Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

İnsanlık tarihinde coğrafi ve kültürel zemini olan pek çok yönetim biçimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönetim sistemleri içinde hangi uygulama biçimiyle hayata geçerse geçsin millî iradenin üstünlüğüne dayalı olanların ayrı bir yeri bulunduğunu belirterek, “Modern demokrasi de Avrupa’da yaşanan oldukça uzun ve kanlı arayışın ardından geliştirilmiş bir yönetim biçimidir. Özellikle son bir asra damgasını vuran demokrasi, oldukça geniş yelpazede, farklılıkları da içeren zengin bir uygulama alanına sahiptir” diye konuştu.

“HİÇBİR DARBE MEŞRU, MİLLÎ, MASUM, ONURLU DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu sürece en erken katılan ülkeler arasında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “İstiklal Harbi’nin ardından nazari olarak millî iradeye dayalı bir yönetim biçimini benimsemiş olsak da gerçek demokrasiye ulaşmak için bir müddet daha beklememiz gerekmiştir. Ülkemizde demokrasi, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte tüm kural ve kurumlarıyla işlemeye başlamıştır. Ancak bu süreç de oldukça zorlu ve sıkıntılı yürümüştür. Şöyle dönüp 1950’den bugüne kadarki yakın tarihimize baktığımızda ülkemizin demokrasi tecrübesinin darbeler, cuntalar, vesayet lekeleriyle dolu olduğunu görüyoruz. Milletimizin özgürlüğüne ve kalkınmasına engel olan siyaset mühendislikleri, toplum mühendislikleri, zorbalıklar, sinsi tuzaklar ve daha nice oyunlar yaşadık. Bedelini demokraside ve ekonomide geri kalmışlık olarak, evlatlarımızın darağaçlarında, terörle mücadelede, terör saldırılarında canlarını vermeleri olarak ödediğimiz bu süreci asla unutmayacağız. Milletimizin tarihine kültürüne, değerlerine, inancına karşı adeta savaş açanların amaçlarını ve yöntemlerini de asla unutmayacağız. Her şeyden önce şu gerçeği ülkemizdeki istisnasız herkesin kabul etmesi gerekir. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış veya teşebbüs edilmiş hiçbir darbe, şunu bilmemiz lazım ki özellikle vesayetin hiçbir oyunu, meşru değildir, millî değildir, masum değildir, onurlu değildir.”

“MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ’DA GÖSTERDİĞİ KAHRAMANLIKLA, KİRLİ VE KANLI SENARYOLARLA HESAPLAŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her darbenin bir önceki darbenin eksiklerini, yarım bıraktıklarını, başaramadıklarını tamamlamak amacıyla gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Vesayet dediğimiz yapı da darbeciler tarafından kurulan nizamın çeşitli yol ve yöntemlerle bürokrasi ve sivil siyaset çatısı altında sürdürülmesinden ibarettir. Türkiye’yi kendi başına bırakılamayacak kadar önemli bir yer olarak tarif edenler, ülkemizi doğrudan ve dolaylı ama mutlaka vasiler eliyle yönetmek için her yolu denemişlerdir. Milletimiz 15 Temmuz’da gösterdiği cesaret ve kahramanlıkla ortaya koyduğu dirayetli duruşla geçmişteki işte bu kirli ve kanlı senaryolarla da hesaplaşmıştır. Yine o gece görülmüştür ki millet kıyama kalktığı zaman darbecilerin tankı da topu da silahı da medyası da uluslararası destekleri de hiçbir işe yaramıyor.”

“PEK ÇOK SANCILI MESELENİN KÖKÜNDE 12 EYLÜL’DE TOHUMLARI ATILAN SOSYAL ÇARPIKLIKLAR VARDIR”

12 Eylül’ün, Yunanistan’ın NATO’ya ve Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin yolunu karşılıksız açan kararlarının uluslararası etkilerinin, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de bugün hâlâ tüm ağırlığıyla yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar 12 Eylül projesinin ülkemize maliyetlerinden sadece bazılarıdır. Daha da ötesine geçerek söylüyorum; son dönemde sıkça gündeme getirilen pek çok sancılı meselenin kökünde yine 12 Eylül’de tohumları atılan sosyal çarpıklıklar ve sapkınlıklar vardır. Gençlerimizin tarihleriyle, kültürleriyle, siyasi ve sosyal meselelerle ilgilenmektense sapkın hayat biçimlerine, ahlaksızlığa, lümpenliğe teşvik edilmesi 12 Eylül’ün ülkemize bıraktığı kötü mirastan birisidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe ve vesayet düzeninin, Türkiye’ye doğrudan müdahalenin ağır sonuçlarıyla karşılaşmak istemeyenlerin hep vazgeçilmez araçları olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sadece Türkiye’nin sorunu mudur? Hayır. Ülkemizde her darbeden sonra yeniden inşa edilen yönetim sistemi de bu gayeyle düzenlenmiştir. Sistemin en kritik unsurları, milletin istiklalini ve istikbalini güvence altına almak değil, senaryonun daha sonraki adımlarını kolaylaştırmak amacıyla tesis edilmiştir. Üzerinde darbe veya vesayet gölgesi olmayan tek köklü değişim, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişimizdir. Bu, ciddi manada bunları rahatsız etmiştir. Tarihimizde ilk defa yönetim sistemimizi doğrudan milletin tercihiyle böylesine kapsamlı bir şekilde değiştirme başarısını hamdolsun biz gösterdik. Elbette bu safhaya kolay gelmedik.”

“18 YILDA MİLLETİN DEMOKRASİ VE KALKINMA ÖZLEMİNİ DİNDİRECEK PEK ÇOK REFORMU HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda milletin demokrasi ve kalkınma özlemini dindirecek pek çok reformun hayata geçirildiğine değinerek, şöyle konuştu: “Darbe döneminin mirası pek çok kurumu, kuralı, uygulamayı halkımızın beklentileri doğrultusunda yeniden oluşturduk. Bir yandan ülkemizin 81 vilayetinin tüm altyapı ve hizmet ihtiyaçlarını karşılarken, diğer taraftan ileri demokrasiyi inşa ettik. Türkiye, bu iki güçlü motorun etkisiyle hızla toparlanıp Cumhuriyet döneminin tamamında yapılanların katbekat üstünde skorlara imza attı. Temel altyapı ve hizmetler alanında eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, adaletten güvenliğe her alanda ülkemizi gelişmiş devletler seviyesine çıkartan pek çok yatırımı hayata geçirdik. Ekonomide üretimden ihracata, büyümeden istihdama, finansmana kolay erişimden girişimciliğin desteklenmesine kadar pek çok kritik altyapı atılımını ardı ardına işte bu dönemde gerçekleştirdik. Kılık kıyafet, dil kültür, inanç alanında yasakları kaldırdık. Demokrasinin, hakların, özgürlüklerin, bütün bunların önündeki engelleri birer birer temizledik. Ülkemizin bu dengeli ve hızlı atılımlarını, çıtayı sürekli yükselterek iddialı bir vizyonun habercisi hâline dönüştürdük. Bütün bunları hamdolsun Cumhur İttifakı olarak Sayın Bahçeli ve arkadaşlarıyla el ele vererek gerçekleştirmeyi sağladık. Allah’a hamdolsun. Demek ki oluyor.”

Dayanışma olduktan sonra milletin yapamayacağı hiçbir şey olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık çok daha büyük hedeflere ihtiyacımız olduğunu görerek, milletimizin ortak hayallerinin ifadesi olan 2023 hedeflerini ortaya koyduk. Bu vizyonu 2011 seçim beyannamemizin merkezine yerleştirerek, milletimize artık günü değil, geleceği düşünen, çeyrek asır sonrasının projelerini, planlarını yapan bir yönetime sahip olduğu mesajını verdik. Tabii bu mesajı milletimizle birlikte Türkiye’yi darbe ve vesayet aracılığıyla dilediği gibi yöneten, yönlendiren, sömüren odaklar da aldı. Ülkemizin son 7 yılının kesintisiz bir saldırı dalgasıyla ve buna karşı verdiğimiz mücadeleyle geçmesinin sebebi işte budur. Bizi hedeflerimizden uzaklaştırmak, yeniden darbe ve vesayet kısır döngüsüne hapsetmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Gezi olaylarından 17-25 emniyet-yargı darbe girişimine, bölücü örgütün çukur eylemlerinden güney sınırlarımızı kuşatma gayretlerine, 15 Temmuz’dan Akdeniz’deki gelişmelere kadar hepsi de bu sürecin birer parçasıdır. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle akamete uğrattığımız her saldırıyı, farklı alanlarda yenileri izledi. Tıpkı darbe öncesi hazırlık süreçleri ve darbe dönemlerindeki sindirme uygulamaları gibi milletimizin kanını dökme dâhil çok farklı boyutları olan bu senaryoların hepsini de boşa çıkartmakta kararlıyız.”

“TÜRKİYE, YERLİ VE MİLLÎ POLİTİKALARINI ÇOK DAHA BÜYÜK KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güneyde koalisyon güçleriyle mücadele yürütüldüğüne işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bakıyorsunuz ki bir terör devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Nerede? Suriye’de. Öbür tarafta bakıyorsunuz Libya’da karşımızda darbeci Hafter ve onun güçlerinin ne yazık ki Wagner diye paralı Abu Dabi yönetiminin desteklediği silahlı güçleri var. Bütün bunlarla beraber onların yanında bakıyorsunuz Fransa sürekli gündemde. İsim olarak anmak istemiyorum ama mecburum anmaya çünkü o, şahsımla çok uğraşıyor. Nedir o? Diyor ki ‘Türk Milleti’yle değil ama bizim Erdoğan’la sıkıntımız var.’ Sayın Macron, senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak. Defalarca bunu zaten sana söyledim ama dinlemiyorsun. ‘Bak, senin tarih bilgin de yok’ dedim. Sen Fransa’nın tarihini de bilmiyorsun. Önce Türk Milleti’yle uğraşma, Türkiye’yle uğraşma. Afrika’nın tarihi adeta Fransa’nın tarihidir. Cezayir’de 1 milyon insanı öldüren sizsiniz. Ruanda’da 800 bin insanı öldüren sizsiniz. Siz bize insanlık dersi veremezsiniz, önce bunu öğren. Bunu, ben bizzat kendisine söyledim. ‘Bak, senin tarih bilgin yok. Önce bunları öğrenmen lazım’ dedim.

Biz ise bu Afrika’da bir insanın burnunu kanatmadık. Biz oralarda sadece acaba insanca nasıl destek, nasıl yardım veririz, bunları yaptık. Darbe ve vesayet güçlerinin örneği bunlar. Yıllarca besleyip büyüttükleri, günü gelince de sahaya sürdükleri kadrolar tasfiye oldukça Türkiye, yerli ve millî politikalarını çok daha büyük kararlılıkla hayata geçiriyor. Bunlar Libya’ya da çok çektirdiler. Libya’da bunlar 100 binlerce insanı öldürdüler. Bunu yaptılar. Bunlar bize insanlık dersi verebilir mi? Şimdi gelmiş Libya’ya niye girmek istiyor? Petrol için girmek istiyor. Afrika’nın diğer ülkelerine bunlar niye girmek istiyor? Elmas için girmek istiyor, altın için girmek istiyor, bakır için girmek istiyor, krom için girmek istiyor. Seyahatlerimde hep Afrikalı liderler bunu bana anlatmışlardı, bizzat kendileri. ‘Türkiye ise ecdadımız’. Biz, buralara gittiğimiz zaman sadece destek elimizi uzatırız.”

“BİZ BU DÜNYADA MİLLETİN GÜCÜNÜN ÜZERİNDE BİR GÜÇ GÖRMEDİK, TANIMADIK”

15 Temmuz gecesi televizyonlardan yaptığı konuşmada da söylediği gibi “Biz bu dünyada milletin gücünün üzerinde bir güç görmedik, tanımadık, tanımıyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 200 yılda yaşadığı onca ağır kayıpların altında adeta beli bükülen Türk Milleti 15 Temmuz’da, zor şartlarda kurtarıp yeni devletini kurduğu vatan toprakları üzerinde istiklaline ve istikbaline bir kez daha sahip çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kesimden vatandaşı, kamu görevlisi, siyasetçisiyle 15 Temmuz gecesinde onurlu duruş sergileyen insanların bu ülkenin tarihindeki ve milletin kalbindeki mümtaz yerini aldığını dile getirerek, bu tür bilimsel toplantıların ülkenin ve milletin uzun serencamının incelenmesine, araştırılmasına, analizine ve geleceğe ışık tutacak mesajlara dönüştürülmesine vesile olması temennisinde bulundu.

Bugün 12 Eylül olduğunu, bu tarihin herkes için takvim yapraklarındaki 365 sayfadan biri olmasının çok ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye bundan tam 40 yıl önce bir 12 Eylül sabahı gözlerini silahların gölgesi altında açmıştır. Köşe başlarında mevzilenmiş tanklar, sokakları kapatmış askerler, bunlar bizim evlatlarımızdı. Tanıdık bir felaketin habercisi gibiydiler. Türkiye bir askerî darbeye daha maruz kalmıştı. Bizim çocukluğumuza denk gelen ama bizden önceki neslin hayatının tam merkezine yerleşen 1960 darbesi ve ardından gelen felaketler bugün hâlâ yürekleri dağlıyor. Bizim gençliğimizin henüz başında gerçekleşen 1971 muhtırası daha çok siyasi sonuçlarıyla hafızamızda yer etti. Gençliğimizin tam ortasına denk gelen 12 Eylül darbesi ise öncesi ve sonrasıyla öylesine kanlı, öylesine derin yaralara yol açmıştır ki nesiller boyunca unutulması mümkün değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe yıllarının ülkenin, gözaltına alınıp en ağır işkencelerden geçirilen insanların, her biri zulüm makinesi olarak çalıştırılan cezaevlerinin, darağaçlarına gönderilen gençlerin acısıyla kavrulduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydetti. Bugün artık herkesin 12 Eylül darbesinden önce ülkenin siyasi kamplara bölünmesi her gün onlarca insanın öldürülmesi gibi hadiselerin hiçbirinin kendi dinamiği içinde ortaya çıkmadığını bildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelerin hepsinin darbeye zemin hazırlamak ve toplumsal meşruiyet oluşturmak için yazılan bilinçli bir senaryonun ürünü olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde ‘ülke 70 sente muhtaç’ diye hafızalara kazınan ekonomik çöküntünün de darbeye giden yola özellikle döşenen taşlardan biri olduğunu belirterek, “Darbe haberi Washington’a ulaştığında birilerinin ‘Bizim çocuklar başardı’ demesi, 12 Eylül’ün gerisindeki karanlık yüzü ifade ediyordu. Hiç şüphe yok ki 15 Temmuz gecesi birileri yine aynı mekânlarda ‘Bizim çocuklar yine başardı’ demek için bekliyordu” dedi.

“EVİNİ GEÇİNDİRMEKTE ZORLANAN, GELECEĞİNDEN UMUDUNU KESEN BİR TOPLUM DARBEYE DİRENEMEZ”

İnsan hayatında çok uzun zaman olan 40 yılın ülke ve toplum hayatında kısa olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesine güzellemeler dizenlerin her fırsatta öne sürdükleri anayasa referandumu sonucunun da bu perspektiften doğru şekilde okunması gerektiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, can güvenliği kalmayan, evini geçindirmekte zorlanan, geleceğinden umudunu kesen bir toplumun elbette darbeye direnemeyeceğini belirterek, böyle de olduğunu dile getirdi.

12 Eylül rejiminin anayasasının çok yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesinin de darbenin meşruiyetinden ziyade milletin içine sürüklendiği umutsuzluk ikliminden bir an önce kurtulmak isteğinin tezahürü olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1983 seçimlerinin darbecilerin işaret ettiği siyasi parti yerine rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu partinin zaferiyle sonuçlanmasının da bu çerçevede değerlendirilmesinin doğru olacağına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönem konusunda kimi çevrelerin özellikle kendilerine göre bir farklı yorum oluşturmaya çalıştığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu tür bir resim ne olursa olsun tarih hükmünü, ülkemizin yaşadığı en ağır ve acı darbe olarak vermiştir. Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlayan karanlık odak, hiç şüphesiz darbe sonrasının planlamasını da yapmıştır. Darbecilerin bir sağdan, bir soldan diyerek idam sehpasına çıkardığı gençlerin temsil ettiği dinamik toplumsal fikri yapı yerine ülkemizin hâlâ çözmeye ulaştığı sorunların tohumları atıldı. Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının yıllarca ülkemizin başına bela olan PKK’nın gelişip büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Yine askeri rejimin bu ülkenin milli ve yerli tüm unsurlarının birikimlerini yok etme gayretinin de FETÖ’nün önünü açmak için olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz.”

“ÜLKEMİZİN FİKİR HAYATI 12 EYLÜL DARBESİNDEN SONRA HİÇBİR ZAMAN ESKİSİ KADAR CANLI OLAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahneye konulan senaryoyu somutlaştırmak bakımından vereceği örneğin çok daha açıklayıcı olacağını ifade ederek, Anadolu’nun küçük bir ilindeki Millî Türk Talebe şubesinin 12 Eylül darbecileri tarafından kapatıldığını, şehrin merkezindeki bir pasajın içinde yer alan şube binasının önce camlarının kırıldığını, mobilyalarının da odun niyetine sobada yakılıp tahrip edildiğini aktardı. Bununla kalınmayıp şube binasındaki yılların birikimi olan fikir kitapları ve dergilerin de sobada yakılarak ortadan kaldırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli ve millî zihin yapısına sahip nesillerin yetişmesine katkı sağlamış nice eserler bilinçli bir şekilde ateşe atılıp imha ediliyor. Bu kitaplar ve dergileri yanmaktan kurtarmak isteyenler ise derhâl gözaltına alınıp hapse atılıyor. Bu sıradan bir kitap düşmanlığı veya vandallık eylemi değildir. Amaç milletimizin değerlerini oluşturan ve nesilden nesle aktarılan hafızanın, birikimin bilincin, maddi alt yapısını tümüyle yok etmektir. Nitekim ülkemizin fikir hayatı 12 Eylül darbesinden sonra hiçbir zaman eskisi kadar canlı olamadı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yerine gençlerin zihinlerinin neredeyse tamamının tercümeye dayalı ideolojik akımların istilasına maruz bırakıldığını vurgulayarak, PKK eliyle oluşturulan güvenlik kaygısının da uzun bir süre siyasi ve sosyal çatlakları genişletmenin zemini, topyekûn sistemi bloke etmenin gerekçesi olarak kullanıldığını anlattı.

“BİZ BİZE YETERİZ, BU ÜLKE KENDİNE YETER”

Milletin adeta hayat damarları olan dini hassasiyetlerinin, toplumsal dayanışma hasletlerinin, kültürel birikiminin, eğitim faaliyetlerinin, FETÖ ve benzeri sapkın yapılar öne çıkartılarak lekelenmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ekonomi ardı ardına yaşatılan krizlerle sürekli zayıf tutularak IMF’ye muhtaç ve mahkûm hâlâ getirildi. Bunu bizzat şahsım yaşadı. Göreve geldiğimizde IMF’ye olan borç 23,5 milyar dolardı ve hamdolsun 2013’te IMF’ye olan bu borcu sıfırladık. IMF borcumuz falan kalmadı. Ama ana muhalefet ‘Bak ekonomik sıkıntılarımız var, durmayın, IMF’ye müracaat edin, oradan yine borç alın, bu ülke ayakta kalsın.’ Artık bizim IMF diye bir kapımız yok, biz bize yeteriz, bu ülke kendine yeter.”

Koronavirüs sürecinde 150’ye yakın Afrika ve dünya ülkesine destek verdiklerini hatırlatan, bu desteği insani ve vicdani görev olduğu için verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz onlardan daha zengin değildik ama verdik ve bundan sonra da vereceğiz. Bizim ecdadımızdan aldığımız terbiye bu. Bundan sonra da yapacağımız bu. Ey Macron, sen ne yaptın? Şu anda dirsek teması içinde oldukların ne yaptı? Sen onu söyle” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN KAZANIMLARINA SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Türkiye’nin Meclisiyle, Cumhurbaşkanlığıyla, yargısıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, özellikle ordusu ve diplomasisi ile kendi oyun planlarını uyguladıkça, hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde ilerlemeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İşte şu anda burada adalarda, vesaire, Yunanistan’ın yaptıklarına bakın. Neye güvenerek yapıyor bunları? İşte bazı kendisine destekler vereceğini vaat edenlere güveniyor onlarla beraber adaların etrafında korvetlerle dolaşıp duruyorlar, zodyaklarla dolaşıp duruyorlar. Yanlış iş yapıyorsunuz, bu yollara girmeyin. Hepten yalnız kalırsınız. Yeri geldiği zaman ‘komşu, komşu, komşu…’ diyorsun, o zaman komşuluğun hakkını ver, yanlış yollara girme. Hamdolsun biz kendi kararımızı kendimiz veriyoruz. Bunları da dirayetle hayata geçiriyoruz. Gerektiğinde her türlü mücadeleye girebilen bir Türkiye var artık. Her ne kadar hâlâ ülkemizde azımsanamayacak sayıda darbe ve vesayet özlemcisi varsa da milletimizin bunlara fırsat vermeyeceğine inanıyoruz. Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı, millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hak, hukuk, özgürlük, demokrasi, kalkınma mücadelesinde emeği geçen, katkısı olan, canı pahasına bu yoldan dönmeyen tüm siyasetçilere, fikir adamlarına, toplum önderlerine, milletin her bir ferdine şükranlarını sundu.

Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’den, şehit Başbakan Menderes’e, merhum Özal’dan, Erbakan ve Türkeş’e kadar milletin istiklali ve istikbali için çalışmış büyükleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, bizleri de hayırla yâd edilenler arasına katmasını diliyorum. İçinde bulunduğumuz Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın tüm bu hakikatlerin inşallah mücadelelerin ve değerlerin sembolü olarak asırlar boyunca misyonunu yerine getireceğine inanıyorum. Ülkemizin Yassı Ada duruşmalarında tutuklulara ‘Sizi buraya tıkan idare böyle istiyor’ diyen bir yargı anlayışından, 15 Temmuz’da darbecilere karşı derhâl harekete geçen bir yargı anlayışına ulaşmış olması gerçekten çok büyük bir ilerlemedir. Bu vesileyle 15 Temmuz sonrası darbe yargılamalarını titizlikle yürüten yargı mensuplarımızın tamamını tebrik ediyorum. Bu davalarda fedakârca görev üstlenen avukatlarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, baro tartışmaları ve teröre verilen destekler sebebiyle son günlerde sıkça tartışma konusu olan avukatların kahir ekseriyetinin ülkesine, milletine, hakka, hukuka, samimiyetle bağlı olduğunu bildiğini, bu anlayıştaki avukatların barolarda ve diğer sivil toplum faaliyetlerinde çok daha aktif hâle gelmeleriyle yargının tüm unsurlarının millet nezdindeki itibarı ve güvenilirliğinin daha da artacağını söyledi.

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile bir araya geldi

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret etti.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

“81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk”

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar – Şuhut Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye sadece ulaştırma ve haberleşme alanında gerçekleştirdiğimiz yatırımların tutarı 200 milyar doları buluyor. Bu şekilde hayata geçirdiğimiz ulaştırma projelerimiz sayesinde, 81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden Afyon-Şuhut yolu açılış törenine canlı bağlantıyla katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında Afyonkarahisar’ın; Marmara’nın, Karadeniz’in, Akdeniz’in, Türkiye’nin batısından doğu ve güneydoğusuna uzanan tüm güzergâhlarının kavşak noktası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Termalin, sanayinin, ticaretin, tarımın, turizmin şehri Afyonkarahisar’ımızın merkeziyle Şuhut ilçemizi buluşturan 22 kilometrelik bölünmüş yolun hayırlı olmasını diliyorum. Bu yol projesinin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlığımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum” diye ekledi.

Bölünmüş yol tamamladığında bölgedeki yoğun trafiğin daha konforlu, hızlı, güvenli bir şekilde işleyeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan sonra şehir merkezi ile Şuhut arasındaki seyahat 27 dakika yerine 12 dakika sürecek. Yine bu projeyle vakitten 58,5 milyon lira, akaryakıttan 18 milyon lira tasarruf sağlayacak, egzoz salınımını yıllık 2 bin 200 ton azaltacağız. Kolaylaşan ulaşımıyla bu güzergâhın, büyüyen, gelişen, kabına sığmayan Afyonkarahisar’ımıza yeni bir nefes borusu olacağına inanıyorum.”

“AMACIMIZ, ÜLKENİN İSTİSNASIZ HER YERİNE KARAYOLUYLA KOLAYCA ERİŞİLEBİLMESİNİ SAĞLAMAK”

Açılışını yaptıkları her yolla, 2023 yılında ülkenin bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometreye çıkarma hedeflerine bir adım daha yaklaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilindiği gibi hükûmete geldiğimizde ülkemizin bölünmüş yol uzunluğu sadece 6 bin 100 kilometreydi. Biz, 20 yılda yaklaşık 23 bin kilometre yeni yol yaparak bu rakamı 29 bin kilometreye yaklaştırdık. Hamdolsun, karayolu yatırımlarında pek az eksiğimizin kaldığı bir döneme kavuştuk. Sadece yüksek standartlı bölünmüş yol yapmakla kalmıyor, diğer yollarımızın kalitesini de yükseltiyoruz. Amacımız, bu ülkenin istisnasız her yerine karayoluyla kolayca erişilebilmesini sağlamaktır” açıklamasında bulundu.

Her yatırımları gibi yol projelerinin de ülkeye çok yönlü faydası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımız, bu yolları kullanarak sevdiklerine kolayca kavuşuyor, tatillerini rahatça yapıyor. Yolcu ve yük taşımacılığı yapan ağır vasıta araçlarımız, hem hızlı bir şekilde hem de çok fazla yıpranmaya maruz kalmadan gidecekleri yerlere varıyor. Avrupa ve Asya kıtaları arasındaki ulaşımı önce Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle ardından asırlık hayalimiz olan 1915 Çanakkale Köprüsü’yle hızlandırdık. İster binek, ister ticari araç olsun tüm şoförlerimizin kâbusu olan dağları tünellerle deldik, geçilmez vadileri viyadüklerle birleştirdik, azgın suları köprülerle aştık. Bugün ülkemizde başka hiçbir etkinliğe ihtiyaç duymadan sadece yaptığımız yolları, tünelleri, viyadükleri ve köprüleri kullanarak bir yere gidip dönmek dahi tek başına bir keyif hâline gelmiştir” dedi.

“Dikkat ederseniz, anlattıklarımın hepsi ulaştırmanın karayolu ayağıyla ilgilidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Hatta karayolunun da sadece bölünmüş yolundan söz ediyoruz. Bunlara bir de otoyolları ilave etmemiz gerekiyor. Daha bunun şimdilik bin 439 kilometreyi bulan hızlı ve yüksek hızlı demiryolu, baştan aşağı yenilediğimiz konvansiyonel hatları var. Daha bunun pek çok şehrimizde bakanlığımızca inşa edilip işletilen metroları, raylı sistemleri var. Daha bunun lojistik merkezleri, iltisak hatları var. Daha bunun 57 ilimize yaygınlaştırdığımız havalimanları var. Daha bunun, potansiyeli yüksek şehirlerimizde sürekli büyüttüğümüz, yenilerini eklediğimiz yolcu ve kargo terminalleri var. Daha bunun açtığımız devasa ticaret limanları, konteyner limanları, yat limanları, kurvaziyer limanları var.”

“TÜRKİYE YÜZYILI ADINI VERDİĞİMİZ ATILIMI SİYASİ DEĞİL, MİLLÎ BİR VİZYON OLARAK GÖRÜYORUZ”

Türkiye’ye sadece ulaştırma ve haberleşme alanında gerçekleştirdikleri yatırımların tutarının 200 milyar doları bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şekilde hayata geçirdiğimiz ulaştırma projelerimiz sayesinde, 81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk. Sadece fiziki altyapımızı güçlendirmekle kalmadık, bu projelerimizle gönülleri ve kalpleri kavuşturduk. Ülkemizin en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar istisnasız her karışını kucaklayan bütün bu yatırımlarımızla Cumhuriyet tarihinin en adil, hakkaniyetli, eşitlikçi siyasi, ekonomik, sosyal altyapısını kurduk. Eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, enerjiden sanayiye her alanda, artık ülkemizin tüm fertleri hayallerini gerçekleştirebilecek imkâna sahiptir. Ziyaret ettiğimiz şehirlerimizde erkeği ve kadınıyla, genci ve yaşlısıyla her kesimden vatandaşımızın bu mümbit zemin üzerinde inşa ettikleri başarı hikâyelerini duydukça gururlanıyoruz. Kimi fabrika kuran, kimi atölye açan, kimi teknolojiye, kimi tarıma, kimi hayvancılığa yönelen girişimcilerimiz ile buralarda çalışanların hayır dualarını işitmek tüm yorgunluğumuzu almaya yetiyor” dedi.

Ülkeye, 20 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle kazandırdıkları her yatırımı, her projeyi, milletin hanesine yazdırdıkları her başarıyı Türkiye Yüzyılı’nın girizgâhı, besmelesi olarak kabul ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi, bu altyapı üzerinde ülkemizi dünyanın en büyük siyasi ve ekonomik güçlerinden biri hâline getirmek için yeni bir hamleye hazırlanıyoruz. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz bu atılımı, tıpkı 2023 hedeflerimiz gibi, siyasi değil millî bir vizyon olarak görüyoruz. Küresel sistemin kökünden sarsıldığı bir dönemde, ülkemiz Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına böyle bir atılımla girmeye, hiç olmadığı kadar yakındır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, “Hiçbir istisna yapmadan 85 milyon vatandaşımın her birine diğer tüm ayrımları, farklılıkları, rekabetleri bir kenara bırakarak bu millî vizyona sahip çıkma çağrısında bulunuyorum. Millî mücadele destanının yazılmasında Büyük Zafer’e ev sahipliği yaparak en kritik rolü üstlenen Afyonkarahisar’ın, Türkiye Yüzyılı destanında öncülüğünü kimseye kaptırmayacağına inanıyorum. Açılışını yaptığımız Afyonkarahisar-Şuhut Yolu’nun bir kez daha şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum” sözleriyle tamamladı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Published

on

TRT-1, TRT Haber, TRT World, TRT Türk, TRT Avaz, TRT Kürdi, TRT Arabi, TRT Radyo-1 ve TRT Radyo Haber ortak yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, moderatörlüğünü Canan Yener Reçber’in üstlendiği yayında; gazeteciler Mustafa Kartoğlu, Pelin Çift, Abdulkadir Selvi ve Hale Kaplan’ın 2023 seçimleri, anayasa değişikliği, EYT düzenlemesi, terörle mücadele, ekonomik gelişmeler, Türkiye Yüzyılı vizyonu, dış politika ve gündemdeki diğer gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUYLA YENİ ZAFERLERE BAŞARILARLA ULAŞACAĞIZ”

“Türkiye Yüzyılı söyleminden ne anlamalıyız? Temalar ne olacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar hep eserlerimizle, hizmetlerimizle sürekli bir gayretin içindeyiz. Ziya Paşa’nın çok güzel bir beyti var, ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde?’ Yani bir partinin, bir adayın ayinesi iştir, kampanyaya bakılmaz” cevabını verdi.

“Siz eserlerinizle, hizmetlerinizle halkınızın karşısında değilseniz, halkınız da zaten size değer vermez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarını 20 yıldır halkın çok açık, net eser olarak gördüğünü söyledi.

Halkın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, benim halkımın hayali olarak gördüğü veya tasavvur ettiği şeyler değildi. Yani düşünün, boğazın altından raylı sistem geçirecek. Bunları, benim halkım bugüne kadar yaşamadı, görmedi. Boğazın altından Avrasya Tüneli geçecek, bunları görmüş değildi. Ama bunları bizimle yaşadı, gördü. Öbür taraftan rahmetli Demirel’in köprü, rahmetli Turgut Bey’in köprü… Üçüncüsü de bize nasip oldu, o da Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bunları bile yaptırmamak için geldiler, gösteriler yaptılar, önünü kesmek için ellerinden geleni yaptılar. Ama muvaffak olamadılar çünkü biz dedik ki, ‘Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü de yapacağız, hatta raylı olarak yapacağız.’ İnşallah o raylı sistemle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Ama bunlara kalsa, bunlar onu da engellemek için ellerinden geleni yapar.”

Türkiye Yüzyılı’nın bir vizyon meselesi olduğunu, bu vizyonla bugüne kadar yaptıklarının üzerine çıkarak çok daha ileri adımlar atacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın birileri masa başında kurgulanmış kampanyalarla göz boyamaya çalışsın. Biz milletimizle beraber yoğurduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeni zaferlere başarılarla ulaşacağız” diye konuştu.

Mesajlarının net olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl boyunca büyük badireler atlatarak fevkalade başarılara imza attıklarını vurguladı.

Yaptıkları devasa altyapı yatırımlarıyla Türkiye’yi küresel bir güç olmaya hazırladıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu millete bu yaraşır. Ve bu millet bunu yapar mı? Yapar. Türkiye Yüzyılı, Türkiye’nin son dönemde elde ettiği güç ve birikimle dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olacağı dönemin adıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın, 20 yıldır yaptıkları yatırımların artık doğrudan vatandaşın refahına, imkânlarının çok daha hızlı artmasına yarayacak bir dönem olduğuna işaret ederek, “20 yılda biz, büyük ve güçlü bir Türkiye’yi kurduk. Şimdi bu Türkiye’nin imkânlarını vatandaşlarımızın daha fazla istifadesine sunma zamanı. İnanıyorum kim milletim yine ‘AK Parti’ diyecek, yine ‘Cumhur İttifakı’ diyecek” şeklinde konuştu.

“22 YILDIR 2023’E, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLANIYORUZ”

“Bugünkü grup toplantısında ‘muhalefetin, sizin bazı söylemlerinizi kullanmaya başlamasını’ değerlendirdiniz. Buna dair bir açıklama yapmak ister misiniz?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok açık, net, bunlarda utanma diye bir şey yok. Kalleşçe astıkları Menderes’in şimdi de sloganını çalıyorlar. Bunun adı hırsızlıktır, devasa… Kendileri ile çelişmek muhalefetin her zamanki hâli. Bunların istismar etmediği ne kaldı? Herkesi kör, âlemi sersem sarıyorlar” cevabını verdi.

Adnan Menderes’in partisinin “Yeter söz milletindir” çıkışını, CHP’nin tek parti faşizmine karşı yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu slogan, CHP’ye isyanın bir nişanesidir. Bu söz, millet iradesini sembolize ediyor. Millet iradesine sahip çıkanlar ancak bu sözü kullanma hakkına sahip olabilir, CHP değil. Bugün millet iradesine sahip çıkan kimdir? AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır. Şimdi bunlar bu slogana dahi çökmeye çalışıyorlar. Kalkmışlar binalarına bu sloganı asıyorlar. Binalara slogan asmakla olmaz. Önce gerçekten millî iradeye saygılı olmayı öğrenin. Bunların gayesi, gayreti ülke ve millet değil. Bunlar bir defa millî değil, gayri millî. Millî olmayan ‘Yeter, söz milletindir.’ diyebilir mi? Diyemez. Oraya pankartı asabilirsin, benim milletim sana inanmaz ki. Çünkü siz, millî değilsiniz, gayri millîsiniz. Ve bu millete hep ihanet ettiniz. ‘Yeter, söz milletindir.’ diyen Menderes’i ipe götürdünüz, idam ettiniz. Ve bunun sorumlusu sizsiniz. Bunlar milletin gönlüne girmenin değil, şimdi de yeni bir şey öğrendiler, Batı’dan aferin almanın peşindeler. ‘Batı bile bize aferin diyecek’ diyor. Allah Allah, nasıl bir iş bu? Biz de CHP zihniyetine bugün ‘Yeter, söz milletindir’ diyoruz ama hizmet söz konusu olduğunda, eser söz konusu olduğunda ‘yetmez’ diyoruz.”

“Seçim yaklaşırken muhalefetin adayı belirlenmiş değil. Altılı masa toplantıları hâlâ devam ediyor. Bu süreçte 55 ikili görüşme yapıldı, 11 kez altılı masa etrafında toplanıldı. Bu tablo size neyi anlatıyor? Bir de cumhurbaşkanının tek başına yetkili olmayacağı, bir sözleşmeyle bağlanacağı, sözleşmeye uyulmazsa kriz çıkabileceği, bir ya da daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısının cumhurbaşkanının yetkilerini kullanabileceği yönünde bir söylem var. Böylesi bir sözleşmeyle bağlanmış cumhurbaşkanı, ülkeyi nasıl yönetebilir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin biz bunlara, altı değil de yedili masa diyelim. Altı deyince eksik oluyor. Nerede malum parti? O da masanın altında” cevabını verdi.

“Biz, aslında seçim tarihini açıklayarak bir anlamda yedili masadakilerin rahatını bozduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendilerince kapalı kapılar arkasında toplanıp toplanıp bunlar dağılıyordu. Seçim tarihi vermesek, bunların aday çıkaracakları da yoktu. Bırakalım adayı, aday açıklama tarihlerinde bile bir belirsizlik, tutarsızlık var. Biri ’13 Şubat’ta açıklayacağız’ diyor, diğeri ‘O tarihte açıklamak gibi bir planımız yok’ diyor. Masadakilerin hiçbiri bir diğerini tekin bulmuyor, güvenmiyor. Siz, birbirinize güvenmiyorken, millet size nasıl güvensin? Aslında onlar için adaylarının kim olduğu da önemli değil. Onlar, ipleri altısının hatta HDP’yi de sayarsak yedisinin elinde bir kukla koymaya çalışıyorlar. Böyle bir aday modeli, bu millete hakarettir. Bir de ‘Aman yıpranır’ diye adaylarını açıklamıyorlarmış. Bu nasıl iş? Yani siz, adayın yıpranacağından korktukları için aday bile açıklayamazken, biz 22 yıldır 2023’e, Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyoruz. Bizim böyle yıpranmak vesaire diye bir şey yok. Niye? Bu yola çıkan, tabii ki yıpranacak. Hizmet, yıpratır ama yeter ki sizin ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ anlayışınız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşkla koştuklarını, yorulmadıklarını ve yıpranmadıklarını dile getirdi.

“YENİDEN ADAYLIK ÖNÜNDE HİÇBİR ENGEL BULUNMUYOR”

“Muhalefet, ‘Anayasa’nın 101’inci maddesine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan 3’üncü kez cumhurbaşkanı adayı olamaz’ diyor. Bu konuda ne dersiniz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu sözlerle cevapladı: “Bunların hiçbirinin Anayasa’nın 101’inde veya diğer maddelerinde falan bir yeri yok. Biz bugüne kadar bu adımları atarken bunların aklı neredeydi? Biz Cumhurbaşkanı seçildik, bunların aklı neredeydi? O zamanlar bunu hiç konuşmadılar dikkat edin. Ama şimdi konuşuyorlar. Niye? Çünkü çıkaracakları bir cumhurbaşkanı adayının seçilme şansı olmadığını görüyorlar. Bundan dolayı rahatsızlar. Milletimiz bizi, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı yaptı. Biz böylece ilk dönemi tamamlamış olacağız. Dolayısıyla yeniden adaylık önünde hiçbir engel bulunmuyor. Hukuka da Anayasa’ya da uygun. Bu tartışmaları gereksiz buluyorum. Bunlar, sandıktan ümidini kesenlerin başvurduğu suyu bulandırma çabalarıdır. Birçok anayasacı da bunlarla ilgili açıklamaları zaten yaptı. Milletimiz bizi inşallah tekrar aday da yapacak, Cumhurbaşkanı da seçecek.”

“Korktukları için mi bunu ortaya atıyorlar?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bundan. Başka bir şey değil” cevabını verdi.

Muhalefetin bakanlık sayılarının artırılması vaadi olduğu ve bu tartışmaların koalisyon dönemlerine ilişkin benzerlikler içerdiğinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun benzerlik değil, tam anlamıyla koalisyon dönemine dönüş anlamına geleceğini söyledi.

Başbakanlığı döneminde bakan sayısının 35 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bakan sayılarını indirdik, indirdik ve şu anda bizim 17 tane bakanımız var. 35 bakanlıktan 17’ye kadar bu işi indirdik. Bunu şu anda o yedili masada olanların bazıları bilir, bu konudaki hassasiyetimizi gayet iyi bilirler. Çünkü bunlar israfın ta kendisidir. Şimdi bu masa müdavimleri erken başladı ağlamaya. Niye? Bir şey kapmaları lazım. Bunların çünkü millet için bir dertleri yok. Hepsinin tek hesabı var, ‘Kendi kuklamızı cumhurbaşkanı adayı yapabilir miyiz? Şu bakanlığı veya bakanlıkları kapabilir miyiz?’ Çünkü aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. Eski Türkiye’de olduğu gibi altılı masanın bakanlık paylaşımı kavgaları da unutmayın ha yakındır, çok kavga edecekler. Tüm bunlar amaçlarının millete hizmet değil, rant sağlamak olduğunu gösteriyor ve hiçbir netice buradan da alamayacaklar, çünkü benim milletim bunlara bu ülkeyi, bu devleti asla teslim etmez.”

“BENİM MİLLETİM KOALİSYON HÜKÛMETLERİNDEN DERS ALDI”

Türkiye’nin koalisyonla geçen yıllarına ilişkin videonun izlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Altılı masayı da koalisyona benzettiğiniz oluyor mu? Altılı masa bir ortak politikalar mutabakat metni açıkladı, bu bir koalisyon protokolü olarak nitelendirilebilir mi?” sorusu yöneltildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruya şu cevabı verdi: “Yani değişik bir versiyonu diyebilirsiniz. Çünkü ben de şöyle bir inceleme fırsatını buldum ve koalisyon hükûmetleri belki buna göre çok daha isabetli adımlar atma fırsatını yakalamış olabilir. Niye, çünkü 6 ay hükûmet ediyor ama bunlar o fırsatı da bulamayacaklar. Çünkü benim milletim bu koalisyon hükûmetlerinden ders aldı. Yedili masa Türkiye’ye bir şey hiç getiremez, milletim de zaten onlara bu yetkiyi vermez. Masadaki oturma düzeninden ziyaret sırasında kadar, her konuda çıkmaza girenlere benim vatandaşım ülkesini yönetme yetkisini vermez, vermeyecektir. Masadakiler, ülkeyi götürse götürse eski, o kötü günlerine götürür. Çünkü özlemleri, vaatleri eski Türkiye. Tamamen siyaset mühendisliği üzerine kurulu, derme çatma bir masa. Masadakilerin talimatıyla hareket edecek bir cumhurbaşkanı ile böylesi büyük bir ülke yönetilemez.”

Masadakilerin, talimatı da dışarıdan aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyor, ‘Batı bize aferin diyecek’ Mantığa bak, söyler misiniz arkadaşlar, kuklalara kim itibar eder?” diye sordu.

Davos’taki bir anısını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’in başındaki kişiye, “Siz Türkiye’yi idare edemezsiniz. Ancak siz taksitlerinizi alırsınız, dönersiniz ama ülkeyi yönetmek bana aittir, size ait değil” dediğini anlattı.

Türkiye’nin o zaman IMF’e 23,5 milyar dolar borcu olduğunu ve 2013’te bu borcu bitirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu o yedili masadaki kişilerden bir tanesi değil, Türkiye’nin başbakanı olarak, Tayyip Erdoğan’ın hükûmeti hâlletti, ödedi ve IMF ile irtibatımızı kestik. Bakın o gün bugün bizim artık IMF ile ilişkimiz yok ama şu anda yedili masanın içinde olanlardan, otellerin lobilerinde IMF ile görüşmeler yapanlar var. Bizim o zaman Merkez Bankasının rezervi 27,5 milyar dolardı, şu anda 128,5 milyar dolar döviz rezervimiz var. Başbakanlığım döneminde bir ara 135 milyar dolara da çıktık, yine çıkacağız, daha fazlası olacak çünkü bizim hükûmet etme sistemimiz, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’yle istikrar kazandı. Bu, koalisyonlar hükûmetiyle istikrarsızlık değil. Şimdiki hâl muhal çünkü bunların böyle bir araya gelip daha cumhurbaşkanı adayını seçemeyenlerin bu ülkeyi yönetme kabiliyeti olabilir mi ya? Mümkün değil. Milletim bütün bunları görüyor, biz de şu anda rakamları konuşuyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir vatandaşın önünü kesip, 1946’nın ekmek kartını kendisine verdiğini belirterek, kartı kameralara gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimi bu. Cumhuriyet Halk Partisini tanımak istiyorsan bu ekmek kartına, karnesine bakacaksın. Bu, CHP’nin karnesidir. Bundan daha güzel ispat olur mu? Benim milletim bir daha bu karne dönemine dönmez ve dönmeyecektir. CHP’yi tanımak istiyorsanız işte, karnesi bu” diye konuştu.

“ÇANKAYA KÖŞKÜ, TARİHİNE YAKIŞIR ŞEKİLDE CUMHURBAŞKANLIĞI TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLİYOR”

Altılı masanın, Cumhurbaşkanlığını Çankaya Köşkü’ne taşıyacağına ilişkin söylemlerinin gündeme getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayının Çankaya Köşkü’nde yapıldığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çankaya Köşkü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal tarafından, Millî Mücadele sırasında devletimize kazandırıldı” dedi.

Mevcut durumu itibarıyla Çankaya Köşkü’nün ana hizmet binası, genel sekreterlik ve denetleme kurulu binası ile basın toplantısı ve resepsiyon salonundan oluştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun dışında Çankaya Köşkü’nde Cumhuriyetin ilk yıllarından kalma, bugün için fiilen kullanımı mümkün olmayan tarihî değere sahip binaların da bulunduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçildiğimde biz de burada göreve başladık. Ardından 29 Ekim 2014 tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanlığının Beştepe’deki mevcut külliyesine geçtik. Yeni sistemle birlikte tekrar Cumhurbaşkanlığına geçen Çankaya Köşkü’nde 9 politika kurulu ile 4 ofis faaliyet göstermeye başladı. Burası boş durmuyor, burası çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Cumhurbaşkanı olarak pek çok kabulü, televizyon programı ve toplantıları da Çankaya Köşkü’nde yapmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü içinde kullandığı tek yer olan Müze Köşk ise Millî Saraylar Başkanlığımız tarafından titizlikle şu anda restore ediliyor. İran, Rusya, Azerbaycan devlet başkanlarını, Avrupa Birliği büyükelçilerini ağırladığımız pek çok programı Çankaya Köşkü’nde icra ettik. NATO Konseyi Toplantısı’nın, bu kurumun kendi karargâhı dışında yapıldığı ender yerlerden birisi de burasıdır. Yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarıyla çeşitli vesilelerle yine burada bir araya geldik. Yeni dönemdeki canlı televizyon programlarımızın tamamına yakınını yine Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirdik. Hatta Kovid-19 salgını başladığında temel kararların alındığı ilk kapsamlı toplantımızın yeri de yine burası olmuştur. Görüldüğü gibi Çankaya Köşkü, tarihine ve anlamına yakışır bir şekilde Cumhurbaşkanlığı tarafından değerlendiriliyor, ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi sürdürüyor. “

“TÜRKİYE’NİN BEKASI İÇİN YERLİ VE MİLLÎ BİR ANLAYIŞLA SİYASET YAPAN HERKESE KAPIMIZ AÇIKTIR”

HÜDAPAR Genel Başkanı ile görüşmesi hatırlatılarak, “Yeniden Refah Partisi Cumhur İttifakı’na dâhil olur mu? Buna dair bir gelişme var mı? Cumhur İttifakı genişler mi? sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle Cumhur İttifakı, birlik ve beraberlik anlayışının siyasetteki adresidir. Türkiye’nin bekası için yerli ve millî bir anlayışla siyaset yapan herkese kapımız açıktır. Cumhur İttifakı çatısı altında, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz” dedi.

Babası vefat eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’ye de taziyelerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı, asla gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir. Cumhur İttifakı’nın yaslandığı değerlerine inananlar ve saygı gösterenlerle biz yol yürüyebiliriz. Bu anlamda yeni gelişmeler olursa bunu da olumlu karşılarız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, perşembe günü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de evinde ziyaret edeceğini kaydetti.

“KONU MECLİSTE ÇÖZÜME KAVUŞTURULMAZSA MİLLETİMİZ EN GÜZEL ÇÖZÜMÜ SUNACAKTIR”

TBMM Anayasa Komisyonu’nda kabul edilen başörtüsüne anayasal güvence getiren ve evlilik birliğini tanımlayan Anayasa değişikliği teklifine ilişkin, “Muhalefetten bir uzlaşı bekliyor musunuz? Değişiklik 400’ün üzerinde bir oyla geçer mi ve parlamento aritmetiğine göre üç sandık kurulur mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclise sunulan anayasal düzenlemenin bu konuda bir “samimiyet testi” de olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, kimlerin başörtüsü konusunda istismarcı olup olmadığını iyi bildiğini vurgulayarak, AK Parti’nin başörtüsüne özgürlük verdiği mücadeleler, geçmişte bu konuda yaptığı düzenlemeler nedeniyle kapatılmak bile istendiğine dikkati çekti.

CHP’nin ise o dönem “başörtüsüne özgürlük gelmesin” diye Anayasa Mahkemesine başvurduğunu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu işin başını çektiğini, başvuruda imzasının bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz şimdi bu meseleyi anayasal düzenlemeyle güvence altına alalım istiyoruz. ‘Bay bay Kemal’ niye kaçıyorsun? O zaman Anayasa Mahkemesine gittin, şimdi ne yapacaksın merak ediyorum. Bu konunun çözümü için yola çıktık, teklifimizi sunduk. Konu Mecliste çözüme kavuşturulmazsa milletimiz en güzel çözümü sunacaktır. Hiçbir zaman sandıktan kaçan olmadık, sandıktan çıkan sonuca hep saygı duyduk. Milletin kendisine verdiği yetkiyi Mecliste özgürlüklerden, demokrasiden yana kullanmayanlara halkımız sandıkta gerekten cevabı verecektir. Temennimiz referanduma gerek kalmadan, en yüksek mutabakatla Mecliste bu konuyu çözüme kavuşturmaktır.”

“AİLE KURUMUMUZU GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin milletin faydasına olan ne varsa karşı çıkma ve yıkma zihniyetine sahip olduğunu belirterek, “Bu konuda ana muhalefet, aile yapısını bozan sapkınlıklara ‘özgürlük’ kisvesiyle göz yumuyor. Aile değerlerimizin tahrip edilmesine bu muhalefete rağmen izin vermeyeceğiz. Aile kurumumuzu koruyacağız, güçlendireceğiz. LGBT, şu, bu vesaire, hayır… Bu milletin kutsal değeridir aile. Kutsal ailelerden güçlü millet doğar, güçlü milleti de kimse yıkamaz” diye konuştu.

Teklife ilişkin, “400’ü geçerse yine de referanduma götürür müsünüz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gerek yok” cevabını verdi.

“GENÇLERİ YOL ARKADAŞLARIMIZ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik atılan adımlar ve yeni projelere yönelik soru üzerine, Türkiye Yüzyılı’nın özellikle “gençlerin yüzyılı” olacağını söylediklerini anımsatarak, “Gençleri seçimin kilit kitlesi olarak değil, yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. 6 milyon genç, bu seçimin kaderini onlar belirleyecek” dedi.

AK Parti olarak göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduğunu, bunun önce 25’e indirildiğini ardından 18’in seçilme yaşı olarak parlamentodan geçirildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O kadar ileri gittiler ki ‘parlamentoyu çoluk çocuğa mı bırakacağız’ dediler. Ama onlar bilmiyordu ki bu milletin ecdadı, Fatih Sultan Mehmet 18 yaşında bir devri kapayıp bir devri açtı. Biz buradan ilhamla bu adımı attık, bu milletin gençliği bunu başarır dedik” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi gençlik dönemlerinin yasaklar, yokluklar, yoksulluklarla kuşatıldığını ve aynı durumu bugünün gençlerine asla layık görmeyeceklerini vurguladı.

Geçmişte sıraların üstünde kitap bile bulunamadığını, kırtasiye dükkânlarında kitap alabilmek için kuyrukların oluştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunu yaşadığımız için aynı çileyi şu anda bizim yavrularımız yaşamasın dedik, sıraların üstüne kuşe kâğıttan bütün kitapları koyduk, okullar açılırken orada kitaplarını bulsunlar diye. Şimdi yardımcı ders kitaplarını da artık sıraların üstüne koyuyoruz ki artık gençlerimizin, yavrularımızın bu sıkıntılarını tamamen çözelim” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güvendiklerini, onlarla yürüdüklerini ve yürümeye devam ettiklerini belirterek, “Gençlerimizin hayalleri, düşünceleri bizim için hayati önemde. Türkiye’nin en büyük gençlik hareketine sahip partisi şu anda biziz. Gençlerin nabzını tutan, onların ihtiyaçlarını karşılama gayesi taşıyan yegâne parti biziz. Şu anda üye sayımız 11 milyon 500 bin civarında, bunların içerisinde yaş limiti sebebiyle 1 milyon 100 bini sadece genç. Bayanlarda 5 milyonun üzerindeyiz, üyelerimiz itibarıyla” açıklamasında bulundu.

“EMEKLİLİĞE HAK KAZANAN VATANDAŞLARIMIZA, İLK AYLIKLARI ŞUBAT YA DA MART GİBİ BAĞLANABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesine ilişkin soruya karşılık, bu konuda çok kapsamlı çalışma yürütüldüğüne ve artık sona gelindiğine dikkati çekti.

Teklifin yarın Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti olarak bir an önce teklifi yasalaştırarak vatandaşlarımıza haklarını vermek istiyoruz. Emeklilikte yaşa takılanlar kapsamında emekliliğe hak kazanan vatandaşlarımıza, ilk aylıkları şubat ya da mart gibi bağlanabilir. Sorunu kökten çözmek için bir irade koyduk, bu irademizin arkasındayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’la akşam EYT düzenlemesine yönelik bir görüşme gerçekleştirdiğini, “Bu işi geciktirmeyelim, bir an önce inşallah bitirelim” görüşünü paylaştığını aktardı.

“KALICI FİYAT İSTİKRARINI TESİS EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonu kontrol altına almaya yönelik hangi adımların atılacağı ve enflasyon konusundaki beklentilere ilişkin soru üzerine, dünyada faizin sürekli yükseltildiğini ve bunun devam ettiğini; Türkiye’de ise tam aksine faizi indirmenin mücadelesinin verildiğini ifade etti.

Şu anda Türkiye’de faizin yüzde 9 olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunu daha da düşüreceğiz. Çünkü benim inancım şu; hatırlayın Başbakanlığım dönemimde biz faizi 4,6’ya indirdik ve o zaman enflasyon da 6,4 gibiydi. Çünkü şuna inanıyordum, faiz ve enflasyon doğru orantılıdır, faiz sebep, enflasyon neticedir. Buna inanmayanlar olabilir, ben böyle inanıyorum. Alansa benim alanım da ekonomi ve neticesi ortada, uluslararası birçok toplantıda bu tezimi savundum. Şimdi ‘Biz yine (enflasyonu) indireceğiz’ dedik ve bakın yüzde 86’lardaydı enflasyon, yüzde 64’e düştü. Daha da düşecek. Bütün mesele bizim buradaki istikrarımızdır, güvenimizdir. Çünkü kalıcı fiyat istikrarını tesis edeceğiz. 2022’de toplam bütçe giderimiz 2 trilyon 941 milyar lira oldu, bütçe gelirimiz 2 trilyon 802 milyar lira olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda bütçe açığımız yılın tamamında yalnızca 139,1 milyar lira oldu. Ayrıca toplamda 171,8 milyar lira faiz dışı fazla verdik.”

“BÜYÜMEDE YÜZDE 5,5’İ YAKALAMIŞ VAZİYETTEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Vadeli Program’da 131,4 milyar lira faiz dışı açık tahmininde bulunduklarını anımsatarak, “Unutmayalım Kovid-19 salgını, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, emtia ve enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen 4 yılın ardından yeniden faiz dışı fazla vermeyi başardık. Böylece bütçe öngörümüzden 139,3 milyar, Orta Vadeli Program hedefimizden de 322,1 milyar lira daha iyi bütçe açığıyla seneyi kapatmış bulunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka konunun da bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bütçe hazırlıklarında bu oranın yüzde 3,5 seviyelerinde gerçekleşeceğini görmüştük. Bazı uluslararası kuruluşlar ise bizim tahminlerimizin çok üzerinde yüzde 5-6’ları bulan bir bütçe açığı bekliyordu. Bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranının yüzde 1 olarak gerçekleşeceğini görüyoruz. Bütçe açığını 2002’de yüzde 11,1 seviyesinde devralmıştık, şimdi 2022 yılında yüzde 1’e düşürmüş durumdayız. Bu yıl ayrıca faiz harcamalarının bütçe içindeki payını da azalttık. 2002’de faizin bütçe içerisindeki payı yüzde 43,2 iken 2022’de bu oran yüzde 10,6’ya düştü. Bütçede yakaladığımız güçlü gelir performansını sağlamak için ne vergi artırdık ne yeni vergi getirdik. Tam aksine vergi yüklerini düşürdük, özellikle yaptığımız KDV indirimleriyle dolaylı vergilerin bütçe içindeki payını da azalttık. Bunun da ötesinde uluslararası kuruluşlar yeni büyümeyi açıklıyorlar ve şu anda büyümede yüzde 5,5’i yakalamış vaziyetteyiz.”

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN KAPSAMLI KONUT KAMPANYASINI YAPTIK”

Orta gelirlilere yönelik “Yeni Evim Kampanyası”nda sayı artırımı olup olmayacağına ve ikinci el evlerin kampanya kapsamına alınıp alınmayacağına dair soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah nasip ederse ikinci el konutlarla ilgili destek olmak için bir çalışma ayrıca yapılacak. Projenin planlama aşaması devam ediyor. Somutlaşan çalışmayı inşallah kamuoyu ile de paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyada önceliği ilk evini alacak vatandaşlara yönelik yeni konut arzına verdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Yeni konut arzını artırarak üretimi, istihdamı da artırmak istiyoruz. Bu tabii artık seçim sonrasında atılacak bir adım. Bizim bu konuda malum ciddi bir altyapımız var. Deneyim, tecrübe hepsi bizde var. ‘Alt gelirliyi ev sahibi yapacağız’ dedik, kuralar çekildi, 2 yıla evleri teslim edeceğiz. ‘Orta gelirliye destek olacağız’ dedik, kampanyamızı yaptık. ‘Roman vatandaşlarımıza özel konut kampanyamız olacak’ dedik, 12 ilde Roman vatandaşlarımıza özel proje için hazırlık yapıyoruz. Her vatandaşımızı uygun ödeme koşullarıyla ev sahibi yapmak istiyoruz. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı konut kampanyasını biz yaptık ve 20 yıldır yapıyoruz. İhtiyaç hâlinde yeni projeleri de hayata geçirmekten geri durmayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca konut kampanyaları kapsamının dışında yangın, sel, deprem gibi afetlerin yaşandığı noktalarda konutların anında yapılarak teslim edildiğini anlattı.

“KARADENİZ GAZININ MİLLETİMİZLE BULUŞMASI İÇİN TÜM ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR”

Karadeniz gazının kullanımı konusunda gelinen aşamanın durumu ve bu gazın ne zaman hanelere ulaşabileceğine ilişkin soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2023’ün ilk çeyreğinde Karadeniz gazının milletimizle buluşması için tüm çalışmalar 7/24 esasına göre devam ediyor. Sahadaki çalışmalar şu anda 3 ana bileşenden oluşuyor. Bunun birincisi; deniz tabanı üretim tesisleri devam ediyor. İki işleme tesisi, üç boru hatları. Sahada şu anda yaklaşık 10 bin kişi çalışıyor. Denizde ise 50’den fazla gemi operasyonlarını sürdürüyor. Çalışmalar, canlı yaşamının dahi olmadığı denizin 2 bin 200 metre altında tamamen uzaktan kumandayla kontrol edilen robotlarla ve sistemlerle yürütülüyor. Derin denizde boru ve kordon bağı serimi tamamlandı. Derin deniz ana kordon hattının nihai etütlerine de başlandı. Yavuz ve Kanuni gemileri kuyuların alt ve üst tamamlama işlemlerini gerçekleştiriyor. Sahadaki kara tesisi yüzde 90 oranında tamamlandı. Kuyu başı ekipmanı, gaz toplama ve dağıtım haznesi gibi devasa ekipmanlar da deniz tabanına indirilmeye başlandı. BOTAŞ gazı ulusal sisteme aktaracak ölçüm istasyonunun ve 36 kilometrelik boru hattının inşasını tamamladı ve testler yapıldı. Yoğun bir çalışma Filyos’ta devam ediyor.”

“İSVEÇ, TERÖR ÖRGÜTLERİ MENSUPLARININ GÜVENLİ LİMANI HÂLİNE GELDİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMELİDİR”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği konusunda Türkiye’nin nasıl bir süreç sürdüreceğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Önce İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu sürecini terörizm ile mücadelede kapsamlı ve uzun soluklu bir iş birliği tesis etmemiz için de bir fırsat olarak gördük. Dedik ki, ‘Bize bu 120 teröristi iade edin’ Ama İsveç bu konuda, ‘Anayasa değişikliği yapacağız, değişikliği yaptıktan sonra biz süreci işleteceğiz’ dediler. Sayın Başbakan buraya geldi, kendisiyle burada her türlü ev sahipliğimizi yaptık. Gayet güzel görüşmelerimiz de oldu. Tabii yeni İsveç hükûmetinden aldığımız mesajlar, İsveç’te terörle mücadele alanında bir anlayış değişikliğinin başlayabileceğini işaret ediyordu. Ancak mutabakat zaptı kapsamında terörle mücadelede verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini gördük. Terör örgütünün, propaganda, eleman değişimi ve finansman faaliyetlerinin İsveç’te devam ettiğini gördük.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’te geçen haftalarda terör örgütleri tarafından Türkiye ve kendisine yönelik hakaret içerikli eylemler gerçekleştirildiğini anımsatarak, “Bu eylemlerin failleri hakkında soruşturma açılmasına dahi gerek duymadılar” dedi.

Son gelişmeler nedeniyle İsveç Parlamento Başkanı ve Savunma Bakanının ziyaretlerini ertelemek durumunda kaldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç terör örgütleri mensuplarının güvenli limanı hâline geldiği gerçeğiyle bir defa yüzleşmelidir. Mutabakat zaptı bizim yol haritamızdır. Buradaki taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesi önceliğimizdir” şeklinde konuştu.

“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KİSVESİ ALTINDA MÜSLÜMANLARA KARŞI NEFRET SUÇU İŞLENMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Avrupa’da ve özellikle İskandinav ülkelerinde son dönemde artan İslam karşıtı söylem ve eylemlerden endişe duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “21 Ocak’ta kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e karşı yapılan saldırıya İsveç’in tüm uyarılarımıza rağmen seyirci kalmasını kabul edemeyiz. Hemen sonrasında Hollanda’da bu minvalde menfur bir eylemin yapılmasını tesadüf olarak görmüyoruz. Müslümanları hedef gösteren ve kutsal değerlerimize hakaret eden bu İslam düşmanı eylemlere bunların duyarsız kalması, hatta güvenlik güçlerinin bunları kordon altına alıp, ‘İstediğiniz gibi bunları yapabilirsiniz’ mahiyetinde koruma altında bu eylemlerini yapmasını görmek neyle izah edilebilir? Tabii bizler de bunları en güçlü şekilde kınadık. Bu bir nefret suçudur. Bunu İsveç’in süratle hâlletmesi lazım. İfade özgürlüğü kisvesi altında Müslümanlara karşı açık ve aleni olarak nefret suçu işlenmesi kabul edilemez. İsveç’ten ülkede yaşayan tüm grupların inançlarına saygı gösterilmesini ve İslam karşıtlığıyla mücadele konusunda samimi adımlar atılmasını bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsveç’in ve Finlandiya’nın taahhütlerine tam olarak uymalarını bekliyoruz. NATO üyeliği yolunda atacakları adımlar mutabakat zaptında yer alıyor. Bu adımlara göre de biz kararımızı vereceğiz. Tekrar söylüyorum an itibarıyla İsveç’in NATO üyeliğine sıcak bakmıyoruz. Öte yandan Finlandiya’nın durumunu farklı değerlendiriyoruz. Görelim İsveç verdiği sözleri tutacak mı? Tutmadığı takdirde kusura bakmasınlar. Finlandiya eğer şu andaki gibi bu süreci işletirse bizler de parlamentomuz açık olduğunda üzerimize düşen görevi yerine getiririz” dedi.

“SURİYE’NİN KUZEYİNDE TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZSİZ YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Terörle mücadele kapsamında devam eden operasyonların son durumu hakkındaki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadele adına yürüttüğümüz mücadele aynı zamanda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin muhafazasına da katkıda bulunuyor. Dolayısıyla rejim bunun bilincine varmalı diyoruz” cevabını verdi.

Suriye’nin geleceğinin ipotek altına girmemesi için PKK/YPG ve Suriye Demokratik Güçleri terör örgütünün ayrılıkçı tutumuna karşı mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte bize birtakım koşulların konulmasını kabul etmemiz mümkün değil. Diyalog sözlük itibarıyla ‘ön koşulsuz konuşma’ demektir. Biz şu anda Suriye’nin kuzeyinde terörle mücadelede tavizsiz yolumuza devam ettik” ifadelerini kullandı.

Suriye rejimi ile diyalogda kademeli bir çalışma sürdürüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konunun çözülmesi için önce Türkiye, Rusya ve Suriye’nin istihbarat örgütlerinin, ardından savunma bakanlarının bir araya gelmesini önerdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Onların bu işi başarıyla sonuçlandırmaları hâlinde ardından dışişleri bakanları bir araya gelsin, onu da başarmamız hâlinde nihai adım liderler bir araya gelsin ve bu adımda da bu bir araya gelişlerin neticelerinden İran’ı da haberdar edelim, böyle bir adımımız da olsun dedik. Tabii bu sürecin nasıl şekilleneceğinde tarafların tutumu belirleyici olacak. Biz her halükarda ulusal güvenliğimizi koruma adına gereken önlemleri alırız, siyasi sürecin ilerletilerek ihtilafa bir çözüm bulunması bir fırsat penceresi teşkil edebilir. Geri dönüşlerin gönüllü, onurlu ve güvenli olması gerekiyor. Biz bu briket evleri boşuna yapmadık. İstedik ki gönüllü dönüşler başlasın. Suriye’de BM ilkeleri temelinde geri dönüşlerin sağlanması için gerekli şartların da oluşturulması gerekiyor ve bu da başladı. Yani şu anda 400-500 bine yakın mülteci Suriye’ye dönmeye başladı.”

“HER GÖRÜŞMEMİZDE ÇÖZÜME KAVUŞTURDUĞUMUZ KONULAR MUTLAKA OLUYOR”

ABD ve Almanya’nın Ukrayna’ya tank sevkiyatı yapmasına ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve Ukrayna liderleriyle ihtiyaç anında sık sık görüştüklerini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in de görüşmelerde arzulu olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “lider diplomasisi” diye adlandırdığı bu görüşmeleri tereddütsüz yaptıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaten bunu yapamazsak bizim netice almamız mümkün değil. Bu görüşmeleri yapmak suretiyle netice alıyoruz. Kişisel ilişkilerin diplomaside ne kadar önemli olduğunu bu süreçte tüm dünya görmüş olmalı. Her görüşmemizde çözüme kavuşturduğumuz konular mutlaka oluyor. İnisiyatif alma konusunda hiçbir Avrupa ülkesi bizim kadar cesur olamadı. Hatta bazıları aksini savundular. Tabii cesaret de tek başına yeterli değil, bir de taraflar nazarında, uluslararası kurumlar nazarında bir itibarınızın olması lazım” diye konuştu.

“KALICI BARIŞ İÇİN ARABULUCULUK GÖREVİNİ ÜSTLENMEYE HAZIRIZ”

Tahıl koridoru, esir değişimi ve Zaporijya Nükleer Santrali’nin güvenliği ve insani yardımlar konusunda hep çözümün parçası olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kalıcı barış için Türkiye olarak kolaylaştırıcı ve arabuluculuk görevini üstlenmeye her zaman hazırız. Avrupa’dan ve dünyadan da barış ve müzakere çağrılarına destek bekliyoruz. Ateşkesin ilanı ve adil çözüm vizyonuyla müzakerelerin desteklenmesi gerekiyor. Barışa dair umutlarımı her zaman canlı tutuyorum. Bu umudumu kaybetmiş olsaydım tahıl koridoru açılmazdı, esir değişimi yaşanmazdı. Gerek Amerika’nın gerek Almanya’nın tanklar, vesaireler bunların Ukrayna’ya gönderilmesi olayı bir çözüm müdür? Bu zamana vabeste bir durumdur. Tankların gönderilmesi bir çözüm unsurudur diyemem. Bunların hepsi riskli ve biraz da silah baronlarının işine yarıyor.”

“YUNANİSTAN’IN ESAS RAHATSIZLIĞI TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL VE KÜRESEL DÜZEYDE YÜKSELEN PROFİLİDİR”

Türkiye ve Yunanistan’ın son zamanlardaki ilişkilerine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan’ın son dönemde Türkiye’ye yönelik izlediği tutumun izahı da kabulü de mümkün değil. Yunanistan’ın bu tutumu ve asılsız propagandaları iyi komşuluk ilişkilerine de müttefikliğe de aykırı. Yunanistan’ın esas rahatsızlığı Türkiye’nin bölgesel ve küresel düzeyde yükselen profilidir. Yunanistan’ın hukuk dışı adımlarına karşı verdiğimiz yanıtlar karşısında çaresiz kalan Yunan tarafı akıl dışı iddialara sığınıyor” diye konuştu.

Yunanistan’ın hava ihlali iddialarının temelsiz olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl Yunanistan hava sahamızı ihlalleri, uçaklarımızı tacizleri, balıkçılarımızı tacizleriyle tansiyonu yükseltiyor. Bu hasmane eylemleri hava kuvvetlerimiz ve sahil güvenliğimiz elbette yanıtsız bırakmıyor, bırakmayacaktır. Kıyılarımıza ve büyük yerleşim merkezlerimize çok yakın adaları uluslararası anlaşmalar hilafına silahlandırmaya devam ediyor. Tabii sonra Tayfun deyince panikliyorlar. Yani biz kendimize göre hazırlıklarımızı yapmayacak mıyız?” dedi.

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK EYLEMLERE KARŞI ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI OTURMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun füzesinin menzilinin 560 kilometreden 1000 kilometreye çıkarılması talimatı verdiğini dile getirerek, “Sen de yap, senin de olsun. Bizim atığımız adım bu, bundan niye rahatsız oluyorlar? Ülkemizin güvenliğine yönelik eylemlere karşı elimiz kolumuz bağlı oturmamız mümkün değil. Bunlara gerek hukuki olarak gerek sahada cevap vermeyi sürdüreceğiz. İHA’larımız, SİHA’larımız, Akıncılarımız ve hepsinden öte Kızılelmamız, bunlar önemli. İnşallah Gökbey geliyor. Tüm bunlarla beraber Silahlı Kuvvetlerimiz çok daha güçlü hâle gelecek” değerlendirmesinde bulundu.

“Muhalefet niye rahatsız?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz ülkemizi savunmayacak mıyız? Savunurken de bunlardan izin mi alacağız? Yedili masaya mı soracağız? Kusura bakmasınlar. Onlar da bir defa bütün bu yaptıklarımızı havada karada zaten beğenecekler. Şu anda biz savunma sanayiinde artık ciddi manada ihracat yapıyoruz. Kızılelma bizim ufkumuzdur. Bu ufkumuzu Kızılelma ile yakalayacağız hiç tereddütsüz. İktidara geldiğimizde hedefimizi tam bağımsız savunma sanayii olarak belirlemiştik. Hamdolsun şimdi bunu adım adım gerçekleştiriyoruz. Başta Baykar ve TUSAŞ olmak üzere emeği olanların hepsini tebrik ediyorum. Savunma sanayii sektöründe 2002’de 56 firma faaliyet gösterirken, bugün bu sayı 2 bin 705’e yükseldi. Burada çeşitliliği ve rekabetçi sektörün önünü açan biz olduk. Bugün savunma sanayiinin hiçbir alanında tek bir firmanın faaliyet göstermesi söz konusu değil. Sadece SİHA’lar değil, bütün alanlarda birçok koldan geliştirme ve üretim faaliyetleri sürüyor. En iyiye ulaşma çabamızda rekabetçi ortamın önemli faydalarını gördük, görmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Senatosu tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildiğinin anımsatılması üzerine, “Doğrusu şu an itibariyle 10-15 ülkenin parlamentosu böyle bir adımı atmış. Yani bu konuyla ilgili olarak karşımızda İsveç var. Malum Nobel Barış Ödülü’nün merkezi İsveç’te. Onlar bu konuda ne gibi bir tavır takınırlar, ne gibi bir adım atarlar bunu bilemem” dedi.

“ETKİN BİR BÖLGESEL GÜCÜZ”

Rusya-Ukrayna savaşında aldıkları görevler, attıkları adımlar ve elde edilen başarının dünya barışına katkı sağladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada tabii bir şey ben zikretmekten sakınmayacağım. O da Sayın Putin’in bana olan ifadesidir. O da şu; ‘Ben bu tahılı bilabedel göndereceğim.’ ‘Tamam’ dedim, ‘Biz de bunu bilabedel una dönüştürelim ve böylece fakir fukara Afrika ülkelerine gönderelim.’ Çünkü ilk etapta gelen tahılın yüzde 44’ü Avrupa ülkelerine gitti, Afrika’ya yüzde 16 falan gitti. Biz bunu yeni attığımız adımlarla yüzde 60-70’lere çıkartırsak az gelişmiş fakir fukara Afrika ülkelerini rahatlatırız. Bu konuda bizim Sayın Putin ile bir mutabakatımız var. Bunu yapmanın gayreti içinde olacağız. Hatta sadece tahıl değil, gübre noktasında da yani amonyak, gübre bunun üretimini sağlayıp bundan da bu fakir fukara ülkelere gönderelim diyoruz. Biz hep şunu söyledik, ‘Türkiye Türkiye’den büyüktür’. Artık biz, etkin bir bölgesel gücüz. Sadece istikrar adası değiliz, artık istikrarı sağlayan istikrarlaştırıcı bir gücüz. Şu andaki mücadelemiz küresel bir güç olmaktır. Bu inançla bölgemizde ve ötesinde her zaman barış, huzur, refah ve istikrar için durmadan, yorulmadan gayret göstermeye devam edeceğiz.”

“21 yıllık iktidarımızda söz verdiğimiz her vaadi icraata dönüştürdük’ diyorsunuz. Bu icraatlar Türkiye’yi nereye taşıdı?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların hepsi Türkiye’nin Yüzyılı’nın içinde. Şimdi biz Türkiye’nin Yüzyılı’nı bu yeni adımla reforme ediyoruz, güncelliyoruz. İnşallah 14 Mayıs Türkiye Yüzyılı’nın güncellendiği bir seçim olacak” şeklinde cevapladı.

“AYASOFYA’YI AÇMAK BİZE NASİP OLDU”

Programda, AK Parti’nin 21 yıllık iktidarlığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla gerçekleştirilen projelerin bulunduğu video izletildi. Ardından kendisini en çok heyecanlandıran imzanın neye ilişkin olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayasofya” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayaliniz miydi?” sorusu üzerine, “Allah rahmet etsin, üstat Sultanahmet’te konuşuyor. ‘Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak’ Takdimini yapan da benim. Açmak da Allah’a hamdolsun bize nasip oldu. Üstadın o kararlılığını orada yaşadık. Ondan sonra da Ayasofya’yı açmak Rabbime hamdolsun bize nasip oldu. Nasıl duygulanmayayım?” dedi.

“Ayasofya’yı açtınız, Taksim’e cami yaptınız, başörtüsü sorununu çözdünüz. Bunlar merhum Erbakan’ın da hayalleriydi ama onu siz gerçekleştirdiniz. Erbakan’ın partisi olan parti sizin yanınızda değil, karşınızda” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ağlatma bizi lütfen, karıştırma oraları maalesef. Erbakan hocamızın o vaatlerini gerçekleştiren olmamıza rağmen ve onunla o yolda yürümüş birisi olarak şu anda tabii birilerinin farklı zeminde tam bu adımlara karşı olanlarla beraber olmaları insanı ciddi manada hakikaten yıkıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basketbol oynamaya devam edip etmediği sorusu üzerine, dün akşam basketbol oynadıklarını ve 44 sayı attığını anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın iyi basketbol oynadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama yine beni yakalayamıyor. Herhalde ABD’deyken o işi bayağı kapmış, bayağı iyi biliyor bu işi ama benim sayımı yapamıyor” dedi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yoğunluğu sebebiyle gelemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar İstanbul’da. Eski Abdi İpekçi yenileniyor orayı inşallah bir an önce bitirecekler” diye konuştu.

YERLİ OTOMOBİL TOGG

Kendisine yerli otomobil Togg’a ilişkin soru yöneltilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin ilki. Türkiye’nin ilki olması hasebiyle de Togg gerçekten bizim için 2023’ün içinde inşallah gerek ihracatımızla gerek iç piyasadaki ihtiyaçlarımızı karşılamada ve gerçekten elektrikli araç olarak da içinde en ufak bir ses duymuyorsunuz. Manevra kabiliyeti muhteşem. Eşim de çok beğendi. Gerçekten başta Gürcan arkadaşımız o da bu işte çok çok maharetli. İşi başarılı şekilde tamamladılar ve bu konuyla ilgili olarak da Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ve tüm yönetim burada büyük emek verdi ve Togg’u ülkemize millî ve yerli bir eser olarak kazandırdılar. Bir güzelliği de tabii renklerin aldığı isimler ülkemizin tüm genelini kapsayacak şekilde. Fabrika muhteşem.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togg’un üretiminde yer alan personel sayısının da sürekli arttığını belirterek, “Genç mühendislerle böyle bir eserin ortaya çıkması bizim gurur abidemiz” şeklinde konuştu.

Togg için sipariş verip vermediği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müsaade et de artık öyle olsun” dedi. Hangi rengi tercih ettiği sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, tercihi eşi Emine Erdoğan’a bıraktığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de ikinci Togg’un kendisine verilmesini istediğini ifade etti.

Okumaya Devam edin

Eylül 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

HABER

Haber

DÜNYA3 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı....

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programı kapsamında kadınlarla bir araya geldi.

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Vezirhan’da düzenlenen, “Kökümüz Mazide, Gözümüz Atide” programı kapsamında gençlerle bir araya geldi.

GÜNDEM5 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz 20 yıldır bu ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Her...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her...

DÜNYA7 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Söğüt Altın Madeni açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2002 yılından itibaren, tarihinin en büyük kalkınma ve demokrasi...

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında, sahip olduğumuz kıymetlerin...

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, vergi ve prim yükümlülükleri başta olmak üzere, kamu kurum...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî...

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, 2023 Roman Buluşması “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katılarak, bir konuşma yaptı....

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Eğitim Kampüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Öğretmeni, öğrencisi, ailesi, idarecisi ve bakanlığıyla bir bütün olarak, eğitimde...

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amasya Badal Tüneli Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik. Aynı...

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “2023, bizim için hem 20 yıllık eser ve hizmet siyasetimizin sembolüdür...

DİPLOMAT2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde büyükelçiler ve eşleri için düzenlenen “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık”...

DÜNYA2 hafta önce

“Tüm kadınlarımızın hak ve hukukunu korumakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şule Yüksel Şenler Vakfı Hizmet Binası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hiçbir insanımızın inancından, sakalından, saçından veya hayat tarzından...

GÜNDEM3 hafta önce

“Vatan toprağını eserlerimizle ilmek ilmek dokuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivil Toplum ve Muhtarlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de, aşkla çalışarak 780 bin...

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Ödül Töreni”ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu’nun ekonomi dergisi Inbusiness tarafından Turkuvaz Medya Center’da düzenlenen “Sürdürülebilir Yüzyıl...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her seçimde bize en güçlü şekilde destek veren milletimiz sayesinde, sadece ülkemizi...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin, özellikle de İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmayı, ecdada karşı...

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide katettiğimiz mesafeyle güçlü bir giriş yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hedef 2053 Net Sıfır Emisyon “AR-GE ve Yenilik Atılımı” Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na, bilim ve teknolojide...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakıp, ‘Türkiye Yüzyılı’ diye isimlendirdiğimiz yeni asrına girmeye hazırlandığımız...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde enflasyon sebebiyle oluşan refah kaybını telafi ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüz Yüze Türkiye Esnaf Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Çalışanların ve emeklilerin ücretlerinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla, enflasyon sebebiyle...

DÜNYA4 hafta önce

“İhracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Tarihimizin en yüksek rakamı olan 31,2 milyonluk istihdamla ekonomi programımızın başarısını ispatladık....

DİPLOMAT4 hafta önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayiinde başarı hikâyesi yazmakla kalmadık, aynı zamanda büyük bir...

DÜNYA4 hafta önce

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat-Akseki yangın afeti sonrası yapılan köy konutlarının anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan...

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, diğer pek çok alandaki hizmetlerimiz gibi afetlerde de...

DÜNYA4 hafta önce

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Dolmabahçe Ofisi’nde toplandı.

DÜNYA4 hafta önce

“Toprağımıza sahip çıkmanın, onu işleyen çiftçilerimize destek olmanın gayreti içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Tahılı, meyvesi, sebzesi, hayvanı başta olmak üzere altında ve üstünde yetişen...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DİPLOMAT1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile bir araya geldi

DÜNYA1 gün önce

“81 vilayetimizi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla buluşturduk”

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

DÜNYA3 gün önce

“Her hâl ve şart altında Meclisin temsil ettiği millî iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıktık”

DÜNYA3 gün önce

Emine Erdoğan, “Su Verimliliği Seferberliği” tanıtım toplantısına katıldı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de “Emekçi Kadınlar Buluşması” programına katıldı

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

GÜNDEM5 gün önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA7 gün önce

“Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

“Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin, kamu kurumu ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Romanını Birlikte Yazıyoruz” programına katıldı

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde kalitenin daha da artması için canla başla çalışıyoruz”

DÜNYA2 hafta önce

“Cumhuriyetimizin 100. yılını kalkınma atılımlarımızın sembolü hâline getirdik”

DÜNYA2 hafta önce

“2023, yeni vizyonumuz Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır”

Genç Diplomat