Diplomat -Dünya

GÜNDEM

“Orta Vadeli Program’da uygulayacağımız politika sepetiyle, enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program Tanıtım Toplantısı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Orta Vadeli Program’da uygulayacağımız politika sepetiyle, enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız. Para, maliye ve gelirler politikalarında eşgüdüm içerisinde hareket edilecek, enflasyon ataletini gidermeye yönelik adımlar atacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ilgili bakanlar ve bürokratların katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Orta Vadeli Program’ı (2024-2026) açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında, dün Kırklareli ve İstanbul’da yaşanan sellerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

İçişleri Bakanlığı, AFAD, valilikler ve diğer kurumların su baskınlarından olumsuz etkilenen insanların sıkıntılarının giderilmesi için yoğun şekilde çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan her iki şehrimizde de özellikle ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımıza rahmet dilerken, ailelerine sabırlar diliyor, milletimizin başı sağ olsun diyorum” ifadesini kullandı.

Genel hatlarıyla paylaşacakları Orta Vadeli Program’ın ülke, millet ve ekonomi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın hazırlanmasında emeği geçenleri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte tüm bakanlıkları, kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli fikirleriyle, tenkit ve tespitleriyle programın içeriğine katkı sunan iş dünyamızın temsilcilerine, odalarımıza, sendikalarımıza, meslek örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarımıza ve diğer tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi.

“HALKIMIZ, BİR KEZ DAHA GÜVEN VE İSTİKRAR DEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’yle Türkiye’nin, başta yönetimde istikrar olmak üzere, nasıl büyük kazanımlar elde ettiğinin her gün çok daha iyi görüldüğünü ve idrak edildiğini belirtti.

Katılım düzeyi ve rekabet seviyesi itibarıyla sadece Türk siyasi tarihine değil, dünya siyaset literatürüne de geçen 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin tam bir demokratik olgunluk içinde tamamlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sandıkların açılmasıyla tüm belirsizliklerin ortadan kalktığını ve Türkiye’yi kimin yöneteceğinin belli olduğunu kaydetti.

“Halkımız, bir kez daha güven ve istikrar dedi” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ülkemize vakit, nakit ve enerji kaybettiren krizlerin, tartışma ve pazarlıkların hamdolsun hiçbiri yaşanmadı. Seçimlerin üzerinden henüz bir hafta bile geçmeden kabinemizi açıkladık, ekonomideki kurmay kadromuzu kurduk, ülkemize ve milletimize hizmet yolculuğumuza kaldığımız yerden süratle yeniden başladık. Eski Türkiye’nin alışkanlıklarından kendilerini kurtaramayanların durumunu ise içimiz acıyarak izliyoruz. 28 Mayıs’ın üzerinden geçen 102 güne rağmen, birileri hâlâ kavga ve iç çekişmelerden başlarını dahi kaldıramazken, biz işimizi yapıyor, Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmeye odaklanıyoruz. Yakın coğrafyamızda savaşların ve çatışmaların devam ettiği, küresel ekonomideki olumsuzlukların çeşitlenerek sürdüğü, Afrika kıtasının yeni siyasi krizlere sürüklendiği, dünyada hemen hiçbir ülkenin önünü net olarak göremediği, hâsılı mevcut belirsizliklere yenilerinin eklendiği zor bir denklemde riskleri başarıyla yöneterek, krizleri ülkemiz için fırsata çevirmeye çalışıyoruz.”

“MUHALEFETİN ÜLKEMİZİN HAYRINA OLAN İŞLERİMİZDE BİZE DESTEK VERMESİNİ BEKLİYORUZ”

Muhalefetin de artık birbiriyle didişmeyi bırakarak, yapıcı eleştirileriyle millet adına denetim görevini yerine getirmesini temenni ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep söylediğimiz gibi, biz Türkiye için en doğrusunu, Türk milleti için en hayırlısını yapmanın peşindeyiz. Siyaseti de ikbal vasıtası olarak değil, millete hizmet aracı olarak görüyoruz. Hiç kimseye ve hiçbir fikre ön yargıyla yaklaşmıyoruz. Kimden geldiğine bakmadan, ülkemizin faydasına olacak her türlü öneriyi hayırhahlıkla değerlendirmeye hazırız. Bugüne kadar ısrarla sürdürdüğümüz bu müspet tavrımızı, inşallah bundan sonra da koruyacağız. Muhalefetin de geçmiş hatalarından ders alarak, Orta Vadeli Program gibi ülkemizin hayrına olan işlerimizde bize destek vermesini bekliyoruz.”

Ekonomiyle ilgili planlarda, 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ilde yaşayan 14 milyon insanı etkileyen depremi asla göz ardı etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke ekonomisine maliyeti 104 milyar doları bulan deprem felaketinin, yükü ağırlaştırdığını, mücadeleyi daha da zorlaştırdığını söyledi.

“13 YILDIR ARALIKSIZ BÜYÜYORUZ”

Türkiye’nin dünyadaki diğer ülkelerden farklı olarak, küresel sorunlara ilaveten, asrın felaketinin yol açtığı sıkıntılarla da mücadele ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle dedi: “Devlet-millet dayanışmasıyla nasıl bugüne kadar nice engelleri aştıysak, aynı başarıyı depremin yaralarını sarmada da sergiliyoruz. Geride bıraktığımız 8 aya dair veriler bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. 2023 yılının ilk yarısında yüzde 3,9 oranında büyüme kaydederek, büyüme performansımızı kesintisiz 12 çeyreğe çıkardık. Yıllık bazda ise 13 yıldır aralıksız büyüyoruz. Çeyreklik büyüme performansı ile Türkiye, OECD üyesi ülkeler içinde pozitif ayrışmıştır. Yine bu dönemde ekonomimizi yıllıklandırılmış olarak ilk kez 1 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğe ulaştırmayı başardık. Böylece depremin, iktisadi faaliyetler üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlı kalmasını temin ettik.”

İhracatta da yılın ilk 8 ayında 165 milyar dolar, yıllık bazda da 253,5 milyar doların yakalandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde, önceki seneye göre çok daha iyi bir sezon geçiriyoruz. İstihdamda da hamdolsun herhangi bir kaybımız söz konusu değil. Yılın ilk altı ayında, emekliliğe hak kazanma koşullarına yönelik düzenlemeler ve depremin olumsuz etkilerine rağmen net 220 bin istihdam artışı sağladık” diye konuştu.

“MERKEZ BANKASI REZERVLERİMİZ, 117,3 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNDEKİ GÜÇLÜ SEYRİNİ SÜRDÜRÜYOR”

Dünyada son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyonun, doğal olarak Türkiye’nin de sorunu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Enflasyonla mücadelede başta doğal gaz olmak üzere enerji fiyatlarında hayata geçirdiğimiz sübvansiyonlar ve kira artışlarına tavan fiyatı uygulamamızın yanı sıra birtakım ilave tedbirleri aldık. Fırsatçılara ve açgözlülere yönelik denetimlerimiz artarak devam ediyor. Kimi sektörlerde oluşan fiyat köpüğünün indiğine ve piyasanın dengesini bulmaya başladığına şahit oluyoruz. Merkez Bankası rezervlerimiz, aynı şekilde 117,3 milyar dolar seviyesindeki güçlü seyrini sürdürüyor. Sermaye piyasalarımızın hem arz hem de talep tarafında gelişimi devam ediyor. Hane halkı borçluluğunda ülkemiz, gelişmekte olan ülke ortalamalarına göre oldukça düşük bir riskliliğe sahiptir.”

“BÜTÇE DİSİPLİNİMİZ, DEPREM FELAKETİNE DAHA ETKİN MÜDAHALE ETMEMİZİ SAĞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022’nin millî gelire oranla yüzde 1’lik bütçe açığıyla kapatıldığına işaret ederek, “Bütçe disiplinimiz, deprem felaketine daha etkin müdahale etmemizi sağladı. Karşı karşıya olduğumuz çeşitli zorluklara rağmen, hedeflerimize ulaşma noktasında en küçük bir şüphemiz yoktur. Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın koordinasyonunda, katılımcı bir anlayışla hazırlanan Orta Vadeli Program, işte bu mücadelemizde bizlere destek verecektir” diye konuştu.

Orta Vadeli Program’ın aynı zamanda 2024-2026 döneminde Türk ekonomisi için kapsamlı bir yol haritası teşkil edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orta Vadeli Program’la, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun ekonomik perspektifini de yerli ve yabancı yatırımcılarla paylaşmış oluyoruz. İş dünyamızın ve tüm kesimleriyle toplumumuzun destekleriyle Orta Vadeli Program’ın ülkemiz ekonomisine en üst düzeyde katkı sağlamasını diliyorum. Hükûmet olarak, Orta Vadeli Program’a desteğimizin tam olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum” dedi.

Daha güçlü, güvenli ve müreffeh Türkiye hedefi doğrultusunda, ekonomideki ilk yol haritasının Orta Vadeli Program’la ortaya konulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda temel ilkeler, politikalar, hedef ve gösterge niteliğindeki ekonomik büyüklüklerin paylaşıldığını, hiçbir sorunun görmezden gelinmediğini, önceki dönemden farklı olarak yeni programda yapısal dönüşümlere özel bir başlık açıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel konuların, bir takvimle programın önemli bir parçasına dönüştürüldüğünü belirtti.

Büyüme ve ticaretten fiyat istikrarı ve finansal istikrara, beşeri sermaye ve istihdamdan yeşil ve dijital dönüşüme, afet yönetiminden kamu maliyesi ile iş ve yatırım ortamına yedi temel alanda öncelikli reform adımlarını belirlediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Program döneminde ekonomik büyümeden kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Yüksek katma değer odaklı yatırımların önünü açarak ve finansmanını kolaylaştırarak, sağlıklı ve kaliteli bir büyüme sağlayacağız. Bununla birlikte sıkı para politikasının da desteğiyle enflasyonu yeniden tek haneye düşürecek, cari işlemler dengesini iyileştireceğiz” diye konuştu.

“YAKLAŞIK 3 TRİLYON LİRA KAYNAK, DEPREM BÖLGESİ İÇİN KULLANILACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin yaralarının en kısa sürede sarılmasının, gündemin ilk sırasında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: “Depremzedelerimizi, sırf oy tercihlerinden dolayı onları kapı dışı eden, onlara hakaretler savuran zihniyetin insafına bırakmamakta kararlıyız. Programın ilk yılında tüm kaynaklarımızı deprem bölgesinin yeniden inşa ve ihyasına göre tahsis ettik. Ek bütçe ile bölgeye 762 milyar lirayı ayırmıştık; 2024 yılında deprem bölgesi için 1 trilyon liralık kaynak ayıracağız. Program döneminin tamamında yaklaşık 3 trilyon lira kaynak, deprem bölgesi için kullanılmış olacaktır. Bu kaynakla; afetzedelerimizin konut ihtiyacını hızla giderirken, zarar gören tarım ve sanayi alanları ile tüm altyapıyı ayağa kaldırmayı hedefliyoruz. Depremin sebep olduğu tahribatı ortadan kaldırırken, dengeli bir ekonomik büyümeyle istihdamı artırmak, enflasyonu tek haneye düşürerek gelir dağılımını iyileştirmek, önceliğimizdir. Bu üç yıllık dönemde, enflasyonla mücadele sürecini destekleyici bir çerçevede ekonomik büyümede dengelenmeyi, yüksek katma değerli özel sektör yatırımlarının öncülüğünde ortalama yüzde 4,5 oranında büyümeyi hedefliyoruz.”

“İŞSİZLİK ORANININ TEK HANELİ RAKAMLARDA GERÇEKLEŞMESİNİ HEDEFLİYORUZ”

Yaşanılan afete ve diğer olumsuz şartlara rağmen, yüzde 3 civarında beklenen dünya ortalamasının üzerinde büyümeye devam edileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dönem sonunda, tarihimizde ilk kez 1,3 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklük ve 14 bin 855 dolara çıkan fert başına millî gelir ile yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmeyi öngörüyoruz. Program döneminde; para, maliye ve gelirler politikalarını tüm araçlarıyla uygulayarak, enflasyonu artıran yapısal unsurları da ortadan kaldıracağız.

İnşallah Hindistan’da yapılacak olan G20 toplantısı bütün bu konuları ele aldığımız, bunları orada da işleyeceğimiz önemli başlıklar olacak. Böylece, tıpkı daha önce olduğu gibi, yine orta vadede tek haneli enflasyon rakamına ulaşacağız. Mali disiplinle desteklenen dezenflasyon süreci, güven ve istikrar ortamını pekiştirerek iş ve yatırım ortamımızı iyileştirecek, ihracat odaklı sürdürülebilir bir büyüme iklimi sağlayacaktır. Orta vadede bir taraftan tek haneli enflasyon hedefiyle uyumlu gelirler politikası izlerken, diğer taraftan vatandaşlarımızın, özellikle sabit ve dar gelirli kesimlerimizin alım gücünü yükselteceğiz. Programla istihdamı artıracak sağlıklı bir yatırım ve iş yapma zemini oluşturmayı amaçlıyoruz. Program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 909 bin kişi, toplamda da 2,7 milyon kişi artmasını ve işsizlik oranının Program dönemi sonunda tek haneli rakamlarda gerçekleşmesini hedefliyoruz.”

“CARİ İŞLEMLER AÇIĞININ YÜZDE 4’DEN YÜZDE 2 CİVARINA İNMESİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”

Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceleyen politikaların merkezine yeşil ve dijital dönüşümü içeren ikiz dönüşümü koyduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şekilde, ürün ve hizmetlerin teknolojik kompozisyonunu iyileştirmeyi hedeflediklerini anlattı.

İhracatı 300 milyar doların, turizm gelirlerini ise 70 milyar doların üzerine çıkartarak, mal ve hizmet ihracatı gelirlerinin tarihî seviyelere ulaştırılacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel ithalat kalemi olan enerjide, doğal gaz ve petrol arama ile üretimine yönelik atılan hızlı adımların katkısının daha fazla görüleceğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada bir şeyin altını çizeyim. Ataşehir’de şu andaki İstanbul Finans Merkezi’ni aynı zamanda bizim enerji hubımız (merkez) hâline getireceğiz. Yani burada doğal gaz da bütün madenler de bunların burada değerlendirmesi yapılacak, dünya buradan bunları takip edecek. Nasıl birçok konuda Londra Borsası varsa Hamburg Borsası varsa işte bizim finans merkezimizin içerisinde aynı zamanda enerji ama enerji derken aklımıza elektrik gelmesin, burası doğal gaz da, maden de enerjinin bütün ürünleri nelerse bunların pazarlamasının yapıldığı bir yer olacak. Yani bu kulelerden bir tanesi bu işin pazarlamasının yapıldığı bir yer hâline gelecek. Bu adımı da inşallah atmak için ilgili arkadaşlarımız, başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız bunun çalışmalarını yaparak süratle bu adımı atacağız. Bütün bunlarla beraber son Soçi ziyaretimde de Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede aynı şekilde Trakya doğal gaz hubı olarak yine planlaması içerisinde ayrıca yürüyecek. Üç yıllık dönemin sonunda cari işlemler açığının yüzde 4’ten yüzde 2 civarına inmesini öngörüyoruz. Programdaki iyileşmenin devamıyla ve yapısal dönüşüm sürecinin meyvelerini vermesiyle, ileride cari işlemler fazlasına da ulaşacağız.”

“HAKSIZ KAZANCI ÖNLEMEYE YÖNELİK DÜZENLEME VE DENETİMLERİ UYGULAMAYA KOYACAĞIZ”

Orta Vadeli Program’da uygulanacak politika sepetiyle enflasyon sorununun ülkenin gündeminden kaldırılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, para, maliye ve gelirler politikalarında eşgüdüm içerisinde hareket edileceğini, enflasyon ataletini gidermeye yönelik adımlar atılacağını söyledi.

Makroihtiyati politikalarda sadeleşmeye gidilerek, ekonomik dengeleri bozucu ve enflasyonu besleyen tüketim artışlarının önleneceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Yatırım-istihdam-üretim ve ihracata dayalı büyüme politikalarıyla fiyat istikrarı odaklı olarak reel sektörü destekleyen finansman imkânı sağlayacağız. Gıda fiyatlarında istikrarı ve arz güvenliğini teminen, stratejik tarım ürünlerinde yeterlilik oranlarını belirleyerek, üretim planlaması yapacağız. Yaş sebze ürünlerinde mevsimselliği en aza indirmek amacıyla Sera Organize Tarım Bölgesi kurulmasına yönelik yatırımları hızlandırıyoruz.

Yeni sera kurulumu ile sera yenileme yatırımlarını daha fazla destekliyoruz. İşte bu Soçi ziyaretimizde çok çok ilginç olan 500 bin ton domates sadece Rusya’ya göndermiş olduk. Aramızdaki bu dayanışmanın nereden nereye vardığını göstermesi bakımından çok önemli. Tüketici aleyhine uygulamalar ile rekabeti sınırlayıcı fiyatlama davranışlarını ve haksız kazancı önlemeye yönelik düzenleme ve denetimleri uygulamaya koyacağız.”

“DİJİTAL TÜRK LİRAMIZLA İLGİLİ ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

Konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut projeleri geliştirerek dar gelirli vatandaşların konuta erişim imkânının artırılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni, yenilenebilir ve yerli enerji kaynakları ile arz güvenliğini garanti altına alacak adımların atılmaya devam edileceğini dile getirdi.

Kur Korumalı Mevduat sisteminin görevini yerine getirdiğine ve kur istikrarını sağlamada önemli katkı sağladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Kur Korumalı Mevduatlarımızın, kur istikrarının pekiştiği bir zeminde, Türk lirası mevduatlara dönüşmesinin yolunu açacağız. Merkez Bankamız, yeni şartlara göre güncelleyeceğimiz Yatırım Taahhütlü Avans Kredisiyle para politikasının gerektirdiği duruşundan taviz vermeden yatırımlarımızı destekleyecektir. Program döneminde uzun süredir üzerinde çalıştığımız İstanbul Finans Merkezi projemiz de meyvelerini vermeye başlayacaktır. Finans ve finansla ilgili danışmanlık hizmetlerimizde hizmet ihracatımızı artıracak ve ülkemize döviz girdisi sağlayacağız. Dijital Türk liramızla ilgili çalışmalarımız devam ediyor; bununla ilgili takvimi ayrıca paylaşacağız. Katılım finans sektörümüzün sigortacılık dâhil tüm alanlarıyla gelişmesi ve İstanbul Finans Merkezi projemizde ana unsur olması için destek vereceğiz. Yenilikçi, kapsayıcı ve dinamik katılım finans sektörü için katılım esaslı faaliyet gösteren fintekleri destekleyeceğiz. Katılım finansta İstanbul’umuzu küresel merkezlerden biri hâline getireceğiz. Menkul kıymetlerimizin ihraç süreçlerini dijitalleştirecek ve ihraçlarımızın akıllı sözleşmeler üzerinden gerçekleştirilmesini sağlayacağız.”

Program döneminde başta deprem kaynaklı harcamalar olmak üzere gerekli ihtiyaçlar süratle karşılanırken, ekonomide güvenin ve istikrarın sigortası olarak gördükleri mali disiplini koruyacak ve güçlendireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güven ve istikrar kavramlarının kendileri için önemini vurguladı, güven olmadan istikrarın olmayacağına dikkati çekti.

Depremlerin etkisiyle artan bütçe açıklarını dönem sonunda Avrupa Birliği standartlarına uyumlu şekilde yüzde 3’ün altına çekeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelir, kurumlar ve vergi usul kanunları başta olmak üzere temel vergi kanunlarında yatırımcı dostu, sade, anlaşılır ve adil bir vergi sistemi oluşturmaya yönelik düzenlemeler yapacaklarını söyledi.

“DOĞRUDAN YATIRIMLARI ÜLKEMİZE ÇEKMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Teknolojik imkânlardan azami düzeyde faydalanarak, kayıt dışılıkla her alanda kararlı şekilde mücadele edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kamu yatırım projelerini gözden geçirerek ekonomiye hızla kazandırılabilecek projelere öncelik vereceğiz. Kamu harcamalarında periyodik gözden geçirmelerle verimsiz harcama programlarını tasfiye ederek, kaynakların öncelikli alanlara tahsisini sağlayacağız. Sosyal yardım sistemimizi, iş gücüne katılıma mani olmayacak şekilde bütünleşik bir yapıda, aile odaklı ve fert başına asgari bir geliri garanti edecek bir çerçevede yeniden kurgulayacağız. Kamu iktisadi teşebbüslerinin üst yönetiminde kurumsal yönetim anlayışını güçlendirerek, piyasa koşullarında daha verimli ve rekabetçi bir biçimde faaliyet göstermelerini temin edeceğiz. Ekonomik büyüme ve ticaret alanında teknolojik altyapımız, beşeri sermaye, girişimcilik, araştırma, yenilikçilik ve tasarım kapasitemiz güçlenecektir. Hedef odaklı ve seçici bir yaklaşımla finansmana erişimi kolaylaştırırken, enflasyonist baskıya yol açabilecek uygulamalardan kaçınacağız. Sanayide yerli üretim ve teknolojik dönüşüme yönelik ürün bazlı yatırım yol haritaları hazırlayacağız. Turizm ve taşımacılık gibi döviz kazandırıcı hizmet ticaretini destekleyeceğiz. Avrupa Birliği ile ticaretimize yeni bir boyut kazandırmak üzere Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Bürokratik ve hukuki öngörülebilirliği güçlendirerek, doğrudan yatırımları ülkemize çekmeyi hedefliyoruz.”

“TİCARET VE FİNANS ALANINDA HUKUKİ SÜREÇLERİ KOLAYLAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyümeye yönelik öngörülen verimlilik artışını, özel kesim yatırımları ve yapısal reformlarla sağlayacaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Özel kesim girişimlerinin önünü daha da açarak yatırım, ticaret ve finans alanında hukuki süreçleri kolaylaştıracağız. Şirket kurma ve tasfiye süreçlerini iyileştirecek, bürokrasinin azaltılması, işlemlerin hızlandırılması ve işlem maliyetlerinin düşürülmesi ile hukuki ve mali süreçlerin iyileştirilmesi için düzenlemeler yapacağız. Bürokratik işlemlerde sadeleşmeye gidecek, şirket ve ticaret sicili işlemlerinde dijital uygulamaları yaygınlaştıracak, yatırımlara ilişkin izin, lisans, ruhsat gibi işlemlerin çevrim içi platforma taşınmasını sağlayacağız. Yargılama süreçlerini etkinleştirecek, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini devreye alacağız. Mal ve hizmet ihracatını etkileyen yönleriyle Avrupa Birliği dijital ekonomi düzenlemeleri doğrultusunda bürokratik işlemler Birlik müktesebatına uyumlu hale getirilecektir.” Yatırımcıların faydalanması için uygun yatırım yerlerini içeren yatırım yeri envanteri oluşturulacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle gençlere meslek edindirici, nitelikli istihdamı ve üretkenliği artırıcı bir yaklaşımla iş gücü potansiyelini azami şekilde kullanacaklarını anlattı.

“UZAKTAN, KISMİ VE GEÇİCİ SÜRELİ ÇALIŞMA MODELLERİNDE MEVZUAT DÜZENLEMELERİ YAPACAĞIZ”

Mesleki ve teknik eğitimde müfredatın güncellenmesini, staj ve işbaşı eğitimi programlarının yaygınlaştırılmasını sağlayacak şekilde yönetim ve finansman konuları da dâhil olmak üzere özel sektörle işbirliğini artıracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Yapay zekâ, siber güvenlik, temiz ve sürdürülebilir enerji ile uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda nitelikli iş gücü yetiştirmeye yönelik kamu-üniversite-özel sektör işbirliği programlarını hayata geçireceğiz. Yükseköğretim kontenjanlarını, kamu ve özel sektörün orta vadede ihtiyaç duyduğu iş gücü ile uyumlu hâle getireceğiz. Uzaktan, kısmi ve geçici süreli yeni nesil esnek çalışma modellerinde yaşanan gelişmeler doğrultusunda mevzuat düzenlemeleri yapacağız. Kuracağımız Aile ve Gençlik Bankasıyla aile yapımızı güçlendirirken, gençlerimizin istihdamını ve girişimciliğini çeşitli kanallarla destekleyeceğiz. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz ve kalkınma önceliklerimiz kapsamında ekonominin her alanında yeşil dönüşümü gerçekleştirmek üzere çalışacağız. İklim değişikliğiyle mücadeleye ilişkin planlama ve uygulama araçlarını düzenlemek üzere yasal çerçeveyi geliştireceğiz. Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi hukuki altyapısını tamamlayacak, sistemi Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyumlu bir yapıda geliştireceğiz.”

Türk vergi sistemini karbon fiyatlandırma çerçevesinde gözden geçireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, döngüsel ekonomiye geçiş için bütüncül bir “Ulusal Döngüsel Ekonomi Eylem Planı” hazırlayacakları bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı sonuçlarını aldıkları sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştıracaklarını vurgulayarak, taşımacılık terminalleri, demir yolu ulaştırması ve kent içi ulaşım başta olmak üzere ulaştırma sektöründe düşük karbonlu sisteme geçişi kolaylaştıracaklarını söyledi.

Orman varlığının artırılmasına ve korunmasına, yeni yutak alanların oluşturulmasına devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada detayını veremediğimiz birçok başlık ve politika ile kalkınma sürecini inşallah daha üst aşamaya taşıyacağız.” dedi.

2024 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TEKLİFİNE YÖNELİK ÖDENEK TEKLİF TAVANLARI BELİRLENDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın sabah Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve ilgili bakanların yerli ve yabancı basın mensuplarıyla bir araya gelerek soruları cevaplayacağını, 2024 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alan tedbirlerin daha ayrıntılı ele alınacağını anlattı.

Bu kapsamda, Meclise sunacakları 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Teklifine yönelik ödenek teklif tavanlarını belirlediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclisimizin de onayını aldıktan sonra 2024 yılında uygulamayı hedeflediğimiz tüm çalışmaları hızla başlatmış olacağız. Ayrıca ekim ayında Meclise sunacağımız 2053 perspektifiyle hazırladığımız 5 yıllık Kalkınma Planı ve Program dönemini de içeren bir atılım sürecini başlatacağız” diye konuştu.

Orta Vadeli Programın ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı Yardımcım’la birlikte program hazırlıklarından sorumlu Hazine ve Maliye Bakanımız ve Strateji ve Bütçe Başkanımız başta olmak üzere tüm bakanlarımızı tebrik ediyorum. Yapılan istişare süreçlerinde görüşlerini ifade ederek veya hazırladıkları çeşitli raporları bizlerle paylaşarak programın hazırlanmasına katkı sunan tüm paydaşlarımıza ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Orta Vadeli Program’ın tüm sektörler ve kamu kurumları tarafından sahiplenileceğine yürekten inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afetin yaralarını saran, enflasyonu yeniden tek haneye düşüren, büyüme ve istihdamı sürdüren, sosyal adalet ve refahı geliştiren Orta Vadeli Program’ın Türkiye Yüzyılı vizyonumuza ivme kazandırmasını temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Ekonomi Koordinasyon Kurulu üyeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ile aile fotoğrafı çektirdi.

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte, adaletin işleyişindeki eksiklerin giderilmesi olduğunun farkındayız. Ülkemizi aydınlık yarınlara ancak adalet sistemimizin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle taşıyabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, bugün komşu ve kardeş ülke İran’dan üzüntü verici bir haber aldıklarını ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında vefat ettiklerini öğrendiklerini belirtti.

Merhum İran Cumhurbaşkanı Reisi’ye ve kazada hayatını kaybeden İran Dışişleri Bakanı ile diğer yetkililere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu elim kazadan duyduğumuz derin teessürü burada öncelikle ifade etmek istiyorum. Şahsım, ülkem ve milletim adına İran halkına başsağlığı diliyorum. Kaza haberini aldıktan sonra süratle İran makamlarıyla irtibata geçerek tüm imkânlarımızla arama, kurtarma çalışmalarına katkı vermeye hazır olduğumuzu ilan ettik. Akıncı insansız hava aracımız ile gece görüş kabiliyeti olan Cougar tipi helikopteri bölgeye sevk ettik. Arama kurtarma ekiplerimiz de İranlı kardeşlerimize yardımcı olmak üzere bölgeye intikal etmek suretiyle hemen yola çıktılar. Helikopterin enkazının tespiti yapıldıktan ve vefat edenlerin naaşlarına ulaşıldıktan sonra ekiplerimiz geri döndü.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE DOST VE KARDEŞ İRAN HALKININ YANINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum İran Cumhurbaşkanı Reis’yi 24 Ocak’ta, Ankara’da resmî ziyaret kapsamında misafir ettiğini, bunun dışında farklı vesilelerle de bir araya geldiklerini anımsattı.

Gerek ikili ilişkiler gerekse bölgeyi ilgilendiren konularda İran Cumhurbaşkanı Reis’i ile çok yakın diyalog içinde olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görevde bulunduğu sürede İran halkının ve bölgemizin huzuru için verdiği samimi çabalara bizzat şahitlik ettim. Aynı şekilde İran Dışişleri Bakanı merhum Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Türkiye ile ilişkileri döneminde başarılı bir diplomat olduğunu gördük. Kendilerini şükranla ve hürmetle yâd ediyoruz. İranlı kardeşlerimizin bu süreci kadim ve güçlü devlet geleneklerine uygun şekilde suhuletle yöneteceklerine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak biz de her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde dost ve kardeş İran halkının yanında olacağız. Bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’nin dinî lideri Sayın Ali Hamaney başta olmak üzere dost İran halkına, hükûmetine, merhumların acılı ailelerine en derin taziyelerimi iletiyorum.”

“GENÇ KARDEŞLERİMİZİN, GİTTİKLERİ YERLERDE ADALET SANCAĞINI YÜCELTECEKLERİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 26. dönem yanında, farklı dönem adli ve idari yargılarının bir kısmının kurasını çekeceklerini ifade etti.

Kura töreni ile bin 44 hâkim ve cumhuriyet savcısını, ülkenin dört bir yanındaki görev yerlerine yolcu edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Kendilerine yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum. Hâkim ve savcılarımızdan 81 vilayetiyle, 85 milyon vatandaşıyla bu ülkeyi çok sevmelerini, bu devlete en güzel şekilde hizmet etmelerini istiyorum. Hepsi birbirinden başarılı, gayretli ve donanımlı bu genç kardeşlerimizin, inşallah gittikleri yerlerde adalet sancağını yücelteceklerine inanıyorum. Biz de 21 yıldır olduğu gibi ülkeye ve millete karşı mesuliyetlerini hakkıyla ifa etmeye çalışan herkese destek vereceğiz. Bugünkü kura töreniyle, hâkim, savcı sayımızı 25 bine yaklaştırmış oluyoruz. Kaliteli insan kaynağı, kamu ve özel sektör fark etmeksizin hayatın her alanında sistemin başarısının temel unsurudur. Adalet sisteminin kusursuz işlemesinin de öncelikli şartı, nitelikli yetişmiş ve yeterli personeldir. Bu anlayışla, adalet hizmetlerinin standardını yükseltme yolunda bugüne dek attığımız adımların en başında personel sayımızın arttırılması vardır.”

İktidara geldiklerinde 9 bin 349 olan hâkim, savcı sayısını 2,5 kattan fazla arttırmak suretiyle mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardımcı personel sayımız 26 bin 274’ten 96 bin 650’ye, ceza infaz kurumlarındaki görevli sayısı ise 25 bin 407’den 83 bine çıktı. Adalet teşkilatımızın personel sayısı, 2002 yılında göreve geldiğimizde 61 bin iken bugün bu rakam 204 bini buldu. Personelin yanı sıra mahkeme sayısı, bina, teknoloji ve diğer alanlarda da adalet camiamıza güçlü destek verdik. Yani merdiven altı sistemden bugünkü fiziki koşullara ulaştık. Mahkeme sayısı adli yargıda yüzde 99, idari yargıda yüzde 51 oranında arttı” diye konuştu.

“ADALET SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİNİ HIZLANDIRAN TARİHÎ REFORMLARA İMZA ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararlarındaki hataları en aza indirme ve temyizdeki yığılmayı önlemek amacıyla istinaf mahkemelerini kurduklarını dile getirdi.

Bölge adliye mahkemelerini 15 yerde, bölge idare mahkemelerini dokuz yerde faaliyete geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekânlara sahip olmasına hassasiyet gösterdik. İnşa ettiğimiz 284 adalet hizmet binasıyla hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza yakışır modern çalışma imkânları sunduk. Bina ve kadro haricinde, hayata geçirdiğimiz kanuni düzenlemelerle hukuk devletini güçlendirdik, yargının tarafsız ve bağımsız hareket edebilmesinin yasal ve anayasal altyapısını oluşturduk. Hukuk sistemimize sirayet etmiş, adaletin tecellisi önünde engel teşkil eden vesayet araçlarını tek tek ortadan kaldırdık. Yargıda çift başlılığa son verilmesinden bireysel başvuru hakkına, hedef süreden elektronik devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesesine, tutukluluk şartlarından ifade özgürlüğünün genişletilmesine, hâsılı çok geniş bir yelpazede adalete erişimi kolaylaştıran, adalet sisteminin işleyişini hızlandıran tarihî reformlara imza attık. Güven veren ve erişilebilir bir adalet hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin temel direğinin adalet olduğunu söyledi.

“GÜVENİLİR VE SERİ BİR ŞEKİLDE TECELLİ EDEN ADALET HUZURUMUZUN GÜVENCESİDİR”

Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de, “Bir memleketin bağı ve kilidi iki şeyden ibarettir, biri ihtiyatlılık, biri kanun. Bunlar esastır” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’nun manevi mimarlarından mütefekkir ve mürşit Hazreti Mevlana Hazretleri de aynı şekilde adalet mefhumuna büyük önem vermiştir. Mesnevi’nin özünü adalet, hukuk ve zulüm kavramları oluşturur desek hatalı bir genelleme yapmış olmayız” diye konuştu.

Hazreti Mevlana’nın, adaleti “Adalet her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır, külah da başa aittir. Her şey yerinde güzeldir. Ormanda fakat zincire vurulmuş bir aslan, kum üstünde çırpınan bir balık, mahmur bir hâlde ötemeyen bülbül tabii özelliklerini kaybetmiştir” şeklinde tarif ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in de “Adalet, hakkı yerine koymaktır” diyerek aynı hakikati ifade ettiğini dile getirdi.

Fikir ve gönül dünyasının önderlerinin sözlerine, eserlerine ve tavsiyelerine bakıldığında, adaletin genellikle bu minvalde tanımlandığının görüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mağdur ve masum ile zalim ve mücrimi, olması gereken yerlere koymanın adı adalettir. Halkımızın tabiriyle ‘adalet suçlunun hapiste, masumun dışarıda olmasıdır’. Suçun cezasız kalmadığı duygusunu toplumda yerleştirdiğimiz ölçüde adaleti tesis etmiş yani hakkı yerine koymuş oluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanlar arasında cezasızlık algısının yaygınlaşması ise adalete güveni sarsacak, toplumsal barışı dinamitleyecektir. Bu bakımdan güvenilir ve seri bir şekilde tecelli eden adalet, millet olarak birliğimizin, beraberliğimizin, huzurumuzun güvencesidir. Şunu çok net ifade etmek isterim, her mahkeme kararı sonrasında ‘hak yerini buldu’ anlayışı ne kadar güçlenirse toplum da kendini o derece emniyette hisseder. Özellikle bizim gibi yakın siyasi tarihinde adaletsizliklere tanık olmuş bir millet için hakkın yerini bulmasının önemi tartışma götürmez. Bu gerçeğe, darbe ve terör davaları gibi kritik başlıklara, bir fiil şahitlik ettik. Millî iradeyi güçlendirme mücadelemizde ülkemizdeki darbe geleneğiyle de hesaplaştık. Anayasayı değiştirerek darbecilerin yargılanmasını sağladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde, Cumhuriyet tarihinde ilk defa millî iradeye kasteden darbecilerin yargılandığını, geç de olsa hak ettikleri cezaları aldıklarını hatırlattı.

“MİLLETİN MUAZZEZ İRADESİNE KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Darbeden 60 sene sonra kurdukları bir komisyon vasıtasıyla, 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta demokrasiye darbe yapanların, milletin vicdanıyla birlikte bağımsız Türk mahkemeleri tarafından da mahkûm edildiğini anımsattı.

Darbe suçunun asla cezasız kalmayacağının böylece anlaşılmış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı durum 15 Temmuz darbe teşebbüsünün elebaşları için de geçerlidir. Milletin namuslarını emanet ettiği silahları, o silahların asıl sahiplerine doğrultanlar, ihanetlerinin hesabını hukuk önünde verdiler. 253 insanımızı şehit edenler Allah’ın izniyle gün yüzü göremeyecekler. Yurt dışına kaçan alçakların da peşini asla ve asla bırakmayacağız. Son FETÖ’cü hain de yargıya hesap verene kadar enselerinde olacağız. Milletin kendilerine vermediği yetkiyi silah gücüyle, fezlekelerle veya diğer kanun dışı yollarla gasbetmeye yeltenenler, bundan sonra da adaletin pençesinden kurtulamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın bekasına, devletimizin bütünlüğüne, milletimizin birlik ve dirliğine, millî iradenin egemenliğine, vatandaşlarımızın huzuruna, refahına ve özgürlüklerine kim kastederse dün olduğu gibi karşısında yine bizi bulacak, yargımızı bulacaktır. Demokrasimize uzanan elleri kırmaktan çekinmedik, yine çekinmeyeceğiz. Milletin muazzez iradesine kimsenin gölge düşürmesine müsaade etmeyeceğiz. Görevi huzuru sağlamak olanların darbe şartlarının olgunlaşmasını beklediği ve tereyağından kıl çeker gibi darbe yapmakla övündüğü günler artık geride kalmış, eski Türkiye’de kalmıştır. Antidemokratik veya gayrimeşru yollara tevessül edenlerin Türkiye’de varacağı tek yer mahkeme salonlarında hukuka hesap vermek olacaktır” diye ekledi.

“6-8 EKİM OLAYLARINI KİMSE MAZUR VE MEŞRU GÖSTEREMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili birkaç gün önce açıklanan mahkeme kararlarını da bu bakış açısıyla değerlendirdiklerini aktardı.

6-8 Ekim olaylarının asla bir protesto gösterisi olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır. Suriye’deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt unsurları doğrudan devletimizin bekasını hedef alan bir isyan girişiminde bulunmuştur. Bu isyan girişiminde 37 insanımız, şehir eşkıyaları tarafından katledilmiştir. Ülkemizin 35 ili, 96 ilçesi ve 131 yerleşim biriminde sokaklar, dükkânlar, okullar ateşe verilmiş, masumların kanı akıtılmıştır. Bölücü canilerin katlettiği insanlar arasında ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ve arkadaşları da vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6-8 Ekim olaylarını kışkırtanlar, yönlendirenler, azmettirenler milletimize böyle bir acıyı yaşatanlar bellidir. Hukuk elbette bunlardan hesap sormak zorundadır. ‘Siyasi dava’ denilerek terör kalkışmasının aklanmaya çalışılması her şeyden önce hukuka ve demokrasiye hakarettir. 6-8 Ekim olaylarını kimse mazur ve meşru gösteremez. Mahkeme kararıyla ilgili haddi aşan yorumları tasvip etmiyoruz. Karar, kayıplarının acısıyla son 10 yıldır Kerbela’ya dönmüş yüreklere su serpmiş, adaletin tecellisine olan inancı yeniden güçlendirmiştir. İsyan girişiminden 10 yıl sonra geç de olsa hakkın yerini bulduğunu görüyor, bundan da mağdurlar ve demokrasimiz adına memnuniyet duyuyoruz. Sokakları kan gölüne çevirerek, bu ülkede siyaset yapılmayacağını artık herkesin anlamasını ümit ediyoruz.”

“ADALETE GÜVENİ NE KADAR SAĞLAM TESİS EDERSEK EKONOMİ VE DEMOKRASİDE O DERECE HIZLI MESAFE ALIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devleti ilkesinin yaşatılabilmesi için yargının her türlü taassuptan, hizipleşmeden azade tutulmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Siyasi ve ideolojik kamplaşmaların adalet sisteminde yol açtığı tahribatları, özellikle tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz. Bunların tekrarına izin vermeyeceğiz. Yargımızın tarafsızlığını ve bağımsızlığını koruması ilk ve öncelikli şarttır. Şunu bir kere daha kabul etmemiz lazım. Adalete güveni ne kadar sağlam tesis edersek ekonomi ve demokraside o derece hızlı mesafe alırız” dedi.

Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte adaletin işleyişindeki eksikliklerin giderilmesi olduğunun farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin aydınlık yarınlara ulaşmasının, ancak adalet sisteminin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle mümkün olacağına işaret etti.

“ADALET VE HUKUK ALANINDAKİ REFORM İRADESİNİN GÜÇLÜ OLMASINI KRİTİK ÖNEMDE GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hususta da yaşanan ve yaşanacak sıkıntıların bizi yavaşlatacağını, hedeflerimiz ile aramıza gireceğini asla göz ardı etmiyoruz. Adalet ve hukuk alanındaki reform iradesinin güçlü olmasını bu bakımdan kritik önemde görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet sisteminin şeffaflaştırılması, hesap verebilirliğin artırılması, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının tahkim edilmesi için bundan sonra da yeni adımlar atmayı sürdüreceklerini kaydederek, siyaset kurumunun bütün paydaşlarını bu doğrultuda yürütülen çabalara destek olmaya çağırdı.

Mesleğe kabul edilen ve kura töreniyle görev yerleri belli olacak hâkim ve savcılara başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradaki her bir genç arkadaşımın meslek hayatı boyunca üzerindeki cübbenin, vatandaşın adalete ve hukuk devletine olan itimadını temsil ettiğinin şuuruyla hareket edeceğine yürekten inanıyorum. Ülkemize ve milletimize yapacağınız hizmetlerden dolayı şimdiden sizlere teşekkür ediyorum” sözlerini sarf etti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, butona basarak bin 44 hâkim ve savcının atama kuralarını başlattı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Ankara Türkiye

Setencioğlu Tiny House Türkiye

Avatar

Published

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Avatar

Published

on

Samsun’da bundan tam 105 yıl önce başlayan ve Millî Mücadele’yi zaferle taçlandıran 19 Mayıs 1919’un, güçlü Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu tarih olduğunu vurgulayan

Erdoğan, “Bu tarih, milletimizin düşman işgaline karşı ülkemizin her köşesinden yükselen istiklal ve istikbal ruhunun kıvılcımı olmuştur. Milletimizin esarete karşı direnişini ortaya koyarak topyekûn bir varoluş mücadelesini başlattığı bu sürecin devamında ya istiklal ya ölüm nidalarıyla vücut bulan varlık-yokluk mücadelesi başlamıştır.” dedi.

Samsun’da yanan istiklal meşalesinin, Amasya, Erzurum, Sivas ve ardından Ankara ile tüm Anadolu’ya yayıldığını belirten Erdoğan, 19 Mayıs ruhunun, bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesi olduğunu ifade etti.

“Zorluklara karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla hep beraber mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı her türlü baskıya, provokasyona rağmen

hızlandırdığı kalkınma, büyüme, güçlenme mücadelesini ancak 19 Mayıs’ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine ve hedeflerine sahip çıkarak sürdürebiliriz.

Yeni Türkiye Yüzyılı’nın neferleri olan sizler böyle bir bilinç ve özgüvenle tarihinize, bugününüze sahip çıkıp birbirinizle kenetlenin, birbirinizle kardeşlik hukukunuzu geliştirin. Siz gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın bütün kahramanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

İİT Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı

Avatar

Published

on

Emine Erdoğan, Nijerya’da İİT Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı’na katıldı

Programda katılımcılara hitap eden Emine Erdoğan, konuşmasına Türk halkının en içten sevgilerini ileterek başladı ve Afrika’nın doğal güzellikleri, kültürel çeşitliliği ve her ülkede karşılaştığı içten misafirperverliğin her gelişinde kendisini derinden etkilediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı’na onur konuğu olarak katıldı.

Program dolayısıyla dünyanın farklı köşelerinden gelen ülke temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, “13. İslam Zirvesi marjında Türkiye’de düzenlediğimiz ilk oturumun ve yayınladığımız ‘İstanbul Deklarasyonu’nun üzerinden sekiz yıl geçti. 2018 yılında Burkina Faso’da ve şimdi de Nijerya’da gerçekleştirilen seminerler, seneler önce ektiğimiz tohumların filizlendiğini gösteriyor” diye konuştu.

Emine Erdoğan, etkinliğin hayırlara vesile olması ve ülkeler arasında ilim ve şifa köprüleri kurması dileklerini de iletti.

“GÜNÜMÜZDE, KÜRESEL ÖLÇEKTE HER ALTI ÖLÜMDEN BİRİSİ KANSER YÜZÜNDEN GERÇEKLEŞİYOR”

Dünya Sağlık Örgütü’nün gelecek 15 yıl içinde 30 milyona yakın insanın kansere yakalanacağını, yarısından fazlasının ise hayatını kaybedeceğini öngördüğünü aktaran Emine Erdoğan, “Günümüzde, küresel ölçekte her altı ölümden birisi kanser yüzünden gerçekleşiyor” dedi.

Kanser vakalarının yüzde 90’ının çevresel faktörlerden kaynaklandığına dikkati çeken Emine Erdoğan, hastalıktan önce ona sebebiyet veren, yaşanan çevrenin değişen kimyasının konuşulması gerektiğini belirtti.

Emine Erdoğan, “Bugün Afrika’da kanser kaynaklı ölümler, AIDS, tüberküloz, sıtma gibi bulaşıcı hastalıkların toplamından daha fazla can kaybına neden oluyor. Bu tablo karşısında, tüm Afrikalı kardeşlerim adına soruyorum; daha önce kıtada çok ender görülen kanser vakaları neden böylesine arttı? Cevap, hepimizi ürkütecek kadar yalın, Afrikalıyı koruyan yerel yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla birlikte sağlık hâli kayboldu” diye konuştu.

Çağın aşıladığı tüketim kültürü sebebiyle binlerce yıldır nesilden nesile aktarılan kadim yaşam öğretilerine sırt dönüldüğüne işaret eden Emine Erdoğan, geçmişte Asya’da, Anadolu’da ve Afrika’da şifayı hayatın merkezine alan bir hayat tarzının hâkim olduğunu anımsattı.

Geleneksel öğretilerin, sağlık ile doğal yaşam bağlantısını vurguladığını İslam dininin helal ve temiz gıdayı emrettiğini aktaran Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Evimizi ve soframızı işgal eden kimyasallar ile mücadele etmekten bizi ne alıkoyuyor? Üstelik gıda sektöründeki bu zehirli dönüşüm artık topraktan, ekilen tohumdan başlıyor. Küresel gıda sistemleri, artan nüfusu doyurabilmek için GDO’ya mecbur olduğumuzu ileri sürerek kanserojen olabilecek yapay ürünleri dayatıyor. Oysa hepimiz, tarladan sofraya varıncaya dek heba edilen ürünlerin yalnızca üçte biriyle küresel açlığın engelleneceğini biliyoruz. Doğal ve helal olanı yeryüzünde hâkim kıldığımız, tabiat ile aramıza ördüğümüz yapay duvarları yıktığımız oranda gelecek nesillere önlenebilir hastalıklardan arındırılmış, yaşanabilir bir dünya bırakacağımıza inanıyorum.”

“SAĞLIK ORDUMUZ SAYESİNDE YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜREN SONUÇLAR ALIYORUZ”

Emine Erdoğan, Türkiye’nin kanserle mücadele politikalarına değinerek, “Bu mücadeleye, hiçbir vatandaşımızın çaresiz hissetmemesi için sağlık altyapımızı herkes için erişilebilir olacak şekilde güçlendirerek başladık” dedi.

Türkiye’nin her hastaya oda tahsis edilen şehir hastaneleri ve her semtteki aile hekimlikleriyle, uluslararası kabul görmüş tanı ve tedavilere ücretsiz erişimle, sağlık sisteminde âdeta çağ atladığını vurgulayan Emine Erdoğan, “İnsan hayatının kutsallığına yürekten inanan, hastalara sevgi, saygı ve şefkatle yaklaşan sağlık ordumuz sayesinde yüzümüzü güldüren sonuçlar alıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ORGANİK ATIKLARDAN KOMPOST YAPIMINI TEŞVİK EDİYOR, TOPRAĞIMIZI VE BEDENİMİZİ KİMYASAL GÜBRELERDEN KORUMAYI HEDEFLİYORUZ”

Kanser başta olmak üzere, birçok kronik hastalığın sebebi olan kimyasal düzeni, doğal olan ile değiştirmeye çalıştıklarını dile getiren Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Himayemde başlattığımız ‘Mirasımız Ata Tohumu Projesi’ ile ülkemizdeki yerel türleri kayıt altına alıyor, yüksek teknoloji içeren gen bankalarında koruyor, toprakla buluşturup çoğaltarak vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Yine himayemde başlattığımız Sıfır Atık Projesi kapsamında, organik atıklardan kompost yapımını teşvik ediyor, toprağımızı ve bedenimizi kimyasal gübrelerden korumayı hedefliyoruz. Başkanlığını yürüttüğüm Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu bünyesinde, dünyadaki iyi sıfır atık uygulamalarını araştırıyor ve yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Bu süreçte Türkiye, bilgi ve deneyimini paylaşmanın yanı sıra millî gelirine kıyasla dünyanın en cömert ülkesi olmayı ve dayanışmayı sürdürüyor.”

“TAM BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLUN ZİHNİ BERRAK, BEDENİ SAĞLIKLI VE İYİ EĞİTİMLİ GENÇLER YETİŞTİREBİLMEKTEN GEÇTİĞİNE İNANIYORUM”

Emine Erdoğan, obeziteyi azaltarak, fiziksel aktiviteleri artırarak gençliği her türlü bağımlılıktan kurtaracak etkinlikleri de önemsediklerini belirtti.

2009 yılında yürürlüğe giren kapalı alanlarda sigara içme yasağına elektronik sigaraları da ekleyen Türkiye’nin bugün dumansız hava sahasına sahip olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Tam bağımsızlığa giden yolun, zihni berrak, bedeni sağlıklı, vatansever, merhametli ve iyi eğitimli gençler yetiştirebilmekten geçtiğine inanıyorum. Bu nedenle yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü faaliyetlerle her türlü bağımlılıkla mücadele eden Yeşilay camiamızı, özgürlük savaşçıları olarak görüyor ve tüm kalbimle destekliyorum” şeklinde konuştu.

“KITA ÜLKELERİNİN KANSERLE MÜCADELE ALANINDA DÜNYANIN GERİ KALANININ SAHİP OLDUĞU İMKÂNLARA ERİŞEBİLMESİ GEREKİYOR”

Kansere bağlı ölümlerin yüzde 70’inin imkânları kısıtlı olan az gelişmiş ülkelerde yaşandığını anlatan Emine Erdoğan, “Afrika ülkelerinin yine küresel bir sorunun meydana gelmesinde payı olmadığı hâlde sonuçlarından orantısız biçimde etkilendiğini görüyoruz. Kıta ülkelerinin de kanserle mücadele alanında, teşhis, takip ve tedavide dünyanın geri kalanının sahip olduğu imkânlara erişebilmesi gerekiyor. Bu konuda, uluslararası örgütler kadar, hatta daha fazla, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sorumluluk üstlenmesinin, komşuluğun, kardeşliğin ve ümmet bilincinin bir gereği olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Tıbb-ı Nebevi’nin hikmet reçetelerini insanlığın hizmetine sunma konusunda tarihî bir misyonları olduğu düşüncesini de paylaşan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Peygamber Efendimizin bütüncül sağlık yaklaşımını yeniden benimsediğimizde yitirdiğimiz şifayı bulacağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Türkiye’de, kadim tıp bilgeliği ile Batı’nın teşhis ve tedavi olanaklarını entegre edecek çalışmalar yürütüyoruz. Yüzyılların deneyimini günümüze aktarmak için arşivlerimizdeki nadide el yazması tıp eserlerini tercüme ederek günümüz literatürüne kazandırıyoruz. İnanıyorum ki Türkçe külliyatı ve 3 bini endemik toplam 12 bin bitki türünün yetiştiği Anadolu’nun hazineleri, kanıta dayalı yöntemlerle reçetelere eklendikçe medeniyetimiz yeniden şifa yurdu olacaktır. “

“HER İNSANIN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYABİLDİĞİ, MÜREFFEH BİR DÜNYA DİLİYORUM”

Emine Erdoğan, bu birikimlerini paylaşmaya, her türlü iş birliğine ve desteğe açık olduklarını vurgulayarak, “Sözlerime son vermeden önce, Filistin halkına soykırım uygulayan ırkçı ve siyonist anlayışın insanlığın kanseri olduğunu ifade etmek istiyorum. 7 Ekim’den bu yana şiddetini giderek artıran ve masum insanları katleden işgali lanetliyor dini, milliyeti, rengi ne olursa olsun her insanın barış içinde yaşayabildiği, müreffeh bir dünya diliyorum” diye konuştu.

Zirve’nin, Afrika başta olmak üzere tüm insanlığa faydalı olması, sağlıklı ve güçlü bir ümmetin inşasına hizmet etmesi temennisinde bulunan Emine Erdoğan, gösterdiği küresel liderlik ve ev sahipliği için Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu’ya şükranlarını sundu.

Emine Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Nijerya başta olmak üzere organizasyonda emeği geçenlere de teşekkür etti.

İsrail’in saldırıları altındaki Filistin’e dair konuşma yapan tek kişi olan Emine Erdoğan’ın sözleri salondan büyük alkış aldı.

Programa ev sahibi Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu’nun yanı sıra, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio’nın eşi Fatima Maada Bio, Gambiya Cumhurbaşkanı Adama Barrow’un eşi Fatoumatta Bah-Barrow da katıldı.

Emine Erdoğan, program öncesi lider eşleriyle, kendilerine ayrılan salonda bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.

Programda Emine Erdoğan’a Sağlık Bakanı Fahrettin Koca eşlik etti.

Konuşmaların ardından lider eşleri ve diğer katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, ‘gerçekler’ yerine ‘çarpıtmalar’ üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği hakikat şudur: Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında; tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’na katılarak bir konuşma yaptı.

Ziraat Bankasının düzenlediği programda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği teması altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların sektörümüz açısından yol gösterici olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankasının 160 yılı aşkın süredir çiftçinin ve üreticinin yanında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: “1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu. Savaş dönemleri dahil ülkemizin yokluk günlerinde bankamız, çiftçinin, esnafın, tüccarın, girişimcinin yanında yer aldı. Üreticilerimizin, insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemesi noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası dün olduğu gibi bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne güçlü destek veren bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.”

“BULUŞMANIN TARIM EKOSİSTEMİNİN GELİŞMESİNE KATKI SUNACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

Ziraat Bankasının sadece kar peşinde koşan bir banka olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankanın ihtiyaç duydukları anda çiftçinin, esnafın sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının elinden tutan bir kara gün dostu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iktisadi teşekkülün çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedeflediğini dile getirerek, Ziraat Bankasının hem ülke içinde hem de yurt dışında mevcudiyetini artırdığını görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Ziraat Katılım’ın da 2015 yılında faaliyete geçmesiyle birlikte bankanın hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum. Bugünkü programımız Ziraat Bankasının kuruluş gayesinin misyonunu ve asli vazifesini yerine getirdiğini gösteriyor. 81 ilden, 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın tarım ekosisteminin gelişmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce genç ve kadın çiftçiler ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettiğini, ülkenin tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine burada tekrar şahit olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Bu hazineyi ne kadar ileriye taşırsak Türkiye için o kadar iyi olacaktır. Tabii bunun için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, iş birliği ve dayanışma içinde hareket etmesi mühimdir. Tarım sektörünün bütün aktörlerini aynı zamanda buluşturan bu tarz programlar anlayış birliğinin tesisini de kolaylaştırmaktadır. Değerli fikirleriyle bugünkü buluşmaya katkı sunan tüm hocalarımıza ve sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası yönetimini buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ediyorum. Ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine, sofralarımıza ulaşan çeşitli nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize de buradan bir kez daha selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde, Ankara’da ziraat odası başkanları ve üretici birlikleriyle bir araya geldiklerini ve kucaklaşıp hasbihal ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini, karşılaştırmalı olarak çok detaylı bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘Tarım bitti’ tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Biraz önce Tarım ve Maliye bakanlarımız da yaptıkları konuşmalarla bunu tekrar teyit ettiler” diye konuştu.

“PROBLEMLERİMİZE ORTAK AKILLA ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Özellikle hemen her sene tedavüle konulan saman ithalatı söyleminin, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakaret olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçekler yerine çarpıtmaları ve bunun üzerinden yapılan muhalefeti artık geride bırakması gerektiğini, eski muhalefet tarzının raf ömrünü tamamladığını ve bunun yerine, eleştiren ama daha yapıcı bir anlayışın ikame edilmesinin Türkiye için daha faydalı olacağını ve kendilerinin de böyle olmasını arzu ve ümit ettiklerini kaydetti.

Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği bir hakikat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır. Bunu söylerken elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Dünyadaki tüm ülkeler gibi bizim de sıkıntılarımız var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, çözmemiz gereken buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artışlardan, gündelik ve sürekli işçi eksikliğine kadar farklı alanlarda yükselen şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Başarılarımızla birlikte hâlen problem üreten alanların farkındayız. Muhasebemizi yaparken ne ifrata ne tefrite kaçıyor, dengeli ve objektif bir şekilde kendimize ayna tutuyoruz. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Başarılarımızın sayısını arttırmanın, eksiklerimizi gidermenin derdindeyiz. Problemlerimize ortak akılla çözüm yolları geliştirmeye çalışıyoruz.”

“BİZE İNSAN HAKLARI DERSİ VEREN BATILI ÜLKELERİN PEK ÇOK AFRİKA ÜLKESİNDE NELER YAPTIĞINI BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünün 21 yılda elde ettiği başarıların değersizleştirilmesine mahal vermeden, milletin en çok şikâyet ettiği hususlara odaklanarak Türkiye’yi hep beraber hedeflerine ulaştırmak istediklerini belirtti.

Millî mesele olan tarımda, hiç kimseye kapıları kapatmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin tarım ekosistemini geliştirmek için herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki tarım konusu ezberlere ve ön yargılara kurban edilmesin. Yeter ki cımbızla çekilen bir ürün üzerinden sektöre haksızlık yapılmasın. Allah’ın izniyle gerisi biraz gayret ve emekle zaten kolayca gelecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen asırda yeraltı kaynaklarının ön planda olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Petrol, altın, elmas ve diğer yeraltı zenginlikleri için oluk oluk kan aktı. Bir damla petrolü, bir damla kandan daha kıymetli gören sömürgeciler, bunları tahakküm altına almak için her yola başvurdular. Binlerce kilometre ötedeki ülkeleri işgal ettiler. Avrupa’dan Afrika’ya saldırdılar. Oralarda tüm imkânlarıyla Afrika’nın o zenci evlatlarının ne yazık ki imkânlarını, helikopterlerle elmaslarını, altınlarını Avrupa’ya taşıdılar. İnsanları topraklarından sürdüler. Savaş ve iç savaş çıkardılar, eli kanlı diktatörleri desteklediler, darbe yaptılar, cinayet işlediler, katliamlara imza attılar. Yerel halkı içkiye, uyuşturucuya alıştırarak, ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan kendilerine tamamen bağımlı hâle getirdiler. Kendi refahlarını mazlumlardan çaldıkları zenginlikler üzerine bina ettiler. Bize insan hakları dersi veren batılı ülkelerin Kongo’da, Cezayir’de, Kenya’da, Somali’de, Güney Afrika’da, Namibya’da, Nijerya’da ve daha pek çok Afrika ülkesinde neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Avrupa’nın ortasında, Afrika’dan getirilen insanların sergilendiği, ‘müze’ adı altında, affınıza sığınarak söylüyorum, hayvanat bahçeleri kuruldu. Sadece Kongo’da şiddet, açlık ve hastalık nedeniyle 10 milyon kişi öldü. Bu ülkeleri ziyaretimizde sömürgecilerin acımasız yüzünü bizzat görme fırsatı bulduk. Bunların hepsi ve daha fazlası yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kontrolü için yapıldı.”

“TOPLAM 33 MİLYON TON TAHILIN BOĞAZLARIMIZDAN GÜVENLİ GEÇİŞİNİ SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve çok daha sinsi yöntemlerle sömürü düzeninin devam ettiğini ancak içinde bulunulan yüz yılda aynı kavganın tarım alanları, su ve gıda için verileceğinin anlaşıldığını ve bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladıklarını dile getirdi.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Afrika’da tarım arazisi kiralamak için büyük bir yarış içinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte su kaynakları ve havzaları birer çatışma hattına dönüşüyor. Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki birçok gerilimin altında su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar yatıyor” şeklinde konuştu.

Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşında tüm ülkelerin gıda arz güvenliğini temin için nasıl kıyasıya mücadeleler verdiklerini unutmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayretleriyle hayata geçirilen Karadeniz Girişimi olmasaydı başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok yerde kıtlık yaşanacaktı. Açlık tehdidiyle karşı karşıya kalan 10 binlerce insan hayatını kaybedecekti. Biz buna kayıtsız kalamazdık ve hamdolsun kalmadık. Toplam 33 milyon ton tahılın Boğazlarımızdan güvenli geçişini sağlayarak durumun iyice kontrolden çıkmasına engel olduk. Şunu bir defa görmemiz lazım; tarımın önemi azalmayacak bilakis daha da artacak. Her yeni küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit edecek. İklim değişikliği, çevre kirliliği, küresel ısınma ve bölgesel riskler arttıkça rekabet kızışacak hatta belki de daha kanlı hâle gelecek. Bizim ülke olarak tüm hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Diğer türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımı sadece ekonomi için değil milletin bekası için de hayati önemde bir sektör olarak gördüklerini ifade etti.

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Bu Türkiye Yüzyılı’nın temel unsurları arasında tarımın, hayvancılığın, kırsal kalkınma ve tüm bu alanlardaki verimlilik artışının ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda bunun altyapısını güçlendirme yolunda önemli adımlar attıklarını ve tarım desteklerini hem çeşitlendirdiklerini hem de ciddi oranda yükselttiklerini belirtti.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin sektörün ve çiftçilerin daima yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin finansman ihtiyacını karşılamak üzere Ziraat Bankamızın kullandırdığı tarım kredilerinin tutarı 480 milyar lirayı aşmış durumdadır. Bu kredi miktarıyla Ziraat Bankası, sektörün kredi ihtiyacının yüzde 75’ini tek başına omuzlamıştır. Bu kredilerden yararlanan çiftçilerimizin sayısı 1,2 milyonu aştı. Ziraat Bankası’nın kullandırdığı tarım kredilerinin yüzde 91’i, yani 435 milyar liralık kısmı, faiz desteği verilen kredilerden oluşuyor. Bu kapsamda 587 binin üzerinde çiftçimizin 110 milyar lira tutarındaki tarım kredisinin faizinin tamamı, devletimiz tarafından ödeniyor. Sübvansiyonlu tarım kredisi kullanan çiftçilerimizin faizlerinin ortalama yüzde 69’luk kısmını, yine devletimiz karşılıyor. Bu uygun finansman kaynağı ne kadar çok çiftçimize ulaşır ve ihtiyacını karşılarsa, çiftçilerimizin karlılıklarına o derece katkı sağlamış oluruz. Bizim gayemiz, insanları doğdukları yerde doyar hâle getirmektir” diye konuştu.

Konuşmasından önce, yanında oturan bir besiciye “Ne yapıyorsun?” diye sorduğunu ve “Manda yetiştiriyorum” cevabını aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 mandayla başlamış. Şu anda 120 mandası var. Öyle mi? Mesele bu” dedi.

“Tarımın anavatanı olan Anadolu’da yeşil kalkınma ve yerelden kalkınma ilkesiyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlatıyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kırsal Kalkınma Hibe Programlarımızı, üretim planlamasını dikkate alarak yeniden düzenledik. 2024 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hibe desteğine esas proje limitini, 7 milyon liradan 14 milyon liraya yükselttik. 5 milyar lira hibe desteği sağlayacağımız 7 bin projeyi ve hak sahiplerini, bugünden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığımız açıklamaya başlayacak. Bu projelerle toplam 13 milyar lira yatırım yapılacak olup, yaklaşık 20 bin vatandaşımıza istihdam sağlayacağız. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, çiftçilerimiz için ilk kez hayata geçen yeni tarımsal kredi uygulamalarını ay başında kamuoyuyla paylaştı. Üretim planlaması kapsamında üretim ve sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz ilk defa ilave faiz, kâr payı indiriminden yararlanabilecek. Organize tarım bölgesi yatırımı yapacak üreticilerimize ve birinci derecede tarımsal amaçlı örgütlerimize de ilk defa ilave faiz indirimi uygulanacak.”

ÇİFTÇİYE VE BESİCİYE KREDİ LİMİTİ ARTIRMA MÜJDESİ

Sadece bunlarla yetinmediklerini, Ziraat Bankası’nın da yeni müjdelerle sektöre verdiği desteği artırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Her zaman gençlerin geleceğimiz olduğunu söylediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin tarım alanında iş ve işletme sahibi olmalarını teşvik ettiklerini belirtti.

Türkiye’deki genç nüfusa tarım dahil ne kadar fazla alternatif iş kolu oluşturulabilirse, ekonomi için o kadar güzel olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genç çiftçi kredisinin limitini 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya artırıyoruz. Kadın çiftçi kredisinin limitini de aynı şekilde 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Ziraat Bankamızın bu müjdeli haberlerinin de çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kredilerin katkısıyla tarım sektörümüz geliştikçe inşallah Türkiye daha müreffeh, milletimiz daha huzurlu, geleceğimiz daha aydınlık, daha güvenli olacaktır. Rabbim yolumuzu, bahtımızı, açık etsin diyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu imkânların sağlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Konuşmalarının ardından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve çiftçileri temsilen İzmir Menemen’den Aslı Turan tarafından ata tohumlarının yer aldığı tablo hediye edildi.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe

Avatar

Published

on

Ülkemizin güzide sanayi ve endüstri şehri ,Çorum’ da dünyaya gelen İbrahim Türk ,kariyerinde  basamakları koşar adım tırmanarak günümüzün idol tanınmış tam bir iş insanı.  Güne erken başlıyor. Koşu ve yürüyüş de sabah rutinleri arasında yer alıyor. Yoğun iş yaşamına rağmen ilgi alanlarına zaman ayırmayı da ihmal etmiyor.  

 “Dostlarım, arkadaşlarım ve ailemle geçirdiğim vakti artık kaliteli geçirmeye çalışıyorum” diyor. İş yaşamına ilk merhaba dediğinde kendi yaşını bile hatırlamıyor.

Tecrübeyle gençliğin sentezine de çok inanıyorum. “Yeni bir şirket olacağız” derseniz çok zor. Devrim değil evrim gerekiyor. Bunu kötünün idaresi olarak düşünmeyin. Tecrübeyle yeniyi eşleştirerek dönüştürmeyi çok seviyorum ve ben bunu finanstan öğrenmedim. Bu sosyoloji. Diyor.

İbrahim Türk ;

Uzun yıllardır büyüme planlarını  enerji sektörü ,otomotiv ve yurt dışı turizm odaklı yapıyor.. Yurt dışında gelişmekte olan ekonomilere yatırım yapmak üzerine kurulu bir strateji izliyor. Planları tam da bu noktada göreceli

Gireceği  pazarlarda  sektörün en iyisi olma hedefiyle çalışıyor, tüm bu süreçlerde yeni ülkeler belirlemek ve test etmek büyük önem taşıyor. Yeni coğrafyaları keşfetmek için kararlı adımlarla ilerliyor, hatta deyim yerindeyse koşuyor.

Gelecek adına öncelikle Enerji sektörünün en bilinen segmenti Akaryakıtcılık alanında sayısız başarılara imza attı.  “Akaryakıt ve LPG sektörü, bugün olduğu gibi yakın gelecekte de Türkiye’nin gelişmesini ve ilerlemesini destekleyen en önemli sektörlerden biri olmaya devam edecek diyen

 İbrahim Türk ;

Bizler yaklaşık 50 yıllık ,LPG  Dağıtım Sektörünün ilklerinden olan bir Firmayız .Son dönemde yüksek enflasyon, hem işletme maliyetlerimizi hem de işletme sermayesi ihtiyacımızı artırdı. Bu sorunlara finansmana erişim zorluğu da eklenince sektördeki sıkıntılar daha da arttı.  Bu nedenle ilave tedbirler almaya karar verdik.

Sektörümüzün büyümesini istiyorsak, sektör ve kamu olarak beraber düşünmeye, geleceği beraber kurgulamaya ve bu dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmeye ihtiyacımız var.

Tıpkı diğer tüm sektörlerde olduğu gibi otomotiv sektörü de bütünüyle değişiyor, daha doğrusu dönüşüyor. Şahsim ve Firmam adına ; gGün geçtikçe hızlanan teknolojik gelişmeler ve farklılaşan tüketici davranışları, otomotiv endüstrisini ve ilintili alanları, geleceğin belirginleşen dinamiklerine uyumlanmaya zorluyor.

Yakın gelecekte sektörün sürdürülebilirliğe odaklı elektrikli, akıllı ve online araçlara yönlenişi, büyük bir paradigma değişikliğini de beraberinde getirecek. İnancındayım diyerek adeta sektörün nabzını tutuyor.

İbrahim Türk ;

Turizm sektörü, Türkiye için katma değer sağlama potansiyeline sahip en önemli birkaç sektörden biridir. Ekonomide en ağırlıklı paya sahip olan turizm, birçok sektöre lokomotif olmakta, ayrıca Uluslararası Ticaretin ve iş birliklerinin gelişimine önemli ölçüde fayda sağlamaktadır.

Ben Turizm alanında Yurt dışı odaklı bir portföy de yer almak istiyorum diyerek ekliyor. Ülkelerarası sınırlar çoktan aşılmıştır. Ülkelere erişimde, siyasi sebeplerin, yaptırımların, bahanelerin arkasına sığınılmamalıdır. İyi çalışılmış bir pazar araştırması sonrasında yapılacak doğru stratejiler ile ülke turizmini gayet başarılı tanıtabilir, inanılmaz sonuçlar elde edebiliriz.

Daha çok kazanmak ve dünya pazarında söz sahibi olmak için, şu andakinden daha farklı düşünmemiz, yol haritamızı küresel rekabete ayak uydurabilecek şekilde tasarlamamız gerekmektedir.

2024 yılı itibarı ile inşallah hedeflediğimiz planlamaları hayata geçirmenin tam da zamanı diyoruz.

Tüm bunları yaparken de Sürdürülebilirliği ön planda tutmak, başarılarımızın temelini oluşturuyor diyerek sözlerinin devamında ,

Bu anlamda da şahsım ve  firmamız enerji sektörü dışında turizm, otomotiv sektörlerinde de , sürdürülebilir ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerle hizmetlerini vermeye devam ediyor. Yeni ve inovatif teknolojiler kullanımının yanı sıra çevreye dost, enerji tasarrufu sağlayan sistematik hedeflerimizle sektörde sürdürülebilirliği ana konu olarak müşteriyle paylaşmaya devam ediyor..

İbrahim Türk;
“Dün аkıllıydım dünyаyı değiştirmek istedim; Bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim.“ sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.

Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile başarılarının devamını diliyoruz.

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

Avatar

Published

on

İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği, Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi’nde ödüller sahiplerini buldu. Zorlu Center & Raffles Hotel’de gerçekleşen zirvede, ödül töreni öncesinde İhracatın Yol Haritası ve Markalaşmanın önemi konulu paneller düzenlendi.

SEKTÖRÜN YILDIZLARI MARKALAŞMAYI KONUŞTU!

TGRT Haber Sunucusu Cem Küçük’ün Moderatörlüğünü yaptığı İhracatın Yol Haritası Paneline; AHBİB Yön Krl Bşk. – Tat Gıda Bşk Vekili Veysel Memiş, DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Bşk. Kübra Orakçıoğlu, ZONSİAD Yön. Krl. Bşk. – DEİK Güney Afrika Bşk. Yrd. Nejdet Tıskaoğlu, Aky Teknoloji Yön. Krl. Bşk. Gökmen Akyürek katılırken,

TGRT Haber Sunucusu Mehmet Aydın’ın moderatörlüğünü yaptığı Markalar Konuşuyor Paneline; Renault Mais A.Ş Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, TURAN APP Kurucu Ceo’su Özgür Bayraktar, DizaynVip Yön. Krl. Bşk. Erbakan Malkoç’un katılımıyla gerçekleşti.

GECEYE DEMET SABANCI DAMGA VURDU!

Ünlü İş Kadını Demet Sabancı’nın iki ödülle ve yaptığı ödül konuşmasıyla damga vurduğu gece, İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği 8. Türkiye Marka Zirvesi, URAW Kozmetik Ana Sponsorluğunda gerçekleşti. Zirvede İhracatın Yol Haritası ve Markalar Konuşuyor başlıklı iki panel düzenlendi. Alanında uzman isimlerin katıldığı panellerde markalaşmanın önemi, ihracatı artırmak için atılması gereken adımlar gibi konular masaya yatırıldı. 8. Türkiye Marka Zirvesi iş, sanat, cemiyet dünyasını bünyesinde ağırladı. Geceye 100 marka temsilcisi ve yaklaşık 600 davetli katıldı. Sunuculuğunu Mehmet Aydın ve Derya Taşbaşı’nın yaptığı etkinlikte 50 ödül alanında fark oluşturmuş firma temsilcisine verildi.

Gecenin açılış konuşmasını yapan İstanbul İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Marka Zirvesi kurucusu Nedim Delibaş, Türkiye’den global marka çıkarmanın önemine dikkat çekti. Nedim Delibaş, ‘‘Türkiye’nin dünyadaki global markalarını burada ağırladık. Türkiye Altın Marka Ödülleri’ni bu yıl 8’inci kez dağıttık. Bundan sonra konsepti değiştiriyoruz. Etkinliğimizi birkaç güne yayacağız. Marka hikayelerini bulacağız, markalarımızı ön plana çıkartacağız. Yapılan işi severek yapmak gerekiyor, markayı doğru tanıtmak gerekiyor. Global markalar çıkarmanın yolu doğru reklam anlayışından ve işi severek yapmaktan geçiyor’’ dedi.

Özel araç tasarımı alanında faaliyet gösteren DizaynVip gecede ödüle layık görülen markalar arasında yerini aldı.  DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, ‘‘Türkiye’nin en prestijli marka ödülünü almaktan mutluluk duyuyoruz. Bizler iş insanları olarak mücadele ediyoruz. Bu gibi organizasyonlarda ödül almak bizleri motive ediyor. Dünyada çok talep gören bir markayız. Kara, deniz ve hava araçlarında çok özel dönüşümler yapıyoruz. Markamızın ödüle layık görülmesinden dolayı mutluyuz’’ şeklinde konuştu.

Elcab Kablo Yönetim Kurulu Başkanı Nejdet Tıskaoğlu ise ‘‘Yılın İhracat Markası ödülüne layık görüldük. Yapılan işe verilen bir emek var, böyle organizasyonlarda ödüllendirilmek çok kıymetli. Bu ödülün arkasında çok paydaşlar var. Hem Türkiye’de hem yurt dışında ekip arkadaşlarımız var. Bu organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diye konuştu.

TÖRENDE DAĞITILAN ÖDÜLLER

Yılın En Başarılı Kozmetik Markası – URAW

Yılın Haber Portalı – Haberler.com

Yılın İnovasyon Markası _ Turan

Yılın Genç Girişimcisi – Özgür Bayraktar

Yılın Gıda Markası – TAT Gıda

Siyaset Özel Ödülü _ Ahmet Gök

Yılın En Hızlı Büyüyen Sağlık Markası – EMPCLINICS

İstanbul’un En İyi Gece Mekanı – Raffles Hotel & Long Bar

Yılın Seyahat Acentası – Jolly Tur

Yılın Spor Kulübü – İBB SPOR

Türkiye’de Yılın Mutlu Şehri – Sinop

Yılın İş Kadını – Demet Sabancı

Yılın Turizm Markası – Çeşme

Yılın Lifestyle Programı – Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti

Yılın Finans Markası – UNITED Payment

Yılın Giyim Markası  – Kiğılı

Yılın Genç İş Kadını – Kübra Orakçıoğlu

Yılın Kültür ve Sanat Markası – Hollywood Türk Film ve Drama Günleri

Kültür Sanat Özel Ödülü – Prof. Dr. Ahmet Özer

Yaşam Boyu Başarı Ödülü  – Mahmut Arslan

Yılın Lezzet Markası – Sembol Ocakbaşı

Yılın Perakende Mağazası – Any Home

Yılın En İyi Çıkış Yapan Oto Galeri Firması – Loft Garage

Yılın İçecek Markası – Sarıyer Kola

Yılın CEO’su – Enes Örer

Yılın Kurumsal Markası – MTKC Enerji Gıda

Yılın Sağlık Başarı Özel Ödülü – Dr. Ender Saraç

Best International Maritime Brand of the Year – Safetmade Marine Product

Kıbrıs’ın En İyi Çıkış Yapan Yatırım Firması  – CNS Investment

Kıbrıs’ta Yılın İnşaat Markası – Döveç Construction

Yılın Gazetesi – Dünya Gazetesi

Yılın En İyi Sabah Haberleri Programı – Cem Küçük ile Günaydın Türkiye

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Tiny House Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi | Setencioğlu

Tiny House Türkiye

Avatar

Published

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Sadece demokraside değil; ekonomide, tarımda, hayvancılıkta, üretimde ve ihracatta ülkemizi hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik. Türkiye Yüzyılı’nı da yine çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle ATO Congresium’da düzenlenen, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, hayatını kaybeden tiyatro ve sinema sanatçısı Ayten Gökçer’e Allah’tan rahmet, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı dileyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle düzenlenen bu toplantıda, çiftçiler ve temsilcileriyle birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Alın terleriyle toprağı sulayan, emekleriyle onu üretime, ürüne dönüştüren çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Çiftçiler Günü’nün tüm çiftçilere, millete ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

“TÜRK DEMOKRASİSİNE VURULAN PRANGALARI SİZLERLE BERABER PARÇALADIK”

Çiftçilere bereketli bir yıl temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Çiftçi kardeşlerimize bir kez daha emeklerinden, alın terlerinden, ülkemize ve milletimize kazandırdıklarından dolayı teşekkür ediyorum. Rabb’im sizlerden razı olsun. Rabb’im milletimize sizlerin yokluğunu yaşatmasın. Tabii çiftçi kardeşlerimize sadece ülkemiz tarımına yaptıkları katkılar için değil, demokrasimize verdikleri destek için de minnettarız, müteşekkiriz. 15 Temmuz darbe girişiminde millî iradeyi korumak için öne atılanların en başında, biliyorsunuz, çiftçilerimiz vardı. Birileri uçakları görünce bankamatik kuyruklarına koşarken, benim çiftçi kardeşim darbecileri engellemek için bir yıllık mahsulünü ateşe verdi. Elindeki tüm imkânlarla darbeci hainlere karşı koyan çiftçilerimizin fedakârlığını, cesaretini ve vatanperverliğini hiçbir zaman unutmayacağız. Tıpkı Millî Mücadele’de olduğu gibi iş başa düşünce istiklal ve istikbalimiz uğrunda canını ortaya koyan tüm çiftçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye’yi vesayetin her türlüsünden kurtarma mücadelesini birlikte verdik. Türk demokrasisine vurulan prangaları sizlerle beraber parçaladık. Sadece demokraside değil ekonomide, tarımda, hayvancılıkta, üretimde ve ihracatta ülkemizi hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik. Türkiye Yüzyılı’nı da yine çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz. Rabb’im muhabbetimizi ve dayanışmamızı daim eylesin diyorum.”

“ÇİFTÇİ KARDEŞLERİMİZE HAK ETTİKLERİ ÖNEMİ VERMENİN GAYRETİNDE OLDUK”

İnsanların topraktan yaratıldığını ve hayatlarını topraktan elde edilen nimetlerle, mahsullerle sürdürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aşık Veysel’in “Kara Toprak” şiirinden dizeler okudu. İnsanoğlunun sadık yârinin toprak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toprak olmazsa bitki, nebatat ve hayatın olamayacağını söyledi.

Toprak olmazsa ne dünyada kalacak yer ne de öteki âleme göçünce yatacak yer bulunabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz toprağa ne kadar değer verir, ihtimam gösterirsek, toprak da bizi besler, yaşatır, bağrına basar. Şayet emek vermez, alın teri dökmez, gerekli altyapıyı kurmaz, gerekli yatırımı yapmazsanız, toprak da size bakmaz, sizi doyurmaz, beslemez. Bu anlayışla son 21 yılda hem toprağa hem de toprağı bizim için işleyen çiftçi kardeşlerimize hak ettikleri önemi vermenin gayretinde olduk” dedi.

Türk tarımının çehresini ve kaderini değiştirebilmek, daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak, sorunlara kalıcı, pratik ve modern çözümler bulabilmek için yoğun mesai harcadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin tarımsal potansiyelini gün yüzüne çıkarmak için kırsal kalkınma alanında ciddi destek ve hibeler sağladık. Bu sayede tarım sanayi entegrasyonunu güçlendirdik” diye konuştu.

“SON 21 YILDA, 1 TRİLYON 364 MİLYAR LİRA TARIM DESTEĞİ VERDİK”

Üretimin gelişmesi için son 21 yılda reel rakamlarla 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteği verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2024 yılında şu ana kadar 45 milyar lira ödeme yaptık. Yıl sonuna kadar bu rakam 91,5 milyar liraya çıkacak. Üreticilerimizin yoğun emeği ve yürüttüğümüz etkin politikalar sayesinde tarım-orman sektörümüz son 21 yılın 16’sında büyüme kaydetti. Sulanan arazi miktarını 48 milyon dekardan, 71 milyon dekara çıkardık. Toplulaştırılan arazi miktarı 4,5 milyon dekardan, 73 milyon dekara ulaştı. Sürdürülebilir tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği için, ülkemiz genelinde toplam alanı 93 milyon dekar olan 440 tarımsal ovamızı koruma altına aldık. İlk kez bizim dönemimizde başlayan TARSİM ile üreticimizin alın terini, doğal afetlere karşı koruduk, koruyoruz. TARSİM’le, sigorta poliçe bedellerini yüzde 67’ye varan oranlarda biz karşılıyoruz. Biliyorsunuz, zaman zaman tarım sektörümüzle ilgili gerçek dışı iddialar gündeme getiriliyor. ‘Çamur at, izi kalsın’ mantığıyla Türkiye’nin tarım politikası kötüleniyor, değersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir defa şunu söylemek durumundayım, bu iddialar, bizden önce eli nasırlı çiftçilerimizin emeklerine hakarettir. Elbette yapılan her işin eksiği, fazlası, doğrusu, yanlışı olabilir. Her ülke gibi bizim de sıkıntılarımız var ama ‘Türkiye’de tarım bitti’ demek sadece cehaletin değil, büyük bir art niyetin işaretidir. 2002 ile 2023’ün basit bir karşılaştırması bile muhalefetin diline doladığı eleştirilerin temelsiz, mesnetsiz ve içinin boş olduğunu göstermeye kafidir.”

“TÜRKİYE 2023 YILINDA 212 ÜLKE VE BÖLGEYE, 2 BİN 200 ÇEŞİT TARIMSAL ÜRÜN İHRAÇ ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımsal verilerin, ülkede son 21 yılda nereden nereye geldiğini çok net ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasıla bakımından Avrupa’da lider, dünyada ilk 10 içerisinde, fındık, incir, kiraz ve kayısı üretiminde dünyada açık ara birinci sırada bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada 4’üncü, meyve üretiminde ise 5’inci olunduğunu bildirdi.

Destek ve yatırımlarla, 2002’de 25,1 milyar dolar olan tarımsal hasılanın, 2023’te 2,7 kat artışla 69,2 milyar dolara yükseltildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde ihracatın 3,8 milyar dolardan 2023’te 31 milyar dolara ulaştırıldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye 2023 yılında 212 ülke ve bölgeye, 2 bin 200 çeşit tarımsal ürün ihraç etti” dedi. Son 22 yılda, tarla bitkileri üretimini yüzde 34 artışla 78 milyon tona, meyve üretimini yüzde 94 artışla 27,4 milyon tona, sebze üretimini yüzde 23 artışla 31,6 milyon tona taşındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sertifikalı tohum üretiminin 9 kat artışla 1,3 milyon tonu bulduğunu, 117 ülkeye tohum ihracatı gerçekleştirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te 137 milyon ton bitkisel üretim miktarıyla, bu alanda Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını aktardı.

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Hayvancılığın ülke tarımının geleceği olduğunu, meseleye bu denli önemli ve stratejik bir zaviyeden baktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son dönemde kırmızı ve beyaz et fiyatlarında yaşanan suni fiyat artışlarını yakından takip ettik, inceledik, sebeplerini tüm yönleriyle araştırdık. Fahiş fiyat artışlarının sadece piyasa şartlarıyla izah edilemeyeceği, buradaki herkesin malumudur. Bazı temel gıda ürünlerinin fiyatlarında zaman zaman gördüğümüz ani çıkışların gerisinde piyasa koşullarından ziyade fırsatçılık vardır. Bu ürünlerin arz talep dengesini bozacak güce ulaşmış kimi çıkar odakları, fiyat manipülasyonu üzerinden piyasayı da bozmaktadır. Şunun bilinmesini isterim. Milletin aşına, ekmeğine ve boğazındaki lokmasına göz dikenlerden bunun hesabını mutlaka soracağız. Enflasyon ve hayat pahalılığına karşı yürüttüğümüz kararlı mücadeleyi, birkaç tamahkarın fiyat oyunlarına kurban vermeyiz, veremeyiz. Meclisimizde görüşülen düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, inşallah devletimizin ilgili kurumlarının eli daha da güçlenecektir. Fırsatçılara göz açtırmama yanında hayvancılıkta şikayetleri giderecek yeni politikaları da uygulamaya koyuyoruz. Hayvansal üretimi ülke genelinde, planlı üretime dahil ediyoruz.”

“BALIKESİR’DE DÜNYANIN EN BÜYÜK ORGANİZE TARIM BÖLGESİ İNŞA EDİLİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ilave destek vereceklerini, ilk defa genç ve kadın üreticilerine yüzde 70 ek destek sağlayacaklarını belirtti.

Hayvan hastalıklarıyla mücadele için yeni tedbirler alınacağını, anaç hayvan üretiminin arttırılacağını, ıslah eylem planının hayata geçirileceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım alanındaki yatırımların çok boyutlu bir şekilde sürdürüldüğünü, ülkenin potansiyelinin en üst seviyede kullanılmasını amaçladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, jeotermal, rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir kaynakların kullanılacağı Organize Tarım Bölgeleri kurulduğunu, 41 ilde 60 Organize Tarım Bölgesinin yatırım sürecinin hızlandırıldığını ifade etti.

“Balıkesir’de dünyanın en büyük Organize Tarım Bölgesi inşa ediliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, markalaşmaya ve coğrafi işaretli ürünlere de büyük önem verildiğini söyledi.

Bugüne kadar 1382 tarım ve gıda ürününün coğrafi işaretinin tescil edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarla bitkilerinde 1004, bahçe bitkilerinde 1041 yerli ve millî tohumluk çeşidinin geliştirildiğini belirtti.

Ata Tohumu Projesi kapsamında, farklı türlerde 37 yerel çeşidi, araştırma enstitüleri adına tescil ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm planları bugüne göre değil, gelecek 25-30 yılı dikkate alarak yaptıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki 30 sene içinde, ülke nüfusumuz yüzde 25 artacak. Sadece nüfusumuz değil, biliyorsunuz, turist sayımız da artıyor. Geçen sene 57 milyonu aşkın yabancıyı ülkemizde misafir ettik. Şu anda 60 milyonu yakaladık. Bu ne demek? Aynı zamanda 60 milyar dolar turizmden gelir elde ediyoruz. Bu çok çok ciddi bir patlama. Artan nüfus ve turizm sektörü tüketiciler, gıda sanayicileri ve tarım ürünleri ihracatçıları açısından talebin yükselmesine yol açacak.”

“ÜRETİCİLERİMİZİ KORUYACAK, TÜKETİCİLERİMİZİN UYGUN FİYATLI GIDAYA ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek son yıllarda yaşanan krizler, gerekse gelecek tahminleri sebebiyle devletlerin gıda konusunda daha çok korumacı davranmaya başladığına dikkati çekerek, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, dünya için tarımın, ikamesi mümkün olmayan bir sektör olmaya doğru hızla ilerlediğini söyledi.

Tarım politikalarının buna göre şekillendirildiğini ve güncellendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sektörün sorunlarını asgariye indirmek için kapsamlı bir çalışma başlatıldığını, bu çerçevede planlı tarımsal üretime geçilmesinin sağlanacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım yapılan tüm alanların kayıt altına alınarak destekten faydalanan çiftçi sayısının artırılacağını, suya göre tarımın yapılmasının temin edileceğini belirterek, şöyle konuştu: “Biz, su zengini değiliz, tam aksine su fakiriyiz. Biz bugüne kadar hep kanalet sistemleriyle çalıştık. Şimdi bu işi artık kapalı sisteme dönüştürmek durumundayız. Kapalı sisteme dönüştürmek suretiyle de buradan israfı kaldıracağız. Sözleşmeli üretimi yaygınlaştıracağız. Tarım sayımı çalışmalarına başlamış durumdayız. Şehirlerimizin tarım altyapısını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Üreticilerimizi koruyacak, tüketicilerimizin de kaliteli ve uygun fiyatlı gıdaya erişimini kolaylaştıracağız.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN OLUMSUZ ETKİLERİNİ DAHA ÇOK HİSSEDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretim planlamasının yakın zamanda açıklanacağı yeni destekleme modeliyle daha etkin hâle getirileceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedefimiz, tarıma uygun olan her karış toprağımızı değerlendirmektir. Burada şunu da özellikle ifade etmekte fayda görüyorum: Toprağı daha çok sulamak, gübre dökmek, ilaç serpmek, ülkemizin tarım üretimini artırmayacaktır. Aslolan tüm bunların verimli, etkin ve doğru kullanımıdır.”

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin günden güne daha çok hissedildiğine, suyun ve tarıma uygun toprağın öneminin her geçen yıl daha da arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta rızkını topraktan kazanan çiftçiler olmak üzere herkesin bunların kıymetini bilmesi gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Boşa harcanacak tek bir damla suyumuz yok. Kirletilecek tek bir karış toprağımız yok. Meralarımız, yaylalarımız, ormanlarımız bizim hayat damarlarımızdır. Gelecek nesillerin bizlere emaneti olan bu değerlerimize sahip çıkmalıyız. Bu konuda çiftçilerimiz ve üreticilerimizle birlikte tüm vatandaşlarımızdan daha fazla hassasiyet bekliyorum” dedi.

Toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra tarım ve hayvancılık alanında atılacak adımlarda, burada dile getirilen görüşlerden daha fazla istifade edileceğini sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü tebrik etti.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar tarafından içinde sebze ve meyvelerin olduğu bir sepet hediye edildi.

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Eylül 2023
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT21 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

DÜNYA2 gün önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Ankara Türkiye

DİPLOMAT2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

DİPLOMAT3 gün önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DİPLOMAT4 gün önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DİPLOMAT4 gün önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

DİPLOMAT6 gün önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

DÜNYA7 gün önce

Tiny House Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi | Setencioğlu

DİPLOMAT7 gün önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

DİPLOMAT7 gün önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

DİPLOMAT1 hafta önce

İyi ki Varsın Sevil Karol

DİPLOMAT1 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

DİPLOMAT2 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

DİPLOMAT2 hafta önce

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Küba Halkın Gücü Ulusal Meclisi arasında mutabakat zaptı imzalandı.

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah’a Devlet Nişanı tevcih edildi

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri el Sabah’ı karşıladı

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UID Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı katılımcılarını kabul etti

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’i kabul etti

DÜNYA3 hafta önce

“ Her Kategoride Liderlik Hedefliyoruz, çünkü ezber Bozacağız”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Sendikal haklar ve özgürlükler alanında 21 yılda tarihî nitelikte pek çok adım attık”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Ülkemiz için kentsel dönüşüm çalışmaları tercihten öte zorunluluktur”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Hollanda ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçleniyor”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Rutte ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

“Elimizdeki tüm imkânlarla Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Almanya ile ticaret hacmimizi 60 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan resepsiyonuna katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Çocukları ve TRT Çocuk Şenliği Konuk Çocukları ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

TÜSİAV ENERJİ ZİRVESİ

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

DİPLOMAT4 hafta önce

TÜSİAV ENERJİ ZİRVESİ

DÜNYA3 hafta önce

“ Her Kategoride Liderlik Hedefliyoruz, çünkü ezber Bozacağız”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

DİPLOMAT1 hafta önce

İyi ki Varsın Sevil Karol

DİPLOMAT4 hafta önce

“Hollanda ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçleniyor”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Rutte ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Çocukları ve TRT Çocuk Şenliği Konuk Çocukları ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

“Almanya ile ticaret hacmimizi 60 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

“Elimizdeki tüm imkânlarla Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz”

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan resepsiyonuna katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UID Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı katılımcılarını kabul etti

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’i kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri el Sabah’ı karşıladı

DİPLOMAT3 hafta önce

“Sendikal haklar ve özgürlükler alanında 21 yılda tarihî nitelikte pek çok adım attık”

DİPLOMAT6 gün önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

“Ülkemiz için kentsel dönüşüm çalışmaları tercihten öte zorunluluktur”

DİPLOMAT2 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 gün önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

DİPLOMAT2 hafta önce

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Küba Halkın Gücü Ulusal Meclisi arasında mutabakat zaptı imzalandı.

DİPLOMAT1 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

DÜNYA7 gün önce

Tiny House Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi | Setencioğlu

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah’a Devlet Nişanı tevcih edildi

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

DİPLOMAT7 gün önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

DİPLOMAT4 gün önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DİPLOMAT7 gün önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

DİPLOMAT3 gün önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DİPLOMAT21 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

DÜNYA2 gün önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Ankara Türkiye

DİPLOMAT2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge