Diplomat -Dünya

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi büyüttük, güçlendirdik, milletimizi güvenli, huzurlu bir hayata kavuşturduk”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul mitinginde yaptığı konuşmada, “Tek tek anlatsak günlerce bitmeyecek eser ve hizmetle ülkemizi büyüttük, güçlendirdik, milletimizi güvenli, huzurlu bir hayata kavuşturduk” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen Büyük İstanbul Mitingi’nde eşi Emine Erdoğan ile beraber sahneye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da doğduğunu, büyüdüğünü, belediye başkanlığı yaptığını, buradan başbakanlığa ve cumhurbaşkanlığına yürüdüğünü belirterek, bu yürüyüşü vatandaşlarla yaptıklarını, tekrar vatandaşlarla aynı yollarda olduklarını söyledi.

Mitinge katılanları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne muhteşem bir ihtişam. Yollar bir başka zengin, gelemiyorlar. Ve İstanbul bugün haykırıyor. 14 Mayıs’ta birilerini emekliye sevk edeceğiz. Onların kim olduğunu biliyorsunuz, dün Maltepe’deymişler. Evet, şimdi resmî rakamı getirdiler bana, resmî rakam 1 milyon 700 bin” diye konuştu.

“İSTANBUL’U AŞKLA SEVDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte şimdi İstanbul ayağa kalktı. İstanbul, senin her bir sokağını, semtini, mahalleni, tepeni ayrı ayrı selamlıyorum. Bu şehrin her bir insanını ayrı ayrı selamlıyorum. Şairin dediği gibi ‘İstanbul’u sevmezse gönül aşkı ne anlar?’ Sade bir semtini bile sevmenin ömre bedel olduğu İstanbul’u biz de doğumdan bu yana aşkla sevdik. Burada doğduk, burada büyüdük, buranın hizmetkârı olduk. İstanbul’u dünyada saygın bir şehri hâline getirdik. İstanbul sadece kendi sınırlarından orada yaşayanlardan ibaret bir şehir değildir. Ülkemizin diğer 80 vilayetinin tüm ilçeleri ve köyleriyle tamamından gelip burada hayat kuran kardeşlerimiz var. Bunun için İstanbul Türkiye’dir, İstanbul aynı zamanda gönül sınırları Türkiye’yi de aşan bir büyük insan zenginliğinin adıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Kırım’dan Kerkük’e, Batı Trakya’dan Türkistan’a dört bir taraftan özbeöz kardeşlerinin şehri olduğunu, bütün dünya önlerine serilse ve “Yerle gök arasında nerede yaşamak istersiniz?” diye sorulduğu takdirde cevaplarının “İstanbul” olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Aldığımız her nefesinde tarifsiz bir huzur ve mutluluk bulduğumuz tek yer İstanbul’dur. Burası ortasından deniz geçen şehirdir. Burası tarih boyunca insanlığın hep göz bebeği olarak kalmayı başarmış şehirdir. Burası her köşesinde ayrı bir eda ile yükselen camileriyle medeniyetimizin şahikası şehirdir. Burası Fatih’in fethiyle birlikte ebedi vatanımıza kattığımız ve bir daha asla vazgeçmeyeceğimiz şehirdir. Burası kökenine, inancına, meşrebine, hiçbir farklılığına bakmadan herkesi kucaklayıp bağrına basan şehir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un bir başka olduğunu, İstanbul’un bu farklılığının şehre farklı bir şekilde hizmetkâr olmaya sevk ettiğini, kentin şairlerin anlata anlata, ressamların çize çize, şarkıcıların söyleye söyleye bitiremediği şehir olduğunu dile getirdi.

Doğduğu günden bu yana bu şehirde yaşadığı ve 30 yıldır hizmet ettiği için Allah’a şükreden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize İstanbul’daki her bir fertle bu şehrin güzelliklerini paylaşma imkânı veren Rabbime hamt ediyorum. Bize bugün burada sizlerle birlikte olmayı nasip eden Rabbime hamt ediyorum. Bugün burada İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde sevginize, coşkunuza, ahde vefanıza, kadirşinaslığınıza, azminiz ve iradenizle bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nın kendileri için sadece eskiden gelip geçtikleri, seyahatlerini gerçekleştirdikleri bir yer olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşilköy’deki bu alan önceki asrın başlarında ülkemizin havacılık alanındaki teknoloji hamlesinin başladığı ve sonra tek parti CHP’si tarafından bitirildiği yerdir. Maalesef, maalesef bunların bu ülkede dikili taşı yok, dikili ağacı yok. İşte onun için benim milletim 14 Mayıs’ta bunlara gereken cevabı sandıklarda verecektir. Evet, Türkiye sana sen bize emanetsin diyorlar. Kardeşlerim biz vatanımızı böldürtmeyeceğiz, bu terör örgütleriyle beraber gezen dolaşan Kılıçdaroğlu’na biz bu vatanı böldürtmeyeceğiz.”

Vecihi Hürkuş’un gayretlerini gömdükleri Atatürk Havalimanı’na şimdi de TEKNOFEST’i gömmek istediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gömdürmeyeceğiz değil mi? İHA’ları, SİHA’ları, akıncıları evet hep beraber inşallah bunlara gömdürmeyeceğiz ve bir de bunlarla birlikte inşallah savunma sanayinde ülkemizi ayağa kaldıracağız. Burasının bir diğer önemli özelliği de 15 Temmuz destanını İstanbullularla birlikte yazdığımız yerdir. Biliyorsunuz bu kardeşinizi, FETÖ’cüler ailesiyle birlikte öldürmeye geldiler ve gece buraya indik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi gecesi FETÖ’cüler tarafından tankların arasından kaçırılarak Bakırköy Belediyesi’ne gittiğini aktardı.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI DA MİLLETLE BERABER KURACAĞIZ”

Kılıçdaroğlu’nun orada kahvesini yudumladığını ve olanları seyrettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bunda yalan bol. Ne dedi? ‘Benim haberim olsaydı ben de beklerdim.’ Hayatı yalan. Dürüstlük diye bir şey bunda yok. Ama ona ihtiyacımız yoktu, on binler buradaydı. Milletim bizimle beraberdi. Millî iradenin şahlanışı olan 15 Temmuz destanından rahatsızlık duyanlar, buradan her geçtiklerinde adeta aynı hezimeti tekrar yaşıyorlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara şöyle seslendi: “İnşallah onların bu kâbuslarını da hiç bitirmeyeceğiz. Buna hazır mıyız? Gümbür gümbür sandıklara gidiyor muyuz? Bütün yakınlarımızı, dostlarımızı sandıklara götürüyor muyuz? Ben size inanıyorum. Siz İstanbul’sunuz. İstanbul ‘evet’ derse bu iş biter. İstanbul ‘Birilerini emekli edeceğiz’ derse bu iş biter. Benim size inancım tam. Ve biz bugüne kadar sadece milletimizle yol yürüdük. Bugün de milletimizle yol yürüyoruz. Ben size inanıyorum. Size güveniyorum. Eğer siz ‘tamam’ derseniz bu iş bitmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk asrının demokrasi ve kalkınma eksiklerini beraberce telafi ettikleri gibi Türkiye Yüzyılı’nı da milletle beraber kuracaklarını belirterek, şöyle devam etti: “Şimdi buradan öyle bir ses verin ki yürekler titresin, gönüller coşsun, kalplerin atışı hızlansın. Hazır mıyız? Şimdi buradan öyle bir ses verin ki ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından duyulsun. Hani o Avrupa’nın gazeteleri, dergileri var ya onlar şimdi burayı izliyorlar. Acaba Atatürk Havalimanı’nda ne oluyor? İşte burada, cevabı siz vereceksiniz siz. Bu mübarek ülkenin, bu kutlu devletin üzerinde karanlık hesaplar yapanların yüzü düşsün. Öyle bir ses verin ki 14 Mayıs’ta sandıktan çıkacak sonucun müjdecisi olsun. Hazır mıyız? İstanbul, 14 Mayıs’ta fethinden 570 yıl sonra bu şehrin Türkiye Yüzyılı heyecanıyla buluşturuyor muyuz? İstanbul, 14 Mayıs’ta bu ülkenin ve bu şehrin kazanımlarına sahip çıkıyor muyuz? İstanbul, 14 Mayıs’ta evlatlarının geleceğine sahip çıkıyor muyuz? İstanbul, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için ‘Bismillah’ diyor muyuz? İstanbul, 14 Mayıs’ta tercihini doğrudan yana kullanıyor musun?”

Seçim döneminde gittikleri her şehirde havalimanından miting meydanına kadar attıkları her adımda milletin sevgisine ve coşkusuna şahit olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri mitinginde 135 bin, Mersin mitinginde ise 80 bin kişi olduğunu, her şeyden önce yol kenarlarının ve heyecanın muhteşem olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi kararı vermişti. Caddelerdeki, meydanlardaki bu tablo bize, başbakan ve cumhurbaşkanı olarak 21 yıldır hizmet verdiğimiz milletimizle aramızdaki bağın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi” dedi.

“BİZ MİLLETE EFENDİ OLMAYA DEĞİL, HİZMETKÂR OLMAYA GELDİK”

Bir önceki gün Erzurum’da olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dadaşlar bizim otobüsün adeta önünü kestiler, yürütmüyorlar. Fakat alana bir geldik, maşallah, orada da 130 bin kişi. Dadaş bu Dadaş? O yürü demezse yürüyemezsin ve onlarla beraber alana yürüdük. Alandaki coşku yine bir başkaydı” değerlendirmesini yaptı.

Bugün İstanbul’un hepsinden bir başka güzel olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Muhteşem mi muhteşem. İstanbul bugün kendine yakışanı, kendi evladını, ona hizmetkâr olanı çok iyi tanıdığı için biliyor. Buraya, bu kardeşinizi belediye başkanı yaptığınızda İstanbul’un hâli neydi? Susuz. Çöp, çukur, çamur. Buralarda İstanbul’u bu kardeşiniz kurtardı mı? İstanbul’u susuzluktan kurtardık mı? Çöp dağlarından kurtardık mı? Hatırlayın. Ümraniye’de çöp dağları vardı ve çöp dağları patladı, 39 kardeşimiz orada öldü. Ey bay bay Kemal, ya sen bunların hesabını nasıl vereceksin ya? Ya sizin geçmişiniz bozuk, geçmişiniz bozuk. Peki, biz orayı ne yaptık? Spor tesisleriyle donattık. Niye? Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Şimdi oralar spor tesisleriyle donatıldı. Ve İstanbul’un doğal gazı 50 bin eve girmişti. Biz 1 milyon 250 bin eve çıkardık. Biz buyuz, farkımız bu. Şimdi bunu milletimize siz anlatacaksınız. Ne diyor şair? ‘Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.’ Şimdi ben koşuyorum. İnanıyorum ki siz de benimle beraber koşuyorsunuz.”

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER HİZMETE KARA ÇALDILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığından beri bir prensibi olduğunu, yapmayacağı şeyi söylemediğini dile getirdi. Söyledikleri her şeyi de Allah’ın izniyle yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin ve milletin meseleleri konusunda en küçük bir sorumluluk hissetmeyenlerin böyle bir derdi olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, onun için de ülkeye kazandırdıkları her esere takoz koyulduğuna işaret ederek, “Milletimize verdiğimiz her hizmete kara çaldılar. Türkiye’nin her kazanımından rahatsızlık duydular hatta bunu açıkça söylemekten de çekinmediler. Bu hükûmet, dünyanın en doğru şeyini de yapsa ne diyorlar? ‘Biz yine karşı çıkacağız.’ Bunun için biz sözümüzü hep milletimize söylüyoruz. Eser ve hizmet yarışımızı da muhalefetle değil kendi kendimizle yapıyoruz. Şimdi isterseniz ülkemize bugüne kadar kazandırdıklarımızı şöyle kısaca bir hatırlayalım” diye konuştu.

AK Parti’nin 21 yılda ülkeye kazandırdıklarının yer aldığı videonun izlenmesinin ardından sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Gördüğünüz gibi tek tek anlatsak günlerce bitmeyecek eser ve hizmetle ülkemizi güçlendirdi, milletimizi güvenli, huzurlu bir hayata kavuşturduk. Yürümekle bu yol bitmez. Yapacağımız çok şey var. Tabii ki sorunlar da var. Ama önce nereden nereye geldiğimizi görmemiz lazım. Bir ülke düşünün, asırlardır istiklal ve istikbal mücadelesi veriyor. Bir yönetici düşünün, iş başına geldiği günden beri hizmet üretmek için engel üstüne engel aşmak zorunda kalıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine başladığımızda bizi bu şehre hizmetten alıkoymak için neler yaptılar, neler. Biz yılmadık, teslim olmadık, mücadeleyi bırakmadık. Hamdolsun. İstanbul’u sadece CHP’nin çöpünden, çukurundan, çamurundan kurtarmakla kalmadık aynı zamanda bu şehri sahip olduğu avantajları, altyapı ve üstyapı yatırımlarıyla zenginleştirerek, dünyanın gıptayla baktığı bir merkez hâline getirdik. Şimdi ben İstanbul’a soruyorum Haliç ne idi? Kokudan yanından geçilebiliyor muydu?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9,5 kilometre ötedeki Alibeyköy taş ocağına Haliç’in bütün dip çamurlarını pompa sistemiyle naklettiklerinin altını çizerek, orayı şu anda çocuklar için bir oyun parkı hâline getirdiklerini belirtti.

Haliç’in kokudan temizlendiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden mezbahaların olduğu bir yerdi Sütlüce. Oraya Haliç Kongre Merkezi’nin adımını attık. Başlattım, rahmetli Kadir Bey tamamladı. Orada şimdi kongreler yapıyoruz. Nereden, nereye? Böyle bir eser kazandırdık. Boğazın suyunu Haliç’e bağladık. Neyle? Tünel sistemiyle. Bu suyla birlikte Haliç’teki o kirli su temizlendi. Bizden sonra da İstanbul’un başındaki adam maalesef rezil etti. Şimdi de İstanbul’u sel bastığı zaman, bunun gittiği yer belli, ya yurt dışı ya Bodrum. Buralarda hayatı geçiriyor. O da yetmiyor, şimdi de bay bay Kemal ona bir talimat vermiş. ‘Sen niye İstanbul’da duruyorsun, çık Van’a git. Van’da da PKK’lılarla anlaşmışlar. Onların işaretini yapıyorlar. Ya Ekrem, sen Trabzonlusun. İstanbul’a hizmetkâr olmak varken, senin oralarda ne işin var? 2024’te ona da gereken dersi vermeye hazır mıyız?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un bunlardan çok çektiğini belirterek, “Ankara çok çekti, yeter. İzmir çok çekti, yeter Bunların hepsine birden ders verip, bunları emekliye sevk ediyor muyuz?” dedi.

Vesayetin ayak oyunlarını bozan tarihin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesini gerçekleştirdiklerini, vesayeti yendiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu defa da kendimizi PKK ve FETÖ terör örgütlerinin saldırılarıyla darbe teşebbüsleriyle, ülkemizi yıkma girişimleriyle karşı karşıya bulduk” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarında İstanbul’un sokaklarına, “Zulüm 1453’te başladı” yazıldığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Bunlar kim? İşte CHP yandaşları. Bunlar duvarlara yazdılar. Benim Başbakanlık ofisimin karşısına rahmetli anneciğime hakaretler ettiler. Maalesef ne elde ettiler? Bunlar Dolmabahçe’de Atik Valide Camisi’ne bira şişeleriyle girdiler mi? Bira şişeleriyle bizim mabedimizi kirlettiler mi? Loderlerle tüneller açmaya kalktılar. Bedelini ağır ödediler ve ödeyecekler. Öyle mi? Biz girdik, biraları devirdik. Bay bay Kemal istediğin kadar, fıçı dolusu iç, hiçbir şey seni iflah etmez. Benim milletim ayyaşa, sarhoşa kalkıp da meydanı bırakmaz. Yapacağımız çok iş var. Bu yolda yürüyecek çok mesafemiz var. ‘Zulüm 1453’te başladı’ yazanların mesajı açık değil mi? Montaj olduğunu bildikleri hâlde 17-25’te FETÖ ihanet çetesinin kaset kumpaslarına dört elle sarılanların mesajı açık değil mi? 15 Temmuz gecesi millet darbeye direnirken, tankların arasından süzülüp gidenlerin mesajı açık değil mi? Suriye’yi yerle bir eden kan ve ateş çemberini ülkemize taşımak için terör örgütleriyle kol kola girenlerin mesajı açık değil midir? Ekonomik tetikçilerin tuzaklarına, ‘tüketmeyin’ ülke batsın diyerek, destek olanların mesajı açık değil mi?”

“21 YILDA MİLLÎ GELİRİ ÜÇ KAT ARTTIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akdeniz’de yaptığımız sondajlara, Karadeniz’de bulduğumuz gaza, Gabar’da çıkardığımız petrole gönlü razı olmayanların mesajı açık değil mi?” diye sorarak, şöyle konuştu: “Soruyorum size, bunların ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği ve beraberliği, devletimizin gücü ve bekası gibi bir gayesi olabilir mi? Kendi ülkesini gidip dışarıya şikayet edenlerden, bu milletin hayrına herhangi bir düşünce ve eylem sadır olabilir mi? Amerika’da ‘Benzin istasyonuna gittim’ deyip malum restoranda kimlerle görüştün bay bay Kemal söylesene. FETÖ’cülerle ülkemizin savunma sanayinde kat ettiği mesafeyi kendi varlıklarına tehdit olarak görenler, bu toprakların evladı olabilir mi? Şimdi biz tüm bunlara rağmen ülkemize 21 yılda biraz önce özetini seyrettiğimiz eser ve hizmetleri kazandırdık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yılda ülkede millî geliri üç kat artırdıklarını vurgulayarak, “21 yılda nüfusumuza eklen 21 milyona iş ve aş sağladık. Evet, 21 yılda 10,5 milyon yeni konut yaparak ailelerimizi yuvaya kavuşturduk. 21 yılda 14,5 milyon yeni otomobil satışıyla insanlarımızı yeni araçlarının keyfiyle buluşturduk” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ilde açtıkları okullarla, üniversitelerle, hastanelerle yaptıkları yollarla, tünellerle, köprülerle, havalimanlarıyla, tren hatlarıyla milletin tamamının hayat kalitesini yükselttiklerini söyledi.

“ÜLKEMİZİN SAHİP OLDUĞU İMKÂNLARI EN DOĞRU ŞEKİLDE DEĞERLENDİREBİLECEĞİMİZİ BİLİYORUZ”

Bunları yeterli görmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ardı ardına patlayan küresel krizlerin ülkeye yansımalarından kaynaklanan sıkıntıları da bildiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem felaketlerinin üzerine binmesiyle kimi alanlardaki sıkıntıların da arttığının farkında olduklarını kaydederek, şöyle konuştu: “Emin olun konut ve gıda fiyatları başta olmak üzere çarşı, pazardaki hayat pahalılığını yok saymıyoruz. Kimi açgözlülükten, kimi mevsim şartlarından kaynaklanan bu meseleleri yakından takip ediyoruz. Zamanla tüm bunların hâl yoluna girdiğini muhakkak göreceğiz. Ülkemizin ve milletimizin bugüne kadarki her sıkıntısını nasıl çözdüysek, bunların da üstesinden biz geleceğiz. Çünkü biz çözümün eriyiz. Çünkü biz ülkemizin sahip olduğu imkânları en doğru şekilde değerlendirebileceğimizi biliyoruz. Çünkü biz milletimize hizmeti, ibadet mertebesinde gören bir siyaset anlayışına sahibiz.”

Bunun için de 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceklerini, seçim beyannamelerinde yüzlerce ve binlerce başlıkta ifade ettikleri projelerin hepsini de hayata geçireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek döneme yönelik ülkeye kazandırılacak eser ve hizmetlere ilişkin gösterilen videonun ardından konuşmasında şunları söyledi: “Nasıl? 14 Mayıs’ı milat yapmaya hazır mıyız? Görüyorsunuz gümbür gümbür eserlerimizle, her şeyimizle bu yoldayız. Bizde laf yok, icraat var. Bizde kuru söz yok, program var, proje var, taahhüt var. Bunun için 14 Mayıs çok önemli. 14 Mayıs’ta sadece sizin sandığa gitmeniz yetmez. Çevrenizde, seçimdeki tercihi konusunda kafası karışık en az bir eşinizi, dostunuzu, akrabanızı da ikna ederek sandığa götüreceksiniz. Ben size inanıyorum. Siz bunu yaparsınız. Bunu hep birlikte başardığımızda 15 Mayıs’a ‘Türkiye Yüzyılı’ muştusuyla ‘merhaba’ diyeceğiz.”

Şu anda emniyetten bilgileri aldığını, hâlâ herkesin yolda olduğunu ve gelmekte zorlandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atatürk Havalimanı yetmiyor. Bu, bir şeyi gösteriyor. Diyor ki 14 Mayıs’ta biz bu işi Allah’ın izniyle bitireceğiz. Buna var mıyız? Kararlı mıyız? Mesele yok” diye konuştu.

“SÜREKLİ YENİ İMTİHANLARLA SINANAN BİR ÜLKE VE MİLLETİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim biz sürekli yeni imtihanlarla sınanan bir ülke ve milletiz. Yaşadığımız afetler de bu imtihanlardan biridir. Ülkemizde kader bağımız, imkânlarıyla birlikte mihnetlerini de kabullenmemizi gerektiriyor. Biliyorsunuz Türkiye 6 Şubat’ta tarihinin en çok can kaybına ve en ağır yıkımına yol açan bir depremle karşı karşıya kaldı ve çok insanımızı kaybettik. Allah rahmet eylesin. Yaralılarımıza Rabbim şifalar versin” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesinde üç ayda yıkıntıları kaldırdıklarını, yeni konutların inşasına başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta bayramda ilk köy evlerini teslim ettik. 100 bin konteynerin kurulumu bitti, inşa süreci başlayan konut ve köy evi sayısı 142 bini, temeli atılan konut sayısı ise 59 bini buldu. Bay Kemal, sen İzmir milletvekiliydin galiba. Peki, İzmir milletvekili olarak İzmir’de, o afetlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ne yaptı? Yaptığınız bir şey var mı, yok. Yine İzmir’de konutları biz yaptık, biz. Buradan tekrar ben İzmirli kardeşlerime de sesleniyorum, bunlara 14 Mayıs’ta İzmir’de de gereken cevabı dersi vermeye hazır mısınız?” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 319 bini bir yıl içinde teslim edilecek şekilde, 650 bin yeni konutla şehirleri ayağa kaldırmak için harıl harıl çalıştıklarını vurguladı.

Bu vesileyle dün akşam saatlerinde Hatay’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir taraftan deprem, bir taraftan da bu asker uğurlamasında maalesef onların arasına giren kamyonla 12 kardeşimiz şehit oldu. Bunun yanında yaralılar var. Allah şifalar versin” ifadelerini kullandı.

“İNSANLARIMIZIN HER BİRİYLE TEKER TEKER KUCAKLAŞMAK BİZİ YORMAZ”

Son aylarda önceliği hep deprem yaralarının sarılmasına, depremde yıkılan yerlerin ihyasına verdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti: “Bunun için şehirlerimizin bir kısmına çok arzu etmeme rağmen aktarmalı gidiyoruz. İnşallah seçimden sonra hepsini tek tek yeniden gezeceğiz. Sadece Cumhurbaşkanlığımız süresince Cumhur İttifakı olarak buraları ziyaret ettik, ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. İnşallah seçimden sonra İstanbul ve Ankara dışındaki 79 vilayetimizin her birini bir kez daha ziyaret ederek teşekkürlerimizi milletime bizzat ifade edeceğiz. Ülkemizi karış karış gezmek, insanlarımızın her biriyle teker teker kucaklaşmak bizi yormaz. Tam tersine bize güç verir, enerji verir, heyecan verir, daha çok çalışma azmi verir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un her zaman olduğu gibi bu felakette de depremzede kardeşlerine kucak açıp vefasını gösterdiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu depremin ülkemize maliyeti ne biliyor musunuz, 100 milyar doların üzerinde. Kovid salgınından Rusya-Ukrayna savaşına kadar pek çok küresel krizin sonuçlarıyla uğraşan ülkemiz, deprem yükünü de omuzladı. Kur, döviz, faiz sarmalı üzerinden ekonomimizi yıkma tehditleri savuranları da unutmayın. Biz tüm bu sorunlarımızın çözümü için gereken kaynağı küresel tefecilerden borç dilenmede değil, ülkemizin kendi imkânlarında arıyoruz. Şimdi ne diyor bay bay Kemal? 300 milyar dolar Londra’dan alacakmış. Ya bay bay Kemal avucunu yalarsın ya. Senin gibilerine bu tefeciler para vermez. Onlar kime para vereceğini çok iyi bilir. Bunlar var ya bir garipler. Çok enteresan. Biliyorsunuz, bir IMF var. Davos’tayız. O zaman ‘Bebecan’ da benim yanımda. Gittik ve IMF’in başkanına dedim ki ‘Siz alacağınızı bizden tahsil ediyor musunuz?’ ‘Ediyoruz’ dedi. ‘Ama siyaseten gelip Türkiye’yi yönetmek sana düşmez. Türkiye’yi ben yönetirim.’ dedim. O zaman başbakanım. Ne oldu? 2013, IMF’ye olan borcu tamamen bitirdik. Ondan sonra da 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. Sıfırladık, iş bitti. Şimdi bizim IMF ile ilişkimiz yok başka. O zaman Merkez Bankamızın döviz rezervi neydi, 27.5 milyar dolar. Peki, şimdi Merkez Bankamızın döviz rezervi ne? 115 milyar dolar.”

Başbakanlığı döneminde döviz rezervinin bir ara 135 milyar dolara kadar çıktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi yeniden onu da yakalayacaklarını, daha da ileri taşıyacaklarını söyledi.

“YATIRIM ARTARSA İSTİHDAM DA ARTACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben yalnız şunu söyleyeyim. Dünyada herkes faizi yükseltirken biz ne yapıyoruz? Faizi düşürüyoruz. Niye faizi düşürüyoruz? İstiyoruz ki yatırımcı gelsin, yatırımını yapsın ve bankalarımız da öncelikle kamu bankaları bunlara gerekli krediyi versin. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla da inşallah Türkiye’nin rakamları patlasın. Yapar mıyız bunu? Ne kadar yatırım artarsa istihdam da o kadar artacaktır” ifadelerini kullandı.

Son dönemde bu doğrultuda tarihî öneme sahip adımlar attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi Karadeniz gazıyla yüzlerce milyar dolarlık bir kaynağı milletimizin emrine sunduk mu? Gabar petrolüyle onlarca milyar dolarlık bir kaynağı milletimizin emrine sunduk mu? Akkuyu Nükleer Santrali ile Karapınar Güneş Enerjisi Santrali ile barajlarla onlarca milyar dolarlık kaynağı milletimizin emrine sunduk mu? Sonuçlandırdığımız savunma sanayi projelerimizle yine onlarca milyar dolarlık kaynakları milletimizin emrine sunduk mu? Sadece son birkaç ayda açıkladığımız savunma sanayi projelerinin önümüzdeki 10 yılda ihracat potansiyeli 65 milyar doları buluyor. Üretime giren her yeni sanayi tesisi, açılan her yeni tesis, her yeni işletme, istihdam olarak, üretim olarak, ihracat olarak bizim kazanç hanemize yazılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarlarının ilk dönemlerinde, tüm güçlerini altyapıdaki asırlık ihmalleri ve eksiklikleri gidermek için kullandıklarını kaydetti.

Göreve geldiklerinde Türkiye’yi dört temel taş üzerinde yükselteceklerini söylediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim, sağlık, adalet, emniyet. Daha sonra yetmez dedik. Ulaşım, özellikle tarım ve bunun yanında değerli kardeşlerim diplomasi. Bunları geliştirdik. Her alanda altyapı eksiklerimizi gidermeye devam ettik. Önümüzdeki dönemde sadece enerji ve savunma gibi alanlardaki çalışmalarımızda elde edeceğimiz 100 milyar doların üzerindeki kaynağı ne yapacağız biliyor musunuz? Bu kaynağı çalışanıyla, emeklisiyle, kadınıyla, genciyle, ülkemizin tüm vatandaşlarının refahını yükseltmek için kullanacağız” dedi.

“TOKİ’NİN ÜLKE GENELİNDE BAŞLATTIĞI PROJELER BİTTİKÇE KONUT FİYATLARINDAKİ ŞİŞKİNLİK AZALACAKTIR”

Bu doğrultuda pek çok önemli düzenlemeyi hayata geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eskiden 66 lira olan emeklilerimizin en düşük maaşlarını 7 bin 500 liraya yükselttik. 66 lira nereye, 7 bin 500 nereye? İnşallah seçimden hemen sonra 7 bin 500 lira üzerindeki emekli maaşlarıyla ilgili bir düzenleme yapacağız. Aynı şekilde asgari ücreti dolar bazında bile üç buçuk kat arttırarak 8 bin 500 liranın üzerine çıkardık. Gelişmelere göre, bu rakamı da tekrar gözden geçireceğiz. Memurlarımızın maaşlarına, temmuzda sadece enflasyon farkı eklemekle kalmayacak, refah payı artışı da yapacağız. Şu anda bakanımızın sendikalarla yaptığı görüşmelerin neticesini salı günü inşallah kamuoyuna açıklayacağım. Ve bunu açıklayarak inanıyorum ki işçilerimiz de önümüzdeki döneme çok daha farklı girecek.”

“TOKİ’nin deprem bölgesinde, İstanbul başta üzere ülke genelinde başlattığı projeler bittikçe konut fiyatlarındaki şişkinlik azalacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yarısı Bizden Kampanyası” ile yeni rezerv alanlarla destekledikleri kentsel dönüşüm projelerini, özel konut inşaatlarını da hızlandırdıklarını kaydetti.

Tüm bu gelişmelerin kiraları makul bir düzeye çekeceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi birilerinin niye enerji projelerimize, niye savunma sanayi atılımlarımıza, niye TOKİ inşaatlarımıza karşı çıktığını anlıyorsunuz değil mi? Birilerinin niçin ulaşım projelerimizi, kentsel dönüşüm çabalarımızı baltalamak istediğini anlıyorsunuz değil mi? Bizlerin yıllardır nasıl bir zihniyetle mücadele ettiğini görüyorsunuz değil mi? Çünkü bunlar Türkiye’nin belini doğrultmasını istemiyor. Çünkü bunlar milletimizin güvenliğini ve refahını istemiyor. Çünkü bunlar ülkemizin istikrarsızlığından, milletimizin sefaletinden, devletimizin zayıflığından besleniyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar meydanı kendi ikballerini Türkiye’nin zafiyetinde arayanlara bırakmadıklarını, bundan sonra da bırakmayacaklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Kardeşlerim bunlar derken sanmayın ki karşımızdaki artık yedili mi, dokuzlu mu, 11’li mi olduğu iyice karışan masadan bahsediyorum. Masanın üstünde kimler var, altında kimler var, hepsi birbirine karışmış. Bizimle asıl derdi olanlar tek parti faşizminin temsilcileriyle, onların mağdurlarını, baba katiliyle, baban bir safta misali bir araya getirenlerdir. Ne diyorlar? Tayyip Erdoğan gitmeli. Küresel kampanya başlatanlar, bölücülerin temsilcileriyle, kendini milliyetçi olarak tanıtanları aynı kaba doldurup kaynatanlardır. ‘Türkiye’de yönetim değişmeli’ manşetleri atanlar, kendini güya Millî Görüşçü olarak pazarlayanlarla LGBT’cileri aynı safta buluşturanlardır. Kardeşlerim şöyle bir diyalog kuralım: CHP, LGBT’ci mi? HDP, LGBT’ci mi? İYİ Parti LGBT’ci mi? Masada bulunan o diğerleri bu LGBT’cilere ‘hayır’ diyor mu? AK Parti asla LGBT’ci olmadı, olmaz. MHP asla LGBT’ci olmadı, olmaz. Cumhur İttifakı’nın diğer mensupları asla LGBT’ci olmaz, olmayacak. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Ailemiz de kutsaldır. Onun için bu LGBT’cileri sandığa gömmeye var mıyız?”

“DURMAK YOK, DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”

Bunların talimatı Kandil’den aldığını, kapalı kapılar ardında görüştüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşmaları orada yapıyorlar. Maalesef bu senaryoda herkes kendisine verilen rolü oynarken tabanlarındaki hassasiyetleri umursamıyor bile. CHP’ye gönül veren, İYİ Parti’ye, özellikle gönül veren diğerlerine, bunlara gönül veren yöneticilere rağmen HDP’ye oy veren vatandaşlarımın küresel emperyalizmin bu dayatmasından rahatsız olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin yönetimine talip olsun diye kurulan masanın nereye vardığını eminim onlar da içleri acıyarak seyrediyor” ifadelerini kullandı.

“İsterseniz şimdi de bu koalisyon masasında oturanlara bir bakalım” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde yaşananların, Kılıçdaroğlu’nun HDP’lilerle bir araya geldiği görüşmelerin, HDP’li yönetici ve vekillerin yaptığı açıklamaların yer aldığı bir videoyu mitingdekilere izletti.

Video izlendiği sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal’in SSK’nın başında olduğu hastaneler. Şimdi bizim Çam Sakura’mız nasıl, havalimanındaki Murat Dilmeler Hastanemiz nasıl? Aramızdaki fark bu. Ne diyor, ‘Sırtımızı HDP’ye dayıyoruz, PKK’ya dayıyoruz’. Şu anda bay bay Kemal, bunlarla beraber. Omuz omuza PKK’lılarla beraber yürüyor. Benim millî ve yerli olan vatandaşım bunlara oy verir mi? Bay bay Kemal, sırtını kime dayamış, Kandil’dekilere dayamış. Ya bunlar terörist. 14 Mayıs bunun karar günü olacaktır. Durmak yok, daha çok çalışacağız. Bu tabloyu görüyorsunuz. Bu tablo da her türlü oyun var ama bunlara en büyük oyunu Allah’ın izniyle haftaya pazar günü milletim yapacak. Bu tabloda yerlilik, millilik yok. Herkes var. Bir tek milletimizin kendisi yok. Aslına bakılırsa oyunu kuranların hesabı çok basit. Biz iyi olursak onlar kötüye gidecek. Biz kötüye gidersek onlara gün doğacak. Sorun bu oyunu sahneleyen içimizdekilerin acziyeti ve gafletidir.” diye konuştu.

“HİÇBİR GENCİMİZ GELECEK KAYGISI ÇEKMEYECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’ta mesele şu parti, bu aday meselesi değildir. Mesele Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrındaki kazanımlarına sahip çıkma, önümüzdeki dönem için de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme meselesidir” değerlendirmesini yaptı.

Bir faninin erişebileceği tüm makamlara gelmiş birisi olarak, gece gündüz mücadele vermelerinin nedeninin bu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık onların zamanlarının misafiri olduğumuz gençlerimize teslim edeceğimiz istiklal ve istikbal bayrağına halel gelmemesi için çalışıyoruz. Gençlerimizle her fırsatta bir araya geldiğimiz için neler istediklerini, neler beklediklerini gayet iyi biliyorum. Müsterih olsunlar. Hayata geçirdiğimiz ve geçirmekte olduğumuz projeler sayesinde bu ülkede hiçbir gencimiz gelecek kaygısı çekmeyecek. Her gencimizin iş bulabilmesi, kendi işini kurabilmesi, üretimde yer alabilmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii ve Togg gibi teknoloji yatırımların, ulaşımdan enerjiye her alanda ardı ardına verilen müjdelerin gençlerin geleceğine yakılmış birer ışık olduğunu söyledi.

Kaynağını doğal gaz ve petrol gelirlerinden alacak Aile ve Gençlik Bankası kuracaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu banka ile sadece eşi ve çocuklarıyla birlikte ailelerinin tüm yükünü omuzlayan ev hanımlarının emekliliklerine destek olmakla kalmayacaklarını, gençlere de pek çok konuda maddi katkı vereceklerini belirtti.

Türkiye’de her hanede en az bir çalışanın olmasını temin edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu da gençlerimize istihdamda öncelik tanıyacağımız anlamına geliyor. İkinci olarak, hiçbir ailenin gelir seviyesinin belirli bir rakamın altına düşmemesini sağlayacağız. Bu da gençlerimiz eğitim hayatlarında sıkıntı çekmeyecek, gözleri geride kalmayacak demektir. Üçüncü olarak, kendi işini kuracak gençlerimize ister teknoloji alanında olsun ister tarım, hiç fark etmez hibe desteğinde bulunacağız. Dördüncü olarak, evlenmek isteyen gençlerimize 150 bin lira faizsiz, ilk iki yılı ödemesiz dört yıl vadeli kredi vereceğiz. Beşinci olarak, eğitimde kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen her gencimize yurt içinde ve yurt dışında bu imkânı sağlayacağız. Altıncı olarak, üniversiteye giren her gencimize özel tüketim vergisiz bir cep telefonu ve bir bilgisayar alma hakkı tanıyacağız. Yedinci olarak, mesleki eğitimi, sigorta ve ücret destekleriyle cazip kılarak bir an önce hayata atılmak isteyen gençlerimize destek olacağız.”

Dokuzuncu olarak spor yapan gençlerin kendilerini geliştirebilmeleri için her adımda yanında olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnek çalışma sistemini de yaygınlaştırarak, gençlere hem kendilerine zaman ayırabilecekleri hem gelir elde edebilecekleri alternatifler sunacaklarını ifade etti.

Gençlere “Türkiye Yüzyılı”nın inşası için çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimize diyeceğim şudur: Gelin, gelecek kaygısı olmayan Türkiye Yüzyılı’nı beraber kuralım. Gelin, bireysel özgürlüklerin en geniş şekilde kullanılabileceği Türkiye Yüzyılı’nı beraber kuralım. Gelin, adalet duygusunu zedeleyecek hiçbir uygulamaya geçit verilmeyecek Türkiye Yüzyılı’nı beraber kuralım. Gelin, bugüne kadar ülkemize sağladığımız kazanımların zaten içine doğan sizlerle daha iyisini, daha fazlasını, daha güzelini Türkiye Yüzyılı ile beraber gerçekleştirelim. Ama bunun için 14 Mayıs’ta gençlerimizin tercihlerini doğrudan yana kullanmaları şart” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri, hizmetleri ve yatırımları ile konuşan bir iktidar olduklarının altını çizerek, “İstanbul söz konusu olduğunda anlatılacak o kadar şey var ki hangi birinden başlasak bilemiyorum. Son 21 yılda sadece kamu yatırımlarıyla İstanbul’un emrine ne verdik biliyor musunuz? 812 milyar liralık bir kaynak verdik. Biz verdik bunu. Bay bay Kemal, senin belediyen İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da ne yaptı? Biz zaten resmi rakamları göndermesek zaten yapacakları hiçbir şey yok” dedi.

Eğitime 41 bin yeni derslik kazandırdıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 1,5 milyon üniversite öğrencisinin öğrenim gördüğü, 40 bin akademisyenin görev yaptığı İstanbul’a 37 üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 28 bin 242 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Farklı branşlarda 184 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 30 milyar lira kaynak aktardık. Sağlıkta 18 bin yatak kapasiteli hastanelerle birlikte 178 sağlık tesisi yaptık. Çam Sakura’dan, Murat Dilmener’den memnun musunuz? Öbür tarafta Asya yakasındaki şehir hastanelerimizden memnun musunuz?” şeklinde konuştu.

Öğrencilik döneminde teksir kâğıtlarıyla hazırlanan kitaplarla okuduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocukların daha iyi ortam ve imkânlarla eğitim alabilmesi için çalıştıklarına dikkati çekti.

“AMACIMIZ; BEŞ YIL İÇİNDE İSTANBUL’DAKİ 1,5 MİLYON RİSKLİ YAPIYI TAMAMEN YENİLEMEK”

Sancaktepe Şehir Hastanesi’nin ihalesinin yapıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yakında inşasına çıkıyoruz. Çevre ve şehircilikte, TOKİ vasıtasıyla 204 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik, 13 bin 137 konutun yapımı sürüyor. Şimdi de ‘İlk Evim’ ile 50 bin yeni konut inşa edecek, ‘İlk Arsam’ ile 50 bin altyapısı hazır arsa vereceğiz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 438 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştik. Yarısı Bizden kampanyası ile kentsel dönüşüme girecek evlerin maliyetinin yarısını karşılayacağız. Amacımız bu şekilde her yıl 300 bin konut yaparak beş yıl içinde İstanbul’daki 1,5 milyon riskli yapıyı tamamen yenilemektir. 1,5 milyon yapıyı üç bölüm hâlinde planlıyoruz. Birinci ve ikinci 500 binlik projeleri şehrin iki yakasındaki rezerv alanlarımızda hayata geçireceğiz. Bu rezerv alanların bir bölümü de Kanal İstanbul Projesi etrafında yer alacak. Üçüncü 500 binlik dilimi yerinde dönüşümle gerçekleştireceğiz. Böylece şehrin bina ve insan yoğunluğu çok fazla olan yerlerini seyreltecek, rahatlatacağız. İlk yılda 200 bini yerinde, 100 bini rezerv konut olmak üzere 300 bin konut için başlattığımız kampanyaya çok büyük ilgi var. İnşallah bu şekilde hedefimize ulaşarak İstanbul’u en kısa sürede depreme hazır hâle getireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Yakası’nda İstanbul Finans Merkezi’ni kurduklarını ve ilk etabını hizmete açtıklarını söyledi.

İstanbul’da 18 milyon metrekare büyüklüğünde 48 millet bahçesi projesinin bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlardan bir tanesi de burada, 15’ini tamamladık. Şüphesiz en büyük millet bahçemiz burası olacak. Ulaştırmada 350 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini toplamda 794 kilometreye çıkardık. İstanbul-İzmir Otoyolu’nu, Kuzey Marmara Otoyolu’nu tamamlayıp hizmete sunduk mu?” diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceden İstanbul’dan İzmir’e 7,5 saatte gidildiğini belirterek, şöyle devam etti: “Şimdi üç saatte. Nereden nereye? Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Osmangazi Köprüsü’nü, Avrasya Tüneli’ni hizmete aldık mı? İstanbul’un Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas ile olan bağlantılarını yüksek hızlı trenle sağladık. Dünyanın en derin batırma tüp tüneli olan Marmaray’ı yaptık mı? Asya ve Avrupa’yı denizin altından birleştirdik. Şimdi de Büyük İstanbul Tüneli Projemizi hayata geçiriyoruz. Bu proje Marmaray ve Avrasya’dan sonra Boğaz’ın altından geçecek üçüncü tünel olacak. Büyük İstanbul Tüneli ile günde 6,5 milyon vatandaşımızın kullanacağı 11 farklı raylı sistem hattını birbirine bağlayarak şehrin ulaşımını sağlayacağız.”

İstanbul’a 1994 yılında belediye başkanı olduğunda 17 kilometre hafif raylı sistem bulunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hattının ise bulunmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarda bulundukları ve belediyelerin kendilerinde olduğu dönemde toplam 230 kilometre hafif raylı sistem ve metro hattını İstanbul’a kazandırdıklarını söyledi.

Aynı dönemde İstanbul için toplam 1.100 kilometre raylı sistem hattı projesi hazırladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye yönetimin değiştiği 2019 yılı Haziran ayına kadar yaklaşık 135 kilometre uzunluğundaki raylı sistem hatlarının inşaatına başladıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatına başlanan Mecidiyeköy-Mahmutbey metro ve Eminönü-Alibeyköy tramvay hattında yüzde 95, Dudullu-Bostancı hattında ise yüzde 70 fiziki ilerleme kaydettiklerine dikkati çekerek, “Yeni belediye yönetimi bu 1100 kilometrelik raylı sistem projesinden bir metre dahi yeni metro hattı inşaatına başlamadı, yapmazlar, yapamazlar. Ulaştırma Bakanlığımızın yaptığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi metrosunu geçtiğimiz aylarda hizmete açtık. Bu belediye ne iş yapar? Bir de bir şeyler yapsın, yok” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı-Pendik Metrosu’nu da geçen yıl hizmete açtıklarını, aynı şekilde İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metrosu’nu da yıl içinde hizmete sunduklarını anımsattı.

Bugün İstanbul genelinde inşası süren 144 kilometrelik raylı sistem hattı inşaatının 56 kilometreden fazlasının bakanlıkça yürütüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Maalesef kendisine, inşaatına başlanmış olarak teslim edilen metroları dahi yapamayan bir belediye yönetimiyle karşı karşıyayız. Biz İstanbul’a hizmeti kesintisiz sürdürmekte kararlıyız. Bakanlığımızın yaptığı İstanbul Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Metrosu’nu, Yenikapı-İncirli-Sefaköy Metrosu’nu, Halkalı-İstanbul Yeni Havalimanı raylı sistem bağlantısını bu yıl bitiriyoruz. Altunizade-Bosna Bulvarı raylı sistemini seneye tamamlıyoruz. Gebze-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-Havalimanı-Halkalı hızlı tren hattı ihale aşamasına geldi. Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projemizin yapımı etaplar hâlinde devam ediyor.”

Bir de havalimanı meselesinin olduğunu, İstanbul’a dünyanın en prestijli havalimanını kazandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl İstanbul Havalimanı’nın yolcu trafiğinin 64 milyonu bulduğunu, İstanbul’un gurur abidesi bu havalimanının kapasitesini etap etap 120 milyona çıkaracaklarını bildirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN YÜKSELİŞİNİN LOKOMOTİFİ İSTANBUL OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bünyesinde pek çok hizmet birimi barındıran Haliç Yat Limanı ve kompleksinin yapımının sürdüğünü kaydederek, şunları söyledi: “İstanbul’a yepyeni bir soluk ve kimlik kazandıracak bu projenin birinci etabını bu yıl tamamlayıp hizmete sunuyoruz. Çamlıca Televizyon ve Radyo Kulesi tıpkı Çamlıca Camii gibi artık şehrimizin sembollerinden biri hâline geldi. Yeni Atatürk Kültür Merkezi binasını inşa ederek İstanbul’a ve dünyaya kültür sanat hizmetleri sunacak abidevi bir eser ortaya çıkardık. Bunun yanında Taksim Camii’ni inşa ettik. Rami Kışlası’nı kütüphane yanında pek çok faaliyetin de yapılabileceği bir kültür merkezine dönüştürdük. Ayasofya’yı yeniden camiye dönüştürerek Fatih’in emanetine sahip çıktık. Dediğim gibi söyleyecek çok şey var. Yüzlerce, binlerce eserle İstanbul’u Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın yükselişinin lokomotifi de yine neresi olacak? İstanbul olacak, İstanbul. Bunun için çok çalışacağız.”

Alandaki vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi İstanbul, hazır mıyız? Öyle bir haykıralım ki tüm Türkiye duysun. Tamam ve durmuyoruz. Haftaya pazar günü sandığa gidene kadar çok çalışıyoruz. Tamam, durmak yok. Şimdi Kandil’dekilerin dini var mı? Kitabı var mı? Bunların ezanı var mı? İşte bay bay Kemal, onları arkasına almış, ne diyor? ‘Haydi, haydi, haydi’ Bay Bay Kemal, sen onlarla beraber ‘Haydi’ demeye devam et. Benim milletim de size haftaya pazar ne diyecek? Ben size inanıyorum. Size güveniyorum. Sandıkları patlatacağınıza da inanıyorum. Biz milliyiz, biz yerliyiz ve biz vatanseveriz. Bunlara da vatanımızı böldürtmeyeceğiz. Kaldıralım elleri. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” şeklinde konuştu.

DİPLOMAT

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.

Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.

Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.

Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”

Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.

“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.

Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.

İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.

İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”

“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.

Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.

İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”

Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.

Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Okumaya Devam edin

ADALET

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.

Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“229 KİLOMETRELİK UZUNLUĞUYLA ÜLKEMİZE VİZYON KATACAK ULAŞTIRMA PROJELERİMİZDEN”

Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”

Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.

Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.

Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.

“ÜLKEMİZİ HIZLI TRENİN KONFORUYLA TANIŞTIRAN YİNE BİZ OLDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”

Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.

Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”

“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”

Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”

Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”

Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.

Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.

Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.

Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”

“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.

Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.

“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.

Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.

Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.

“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”

Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.

Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE MESAFE ALDIKÇA ŞEHİRLERİMİZ KALKINIYOR”

Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”

“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.

Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”

“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”

Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz​​​​​​​. Rabb’imize hamdolsun” dedi.

“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”

TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.

“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”

Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.

Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.

Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.

Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”

“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”

TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız. Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı nedeniyle düzenlenen, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı.

ABD ziyaretinde kendisine eşlik eden Eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi.

Bu müstesna dönemin arifesinde düzenlenen bu etkinlik için Amerika-Türkiye İş Konseyi’ne ve Amerikan Ticaret Odası’na teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli dostum, Başkan Trump’la samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz. Sayın Trump’la geçtiğimiz yıl Washington’daki görüşmemizin ardından kendisinin temmuz ayında Ankara’yı ziyareti köklü müttefiklik ilişkilerimizi en açık tabiriyle teyit etmiş, pekiştirmiştir. Yeni bir soluk kazandırmıştır” ifadesini kullandı.

“100 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİNİ SON DERECE GERÇEKÇİ VE ULAŞILABİLİR BULUYORUM”

Bu ziyaretler vasıtasıyla bir yandan ilişkilerin ikinci yüzyılına kapıyı aralarken, diğer yandan birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika’nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika’yla tesis ettiğimiz diyalog ve eşgüdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika’dan Asya’ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız. Bu noktada şu hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünemeyiz, düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz, siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor. Dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025’te 38 milyar doları aşan ikili ticaretimiz bu yılın ilk sekiz ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025’in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump’la birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir buluyorum. Ancak çabalarımızı biraz daha artırmamız gerekiyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir.”

“TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPAN HEP KAZANÇLI ÇIKMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahibiz. Bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin ekonomiye dair hemen her başlıkta son 24 yılda ciddi başarılar elde ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde millî geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonu itibarıyla inşallah 20 bin doları aşacak” ifadesini kullandı.

Son 24 yılda ülkeye çektikleri doğrudan yabancı yatırım miktarının 300 milyar dolara yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te yaşanan deprem felaketinin şehirlerde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardıkları anımsattı.

Sadece üç yıl gibi bir sürede enkazları kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehirlerimizi sıfırdan tekrar inşa ettik, deprem bölgesini dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek 455 binden fazla konutu tamamlayıp, depremzedelerimize teslim ettik. Tüm bu rakamlar, tüm bu başarılar aslında bizlere şunu gösteriyor, Türkiye ekonomisi güçlü şoklara karşı dirençli bir ülkedir. Türkiye’ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye, kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Şimdi bu güçlü zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlatıyoruz.”

“AŞMAMIZ GEREKEN ENGELLER, ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında açıkladıkları yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Ülkemizde yatırım yapanlar için Kurumlar Vergisi’ni yüzde 25’ten, yüzde 12,5’e indirdik. İstanbul Finans Merkezi’yle belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi’nden muaf tuttuk. Bu imkânı ilk kez Türkiye geneline de taşıdık. Yatırımcılara diyoruz ki ‘gelin operasyonlarınızı Türkiye’den yönetin’. Elbette bu süreçte iş konseyi ve ticaret odasına görevler düşüyor. Sizlerden, Türkiye’nin sunduğu fırsatlardan faydalanmaları için Amerikalı yatırımcıları teşvike devam etmenizi bekliyoruz. Hamdi (Ulukaya) seni bekliyoruz. Bu teşviklerimizin sadece ticaretimize değil, ülkelerimiz arasındaki siyasi münasebetlere de büyük katkı yaptığını görüyorum. Ancak önümüzde daha yürümemiz gereken uzun bir yol var. Bu yolda aşmamız gereken engeller, atmamız gereken adımlar var.”

“TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİNDE DÜNYA ÖLÇEĞİNDE RAĞBET GÖREN BİR AKTÖR HÂLİNE GELMİŞTİR”

“Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Bu noktada şunu da belirtmek durumundayım. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör hâline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki payımız 5 yıl önceye kıyasla yüzde 120’nin üzerinde arttı. Artık firmalarımız sahip oldukları donanım ve inovasyonla Amerika’da yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika’yla iş birliğimizi ortak üretim imkânları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır.”

“TÜRKİYE İLE AMERİKA ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN DAHA DA GÜÇLENMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarında, programda bulunan kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarının katkılarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizde bağlarını korurken, diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz. Türk-Amerikan toplumu bünyesinden siyaset, iş, bilim, kültür, sanat, spor ve diğer alanlarda temayüz etmiş vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz. Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.”

Programda, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya tarafından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi.

GENÇ GAZETECİLER ABD

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York şehrine ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde; eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat refakat ediyor.

Türkevi girişinde kendisini bekleyen kalabalık tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

GENÇ GAZETECİLER ABD

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Mayıs 2023
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT1 gün önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

ADALET4 gün önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

DİPLOMAT2 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DİPLOMAT2 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

ADALET2 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

ADALET3 hafta önce

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DİPLOMAT4 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DİPLOMAT1 ay önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DİPLOMAT1 ay önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DİPLOMAT1 ay önce

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DİPLOMAT1 ay önce

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘Küresel İş Ortağı’ Oldu

DİPLOMAT1 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

DİPLOMAT1 ay önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

DİPLOMAT1 ay önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

DİPLOMAT1 ay önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

DİPLOMAT2 ay önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

DİPLOMAT2 ay önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

DİPLOMAT2 ay önce

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

DİPLOMAT2 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

DİPLOMAT2 ay önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

DİPLOMAT2 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 ay önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge