Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

İnsanlık tarihinde coğrafi ve kültürel zemini olan pek çok yönetim biçimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönetim sistemleri içinde hangi uygulama biçimiyle hayata geçerse geçsin millî iradenin üstünlüğüne dayalı olanların ayrı bir yeri bulunduğunu belirterek, “Modern demokrasi de Avrupa’da yaşanan oldukça uzun ve kanlı arayışın ardından geliştirilmiş bir yönetim biçimidir. Özellikle son bir asra damgasını vuran demokrasi, oldukça geniş yelpazede, farklılıkları da içeren zengin bir uygulama alanına sahiptir” diye konuştu.

“HİÇBİR DARBE MEŞRU, MİLLÎ, MASUM, ONURLU DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu sürece en erken katılan ülkeler arasında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “İstiklal Harbi’nin ardından nazari olarak millî iradeye dayalı bir yönetim biçimini benimsemiş olsak da gerçek demokrasiye ulaşmak için bir müddet daha beklememiz gerekmiştir. Ülkemizde demokrasi, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte tüm kural ve kurumlarıyla işlemeye başlamıştır. Ancak bu süreç de oldukça zorlu ve sıkıntılı yürümüştür. Şöyle dönüp 1950’den bugüne kadarki yakın tarihimize baktığımızda ülkemizin demokrasi tecrübesinin darbeler, cuntalar, vesayet lekeleriyle dolu olduğunu görüyoruz. Milletimizin özgürlüğüne ve kalkınmasına engel olan siyaset mühendislikleri, toplum mühendislikleri, zorbalıklar, sinsi tuzaklar ve daha nice oyunlar yaşadık. Bedelini demokraside ve ekonomide geri kalmışlık olarak, evlatlarımızın darağaçlarında, terörle mücadelede, terör saldırılarında canlarını vermeleri olarak ödediğimiz bu süreci asla unutmayacağız. Milletimizin tarihine kültürüne, değerlerine, inancına karşı adeta savaş açanların amaçlarını ve yöntemlerini de asla unutmayacağız. Her şeyden önce şu gerçeği ülkemizdeki istisnasız herkesin kabul etmesi gerekir. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış veya teşebbüs edilmiş hiçbir darbe, şunu bilmemiz lazım ki özellikle vesayetin hiçbir oyunu, meşru değildir, millî değildir, masum değildir, onurlu değildir.”

“MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ’DA GÖSTERDİĞİ KAHRAMANLIKLA, KİRLİ VE KANLI SENARYOLARLA HESAPLAŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her darbenin bir önceki darbenin eksiklerini, yarım bıraktıklarını, başaramadıklarını tamamlamak amacıyla gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Vesayet dediğimiz yapı da darbeciler tarafından kurulan nizamın çeşitli yol ve yöntemlerle bürokrasi ve sivil siyaset çatısı altında sürdürülmesinden ibarettir. Türkiye’yi kendi başına bırakılamayacak kadar önemli bir yer olarak tarif edenler, ülkemizi doğrudan ve dolaylı ama mutlaka vasiler eliyle yönetmek için her yolu denemişlerdir. Milletimiz 15 Temmuz’da gösterdiği cesaret ve kahramanlıkla ortaya koyduğu dirayetli duruşla geçmişteki işte bu kirli ve kanlı senaryolarla da hesaplaşmıştır. Yine o gece görülmüştür ki millet kıyama kalktığı zaman darbecilerin tankı da topu da silahı da medyası da uluslararası destekleri de hiçbir işe yaramıyor.”

“PEK ÇOK SANCILI MESELENİN KÖKÜNDE 12 EYLÜL’DE TOHUMLARI ATILAN SOSYAL ÇARPIKLIKLAR VARDIR”

12 Eylül’ün, Yunanistan’ın NATO’ya ve Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin yolunu karşılıksız açan kararlarının uluslararası etkilerinin, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de bugün hâlâ tüm ağırlığıyla yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar 12 Eylül projesinin ülkemize maliyetlerinden sadece bazılarıdır. Daha da ötesine geçerek söylüyorum; son dönemde sıkça gündeme getirilen pek çok sancılı meselenin kökünde yine 12 Eylül’de tohumları atılan sosyal çarpıklıklar ve sapkınlıklar vardır. Gençlerimizin tarihleriyle, kültürleriyle, siyasi ve sosyal meselelerle ilgilenmektense sapkın hayat biçimlerine, ahlaksızlığa, lümpenliğe teşvik edilmesi 12 Eylül’ün ülkemize bıraktığı kötü mirastan birisidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe ve vesayet düzeninin, Türkiye’ye doğrudan müdahalenin ağır sonuçlarıyla karşılaşmak istemeyenlerin hep vazgeçilmez araçları olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sadece Türkiye’nin sorunu mudur? Hayır. Ülkemizde her darbeden sonra yeniden inşa edilen yönetim sistemi de bu gayeyle düzenlenmiştir. Sistemin en kritik unsurları, milletin istiklalini ve istikbalini güvence altına almak değil, senaryonun daha sonraki adımlarını kolaylaştırmak amacıyla tesis edilmiştir. Üzerinde darbe veya vesayet gölgesi olmayan tek köklü değişim, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişimizdir. Bu, ciddi manada bunları rahatsız etmiştir. Tarihimizde ilk defa yönetim sistemimizi doğrudan milletin tercihiyle böylesine kapsamlı bir şekilde değiştirme başarısını hamdolsun biz gösterdik. Elbette bu safhaya kolay gelmedik.”

“18 YILDA MİLLETİN DEMOKRASİ VE KALKINMA ÖZLEMİNİ DİNDİRECEK PEK ÇOK REFORMU HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda milletin demokrasi ve kalkınma özlemini dindirecek pek çok reformun hayata geçirildiğine değinerek, şöyle konuştu: “Darbe döneminin mirası pek çok kurumu, kuralı, uygulamayı halkımızın beklentileri doğrultusunda yeniden oluşturduk. Bir yandan ülkemizin 81 vilayetinin tüm altyapı ve hizmet ihtiyaçlarını karşılarken, diğer taraftan ileri demokrasiyi inşa ettik. Türkiye, bu iki güçlü motorun etkisiyle hızla toparlanıp Cumhuriyet döneminin tamamında yapılanların katbekat üstünde skorlara imza attı. Temel altyapı ve hizmetler alanında eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, adaletten güvenliğe her alanda ülkemizi gelişmiş devletler seviyesine çıkartan pek çok yatırımı hayata geçirdik. Ekonomide üretimden ihracata, büyümeden istihdama, finansmana kolay erişimden girişimciliğin desteklenmesine kadar pek çok kritik altyapı atılımını ardı ardına işte bu dönemde gerçekleştirdik. Kılık kıyafet, dil kültür, inanç alanında yasakları kaldırdık. Demokrasinin, hakların, özgürlüklerin, bütün bunların önündeki engelleri birer birer temizledik. Ülkemizin bu dengeli ve hızlı atılımlarını, çıtayı sürekli yükselterek iddialı bir vizyonun habercisi hâline dönüştürdük. Bütün bunları hamdolsun Cumhur İttifakı olarak Sayın Bahçeli ve arkadaşlarıyla el ele vererek gerçekleştirmeyi sağladık. Allah’a hamdolsun. Demek ki oluyor.”

Dayanışma olduktan sonra milletin yapamayacağı hiçbir şey olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık çok daha büyük hedeflere ihtiyacımız olduğunu görerek, milletimizin ortak hayallerinin ifadesi olan 2023 hedeflerini ortaya koyduk. Bu vizyonu 2011 seçim beyannamemizin merkezine yerleştirerek, milletimize artık günü değil, geleceği düşünen, çeyrek asır sonrasının projelerini, planlarını yapan bir yönetime sahip olduğu mesajını verdik. Tabii bu mesajı milletimizle birlikte Türkiye’yi darbe ve vesayet aracılığıyla dilediği gibi yöneten, yönlendiren, sömüren odaklar da aldı. Ülkemizin son 7 yılının kesintisiz bir saldırı dalgasıyla ve buna karşı verdiğimiz mücadeleyle geçmesinin sebebi işte budur. Bizi hedeflerimizden uzaklaştırmak, yeniden darbe ve vesayet kısır döngüsüne hapsetmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Gezi olaylarından 17-25 emniyet-yargı darbe girişimine, bölücü örgütün çukur eylemlerinden güney sınırlarımızı kuşatma gayretlerine, 15 Temmuz’dan Akdeniz’deki gelişmelere kadar hepsi de bu sürecin birer parçasıdır. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle akamete uğrattığımız her saldırıyı, farklı alanlarda yenileri izledi. Tıpkı darbe öncesi hazırlık süreçleri ve darbe dönemlerindeki sindirme uygulamaları gibi milletimizin kanını dökme dâhil çok farklı boyutları olan bu senaryoların hepsini de boşa çıkartmakta kararlıyız.”

“TÜRKİYE, YERLİ VE MİLLÎ POLİTİKALARINI ÇOK DAHA BÜYÜK KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güneyde koalisyon güçleriyle mücadele yürütüldüğüne işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bakıyorsunuz ki bir terör devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Nerede? Suriye’de. Öbür tarafta bakıyorsunuz Libya’da karşımızda darbeci Hafter ve onun güçlerinin ne yazık ki Wagner diye paralı Abu Dabi yönetiminin desteklediği silahlı güçleri var. Bütün bunlarla beraber onların yanında bakıyorsunuz Fransa sürekli gündemde. İsim olarak anmak istemiyorum ama mecburum anmaya çünkü o, şahsımla çok uğraşıyor. Nedir o? Diyor ki ‘Türk Milleti’yle değil ama bizim Erdoğan’la sıkıntımız var.’ Sayın Macron, senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak. Defalarca bunu zaten sana söyledim ama dinlemiyorsun. ‘Bak, senin tarih bilgin de yok’ dedim. Sen Fransa’nın tarihini de bilmiyorsun. Önce Türk Milleti’yle uğraşma, Türkiye’yle uğraşma. Afrika’nın tarihi adeta Fransa’nın tarihidir. Cezayir’de 1 milyon insanı öldüren sizsiniz. Ruanda’da 800 bin insanı öldüren sizsiniz. Siz bize insanlık dersi veremezsiniz, önce bunu öğren. Bunu, ben bizzat kendisine söyledim. ‘Bak, senin tarih bilgin yok. Önce bunları öğrenmen lazım’ dedim.

Biz ise bu Afrika’da bir insanın burnunu kanatmadık. Biz oralarda sadece acaba insanca nasıl destek, nasıl yardım veririz, bunları yaptık. Darbe ve vesayet güçlerinin örneği bunlar. Yıllarca besleyip büyüttükleri, günü gelince de sahaya sürdükleri kadrolar tasfiye oldukça Türkiye, yerli ve millî politikalarını çok daha büyük kararlılıkla hayata geçiriyor. Bunlar Libya’ya da çok çektirdiler. Libya’da bunlar 100 binlerce insanı öldürdüler. Bunu yaptılar. Bunlar bize insanlık dersi verebilir mi? Şimdi gelmiş Libya’ya niye girmek istiyor? Petrol için girmek istiyor. Afrika’nın diğer ülkelerine bunlar niye girmek istiyor? Elmas için girmek istiyor, altın için girmek istiyor, bakır için girmek istiyor, krom için girmek istiyor. Seyahatlerimde hep Afrikalı liderler bunu bana anlatmışlardı, bizzat kendileri. ‘Türkiye ise ecdadımız’. Biz, buralara gittiğimiz zaman sadece destek elimizi uzatırız.”

“BİZ BU DÜNYADA MİLLETİN GÜCÜNÜN ÜZERİNDE BİR GÜÇ GÖRMEDİK, TANIMADIK”

15 Temmuz gecesi televizyonlardan yaptığı konuşmada da söylediği gibi “Biz bu dünyada milletin gücünün üzerinde bir güç görmedik, tanımadık, tanımıyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 200 yılda yaşadığı onca ağır kayıpların altında adeta beli bükülen Türk Milleti 15 Temmuz’da, zor şartlarda kurtarıp yeni devletini kurduğu vatan toprakları üzerinde istiklaline ve istikbaline bir kez daha sahip çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kesimden vatandaşı, kamu görevlisi, siyasetçisiyle 15 Temmuz gecesinde onurlu duruş sergileyen insanların bu ülkenin tarihindeki ve milletin kalbindeki mümtaz yerini aldığını dile getirerek, bu tür bilimsel toplantıların ülkenin ve milletin uzun serencamının incelenmesine, araştırılmasına, analizine ve geleceğe ışık tutacak mesajlara dönüştürülmesine vesile olması temennisinde bulundu.

Bugün 12 Eylül olduğunu, bu tarihin herkes için takvim yapraklarındaki 365 sayfadan biri olmasının çok ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye bundan tam 40 yıl önce bir 12 Eylül sabahı gözlerini silahların gölgesi altında açmıştır. Köşe başlarında mevzilenmiş tanklar, sokakları kapatmış askerler, bunlar bizim evlatlarımızdı. Tanıdık bir felaketin habercisi gibiydiler. Türkiye bir askerî darbeye daha maruz kalmıştı. Bizim çocukluğumuza denk gelen ama bizden önceki neslin hayatının tam merkezine yerleşen 1960 darbesi ve ardından gelen felaketler bugün hâlâ yürekleri dağlıyor. Bizim gençliğimizin henüz başında gerçekleşen 1971 muhtırası daha çok siyasi sonuçlarıyla hafızamızda yer etti. Gençliğimizin tam ortasına denk gelen 12 Eylül darbesi ise öncesi ve sonrasıyla öylesine kanlı, öylesine derin yaralara yol açmıştır ki nesiller boyunca unutulması mümkün değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe yıllarının ülkenin, gözaltına alınıp en ağır işkencelerden geçirilen insanların, her biri zulüm makinesi olarak çalıştırılan cezaevlerinin, darağaçlarına gönderilen gençlerin acısıyla kavrulduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydetti. Bugün artık herkesin 12 Eylül darbesinden önce ülkenin siyasi kamplara bölünmesi her gün onlarca insanın öldürülmesi gibi hadiselerin hiçbirinin kendi dinamiği içinde ortaya çıkmadığını bildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelerin hepsinin darbeye zemin hazırlamak ve toplumsal meşruiyet oluşturmak için yazılan bilinçli bir senaryonun ürünü olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde ‘ülke 70 sente muhtaç’ diye hafızalara kazınan ekonomik çöküntünün de darbeye giden yola özellikle döşenen taşlardan biri olduğunu belirterek, “Darbe haberi Washington’a ulaştığında birilerinin ‘Bizim çocuklar başardı’ demesi, 12 Eylül’ün gerisindeki karanlık yüzü ifade ediyordu. Hiç şüphe yok ki 15 Temmuz gecesi birileri yine aynı mekânlarda ‘Bizim çocuklar yine başardı’ demek için bekliyordu” dedi.

“EVİNİ GEÇİNDİRMEKTE ZORLANAN, GELECEĞİNDEN UMUDUNU KESEN BİR TOPLUM DARBEYE DİRENEMEZ”

İnsan hayatında çok uzun zaman olan 40 yılın ülke ve toplum hayatında kısa olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesine güzellemeler dizenlerin her fırsatta öne sürdükleri anayasa referandumu sonucunun da bu perspektiften doğru şekilde okunması gerektiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, can güvenliği kalmayan, evini geçindirmekte zorlanan, geleceğinden umudunu kesen bir toplumun elbette darbeye direnemeyeceğini belirterek, böyle de olduğunu dile getirdi.

12 Eylül rejiminin anayasasının çok yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesinin de darbenin meşruiyetinden ziyade milletin içine sürüklendiği umutsuzluk ikliminden bir an önce kurtulmak isteğinin tezahürü olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1983 seçimlerinin darbecilerin işaret ettiği siyasi parti yerine rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu partinin zaferiyle sonuçlanmasının da bu çerçevede değerlendirilmesinin doğru olacağına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönem konusunda kimi çevrelerin özellikle kendilerine göre bir farklı yorum oluşturmaya çalıştığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu tür bir resim ne olursa olsun tarih hükmünü, ülkemizin yaşadığı en ağır ve acı darbe olarak vermiştir. Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlayan karanlık odak, hiç şüphesiz darbe sonrasının planlamasını da yapmıştır. Darbecilerin bir sağdan, bir soldan diyerek idam sehpasına çıkardığı gençlerin temsil ettiği dinamik toplumsal fikri yapı yerine ülkemizin hâlâ çözmeye ulaştığı sorunların tohumları atıldı. Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının yıllarca ülkemizin başına bela olan PKK’nın gelişip büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Yine askeri rejimin bu ülkenin milli ve yerli tüm unsurlarının birikimlerini yok etme gayretinin de FETÖ’nün önünü açmak için olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz.”

“ÜLKEMİZİN FİKİR HAYATI 12 EYLÜL DARBESİNDEN SONRA HİÇBİR ZAMAN ESKİSİ KADAR CANLI OLAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahneye konulan senaryoyu somutlaştırmak bakımından vereceği örneğin çok daha açıklayıcı olacağını ifade ederek, Anadolu’nun küçük bir ilindeki Millî Türk Talebe şubesinin 12 Eylül darbecileri tarafından kapatıldığını, şehrin merkezindeki bir pasajın içinde yer alan şube binasının önce camlarının kırıldığını, mobilyalarının da odun niyetine sobada yakılıp tahrip edildiğini aktardı. Bununla kalınmayıp şube binasındaki yılların birikimi olan fikir kitapları ve dergilerin de sobada yakılarak ortadan kaldırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli ve millî zihin yapısına sahip nesillerin yetişmesine katkı sağlamış nice eserler bilinçli bir şekilde ateşe atılıp imha ediliyor. Bu kitaplar ve dergileri yanmaktan kurtarmak isteyenler ise derhâl gözaltına alınıp hapse atılıyor. Bu sıradan bir kitap düşmanlığı veya vandallık eylemi değildir. Amaç milletimizin değerlerini oluşturan ve nesilden nesle aktarılan hafızanın, birikimin bilincin, maddi alt yapısını tümüyle yok etmektir. Nitekim ülkemizin fikir hayatı 12 Eylül darbesinden sonra hiçbir zaman eskisi kadar canlı olamadı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yerine gençlerin zihinlerinin neredeyse tamamının tercümeye dayalı ideolojik akımların istilasına maruz bırakıldığını vurgulayarak, PKK eliyle oluşturulan güvenlik kaygısının da uzun bir süre siyasi ve sosyal çatlakları genişletmenin zemini, topyekûn sistemi bloke etmenin gerekçesi olarak kullanıldığını anlattı.

“BİZ BİZE YETERİZ, BU ÜLKE KENDİNE YETER”

Milletin adeta hayat damarları olan dini hassasiyetlerinin, toplumsal dayanışma hasletlerinin, kültürel birikiminin, eğitim faaliyetlerinin, FETÖ ve benzeri sapkın yapılar öne çıkartılarak lekelenmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ekonomi ardı ardına yaşatılan krizlerle sürekli zayıf tutularak IMF’ye muhtaç ve mahkûm hâlâ getirildi. Bunu bizzat şahsım yaşadı. Göreve geldiğimizde IMF’ye olan borç 23,5 milyar dolardı ve hamdolsun 2013’te IMF’ye olan bu borcu sıfırladık. IMF borcumuz falan kalmadı. Ama ana muhalefet ‘Bak ekonomik sıkıntılarımız var, durmayın, IMF’ye müracaat edin, oradan yine borç alın, bu ülke ayakta kalsın.’ Artık bizim IMF diye bir kapımız yok, biz bize yeteriz, bu ülke kendine yeter.”

Koronavirüs sürecinde 150’ye yakın Afrika ve dünya ülkesine destek verdiklerini hatırlatan, bu desteği insani ve vicdani görev olduğu için verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz onlardan daha zengin değildik ama verdik ve bundan sonra da vereceğiz. Bizim ecdadımızdan aldığımız terbiye bu. Bundan sonra da yapacağımız bu. Ey Macron, sen ne yaptın? Şu anda dirsek teması içinde oldukların ne yaptı? Sen onu söyle” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN KAZANIMLARINA SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Türkiye’nin Meclisiyle, Cumhurbaşkanlığıyla, yargısıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, özellikle ordusu ve diplomasisi ile kendi oyun planlarını uyguladıkça, hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde ilerlemeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İşte şu anda burada adalarda, vesaire, Yunanistan’ın yaptıklarına bakın. Neye güvenerek yapıyor bunları? İşte bazı kendisine destekler vereceğini vaat edenlere güveniyor onlarla beraber adaların etrafında korvetlerle dolaşıp duruyorlar, zodyaklarla dolaşıp duruyorlar. Yanlış iş yapıyorsunuz, bu yollara girmeyin. Hepten yalnız kalırsınız. Yeri geldiği zaman ‘komşu, komşu, komşu…’ diyorsun, o zaman komşuluğun hakkını ver, yanlış yollara girme. Hamdolsun biz kendi kararımızı kendimiz veriyoruz. Bunları da dirayetle hayata geçiriyoruz. Gerektiğinde her türlü mücadeleye girebilen bir Türkiye var artık. Her ne kadar hâlâ ülkemizde azımsanamayacak sayıda darbe ve vesayet özlemcisi varsa da milletimizin bunlara fırsat vermeyeceğine inanıyoruz. Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı, millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hak, hukuk, özgürlük, demokrasi, kalkınma mücadelesinde emeği geçen, katkısı olan, canı pahasına bu yoldan dönmeyen tüm siyasetçilere, fikir adamlarına, toplum önderlerine, milletin her bir ferdine şükranlarını sundu.

Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’den, şehit Başbakan Menderes’e, merhum Özal’dan, Erbakan ve Türkeş’e kadar milletin istiklali ve istikbali için çalışmış büyükleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, bizleri de hayırla yâd edilenler arasına katmasını diliyorum. İçinde bulunduğumuz Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın tüm bu hakikatlerin inşallah mücadelelerin ve değerlerin sembolü olarak asırlar boyunca misyonunu yerine getireceğine inanıyorum. Ülkemizin Yassı Ada duruşmalarında tutuklulara ‘Sizi buraya tıkan idare böyle istiyor’ diyen bir yargı anlayışından, 15 Temmuz’da darbecilere karşı derhâl harekete geçen bir yargı anlayışına ulaşmış olması gerçekten çok büyük bir ilerlemedir. Bu vesileyle 15 Temmuz sonrası darbe yargılamalarını titizlikle yürüten yargı mensuplarımızın tamamını tebrik ediyorum. Bu davalarda fedakârca görev üstlenen avukatlarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, baro tartışmaları ve teröre verilen destekler sebebiyle son günlerde sıkça tartışma konusu olan avukatların kahir ekseriyetinin ülkesine, milletine, hakka, hukuka, samimiyetle bağlı olduğunu bildiğini, bu anlayıştaki avukatların barolarda ve diğer sivil toplum faaliyetlerinde çok daha aktif hâle gelmeleriyle yargının tüm unsurlarının millet nezdindeki itibarı ve güvenilirliğinin daha da artacağını söyledi.

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD heyetini kabulünde yaptığı konuşmada, “Büyüme ve ihracat gibi alanlardaki rekorlara ilave olarak istihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır ve bu çok büyük bir başarıdır. Tüm dünyanın ekonomik manevralarını istihdam krizinin önüne geçmek için yaptıkları bir dönemde biz daha büyük hedeflerin peşinde koşuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı ve Yönetim Kurulu üyelerini Vahdettin Köşkü’nde kabul etti.

Kabulde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi. 1990’dan beri MÜSİAD bünyesinde, ülkesinde kalkınma hareketine destek veren, bu konuda gayret gösteren, demokrasinin güçlenmesine katkı verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD üyelerinden ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet ve mağfiret diledi.

“MÜSİAD’IN DESTEĞİNİ DAİMA YANIMIZDA HİSSETTİK”

MÜSİAD’ın, kuruluşundan itibaren ülkesi ve milleti için hayal kuran, “Büyük ve güçlü Türkiye” idealine inanan iş insanlarının bir araya geldiği önemli bir çatı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “28 Şubat başta olmak üzere vesayetin gölgesinin ülkemizin tepesine adeta karabasan gibi çöktüğü dönemlerde dahi MÜSİAD dik duruşunu, vakarını, milletten ve millî iradeden yana tavrını daima muhafaza etmiştir. Biz de son 20 yılda ülkemizin ve milletimizin istikbali adına yürüttüğümüz zorlu mücadelede MÜSİAD’ın desteğini daima yanımızda hissettik. Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık girişiminden 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar milletimizin iradesine kasteden tüm saldırıları hamdolsun birlikte beraberce dayanışma halinde püskürttük. Hak ve özgürlüklerden ekonomideki rekorlara kadar tüm başarılarımızın arkasında hükûmetimizin azmi yanında MÜSİAD gibi kuruluşlarımızın da emeği bulunuyor. Türkiye son yıllarda maruz kaldığı onca operasyona rağmen hamdolsun birlik ve beraberlik içinde özellikle kaderine doğru emin adımlarla ilerliyor.”

Koronavirüs salgınının zorluklarının yanı sıra ülkenin önünde yeni fırsat pencerelerinin de açılmasına vesile olduğunu gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek geçen seneye ait büyüme rakamları gerek 2021 yılına ait rekor ihracat rakamlarının bu gerçeği açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

“DAHA BÜYÜK HEDEFLERİN PEŞİNDE KOŞUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Büyüme ve ihracat gibi alanlardaki rekorlara ilave olarak istihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır ve bu çok büyük bir başarıdır. Tüm dünyanın ekonomik manevralarını istihdam krizinin önüne geçmek için yaptıkları bir dönemde biz daha büyük hedeflerin peşinde koşuyoruz. Onun için bu dört önemli başlık sürekli olarak bizim gündemimizde. O da nedir? Yatırım, istihdam, ihracat, üretim. Tabii bütün bunları getirip dayadığımız yer, yine iki önemli altyapıdır. Bu da istikrardır, güvendir. Yani bunları hiçbir zaman kaybetmeden yolumuza devam etmemiz lazım. Türkiye ekonomi modeliyle önceliğimiz bu söylediğim dört başlığı, cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmek, böylece ülkemizi dünyanın ana üretim merkezlerinden biri hâline getirmektir. Bu amaçla başta iş dünyamız olmak üzere toplumumuzun tüm kesimlerine gereken her türlü desteği sunuyoruz, sunacağız.”

“TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNİ KİMSE ENGELLEYEMEYECEK”

20 Aralık’ta açıkladıkları tedbir paketiyle “döviz kuru üzerindeki köpüğü aldıklarını” anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ardından asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar her alanda insanımızın hayat standardını koruyacak adımlar attık. Kurun istikrar kazanmasıyla birlikte piyasalarda bir daha dengesiz döviz talebinden kaynaklı aşırı dalgalanmaların yaşanmayacağını da düşünüyoruz. Tıpkı döviz kuru gibi enflasyonun üzerindeki köpüğü de kısa bir sürede alarak bu hususta da ülkemizi sahil-i selamete ulaştırmayı arzu ediyoruz. Bu süreçte sizlerden beklentimiz, siyasetteki tek sermayesi millete umutsuzluk aşılamak olan felaket tellallarına prim vermeden çalışmanız, üretmeniz, ihraç etmeniz ve yatırımlarınızı artırmanızdır. Bunu başardığınızda Allah’ın izniyle Türkiye’nin yükselişini kimse engelleyemeyecek. Hedeflerimize ulaşmamıza kimse mani olamayacaktır.”

Ziyaretleri için MÜSİAD heyetine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

6. Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Yapıldı

6.Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü(MAM-KARE) Müdürü ve Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, TÜBİTAK SAGE Müdürü Gürcan Okumuş, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Acar ile TÜRKSAT Uydu Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Selman Demirel’in katılımlarıyla TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu’nda gerçekleşti.
“Hedefimiz Antarktika Anlaşmasında “Danışman Ülke” statüsü kazanarak orada bayrağımızı dalgalandırmak ve beyaz kıtanın geleceğinde söz sahibi olmak”

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, savunma sanayiinden dijital teknolojilere, elektrikli araçlardan uzay çalışmalarına kadar birçok alanda büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek üzere çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Bakan Varank, “Kutup araştırmaları da bu vizyonla yürüttüğümüz önemli faaliyetlerden biri.” dedi.

Varank, “Hedefimiz Antarktika Anlaşmasında “Danışman Ülke” statüsü kazanarak orada bayrağımızı dalgalandırmak ve beyaz kıtanın geleceğinde söz sahibi olmak.” ifadelerini kullandı.

2017 yılından bu yana kıtaya beş bilim seferi düzenlendiğini hatırlatan Bakan Varank, 22 Ocak’ta da 20 kişilik bir ekiple altıncı sefere çıkılacağını kaydetti. Varank, “Bunun kutup bilimlerine gönül verenler için çok heyecan verici bir süreç olduğunun farkındayım. İnanın ben de en az sizin kadar heyecanlıyım.” ifadelerini kullandı ve kutup seferine katılmak istediğini de belirterek “İnşallah Bakanlıktan sonra nasip olur sefere çıkmak.” temennisinde bulundu.

“Kutup çalışmalarında, ülkemizin ön sıralarda yer almasından gurur duyuyorum”

Kutupların doğal bir laboratuvar hüviyetinde, dünyanın geçmişine ve bugününe ışık tutan çok önemli alanlar olduğuna işaret eden Bakan Varank, “Burada yapılacak her keşif doğanın, canlıların ve yer kürenin anlaşılması noktasında çok kıymetli. İklim değişikliği başta olmak üzere birçok sorunun çözümü de aslında burada gizli. “Dolayısıyla ben de, tüm dünyayı ilgilendiren sonuçlar doğurabilecek bu çalışmalarda, ülkemizin ön sıralarda yer almasından gurur duyuyorum.” dedi.

Ekibin yaklaşık bir buçuk aylık zorlu bir yolculuk yapacağını belirten Varank, “Bilim aşkı aslında böyle bir şey! Her türlü zorluğu göze alıp, ailelerinde ayrılıp, ülkemiz adına, insanlık adına yeni kesiflere imza atabilmek. Ben bu vesileyle bir kez daha kendilerini yürekten tebrik ediyorum. Sağ salim gidip eve dönmelerini ve çok başarılı sonuçlar elde etmelerini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Nasıl ki bugün kutup araştırmacılarımızı sefere uğurluyoruz, çok yakın bir gelecekte astronotlarımızı da uzaya uğurlayacağız”

Bakan Varank “Nasıl ki bugün kutup araştırmacılarımızı sefere uğurluyoruz, çok yakın bir gelecekte astronotlarımızı da uzaya uğurlayacağız. Biz buna yürekten inanıyoruz.” vurgusu yaptı.

Sefer boyunca Yer Bilimleri, Canlı Bilimleri ve Fiziki Bilimler alanlarında yürütülen tam 14 proje kapsamında detaylı araştırmalar yapılacağına dikkat çeken Bakan Varank, projelerin 29 kurumun iş birliğinde yürütüleceğine vurgu yaptı.

“Uluslararası iş birliklerimiz yeni başladığımız kutup araştırmalarında ne kadar büyük bir mesafe kaydettiğimizi de gösteriyor”

Uluslararası iş birliklerinin de altını çizen Bakan Varank, “Biri Portekiz’den biri de Bulgaristan’dan olmak üzere 2 yabancı araştırmacı ekibe dahil edildi. Bizim 2 Türk araştırmacımız da zaten hali hazırda Güney Kore’ye ait bir istasyonda çalışmalarını sürdürüyor. Bu durum, henüz çok yeni başladığımız kutup araştırmalarında ne kadar büyük bir mesafe kaydettiğimizi de gösteriyor aslında.” dedi.

“Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla ve yerli imkanlarla geliştirilen birçok teknolojik ürünü test edilmek üzere sefer ekibinin hizmetine sunuyoruz”

Varank, “Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla ve yerli imkanlarla geliştirilen birçok teknolojik ürünü test edilmek üzere sefer ekibinin hizmetine sunuyoruz. Ben şahsen bu adımı kutup çalışmalarının ve diğer birçok bilimsel araştırma projesinin geleceği açısından çok kıymetli buluyorum.” ifadeleriyle seferin önemine dikkat çekti.

Kutuplardaki çalışmaların çok zorlu hava şartları altında gerçekleştiğine işaret eden Bakan Varank, “Bu nedenle hem ekibin güvenliği açısından hem de çalışmaların kalitesi açısından burada kullanılacak makine ve teçhizatın yetkinliği çok önemli. Dolayısıyla, eğer bu makine teçhizat konusunda dışa bağımlı iseniz çalışmalarınızın sürdürülebilirliği büyük risk altında. Bunları sürekli dışardan aldığınızda büyük bir maliyet ortaya çıkacaktır. Daha da önemlisi, bu teknolojik ürünleri temin ettiğiniz yerler çok rahatlıkla size yaptığı tedariği sonlandırabilir. Kutup araştırmaları da hem üretebileceği ekonomik değer bakımından hem de prestij bakımından büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle burada yoğun bir uluslararası rekabet söz konusu. Çalışmalarınızın belli bir safhaya ulaştığını gören rakiplerinizin, bunu sekteye uğratmak için böyle bir yola başvurmayacağını garanti edemezsiniz.” diye konuştu.

“Bu seferlerde ekiplerimizin kullanacağı yüksek teknolojili makine ve teçhizatı yerli ve milli imkanlarla üreteceğiz”

“İşte biz de ülkemizin, bu alanda ‘ben de varım’ iddiasını güçlendirmek için kutup çalışmalarımızı milli teknoloji vizyonumuzla harmanlıyoruz. Ülkemizi kritik teknolojilerin pazarı değil üreticisi yapma hedefiyle atığımız adımlara kutup çalışmalarını da dahil ediyoruz.” diyen Varank, “Uydu, haberleşme, havacılık ve savunma sanayimizin yıldız kurumları ile önemli iş birlikleri geliştirdik. Böylece bu seferlerde ekiplerimizin kullanacağı yüksek teknolojili makine ve teçhizatı yerli ve milli imkanlarla üreteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Varank, bu etkinin sadece kutup çalışmalarıyla sınırlı kalmayacağını ve savunma sanayii ve bilgi-iletişim teknolojileri başta olmak üzere diğer birçok alana sirayet edeceğini kaydetti. Bakan Varank son olarak bu seferde 5 değerli kurum tarafından geliştirilen çok önemli ürün ve hizmetlerin ekibe eşlik edeceğini belirterek ayrıntıları paylaştı.

“TÜBİTAK; Türkiye’nin, Antarktika’nın ve Arktik’in geleceğinde ve kutupların korunmasında söz sahibi olması amacıyla uzun süredir faaliyet yürütüyor”

Açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal konuşmasında son yıllarda iklim değişikliği ve çevre kaynaklı sorunların dünyayı ve Türkiye’yi daha fazla etkilediğini vurgulayarak, bu sorunların karmaşık, dinamik ve değişken yapıda olmaları sebebiyle tek bir disiplin ve tek bir bakış açısıyla çözülmelerinin imkansız olduğuna değindi. Prof. Dr. Mandal, TÜBİTAK olarak farklı disiplinlerin birlikte çalışmasına olanak sağlayan “birlikte çalışma, birlikte geliştirme ve birlikte başarma” anlayışıyla bu karmaşık, dinamik ve değişken sorunlara çözüm ürettiklerini ifade etti.

TÜBİTAK’ın Türkiye’nin, Antarktika’nın ve Arktik’in geleceğinde ve kutupların korunmasında söz sahibi olması amacıyla uzun süredir faaliyetler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mandal, Türkiye’nin bilimsel araştırma ve teknoloji üretimi hususunda öncü ülkeler arasında yer almak için 2017’de Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Antarktika’ya ilk ulusal bilim seferini düzenlediğini anımsattı. 2019 yılında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nün (MAM KARE) kurulmasıyla kutuplar alanındaki çalışmaların farklı bir boyut kazandığını belirten TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “TÜBİTAK MAM KARE’nin kurulmasıyla birlikte Ulusal Kutup Bilim Programı doğrultusunda Kutup bölgelerine gerçekleştirdiğimiz bilim seferlerimizin koordinasyonunu T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile birlikte yürütmeye başladık.” ifadelerini kullandı.

“Yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen “ısıl pil”ler savunma sanayimizde dışa bağımlılığı ortadan kaldırdı”

Mandal 22 Ocak’ta altıncısı gerçekleştirilecek seferin önemine de değinirken, ülkemizin farklı kurum ve kuruluşlarının milli ürünlerle sefere destek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Mandal bu ürünler arasında yer alan ve TÜBİTAK tarafından yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen “ısıl pil”lerin savunma sanayimizde dışa bağımlılığı ortadan kaldırdığını belirtti. TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından geliştirilen ısıl pillerin Bilim Seferi’nde kullanılmasıyla pek çok avantaj sağlayacağını dile getiren Mandal, “Bu pillerden elde edilecek ısı enerjisi sayesinde, araştırma ekibinin acil durumlarda ihtiyaç duyacağı ısınma ve sıvı su ihtiyacı karşılanabilecek.” dedi.

Isıl pillerin uzun raf ömrü, bakım gerektirmeme, kısa sürelerde yüksek enerji sağlama, hızlı tetiklenme, kendi kendine tükenmeme, yüksek güvenilirlik, geniş çalışma sıcaklık aralığı, zorlu çevresel koşullara dayanıklılık gibi özellikleriyle alternatiflerinden ayrıldığına dikkat çeken Mandal, “-90 derecede bile kendisinden beklenen performansı sağlayabilen ısıl piller, diğer pil teknolojilerinin çalışamayacağı Antarktika’nın aşırı soğuk iklim koşullarında, özellikle acil durumlarda görevini sorunsuz şekilde yerine getirecek.” açıklaması yaptı. Uzun raf ömrü ile Antarktika koşullarında 20 yıldan daha uzun süre depolanabilecek ısıl pillerin hiçbir bakım ihtiyacı olmadan 20 yıl sonra dahi başlangıçtaki enerji seviyesini muhafaza edebildiğini de vurgulayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, bu alanda yaptıkları tüm çalışmaların, Türkiye’nin teknolojik gelişmeleri takip eden bir ülkeden ziyade, bu teknolojileri kendi kaynaklarıyla üreten ve geliştiren bir ülkeye dönüştüğünü gösterdiğini belirtti.

TÜBİTAK olarak bu teknolojileri geliştirmek ve üretmek kadar bu alanda çalışmalar yürütecek nitelikli insan kaynağını oluşturmayı da amaçladıklarının altını çizen Mandal, bu amaçla “Kutup Şenliği”, Kutup Bilimleri Çalıştayları gerçekleştirdiklerini ve TEKNOFEST kapsamında yürüttükleri 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışmasıyla gençlerin bu alandaki projelerini desteklediklerini anlattı.

Mandal son olarak Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kritik teknolojileri sağlayan tüm kuruluşlara, Bilim Seferinde iletişim desteği sağlayacak Anadolu Ajansı’na ve çalışmalarda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a teşekkür etti.

Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, sefere ilişkin detayları paylaştı

Ulusal Antarktika Bilim Seferi Sunumu ile seferin detaylarını paylaşan TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Ensitüsü (KARE) Müdürü ve Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise 22 Ocak-3 Mart 2022 tarihleri arasında gerçekleştirecek sefere ilişkin bilgi verdi. Seferin COVID-19 tedbirleri altında gerçekleşeceğinin altını çizen Özsoy, yedisi Canlı Bilimleri, dördü Yer Bilimleri ve üçü Fiziki Bilimler alanında olmak üzere, 29 farklı kurum iş birliği ile gerçekleştirilecek olan toplam 14 projeye ilişkin detayları paylaştı.
Yabancı iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Özsoy, “2 Türk Araştırmacı Güney Kore’ye ait King Sejong Antarktik İstasyonu’nda çalışmalarını sürdürmektedir, Bulgaristan ve Portekiz’den birer araştırmacı da Altıncı Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde bizimle birlikte görev alacaklar.” bilgisini paylaştı.

Zorlu koşullarda TÜBİTAK SAGE ısıl pilleri katkı verecek

“SAGE olarak tasarım, geliştirme ve üretim yeteneklerinin tamamına sahip olduğumuz ısıl pilimiz, zorlu çevresel koşulların hüküm sürdüğü kutup bölgesinde, 6.Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde görev almak üzere yola çıkıyor.“ diyen TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) Müdürü Gürcan Okumuş, yerli ve milli olarak Türk mühendisler tarafından geliştirilen ve üretilen yüksek teknoloji ürünü ısıl pillerin ileri seviye güvenilirlik, en az 25 yıl raf ömrü, bakım gerektirmeme, hızlı tetiklenme gibi özelliklerine vurgu yaptı.

Okumuş, “-90°C gibi aşırı düşük sıcaklıklarda da tam kapasite ile görev yapabilmesi ile alternatifsiz güç kaynağı olan piller, Dünya’nın en soğuk noktası olan ve zorlu iklim koşullarıyla bilinen Antarktika’da, acil, hızlı ve güvenilir elektrik enerjisi ihtiyacı durumunda, kullanıma hazır olacak, yapılan bilimsel araştırmalara ve geliştirmelere katkı sağlayacaktır.” dedi.

ASELSAN’dan Antarktika ekibine telsiz desteği

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün de Türkiye adına TÜBİTAK önderliğinde Antarktika’da yapılan çalışmaları büyük bir heyecan, merak ve gururla takip ettiklerini söyledi.

ASELSAN olarak Antarktika’ya test ve kullanım amaçlı Telsiz ve Modüler Mobil Tekrarlayıcı Telsiz sistemleri gönderdiklerini belirten Görgün, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen, en zorlu koşullarda test edilen haberleşme ürünlerinin, çok zorlu bir sahada bilim insanlarının güvenilir destekçisi olacağını kaydetti. Antarktika’ya 15 adet gönderdikleri tasarım ödüllü 3700 el telsizlerinin ASELSAN’ın kendi sınıfında en başarılı haberleşme ürünlerinden olduğuna dikkati çeken Görgün, “Telsizlerimiz dünyadaki birçok zorlu ortamda gösterdiği başarısına bir yenisini katarak kutupların zorlu ortamında da ekiplerimizin can yoldaşı olacak.” dedi.

Görgün, sistemlerin kesintisiz çalışabilmesi için yüksek verimli güneş panelleriyle enerji üreten, kurulumu iki kişi tarafından yapılabilen “Taşınabilir Hibrit Güç Destek Birimi”nin de bilim insanlarına elektrik altyapısının olmadığı Antarktika’da enerji desteği vereceğini sözlerine ekledi.

HAVELSAN GNSS alıcısını tanıttı

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar da TÜBİTAK MAM KARE yetkilileriyle, TEKNOFEST 2021’de ilk görüşmeleri yaptıklarını hatırlatarak, 4 ay gibi kısa bir sürede HAVELSAN GNSS alıcısını geliştirdiklerinin ve bunun ilk kez Antarktika’daki milli kutup seferinde kullanılacağının altını çizdi.

HAVELSAN GNSS alıcısının, GPS, Galileo, Beidu, Glonass, QZSS gibi birçok farklı ülkenin uydularını kullanarak konum hesaplama yaptığını ve küresel kapsama alanı sağladığını belirten Nacar, “HAVELSAN GNSS alıcısı, gerçek zamanlı konum, hız ve zaman bilgisi ile kesintisiz çalışma performansı sunuyor.” ifadesini kullandı.

Ürünleri sefer ekibine Bakan Varank teslim etti

Konuşmaların ardından ürünleri sefer koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy’a teslim eden Bakan Varank, “Bu teknolojileri geliştiriyor olmak ve alanda deneyebilmek kurumlarımıza büyük bir avantaj sağlıyor. Bugün denenmiş ürünleri pazara çıkardığınızda nasıl fark olduğunu biliyorsunuz. Firmalarımızın ürünlerini test etmesini çok önemsiyorum. En zor testlerden birini Antarktika’da ASELSAN, HAVELSAN ve SAGE gerçekleştirecek. İnşallah kalıcı üssü kurabilirsek orada gider beraber test ederiz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

“Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor. 15 sene önce bölgede yalnızca altı olan diplomatik misyon sayımız bugün 17’ye yükselmiş durumdadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından anlaşmaların imza törenine geçildi. İmzaların atılmasının ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin, El Salvador’dan Türkiye’ye Devlet Başkanı düzeyinde yaptığı bu ilk resmî ziyaretinden memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî ziyaretin, Türkiye-El Salvador ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. Sayın Başkan’ın liderliğinde El Salvador’un son dönemde dış politikada ufkunu genişletme yönünde attığı adımları biz de yakından takip ediyoruz. Değerli dostumun bugünkü ziyaretini, ezber bozan nitelikteki bu politikalarının bir yansıması olarak görüyorum. Kendilerine bir kez de sizlerin huzurunda ‘hoş geldiniz’ diyorum.”

“Aile kökleri Filistin’e dayanan ve ülkesinde ‘El Turco’ olarak tanınan Sayın Bukele’nin ülkemizi ziyareti bizler için ayrı bir anlam taşıyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen kendisinin göreve gelmesinin ardından ilişkilerimizde ciddi bir ivme yakaladık. Geçtiğimiz yıl faaliyete geçen El Salvador’un Ankara Büyükelçiliği’nin resmî açılışı bugün Dışişleri Bakanlarımız tarafından yapıldı. İnşallah biz de San Salvador Büyükelçiliğimizi en kısa sürede hizmete açacağız” dedi.

“EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİMİZ SALGINA RAĞMEN SON DÖNEMDE CİDDİ SIÇRAMA YAŞADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz salgına rağmen son dönemde ciddi sıçrama yaşadı. 2020 yılında 27 milyon doları aşan ticaret hacmimiz, geçtiğimiz sene 50 milyon dolara yaklaştı. Yüzde 80 civarındaki bu artış esasen potansiyelimizin ne kadar büyük olduğunun göstergesidir. Dolayısıyla, bu rakamı ilk etapta 100 milyon dolara, önümüzdeki beş yıllık sürede de inşallah 500 milyon dolara çıkaralım istiyoruz. Bugün imzaladığımız Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması bu bakımdan önemli bir araç teşkil edecektir” açıklamasında bulundu.

Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmalarının müzakerelerini de en kısa sürede tamamlayacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Başkan’ın El Salvador’u bölgesinin lojistik merkezi hâline dönüştürme vizyonunu biz de destekliyoruz. Bu amaçla hayata geçirmeyi planladığı tüm yatırımlarda Türk firmalarının altyapıda, üst yapıda gerekli desteği vermeye hazır olduğunu da yine kendilerine ifade ettim. El Salvador’un kalkınma projelerine desteğimizin devam edeceğini vurguladım. TİKA, geçen yıl salgın döneminde El Salvador’daki bir çocuk hastanesine malzeme ve ultrason cihazı gibi teknik ekipman yardımında bulunmuştu. Kurumumuz, El Salvador makamlarının öncelikleri doğrultusunda sağlıktan eğitime ve tarıma kadar birçok alanda desteğini sürdürecektir.”

Görüşmelerinde, Orta Amerika özelinde, bölgesel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor. 15 sene önce bölgede yalnızca altı olan diplomatik misyon sayımız bugün 17’ye yükselmiş durumdadır. Bu vesileyle El Salvador’un birçok Orta Amerika ülkesiyle birlikte geçen yıl kutladığı 200. bağımsızlık yıl dönümünü bir kez daha gönülden tebrik ediyorum. Yarın İstanbul’da El Salvador dâhil bölge ülkeleriyle ilişkilerimizin tarihine ışık tutacak önemli bir sergiyi açacağız. Türkiye-El Salvador arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin gelişimine büyük katkı sağlayan Sayın Bukele’ye tekrar teşekkür ediyorum. Toplantılarımızda aldığımız kararların ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

EL SALVADOR CUMHURBAŞKANI BUKELE: “TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİNİN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ”

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele de konuşmasında, Türkiye’yi, halkını ve tarihini takdir ettiklerini belirterek, “Biz, Türk insanının bir gün dünyayı fethettiğini biliyoruz, uzun bir süre boyunca. Şunu da biliyoruz. O ruh her bir Türk vatandaşının içinde mevcut. Bu ruh tekrar büyüyor. Yirmi yıl önceki Türkiye bugünkü Türkiye değil. Bu büyüme, hızlı. Bunu bugün burada ihracatta, ekonomide görebilirsiniz. Türk ürünlerinin her yere ihraç edildiğini biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador’dan bahsetti. Bizim ülkemiz küçük ama bir yılda ticaret hacmini yüzde 80 artırdık” şeklinde konuştu.

Türk firmalarıyla liman, insansız hava aracı başta olmak üzere savunma sanayii ekipmanları, havacılık malzemeleri, hidrotermal tesis gibi alanlarda imzalanan veya imzalanmaya yakın olan anlaşmaların olduğunu aktaran El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, “Bunlar başlangıç. Yarın başka şirketlerle de görüşeceğiz. Bütün bu şirketlerle görüştükten sonra başka şirketlerle de görüşeceğiz. Belki El Salvador’un ilk uydusu bir Türk teknolojisi sayesinde olacak. Yani yapılacak çok şey var. Göreceğimiz çok şey var. Bu, El Salvador gibi küçük bir ülke için çok büyük bir başlangıç” ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki ticaretin bir yılda yüzde 80 büyüdüğünü belirten El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, ikili ticaret hacminin mevcut hızda büyümesi durumunda 500 milyon dolar hedefine birkaç yılda ulaşılabileceğini söyledi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmelerde enerji, inşaat, limanlar, savunma sanayii, altyapı inşası, ihracat, ithalat ve ticaret alanlarında yatırım ve iş birliği konularını ele aldıklarını ifade etti.

Osmanlı döneminde Güney Amerika ile ticaretin gelişmemesinde coğrafi engellerin olduğuna işaret eden El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, “Ama bugün bu artık önemli değil. Cebelitarık’tan geçmeniz gerekmiyor. Bu yüzden de bu rakamlara ulaştık. Daha da fazlası olacak” dedi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, Türk sinema ve televizyonunun eserlerini ve Türk kültürünü ülkelerinde gördüklerini aktararak, “El Salvador’da herkes Türk kültürünü, Türk tarihini, Osmanlı İmparatorluğu’nu tanıyor. Bunun sebebi de Türkiye’nin çok hızlı büyümesi. Türkiye’nin büyük bir sistem olması. Bu da Sayın Erdoğan sayesinde gerçekleşti. Sizin güçlü ruhlu insanlarınız var ama bir lidere de ihtiyacınız var. Bu lideriniz de var. İyi bir lideriniz var. Bu yüzden de burada olmaktan çok mutluyuz, çok onurluyuz. Bu şekilde ağırlandığımız için de çok memnunuz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin kendileri için çok önemli bir ülke olduğunun ve Türkiye’de büyük bir potansiyel gördüklerinin altını çizen El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, şunları kaydetti: “Türkiye çok büyüyor. Bunu görüyoruz. Şu anda güçlü. İleride daha da büyük bir güç olacak ve dünya için çok önemli olacak. Biz de onların yanında olmak istiyoruz. Çünkü biz bu büyümenin bir parçası olmak istiyoruz. Türkiye’nin büyümesinin bir parçası olmak istiyoruz ve ona eşlik etmek istiyoruz. Bu yüzden bu ziyaret bizim için de çok önemli. Biz hep tek kutuplu çalıştık. Hep ABD’ye baktık. Hepiniz biliyorsunuz, bizim ticari ortağımız ABD. Tabii ki bizim için çok önemli. El Salvador için başka yerlere, yönlere bakmak da önemli. Baktığımız yönlerden biri de Türkiye. Bu yüzden buradayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

El Salvador ile yapılan anlaşmalar ve iş birliğinin önemine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün imzalanan altı anlaşmanın önemi hakkında bilgi verdi.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ve diplomasi akademileri arasında işbirliği mutabakat zaptının imzalandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol alanında işbirliği mutabakat zaptı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile El Salvador Dışişleri Bakanlığı arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi ile deniz hukuku alanında işbirliği protokolü ve TİKA ile El Salvador Hükûmeti arasında mutabakat zaptının imzalandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador ile Ankara Üniversitesi arasında yapılacak iş birliğinin gençler için ciddi bir sıçrama alanı olarak görülebileceğini vurguladı.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin yarın Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’yi (TUSAŞ) ziyaret edeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki çalışmalarının yerinde görülmesi ve atılacak müşterek adımlar açısından ele alınmasının önemine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan altı anlaşmayı önemsediklerinin altını çizerek, “En uygun yerde Dışişleri Bakanlığımıza büyükelçilik binasını hazırlayacaklar. Biz de orayı kiralamak suretiyle en yakın zamanda El Salvador’a iade-i ziyaret gerçekleştireceğiz. Böylece iş adamlarımızın da orada çok daha aktif bir duruma gelmesini temin edeceğiz” diye konuştu.

“RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDAKİ GELİŞMELERİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna arasındaki anlaşmazlık ve gelecek günlerde kendisinin Ukrayna’ya ziyaretinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ise Türkiye ziyaretinin söz konusu olup olmadığına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti: “Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmeleri doğru bulmuyoruz. Zira bölgede bir savaş atmosferinin olması, böyle bir psikolojinin doğması bizi de her iki tarafla münasebetleri olan bir ülke olarak üzmektedir. Temennimiz o ki bir an önce Sayın Putin ile Zelenski’yi bir araya getirebilmek ve yüz yüze bir görüşme yapmalarını temin etmek. Bunun için gerek Sayın Putin’in Türkiye ziyareti gerekse benim Ukrayna ziyaretimi çok önemsiyoruz. Önümüzdeki ayın başlarında Ukrayna ziyaretim var. Ukrayna ziyaretimle birlikte de tabii bu arada Sayın Putin ile olan görüşmeleri aynen devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz. Bölgede istiyoruz ki barış egemen olsun, hâkim olsun, bölgede bunun dışında farklı olumsuz gelişmeler gerçekleşmesin.”

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin huzurunda iki ülke arasında altı anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda; “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması”, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Alanında Niyet Mektubu”, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile El Salvador Cumhuriyeti Diplomatik Eğitim İçin Uzmanlaşmış Yükseköğretim Enstitüsü Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Protokol Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, “El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi Arasında Deniz Hukuku Alanında İşbirliği Protokolü” ve “Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Mutabakat Zaptı” Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş, El Salvador tarafından ise Dışişleri Bakanı Alexandra Hill tarafından imza altına alındı.

Okumaya Devam edin

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

HABER

Haber

DİPLOMAT3 gün önce

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi....

DÜNYA3 gün önce

“Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek, programımızdaki işlerin takibini yapmak, yeni projeler...

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 51. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Sırbistan’ın Bosna Hersek’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği...

DÜNYA5 gün önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi. Konuşmasına gönülleri böylesi güzel...

DÜNYA6 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel...

DÜNYA6 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yüzde 68’e yakın bir artışla 853...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile bir araya geldi

Arnavutluk’taki temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Başbakanlık Ofisi’nde bir araya geldi.

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’ta TOKİ tarafından Laç Şehri’nde inşa edilen deprem konutlarının anahtar teslim törenine katılarak bir konuşma yaptı....

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle gittiği başkent Tiran’da resmî törenle karşılandı. Tiran Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen...

DÜNYA6 gün önce

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ.

Dünya ve Avrupa yarışmaları ödüllü ünlü fotoğraf sanatçımız RECEP PEKER TANITKAN 50’inci yıl anısına Ankara Kalesi EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nde...

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı.

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’ın Koçarlı ilçesinde inşa edilen Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nin açılışını yaptı. Toplu açılış töreni için Aydın’da...

DÜNYA1 hafta önce

“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Aydın Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Aydın’ın bizim kalbimizde müstesna bir yeri var. Aydın,...

DÜNYA1 hafta önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük...

DÜNYA1 hafta önce

ATA SANAT GALERİSİ’NDE AYLA NARLI SERGİSİ.

NARLI, Akrilik-Yağlıboya eserlerini Ankara’nın Güzide mekanlarından ANKARA Kalesi ATA Sanat Galerisi’nde sergiledi. Ayla NARLI, Ata Sanat Galerisindeki serginin açılışındaki konuşmasında,...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Söke’de Batı Kipaş Kâğıt Sanayi İşletmeleri Fabrikası’nın açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış törenindeki konuşmasına, Türkiye’nin...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi Vahdettin Köşkü’nde kabul etti. Kabulde, Dışişleri Bakanı Mevlüt...

DÜNYA1 hafta önce

“Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Test ve Eğitim Gemisi TCG Ufuk’un hizmete giriş töreninde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayinde bağımsız olamayan milletlerin, geleceğe güvenle...

GÜNDEM1 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: AVRUPA’NIN EN UZUN TÜNELİ ZİGANA’DA IŞIK GÖRÜNDÜ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en uzun, dünyanın ise 3. en uzun çift tüp karayolu tüneli...

DÜNYA1 hafta önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile yaptığı toplantıda, “Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası...

DÜNYA1 hafta önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Keçiören Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde Keçiören’e inşa edilen 35 tesisin açılışı ve Ayvalı Gençlik Merkezi Temel...

GÜNDEM1 hafta önce

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜNÜ ANLATAN “O GÜNÜN HİKAYESİ” FİLMİNİN GALASI YAPILDI

İstiklal Marşı’nın kabulünü farklı bir bakış açısıyla anlatan “O Günün Hikayesi” filminin galası yapıldı. ATO Congresium’da düzenlenen galaya Kültür ve...

DİPLOMAT2 hafta önce

El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Calderon ,Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

El Salvador büyükelçisinden güven mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Calderon’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti....

DÜNYA2 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Öz Taşıma İş Sendikası, kısa süre önce örgütlenme çalışmalarını başlattığı Onur Air Taşımacılık A.Ş. de süreci tamamladı ve çoğunluğa ulaştı....

DİPLOMAT2 hafta önce

Yunanistan Büyükelçisi Christodoulos Lazaris Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Yunanistan büyükelçisinden güven mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Büyükelçisi Christodoulos Lazaris’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Lazaris, Cumhurbaşkanı...

DÜNYA2 hafta önce

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Tarım Sektöründe İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı” oluşturulacak

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “İklim Değişikliği ve Tarım” konulu çalıştaylar sonrasında tarımda iklim değişikliğine yönelik kısa, orta...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Organize Sanayi Bölgeleri Mesleki Eğitim Merkezleri Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, “Milletimizin, küresel ölçekte iddia ve imkân sahibi bir...

DÜNYA2 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Basının demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Genel Başkan Mustafa Toruntay, “Basın, düşünce, anlatım ve haber alma özgürlüğünün en etkili...

DÜNYA2 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Türkiye’nin birçok ilinden ve yurt dışından genç, yaşlı çok sayıda vatandaş, sabahın erken saatlerinde “Şühedanın İzinde” temasıyla düzenlenen anma etkinliğine...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nın açılışını yaparak yeni bir dönemi başlatıyoruz

“Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır”

DÜNYA3 gün önce

6. Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Yapıldı

DÜNYA3 gün önce

“Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor”

DÜNYA3 gün önce

MİLLİ TEKNOLOJİLER ANTARKTİKA YOLUNDA

DİPLOMAT3 gün önce

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA3 gün önce

“Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz”

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır”

DÜNYA5 gün önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA6 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

DÜNYA6 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile bir araya geldi

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

DÜNYA6 gün önce

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ.

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

DÜNYA1 hafta önce

“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Genç Diplomat