Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı’da yükselen İslam karşıtlığı tüm kutsallarımıza yönelik topyekûn bir saldırıya dönüşmüştür”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında yaptığı konuşmada, “Batı’da yükselen İslam karşıtlığı bugün artık kitabımıza, Peygamberimize ve tüm kutsallarımıza yönelik topyekûn bir saldırıya dönüşmüştür. Esasen farklı din mensuplarına yönelik tehcir, engizisyon ve soykırım uygulamaları, Avrupa’nın yabancısı olduğu bir pratik değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığınca Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası açılış programına katıldı.

Katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine “Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi hepimizin, hepinizin üzerine olsun. Allah’ın selamı, Hazreti Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beyt’inin, dostların en güzeli Ashab-ı Kiram’ın, Tabiîn’in, Tebeüttabiîn’in ve 14 asırdır hak yoldan ayrılmayan tüm Müslümanların üzerine olsun” diyerek başladı.

“Filistin’den Arakan’a, Türkistan’dan Afrika’ya kadar dünyanın dört bir ucundaki kardeşlerime selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum” diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programı vesilesiyle Peygamber âşıklarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, milletin evinde misafir etmekten büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.

Mevlid-i Nebi Haftası’nın hayırlara vesile olmasını, bereketli geçmesini, kalpleri yumuşatmasını Allah’tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbime, bizleri ‘Adı güzel kendi güzel Muhammed’in’ dünyaya vasıl oluşunun bir sene-i devriyesine daha ulaştırdığı için hamdediyorum” dedi.

“ETNİK VE DİNÎ KİMLİĞİNDEN DOLAYI AYRIMCILIĞA UĞRAYAN MİLYONLARCA KARDEŞİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların ve İslam âleminin Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece idrak edilecek Mevlit Kandili’ni tebrik ederek, Müslümanların bu gece hürmetine yaptığı duaların, kıldığı namazların, hayır ve hasenatların kabul olmasını diledi.

Bu yıl Mevlid-i Nebi’yi tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını ve bölgede yaşanan sıkıntılar nedeniyle biraz buruk karşıladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan koronavirüse karşı alınan tedbirlere uymalarını ve “Temizlik-Maske-Mesafe” kurallarına riayet etmelerini istedi.

“Ülkemizi, milletimizi, rızkının peşindeki insanlarımızı sıkıntıya sokmadan, dengeli, önü arkası iyi hesaplanmış adımlarla süreci yönetiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sıkıntı görülen alanlarda gereken müdahaleleri yapmaktan çekinmediklerini, ilgili bakanların tam bir koordinasyon içinde meseleyi takip ettiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam âleminin gerçekten sancılı, imtihan ve zorluklarla dolu günler yaşadığına işaret ederek, zulmün, terörün, işkencenin ve daha nice, İslam tarafından ve Hazreti Muhammed tarafından yasaklanmış fiilin, her gün, her an işlendiği bir dönemin içinde bulunulduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de, rejimin ve teröristlerin saldırıları sebebiyle 1 milyon kişinin hayatını kaybettiğini, 12 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını, Yemen’de 6 yıldır süren kirli savaşın tüm bedelini bir lokma ekmeğe, bir tas çorbaya muhtaç olarak ölen yüzbinlerce masum çocuğun ödediğini ve Libya’nın zengin yeraltı kaynaklarının, darbeciler ve batılı emperyalist güçler tarafından talan edildiğini anlattı.

“Asırlar boyunca barışla, ilimle, hikmetle anılan İslam beldelerinden; bugün ne yazık ki göğe ezan sesleri değil; anaların feryatları, çocukların çığlıkları, bombalarla enkaza çevrilen camilerin dumanları yükseliyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm dünyanın gözleri önünde Filistin’de zulüm, Arakan’da şiddet, Türkistan’da baskı, Irak ve Afganistan’da terör can almaya devam ediyor. Sırf Müslüman oldukları için öldürülen; evlerinden, yurtlarından kovulan yüzbinlerce Müslüman kardeşimiz var. Misyonerler tarafından din değiştirilmeye zorlanan, evlatları kendilerinden koparılan milyonlarca Müslüman var. Etnik ve dinî kimliğinden dolayı şiddet gören, baskı gören, ayrımcılığa uğrayan milyonlarca kardeşimiz var” dedi.

“AVRUPA ÜLKELERİNDE, İSLAM DÜŞMANLIĞININ VEBA GİBİ TOPLUMLARA SİRAYET ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde Fransa ve Almanya’da yaşanan Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının tüm dünyanın gözü önünde olduğuna işaret ederek, “Özellikle Hristiyan dünyasına sesleniyorum, Musevilere sesleniyorum; her şeyden önce insanız, insan olarak, bizim dinimizde Hristiyan olmak suç değildir, biz ona da sahip çıkıyoruz, aynı şekilde Musevi’ye de sahip çıkıyoruz ama gelin Fransa’da eğer Müslümanlara bir zulüm varsa hep birlikte biz oraya da sahip çıkalım diye buradan dünya liderlerine sesleniyorum” ifadelerini kullandı.

Özellikle Avrupa ülkelerinde, İslam ve Müslüman düşmanlığının âdeta veba gibi toplumlara sirayet ettiğini, Müslümanlara ait iş yerleri, evler, ibadethaneler ve okulların hemen her gün ırkçıların ve faşist grupların saldırısına maruz kaldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi ben buradan milletime sesleniyorum; Nasıl ki Fransa’da ‘Türk markalı mal satın alınmayın’ diyorsa bende şimdi milletime sesleniyorum; Sakın Fransız markalara asla iltifat etmeyin, bunları satın almayın. Müslüman kadınlar kılık kıyafetlerinden dolayı sokakta, çarşıda, otobüste, vapurda ya hakarete, ya da fili tacize uğruyor. Müslüman çocukların hiç olmadık bahanelerle eğitim hakları ellerinden alınıyor. Gün geçmiyor ki, Müslümanlara ait bir ibadethaneye, mescide, derneğe yapılan saldırı haberini almayalım. Son olarak Almanya ve Avustralya. Daha önce Avustralya’da büyük bir felaket gördük. Şimdi yine ibadethanelere, oralara saldırı gördük. Aynı şeyi, Almanya’da gördük. Şansölye Merkel’e sesleniyorum; hani sizde din özgürlüğü vardı hangi sizde din veya dinini yaşayanlara karşı devletinizin güvencesi vardı. Peki bir sabah namazında nasıl oluyor da yüzü aşkın polis camiye saldırıyor. Bunların tam tersini siz bugüne kadar Türkiye’den duydunuz mu? Hayır niye çünkü bizde gerçek din özgürlüğü var. Gün geçmiyor ki, Müslümanların inanç ve ibadet hürriyetlerini kısıtlayan bir uygulamayla karşılaşmayalım. Gün geçmiyor ki, Peygamber Efendimizi, mukaddes kitabımız Kuran-ı Kerim-i hedef alan bir edepsizlikle, bir alçaklıkla muhatap olmayalım. Duvarlarda, Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç olan liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başlandı.”

“BU OLAYLAR, AVRUPALI MÜSLÜMANLAR İÇİN ÇOK VAHİM SONUÇLAR DOĞURABİLECEK BİR SÜRECİN İŞARET FİŞEĞİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, lafa gelince demokrasiyi kimse bırakmayan birçok batılı devlette, Müslümanlara yönelik hukuksuzlukların âdeta sıradanlaştığının altını çizerek, “İslam ve Müslüman düşmanlığı, kimi Avrupa ülkelerinde bizzat devlet başkanı seviyesinde teşvik edilen, desteklenen bir politika hâline gelmiştir. İşte siz gerçek manada faşistsiniz, siz gerçek manada Nazi’nin âdeta zincir halkalarısınız. Irkçı terörizm, medya ve siyaset eliyle, çoğu zaman da güvenlik birimlerinin göz yummasıyla toplumda yaygınlaşıyor. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’daki Musevilere karşı yürütülen linç kampanyasının bir benzerine bugün Müslümanlar maruz kalıyor. Avrupalı Müslümanlar bilinçli, planlı, kasıtlı bir şekilde kandan ve şiddetten beslenen yapıların kucağına itiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

İslam Peygamberi Hazreti Muhammed’in “Öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır” hadisi şerifini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde şahit oldukları manzaranın bu olduğunu söyledi.

Günümüzde Batı’da Müslüman olmanın, Müslümanca yaşamanın, İslam’a göre hayat sürmenin giderek imkânsızlaştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “FETÖ gibi örgütler en üst düzeyde korunurken; dininin gereğini yapmaktan başka gayesi olmayan samimi müminler dışlanmakta, ötekileştirilmektedir. Müslümanların canına kast eden grupların önü açılırken, meşru zeminde faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları baskıya uğramaktadır. DEAŞ gibi teröristlerin işlediği cinayetlerin faturası, dinimize ve müminlere kesilerek, Müslümanlara yönelik kin ve nefret iklimi körüklenmektedir. Müslümanlara, farklı isimler ve kisveler altında, İslamsız bir dindarlık, profan bir din anlayışı dayatılmaktadır. Batı’da yükselen İslam karşıtlığı bugün artık kitabımıza, Peygamberimize ve tüm kutsallarımıza yönelik topyekûn bir saldırıya dönüşmüştür. Esasen farklı din mensuplarına yönelik tehcir, engizisyon ve soykırım uygulamaları, Avrupa’nın yabancısı olduğu bir pratik değildir. 80 yıl önce Musevilere karşı işlenen insanlık suçları, daha 25 sene önce Srebrenitsa’da Bosnalı kardeşlerimize yapılanlar hâlen hafızalardadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde yaşanan hadiseleri, devlet başkanları düzeyinde sergilenen hadsizlikleri ve sabah namazı vaktinde camilere yapılan polis baskınlarını sıradan vakalar olarak görmediklerinin altını çizerek, “Bu olaylar, oldukça tehlikeli, Avrupalı Müslümanlar için çok vahim sonuçlar doğurabilecek bir sürecin işaret fişeğidir” uyarısında bulundu.

“MÜSLÜMANLARI DÜŞMANLAŞTIRARAK ELDE EDEBİLECEĞİNİZ HİÇBİR KAZANIM YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ciddi bir inanç buhranı içinde olan Batı toplumları, İslam’ı ve Müslümanları hedef alarak buradan çıkış yolu aramak gibi yanlışa düşmüşlerdir. Batılı siyasetçiler, iç ve dış politikadaki başarısızlıklarını, Müslümanları hedef hâline getirerek, örtmeye çabalıyor. Koronavirüs salgınının sebep olduğu ekonomik sıkıntıların faturası bile Müslümanlara ve göçmenlere kesilmeye çalışılıyor. Bu nefret ikliminin, günlük siyasetin olağan gerilimleriyle hiçbir bağının olmadığı açıktır. Korkarım çok daha karanlık, çok daha sinsi bir planın çarkları işlemektedir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 milyon insanı Avrupa’da yaşayan bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak, muhataplarına şu ikazı yapmakta fayda gördüğüne işaret ederek, “Müslümanları düşmanlaştırarak elde edebileceğiniz hiçbir kazanım yoktur. Çapsızlığınızı perdelemek amacıyla girdiğiniz bu yolun sonu felakettir. İkinci Dünya Savaşında yaşanan katliamlardan herkes ders çıkarmalıdır. Irkçı terörizm, Avrupa’ya kan, gözyaşı ve iç çatışmadan başka bir şey getirmemiştir, getirmeyecektir. 2011 yılında Norveç’te Breivik denen bir caninin katlettiği 77 masum, izlediğiniz bu politikaların ne tür acı sonuçlar doğuracağını göstermiştir” diye konuştu.

Türkiye’nin vatandaşlarının hak, hukuk ve güvenliğini korumakta kararlı olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam düşmanlığını ve ırkçı terörizmi bir millî güvenlik meselesi olarak değerlendirdiklerini ve planlarını buna göre yaptıklarını aktardı.

“AVRUPA KONSEYİ, İSLAM DÜŞMANLIĞINI DAHA FAZLA GÖRMEZDEN GELEMEZ”

“DEAŞ’tan PKK’sına terör örgütlerine nasıl bakıyorsak Neo-Nazi terör örgütlerine de aynı nazarla bakıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın da kanser hücresi gibi yayılan bu örgütlerle ilgili artık daha tutarlı, kararlı ve medeni bir tavır alması gerektiğini yineledi.

Irkçı terör tehdidiyle mücadelede özellikle Avrupa Birliği kurumlarına çok ciddi sorumluluk düştüğüne inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa Konseyi, İslam düşmanlığını daha fazla görmezden gelemez. Ülkemizle ilgili olur olmaz her konuda görüş bildiren Avrupa Parlamentosu, üç maymunu oynayarak bu meseleyi geçiştiremez. Avrupa’nın basiret, ahlak, vicdan sahibi liderleri, korku duvarlarını yıkmalı, İslam ve Müslüman düşmanlığı hakkında konuşmaya başlamalıdır. Aşırı sağcı fikirlerin, Avrupa’nın ana akım siyasetini esir almasına izin verilmemelidir. Avrupalı siyasetçiler, Fransa Devlet Başkanı Macron’un başını çektiği nefret kampanyasına artık bir ‘dur’ demelidir. Her ne kadar Macron’un hoşuna gitmese de önceki gün yaptığım çağrıyı burada tekrarlamak istiyorum. Irkçılık ve İslam düşmanlığı; görevi, konumu, makamı ne olursa olsun, insanın akli ve vicdani melekelerini yok eden bir psikozdur. Reddederek, yokmuş gibi davranarak bu sorunun üstesinden gelinmez. Ülkesinin ve vatandaşlarının geleceğini düşünen her siyasetçi, bunu kabul etmeli, yüzleşmeli, sorunu çözmenin yollarını aramalıdır.”

“HAKSIZLIK VE HUKUKSUZLUK KARŞISINDA SESİMİZİ YÜKSELTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Âl-i İmrân Suresinin “Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız” şeklindeki 110’uncu ayetini okuyarak, iyiliği emretmenin ve kötülükten vazgeçmenin her Müslümana farz olduğunu anlattı.

Müslümanın, şahit olduğu kötülükler karşısında sessiz ve tepkisiz kalamayacağını, etrafında yaşanan adaletsizliklere gözlerini kapayamayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Libya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar dünyanın birçok yerinde hakkaniyeti, adaleti, barışı savunan tavırlarının gerisinde bu hakikatin bulunduğunu, şartlar ne olursa olsun mazlumun yanında durmak zorunda olduklarını vurguladı.

“Hakkın hatırını; edep, ahlak yoksunu, insanlık fukaralarının hoyratça çiğnemesine izin veremeyiz” sözlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zulmü alkışlamamak, hak namına haksızlığa tapmamak, üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapmamak, bizim milletimizin karakteridir. Bunun için dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi inanca, kökene, kültüre sahip olursa olsun, haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailelerden başlayarak toplumda iyiliğin, güzelliğin, İslami ve insani değerlerin yaygınlaşması için de çaba harcadıklarını dile getirerek, özellikle de istikbalin teminatı olan gençlerin ve çocukların en güzel şekilde yetiştirmenin mücadelesini verdiklerini kaydetti.

“İSLAM TARİHİNİ ANLATAN YENİLİKÇİ PROJELERİ TEŞVİK EDİYORUZ”

Dinî eğitim ve öğretim alanında son 18 yılda yapılan çalışmaları sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımızın, Efendimizin ve gönül dünyamızın kandillerinin örnek hayatlarını öğrenmesi için her türlü çabayı gösteriyoruz. ‘Karanlıktan Aydınlığa Asr-ı Saadet Radyo Tiyatrosu’ gibi dinî değerlerimizi ve İslam tarihini anlatan yenilikçi projeleri teşvik ediyoruz. ‘Peygamberimiz ve Çocuk’ temasıyla düzenlenen bu seneki Mevlid-i Nebi Haftasının da, Efendimizin kutlu hayatını öğrenme, evlatlarımıza öğretme bakımından önemli bir fırsat olduğuna inanıyorum. Zira Peygamberimiz; emin kişiliği, sade yaşantısıyla, edep ve hayâsıyla, insana ait değerli her ne varsa, onu kalbinde ve benliğinde müşahhas hâle getirmiş örnek bir şahsiyetti. Hazreti Peygamber, bir yetim ve öksüz olarak, en çok da yetim ve öksüzlerin, en çok da çocukların peygamberiydi. O sadece iki reyhanım dediği torunları Hasan ile Hüseyin’in değil, Medine ve Mekke’deki bütün çocukların sevgilisiydi. O, çocukların başını okşamanın sadaka olduğunu ifade edecek kadar çocuklara inanmış bir peygamberdi. Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir cahiliye toplumunu, tüm insanlığa örnek gösterilecek seviyeye yine O taşıdı. Cömertlik, tevazu, muhabbet, uhuvvet, cesaret, ahlak, şefkat, merhamet, adalet, anne-babaya hürmet gibi, insanın özüne ait bütün iyi hasletleri bize hep sevgililer sevgilisi Peygamberimizi öğretti. Peygamber Efendimizin hayatında, ne bizim çocuklarımız ne de başka dinlere mensup toplumların çocukları için bir tek olumsuz an, bir tek olumsuz sahne dahi bulmak mümkün değildir. Kendi çocuklarımız gibi dünyadaki bütün çocukları da, böyle güzel bir örnekten, böyle güzel bir hayatı öğrenmekten mahrum etmemeliyiz. Mevlid-i Nebi Haftası’nın bu anlamda hayırlara, yeni ve özgün çalışmalara vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, dünyayı nurla aydınlatan Nebi’nin güzel doğumun yıl dönümüne erişmeyi bizlere nasip ettiği için Rabbimize hamdediyorum. Hazreti Peygamberi, ehli beytini, ashabını bir kez daha selam ve salat ile yâd ediyor, şefaatine nail olmayı diliyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımıza bu güzel programı tertip ettikleri için tekrar teşekkür ediyorum. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Büyükelçisi Aca Jovanovic’i kabul etti.

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Avatar

Published

on

Sırbistan büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan Büyükelçisi Aca Jovanovic’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Jovanovic, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Genç Gazeteciler Ankara

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Büyükelçisi Mirsada Colakovic’i kabul etti.

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Avatar

Published

on

Bosna Hersek büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek Büyükelçisi Mirsada Colakovic’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Colakovic, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Genç gazeteciler Ankara

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guatemala Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos’u kabul etti.

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Avatar

Published

on

Guatemala büyükelçisinden güven mektubu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Guatemala Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Recinos, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Genç Gazeteciler Ankara

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahreyn Büyükelçisi Bassam Ahmed Marzooq’u kabul etti.

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahreyn Büyükelçisi Bassam Ahmed Marzooq’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Marzooq, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu sundu.

Genç Gazeteciler Ankara

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

Genç Gazeteciler | TÜRKİYE

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi, 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz, tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma programına katılarak bir konuşma yaptı.

Vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anma toplantısına katılanlara şükranlarını sundu. “Bugün, aziz milletimin şahlanıp ırmaklar misali taştığı gündür, diri olup, iri olup, bir olup istiklali için coştuğu gündür, denizlerden engin ferasetiyle ve dağlardan yüce asaletiyle yediden yetmişe her bir ferdiyle çıkıp meydanlara koştuğu gündür” mısralarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün, milletin zaferinin, aziz milletin FETÖ’cü darbecilere karşı çıplak elleriyle yazdığı direniş destanının 8. yılı olduğunu belirtti.

“85 MİLYON HEPİMİZ TEK YUMRUĞUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz kıyamının 8’inci seneyi devriyesinde tüm Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş durumda olduğunu ifade ederek, “Tıpkı 8 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuzayız, biriz beraberiz, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 85 milyon hepimiz tek yumruğuz” dedi.

Bu aziz milletin bir ferdi ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, bu muhteşem kardeşlik tablosundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu muazzam birlik ve beraberlik için, dosta güven, düşmana korku veren bu dik duruş için herkese teşekkür etti.

Kur’an’ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz, zira onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” denildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Manevi bakımdan böyle şerefli bir makama ulaşmak, şehadetle müşerref olmak dünyada her kula nasip olmaz. 15 Temmuz gecesi, darbeye direnen vatandaşlarımızdan 252 şehidimiz bu müjdeye mazhar oldu ve şehitlikle şereflendi. Şehitlerimizin yanı sıra 2 bin 740 insanımız da o gece yaralanarak gazi oldu. Rabbim, Peygamberlikten sonra en yüce mertebe olduğu bildirilen kahramanların hepsinden razı olsun diyorum. Aynı şekilde, her biri birer fedakârlık ve cesaret timsali olan gazilerimize de Mevla’dan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum. Yine bu vesileyle, o gece televizyondan yaptığımız çağrıya icabet ederken sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, uçakların, helikopterlerin karşısına korkusuzca dikilen, kurşunlara karşı göğüslerini siper eden, ellerinde bayraklarıyla bir istiklal şöleni yazan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“FETÖ’CÜ HAİNLERE DESTEK VERENLERİ UTANÇLA HATIRLIYORUZ”

Hainlerin başarısız, millî iradenin muzaffer olması için tüm kalpleriyle dua eden yurt dışındaki vatandaşlara ve gönül coğrafyasındaki milyonlarca Türkiye sevdalılarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında canlarını ortaya koyan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın şerefli mensuplarına hassaten teşekkürlerimi iletiyorum” ifadesini kullandı.

O gece adeta abideleşen kurumlardan birinin de TBMM olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, o gece halkın Meclisi olduğunu, millî iradenin temsilcisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletvekillerimiz, savaş uçaklarının sonik patlamaları ve tepelerine yağan bombalara aldıramadan, korkusuzca görevlerini yerine getirmişlerdir. 104 yıl önce yedi düvele direnerek galip gelen Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin kuklalarına ‘dur’ demiştir. O gece ikinci kez gazilikle şereflenen Meclisimizin, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm değerli mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum. Şüphesiz her toplumda kahramanlar gibi unutmayın korkaklar da bulunur. Her millette, vatanını canından çok sevenler gibi, ruhlarını bir dolara satacak kadar ucuzlaşanlar da olabilir. 15 Temmuz’da ülkemiz içinde ve dışında, sayıları çok sınırlı da olsa maalesef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını isteyenler de vardı. Tanklara selam duranları, darbecilere alkış tutanları, sala okuyan din görevlilerimize saldıranları ve FETÖ’cü hainlere destek verenleri bugün bir kez daha utançla hatırlıyoruz.”

“BU İHANET ŞEBEKESİ 80 YIL SONRA BİLE NEFRETLE ANILACAK”

Allah’tan, böylesine karanlık bir geceyi bir daha millete yaşatmamasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesinde fayda görüyorum, yurt dışındaki şarlatandan emir alarak pis ellerini vatanımıza uzatan FETÖ’cü alçaklar, döktükleri kanla tarihimize kara bir leke olarak geçtiler. Modern dönem haşhaşilerini ne biz affedeceğiz ne de 252 evladını bir gecede kara toprağa veren milletimiz affedecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Ülkemize, milletimize ve millî iradenin temsilcisi olan hükûmetimize kast eden bu ihanet şebekesi, değil 8 yıl, 80 yıl sonra bile nefretle anılacak. Bugün altını çizerek tekrar vurguluyorum, zalime merhamet, mazluma zulümdür. Sadece şu an bulunduğumuz bölgede 29 insanımızı şehit edenlere, henüz 15-16 yaşındaki gencecik evlatlarımızı acımasızca bizden koparanlara, devletin namusuna emanet ettiği silahları millete doğrultup masumları katledenlere, Gölbaşı’nda, Ankara Emniyeti’nde, Genelkurmay’da nice aslan parçasının kanını dökenlere merhamet edersek, Allah korusun, şehitlerimizin ruhlarını muazzep ederiz, kahraman gazilerimize mahcup oluruz. Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen acımız da öfkemiz de tazedir. FETÖ ile ve vesayetle mücadele azmimiz ilk günkü kadar diridir, güçlüdür, ayaktadır. Allah’ın izniyle bu kararlılığımızdan hiçbir surette taviz vermeyeceğiz.”

Millî irade ve demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyi çok kararlı biçimde sürdürürken, hukuk ve adaleti mutlaka gözeteceklerini, mağduriyetlerin önüne geçeceklerini ve masumla mücrimleri ayırmaya azami itina göstereceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cü alçakların kurduğu sinsi tuzaklara düşmeden, vatandaşla devlet arasında yeni kırgınlıklar oluşturmadan, son darbeci de yargıya hesap verene kadar inşallah bu süreci hassasiyetle yürüteceğiz. Mevla ülkemizi ve milletimizi korusun, bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum” dedi.

“15 TEMMUZ GECESİ TOPYEKÛN TÜRKİYE’MİZ HEDEF ALINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi sadece bir işgal girişiminin püskürtülmediğini, aynı zamanda istiklal ve istikbale de sahip çıkıldığını belirtti.

O gece FETÖ’cü hainlerin sadece kendisini ve ailesini hedef almadığını, sadece AK Parti ve hükûmetin hedef alınmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece sadece devletimizin güvenlik birimleri, TRT, TÜRKSAT, basın yayın kuruluşlarımız hedef alınmadı. 15 Temmuz gecesi topyekûn Türkiye’miz hedef alındı, bekamız hedef alındı, bizi asırlardır ayakta tutan kardeşliğimiz hedef alındı, 1071’den bu yana gelen millet ve devlet varlığı çökertilmek istendi” diye konuştu.

Hedefin kendisi ve ailesiyle birlikte 85 milyonun bütün fertleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşeron olarak kullanılan FETÖ’cüler eliyle Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmenin ve milletin iradesine zincir vurulmasının amaçlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün “suret-i haktan” gösterilerek 40 yıl boyunca bunun için beslendiğini, büyütüldüğünü, himaye edildiğini, yurt dışında önünün açıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “15 Temmuz sonrası ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen darbecileri ve elebaşlarını bunun için ısrarla desteklemeyi sürdürdüler. Çatışma, zülüm ve kıtlıktan kaçan mazlumlara bir lokma ekmeği dahi çok görürken, FETÖ’cü hainleri bunun için bağırlarına bastılar. Türkiye’de darbeye karışmış, insanımızın kanını dökmüş, millete kurşun sıkmış teröristler, bize sürekli demokrasi dersi veren Batı başkentlerinde, işte bunun için ellerini kollarını sallayarak serbestçe gezebiliyor. İşte bunun için bizler de Cumhur İttifakı ile birlikte önemli adımı attık ve gerekli tedbirlerimizi oluşturduk. Darbecilere kol kanat germeyi bize hukuk ve adalet diyerek yutturmaya çalışıyorlar. Oysa ellerinde masum kanı olan FETÖ’cülere gösterilen müsamahanın ne hukukla ne demokrasiyle ilgisi vardır.”

FETÖ’ye arka çıkılmasının tek sebebinin 15 Temmuz gecesi kullanılan bu piyonun, Türkiye’ye karşı projelerinde yeniden önlerine sürmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun da çok net bilinmesini isterim. 1960’tan beri ülkemizde yapılan darbelerin arkasında kimin eli varsa aynı ‘üst akıl’ 15 Temmuz ihanetinde de tüm unsurlarıyla devredeydi. 15 Temmuz’un işaret fişeği esasında bizim ‘one minute’ çıkışımızdan hemen sonra atıldı. Şahsımızın ve hükûmetimizin Filistin davasına sağladığı güçlü destek, küresel siyonist lobiyi ve onların içimizdeki etki ajanlarını rahatsız etmişti” değerlendirmesini yaptı.

“15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUŞUNUN DA HİKÂYESİDİR

Türkiye dış siyasette bağımsız hareket etmeye başladıkça bu odakların tedirginliğinin ayyuka çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce 7 Şubat MİT krizi, ardından Gezi olaylarıyla iktidarlarının alaşağı edilmeye kalkıldığını, akabinde 17/25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle hükûmete hamle yapıldığını anlattı.

“Yine bu arada farklı yöntemlerle rahatsızlıklarını ifşa ettiler. Bunların hiçbirinde muvaffak olamayınca, 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle sırt sırta vererek bu sinsi planları yırtıp attıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizin şu gerçeği özellikle görmesini istiyorum. Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Tüm bunlarla birlikte 15 Temmuz, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimizin hakiki dostlarının ortaya çıktığı bir turnusol işlevi görmüştür. Gençler, lütfen bunları hafızanıza adeta nakşedin. Bakın, o gece iş başa düşünce ellerinde bayraklarıyla sokaklara koşanların yanı sıra ikbal peşinde koşanları da gördük. O gece çıplak elleriyle tanklara meydan okuyanlarla birlikte tankların arasından sıvışıp kaçanları da gördük. O gece hangi siyasi partiden olursa olsun tek yürek, tek bilek olanlarla birlikte milletimizin ezeli kardeşliğini dinamitlemeye çalışanları da gördük. O gece sabaha kadar milletimizin zaferi için dua edenlerle beraber darbecilerin galip gelmesini dört gözle bekleyenleri de gördük.”

“YENİ TÜRKİYE, 15 TEMMUZ RUHUNUN ÜZERİNDE YÜKSELECEK”

15 Temmuz’da hem ülkenin nasıl bir badire atlattığını unutmamanın hem de milletin darbecilere ve arkasındaki güçlere karşı verdiği mücadeleyi unutturmamanın şehitlere karşı vefa borcunun bir gereği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla 15 Temmuz etkinliklerinin ana temasını “milletin zaferi” olarak belirlediklerini ifade etti.

Farklı programlarla “milletin zaferini” manasına uygun şekilde idrak etmeye çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah İstanbul Şehitler Köprüsü’nün girişinde ilk programlarını yaptıklarını, tüm illerde bu programların sürdüğünü söyledi.

Geleceğin teminatı gençlerin 15 Temmuz’u anlamalarını, içselleştirmelerini, o gece asil milletin yazdığı eşsiz destanla gurur duymalarını arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri rahatsız olsa da biz şuna yürekten inanıyoruz. ‘Çanakkale ruhu’ nasıl bir asır boyunca milletimize rehberlik etmişse ‘15 Temmuz ruhu’ da inşallah Türkiye Yüzyılı’nın inşasına öncülük edecektir. Cumhur İttifakı olarak bunu ayakta tutacağız ve sürdüreceğiz. Şehitlerimiz, ‘kutup yıldızlarımız’ olarak bizlere yol gösterecek. Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her 10 yılda bir demokrasinin askıya alınmadığı, millî iradenin sürekli varlık yokluk tehdidiyle yaşamadığı, milletin egemenliğine kastetmeye kimsenin cüret edemediği, dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi hâline gelmiş bir Türkiye’yi inşa edeceklerini bildirdi.

Geçmişteki tecrübelerden ders ve ibret alarak istikbalin şekillendirileceğini, bunun için 15 Temmuz ruhuna sahip çıkmanın çok önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız bizim nazarımızda Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek. Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine karşısında dimdik dururuz. Milletin sandıkta tecelli eden iradesine, Allah’ın izniyle gölge düşürmeyiz, leke sürdürmeyiz, kimsenin el uzatmasına müsaade etmeyiz. FETÖ’cülerin kendilerini gizlemek için arkasına saklandığı millî manevi değerlerimizin örselenmesine de izin vermeyiz. Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz vari saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.”

“HER KİM 15 TEMMUZ’A LAF SÖYLÜYORSA HEDEFİ MİLLETTİR, DEMOKRASİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gerçekler apaçık ortadayken birilerinin “15 Temmuz kıyamına” çamur atma çabalarını ibret ve üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.

Birilerinin uyduruk bahanelerle, milletin heyecanını, gururunu ve zaferini paylaşmaktan imtina ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “‘Kontrollü darbe’ iftirası atarak başaramadıklarını, 15 Temmuz arifesinde Meclis’imizin ‘gazi kimliğine’ saldırarak yapmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama adı, sanı, unvanı ne olursa olsun her kim 15 Temmuz’a laf söylüyorsa hedefi millettir, demokrasidir, milletin sarsılmaz iradesidir. Her kim milletin zaferini küçümsüyorsa ‘tiyatro’ diyerek bühtan ediyorsa, asıl amacı FETÖ’cü efendilerine diyet borcunu ödemektir. Bunlar, 15 Temmuz gecesi milletten yedikleri tokadın acısını bir türlü unutmayan zavallılardır. Biz bunlara prim vermedik, vermeyeceğiz.”

Milletin engin ferasetiyle bu söylemlerin arkasındaki sinsi niyeti gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar, FETÖ’ye ve FETÖ’yü de kullanan ‘üst akla’ yaranmak için her şeyi yaptılar, her türlü iftirayı attılar. Ancak ne yaptılarsa tam 8 yıldır emellerine ulaşamadılar, inşallah hiçbir zaman da ulaşamayacaklar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gecenin asıl kahramanı olan milletin, iradesine sahip çıktığı gibi tarihe altın harflerle yazılan zaferine de sahip çıkacağını belirterek, şunları kaydetti: “O gece hemen yanı başımızda şehit düşenlerin fedakarlıklarını önemsiz göstermeye kimsenin gücü yetmez. İnşallah biz de 15 Temmuz’un unutturulmasına da birilerinin istismar aracı hâline gelmesine de müsaade etmeyeceğiz. Her 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde 85 milyon el ele, yürek yüreğe, gönül gönüle vererek hem kahraman şehitlerimizi yad edeceğiz hem de bu önemli günü hakkıyla idrak edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu gece buraya gelerek 15 Temmuz ruhunu yücelttiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kahraman gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için saygı duruşunda bulunulan programda, İstiklal Marşı okundu.

Programda, mehter takımı, Uğur Işılak, Alper Kış, Ceyhun Çelikten, Mustafa Yıldızdoğan ve Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin konser verdi. “Çırpınırdın Karadeniz”i seslendiren Azerin, şarkısını bozkurt işareti yaparak sonlandırdı.

15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin okunduğu programda, vatandaşlar “Burada” diye karşılık verdi.

Kur’an-ı Kerim okunan programda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

“Milletin gözünden, şehitlerin dilinden, devletimizin ağzından 15 Temmuz” anlatımının yapıldığı programda, Şair Dursun Ali Erzincanlı şiir, Abdülkadir Şehitoğlu ise sala okudu.

Programda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kur’an-ı Kerim hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve eski Başbakan Binali Yıldırım’ı kabul etti.

Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, eski TBMM başkanları, AK Parti genel başkanvekilleri ve yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, yüksek yargı organı başkanları ve üyeleri, milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan ile 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ve oğlu Doğan Ertuğrul Halisdemir de katıldı.

Genç Gazeteciler | ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

Genç Gazeteciler | Türkiye

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “15 Temmuz’a bu çirkin iftiraları atanlar, Türkiye üzerine oynanmak istenen kanlı oyunun, tezgâhlanmak istenen büyük tiyatronun birer figüranıdır. Bu millet istiklaline dokunan, iradesine pranga vurmaya kalkan her oyunu nasıl bozmuşsa, bundan sonra da bozmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü programları kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’na katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin yakınları ve kahraman gazileri en kalbi duygularla, hürmetle ve muhabbetle selamladığını söyledi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin sekizinci yıl dönümü olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin darbecilere karşı destan yazdığı bu tarihî günde, yine tek yürek, tek bilek olarak bir aradayız. Az önce istiklal ve istikbalimiz uğrunda fedayı can eyleyen kahramanlara Fatihalarımızı gönderdik. Rabbim o gece göğüslerini kurşunlara siper ederek şehadet şerbeti içen tüm kardeşlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin diyorum. Aynı kutlu gaye uğrunda mücadele ederken yaralanan gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz şehitleriyle birlikte vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren yaptıkları çağrıları dahi beklemeden hainlere direnmek üzere sokaklara ve meydanlara koşan herkese bugün bir kez daha teşekkür etti.

“MİLLÎ İRADE KAHRAMANLARINI HER DAİM ŞÜKRANLA ANACAĞIZ”

15 Temmuz gecesi milletin iradesinin adeta şaha kalktığı, tam anlamıyla gerçek bir kahramanlık hikâyesinin yazıldığı yerlerin en başında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kalkışmanın başladığı yer olan köprüde darbeci alçaklar gece boyunca sabaha kadar kan dökmeye, masumları katletmeye devam ettiler. Sadece köprü üzerinde ikisi polis olmak üzere toplam 34 vatan evladını şehit verdik. Darbecilerin kalleş ve vahşi yüzünü burada işledikleri cinayetlerde hep beraber gördük. Hafızamıza kazınan o sahnelerin hiçbirini unutmadık ve unutmuyoruz. Aynı şekilde milletimizin çıplak elleriyle tanklara ve ölüm kusan silahlara karşı verdiği destansı mücadeleyi de büyük bir iftiharla hatırlıyoruz. ‘İnsan bir kere ölür, adam gibi ölür’ diyen, ‘Öleceksek ülkemiz ve milletimiz için adam gibi ölelim’ diyerek darbecilere meydan okuyan, millî irade kahramanlarını her daim şükranla anacağız. Adını tarihe ve milletimizin kalbine altın harflerle yazdıran şehitlerimizin kahramanlıklarını, dilden dile, gönülden gönüle aktararak yaşatacağız. 15 Temmuz’a ‘oyun’ diyenleri, ‘tiyatro’ diyenleri, utanmadan ‘danışıklı dövüş’ diyenleri de kıyamete kadar affetmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’a bu çirkin iftiraları atanların, Türkiye üzerinde oynanmak istenen kanlı oyunun, tezgâhlanmak istenen büyük tiyatronun birer figüranları olduğunu söyledi.

“Bu millet istiklaline dokunan, iradesine pranga vurmaya kalkan her oyunu nasıl bozmuşsa bundan sonra da bozmaya devam edecektir. Rabbim bir daha bizleri böyle menfur girişimlerle karşı karşıya bırakmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitleri unutmayıp, 15 Temmuz ruhunu ihya eden herkese ayrı ayrı teşekkür etti.

“15 TEMMUZ’A TÜM KALBİMİZLE, TÜM GÜCÜMÜZLE SAHİP ÇIKMAKTAN GERİ DURMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam, o gece gazilikle müşerref olan bir diğer mekân Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde aziz milletle beraber olacaklarını belirterek, “Birileri unutturmak için akla ziyan bahaneler üretse de biz 15 Temmuz’a tüm kalbimizle, tüm gücümüzle sahip çıkmaktan geri durmayacağız. Tekrar her birinize şükranlarımı sunuyor, aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden ‘Allah razı olsun’ diyorum” ifadelerini kullandı.

Ziyarette, şehitler için Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu ve Çamlıca Camii İmam Hatibi Yunus Balcıoğlu Kur’an-ı Kerim okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Fatiha Suresi’ni ve Bakara Suresi’nin ilk beş ayetini okudu. İl Müftüsü Safi Arpaguş ise 15 Temmuz şehitlerinin her biri için yapılan hatimlerin duasını etti.

Ziyarette, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin yanı sıra bazı milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, gaziler ve şehit aileleri yer aldı.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Genç Gazeteciler | Türkiye

Avatar

Published

on

5 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde bir hilal uğruna canlarını hiçe sayan kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.

FETÖ’cü hainlere karşı gözünü kırpmadan mücadele veren gazilerimize sonsuz şükranlarımı sunuyoruz.

Bu kahramanlık destanını asla unutmayacağız, unutturmayacağız.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ’ın önderliğinde, milletimizin iradesi ve Allah’ın izniyle bu vatanı bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek.

Milletimizin gösterdiği destansı direniş ve demokrasiye olan sarsılmaz inancımızla Türkiye her daim dimdik ayakta kalacaktır.

15Temmuz Milletin Zaferi

GENÇ GAZETECİLER

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

Genç Gazeteciler | Ankara

Avatar

Published

on

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Önceki darbelerle karşılaştırdığımızda bugünkü yargı mensuplarımızla, yargı teşkilatımızla 15 Temmuz’da gösterdiği o kararlı mücadeleyle onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz.” dedi.

Adalet Bakanı Tunç, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından SETA Genel Merkezi’nde düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumu’nun açılışında konuştu. Aliya İzetbegoviç’in “Unutulan soykırım tekrarlanır” sözüne işaret eden Bakan Tunç, Türkiye’nin siyasi tarihine bakıldığında unutulan darbelerin de tekrarlandığına dikkati çekti.

15 Temmuz darbe girişiminde 253 şehit verildiğini ve aralarında hala tedavileri devam eden 2 bin 190 gazinin bulunduğunu bildiren Bakan Tunç, bundan sonra, o tür karanlık gecelerin bu ülkede yaşanmaması için milletçe birlik ve beraberlikten hiçbir zaman taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Türkiye’nin demokrasi tarihinde 1960’dan bu yana gerçekleşen darbeleri ve darbe girişimlerini hatırlatan Bakan Tunç, 15 Temmuz’da Kurtuluş Savaşı’nda düşmanın yapamadığının bu ülkeye yaşatılmaya çalışıldığını anlattı.

15 Temmuz gecesinde “birileri evinde çayını kahvesini yudumlarken, canlı yayınlarda darbeyi seyrederken” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “canı pahasına”, darbecilerle, ‘Ben milletimle beraber mücadele edeceğim’ dediğini ve o gün “büyük bir kahramanlığı” milletiyle beraber gösterdiğini ifade eden Bakan Tunç, şöyle konuştu:

“Bugün birileri çıkmış saçma sapan ifadelerle, saygısız, seviyesiz ifadelerle Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 2028’de yurt dışına kaçacağı gibi akıl tutulması içeren birtakım sözleri maalesef sarf edebiliyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mız 15 Temmuz o karanlık gecesini milletiyle beraber aydınlatan ve canı pahasına milletiyle beraber darbecilere karşı direnen bir liderdir. Maalesef bu saçma sapan iddiaları böyle televizyon ekranlarında konuşanlar ülkemizde var ama milletimiz hiçbir zaman onlara itibar etmeyecektir.”

YARGI KENDİ İÇERİSİNDE HATALI KARARLARI DÜZELTEBİLİR

Daha önce yaşanan 1960 darbesinde, 12 Mart 1971’de, 1980 darbesinde, 28 Şubat’ta darbecilerin yanında saf tutan, onların emir ve talimatları doğrultusunda hareket eden bir yargı bulunduğunu dile getiren Bakan Tunç, “Önceki darbelerle karşılaştırdığımızda bugünkü yargı mensuplarımızla bugünkü yargı teşkilatımızla 15 Temmuz’da gösterdiği o kararlı mücadeleyle onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz. 15 Temmuz’da darbecileri soruşturan, millet düşmanlarını yakalayan, gözaltı yapan, onlara gerekli cezaları veren bir yargımız var. Aradaki fark bu.” dedi.

Bugün Türkiye’de yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı yönünde birtakım propaganda ve algı çalışmaları yürütüldüğüne dikkati çeken Bakan Tunç, şöyle devam etti:

“Elbette ki yargının hatalı kararları olabilir. İstinaf mahkemeleri, Yargıtay, Danıştay, temyiz mahkemelerimiz bunun için var. Hatalı kararları düzeltmek için var. Yargı kendi içerisinde o hatalı kararları düzeltebilir. Ancak birkaç karardan yola çıkarak yargının bağımsız olmadığını, tarafsız olmadığını söylemek, 24 bin hakim ve savcımıza büyük haksızlık. Hele hele geçmişte darbeciler yanında saf tutan, darbecilere anayasa hazırlayan hukukçular varken, darbecilerin karşısında birifing alan yargıçlarımız, hakimlerimizi hatırladığımızda, ‘Geçmişte yargı bağımsız ve tarafsızdı, şimdi değil’ gibi yorumları da gülerek izlemekten başka bir şey yok.”

DAHA KÖKLÜ REFORMLARA ADIM ATMAMIZ LAZIM

Tarafsız ve bağımsız “milletin yargısının” 15 Temmuz’da “çok büyük bir sınav” verdiğini belirten Bakan Tunç, fiili olarak silah çeken, milletin üzerine tank süren, helikopter kullanan, bomba atan 4 bin 800 civarında kişinin ağırlaştırılmış müebbet ve kısmı müebbet hapis cezası, FETÖ’ye irtibat ve iltisakı nedeniyle de 125 bin civarında kişinin ceza aldığını söyledi.

Bir daha bu tür girişimlerin yaşanmaması için Türkiye’de çok sayıda reformun hayata geçirildiğine işaret eden Bakan Tunç, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılına başladığımız şu dönemde bir daha hiç darbe olmasın, bu ülkede milli iradenin önü hiç kesilmesin diye daha köklü reformlara adım atmamız lazım. Bunun için de 184 değişiklik geçiren, artık yamalı bohçaya dönüşen bir anayasa yerine, milletin temsilcileri tarafından Meclis’te hazırlanan, tüm toplum kesimlerinin görüşlerinin alındığı, temel hak özgürlükleri öne alan, devletin görevlerini net bir şekilde ortaya koyan, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayla inşallah Türkiye Yüzyılını inşa etmemiz lazım. İnşallah Türkiye bu şansı yakalar, Meclis’te bir uzlaşma sağlanır ve o uzlaşma gerçekleştikten sonra da milletimize olan yeni anayasa borcumuzu da ödemiş oluruz.”

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Ekim 2020
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT56 dakika önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

DİPLOMAT2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Büyükelçisi Aca Jovanovic’i kabul etti.

DİPLOMAT2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Büyükelçisi Mirsada Colakovic’i kabul etti.

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guatemala Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos’u kabul etti.

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahreyn Büyükelçisi Bassam Ahmed Marzooq’u kabul etti.

DİPLOMAT4 gün önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

DİPLOMAT5 gün önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

DİPLOMAT5 gün önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

DİPLOMAT6 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

DİPLOMAT6 gün önce

“Irak ve Suriye hattında, ülkemize tehdit oluşturacak hiçbir yapıya müsaade etmemekte kararlıyız”

DİPLOMAT7 gün önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

DİPLOMAT1 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

DİPLOMAT1 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Atlantik Konseyi Devlet ve Hükûmet Başkanları Oturumu’na katıldı

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun 75. Yılı Anma Etkinliği’ne katıldı

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DİPLOMAT2 hafta önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

DİPLOMAT2 hafta önce

“Türkiye, NATO’nun misyonlarına ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefikten biridir”

DİPLOMAT2 hafta önce

“Haberleşme uyduları millî güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor”

DİPLOMAT2 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi Mezuniyet Törenine katıldı

DİPLOMAT2 hafta önce

İyi ki varsın Emin KAYA

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT2 hafta önce

DIŞ TİCARETE DENİZ YOLU DAMGASI

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Al-Suud’u kabul etti

DİPLOMAT3 hafta önce

“Şehirlerimizi, Türkiye Yüzyılı’nın ruhuna uygun bir yaklaşımla ele almamız gerekiyor”

DİPLOMAT3 hafta önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Van Kültür Yolu Festivali açılışını gerçekleştirdi

DİPLOMAT3 hafta önce

Türk Hava Yolları, Skytrax Ödülleri’nde Dokuzuncu Kez ‘’Avrupa’nın En İyi Havayolu’’ Seçildi

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Anadoludakiler” projesinin tanıtımına katıldı

DÜNYA3 hafta önce

“Estonya ile her alanda iş birliğimizi ilerletme potansiyeline sahibiz”

DÜNYA3 hafta önce

Estonya Cumhurbaşkanı Karis Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Polis Akademisi Mezuniyet Töreni’nde konuştu

DÜNYA4 hafta önce

İyi ki Varsın Yasin Burak Arslan

DÜNYA4 hafta önce

Tiny House

DÜNYA4 hafta önce

İyi ki Varsın Yasin Burak Arslan

DÜNYA3 hafta önce

Estonya Cumhurbaşkanı Karis Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 hafta önce

Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Virander Paul hayatını kaybetti

DİPLOMAT3 hafta önce

Türk Hava Yolları, Skytrax Ödülleri’nde Dokuzuncu Kez ‘’Avrupa’nın En İyi Havayolu’’ Seçildi

DİPLOMAT3 hafta önce

Emine Erdoğan, “Anadoludakiler” projesinin tanıtımına katıldı

DİPLOMAT2 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi Mezuniyet Törenine katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Polis Akademisi Mezuniyet Töreni’nde konuştu

DİPLOMAT3 hafta önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Van Kültür Yolu Festivali açılışını gerçekleştirdi

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Al-Suud’u kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

GURUR PROJEMİZ TÜRKSAT 6A AMERİKA’DA

DÜNYA4 hafta önce

Tiny House

DİPLOMAT3 hafta önce

“Şehirlerimizi, Türkiye Yüzyılı’nın ruhuna uygun bir yaklaşımla ele almamız gerekiyor”

DİPLOMAT2 hafta önce

İyi ki varsın Emin KAYA

DÜNYA3 hafta önce

“Estonya ile her alanda iş birliğimizi ilerletme potansiyeline sahibiz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Tiny House Türkiye – Akıllı Tiny House üretimi | Setencioğlu

DİPLOMAT2 hafta önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

DİPLOMAT2 hafta önce

DIŞ TİCARETE DENİZ YOLU DAMGASI

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guatemala Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos’u kabul etti.

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT7 gün önce

Türk Hava Yolları, İtalya’nın Torino Şehrine Uçuşlara Başladı

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahreyn Büyükelçisi Bassam Ahmed Marzooq’u kabul etti.

DİPLOMAT2 hafta önce

“Türkiye, NATO’nun misyonlarına ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefikten biridir”

DİPLOMAT2 hafta önce

“Haberleşme uyduları millî güvenliğimiz açısından büyük önem arz ediyor”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Atlantik Konseyi Devlet ve Hükûmet Başkanları Oturumu’na katıldı

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun 75. Yılı Anma Etkinliği’ne katıldı

DİPLOMAT2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Büyükelçisi Aca Jovanovic’i kabul etti.

DİPLOMAT5 gün önce

“15 Temmuz’a iftiralar atanlar, Türkiye üzerine tezgâhlanmak istenen tiyatronun birer figüranıdır”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 hafta önce

Emine Erdoğan, Jill Biden’ın ev sahipliğindeki resepsiyona katıldı

DİPLOMAT1 hafta önce

“İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemez”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Müttefik ve Ortak Devlet ve Hükûmet Başkanları Toplantısı’na katıldı

DİPLOMAT6 gün önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç , SETA tarafından düzenlenen 15 Temmuz Sempozyumuna katıldı.

DİPLOMAT5 gün önce

15 Temmuz, istiklal ve istikbalin zaferidir.

DİPLOMAT4 gün önce

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge