Diplomat -Dünya

DÜNYA

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN Türk-Kanal D ortak yayınına katıldı

Avatar

Published

on

CNN Türk-Kanal D ortak yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında, Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

Seçim beyannamesinin en büyük bölümünü afetlerle mücadelenin kapsadığı belirtilerek, “İstanbul dahil olmak üzere tüm Türkiye’nin güvenli hâle getirilmesi için nasıl bir yol haritanız olacak?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinin yaşandığı 6 Şubat’ın afetler konusunda bir milat olduğunu söyledi.

Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı adımlar atılmasının şart olduğunu kaydetti.

İktidara gelmeden önce eğitim ve sağlık konularını en önemli başlıklar olarak öne çıkardıklarını, bugün sağlıkta dünyada en ileri ülkelerle yarışır hâle gelindiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin özellikle şehir hastaneleriyle örnek bir ülke hâline geldiğini ama daha güçlü ve kararlı adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan öncelikle deprem bölgesindeki vatandaşların sağlam konutlara yerleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Belediye başkanlığından itibaren dikey mimariye her zaman karşı çıktığını, hep yatay mimariyi savunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda dikey mimarinin karşısında olan bir cumhurbaşkanı olarak yatay mimari konusunda öyle zannediyorum ki artık vatandaşlarımız da bizim bu tezimizi kabullenir duruma geldi” diye konuştu.

“DEPREM BÖLGESİNDE EVİ YIKILAN VATANDAŞLARIM BİZE GÜVENSİNLER”

Depremin ardından yapım sürecine başladıkları konut ve köy evi sayısının bugün itibarıyla 100 bine ulaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplamda 600 bin konut ve köy evi inşa edeceklerini, bunların 319 bininin 1 yıl içinde tamamlanıp vatandaşlara teslim edileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, köy evlerinin bir kısmını da bayrama kadar tamamlayıp teslim etme durumuna geleceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz hamdolsun böylesine büyük bir felaketin ardından 50-60 gün içerisinde bu konutları teslim eder noktaya gelme tezini Van’da ispat etti. Bingöl’de, İzmir’de ispat etti. Kütahya’da, Malatya’da, Elazığ’da, oralardaki afetlerde ispat etti. Antalya, Manavgat, Muğla, buralardaki afetlerde ispat etti. Aynı şekilde Karadeniz’de ispat etti. Biz bunları ispat etmiş bir iktidarız. Söz vermişsek bunu yaparız. Deprem bölgesinde evi yıkılan vatandaşlarım bize güvensinler, inansınlar her birini en kısa zamanda sağlam, dayanıklı konutlara yerleştireceğiz” ifadesini kullandı.

“SAĞLIKSIZ YAPI STOKU ORTADAN KALDIRILACAK”

Bir yandan da Türkiye Ulusal Risk Kalkanı modelinin devreye alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu modeli gelecek dönemde yer alan çalışmalar için yeni yol haritası olarak kabul ettiklerini söyledi.

Üniversitelerle bu konuda müşterek bir çalışmanın içerisine girdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan üç toplantıyı hatırlattı ve bu çalışmayı belli aralıklarla sürdüreceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Tabii kolay değil; deprem, sel, yangın, kuraklık, bütün bunlar afetlerin çeşitleri olarak hep önümüzde, buna da her zaman hazırlıklı olmamız lazım. Zemin artı 3, bilemedin 4, bunlar en ideal yapı çeşitleri. Bir de tabii buralarda hafif malzemeler kullanmak suretiyle yapılacak olan bu konutlar bizi daha güvenli hâle getirecektir. Bunun yanında ayrıca çelik konstrüksiyon bu çalışmaların içerisinde önemli yer tutuyor. Bilhassa 1999 öncesinde yapılan binaların risk analizini yapmaya başladık ve bunları yoğun bir şekilde çalışarak bitireceğiz. Hakkaniyete dayalı bir dönüşümle de sağlıksız yapı stoku ortadan kaldırılacak. Yeni yerleşim alanları tespit edilecek, denetimler sıklaştırılacak. Bütün bu konularda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

“İSTANBUL’DA TOPLAM 220 BİN BİNA VE YAKLAŞIK 1,5 MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM RİSK ALTINDA”

İstanbul’un ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un 39 ilçesinde tüm risk unsurlarını ele alacak şekilde bir harita çıkardık. Bugün İstanbul’da yaklaşık 1,2 milyon bina ve 5,9 milyon konut bulunuyor. Gördük ki İstanbul’da toplam 220 bin bina ve yaklaşık 1,5 milyon bağımsız bölüm risk altında. Bunlardan 300 bininin acil dönüşmesi gerekiyor” diye konuştu.

Vatandaşın devlete inanması, güvenmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “vatandaşların kentsel dönüşüm yapılırken muhalefetin ‘Bu kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşüm.’ propagandalarına kesinlikle aldanmaması gerektiğini” bildirdi.

Konuya ilişkin bir örnek paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “İstanbul’da ben Üsküdar Burhaniye’de oturuyordum. Orada süratle kentsel dönüşüme girdik. Küplüce’de, Ferah Mahallesi’nde, yani Çamlıca Camii’nin altındaki bölümlerde kentsel dönüşüme başladık ve bizim davetimize icabet edenler binalarını gerçekten yıktırdılar. Çünkü biz onlara ‘Kiralarını vereceğiz.’ dedik verdik. ‘Nereyi beğeniyorsanız oralara yerleşin ve biz evlerinizi yaptıktan sonra gelip buralara döneceksiniz.’ dedik. Bize ‘Evet.’ diyenler şu anda hâllerinden çok memnun, 1’e 5, 1’e 10 fiyatları arttı. Bundan 15 gün, 1 ay önce yolumu kestiler, ‘Başkanım biz yanlış yaptık, ne olur gelin bizimkileri de yıkın’. ‘Ben size dediğim zaman bunu yapsaydınız sizin binalarınız da bitmiş olacaktı, siz de oralara yerleşmiş olacaktınız’. Şimdi, ‘Yanlış yaptık, gelin bizim buraları da yıkın’. Belediye başkanıma da gerekli talimatı verdik, şimdi onlarda da aynı çalışmalar başladı. Ama şimdi orada yapılan binaları bir görseniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki bay bay Kemal ne diyordu? Diyor ki benim için, ‘Boğaza nazır binalarımızı yıktı’. Yahu sorsan Küplüce neresidir, Ferah Mahallesi neresidir, inanın buraları bilmez, Burhaniye neresidir bilmez. Şu anda oradaki binalar, herkes hâlinden mutlu, memnun. Zemin artı 3, zemin artı 4 orada binaları yaptık. Hakikaten gören ‘Keşke ben de buradan bir yer alabilseydim.’ Der” diye ekledi.

Buranın geniş bir alan olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda da oranın havası, hele şimdi bir de çevre, peyzaj, ağaçlandırma, bu çalışmalar da bir taraftan devam ediyor ve her geçen gün daha da güzel bir hâl alıyor. İnanıyorum ki bitince muhteşem olacak. Aynı durum Kadıköy ile Üsküdar ilçelerinin ortak bölgesi olan yerde oldu. O da tabii çok çok ilginç bir yer. Orada mesela Kadıköy Belediyesiyle maalesef uyum sağlanamadığı için orası hâlledilemedi, sonunda kabul ettiler ve orada da başladı” diye konuştu.

Buranın yapımını da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının üstlendiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orası da süratle gelişti ve inanıyorum ki orası da yine muhteşem olacak” dedi.

“REZERV ŞEHİRLER MEYDANA ÇIKTIĞI ANDA YOĞUN ŞEKİLDE ORALARDA KONUT İNŞAATLARI BAŞLAYACAK”

İstanbul’da rezerv şehir kurulmasına ilişkin takvimlendirme olup olmadığı sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Rezerv şehir derken herhalde siz Kanal İstanbul’un sağını solunu kastediyorsunuz. Şimdi Kanal İstanbul ile birlikte o rezerv şehirler meydana çıkacak. O rezerv şehirler meydana çıktığı anda yoğun şekilde oralarda konut inşaatları başlayacak. Bu kentsel dönüşümü kabul eden, örneğin Avcılar’da kabul eden vatandaşlarımıza biz o rezerv şehirlerden yer vereceğiz, onları oralara çekeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imar affına ilişkin bir soruya ise “Bu işin affı olmaz” cevabını verdi.

Rezerv şehirler konusunda “Yeni bir nüfus mu gelecek İstanbul’a?” sorusu üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde İstanbul’a girişlerle ilgili vize önerisini dile getirdiğini hatırlattı. Buna tepki gösterenlerin dünyayı tanımadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun Londra’da uygulandığını, şehre belli şartlarda girildiğini anlattı.

İstanbul’un o dönemde 8 milyon olan nüfusunun şimdi yaklaşık 16 milyona ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “O gün bunu söyleyenler şehircilik nedir, göç nedir, bunlardan haberleri yoktu ve o gün bizim iddialarımız şimdi haklılığı getirdi. Eğer bizim o zamanki dediklerimize saygı duyulmuş olsaydı, o günkü planlamalarımız çok daha güçlü olacaktı ve o planlamalar neticesinde de İstanbul’a gelenler önce ‘İş buldun mu, gerçekten belli imkâna sahip misin, akraban vesairen var mı?’ Bu şekilde sorularak gelecekti. Vizeye tabi oldukları için de öyle İstanbul’a herkes giremeyecekti. Ama şimdi öyle olmadı, rahatlıkla herkes İstanbul’a geliyor, giriyor. Dolayısıyla İstanbul’un nüfusu bu rakamlara ulaştı. Bir de kaçak yapılaşma çok ileri derecede, bu kaçak yapılaşma da tehdit ediyor. Bunları yaparken de maalesef zemin etütleri yapılmıyor veya yapanlar dikey mimariyle özellikle vurgun vuruyorlar, çünkü oradan rant elde edecekler, bunun adı rant ekonomisi ve buna tabii fırsat vermemek gerekiyor.”

“Rezerv şehirler kuracağız” sözünden “İstanbul’a asla yeni bir nüfus gelmeyeceğinin mi anlaşılması gerektiğinin” sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asla gelmeyecek” ifadesini kullandı ve şöyle konuştu: “Rezerv şehir şudur, mevcudu bir yerden bir yere naklederek o mevcudun da zemin tahlillerini yapıp oralara müdahale… Şimdi biliyorsunuz, Avcılar aslında sağlam bir zemin değildir. Tehdit eden bir zemindir. Yani Avcılar’dan al Beylikdüzü vesaire o tarafa doğru oralar hep sıkıntılı yerlerdir. Zaten denize yakın bölgeler her zaman için çok çok sıkıntılı bölgeler.”

“Oradaki nüfusu rezerv bölgeye taşıdığınızda Avcılar’a yeni bir nüfus gelmeyecek” denilmesine karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayır. Gelebilir, şöyle gelebilir, yani siz orada hakikaten bütün zemin etütlerini vesaire yapmak suretiyle sağlam bir zemin Avcılar’da varsa -ki vardır- o sağlam zeminde bir yapılanmaya gider ve orada kentsel dönüşümü yaparsınız” açıklamasında bulundu.

“O zaman seyreltilecek oradaki nüfus” sözlerine karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O kadar. Seyreltme zaten şart. Onu yaparsak kentimizi sağlama alırız” dedi.

“HEP YENİLİKTEN VE GELİŞMEDEN YANA OLDUK”

AK Parti’de, 28. Dönem Milletvekili aday listesindeki değişime işaret edilerek, “Bu değişim neden yapıldı, neden ihtiyaç duyuldu? Listelerde göremediğimiz bazı isimler var, bu isimleri kabinede ya da yerel yönetimde görecek miyiz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi kurduklarından bu yana hep yenilikten ve gelişmeden yana olduklarına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti olarak dinamizmlerini de buradan aldıklarını söyleyerek, “Biz sıradan bir parti değiliz. Kongrelerimizde hep hücre yenilenmesi adı altında değişimlere gittik. Şimdi bu yenilenmeyi Meclise de yansıtmak istedik. En az üç dönem görev yapmış olan arkadaşlarımızdan böyle bir dönüşüm, değişim yapalım dedik” şeklinde konuştu.

“Hiç bir istisna yapmadınız değil mi?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayır. Ara vermişse ayrı ama ara vermemişse değişime gittik. En yakın mesai arkadaşlarımda dahi bu adımı attık. Sağ olsun hiçbirisi de bu konuda ‘niçin bizi yana koydun’ demiyor. Ama hep senin yeni bir görevi var veya var olan bir görevi var. Bundan sonraki süreçte de bu tür görevler olmayacak diye bir şey yok. Eğer biz bir dava isek, öyle bakmışsak bu işe, o zaman zaten bugün burada, yarın bir başka yerde bu işi devam ettireceğiz” ifadesini kullandı.

Erdoğan, siyasi mücadelenin içinde tecrübenin önemli bir yerinin bulunduğunu, tecrübelilerle siyasi hareketi, parti çalışmalarını çok daha önemli bir şekilde sürdüreceklerini vurguladı.

“BÜTÜN DEMOGRAFİK YAPIYI MASAYA YATIRMAK SURETİYLE TESPİTLERİ YAPTIK”

Çalışmaları sırasında her seçim bölgesine, her adaya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerinin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bölgenin nüfus yapısından hassasiyetlerine, kadın ve genç temsiline kadar bütün demografik yapıyı masaya yatırmak suretiyle biz bu tespitleri yaptık. Mesela alt komisyonlarımızın çalışmalarını üst komisyonda değerlendirdik ve nihai karara öyle vardık. Bizim en üst komisyon ki başkanlığımda toplanmıştır, burada yaptığımız toplantılarımızda da yine bütün elemine edilerek önümüze gelen tabloyu orada da gözden geçirdik. Karşımızda haritalar ve bu haritaların karşısında demografik yapı, nüfus, seçmen sayısı, bütün bunları tabloya yatırdık ve bütün bunlara rağmen bir atlama olmuşsa gerekirse yine geri döndük. Eksiklerimiz, hatalarımız filan da olmuş olabilir. Doğrudur. Ama hassasiyetle buna dikkat ettik ve tespitlerimizi de buna göre yapmış olduk. Bütün bunlara rağmen çok da az olsa bazı hatalarımız bazı illerimiz de olmadı değil, oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düzeltme şansı yok değil mi?” sorusuna karşılık, 14 Nisan Cuma sona erecek siyasi partilerin aday listeleri ile bağımsız adayların başvuru evrakındaki eksiklikleri tamamlamaları için verilen süre ile bağımsız adayların adaylıktan vazgeçmeleri için belirlenen süreye işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumaya kadar değiştirebiliyorsunuz değil mi?” sorusuna da “Evet” cevabını verdi.

“BİZ, DEVLET NASIL YÖNETİLİR BUNU BİLEN BİR HAREKETİZ”

Yeni dönemde cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların sayısında bir değişiklik olup olmayacağı ile milletvekili adayı gösterilen bakanların seçimden sonra yeniden kabinede yer alıp almayacağı sorusunu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sistem böyle bir şeye gerek duyulursa zaten adım atmaya müsait. Ama biz kalkıp da şu anda CHP zihniyetinin yaptığı uygulamayı asla yapamayız. O bizim temel ilkelerimizle de ters” dedi.

“Hangi uygulama?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masadaki genel başkanların her birine cumhurbaşkanı yardımcılığı verileceğine ilişkin sözleri hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim o kadar bol keseden atmak gibi bir anlayışımız yok. Biz, devlet nasıl yönetilir bunu bilen bir hareketiz. Bunu da başarıyla 2014’ten bu yana zaten yaptık. Demek ki bir cumhurbaşkanı yardımcısıyla bu iş yürütülüyor. Öbür tarafta da daha önceye gidelim. Başbakanlığım döneminde, 36 bakanla devraldım. Biz onu 17’ye kadar hatta 15’e kadar düşürdük. Cumhurbaşkanlığımız döneminde de bir cumhurbaşkanı yardımcısı, 17 bakanla işleri aldık, tıkır tıkır da yürütüyoruz” diye konuştu.

Koalisyon dönemlerinde 36 bakanın bulunduğunun aktarılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada da ulufe dağıtıyorlar. Onu, onu yanında tutabilmesi için ne yaptılar? Bol bol devlet bakanlığı ihdas ettiler. Peki, bir işe yarıyor mu? Hayır, bir işe yaradığı yok. Şimdi mesela geliyorlar bize teklifler yapıyorlar. Diyorlar ki şu kurumu, bu kurumu bakanlık yapsak. O kurum, şu anda kurumsal olarak personeliyle A’dan Z’ye her şeyiyle yürüyor mu yürüyor. Niye kalkıp bunu bakanlık haline getireceksin? Mesele işin yürütülmesi değil mi yürütülmesi” yorumunda bulundu.

“Koltuk lazım demek ki” değerlendirmesine karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesele o. Koltuk ver ki sana sadık olsun. Daha da ileri gidiyorlar. İşte, ‘Cumhurbaşkanım size bağlasak.’ Zaten hepsi bana bağlı değil mi? Hepsi bana bağlı. Bunların hepsini de cumhurbaşkanı olarak yürütmek durumunda değil miyim? Yürütmek durumundayım” ifadelerini kullandı.

“FİNANSIN EN İDEAL ŞEKİLDE YÖNETİLMESİNİN ÖRNEKLERİNİ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın, bir taraftan “israf” derken, öbür taraftan israf için yeni yollar aradıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü ulufe dağıtırsan sana sadık olur havasındalar. Ama bizim böyle bir derdimiz yok. Bu ülkeye bir daha o karanlık koalisyon dönemlerinin kirli bakanlık pazarlıklarını, meşhur Güneş Motel sendromlarını yaşatmak istemiyoruz. Bunlar şimdi ne yaptılar? Güneş Motel yerine ya partilerin merkezlerini aldılar veya Ahlatlıbel’de şurada, burada filan yeni yeni yerler ihdas ettiler, oralarda bu pazarlıkları yaptılar. Ama biz böyle şeylerin içerisine ülkemizi sokmadık sokmayacağız. ‘İsraf’ diyorlar. Asla, bizim kitabımızda israf yok. Tam anlamıyla finansın en ideal şekilde yönetilmesinin örneklerini biz verdik. Eğer bunun başarılı şekilde örneklerini veremeseydik şu deprem felaketinin altından kalkamazdık. Eğer biz bugün deprem felaketinin altından rahatlıkla kalkabiliyorsak, finans yönetimini başarıyla yürüttüğümüz içindir. Şu anda biz finans yönetiminde başarılı bir ülkeyiz.”

“BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

IMF’ye olan 23,5 milyar dolarlık borcu iktidara geldiklerinde ödediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “IMF’nin temsilcileriyle otellerde konuşan kimdi? CHP’nin yöneticileriydi. Biz 23,5 milyar dolar borçla devraldığımız IMF’yi 2013 yılında sıfırladık ve IMF’yi gönderdik. Şu anda o masanın etrafında olanlardan bir tanesi de, malum her yıl sonu Davos’ta bir araya gelinir, o zaman o da benim yanımda Davos’a gelmişti. O zamanki IMF’nin başında olan zatla orada bir görüşme yaptık. Dedim ki siz, bize memurlarınızı gönderebilirsiniz ama memurlarınız bize siyaseten akıl vermeye değil, sadece gelir, bütçe tahlillerini yapar, alacağı taksitini alır ve gider ama bize yön veremez. Çünkü Türkiye’yi yöneten benim, siz değilsiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013’te biz bunlarla işi bitirdik. Ondan sonra kaç kere CHP, hep meydanlarda, ‘IMF ile ilişkiler tekrar kurulmalı’ gibi bütün bu propagandaları yaptı. Biz kurduk mu? Kurmadık, kurmayız. Asla kimseye de tavsiye etmem. Çünkü IMF’ye eğer uçkuru kaptırırsanız yandı keten helva. Mesele o zaman 27,5 milyar dolar bizim Merkez Bankası döviz rezervimiz vardı. Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar biz Merkez Bankası döviz rezervimizi yükselttik. Şu anda yine 3 haneli rakamlara yeniden döndük. İnşallah o rakamları yeniden yakalayacağız. Ama şu anda Merkez Bankamız hamdolsun muhtaç değil. Rahatlıkla o da finansı yönetebilir durumda. Bundan sonraki süreçte çok daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ama bunlar israf ekonomisinin olmadığı ama verim ekonomisinin hayatta olduğu bir kabinenin, bir yönetimin icraatıdır. Bizim zaten tezimiz de israf ekonomisi değil, tüketim ekonomisi değil, verim ekonomisi” diye ekledi.

“Kabinede bakan sayısının, cumhurbaşkanı yardımcısı sayısının artmasını israf ekonomisi olarak mı görüyorsunuz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların hepsinin “israf ekonomisi” olduğunu belirtti.

“KAMU MALİ DİSİPLİNİNDEN TAVİZ VERMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz geldiğimizde kişi başı millî gelir 2 bin 600 dolardı. Ama şu anda 10 bin 600 dolara çıktı. Her bakan şu anda çok verimli çalışmaların içerisinde. Şu anda bizim Ticaret Bakanlığında ihracatı aldığımızda, ihracatta hamdolsun patlamamız var. Şu anda 240 milyar doların üzerine çıktık, daha da tırmanıyor, daha da iyi olacak bütün bu zor şartlara rağmen. Ama kamu mali disiplininden taviz vermedik. Türkiye bu şekilde büyüdü, zenginleşti. Bizim bir tezimiz var. ‘Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme.’ Şunu yapıyor musunuz, yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sağ olsun kabinedeki arkadaşlarımın hepsi görevlerine sıkı sıkıya sadıklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremde arkadaşlarımızı gönderdiğim bölgelerde, canhıraş bütün bakan arkadaşlarım yoğun çalışma içerisinde oldular ve hepsi evlerini falan unuttular, çalışmalarını yürüttüler ve şimdi de kendilerine ikinci bir talimat. İkinci talimat da her bir arkadaşıma, seçim bölgelerinde görevler verdim. Şimdi onlar da o seçim bölgelerini inanıyorum ki hallaç pamuğu gibi atacaklar ve oralardan da gümbür gümbür inşallah gelecekler” dedi.

“BU TÜR BİR YOLLA SİYASİ MÜCADELE VEYA DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİLEMEZ”

CHP’yi ve Millet İttifakı’nı koltuk pazarlıkları üzerinden eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’ta bütün tabloyu göreceğiz. Bu bir defa siyasi ahlakın iflasıdır. Bırakın, herkes rüştünü ispat etsin. Bu tür bir yolla siyasi mücadele veya demokrasi mücadelesi verilemez. Şu anki durumlarda kavgalar, gürültüler vesaire, her şey çıkıyor ortaya. Temenni ederiz ki 14 Mayıs’ta da herkes buradan öyle ya da böyle nasibini alacaktır. Cumhur İttifakı bunlara en güzel siyasi ahlak dersini verecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin kendi isimleriyle seçime girmesinin avantaj olup olmadığının sorulması Cumhurbaşkanı üzerine Erdoğan, şunları söyledi: “Onun takdiri bize ait değil. Onun takdirini biz yaparsak Cumhur İttifakı içerisinde yer alan liderlere müdahil oluruz. Bu, Cumhur İttifakı içerisindeki arkadaşlarımızın kendi takdiri. Yani kendi logosuyla girmek veya Cumhur İttifakı içerisinde bizim logomuzun altında girmek, hepsi kendi takdirleri. Bu bakımdan bizim Millet İttifakı ile benzer yanımız hemen hemen hiç yok. Sadece malum HÜDA PAR bu konuda bizim logomuzla giriyor. Mesajlar bakımından Cumhur İttifakı’nın içerisindeki partilerle de bu ittifakımızı koruyacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millet İttifakı’ndaki Cumhurbaşkanı yardımcılıkları ve bakanlıklarla ilgili yapılan pazarlıkları eleştirerek seçimi kaybetmeleri hâlinde Millet İttifakı’ndaki partilerin genel başkanlarının parlamento dışında kalacağına dikkati çekti.

Katıldığı açılış törenlerinde halkın ilgisini net gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim her zaman bir tezim var; meydanların dilini mevcutların içerisinde herhalde en iyi bu fakir anlar. Bu açılışlar, bizim doğal mitinglerimizdir. Meydanların dili bize ‘Yürüyün’ diyor, ‘Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkadan’ diyor. Şu anda meydanlarda bunu görüyorum. Bunu Bağcılar’da, Pendik’te gördüm. Burada bir tecrübe var” diye konuştu.

“Siz ilk turda bu iş biter mi diyorsunuz, ikinci tura kalma ihtimalini gözetiyor musunuz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben milletimin bu noktada her şeyden önce işi zora sokmadan bitireceği inancındayım. Bu kararlılığı da özellikle gerek Bağcılar’da gerek Pendik’te gerek deprem bölgesinde gördüm. Milletim işi hiç zora sokmadan bitirecektir diye inanıyorum” cevabını verdi.

“TÜRKİYE BU SEÇİMLE BİRLİKTE BATI’YA BİR MESAJ VERECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs’taki seçimlerin yurt dışından da yakından takip edildiğinin belirtilip bu ilginin nedeninin sorulması üzerine, şunları söyledi: “Bu, Türkiye’nin dünyadaki yerini göstermesi bakımından çok önemli. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinden (AKPM) bir grup gelmiş. ‘Binali (Yıldırım) Bey ile görüşsünler’ dedim. Fakat Binali Bey, ‘Bunlar bizimle otelde görüşmek istiyorlar’ dedi. Bunu üzerine ‘Biz CHP değiliz, bunlarla bu tür görüşmeleri CHP yapabilir ama bunlar bizimle görüşmek istiyorsa daha önce bunlarla seçim karargâhında görüştük, gelsinler partide görüş. Bizim otelde ne işimiz var.’ dedim. Türkiye ile ilgili Batı’nın hesapları var. Şu anda (Emmanuel) Macron’un durumunu görüyorsunuz. Macron’un Çin seyahatinin acaba perde arkası nedir? Amerika ile ilişkilerdeki durum nedir? Macron niçin Çin’e gitti? Çok mu muhabbeti vardı? Bu soru işaretlerinin cevabını, o dosyanın ara yapraklarında neler olduğunu inceleyip görmek lazım. (Marine) Le Pen, şu anda Macron’un önüne geçmiş. Nasıl oldu bu? Demek ki grafiklerde bir değişim var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye bu seçimle birlikte Batı’ya bir mesaj verecek. Bu mesajı çok iyi değerlendirmemiz lazım. Bu ülke artık terörle mücadele ederken de ekonomi politikalarını belirlerken de ‘Batı ne der’ diye bakmıyor. Bizim böyle bir derdimiz var mı? Yok. Biz şimdi işimize bakıyoruz. Savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 20’den yüzde 80’e çıktıysa bu, bir başarının adımıdır. Batı dikkat ederseniz, Erdoğan’a karşı olduğunu söylüyor. Erdoğan’a karşı aldıkları bu cephe milletimize karşı aldıkları bir cephedir. Benim milletim bu oyunu 14 Mayıs’ta bozacaktır. 14 Mayıs adeta bir kırılma noktası olacaktır. Bu kırılma noktasıyla da Türkiye’yi yeniden kendi çizgilerine kim çekecekse onlar, onlara mavi boncuk dağıtıyor.”

Türkiye’deki seçimleri İslam âleminin de yakından takip ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam âleminden görüştüklerim, Afrika’dan görüştüklerim, hepsi bize ’14 Mayıs ne âlemde?’ diye soruyor. Bugün Özbekistan Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz oldu, Azerbaycan’dan sonra bir Togg’da Özbekistan’a gönderdik. Öyle mutlu, öyle mutlu ki, çok beğenmiş. ‘Siz bizim yolumuzu açıyorsunuz’ diyor. Bize ‘İHA’lar SİHA’lar gönderdiniz, şimdi de Togg. Bunun kullanımı çok çok rahat’ diyor.”

TOGG

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg’un fabrikasının olmadığı iddiasına ilişkin soru üzerine, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile fabrikayı gezme teklifinde bulunduğunu, fakat Kılıçdaroğlu’nun fabrikaya gelmediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun, Togg Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile gezerse bu teklifi kabul edebileceğini söylediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu beyanın özel bir nedeni olup olmadığının sorulması üzerine, “Teknoloji Bakanı Varank benim adım orada olacak. Bu tabii onu rahatsız ediyor. Fabrikanın yerini bilmiyor. Üretime inanmıyor. Kime satacaksınız? Nasıl satacaksınız? Millet sırada, şu anda herkes sırada” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kemal Bey’e de bir tane Togg hediye etmeyi düşündünüz mü?” sorusu üzerine, ödemesini yaparsa Kılıçdaroğlu’nun da bu araçtan alabileceğini söyledi.

“Togg için faizsiz özel bir kredi olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Öncelikle kamu bankalarımız niye var? Elbette Togg ile kampanya yapma noktasında kamu bankaları için bu iyi bir fırsat olacaktır. Buradan kendilerine çağrıda bulunuyorum, gerekirse tabii kendileriyle de bir ortak toplantı yapıp böyle bir zemini oluşturmaları hususunda inşallah bu adımı atmayı ben de düşünüyorum. Nasıl konutta böyle bir imkân hazırladıysalar, otomobilde de özellikle Togg’a yönelik böyle bir adım atılabilir. Tabii şu anda benim bütün endişem Togg’un araç yetiştirme noktasındaki durumu ne olur? Talep çok fazla. Ama bütün bunlara rağmen, şu anda Togg’un tüm yönetimiyle başta Sanayi ve Teknoloji Bakanım olmak üzere kendileriyle görüşmeleri yapıp, ondan sonra kamu bankalarımızı süratle bir araya getirip, çünkü önümüzdeki 7 yılda bir milyon Togg inşallah yollarda olacak. Bu ne demektir? Yani yollarda inşallah Togg’u görmek bize ayrı bir zevk verecek. Tabii bunları bir de tekâmül ettirmek, yani şu anda tabii bu akıllı araç. Bunun yanında güçlü bir motora da sahip. Kendileriyle doğrusu şunu da konuşmak istiyorum, o da şu, acaba Togg’un zırhlısını da yapabilir misiniz? Makam araçları için olabilir, iş adamları için olabilir. Yani bu bir taleptir. Mesela BMW’nin ilk zamanlar böyle bir durumu yoktu ama daha sonra BMW bu zırhlıyı da yaptı. Zırhlıda en iyileri olan şu anda Mercedes. O da sürekli olarak onu geliştirmenin, tekâmül ettirmenin gayreti içerisinde. Bakıyorsunuz mesela Maybach önce farklı çıktı, daha sonra Maybach bu zırhlı da bile yeni yeni geliştirmelerle yeni yeni adımlar attı. Şimdi Togg için de buna benzer bazı adımların atılmaması mümkün değil. Şimdi buradan tabii Gürcan Bey’e seslenmiş oluyoruz, bunun da çalışmasını mesai arkadaşlarıyla yapacaktır diye düşünüyorum.”

“VATANDAŞLARIMIZ DA SEÇİMLERİN ÖNEMİNİ KAVRADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizce bu seçim kritik bir seçim mi? Bu seçimi diğerlerinden ayıran ve kritik yapan fark nedir?” sorusu üzerine, parti olarak 21 yılda girdikleri 15 seçimin hepsini kritik ve önemli gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı seçiminde karşısında bulunan Kılıçdaroğlu’nun bu seçimlerin tamamında mağlup olduğunu, tüm bu yenilgilere rağmen doymayıp yine devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yenilgilerin bazılarını çizgiye getirmediğini gördüklerini aktardı.

“Şimdi 14 Mayıs seçimleri, bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuza ulaşmamız için hayati önemde. Bizim şu anda rakiplerimizden kaynaklanan bir şey yok, yani önemi oradan gelmiyor, önemi Türkiye Yüzyılı’ndan geliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılda elde ettiği kazanımları, yapılan dev eserleri, getirilen hizmetleri heba etmek, yok etmek isteyen bir güruh bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kim bu? Bu muhalefet. Hiçbir ideali, vizyonu, hedefi olmayan bu güruhun tek vaadi Türkiye vizyonumuzu hayata geçirmemize engel olmak. Önümüzdeki seçimin farkı ve önemi işte buradan geliyor. İnanıyorum ki vatandaşlarımız da bu seçimlerin önemini kavradı” diye konuştu.

“DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR”

Muhalefetin şehir hastanelerine yönelik beyanlarını da eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne diyorlar, işte hastanelerimizle, şehir hastanelerimizle ilgili ‘Kimse gelip de bunlara talip olmasın.’ Kim diyor bunu? Karşımızdaki aday. Hatta daha da ileri gidiyor, ‘Yani bunlar alacaklarını dahi tahsil edemezler.’ diyor. Devlette devamlılık esastır. Bu ifadeyi bir cumhurbaşkanı adayı nasıl kullanır? Seversin sevmezsin bu ayrı konu. Ama böyle bir alacağı varsa ihaleye girmiş almış bunu belli bir yere kadar getirmiş, tabii ki bunun ödemesini yapacaksın. Bir ülkenin güvenilirliği nereden gelir? İşte buradan gelir. Güvenilir olması için de Ahmet gitmiş, Mehmet gelmiş. Mehmet geldiyse ne yapacak, Ahmet’in bıraktığı yerden devam edecek. Ama bunlar bakıyorsun, ana muhalefet de yanındaki hanım da ‘Biz bunları ödemeyiz.’ diyor. Diyemezsin bunu. Ben buradan halkıma sesleniyorum, yani devletin devamlılığına leke sürecek, tüm dünyada ülkemizin itibarını zedeleyecek olanlara fırsat vermeyeceğinize inanıyorum.”

“HUKUK DEVLETİNİN AHLAKİ ANLAYIŞINA UYGUN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimin kritik olmasının nedenlerinden birinin, millî güvenlik olup olmadığının sorulması üzerine, “Millî güvenlik noktasında dediklerinize katılıyorum. Çünkü ne diyorlar, terörist başını bırakacaklarmış, Selo’yu bırakacaklarmış. Bu ülke bir hukuk devleti. FETÖ’nün içerideki uzantılarını bırakacaklarmış, KHK’dan suçları olanlar bırakılacakmış. Bu hukuk devletinin hukukiliği nerede? Bunu nasıl diyebilirsin?” değerlendirmesinde bulundu.

“Zaten sosyal medyada sürekli bir genel af isteği gündeme getiriliyor” hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunların hepsi oy saikiyle yapılan şeylerdir. Yani ‘Biz gelirsek işte bunları serbest bırakacağız, onun için oylar bize.’ Bunu karşımızdaki şahıs kaç kere Meclis kürsüsünden haykırdı, söyledi. Ama biz hukuk devletinin içerisinde bunu oya tahvil etmek için bu tür vaatlerde bulunamayız. Bu hukuk devletinin ahlaki anlayışına uygun değildir” diye konuştu.

“Siz genel af düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı adaylığını genel af üzerine bina etmediğini belirterek, şöyle devam etti: “Ama bay bay Kemal buralardan ne elde ederim bunun gayreti içerisinde. Ülkeyi terör örgütlerine teslim etmeye gayret ediyorlar. Diyarbakır’da 51 yavrumuzun ölümüne neden olan Selo değil mi? Şimdi bu 51 yavrumuz, bunlar Kürt kardeşlerimiz, evlatlarımız değil miydi? Zaten Selo’nun kendisi aslında Kürt değil, Zaza’dır. Ama ne yapıyor, Kürt evlatlarımızın da ölümü üzerinden kendisine bir rant devşirmeye çalışıyor. Sokağa döktü ve 51 Kürt yavrumuz öldürüldü. Hatta araçla üzerinden çiğneyerek geçtiler. Bütün bu gerçekler ortadayken maalesef şu anda bakıyorsunuz bay bay Kemal de Meral Hanım da diğerleri de bunları dışarı çıkarmak için bu tür vaatlerde bulunuyorlar. Aynı şekilde FETÖ ile ilgili vaatleri de var. Nitekim şu anda listelerine de zaten bu tür isimleri de koydular, koyuyorlar.”

Başbakanlık yaptığı hükûmetlerde görev alan bazı isimlerin, CHP’nin milletvekili adayı listelerinde bulunmasıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce bunların söylediği bu sözler ve şimdi o denli hakaret eden, bırak bakan olmayı, ‘Milletvekili dahi olamaz’ dedikleri kişiyi şimdi ne yaptılar? Listelerinde en uygun yerlere koydular. Aynı şekilde diğer birkaç kişi için de bu tür ifadeleri var. Ama şimdi en uygun yerlere yerleştirdiler. Şimdi bunlar diyelim ki bize ihanet ettiyse, şimdi demek ki ihanet sırası onlarda. Onlara da gereken ihaneti yapacaklardır. Yani onlardan farklı bir şey bekleyemezsiniz. Bizim de onlardan zaten beklediğimiz bir şey olmadığı gibi de yani gitmek isteyene zorla ‘Dur’ demedik, demeyiz ve kapıyı açtık. Çünkü bunlar dış mihrakların siparişiyle bir araya gelen kuklalar” ifadelerini kullandı.

“AİLE KURUMUNA ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler Türkiye’yi terk ediyor, Türkiye’de durmak istemiyor” şeklindeki yorumların anımsatılması üzerine bunların hepsinin yalan olduğunu söyledi.

Seçilme yaşını 18’e indirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde adaylarından bir veya ikisinin 18, birisinin de 19 yaşında olduğunu ve 30 yaş altı 25 adaya listelerde yer verdiklerini anlattı.

Gençlerle ilgili projelerinin hazır olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kamuya işe alımlarda, sınavlardaki başarı sıralamasını esas alarak bu konudaki tereddütleri de gideriyoruz. Aslında pek çok alanda işe alımlarda bu yöntemi zaten şu anda uyguluyoruz. Her yıl on binlerce gencimiz ve engellimiz bu şekilde işe başlıyor. Mülakatların sebebi de kurumların ihtiyaçlarına en uygun insan kaynağına erişme gayesidir. Gereksiz tartışmaların içine düşmemek ve gençlerimizin kafasında herhangi bir soru işareti bırakmamak için zorunlu bazı alanlar dışında başarı sıralamasıyla işe alımı esas hâline getireceğiz. Üniversite öğrencilerimizin aldıkları ilk bilgisayar ve cep telefonundan vergiyi kaldırıyoruz. Aile kurumuna özel önem veriyoruz. Bunun için de gençlerimizi aile kurmaya teşvik ediyoruz. Yeni evlenen çiftlere 2 yılı geri ödemesiz 48 ay vadeli 150 bin lira faizsiz evlilik kredisi vereceğiz. Bunun için ‘Aile ve Gençlik Bankası’ kuracağız. Kaynağı soracaklar ya, keşfini yaptığımız doğal gaz ve petrol gelirleriyle kurulacak bu banka ile gençlerimizi her alanda destekleyeceğiz.”

“KENDİ İŞİNİ KURMAK İSTEYEN GENÇLERİMİZİN HİBE VE TEŞVİK PROGRAMLARIYLA YANLARINDA OLACAĞIZ”

Bunun örneğini Norveç’in yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kendi işini kurmak isteyen gençlerimizin hibe ve teşvik programlarıyla yanlarında olacağız. Gençlerimiz hayal kursunlar, onların hayallerini gerçekleştirecek iktidar görevi başında. Bu Cumhur İttifakı’dır. Şartların zorluğu, imkânların kıtlığı onları korkutmasın. Biz her şart altında gençlerimizin yanındayız, destekçileriyiz. Ben uygulamanın başında olan bir insan olarak konuşuyorum. Karşımdaki bay bay Kemal’in uygulamada yeri neresi? Onun yeri geçmişte biliyorsunuz SSK idi. SSK’yi ne hale getirdiğini rahmetli Savaş Ay hayatta olsa da tekrar anlatsa. Ne hale getirdi SSK’yi biliyorsunuz? Onun batırdığı, bitirdiği felaket olan o SSK’yi biz tamamıyla ele aldıktan sonra bütün hastanelerimiz pırıl pırıl oldu, şehir hastaneleriyle ayrı bir devrim yaptık, eğitim hastaneleriyle ayrı bir devrim yaptık ve şu anda dünya bizim bu hastanelerimizi gördüğü zaman diyorlar ki ‘Gerçekten takdire şayansınız’. Hatta birçok ülke üst düzey kendi hastalarını bize gönderiyor. Şu anda Ankara’da mesela bizim gerek Etlik gerek Bilkent, bu iki tane şehir hastanemiz muhteşem. Her ikisinin de şu anda yatak sayısı itibarıyla olsun, odalarıyla olsun örnek bir durumları var.”

“ŞEHİR HASTANELERİMİZİ YAYGINLAŞTIRACAĞIZ”

İstanbul’da Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi, Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi ve Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesinin bulunmaması hâlinde Kovid-19 salgınında işlerin zor olabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Türkiye’nin 19 ayrı yerinde şehir hastanesi olduğunu belirtti ve “Her büyükşehre bir defa bir tane şehir hastanesini kuracağız. Cumartesi günü inşallah Kocaeli Şehir Hastanesini açıyoruz. Şu anda hasta alımına başladı. Ardından İzmir hazır şu anda, İzmir’i açacağız. Bütün bunlarla beraber bu şehir hastanelerimizi de yaygınlaştıracağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini yap-işlet-devret modeliyle yaptıklarına işaret ederek, ayrıca şehir hastanelerinin alt segmenti olan eğitim hastaneleri de olduğunu ifade etti.

“Kamuya alımlarda mülakatı kaldıracağınızı açıkladınız. Bu ne zaman başlayacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda tabii ki bugün, yarın denilmez. Ne zaman? Seçim bitecek. Seçimden sonra inşallah yeni dönemde, yeni planlamayla bunun adımlarını atmış olacağız. Burada zaten biz bu ülkeyi yine gençlerimizle büyütüp kalkındıracağımıza göre bir kez daha buradan söylüyorum, biz gençlerin çağının âdeta misafiriyiz” cevabını verdi.

“AMACIMIZ AİLE YAPIMIZI, AİLE BİRLİKTELİĞİNİ VE EVLATLARIMIZI KORUMAK”

“Aile Koruma Kalkanı” ile ev hanımlarının emekli olmasının yolunun nasıl açılacağı sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile Koruma Kalkanı programının, aileyi güçlendirmeye yönelik yenilikçi mekanizmalarından sadece biri olduğunu ve programın ilk aşamalarını zaten başlattıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programı daha kapsamlı şekilde genişleteceklerini belirterek, şöyle konuştu: “Programın yeniliklerinden biri, ev hanımlarının emekliliğine destek vermek olacak. Gençler öncelikli olmak üzere her aileden en az bir kişiye iş imkânı sunacağız. Yani şimdi ben en az 3 çocuk diyorum. Bu demektir ki ailelerde de çocuk sayısı artacak. Onların bir de geleceğini ne yapmamız lazım? Teminat altına almamız lazım. Dolayısıyla eğitiminden istihdamına, evliliğinden çocuk bakımına kadar her alanda ailelere maddi katkı vereceğiz. Amacımız aile yapımızı, aile birlikteliğini ve evlatlarımızı korumak. Ev hanımlarına yönelik bu tür yine aynı şekilde planlarımız var. Ev hanımlarının sigortalılığı konusunda da atacağımız adımlar olacak. Ev hanımlarının emeklilik primlerinin bir kısmını devlet olarak biz ödeyeceğiz.”

“AİLE YAPIMIZI, KADINLARI VE ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK İÇİN HER TÜRLÜ MÜCADELEYİ SONUNA KADAR VERECEĞİZ”

“6284 sayılı kanundan geri adım yok değil mi? sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Aile, bir defa bizim kutsalımız, değerimiz. Bu kurumun korunması önceliğimiz. Anayasal değişiklik bile yapacak kadar bu konuya sahip çıkıyoruz. Aile yapımızı, kadınları ve çocuklarımızı korumak için her türlü mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Bu alandaki kazanımlardan geri gitmek mümkün değil. Bizim mücadelemiz, ailenin ve kadınların haklarından geriye gidiş olarak gördüğümüz sapkın akımlardır. Yani LGBT gibi sapkın akımların ülkemizde varlık göstermesine, milletimize dayatılmasına izin vermeyeceğiz. Biz bunları yaparken bay bay Kemal sadece yalanlarla kadınları kandırmaya, milleti aldatmaya çalışıyor. Özellikle Kemal efendi kadın haklarını savunmaya önce kendi parti teşkilatlarında tacize, tecavüze uğrayan kadınların haklarını savunmakla başlayabilir. Şu anda kaç tane acaba bayan milletvekili adayı var? Bir araştırın bunu da, bakın bakalım. AK Parti’nin kadın milletvekili sayısıyla mukayesesi kabil mi? Tacizci, tecavüzcü CHP teşkilatından olunca bunların ağzını bıçak bile açmıyor. Partisindeki taciz, tecavüz olaylarını örtmek için gösterdikleri çabanın onda birini kadın hakları için göstermeyenler, bu konuda bize zaten söz söyleyemez.”

“HAKSIZ YERE BELEDİYELERDEN ATILMIŞ VATANDAŞLARIMIZI GÖREVE GETİRMEYİ ANCAK BİZ BAŞARIRIZ”

2019’daki yerel seçimlerden sonra belediyelerden atılan sözleşmeli çalışanların durumuna ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede çözülmedik hiçbir sorun bırakmadıklarını ve bundan sonra da bırakmayacaklarını söyleyerek, “Haksız yere belediyelerden atılmış vatandaşlarımızı göreve getirmeyi ancak biz başarırız. Çünkü biz onlara yapılan bu zulme hiçbir zaman duyarsız kalmadık, bundan sonra da kalmayacağız” ifadelerini kullandı.

Muhalefet belediyelerinin, kimsenin işten çıkarılmayacağını belirtmelerine rağmen insanların işten atıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Günlerce, haftalarca gittiler belediyelerin önünde gösteriler yaptılar. Bunlar tekrar işe alındı mı? Bay bay Kemal bunları görmedi mi? Televizyon ekranlarında bunların hepsini izledik. İşten atılan vatandaşlarım, bunların çoluğu çocuğu haftalarca aylarca aç susuz kaldılar. Bunların bir kısmını devlette işe aldık. Ama bunları yeniden belediyelerde işe almadılar. İktidarımızda bu işin çözümünü yine biz getireceğiz. 2024 seçimi de geliyor ve bu yerel seçimde de bu ülkede bütün mağdurlar gibi CHP mağdurlarının da kimsesi biz olacağız.”

“TCG ANADOLU’YU ORDUMUZA TESLİM ETTİK”

TCG Anadolu Gemisine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde projelerin hiç bitmeyeceğini söyledi.

Türkiye’nin hayallerini gerçekleştirecek adımları atmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün olay araç gereç meselesi değil, bunları tetikleyen bunları güçlendiren mühimmat konusudur. Şimdi aracı yaparsınız girişi yaparsınız ama mühimmatınız yoksa tabii aracın olması hiçbir işe yaramaz. Ama bütünüyle bunların mühimmatını da yaparsanız bunu da üretimini gerçekleştirirseniz o zaman tabii karşı tarafa güç gösterisinde çok daha rahat bulunursunuz. Biz başardıklarımızı ‘yapılamaz, edilemez’ diyenlere inat başardık” diye konuştu.

TCG Anadolu Gemisi ile ilgili ağır hakaretlerin yapıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TCG Anadolu’yu şu anda ordumuza teslim ettik. Gezdim, gördüm. Şu anda insansız hava araçları üzerinde ve bu insansız savaşların dışında helikopterler üzerinde. Bütün bunlar buradan iniş kalkış her şeyi yapabilecekler. Bunlar bizim dünya standardında çok daha farklı bir yere gelmemizi sağladı” değerlendirmesinde bulundu.

“YENİ BİR ADIM DAHA ATIYORUZ”

TCG Anadolu’nun Türkiye’yi denizlerde çok güçlü bir noktaya taşıyacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir adım daha atıyoruz, görüşmeleri yapıyoruz. Bunun bir misli büyüğünü daha inşa edeceğiz. Bu bizim kendi tersanemizde üretildi” dedi.

TCG Anadolu ile dünyanın her köşesinde askerî ve insani operasyon yapılacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Egemenliğimiz için bundan daha önemli ne olabilir? Yani sen Akdeniz’e bununla çok daha rahat açılacaksın. Mavi Vatan aynı şekilde. Bunlar anlardan da anlamazdan da konuşuyorlar. Gurur duy ya” açıklamasını yaptı.

Savunma sanayiinde üretilen araç gereçlerin gelecek nesillere kalacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben gurur duyuyorum. Yapanlarla gurur duyuyorum, Allah rahmet etsin Özdemir abimizle oğullarıyla gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

İHA, SİHA, Akıncı ve Kızılelma’nın üretim sürecine ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adamlar bununla iftihar etmiyor. Niye? Erdoğan’ın döneminde yapıldı diye. Ya siz yapın, biz de sizi alkışlayalım. Bugün CHP’nin elindeki büyükşehir belediyelerinde acaba Türkiye’nin iftihar edeceği eserleri var mı? Yok. ‘Ya şunu da biz yaptık’ diyebilecek eserleri var mı? Yani tutun şöyle köprülerden viyadüklere varıncaya kadar var mı? Ya biz Marmaray’ı yaptık, onun önünü kesmeye çalıştılar. Avrasya Tünelini yaptık, onun önünü kesmeye çalıştılar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık, onun önünü kesmeye çalıştılar. Tabi başaramadılar. Çünkü biz buna fırsat vermedik” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ

Bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin uygulamadaki başarısını son 5 yılda güçlenen ekonomik istikrarda gördüklerini belirtti.

Afetlere müdahalede, terörle mücadelede ve birçok alanda önemli adımları yeni sistem sayesinde atabildiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette sistem gerektiğinde dönüşüme, değişime, restore etmeye açık. Aksayan ya da eksik kalan yerlerini hızla tamamlamak da bizim görevimiz. İlk dönemdeki tecrübelerimizin ışığında sistemi daha ileriye taşıyacak adımları atmakta tereddüt etmeyeceğiz. Çünkü bu dinamik bir süreç” şeklinde konuştu.

Sistemdeki revizyonun, “yasamanın güçlendirilmesi, belirli sayıda vatandaşın kanun teklifi verebilmesi ve Anayasa Mahkemesine iptal için başvuruda bulunabilmesi, partilerin kapatılmasının Meclis iznine bağlanması” gibi konuları içerip içermediğine yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların hiçbirisi aslında bizim hükûmet sistemimizle ilgili değil. Aslında bunlar bizim demokratik reform önerilerimiz ve bu demokratik reform önerilerimizi aynı zamanda da biz toplumun, sivil toplum kuruluşlarıyla da görüşerek, bu alanda söz sahibi olan bütün akademisyenlerimizle de görüşerek bu adımları atma fırsatını bulacağız. Bunun için de geniş alanımız var” diye konuştu.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN MEDET UMAR HÂLE GELDİLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütleri FETÖ ve PKK’nın bu seçime ilişkin sürekli açıklamalar yapması ve sizin karşınızdaki adaya destek çağrılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şöyle cevapladı: “Eskiden beri HDP’yi terör örgütünün parlamentodaki uzantısı olarak gördüğümüzü ve ‘HDP eşittir PKK’ demek olduğunu söyledik, söylüyoruz. Tabii şu anda terör örgütüne müzahir parti cumhurbaşkanı adayı çıkarmayarak masadaki yedinci ortak olduğunu ilan etti. Dolayısıyla artık terör örgütü de o masanın ortağıdır. Masada söz sahibi olan bir örgüt elbette oranın geleceğiyle ilgili açıklama yapacaktır, argo bir tabir olacak ama racon kesecektir. Terör örgütleri bu açıklamaları yaparken acaba CHP ne yapıyor? Kandil’den terör örgütüne destek gelirken, terör örgütünün parlamentodaki uzantısına destek gelirken acaba CHP yöneticilerinden birinin de çıkıp adıyla sanıyla ifade ederek PKK’yı, YPG’yi, HDP’yi eleştirdiğini gördünüz mü? Hayır. CHP’den bir ses çıktı mı? Hayır. Masanın etrafındakilerden bir ses çıktı mı? Hayır. Halka kendilerini kabul ettiremeyince terör örgütlerinden medet umar hâle geldiler. Terör örgütüdür, kiralık katildir, kullanışlı aparattır, kim parasını verirse onun emrine girer. Ama siyasi partilerin terör örgütlerinin kucağına düşmesi utanç vericidir. Kandil’den destek alacaksın ve 14 Mayıs seçimine hazırlanacaksın, milletim bu oyunu bozar. Ne bu ülkeyi bu çapsız muhalefetin eline bırakır ne de terör örgütlerini söz sahibi eder. İnanıyorum ki 14 Mayıs’tan sonra CHP’ye gönül vermiş gerçek vatansever vatandaşlarım da partilerini terörist sevicilerin elinden kurtaracak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öcalan’a özgürlük söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine, “Bunu AK Parti olarak bize soruyorsanız böyle bir şey olamaz. Ama şu anda ana muhalefete sorarsanız ana muhalefet olabileceğini zaten açıkladı. Hem terörist başı ile ilgili açıkladılar hem de Selo’yla ilgili açıkladılar. Bizim kitabımızda böyle bir şey yok. Yani bunca insanı öldüreceksin, bunca insanın kanına gireceksin, ondan sonra da kalkıp buna özgürlük diyeceksin, böyle bir şey olabilir mi?” diye konuştu.

“YENİ BİR SÜRECİ GÜÇLÜ BİR PARLAMENTOYLA MİLLETİMLE BERABER YÜRÜTECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütlerinin elebaşlarının ‘Erdoğan’ın gitmesi lazım. Bizim açımızdan çok önemli bu. Tarihî bir seçim. Cumhur İttifakı ortadan kalksın, Erdoğan gitsin’ şeklinde açıklamalar yaptığı” ifade edilerek, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Siz kimsiniz? Siz teröristsiniz. Erdoğan’la mücadele veriyoruz ama size ne oluyor?’ demesini bekliyoruz mesela. Oradan da ‘Biz terör örgütü şeflerini muhatap almayız’ deniliyor. Bu yaklaşım hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine şunları söyledi: “HDP’ye ve dolayısıyla PKK’ya neler vaat ettikleri tek tek ortaya dökülüyor. Niçin gidip parlamentoda görüştüler de parti merkezlerine gidemediler. Çünkü partiye gittikleri zaman bir açıklama yapmaları lazım. Bu açıklamayı yapmadıkları gibi parlamentoda bu işi kapalı kapılar arkasında ne söylediler? Mesela içlerinden üst düzeyde bir yönetici yok ama bir kadın çıktı garip garip şeyler söyledi. Örneğin, Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracaklarmış, bunun yerine işte inanç, bilmem ne… Şimdi bunu özel görüşmelerinde orada bunları görüşmüşler. Kadın bu açıklamayı yapıyor. CHP olarak bununla ilgili; ‘Hayır bizim böyle bir düşüncemiz yok. Biz Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıramayız.’ demedi. Bütün bunlarla ‘Din ve ahlak dersleriyle alakalı olumsuz bir yaklaşımları var’ diyemedi. PKK, HDP ne derse onu yapmaya amade bir bay bay Kemal var şu anda. Onun için terör örgütünün dağ kadrosundan bile yedili masaya, bay bay Kemal’e destek açıklamaları yapıldı. Bu ifadelerini okuttuğunuz kişi geçmişte CHP’ye alenen söven, hakaret eden kişidir. İşte bay bay Kemal böyle biri. O sadece partisindeki tecavüzcüleri, tacizcileri korumayı bilir. PKK’ya, FETÖ’ye, terör örgütlerine umut verir, başka çaresi yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bakalım bay bay Kemal’e. Allah aşkına ya ne başarısı var bu adamın? Genel müdürlük yaptığı SSK’yı batırmış, genel başkanı olduğu partiye tek bir seçim kazandıramamış. Aldıkları birkaç belediye, orada da işlerin yürümediğini cümle âlem biliyor. Böyle bir partinin ülkeyi terör örgütüne teslim etme pahasına iktidara gelme ihtirası bir defa trajikomiktir. 14 Mayıs’ta sevgili vatandaşlarımdan, milletimden bunlara yol vermeyeceğini görüyorum. El ele vereceğiz ve inşallah yeni bir süreci güçlü bir parlamentoyla milletimle beraber yürüteceğiz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “HDP’li Sırrı Sakık, Sayın Kılıçdaroğlu’na bir çağrı yaptı. ‘Kapalı kapılar ardında verilen sözlerin kamuoyuna deklare edilmesi gerekir’ dedi. Bu söze henüz bir cevap gelmedi. Siz kapalı kapılar ardında bir pazarlık yapıldığını düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Kesinlikle orada bir pazarlık yapıldı ve bunu kendi partilisi dahi bilmiyor. Hadi açıklayın. Niye açıklamıyorsunuz? Açıklayamadılar. Açıklayamazlar. Çünkü açıkladıkları anda taşlar yere dökülecek. Teröristlere umut verenlere ben inanıyorum ki benim milletim de iktidarı vermeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gazeteci olsaydı 14 Mayıs seçimine ilişkin nasıl manşet atacağı” sorusuna, “Türkiye Yüzyılı başlıyor” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Malatya’yı, cumartesi Kocaeli’yi, pazar günü ise Şanlıurfa’yı ziyaret edeceğini belirterek, “Durmak yok, yola devam” dedi.

DİPLOMAT

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

Okumaya Devam edin

DÜNYA

“Kamboçya’yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Özellikle son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya’yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kamboçya Başbakanı Hun Manet, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin, iki ülke arasındaki anlaşma imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Kamboçya Başbakanı Manet’i ve heyetini İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya’yı Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum” diye konuştu.

Kamboçya Başbakanı Manet ile ikili ve heyetler arası görüşmelerinde iki ülke ilişkilerini etraflıca değerlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2018 yılında dönemin başbakanı olarak ülkemizi ziyaret eden Sayın Hun Sen ile ticaretimizi 1 milyar dolara çıkarmayı kararlaştırmıştık. Bu hedefe ulaşmak için çabalarımız hâlen devam ediyor. Bu sabah gerçekleştirilen Türkiye-Kamboçya İş Forumu’nun iş çevrelerimiz arasındaki temasların güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE BURSLARI PROGRAMIYLA KAMBOÇYALI ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNE DESTEK OLUYORUZ”

Kamboçya Başbakanı Manet ile ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayii, enerji, eğitim ve kültür alanlarındaki iş birliklerini istişare ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya’nın savunma sanayii ürünlerine yönelik ilgisinden memnun olduklarını söyledi.

Bu alanda ciddi bir potansiyele sahip olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendileriyle iş birliğimizi inşallah geliştireceğiz. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsünün Kamboçya’da gerçekleştirdiği projeler beşeri münasebetlerimizin ilerlemesine büyük katkılar sağlıyor. Türkiye Bursları programıyla Kamboçyalı öğrencilerin eğitimine destek oluyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya ile ikili iş birliklerinin, küresel barış, istikrar ve refahın tesisine de hizmet ettiğinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Kamboçya’nın Gazze Barış Kuruluna kurucu üye olarak katılması son derece memnuniyet vericidir. Kendilerinin Filistin’de iki devletli çözüm temelindeki çalışmalara katkılarının süreceğine inanıyorum. Kamboçya’nın Tayland ile yaşadığı sınır ihtilafının uluslararası hukuk temelinde diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesini temenni ediyoruz. Yaşanan çatışmalardan etkilenen sivil halka destek olmayı sürdürüyoruz. Kamboçya makamlarıyla iş birliği içerisinde bugüne kadar 3 bini aşkın kişiye yardım ulaştırdık. İnsani yardımlarımıza devam edeceğiz.”

İstişarelerinin ve aldıkları kararların hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet’e ve heyetine Türkiye’yi ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ederek, dost Kamboçya halkına en kalbi selamlarını gönderdiğini söyledi.

KAMBOÇYA BAŞBAKANI MANET: “TÜRKİYE’NİN BARIŞ VE İSTİKRARIN TESİSİNE YÖNELİK ULUSLARARASI ÇABALARA YAPICI KATILIMI ÖVGÜYE DEĞER”

Türkiye’yi, etkileyici kalkınması, güçlenen millî kimliği ve stratejik özerkliği ile bölgesel ve küresel meselelerde giderek daha belirleyici hâle gelen rolü dolayısıyla takdir eden Kamboçya Başbakanı Manet, “Türkiye’nin Orta Doğu da dâhil olmak üzere barış ve istikrarın tesisine yönelik uluslararası çabalara proaktif ve yapıcı katılımı övgüye değerdir” diye konuştu.

Kamboçya’nın ve Türkiye’nin 60 yılı aşkın süredir dostane ilişkilerini ve verimli bir iş birliğini sürdürdüğünü anlatan Kamboçya Başbakanı Manet, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerin mevcut durumunu, ortak öncelikli konuları ve iş birliklerinin gelecekteki yönelimleri üzerine kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Kamboçya Başbakanı Manet, şöyle devam etti: “Siyasi, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğimizi güçlendirmeye yönelik somut adımları attık. Nitekim bugün çerçeve askerî anlaşma imzaladık ve bu yönde son derece önemli bir adım atmış olduk. Aynı zamanda ikili ticaretin genişletilmesi, yatırımların kolaylaştırılması ve özel sektör ortaklıklarının güçlendirilmesi yönünde kayda değer bir potansiyel bulunduğunu da teyit ettik.”

Kamboçya Başbakanı Manet, şunları kaydetti: “Kalkınma iş birliği alanında altyapı geliştirme, kadının güçlendirilmesi ve Kamboçyalı Müslüman kadınlara yönelik kapasite geliştirme girişimleri de dâhil olmak üzere Kamboçya’nın sosyoekonomik ilerlemesini sağladığı çok değerli katkılarından dolayı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansına (TİKA) en içten takdirlerimi sunuyorum. TİKA’nın insan kaynaklarımızın ve becerilerimizin geliştirmesine yönelik desteğini sürdürmesini temenni ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde Birleşmiş Milletler, ASEAN ile diğer bölgesel ve uluslararası platformlar aracılığıyla birlikte çalışmanın gerekliliğini vurguladıklarını aktaran Kamboçya Başbakanı Manet, Türkiye’yi ASEAN diyalog ortağı olması dolayısıyla tebrik ederek, ülkesinin bölgesel entegrasyona, bağlantısallığa ve ortak refaha katkı sağlayacak şekilde ASEAN ve Türkiye arasında somut iş birliğinin daha da güçlenmesini dört gözle beklediğini söyledi.

Türkiye ile Kamboçya arasında “Askerî Çerçeve Anlaşması” imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kamboçya Başbakanı Manet’in huzurunda imzalanan anlaşmaya, Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kamboçya adına Millî Savunma Bakan Yardımcısı Prak Sovanna imza koydu.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet ile görüştü

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Kamboçya Başbakanı Manet’i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde resmî törenle karşıladı. Birbirlerine heyetlerini tanıtan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kamboçya Başbakanı Manet, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmeye geçti.

Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.

Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM’e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası’nın “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.

Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.

“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, “İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir” diye konuştu.

Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin ‘teknokrasi’, kimilerinin ‘teknofaşizm’ adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası’nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.

“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115’E ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, “Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115’e ulaştı. 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık” diye konuştu.

Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız” ifadelerini kullandı.

Nisan ayında Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30’la da Türkiye’nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık” dedi.

“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”

Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.”

Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik” diye konuştu.

“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: “Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA’larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.”

“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.

“17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM’ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.”

“FON MESELESİ ÜZERİNDEN TOPYEKÛN SERMAYE PİYASALARIMIZIN KRİMİNALİZE EDİLMESİNİ HOŞ KARŞILAYAMAYIZ”

Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır.”

“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, “Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz” dedi.

Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Nijerya Büyükelçisi Saidu Usman Nasamu Dakingari Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Nijerya büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Büyükelçisi Saidu Usman Nasamu Dakingari’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Dakingari, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

El Salvador büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Grande, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Hollanda Büyükelçisi Alle Dorhout Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Avatar

Published

on

Hollanda büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hollanda Büyükelçisi Alle Dorhout’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Dorhout, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Nisan 2023
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT20 saat önce

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

DİPLOMAT2 gün önce

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 gün önce

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

DÜNYA7 gün önce

“Kamboçya’yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum”

DİPLOMAT7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet ile görüştü

DİPLOMAT1 hafta önce

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

DİPLOMAT1 hafta önce

Nijerya Büyükelçisi Saidu Usman Nasamu Dakingari Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

Hollanda Büyükelçisi Alle Dorhout Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

Mali Büyükelçisi Oumarou Maiga Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

Hindistan Büyükelçisi Rudra Gaurav Shresth Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

ADALET2 hafta önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

ADALET4 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

ADALET1 ay önce

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

DİPLOMAT1 ay önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DİPLOMAT1 ay önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DİPLOMAT1 ay önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DİPLOMAT1 ay önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DİPLOMAT1 ay önce

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DİPLOMAT2 ay önce

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘Küresel İş Ortağı’ Oldu

DİPLOMAT2 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DÜNYA2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

ADALET2 hafta önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

DİPLOMAT1 hafta önce

Hollanda Büyükelçisi Alle Dorhout Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

ADALET4 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

DİPLOMAT1 hafta önce

Mali Büyükelçisi Oumarou Maiga Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

El Salvador Büyükelçisi Eduardo Alfonso G. Grande Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

Hindistan Büyükelçisi Rudra Gaurav Shresth Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

DİPLOMAT1 hafta önce

Nijerya Büyükelçisi Saidu Usman Nasamu Dakingari Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

DİPLOMAT7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Manet ile görüştü

DÜNYA7 gün önce

“Kamboçya’yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum”

DİPLOMAT4 gün önce

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

DİPLOMAT2 gün önce

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT20 saat önce

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge