleri, üretimin nevine göre yaptıklarını söyledi.

Üretilecek herhangi bir stratejik ürün için devletin, bu bölgeleri bedel almadan tahsis ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar böyle nice firmalara bu verildi fakat Özdemir Bey öyle bir insan ki ‘Hayır, almam’ dedi. ‘Ben sana bir lütufta bulunmuyorum. Bu, devletin şu anda aldığı bir karar ve bu kararla stratejik ürünleri üreten firmalara bunu veriyoruz. Bu, senin için bir hak.’ ‘Hayır, almam. Ben paramı veririm, paramla satın alırım.’ Böyle bir insan. Bu ahlaksız çıkmış, tabii yanında başka ahlaksızlar da var, ne diyorlar; ‘Yok, bilmem geleceklermiş de geldikleri zaman bunlara hesabını soracaklarmış. Bu işin rekabetinin oluşması lazımmış…’ Sen rekabet nedir bilir misin? Sen git çocuk bezi satmaya, home tekstil üretmeye devam et. Senin işin değil bu. Üzgünüm, 15 sene yanımda bulundu ama demek ki benden bir şey alamadı. Yanında bir tanesi daha var, aynen o da öyle. Bizden üniversiteyi istediler ve ben Başbakan’ım. Bunların vakfına üniversite tahsisi yaptık. Ekranları başında bizi izleyen milletime, yanında dolaşan öğretim üyelerine sesleniyorum, biz bu tahsisi yaptık. Kendisi ne zaman ki Başbakanlık koltuğuna oturdu, ne yaptı biliyor musunuz? O tahsis yapılan yeri bilabedel vakfına mülk edindi. Türkiye’de bunun bir başka örneği yok. Bunu sen kalk milletimize bir anlat bakalım. O vakıftaki yöneticiler acaba bunu nasıl izah edeceksiniz? Bir tane örneği yok. Bilabedel mülk edinme hakkı bizim vakıf yasalarına göre de yok. Ama bunlar bunu yaptı. Şimdi tabii pek kullanmıyorum o ifadeyi, Devlet Bey gayet güzel kullanıyor. Malum ona ‘Serok Ahmet’ diyor. Bu tür işler yapıyor. Helalinden ne yaptın? Kurduğunuz üniversiteyle başarı grafiğimiz ne? Yok. Biz de bu üniversiteyi, bunların bu yolsuzlukları nedeniyle aldık, devletimize mal ettik.”

İstanbul Şehir Üniversitesi’nin, Marmara Üniversitesi’nin mülkü olarak hizmete devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Verdiğimiz imkânlar çok daha ileri, akademisyenleri, öğretim üyeleriyle çok daha güçlü ve bir diğer yanıyla da Maltepe’deki bir kışlayı, Marmara Üniversitesi olarak gayet muhteşem, güzel bir hâle getirdik ve onlarla da bunu bütünleştirdik. Millete, milletin evlatlarına, gençliğimize, şanına yakışır eserler inşa ediyoruz. Sen de ne yaptın bir bunu söyle bakalım? Bunlardan bir şey olmaz” diye konuştu.

Özdemir Bayraktar’ın, eşi ve oğullarıyla kendini savunma sanayisine adayan gerçek azim ve irade sahibi bir insan olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ailece, yıllarca fabrikalarında yatıp kalktılar. Öyle zamanlar oldu ki terör bölgelerine gittiler. Orada subaylarımızla onlarla beraber yatıp kalkarak orada ürettikleri eserlerin testlerini yaptılar. Testler sürecinde terörle mücadele bölgesindeki askerlerimizle üs bölgelerindeki çadırlarda kalarak Mehmetçik ile aynı karavanaya kaşık sallayarak insansız hava araçlarını kullanılabilir seviyeye getirdiler. Dikkat ederseniz, tüm bunlar Selçuk Bey ile herhangi bir akrabalık bağımın olduğu dönemde değil onun öncesinde yaşandı” değerlendirmelerinde bulundu.

Aynı dönemde, benzer projelere girişen birçok firmanın yer aldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de bugün çeşitli kurumlara insansız hava aracı temin eden veya insansız hava aracı projesi yürüten sekiz ayrı firmanın bulunduğunu anlattı.

Bunlardan TUSAŞ’ın, geliştirdiği ve ürettiği ürünlerle adeta Baykar ile atbaşı giden projelere imza attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun bugün insansız hava araçlarında öyle bir düzeye ulaştık ki dün bize en iptidaisinden bu araçları vermeyenler, bugün bizim ürünlerimize talip olma noktasına geldi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayraktar TB-2’nin, Suriye’den Karabağ’a, Libya’dan Ukrayna’ya kadar birçok yerde başarılara imza attığına değinerek, birçok ülkede Bayraktar TB-2 adına marşların, şarkıların yazıldığını anımsattı. Karabağ’da çocuklara Baykar’ın isminin verildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TUSAŞ’ın aynı sınıftaki ürünü Anka’sı da başarılarıyla yüzümüzü ağartan bir projemiz. BAYKAR’ın Akıncı’sı ve TUSAŞ’ın Aksungur’uyla bir üst sınıftaki insansız hava aracı piyasasında da yerimizi aldık” ifadelerini kullandı.

Kızılema’nın ise yeni ve farklı bir ürün olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kızılelma’nın yalnızca cismi yok, Kızılelma aynı zamanda bir hedef; bu kutlu davaya inananların çok önemli bir hedefi. Kızılelma ve Millî Muharip Uçak projelerimizle ülkemizi artık bambaşka bir lige taşıyoruz. Aynı şekilde HAVELSAN ve ASELSAN gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimizi destekleyen vakıflarımıza ait şirketlerimiz de bu alanlarda çok önemli projeler yürütüyor.”

“BAYKAR’IN ALDIĞI TEK DESTEK, ÜRETİM VE İHRACAT YAPAN HER FİRMANIN YARARLANDIĞI KOLAYLIKLAR”

BAYKAR’ın özelliğinin, tüm projelerini kendi öz kaynaklarıyla geliştirmesi ve yalnızca ürün satışı yapması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Hakkaniyet noktasından bakarsak BAYKAR, tasarım ve geliştirme çalışmalarına her türlü desteği ziyadesiyle hak eden bir şirket ve şu anda 3 bini aşkın pırıl pırıl genç burada çalışıyor. Ama şirketin tercihi, bu çalışmaları kendi öz kaynaklarıyla yapmak. Zaten bu şirketin gelirleri de ülke içi satıştan ziyade ihracata dayalı. Şirketin 20 yıllık gelirlerinin yüzde 75’i, geçen yılki gelirlerinin ise yüzde 99,3’ü artık 27 ülkeye ulaşan ihracatından geliyor. Bay Kemal, bunlar seni niye rahatsız ediyor? Yanındaki bazı terör yandaşlarını rahatsız ediyor anlıyoruz da seni niye rahatsız ediyor? Çünkü onlar teröristlerle beraber. Çünkü SİHA’larımız, Akıncılarımız o inleri darmadağın ettiler, oraları vurdular ve oralarda nice teröristleri yok ettiler.

Esasen biz birçok savunma sanayi projesinde firmalarımızın tasarım ve araştırma-geliştirme çalışmalarına destek veriyoruz. BAYKAR gibi yüksek teknolojiye dayalı stratejik ürün geliştirme ve üretim yatırımı yapan 50 firma, devletten proje bazlı destek alıyor. Bunlar içinde devletten nakit desteği almadan çalışmalarını yürüten dört firma var; bunlardan biri BAYKAR. Mesela Altay tankının geliştirilmesi sürecinde yaklaşık 500 milyon doları Otokar firmasına olmak üzere çeşitli firmalara toplamda 660 milyon dolar ödeme yaptık. Bu rakam üretim değil yalnızca tasarım ve geliştirme için yapılan ödeme. BAYKAR ürettiği hiçbir ürünün geliştirmesi için devletten tek kuruş almamış, hepsini kendi kaynaklarıyla yürütmüştür. Yaptığı işler karşılığında BAYKAR’ın aldığı tek destek, gümrük vergisi, KDV, sigorta primi, stopaj indirimi gibi nakdi olmayan, üretim ve ihracat yapan her firmanın yararlandığı kolaylıklar.”

“REKABET GÜCÜNÜ YÜKSELTECEK HER PROJEYE DESTEK VERMEK GÖREVİMİZ”

Hükûmet olarak bugün de birçok projeyi, ciddi teşviklerle hibelerle desteklemeyi sürdürdüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela bunları açıkça söylemek zorundayım ki milletimiz bazı gerçekleri bilsin, tek başına Ford Otomotiv 20,5 milyar lira teşvik belgeli yatırım projesine sahip. Yalnızca Millî Muharip Uçak Projesi için diğer teşvikler yanında TUSAŞ’a doğrudan bütçeden aktardığımız kaynak 1,3 milyar dolar” diye konuştu.

Türkiye’nin rekabet gücünü yükseltecek, cari açığını azaltacak, istihdamı artıracak her projeye destek vermenin görevlerini olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, nakdi destekleri verirken yalnızca firmaların teklif ettikleri veya talip oldukları projeyi gerçekleştirme kabiliyetlerine baktıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa gençlerimize cesaret ve güven aşılayacak bir anlayışla destek yelpazemizi olabildiği kadar geniş tutuyoruz. Savunma sanayi sektöründeki firma sayısının 20 yılda 48 kat, proje sayısının 12 kat artmasını, işte bu ekosisteme, iklime borçluyuz” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin, gelinen noktada yalnızca gözetleme yapan insansız hava araçlarını Amerikan ürünlerinden 10 kat, İsrail ürünlerinden ise beş kat daha ucuza mal ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu gerçeklere rağmen bin bir yalan ardı ardına dizilerek BAYKAR’ın hedef alınmasının sebebi nedir biliyor musunuz? Sebep, BAYKAR’ın ürettiği araçlarla ülkemizin kazandığı zaferler, elde ettiği prestij, sahip olduğu kazanımlar. Bizi Suriye’de bataklığa çekme, Karabağ’da mahcup etme, Libya’da hüsrana uğratma, Ege’de çaresiz bırakma hesabı yapanların heveslerini kursaklarında bıraktığımız için bu ses çıkıyor. Sahip olduğumuz silahlı ve silahsız hava araçlarıyla vatan topraklarının her karışını, sınırlarımız dışındaki tüm çıkar alanlarımızı kontrol altında tuttuğumuz için bu ses çıkıyor.

‘Teknoloji üreten, onun kullanımında da söz sahibidir’ gerçeğinden hareketle ülkemizin etki alanının giderek genişlemesine tahammül edilemediği için bu ses çıkıyor. Ses verenler kukladır, aparattır ve kullanıp atılacak araçlardır. Partisini tescilli ajanlarla devlet sırlarını üç kuruşa satan hainlerle dolduranları başka bir vasıfla sıfatlandırmak, ederinden fazlasını vermek olur. Biz onların iplerini ellerinde tutanlara bakıyoruz.”

Hazreti Mevlana’nın, “Bir lafa bakmak lazım laf mı diye. Bir de söyleyene bakmak lazım adam mı diye” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafı da sahibini de milletimizin vicdanına havale etmek, herhâlde en doğrusu olacak. Ancak meselenin bu kadar basit olmadığına dair emareleri de gözden ırak tutmuyoruz” dedi.

Altılı masa adına birilerinin, karanlık mahfillerde yürüttükleri pazarlıklarda, yönetime gelmeleri hâlinde tüm önemli projeleri durduracakları, yapılanları da yıkacakları sözünü verdiklerinin anlaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ifadeleri bizzat söyleyen CHP’li, HDP’li tipleri de biliyoruz hatta cezaevinden söyleyenleri de biliyoruz. Milletimiz bunlara iktidar yüzünü zaten göstermez ama böyle kirli bir pazarlığın içine girilebilmiş olması bile başlı başına bir facia. Bunları duyunca Gezi olaylarında karşımıza dikilip şimdi hepsi de milletimizin emrinde, hizmetinde olan ülkenin büyük projelerini durdurma şartı koşanları hatırladık. Aynı şekilde ülkemizin büyük projelerini yürüten isimlerin ve firmaların, olur olmaz nice bahanelerle yıllarca nasıl hedef alındığını hatırladık” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLETİMİZ PROJELERİNE, ESERLERİNE, HİZMETLERİNE DOKUNACAK ADAMI DOĞDUĞUNA PİŞMAN EDER”

İstanbul Havalimanı’nı, Kuzey Marmara Otoyolu’nu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Avrasya Tüneli’ni, İstanbul-İzmir Otoyolu’nu, Osman Gazi Köprüsü’nü, Yusufeli Barajı’nı, Ilısu Barajı’nı, daha nice yatırımları akim bırakmak için her yolu denediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Bunların hepsini de biz hizmete verdik. Yatırım, üretim, turizm, çevre yönleriyle yaptıkları katkıları hesaplarsak İstanbul Havalimanı’nın 80 milyar dolar, İstanbul-İzmir Otoyolu’nun 29 milyar dolar, Osman Gazi Köprüsü’nün 10 milyar dolar, Avrasya Tüneli’nin 7 milyar dolar, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 5 milyar dolar ülkemize katkısı oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervlerinin piyasa bedelinin 1 trilyon doları bulduğunu ifade ederek, Yusufeli Barajı’nın ekonomiye yılda 5 milyar lira katkı yapacağına dikkati çekti.

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu’nu 22 Ocak Pazar günü hizmete açacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sizin anlayacağınız, ‘şu firma, bu isim’ hepsi bahane… Nişan alıp ateş ettikleri asıl hedef Türkiye’dir, Türk milletidir, onun geleceğini biçimlendiren vizyonları, hedefleri, projeleridir. Bunlar milletimizi tanımıyor. Milletimiz özellikle projelerine, eserlerine, hizmetlerine dokunacak adamı, bırakın sandığa gömmeyi, doğduğuna pişman eder. Bizim kendi adımıza ‘ah’ ettiğimiz husus ise bir dönem bunları adam yerine koyup görev vermiş olmamız. Hatayı kabul etmek ve ders çıkarmak da bir erdem. Biz dersimizi çıkardık, milletimizden de helallik diliyoruz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, partisinin grup toplantısında başörtüsüne yönelik Anayasa değişikliği teklifi konusunda yaptığı açıklamaları eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Altılı masanın içinde iki isimden hanımefendi, bugünkü konuşmasında, bizim başörtüsü konusunu istismar ettiğimizden bahsediyor. Hanımefendi, Erdoğan’ın ve arkadaşlarının başörtüsü konusunda istismarcı olup olmayacağını benim milletim gayet iyi bilir. Dürüstsen, haysiyet sahibiysen, arkadaşlarım randevu talep etti, randevu vermediniz. Çünkü ikiniz de birbirinizin aynısısınız. Bay Kemal’in de senin de birbirinizden farkı yok. Sen Saraçhane’de verdiğin görüntü ile zaten hangi istikamete gittiğini ortaya koyuyorsun. Bu millet bu konudaki hassasiyetleri gayet iyi biliyor. AK Parti, Cumhur İttifakı olarak bu işin istismarını değil tam manasıyla gerçeğini yapıyoruz. Kabul edersiniz etmezsiniz şu anda yola çıktık, milletimize de aile olayını, başörtüsü konusunu, hepsini anlatacağız. Grubumuzla bu konudaki onurumuz, her şeyimiz ortada. Bu konuda sizinle bu işin mukayesesini yapacak değiliz.

Sizin birlikte yürüdükleriniz, bu ülkede başörtülü milletvekilini, ‘Bu kadını Meclis’ten atın’ diyecek kadar ileri giden sınırsız tiplerdi. Siz onlarla beraber yürüyorsunuz. Şimdi bu işin istismarıyla bizi yargılamak istiyorsun. Varsa bir projeniz, projenizi bize gönderirsiniz. Buna göre üzerinde çalışırız, adımı da atarız. Aile bizim kutsalımız. Güçlü aileler, güçlü fertlerden ortaya çıkar. Güçlü ailelerden de güçlü millet oluşur. Şimdi çok açık, net bir şey söylüyorum, siz ortağınızla birlikte malum LGBT’cilerle beraber yürüyebilirsiniz, onlarla beraber adım atabilirsiniz, bizim onlarla da işimiz yok. Çünkü aile kurumunu çok sağlam zemine oturtmanın adresi AK Parti, Cumhur İttifakı. Yola da böyle yürüyoruz, yürüyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ocak Cumartesi günü Bursa’yı ziyaret edeceğini, toplu açılışlarda ve gençlerle buluşacağını sözlerine ekledi.

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile bir araya geldi

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret etti.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

“81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar – Şuhut Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye sadece ulaştırma ve haberleşme alanında gerçekleştirdiğimiz yatırımların tutarı 200 milyar doları buluyor. Bu şekilde hayata geçirdiğimiz ulaştırma projelerimiz sayesinde, 81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden Afyon-Şuhut yolu açılış törenine canlı bağlantıyla katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında Afyonkarahisar’ın; Marmara’nın, Karadeniz’in, Akdeniz’in, Türkiye’nin batısından doğu ve güneydoğusuna uzanan tüm güzergâhlarının kavşak noktası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Termalin, sanayinin, ticaretin, tarımın, turizmin şehri Afyonkarahisar’ımızın merkeziyle Şuhut ilçemizi buluşturan 22 kilometrelik bölünmüş yolun hayırlı olmasını diliyorum. Bu yol projesinin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlığımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum” diye ekledi.

Bölünmüş yol tamamladığında bölgedeki yoğun trafiğin daha konforlu, hızlı, güvenli bir şekilde işleyeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan sonra şehir merkezi ile Şuhut arasındaki seyahat 27 dakika yerine 12 dakika sürecek. Yine bu projeyle vakitten 58,5 milyon lira, akaryakıttan 18 milyon lira tasarruf sağlayacak, egzoz salınımını yıllık 2 bin 200 ton azaltacağız. Kolaylaşan ulaşımıyla bu güzergâhın, büyüyen, gelişen, kabına sığmayan Afyonkarahisar’ımıza yeni bir nefes borusu olacağına inanıyorum.”

“AMACIMIZ, ÜLKENİN İSTİSNASIZ HER YERİNE KARAYOLUYLA KOLAYCA ERİŞİLEBİLMESİNİ SAĞLAMAK”

Açılışını yaptıkları her yolla, 2023 yılında ülkenin bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometreye çıkarma hedeflerine bir adım daha yaklaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilindiği gibi hükûmete geldiğimizde ülkemizin bölünmüş yol uzunluğu sadece 6 bin 100 kilometreydi. Biz, 20 yılda yaklaşık 23 bin kilometre yeni yol yaparak bu rakamı 29 bin kilometreye yaklaştırdık. Hamdolsun, karayolu yatırımlarında pek az eksiğimizin kaldığı bir döneme kavuştuk. Sadece yüksek standartlı bölünmüş yol yapmakla kalmıyor, diğer yollarımızın kalitesini de yükseltiyoruz. Amacımız, bu ülkenin istisnasız her yerine karayoluyla kolayca erişilebilmesini sağlamaktır” açıklamasında bulundu.

Her yatırımları gibi yol projelerinin de ülkeye çok yönlü faydası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımız, bu yolları kullanarak sevdiklerine kolayca kavuşuyor, tatillerini rahatça yapıyor. Yolcu ve yük taşımacılığı yapan ağır vasıta araçlarımız, hem hızlı bir şekilde hem de çok fazla yıpranmaya maruz kalmadan gidecekleri yerlere varıyor. Avrupa ve Asya kıtaları arasındaki ulaşımı önce Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle ardından asırlık hayalimiz olan 1915 Çanakkale Köprüsü’yle hızlandırdık. İster binek, ister ticari araç olsun tüm şoförlerimizin kâbusu olan dağları tünellerle deldik, geçilmez vadileri viyadüklerle birleştirdik, azgın suları köprülerle aştık. Bugün ülkemizde başka hiçbir etkinliğe ihtiyaç duymadan sadece yaptığımız yolları, tünelleri, viyadükleri ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek dahi tek başına bir keyif hâline gelmiştir” dedi.

“Dikkat ederseniz, anlattıklarımın hepsi ulaştırmanın karayolu ayağıyla ilgilidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Hatta karayolunun da sadece bölünmüş yolundan söz ediyoruz. Bunlara bir de otoyolları ilave etmemiz gerekiyor. Daha bunun şimdilik bin 439 kilometreyi bulan hızlı ve yüksek hızlı demiryolu, baştan aşağı yenilediğimiz konvansiyonel hatları var. Daha bunun pek çok şehrimizde bakanlığımızca inşa edilip işletilen metroları, raylı sistemleri var. Daha bunun lojistik merkezleri, iltisak hatları var. Daha bunun 57 ilimize yaygınlaştırdığımız havalimanları var. Daha bunun, potansiyeli yüksek şehirlerimizde sürekli büyüttüğümüz, yenilerini eklediğimiz yolcu ve kargo terminalleri var. Daha bunun açtığımız devasa ticaret limanları, konteyner limanları, yat limanları, kurvaziyer limanları var.”

“TÜRKİYE YÜZYILI ADINI VERDİĞİMİZ ATILIMI SİYASİ DEĞİL, MİLLÎ BİR VİZYON OLARAK GÖRÜYORUZ”

Türkiye’ye sadece ulaştırma ve haberleşme alanında gerçekleştirdikleri yatırımların tutarının 200 milyar doları bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şekilde hayata geçirdiğimiz ulaştırma projelerimiz sayesinde, 81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk. Sadece fiziki altyapımızı güçlendirmekle kalmadık, bu projelerimizle gönülleri ve kalpleri kavuşturduk. Ülkemizin en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar istisnasız her karışını kucaklayan bütün bu yatırımlarımızla Cumhuriyet tarihinin en adil, hakkaniyetli, eşitlikçi siyasi, ekonomik, sosyal altyapısını kurduk. Eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, enerjiden sanayiye her alanda, artık ülkemizin tüm fertleri hayallerini gerçekleştirebilecek imkâna sahiptir. Ziyaret ettiğimiz şehirlerimizde erkeği ve kadınıyla, genci ve yaşlısıyla her kesimden vatandaşımızın bu mümbit zemin üzerinde inşa ettikleri başarı hikâyelerini duydukça gururlanıyoruz. Kimi fabrika kuran, kimi atölye açan, kimi teknolojiye, kimi tarıma, kimi hayvancılığa yönelen girişimcilerimiz ile buralarda çalışanların hayır dualarını işitmek tüm yorgunluğumuzu almaya yetiyor” dedi.

Ülkeye, 20 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle kazandırdıkları her yatırımı, her projeyi, milletin hanesine yazdırdıkları her başarıyı Türkiye Yüzyılı’nın girizgâhı, besmelesi olarak kabul ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi, bu altyapı üzerinde ülkemizi dünyanın en büyük siyasi ve ekonomik güçlerinden biri hâline getirmek için yeni bir hamleye hazırlanıyoruz. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz bu atılımı, tıpkı 2023 hedeflerimiz gibi, siyasi değil millî bir vizyon olarak görüyoruz. Küresel sistemin kökünden sarsıldığı bir dönemde, ülkemiz Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına böyle bir atılımla girmeye, hiç olmadığı kadar yakındır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, “Hiçbir istisna yapmadan 85 milyon vatandaşımın her birine diğer tüm ayrımları, farklılıkları, rekabetleri bir kenara bırakarak bu millî vizyona sahip çıkma çağrısında bulunuyorum. Millî mücadele destanının yazılmasında Büyük Zafer’e ev sahipliği yaparak en kritik rolü üstlenen Afyonkarahisar’ın, Türkiye Yüzyılı destanında öncülüğünü kimseye kaptırmayacağına inanıyorum. Açılışını yaptığımız Afyonkarahisar-Şuhut Yolu’nun bir kez daha şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum” sözleriyle tamamladı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Published

on

TRT-1, TRT Haber, TRT World, TRT Türk, TRT Avaz, TRT Kürdi, TRT Arabi, TRT Radyo-1 ve TRT Radyo Haber ortak yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, moderatörlüğünü Canan Yener Reçber’in üstlendiği yayında; gazeteciler Mustafa Kartoğlu, Pelin Çift, Abdulkadir Selvi ve Hale Kaplan’ın 2023 seçimleri, anayasa değişikliği, EYT düzenlemesi, terörle mücadele, ekonomik gelişmeler, Türkiye Yüzyılı vizyonu, dış politika ve gündemdeki diğer gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUYLA YENİ ZAFERLERE BAŞARILARLA ULAŞACAĞIZ”

“Türkiye Yüzyılı söyleminden ne anlamalıyız? Temalar ne olacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar hep eserlerimizle, hizmetlerimizle sürekli bir gayretin içindeyiz. Ziya Paşa’nın çok güzel bir beyti var, ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde?’ Yani bir partinin, bir adayın ayinesi iştir, kampanyaya bakılmaz” cevabını verdi.

“Siz eserlerinizle, hizmetlerinizle halkınızın karşısında değilseniz, halkınız da zaten size değer vermez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarını 20 yıldır halkın çok açık, net eser olarak gördüğünü söyledi.

Halkın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, benim halkımın hayali olarak gördüğü veya tasavvur ettiği şeyler değildi. Yani düşünün, boğazın altından raylı sistem geçirecek. Bunları, benim halkım bugüne kadar yaşamadı, görmedi. Boğazın altından Avrasya Tüneli geçecek, bunları görmüş değildi. Ama bunları bizimle yaşadı, gördü. Öbür taraftan rahmetli Demirel’in köprü, rahmetli Turgut Bey’in köprü… Üçüncüsü de bize nasip oldu, o da Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bunları bile yaptırmamak için geldiler, gösteriler yaptılar, önünü kesmek için ellerinden geleni yaptılar. Ama muvaffak olamadılar çünkü biz dedik ki, ‘Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü de yapacağız, hatta raylı olarak yapacağız.’ İnşallah o raylı sistemle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Ama bunlara kalsa, bunlar onu da engellemek için ellerinden geleni yapar.”

Türkiye Yüzyılı’nın bir vizyon meselesi olduğunu, bu vizyonla bugüne kadar yaptıklarının üzerine çıkarak çok daha ileri adımlar atacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın birileri masa başında kurgulanmış kampanyalarla göz boyamaya çalışsın. Biz milletimizle beraber yoğurduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeni zaferlere başarılarla ulaşacağız” diye konuştu.

Mesajlarının net olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl boyunca büyük badireler atlatarak fevkalade başarılara imza attıklarını vurguladı.

Yaptıkları devasa altyapı yatırımlarıyla Türkiye’yi küresel bir güç olmaya hazırladıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu millete bu yaraşır. Ve bu millet bunu yapar mı? Yapar. Türkiye Yüzyılı, Türkiye’nin son dönemde elde ettiği güç ve birikimle dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olacağı dönemin adıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın, 20 yıldır yaptıkları yatırımların artık doğrudan vatandaşın refahına, imkânlarının çok daha hızlı artmasına yarayacak bir dönem olduğuna işaret ederek, “20 yılda biz, büyük ve güçlü bir Türkiye’yi kurduk. Şimdi bu Türkiye’nin imkânlarını vatandaşlarımızın daha fazla istifadesine sunma zamanı. İnanıyorum kim milletim yine ‘AK Parti’ diyecek, yine ‘Cumhur İttifakı’ diyecek” şeklinde konuştu.

“22 YILDIR 2023’E, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLANIYORUZ”

“Bugünkü grup toplantısında ‘muhalefetin, sizin bazı söylemlerinizi kullanmaya başlamasını’ değerlendirdiniz. Buna dair bir açıklama yapmak ister misiniz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok açık, net, bunlarda utanma diye bir şey yok. Kalleşçe astıkları Menderes’in şimdi de sloganını çalıyorlar. Bunun adı hırsızlıktır, devasa… Kendileri ile çelişmek muhalefetin her zamanki hâli. Bunların istismar etmediği ne kaldı? Herkesi kör, âlemi sersem sarıyorlar” cevabını verdi.

Adnan Menderes’in partisinin “Yeter söz milletindir” çıkışını, CHP’nin tek parti faşizmine karşı yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu slogan, CHP’ye isyanın bir nişanesidir. Bu söz, millet iradesini sembolize ediyor. Millet iradesine sahip çıkanlar ancak bu sözü kullanma hakkına sahip olabilir, CHP değil. Bugün millet iradesine sahip çıkan kimdir? AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır. Şimdi bunlar bu slogana dahi çökmeye çalışıyorlar. Kalkmışlar binalarına bu sloganı asıyorlar. Binalara slogan asmakla olmaz. Önce gerçekten millî iradeye saygılı olmayı öğrenin. Bunların gayesi, gayreti ülke ve millet değil. Bunlar bir defa millî değil, gayri millî. Millî olmayan ‘Yeter, söz milletindir.’ diyebilir mi? Diyemez. Oraya pankartı asabilirsin, benim milletim sana inanmaz ki. Çünkü siz, millî değilsiniz, gayri millîsiniz. Ve bu millete hep ihanet ettiniz. ‘Yeter, söz milletindir.’ diyen Menderes’i ipe götürdünüz, idam ettiniz. Ve bunun sorumlusu sizsiniz. Bunlar milletin gönlüne girmenin değil, şimdi de yeni bir şey öğrendiler, Batı’dan aferin almanın peşindeler. ‘Batı bile bize aferin diyecek’ diyor. Allah Allah, nasıl bir iş bu? Biz de CHP zihniyetine bugün ‘Yeter, söz milletindir’ diyoruz ama hizmet söz konusu olduğunda, eser söz konusu olduğunda ‘yetmez’ diyoruz.”

“Seçim yaklaşırken muhalefetin adayı belirlenmiş değil. Altılı masa toplantıları hâlâ devam ediyor. Bu süreçte 55 ikili görüşme yapıldı, 11 kez altılı masa etrafında toplanıldı. Bu tablo size neyi anlatıyor? Bir de cumhurbaşkanının tek başına yetkili olmayacağı, bir sözleşmeyle bağlanacağı, sözleşmeye uyulmazsa kriz çıkabileceği, bir ya da daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısının cumhurbaşkanının yetkilerini kullanabileceği yönünde bir söylem var. Böylesi bir sözleşmeyle bağlanmış cumhurbaşkanı, ülkeyi nasıl yönetebilir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin biz bunlara, altı değil de yedili masa diyelim. Altı deyince eksik oluyor. Nerede malum parti? O da masanın altında” cevabını verdi.

“Biz, aslında seçim tarihini açıklayarak bir anlamda yedili masadakilerin rahatını bozduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendilerince kapalı kapılar arkasında toplanıp toplanıp bunlar dağılıyordu. Seçim tarihi vermesek, bunların aday çıkaracakları da yoktu. Bırakalım adayı, aday açıklama tarihlerinde bile bir belirsizlik, tutarsızlık var. Biri ’13 Şubat’ta açıklayacağız’ diyor, diğeri ‘O tarihte açıklamak gibi bir planımız yok’ diyor. Masadakilerin hiçbiri bir diğerini tekin bulmuyor, güvenmiyor. Siz, birbirinize güvenmiyorken, millet size nasıl güvensin? Aslında onlar için adaylarının kim olduğu da önemli değil. Onlar, ipleri altısının hatta HDP’yi de sayarsak yedisinin elinde bir kukla koymaya çalışıyorlar. Böyle bir aday modeli, bu millete hakarettir. Bir de ‘Aman yıpranır’ diye adaylarını açıklamıyorlarmış. Bu nasıl iş? Yani siz, adayın yıpranacağından korktukları için aday bile açıklayamazken, biz 22 yıldır 2023’e, Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyoruz. Bizim böyle yıpranmak vesaire diye bir şey yok. Niye? Bu yola çıkan, tabii ki yıpranacak. Hizmet, yıpratır ama yeter ki sizin ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ anlayışınız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşkla koştuklarını, yorulmadıklarını ve yıpranmadıklarını dile getirdi.

“YENİDEN ADAYLIK ÖNÜNDE HİÇBİR ENGEL BULUNMUYOR”

“Muhalefet, ‘Anayasa’nın 101’inci maddesine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan 3’üncü kez cumhurbaşkanı adayı olamaz’ diyor. Bu konuda ne dersiniz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu sözlerle cevapladı: “Bunların hiçbirinin Anayasa’nın 101’inde veya diğer maddelerinde falan bir yeri yok. Biz bugüne kadar bu adımları atarken bunların aklı neredeydi? Biz Cumhurbaşkanı seçildik, bunların aklı neredeydi? O zamanlar bunu hiç konuşmadılar dikkat edin. Ama şimdi konuşuyorlar. Niye? Çünkü çıkaracakları bir cumhurbaşkanı adayının seçilme şansı olmadığını görüyorlar. Bundan dolayı rahatsızlar. Milletimiz bizi, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı yaptı. Biz böylece ilk dönemi tamamlamış olacağız. Dolayısıyla yeniden adaylık önünde hiçbir engel bulunmuyor. Hukuka da Anayasa’ya da uygun. Bu tartışmaları gereksiz buluyorum. Bunlar, sandıktan ümidini kesenlerin başvurduğu suyu bulandırma çabalarıdır. Birçok anayasacı da bunlarla ilgili açıklamaları zaten yaptı. Milletimiz bizi inşallah tekrar aday da yapacak, Cumhurbaşkanı da seçecek.”

“Korktukları için mi bunu ortaya atıyorlar?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bundan. Başka bir şey değil” cevabını verdi.

Muhalefetin bakanlık sayılarının artırılması vaadi olduğu ve bu tartışmaların koalisyon dönemlerine ilişkin benzerlikler içerdiğinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun benzerlik değil, tam anlamıyla koalisyon dönemine dönüş anlamına geleceğini söyledi.

Başbakanlığı döneminde bakan sayısının 35 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bakan sayılarını indirdik, indirdik ve şu anda bizim 17 tane bakanımız var. 35 bakanlıktan 17’ye kadar bu işi indirdik. Bunu şu anda o yedili masada olanların bazıları bilir, bu konudaki hassasiyetimizi gayet iyi bilirler. Çünkü bunlar israfın ta kendisidir. Şimdi bu masa müdavimleri erken başladı ağlamaya. Niye? Bir şey kapmaları lazım. Bunların çünkü millet için bir dertleri yok. Hepsinin tek hesabı var, ‘Kendi kuklamızı cumhurbaşkanı adayı yapabilir miyiz? Şu bakanlığı veya bakanlıkları kapabilir miyiz?’ Çünkü aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. Eski Türkiye’de olduğu gibi altılı masanın bakanlık paylaşımı kavgaları da unutmayın ha yakındır, çok kavga edecekler. Tüm bunlar amaçlarının millete hizmet değil, rant sağlamak olduğunu gösteriyor ve hiçbir netice buradan da alamayacaklar, çünkü benim milletim bunlara bu ülkeyi, bu devleti asla teslim etmez.”

“BENİM MİLLETİM KOALİSYON HÜKÛMETLERİNDEN DERS ALDI”

Türkiye’nin koalisyonla geçen yıllarına ilişkin videonun izlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Altılı masayı da koalisyona benzettiğiniz oluyor mu? Altılı masa bir ortak politikalar mutabakat metni açıkladı, bu bir koalisyon protokolü olarak nitelendirilebilir mi?” sorusu yöneltildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruya şu cevabı verdi: “Yani değişik bir versiyonu diyebilirsiniz. Çünkü ben de şöyle bir inceleme fırsatını buldum ve koalisyon hükûmetleri belki buna göre çok daha isabetli adımlar atma fırsatını yakalamış olabilir. Niye, çünkü 6 ay hükûmet ediyor ama bunlar o fırsatı da bulamayacaklar. Çünkü benim milletim bu koalisyon hükûmetlerinden ders aldı. Yedili masa Türkiye’ye bir şey hiç getiremez, milletim de zaten onlara bu yetkiyi vermez. Masadaki oturma düzeninden ziyaret sırasında kadar, her konuda çıkmaza girenlere benim vatandaşım ülkesini yönetme yetkisini vermez, vermeyecektir. Masadakiler, ülkeyi götürse götürse eski, o kötü günlerine götürür. Çünkü özlemleri, vaatleri eski Türkiye. Tamamen siyaset mühendisliği üzerine kurulu, derme çatma bir masa. Masadakilerin talimatıyla hareket edecek bir cumhurbaşkanı ile böylesi büyük bir ülke yönetilemez.”

Masadakilerin, talimatı da dışarıdan aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyor, ‘Batı bize aferin diyecek’ Mantığa bak, söyler misiniz arkadaşlar, kuklalara kim itibar eder?” diye sordu.

Davos’taki bir anısını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’in başındaki kişiye, “Siz Türkiye’yi idare edemezsiniz. Ancak siz taksitlerinizi alırsınız, dönersiniz ama ülkeyi yönetmek bana aittir, size ait değil” dediğini anlattı.

Türkiye’nin o zaman IMF’e 23,5 milyar dolar borcu olduğunu ve 2013’te bu borcu bitirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu o yedili masadaki kişilerden bir tanesi değil, Türkiye’nin başbakanı olarak, Tayyip Erdoğan’ın hükûmeti hâlletti, ödedi ve IMF ile irtibatımızı kestik. Bakın o gün bugün bizim artık IMF ile ilişkimiz yok ama şu anda yedili masanın içinde olanlardan, otellerin lobilerinde IMF ile görüşmeler yapanlar var. Bizim o zaman Merkez Bankasının rezervi 27,5 milyar dolardı, şu anda 128,5 milyar dolar döviz rezervimiz var. Başbakanlığım döneminde bir ara 135 milyar dolara da çıktık, yine çıkacağız, daha fazlası olacak çünkü bizim hükûmet etme sistemimiz, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’yle istikrar kazandı. Bu, koalisyonlar hükûmetiyle istikrarsızlık değil. Şimdiki hâl muhal çünkü bunların böyle bir araya gelip daha cumhurbaşkanı adayını seçemeyenlerin bu ülkeyi yönetme kabiliyeti olabilir mi ya? Mümkün değil. Milletim bütün bunları görüyor, biz de şu anda rakamları konuşuyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir vatandaşın önünü kesip, 1946’nın ekmek kartını kendisine verdiğini belirterek, kartı kameralara gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimi bu. Cumhuriyet Halk Partisini tanımak istiyorsan bu ekmek kartına, karnesine bakacaksın. Bu, CHP’nin karnesidir. Bundan daha güzel ispat olur mu? Benim milletim bir daha bu karne dönemine dönmez ve dönmeyecektir. CHP’yi tanımak istiyorsanız işte, karnesi bu” diye konuştu.

“ÇANKAYA KÖŞKÜ, TARİHİNE YAKIŞIR ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANLIĞI TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLİYOR”

Altılı masanın, Cumhurbaşkanlığını Çankaya Köşkü’ne taşıyacağına ilişkin söylemlerinin gündeme getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayının Çankaya Köşkü’nde yapıldığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çankaya Köşkü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal tarafından, Millî Mücadele sırasında devletimize kazandırıldı” dedi.

Mevcut durumu itibarıyla Çankaya Köşkü’nün ana hizmet binası, genel sekreterlik ve denetleme kurulu binası ile basın toplantısı ve resepsiyon salonundan oluştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun dışında Çankaya Köşkü’nde Cumhuriyetin ilk yıllarından kalma, bugün için fiilen kullanımı mümkün olmayan tarihî değere sahip binaların da bulunduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçildiğimde biz de burada göreve başladık. Ardından 29 Ekim 2014 tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanlığının Beştepe’deki mevcut külliyesine geçtik. Yeni sistemle birlikte tekrar Cumhurbaşkanlığına geçen Çankaya Köşkü’nde 9 politika kurulu ile 4 ofis faaliyet göstermeye başladı. Burası boş durmuyor, burası çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Cumhurbaşkanı olarak pek çok kabulü, televizyon programı ve toplantıları da Çankaya Köşkü’nde yapmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü içinde kullandığı tek yer olan Müze Köşk ise Millî Saraylar Başkanlığımız tarafından titizlikle şu anda restore ediliyor. İran, Rusya, Azerbaycan devlet başkanlarını, Avrupa Birliği büyükelçilerini ağırladığımız pek çok programı Çankaya Köşkü’nde icra ettik. NATO Konseyi Toplantısı’nın, bu kurumun kendi karargâhı dışında yapıldığı ender yerlerden birisi de burasıdır. Yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarıyla çeşitli vesilelerle yine burada bir araya geldik. Yeni dönemdeki canlı televizyon programlarımızın tamamına yakınını yine Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirdik. Hatta Kovid-19 salgını başladığında temel kararların alındığı ilk kapsamlı toplantımızın yeri de yine burası olmuştur. Görüldüğü gibi Çankaya Köşkü, tarihine ve anlamına yakışır bir şekilde Cumhurbaşkanlığı tarafından değerlendiriliyor, ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi sürdürüyor. “

“TÜRKİYE’NİN BEKASI İÇİN YERLİ VE MİLLÎ BİR ANLAYIŞLA SİYASET YAPAN HERKESE KAPIMIZ AÇIKTIR”

HÜDAPAR Genel Başkanı ile görüşmesi hatırlatılarak, “Yeniden Refah Partisi Cumhur İttifakı’na dâhil olur mu? Buna dair bir gelişme var mı? Cumhur İttifakı genişler mi? sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle Cumhur İttifakı, birlik ve beraberlik anlayışının siyasetteki adresidir. Türkiye’nin bekası için yerli ve millî bir anlayışla siyaset yapan herkese kapımız açıktır. Cumhur İttifakı çatısı altında, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Babası vefat eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’ye de taziyelerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı, asla gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir. Cumhur İttifakı’nın yaslandığı değerlerine inananlar ve saygı gösterenlerle biz yol yürüyebiliriz. Bu anlamda yeni gelişmeler olursa bunu da olumlu karşılarız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, perşembe günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de evinde ziyaret edeceğini kaydetti.

“KONU MECLİSTE ÇÖZÜME KAVUŞTURULMAZSA MİLLETİMİZ EN GÜZEL ÇÖZÜMÜ SUNACAKTIR”

TBMM Anayasa Komisyonu’nda kabul edilen başörtüsüne anayasal güvence getiren ve evlilik birliğini tanımlayan Anayasa değişikliği teklifine ilişkin, “Muhalefetten bir uzlaşı bekliyor musunuz? Değişiklik 400’ün üzerinde bir oyla geçer mi ve parlamento aritmetiğine göre üç sandık kurulur mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclise sunulan anayasal düzenlemenin bu konuda bir “samimiyet testi” de olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, kimlerin başörtüsü konusunda istismarcı olup olmadığını iyi bildiğini vurgulayarak, AK Parti’nin başörtüsüne özgürlük verdiği mücadeleler, geçmişte bu konuda yaptığı düzenlemeler nedeniyle kapatılmak bile istendiğine dikkati çekti.

CHP’nin ise o dönem “başörtüsüne özgürlük gelmesin” diye Anayasa Mahkemesine başvurduğunu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu işin başını çektiğini, başvuruda imzasının bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz şimdi bu meseleyi anayasal düzenlemeyle güvence altına alalım istiyoruz. ‘Bay bay Kemal’ niye kaçıyorsun? O zaman Anayasa Mahkemesine gittin, şimdi ne yapacaksın merak ediyorum. Bu konunun çözümü için yola çıktık, teklifimizi sunduk. Konu Mecliste çözüme kavuşturulmazsa milletimiz en güzel çözümü sunacaktır. Hiçbir zaman sandıktan kaçan olmadık, sandıktan çıkan sonuca hep saygı duyduk. Milletin kendisine verdiği yetkiyi Mecliste özgürlüklerden, demokrasiden yana kullanmayanlara halkımız sandıkta gerekten cevabı verecektir. Temennimiz referanduma gerek kalmadan, en yüksek mutabakatla Mecliste bu konuyu çözüme kavuşturmaktır.”

“AİLE KURUMUMUZU GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin milletin faydasına olan ne varsa karşı çıkma ve yıkma zihniyetine sahip olduğunu belirterek, “Bu konuda ana muhalefet, aile yapısını bozan sapkınlıklara ‘özgürlük’ kisvesiyle göz yumuyor. Aile değerlerimizin tahrip edilmesine bu muhalefete rağmen izin vermeyeceğiz. Aile kurumumuzu koruyacağız, güçlendireceğiz. LGBT, şu, bu vesaire, hayır… Bu milletin kutsal değeridir aile. Kutsal ailelerden güçlü millet doğar, güçlü milleti de kimse yıkamaz” diye konuştu.

Teklife ilişkin, “400’ü geçerse yine de referanduma götürür müsünüz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gerek yok” cevabını verdi.

“GENÇLERİ YOL ARKADAŞLARIMIZ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik atılan adımlar ve yeni projelere yönelik soru üzerine, Türkiye Yüzyılı’nın özellikle “gençlerin yüzyılı” olacağını söylediklerini anımsatarak, “Gençleri seçimin kilit kitlesi olarak değil, yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. 6 milyon genç, bu seçimin kaderini onlar belirleyecek” dedi.

AK Parti olarak göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduğunu, bunun önce 25’e indirildiğini ardından 18’in seçilme yaşı olarak parlamentodan geçirildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O kadar ileri gittiler ki ‘parlamentoyu çoluk çocuğa mı bırakacağız’ dediler. Ama onlar bilmiyordu ki bu milletin ecdadı, Fatih Sultan Mehmet 18 yaşında bir devri kapayıp bir devri açtı. Biz buradan ilhamla bu adımı attık, bu milletin gençliği bunu başarır dedik” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi gençlik dönemlerinin yasaklar, yokluklar, yoksulluklarla kuşatıldığını ve aynı durumu bugünün gençlerine asla layık görmeyeceklerini vurguladı.

Geçmişte sıraların üstünde kitap bile bulunamadığını, kırtasiye dükkânlarında kitap alabilmek için kuyrukların oluştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunu yaşadığımız için aynı çileyi şu anda bizim yavrularımız yaşamasın dedik, sıraların üstüne kuşe kâğıttan bütün kitapları koyduk, okullar açılırken orada kitaplarını bulsunlar diye. Şimdi yardımcı ders kitaplarını da artık sıraların üstüne koyuyoruz ki artık gençlerimizin, yavrularımızın bu sıkıntılarını tamamen çözelim” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güvendiklerini, onlarla yürüdüklerini ve yürümeye devam ettiklerini belirterek, “Gençlerimizin hayalleri, düşünceleri bizim için hayati önemde. Türkiye’nin en büyük gençlik hareketine sahip partisi şu anda biziz. Gençlerin nabzını tutan, onların ihtiyaçlarını karşılama gayesi taşıyan yegâne parti biziz. Şu anda üye sayımız 11 milyon 500 bin civarında, bunların içerisinde yaş limiti sebebiyle 1 milyon 100 bini sadece genç. Bayanlarda 5 milyonun üzerindeyiz, üyelerimiz itibarıyla” açıklamasında bulundu.

“EMEKLİLİĞE HAK KAZANAN VATANDAŞLARIMIZA, İLK AYLIKLARI ŞUBAT YA DA MART GİBİ BAĞLANABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesine ilişkin soruya karşılık, bu konuda çok kapsamlı çalışma yürütüldüğüne ve artık sona gelindiğine dikkati çekti.

Teklifin yarın Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti olarak bir an önce teklifi yasalaştırarak vatandaşlarımıza haklarını vermek istiyoruz. Emeklilikte yaşa takılanlar kapsamında emekliliğe hak kazanan vatandaşlarımıza, ilk aylıkları şubat ya da mart gibi bağlanabilir. Sorunu kökten çözmek için bir irade koyduk, bu irademizin arkasındayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’la akşam EYT düzenlemesine yönelik bir görüşme gerçekleştirdiğini, “Bu işi geciktirmeyelim, bir an önce inşallah bitirelim” görüşünü paylaştığını aktardı.

“KALICI FİYAT İSTİKRARINI TESİS EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonu kontrol altına almaya yönelik hangi adımların atılacağı ve enflasyon konusundaki beklentilere ilişkin soru üzerine, dünyada faizin sürekli yükseltildiğini ve bunun devam ettiğini; Türkiye’de ise tam aksine faizi indirmenin mücadelesinin verildiğini ifade etti.

Şu anda Türkiye’de faizin yüzde 9 olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunu daha da düşüreceğiz. Çünkü benim inancım şu; hatırlayın Başbakanlığım dönemimde biz faizi 4,6’ya indirdik ve o zaman enflasyon da 6,4 gibiydi. Çünkü şuna inanıyordum, faiz ve enflasyon doğru orantılıdır, faiz sebep, enflasyon neticedir. Buna inanmayanlar olabilir, ben böyle inanıyorum. Alansa benim alanım da ekonomi ve neticesi ortada, uluslararası birçok toplantıda bu tezimi savundum. Şimdi ‘Biz yine (enflasyonu) indireceğiz’ dedik ve bakın yüzde 86’lardaydı enflasyon, yüzde 64’e düştü. Daha da düşecek. Bütün mesele bizim buradaki istikrarımızdır, güvenimizdir. Çünkü kalıcı fiyat istikrarını tesis edeceğiz. 2022’de toplam bütçe giderimiz 2 trilyon 941 milyar lira oldu, bütçe gelirimiz 2 trilyon 802 milyar lira olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda bütçe açığımız yılın tamamında yalnızca 139,1 milyar lira oldu. Ayrıca toplamda 171,8 milyar lira faiz dışı fazla verdik.”

“BÜYÜMEDE YÜZDE 5,5’İ YAKALAMIŞ VAZİYETTEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program’da 131,4 milyar lira faiz dışı açık tahmininde bulunduklarını anımsatarak, “Unutmayalım Kovid-19 salgını, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, emtia ve enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen 4 yılın ardından yeniden faiz dışı fazla vermeyi başardık. Böylece bütçe öngörümüzden 139,3 milyar, Orta Vadeli Program hedefimizden de 322,1 milyar lira daha iyi bütçe açığıyla seneyi kapatmış bulunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka konunun da bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bütçe hazırlıklarında bu oranın yüzde 3,5 seviyelerinde gerçekleşeceğini görmüştük. Bazı uluslararası kuruluşlar ise bizim tahminlerimizin çok üzerinde yüzde 5-6’ları bulan bir bütçe açığı bekliyordu. Bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranının yüzde 1 olarak gerçekleşeceğini görüyoruz. Bütçe açığını 2002’de yüzde 11,1 seviyesinde devralmıştık, şimdi 2022 yılında yüzde 1’e düşürmüş durumdayız. Bu yıl ayrıca faiz harcamalarının bütçe içindeki payını da azalttık. 2002’de faizin bütçe içerisindeki payı yüzde 43,2 iken 2022’de bu oran yüzde 10,6’ya düştü. Bütçede yakaladığımız güçlü gelir performansını sağlamak için ne vergi artırdık ne yeni vergi getirdik. Tam aksine vergi yüklerini düşürdük, özellikle yaptığımız KDV indirimleriyle dolaylı vergilerin bütçe içindeki payını da azalttık. Bunun da ötesinde uluslararası kuruluşlar yeni büyümeyi açıklıyorlar ve şu anda büyümede yüzde 5,5’i yakalamış vaziyetteyiz.”

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN KAPSAMLI KONUT KAMPANYASINI YAPTIK”

Orta gelirlilere yönelik “Yeni Evim Kampanyası”nda sayı artırımı olup olmayacağına ve ikinci el evlerin kampanya kapsamına alınıp alınmayacağına dair soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah nasip ederse ikinci el konutlarla ilgili destek olmak için bir çalışma ayrıca yapılacak. Projenin planlama aşaması devam ediyor. Somutlaşan çalışmayı inşallah kamuoyu ile de paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyada önceliği ilk evini alacak vatandaşlara yönelik yeni konut arzına verdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Yeni konut arzını artırarak üretimi, istihdamı da artırmak istiyoruz. Bu tabii artık seçim sonrasında atılacak bir adım. Bizim bu konuda malum ciddi bir altyapımız var. Deneyim, tecrübe hepsi bizde var. ‘Alt gelirliyi ev sahibi yapacağız’ dedik, kuralar çekildi, 2 yıla evleri teslim edeceğiz. ‘Orta gelirliye destek olacağız’ dedik, kampanyamızı yaptık. ‘Roman vatandaşlarımıza özel konut kampanyamız olacak’ dedik, 12 ilde Roman vatandaşlarımıza özel proje için hazırlık yapıyoruz. Her vatandaşımızı uygun ödeme koşullarıyla ev sahibi yapmak istiyoruz. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı konut kampanyasını biz yaptık ve 20 yıldır yapıyoruz. İhtiyaç hâlinde yeni projeleri de hayata geçirmekten geri durmayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca konut kampanyaları kapsamının dışında yangın, sel, deprem gibi afetlerin yaşandığı noktalarda konutların anında yapılarak teslim edildiğini anlattı.

“KARADENİZ GAZININ MİLLETİMİZLE BULUŞMASI İÇİN TÜM ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR”

Karadeniz gazının kullanımı konusunda gelinen aşamanın durumu ve bu gazın ne zaman hanelere ulaşabileceğine ilişkin soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2023’ün ilk çeyreğinde Karadeniz gazının milletimizle buluşması için tüm çalışmalar 7/24 esasına göre devam ediyor. Sahadaki çalışmalar şu anda 3 ana bileşenden oluşuyor. Bunun birincisi; deniz tabanı üretim tesisleri devam ediyor. İki işleme tesisi, üç boru hatları. Sahada şu anda yaklaşık 10 bin kişi çalışıyor. Denizde ise 50’den fazla gemi operasyonlarını sürdürüyor. Çalışmalar, canlı yaşamının dahi olmadığı denizin 2 bin 200 metre altında tamamen uzaktan kumandayla kontrol edilen robotlarla ve sistemlerle yürütülüyor. Derin denizde boru ve kordon bağı serimi tamamlandı. Derin deniz ana kordon hattının nihai etütlerine de başlandı. Yavuz ve Kanuni gemileri kuyuların alt ve üst tamamlama işlemlerini gerçekleştiriyor. Sahadaki kara tesisi yüzde 90 oranında tamamlandı. Kuyu başı ekipmanı, gaz toplama ve dağıtım haznesi gibi devasa ekipmanlar da deniz tabanına indirilmeye başlandı. BOTAŞ gazı ulusal sisteme aktaracak ölçüm istasyonunun ve 36 kilometrelik boru hattının inşasını tamamladı ve testler yapıldı. Yoğun bir çalışma Filyos’ta devam ediyor.”

“İSVEÇ, TERÖR ÖRGÜTLERİ MENSUPLARININ GÜVENLİ LİMANI HÂLİNE GELDİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMELİDİR”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği konusunda Türkiye’nin nasıl bir süreç sürdüreceğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Önce İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu sürecini terörizm ile mücadelede kapsamlı ve uzun soluklu bir iş birliği tesis etmemiz için de bir fırsat olarak gördük. Dedik ki, ‘Bize bu 120 teröristi iade edin’ Ama İsveç bu konuda, ‘Anayasa değişikliği yapacağız, değişikliği yaptıktan sonra biz süreci işleteceğiz’ dediler. Sayın Başbakan buraya geldi, kendisiyle burada her türlü ev sahipliğimizi yaptık. Gayet güzel görüşmelerimiz de oldu. Tabii yeni İsveç hükûmetinden aldığımız mesajlar, İsveç’te terörle mücadele alanında bir anlayış değişikliğinin başlayabileceğini işaret ediyordu. Ancak mutabakat zaptı kapsamında terörle mücadelede verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini gördük. Terör örgütünün, propaganda, eleman değişimi ve finansman faaliyetlerinin İsveç’te devam ettiğini gördük.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’te geçen haftalarda terör örgütleri tarafından Türkiye ve kendisine yönelik hakaret içerikli eylemler gerçekleştirildiğini anımsatarak, “Bu eylemlerin failleri hakkında soruşturma açılmasına dahi gerek duymadılar” dedi.

Son gelişmeler nedeniyle İsveç Parlamento Başkanı ve Savunma Bakanının ziyaretlerini ertelemek durumunda kaldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç terör örgütleri mensuplarının güvenli limanı hâline geldiği gerçeğiyle bir defa yüzleşmelidir. Mutabakat zaptı bizim yol haritamızdır. Buradaki taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesi önceliğimizdir” şeklinde konuştu.

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KİSVESİ ALTINDA MÜSLÜMANLARA KARŞI NEFRET SUÇU İŞLENMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Avrupa’da ve özellikle İskandinav ülkelerinde son dönemde artan İslam karşıtı söylem ve eylemlerden endişe duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “21 Ocak’ta kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e karşı yapılan saldırıya İsveç’in tüm uyarılarımıza rağmen seyirci kalmasını kabul edemeyiz. Hemen sonrasında Hollanda’da bu minvalde menfur bir eylemin yapılmasını tesadüf olarak görmüyoruz. Müslümanları hedef gösteren ve kutsal değerlerimize hakaret eden bu İslam düşmanı eylemlere bunların duyarsız kalması, hatta güvenlik güçlerinin bunları kordon altına alıp, ‘İstediğiniz gibi bunları yapabilirsiniz’ mahiyetinde koruma altında bu eylemlerini yapmasını görmek neyle izah edilebilir? Tabii bizler de bunları en güçlü şekilde kınadık. Bu bir nefret suçudur. Bunu İsveç’in süratle hâlletmesi lazım. İfade özgürlüğü kisvesi altında Müslümanlara karşı açık ve aleni olarak nefret suçu işlenmesi kabul edilemez. İsveç’ten ülkede yaşayan tüm grupların inançlarına saygı gösterilmesini ve İslam karşıtlığıyla mücadele konusunda samimi adımlar atılmasını bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç’in ve Finlandiya’nın taahhütlerine tam olarak uymalarını bekliyoruz. NATO üyeliği yolunda atacakları adımlar mutabakat zaptında yer alıyor. Bu adımlara göre de biz kararımızı vereceğiz. Tekrar söylüyorum an itibarıyla İsveç’in NATO üyeliğine sıcak bakmıyoruz. Öte yandan Finlandiya’nın durumunu farklı değerlendiriyoruz. Görelim İsveç verdiği sözleri tutacak mı? Tutmadığı takdirde kusura bakmasınlar. Finlandiya eğer şu andaki gibi bu süreci işletirse bizler de parlamentomuz açık olduğunda üzerimize düşen görevi yerine getiririz” dedi.

“SURİYE’NİN KUZEYİNDE TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZSİZ YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Terörle mücadele kapsamında devam eden operasyonların son durumu hakkındaki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadele adına yürüttüğümüz mücadele aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin muhafazasına da katkıda bulunuyor. Dolayısıyla rejim bunun bilincine varmalı diyoruz” cevabını verdi.

Suriye’nin geleceğinin ipotek altına girmemesi için PKK/YPG ve Suriye Demokratik Güçleri terör örgütünün ayrılıkçı tutumuna karşı mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte bize birtakım koşulların konulmasını kabul etmemiz mümkün değil. Diyalog sözlük itibarıyla ‘ön koşulsuz konuşma’ demektir. Biz şu anda Suriye’nin kuzeyinde terörle mücadelede tavizsiz yolumuza devam ettik” ifadelerini kullandı.

Suriye rejimi ile diyalogda kademeli bir çalışma sürdürüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konunun çözülmesi için önce Türkiye, Rusya ve Suriye’nin istihbarat örgütlerinin, ardından savunma bakanlarının bir araya gelmesini önerdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Onların bu işi başarıyla sonuçlandırmaları hâlinde ardından dışişleri bakanları bir araya gelsin, onu da başarmamız hâlinde nihai adım liderler bir araya gelsin ve bu adımda da bu bir araya gelişlerin neticelerinden İran’ı da haberdar edelim, böyle bir adımımız da olsun dedik. Tabii bu sürecin nasıl şekilleneceğinde tarafların tutumu belirleyici olacak. Biz her halükarda ulusal güvenliğimizi koruma adına gereken önlemleri alırız, siyasi sürecin ilerletilerek ihtilafa bir çözüm bulunması bir fırsat penceresi teşkil edebilir. Geri dönüşlerin gönüllü, onurlu ve güvenli olması gerekiyor. Biz bu briket evleri boşuna yapmadık. İstedik ki gönüllü dönüşler başlasın. Suriye’de BM ilkeleri temelinde geri dönüşlerin sağlanması için gerekli şartların da oluşturulması gerekiyor ve bu da başladı. Yani şu anda 400-500 bine yakın mülteci Suriye’ye dönmeye başladı.”

“HER GÖRÜŞMEMİZDE ÇÖZÜME KAVUŞTURDUĞUMUZ KONULAR MUTLAKA OLUYOR”

ABD ve Almanya’nın Ukrayna’ya tank sevkiyatı yapmasına ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve Ukrayna liderleriyle ihtiyaç anında sık sık görüştüklerini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in de görüşmelerde arzulu olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “lider diplomasisi” diye adlandırdığı bu görüşmeleri tereddütsüz yaptıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaten bunu yapamazsak bizim netice almamız mümkün değil. Bu görüşmeleri yapmak suretiyle netice alıyoruz. Kişisel ilişkilerin diplomaside ne kadar önemli olduğunu bu süreçte tüm dünya görmüş olmalı. Her görüşmemizde çözüme kavuşturduğumuz konular mutlaka oluyor. İnisiyatif alma konusunda hiçbir Avrupa ülkesi bizim kadar cesur olamadı. Hatta bazıları aksini savundular. Tabii cesaret de tek başına yeterli değil, bir de taraflar nazarında, uluslararası kurumlar nazarında bir itibarınızın olması lazım” diye konuştu.

“KALICI BARIŞ İÇİN ARABULUCULUK GÖREVİNİ ÜSTLENMEYE HAZIRIZ”

Tahıl koridoru, esir değişimi ve Zaporijya Nükleer Santrali’nin güvenliği ve insani yardımlar konusunda hep çözümün parçası olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kalıcı barış için Türkiye olarak kolaylaştırıcı ve arabuluculuk görevini üstlenmeye her zaman hazırız. Avrupa’dan ve dünyadan da barış ve müzakere çağrılarına destek bekliyoruz. Ateşkesin ilanı ve adil çözüm vizyonuyla müzakerelerin desteklenmesi gerekiyor. Barışa dair umutlarımı her zaman canlı tutuyorum. Bu umudumu kaybetmiş olsaydım tahıl koridoru açılmazdı, esir değişimi yaşanmazdı. Gerek Amerika’nın gerek Almanya’nın tanklar, vesaireler bunların Ukrayna’ya gönderilmesi olayı bir çözüm müdür? Bu zamana vabeste bir durumdur. Tankların gönderilmesi bir çözüm unsurudur diyemem. Bunların hepsi riskli ve biraz da silah baronlarının işine yarıyor.”

“YUNANİSTAN’IN ESAS RAHATSIZLIĞI TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL VE KÜRESEL DÜZEYDE YÜKSELEN PROFİLİDİR”

Türkiye ve Yunanistan’ın son zamanlardaki ilişkilerine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan’ın son dönemde Türkiye’ye yönelik izlediği tutumun izahı da kabulü de mümkün değil. Yunanistan’ın bu tutumu ve asılsız propagandaları iyi komşuluk ilişkilerine de müttefikliğe de aykırı. Yunanistan’ın esas rahatsızlığı Türkiye’nin bölgesel ve küresel düzeyde yükselen profilidir. Yunanistan’ın hukuk dışı adımlarına karşı verdiğimiz yanıtlar karşısında çaresiz kalan Yunan tarafı akıl dışı iddialara sığınıyor” diye konuştu.

Yunanistan’ın hava ihlali iddialarının temelsiz olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl Yunanistan hava sahamızı ihlalleri, uçaklarımızı tacizleri, balıkçılarımızı tacizleriyle tansiyonu yükseltiyor. Bu hasmane eylemleri hava kuvvetlerimiz ve sahil güvenliğimiz elbette yanıtsız bırakmıyor, bırakmayacaktır. Kıyılarımıza ve büyük yerleşim merkezlerimize çok yakın adaları uluslararası anlaşmalar hilafına silahlandırmaya devam ediyor. Tabii sonra Tayfun deyince panikliyorlar. Yani biz kendimize göre hazırlıklarımızı yapmayacak mıyız?” dedi.

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK EYLEMLERE KARŞI ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI OTURMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun füzesinin menzilinin 560 kilometreden 1000 kilometreye çıkarılması talimatı verdiğini dile getirerek, “Sen de yap, senin de olsun. Bizim atığımız adım bu, bundan niye rahatsız oluyorlar? Ülkemizin güvenliğine yönelik eylemlere karşı elimiz kolumuz bağlı oturmamız mümkün değil. Bunlara gerek hukuki olarak gerek sahada cevap vermeyi sürdüreceğiz. İHA’larımız, SİHA’larımız, Akıncılarımız ve hepsinden öte Kızılelmamız, bunlar önemli. İnşallah Gökbey geliyor. Tüm bunlarla beraber Silahlı Kuvvetlerimiz çok daha güçlü hâle gelecek” değerlendirmesinde bulundu.

“Muhalefet niye rahatsız?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz ülkemizi savunmayacak mıyız? Savunurken de bunlardan izin mi alacağız? Yedili masaya mı soracağız? Kusura bakmasınlar. Onlar da bir defa bütün bu yaptıklarımızı havada karada zaten beğenecekler. Şu anda biz savunma sanayiinde artık ciddi manada ihracat yapıyoruz. Kızılelma bizim ufkumuzdur. Bu ufkumuzu Kızılelma ile yakalayacağız hiç tereddütsüz. İktidara geldiğimizde hedefimizi tam bağımsız savunma sanayii olarak belirlemiştik. Hamdolsun şimdi bunu adım adım gerçekleştiriyoruz. Başta Baykar ve TUSAŞ olmak üzere emeği olanların hepsini tebrik ediyorum. Savunma sanayii sektöründe 2002’de 56 firma faaliyet gösterirken, bugün bu sayı 2 bin 705’e yükseldi. Burada çeşitliliği ve rekabetçi sektörün önünü açan biz olduk. Bugün savunma sanayiinin hiçbir alanında tek bir firmanın faaliyet göstermesi söz konusu değil. Sadece SİHA’lar değil, bütün alanlarda birçok koldan geliştirme ve üretim faaliyetleri sürüyor. En iyiye ulaşma çabamızda rekabetçi ortamın önemli faydalarını gördük, görmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Senatosu tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildiğinin anımsatılması üzerine, “Doğrusu şu an itibariyle 10-15 ülkenin parlamentosu böyle bir adımı atmış. Yani bu konuyla ilgili olarak karşımızda İsveç var. Malum Nobel Barış Ödülü’nün merkezi İsveç’te. Onlar bu konuda ne gibi bir tavır takınırlar, ne gibi bir adım atarlar bunu bilemem” dedi.

“ETKİN BİR BÖLGESEL GÜCÜZ”

Rusya-Ukrayna savaşında aldıkları görevler, attıkları adımlar ve elde edilen başarının dünya barışına katkı sağladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada tabii bir şey ben zikretmekten sakınmayacağım. O da Sayın Putin’in bana olan ifadesidir. O da şu; ‘Ben bu tahılı bilabedel göndereceğim.’ ‘Tamam’ dedim, ‘Biz de bunu bilabedel una dönüştürelim ve böylece fakir fukara Afrika ülkelerine gönderelim.’ Çünkü ilk etapta gelen tahılın yüzde 44’ü Avrupa ülkelerine gitti, Afrika’ya yüzde 16 falan gitti. Biz bunu yeni attığımız adımlarla yüzde 60-70’lere çıkartırsak az gelişmiş fakir fukara Afrika ülkelerini rahatlatırız. Bu konuda bizim Sayın Putin ile bir mutabakatımız var. Bunu yapmanın gayreti içinde olacağız. Hatta sadece tahıl değil, gübre noktasında da yani amonyak, gübre bunun üretimini sağlayıp bundan da bu fakir fukara ülkelere gönderelim diyoruz. Biz hep şunu söyledik, ‘Türkiye Türkiye’den büyüktür’. Artık biz, etkin bir bölgesel gücüz. Sadece istikrar adası değiliz, artık istikrarı sağlayan istikrarlaştırıcı bir gücüz. Şu andaki mücadelemiz küresel bir güç olmaktır. Bu inançla bölgemizde ve ötesinde her zaman barış, huzur, refah ve istikrar için durmadan, yorulmadan gayret göstermeye devam edeceğiz.”

“21 yıllık iktidarımızda söz verdiğimiz her vaadi icraata dönüştürdük’ diyorsunuz. Bu icraatlar Türkiye’yi nereye taşıdı?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların hepsi Türkiye’nin Yüzyılı’nın içinde. Şimdi biz Türkiye’nin Yüzyılı’nı bu yeni adımla reforme ediyoruz, güncelliyoruz. İnşallah 14 Mayıs Türkiye Yüzyılı’nın güncellendiği bir seçim olacak” şeklinde cevapladı.

“AYASOFYA’YI AÇMAK BİZE NASİP OLDU”

Programda, AK Parti’nin 21 yıllık iktidarlığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla gerçekleştirilen projelerin bulunduğu video izletildi. Ardından kendisini en çok heyecanlandıran imzanın neye ilişkin olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayasofya” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayaliniz miydi?” sorusu üzerine, “Allah rahmet etsin, üstat Sultanahmet’te konuşuyor. ‘Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak’ Takdimini yapan da benim. Açmak da Allah’a hamdolsun bize nasip oldu. Üstadın o kararlılığını orada yaşadık. Ondan sonra da Ayasofya’yı açmak Rabbime hamdolsun bize nasip oldu. Nasıl duygulanmayayım?” dedi.

“Ayasofya’yı açtınız, Taksim’e cami yaptınız, başörtüsü sorununu çözdünüz. Bunlar merhum Erbakan’ın da hayalleriydi ama onu siz gerçekleştirdiniz. Erbakan’ın partisi olan parti sizin yanınızda değil, karşınızda” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ağlatma bizi lütfen, karıştırma oraları maalesef. Erbakan hocamızın o vaatlerini gerçekleştiren olmamıza rağmen ve onunla o yolda yürümüş birisi olarak şu anda tabii birilerinin farklı zeminde tam bu adımlara karşı olanlarla beraber olmaları insanı ciddi manada hakikaten yıkıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basketbol oynamaya devam edip etmediği sorusu üzerine, dün akşam basketbol oynadıklarını ve 44 sayı attığını anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın iyi basketbol oynadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama yine beni yakalayamıyor. Herhalde ABD’deyken o işi bayağı kapmış, bayağı iyi biliyor bu işi ama benim sayımı yapamıyor” dedi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yoğunluğu sebebiyle gelemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar İstanbul’da. Eski Abdi İpekçi yenileniyor orayı inşallah bir an önce bitirecekler” diye konuştu.

YERLİ OTOMOBİL TOGG

Kendisine yerli otomobil Togg’a ilişkin soru yöneltilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin ilki. Türkiye’nin ilki olması hasebiyle de Togg gerçekten bizim için 2023’ün içinde inşallah gerek ihracatımızla gerek iç piyasadaki ihtiyaçlarımızı karşılamada ve gerçekten elektrikli araç olarak da içinde en ufak bir ses duymuyorsunuz. Manevra kabiliyeti muhteşem. Eşim de çok beğendi. Gerçekten başta Gürcan arkadaşımız o da bu işte çok çok maharetli. İşi başarılı şekilde tamamladılar ve bu konuyla ilgili olarak da Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ve tüm yönetim burada büyük emek verdi ve Togg’u ülkemize millî ve yerli bir eser olarak kazandırdılar. Bir güzelliği de tabii renklerin aldığı isimler ülkemizin tüm genelini kapsayacak şekilde. Fabrika muhteşem.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg’un üretiminde yer alan personel sayısının da sürekli arttığını belirterek, “Genç mühendislerle böyle bir eserin ortaya çıkması bizim gurur abidemiz” şeklinde konuştu.

Togg için sipariş verip vermediği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müsaade et de artık öyle olsun” dedi. Hangi rengi tercih ettiği sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, tercihi eşi Emine Erdoğan’a bıraktığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de ikinci Togg’un kendisine verilmesini istediğini ifade etti.

Okumaya Devam edin

Ocak 2023
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

HABER

Haber

DÜNYA3 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı....

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programı kapsamında kadınlarla bir araya geldi.

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Vezirhan’da düzenlenen, “Kökümüz Mazide, Gözümüz Atide” programı kapsamında gençlerle bir araya geldi.

GÜNDEM5 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz 20 yıldır bu ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Her...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her...

DÜNYA7 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Söğüt Altın Madeni açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2002 yılından itibaren, tarihinin en büyük kalkınma ve demokrasi...

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında, sahip olduğumuz kıymetlerin...

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, vergi ve prim yükümlülükleri başta olmak üzere, kamu kurum...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî...

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, 2023 Roman Buluşması “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katılarak, bir konuşma yaptı....

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Eğitim Kampüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Öğretmeni, öğrencisi, ailesi, idarecisi ve bakanlığıyla bir bütün olarak, eğitimde...

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amasya Badal Tüneli Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik. Aynı...

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür...

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde büyükelçiler ve eşleri için düzenlenen “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık”...

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hiçbir insanımızın inancından, sakalından, saçından veya hayat tarzından...

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de, aşkla çalışarak 780 bin...

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Ödül Töreni”ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu’nun ekonomi dergisi Inbusiness tarafından Turkuvaz Medya Center’da düzenlenen “Sürdürülebilir Yüzyıl...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide katettiğimiz mesafeyle güçlü bir giriş yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hedef 2053 Net Sıfır Emisyon “AR-GE ve Yenilik Atılımı” Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakıp, ‘Türkiye Yüzyılı’ diye isimlendirdiğimiz yeni asrına girmeye hazırlandığımız...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüz Yüze Türkiye Esnaf Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla, enflasyon sebebiyle...

DÜNYA4 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdamla ekonomi programımızın başarısını ispatladık....

DİPLOMAT4 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA4 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Dolmabahçe Ofisi’nde toplandı.

DÜNYA4 hafta önce

“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DİPLOMAT1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile bir araya geldi

DÜNYA1 gün önce

“81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk”

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

DÜNYA3 gün önce

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

DÜNYA3 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM5 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA7 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Genç Diplomat