Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Türk Talebe Birliği Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Millî Türk Talebe Birliği, yaklaşık 107 yıllık tarihiyle, ülkemiz gençliğinin önünde maziden atiye kurulan bir köprü olmayı sürdürmektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Millî Türk Talebe Birliği (MTTB) 62. Genel Kurulu’na katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında katılımcıları selamlayarak genel kurulun hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Millî Türk Talebe Birliğinin çatısı altında bugüne kadar mücadele eden, görev alan, hizmet veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı kutlu mücadeleyi sürdüren kardeşlerimizin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Genel kurulumuzda hizmet bayrağını devralacak olan kardeşlerime Rabbimden başarılar diliyorum” ifadesini kullandı.
Birliğin kuruluşunun 1916’ya dayandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ilanından sonra da çalışmalarını sürdüren Birliğin Hatay meselesinin en hararetli günlerinde aldığı aksiyon sebebiyle 1936’da kapatıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 10 yıl sonra yeniden faaliyete geçen Millî Türk Talebe Birliğinin 1965’e kadar ismine ve temsil ettiği misyona pek de uyuşmayan bir yönetimin elinde kaldığını belirterek, şöyle devam etti: “Daha sonra yeniden isminde ifadesini bulan millî bir çizgiye yönelen Birliğimiz, benzer pek çok sivil toplum kuruluşu gibi 12 Eylül darbesinin enkazı altında kalmıştır. Kalbi ülkesine ve millete hizmet aşkıyla çarpan büyüklerimizin ve gençlerimizin ısrarlı takibiyle Birliğimiz 2008’de tekrar faaliyete geçmiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Millî Türk Talebe Birliği, yaklaşık 107 yıllık tarihiyle, ülkemiz gençliğinin önünde maziden atiye kurulan bir köprü olmayı sürdürmektedir. Çanakkale Savaşı döneminden başlayıp Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in çeşitli evrelerine kadar uzanan süreçte Birliğimiz, daima milletimizin saldırı altındaki değerlerinin savunucusu olmuştur. Türkçe hassasiyetinden Bulgaristan’daki Türk mezarlarının tahribine karşı çıkmaya, Hatay’ın ana vatana katılması ısrarından Sovyet tehdidiyle mücadeleye, Kıbrıs meselesini sahiplenmekten Doğu Türkistan ve Kerkük’teki gelişmelere, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması davasından büyük Türkiye vizyonuna kadar gerçekten çok geniş bir yelpazede bunun örneklerini görmek mümkündür.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de gençlik yıllarında Millî Türk Talebe Birliği çatısı altında pek çok faaliyete katıldığını anlatarak, “Pek çok kültür ve sanat programında bilfiil yer aldık. Fakir de burada Tesisler Müdürlüğü, Kültür Müdürlüğü yaptı” dedi.
“AYASOFYA’YI AÇMAK DA BİZLERE NASİP OLDU”
Necip Fazıl Kısakürek’in jübilesiyle ilgili şu an konuşma yaptığı salonda bir seçim yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tabii bu koltuklar o zaman yok, tahta koltuklar. Burası tabii sahne ve iki arkadaş finale kaldık. Bir arkadaşım kendine göre çok uzunca bir üstadın takdimini hazırladı. Ben de şöyle bir A4’ün yarısı kadar bir takdim hazırladım. Tabii üstadımızın bazı ifadeleri çok ağırdı ve diğer arkadaşıma bunu yaptırmadı. Görevi fakire verdi. Jübilesini spor sergi sarayında yapıyoruz. Yani bugünkü Harbiye’de bulunan o salonun yerinde spor sergi sarayı vardı. İstanbul’un en büyük spor salonu orasıydı. Orada yapıyoruz. Tribünler çöktü. Muhteşem bir katılım ve üstadımızın orada başlayan o jübile serüvenini İzmir, Ankara, devam ettirdik. Tabii böyle bir süreç söz konusu. Şimdi Ayasofya’yı konuşuyoruz hep. Ayasofya’da su terazisinin Sultanahmet’te önünde bulunuyoruz, konuşmacılar orada. Miting meydanına tabii devasa. O meydandaki mitingde az önce de söylendiği gibi üstadımız orada ‘Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak hem de nasıl açılacak ‘ diyerek o günden işaret fişeğini yaptı. Ve elhamdülillah Ayasofya’yı açmak da bizlere nasip oldu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birliğin en önemli özelliğinin, ülkedeki milliyetçi ve mukaddesatçı gençlerin tamamını kucaklamayı başarabilmesi olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi dönemlerde farklı ekollerin ağırlığı hissedilmiş olsa da Birliğin genel olarak bu vasfını korumaya özen gösterdiğini gördüklerini kaydederek, “Bugün de Birlikten beklentimiz, gençlerimizin siyasi, sosyal, kültürel ve teknolojik olarak yoğun bir küresel bombardıman altında kaldığı şu dönemde aynı kuşatıcılığı sergilemeye devam etmesidir” dedi.
“KUCAKLAYICI VASFINIZI ASLA KAYBETMEYİN”
Spor salonunda bulunan gençlerden bir istirhamı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aman ha şu kucaklayıcı vasfınızı asla kaybetmeyin. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” ifadelerini kullandı.
Geleceğin sahibi ve teminatı olan gençleri, güçlü bir tarihî ve kültürel donanımla dünyaya hazırlamamanın işleri zora sokacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte şu anda İsrail-Filistin olayını hep birlikte dünyada takip ediyoruz. Neler olduğunu hep birlikte görüyoruz. ‘Müslümanlar buna layık mı?’ Değil. Ama yanlışlarımız, eksiklerimiz var. Bakın bütün Batı dünyası, haçlı emperyalist yapı bir arada. Birbirinden ayrı yanları yok” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün akşamki ziyaretimde de ne yazık ki bunları gördüm. Cumhurbaşkanında da bunu gördüm. Diğerinde de. Yatıyorlar kalkıyorlar söyledikleri şey ‘Hamas da Hamas. Hamas da Hamas.’ Neymiş? ‘7 Ekim’de Hamas’ın o çıkışı işte bu hâli ateşledi.’ diyorlar. Tabii kendilerine şunu söyledim. ‘Şu anda 13 bin çocuk, kadın, yaşlı İsrail tarafından öldürüldü. Bunu niye konuşmuyorsunuz?’ İşte İsrail’in elindeki rehineler ne olacak? 10 bine yakın İsrail’in elinde şu anda rehine var. Hadi Almanya olarak siz onları verme adımını atın, biz de şu anda Hamas’ın elindekileri almanın gayreti içerisine girelim. Var mısınız buna? ‘Evet’ diyemiyorlar” diye konuştu.
Bir hafta sonra Almanya Cumhurbaşkanı’nın İsrail’e gideceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atın bu adımı. Biz de karşı adımı atalım. Başka türlü bu olmaz. Ne olursa olsun dik duracağız, dik. Bundan taviz veremeyiz” dedi.
“Bireysel kariyeri peşinde koşmaktan başka ideali olmayan bir kitle, bizim istikbalimizi emanet edeceğimiz gençlik olamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birlik, beraberlik, inanç, cesaret ve istikrar içinde hareket eden, ülkesinin ve milletinin meselelerine kafa yoran, fikri ve bedeni yetkinliğiyle öne çıkan bir gençlik, inşallah bu çatı altında kendini gösterecektir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birliğin sembol isimlerinden Necip Fazıl Kısakürek’in, “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir” sözlerini anımsatarak, “Bu şuura sahip bir gençliğin yetişmesi için üzerimize düşenleri yapmak bizim de boynumuzun borcudur” diye konuştu.
Salondaki büyüklerin ve kendi kuşağının burada misafir olarak bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl sahibin salondaki gençler olduğunu, kendilerinden büyük beklentileri bulunduğunu dile getirdi.
Aralarında İsmail Kahraman’ın da bulunduğu büyüklerin, kendisinden Millî Türk Talebe Birliği binasının yıkılıp yerine yenisinin inşa edilmesi için ricada bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Fatih Belediye Başkanımız başta olmak üzere böyle bir adımın atılması için inşallah kısa sürede, cebi şişkin olan kardeşlerin de tabii bu işe destek vermesi suretiyle bu adımı atmak lazım” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan kendilerine düşen görevin, adına “Türkiye Yüzyılı” dedikleri büyük, güçlü, müreffeh Türkiye’nin inşası için gereken altyapıyı kurmak ve imkânlarını sağlamak olduğunu belirterek, “Yani burada fiziki bir yapı inşa edilmesi, bu kurumun ideallerine yakışan bir adım olacaktır” diye konuştu.
“İNSANLIĞIN EN ESKİ MİRASLARINI BÜNYESİNDE BARINDIRAN BİR COĞRAFYADA HÜKÜM SÜRÜYORUZ”
Vatan topraklarındaki bin yıllık varlığın ve binlerce yıllık medeniyet mirasının binlerce yıl daha devam edebilmesini ancak bu şekilde temin edebileceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanlığın en eski miraslarını bünyesinde barındıran bir coğrafyada hüküm sürüyoruz. Bu büyük ve şanlı mirasın sahibi olmak aynı zamanda pek çok sorunu, sıkıntıyı, krizi göğüslemeyi de gerektiriyor. Sizlerin de takip ettiği gibi ülkemiz âdeta bir ateş çemberiyle çevrilidir. Türkiye, bu ateş çemberi içinde siyasi, ekonomik, askerî, kültürel, sosyal her alanda dünyanın en ileri ülkelerinden biri olma hedefiyle yoluna devam ediyor. Fakat şunu unutmayalım. Haçlı-hilal anlayışı bitmiş değil. Bu aynen devam ediyor.”
Bu ateş çemberini yakanların ve sürekli körükleyenlerin tek bir gayesinin olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O da Türk ve İslam dünyasının lokomotif ülkesi Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının önüne geçmektir. Ama müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımız içinde ve çevresinde yaşanıp da ülkemiz aleyhine sonuçlar doğuran her faaliyetin gerisinde milletimizi bu topraklardan söküp atma niyeti olduğundan zerre kadar şüpheniz olmasın. Tabii bu topraklar derken kastımız geniş manada gönül coğrafyamızdır. Türkiye’nin sadece kendi sınırlarından ibaret bir ülke olmadığını hâlâ kabul etmek istemeyen varsa ya gafildir ya da kafası ve kalbi başka mahfillere kiralanmış hain” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevreye gönül coğrafyasının ufkuyla bakmaları, yaşanan hadiseleri ona göre değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Suriye, Irak, Kıbrıs ve Kafkaslar, Balkanlar, Güney Asya’daki her meselenin böyle olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz kıyılarından başlayıp Afrika’nın derinliklerine kadar inen her mesele böyledir. Hatta çeşitli ülkelere dağılmış olarak yaşayan 7 milyon vatandaşımız itibarıyla Avrupa’daki her mesele bizim için böyledir. Ve elbette Gazze’de yaşananlar ve Kudüs meselesi de böyledir. Her kim ‘Suriye’den bize ne, Irak’tan bize ne, Karabağ’dan bize ne, Libya’dan bize ne, Bosna’dan bize ne, Kudüs’ten bize ne?’ diyorsa, aslında bilerek veya bilmeyerek büyük Türkiye yürüyüşüne çelme takıyordur” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir bilim insanının “Eğitimi asla zekâ ile karıştırmayın. Doktoranız bulunabilir ve yine de bir cahil olabilirsiniz” dediğini hatırlatarak, “Ülkemizde de epeyce okumuş cahilin bulunduğu bir gerçektir. Buna karşı en büyük güvencemiz, milletimizin o köklü irfanıyla ülke ve dünya meselelerini deruni bir şekilde kavrayabiliyor olmasıdır. Türkiye’yi rotasından saptırmak isteyen her girişim, her senaryo, her tuzak, her oyun, önünde sonunda milletimizin iman ve cesaret duvarına çarpıp akamete uğramıştır” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUYLA ÜLKEMİZİ ÇOK DAHA BÜYÜK HEDEFLERE YÖNELTTİK”
Şair Mehmet Akif Ersoy’un “İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür” dizelerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Maruz kaldığımız her saldırının mutlaka bir maliyeti olmuştur. Zor da olsa ülkemizi büyük ve güçlü Türkiye rotasında tutabilmemiz, bize kayıpları telafi etme imkânı sağlamıştır. Biz İstanbul’da 1994 Mart’ından, ülke genelinde 2002 Kasım’ından itibaren işte bunun mücadelesini verdik. Sadece milletimizin iki asrı aşkın süredir yaşadığı kayıpların ve mahrumiyetlerin ikamesiyle kalmadık, bunun yanında önce 2023, ardından ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla ülkemizi çok daha büyük hedeflere yönelttik. Hamdolsun, milletimiz bu mücadelede hep yanımızda yer aldı, bizleri destekledi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye güçlendikçe, her alanda kendi iddiasını ortaya koydukça üzerine çektiği husumetlerin büyüklüğünün de arttığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “Güya aynı ittifaklar içinde yer aldığımız, aynı anlaşmalara taraf olduğumuz ülkelerin gizli veya açık blokajlarıyla karşı karşıya kaldık. Bilhassa son on yıldır önümüze çıkan siyasi, ekonomik, diplomatik, askerî engellerin sebebi işte bu tablodur. Bir de bunların içerideki uzantıları vardır. Bugüne kadar ne yaptıysak, hangi projeyi hayata geçirdiysek, hangi ilerlemeyi kaydettiysek işte bu dış ve iç sabotajcılara rağmen bunları başardık.”
Gençlere bırakacakları en önemli miras olarak gördükleri büyük ve güçlü Türkiye’nin temellerini böylece yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimizin bu temel üzerinde ülkemizi ve milletimizi dünyada hak ettiği seviyeye çıkartacağından şüphe duymuyorum” dedi.
“AVRUPA VE AMERİKA KENDİ GÜVENLİK VE REFAHLARI DIŞINDA HİÇBİR ŞEYİ UMURSAMIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mutlaka güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun en bariz ispatı, yakın çevremizde son yıllarda ardı ardına yaşanan insani krizler ve çatışmalardır. Suriye darmadağın, Irak kırılgan, Libya bütünlüğünü hâlâ sağlayamadı. Ukrayna topraklarındaki savaş sürüyor. Balkanlar’daki gerilim hiç düşmüyor. İsrail, bölgedeki her devleti tahrik eder hâle geldi. İşi gücü bu. Avrupa ve Amerika kendi güvenlik ve refahları dışında hiçbir şeyi umursamıyor. İslam ülkeleri maalesef Kudüs meselesi gibi en temel konularda bile güçlü bir duruş sergileyemiyor. Türk Devletleri Teşkilatı giderek güçlenmekle birlikte henüz arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamadı. Tüm bu fotoğraf içinde Türkiye, her alanda ve her konuda birlik, beraberlik, dayanışma sağlamak için çırpınıyor, uğraşıyor, çalışıyor. Karabağ’da elde edilen netice, birlik ve beraberlik hâlinde hareket edilmesinin nasıl sonuçlar doğurabileceğini Allah’a hamdolsun bizlere gösterdi.”
“İSRAİL, GAZZE’DE HUNHARCA İNSAN ÖLDÜREBİLİYORSA BUNUN SEBEBİ İSLAM ÂLEMİNİN DAĞINIKLIĞIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze meselesinde böyle bir güç birliğinin henüz oluşturulamamasından duyduğu üzüntüyü ifade ederek, şunları kaydetti: “Şayet bugün İsrail, Gazze’de ve diğer Filistin şehirlerinde hatta buralara komşu ülkelerde hunharca insan öldürebiliyorsa bunun sebebi onun gücü değil, İslam âleminin dağınıklığıdır. Batılı ülkelerin yönetimleri âdeta İsrail’in esiri olmuş durumdayken, aynı ülkelerin halklarında yaşanan uyanış ve giderek yükselen itirazlar bize insanlık adına umut veriyor. İngiltere’de caddelerin hâlini görüyorsunuz. Fransa’da görüyorsunuz. Amerika’da görüyorsunuz. Dün Berlin’de görüyorsunuz. Demek ki ‘Ya Kahhar’ ismi şerifiyle bir başka uyanış tecelli ediyor.”
İsrail’in Gazze’de, diğer Filistin şehirlerinde uyguladığı devlet ve işgalci terörün bir insanlık suçu, soykırım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Şu anda iki bini aşkın avukatla inşallah bu soykırımı bizler gerekli olan yerlere şikayetini yapacağız. Bunun takipçisi olacağız. Bu işi yarı yolda bırakamayız ve bu bedel ödenecek. Ama ne yazık ki parlamentomuza bakıyorsunuz bir siyasi partinin genel başkanı aynen Netanyahu gibi konuşuyor. Şimdi bunlara cevabı verecek olan biziz. Neyle vereceğiz? Duruşumuzla vereceğiz. Haddini bildireceğiz. Zira bu parlamentonun çatısı altında Netanyahu gibi konuşanlar olamaz, olmamalı.”
“DEĞİŞİM TALEBİNİ DÜNYA GÜNDEMİNE TAŞIYARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in bir terör devleti olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu terör devletinin başında olan kişi de ne yazık ki İsrail’i şu anda âdeta İsrail halkını isyan ettiriyor ve onları kendine karşı isyan ettirir hâle getirmiştir. Onun için eceli yakındır. Bu suçun mutlaka uluslararası düzeyde takip edilmesi, soruşturulması ve zalimlerin hak ettikleri cezaları almaları şarttır. Aksi takdirde dünyada hiçbir birey, hiçbir toplum kendini güvende hissedemez. Arkasına Amerika ve Avrupa gibi güçleri alan her terör oluşumu, insanları dilediği gibi katledecek, soykırıma varan vahşetler uygulayacaksa dünya düzeni tümden bozulmuş demektir. Her bozuk düzen gibi bu düzenin de değişmesi kaçınılmazdır. Biz bu hakikatleri dile getirerek, değişim talebini dünya gündemine taşıyarak ve görüştüğümüz her ülke temsilcisiyle paylaşarak üzerimize düşeni yapmanın gayreti içindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zulme karşı duruşlarını, kalpleriyle buğzetme yanında dilleriyle de ifade etmeye çalıştıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır üzerinden Gazze’ye gönderdikleri insani yardımların, Gazze’den Türkiye’ye getirdikleri hastaların, gösterdikleri gayretin bir ifadesi olduğunu dile getirdi.
Yanlarında refakatçileriyle birlikte şu anda 27 kanser hastasını Türkiye’ye getirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cerrahi müdahale yapılması gerekenleri de bir an önce almanın gayreti içerisindeyiz. Şu anda Mısır’la görüşmelerimiz bu istikamette devam ediyor” dedi.
Gazze’ye gemiyle 666 ton ve 10 uçak dolusu insani yardım gönderdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah Gazze’de yaşanan vahşet ve orada şehit olan 12 bini aşkın kardeşimizin fedakârlığı dünyada yeni bir uyanışa, yeni bir silkinişe vesile olacaktır. Allah’ın izniyle Gazze’de dökülen tek bir damla kan, akan tek bir damla gözyaşı bile boşa gitmeyecektir. Rabbimizin ‘Sizlere şer gözükenlerde hayır, hayır gözükenlerde şer olabileceği’ ikazının mucizesine inşallah bir kez daha şahitlik edeceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Türk Talebe Birliğinin tarihi boyunca hep olduğu gibi bu silkinişin, uyanışın, dirilişin, inkılabın da gençler nezdinde bayraktarlığını yapacağına inandığını aktararak, kuruluşundan bugüne Birliğe emeği geçenleri şükranla yâd edip, genel kurulun hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Türk Talebe Birliği 62. Genel Kurulu’nun ardından Sultan II. Abdülhamid Han’ın türbesine ziyarette bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.
Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”
Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.
Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”
Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.
Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”
“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”
Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”
Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”
Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.
Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.
Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız. Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı nedeniyle düzenlenen, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı.
ABD ziyaretinde kendisine eşlik eden Eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi.
Bu müstesna dönemin arifesinde düzenlenen bu etkinlik için Amerika-Türkiye İş Konseyi’ne ve Amerikan Ticaret Odası’na teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli dostum, Başkan Trump’la samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz. Sayın Trump’la geçtiğimiz yıl Washington’daki görüşmemizin ardından kendisinin temmuz ayında Ankara’yı ziyareti köklü müttefiklik ilişkilerimizi en açık tabiriyle teyit etmiş, pekiştirmiştir. Yeni bir soluk kazandırmıştır” ifadesini kullandı.
“100 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİNİ SON DERECE GERÇEKÇİ VE ULAŞILABİLİR BULUYORUM”
Bu ziyaretler vasıtasıyla bir yandan ilişkilerin ikinci yüzyılına kapıyı aralarken, diğer yandan birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika’nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika’yla tesis ettiğimiz diyalog ve eşgüdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika’dan Asya’ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız. Bu noktada şu hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünemeyiz, düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz, siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor. Dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025’te 38 milyar doları aşan ikili ticaretimiz bu yılın ilk sekiz ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025’in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump’la birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir buluyorum. Ancak çabalarımızı biraz daha artırmamız gerekiyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir.”
“TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPAN HEP KAZANÇLI ÇIKMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahibiz. Bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ediyoruz” dedi.
Türkiye’nin ekonomiye dair hemen her başlıkta son 24 yılda ciddi başarılar elde ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde millî geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonu itibarıyla inşallah 20 bin doları aşacak” ifadesini kullandı.
Son 24 yılda ülkeye çektikleri doğrudan yabancı yatırım miktarının 300 milyar dolara yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te yaşanan deprem felaketinin şehirlerde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardıkları anımsattı.
Sadece üç yıl gibi bir sürede enkazları kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehirlerimizi sıfırdan tekrar inşa ettik, deprem bölgesini dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek 455 binden fazla konutu tamamlayıp, depremzedelerimize teslim ettik. Tüm bu rakamlar, tüm bu başarılar aslında bizlere şunu gösteriyor, Türkiye ekonomisi güçlü şoklara karşı dirençli bir ülkedir. Türkiye’ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye, kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Şimdi bu güçlü zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlatıyoruz.”
“AŞMAMIZ GEREKEN ENGELLER, ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında açıkladıkları yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Ülkemizde yatırım yapanlar için Kurumlar Vergisi’ni yüzde 25’ten, yüzde 12,5’e indirdik. İstanbul Finans Merkezi’yle belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi’nden muaf tuttuk. Bu imkânı ilk kez Türkiye geneline de taşıdık. Yatırımcılara diyoruz ki ‘gelin operasyonlarınızı Türkiye’den yönetin’. Elbette bu süreçte iş konseyi ve ticaret odasına görevler düşüyor. Sizlerden, Türkiye’nin sunduğu fırsatlardan faydalanmaları için Amerikalı yatırımcıları teşvike devam etmenizi bekliyoruz. Hamdi (Ulukaya) seni bekliyoruz. Bu teşviklerimizin sadece ticaretimize değil, ülkelerimiz arasındaki siyasi münasebetlere de büyük katkı yaptığını görüyorum. Ancak önümüzde daha yürümemiz gereken uzun bir yol var. Bu yolda aşmamız gereken engeller, atmamız gereken adımlar var.”
“TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİNDE DÜNYA ÖLÇEĞİNDE RAĞBET GÖREN BİR AKTÖR HÂLİNE GELMİŞTİR”
“Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Bu noktada şunu da belirtmek durumundayım. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör hâline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki payımız 5 yıl önceye kıyasla yüzde 120’nin üzerinde arttı. Artık firmalarımız sahip oldukları donanım ve inovasyonla Amerika’da yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika’yla iş birliğimizi ortak üretim imkânları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır.”
“TÜRKİYE İLE AMERİKA ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN DAHA DA GÜÇLENMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”
Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarında, programda bulunan kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarının katkılarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizde bağlarını korurken, diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz. Türk-Amerikan toplumu bünyesinden siyaset, iş, bilim, kültür, sanat, spor ve diğer alanlarda temayüz etmiş vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz. Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.”
Programda, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya tarafından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York şehrine ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde; eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat refakat ediyor.
Türkevi girişinde kendisini bekleyen kalabalık tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul’a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı’mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek” diye konuştu.
Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye’ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye’nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”
Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti’ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz.”
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye’yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Sadece İstanbul’da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002’den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin’den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon’da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002’de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.
Bu performansla yolcu sayısında Avrupa’da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026’nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı’na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Biz İstanbul Havalimanı’nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar ‘Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor’ dediler. ‘İstanbul’a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?’ dediler. ‘Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez’ dediler. ‘Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz’ dediler. ‘Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?’ dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı’nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu.”
“Uçak inmez” dedikleri İstanbul Havalimanı’nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın bugüne kadar birçok kez “Yılın En İyi Havalimanı” ve “Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı” ödüllerine layık görüldüğünü, 110’un üzerinde hava yolu şirketiyle 340’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa’nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.
“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL’A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”
İstanbul Havalimanı’nın 16 Ağustos’ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 Ağustos’ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman’mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. ‘Buradan uçaklar kalkamaz’ diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025’te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı’yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi’ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.”
Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı’ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı’mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.
Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İstanbul Havalimanı’nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100’ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı’nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2’sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi ‘israf’ diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var.”
“Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.
İstanbul Havalimanı’ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TK1763” sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı’nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Pist 09, rüzgâr 0.50’den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar.” diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.