Diplomat -Dünya

GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Dünyadaki ve özellikle de Avrupa coğrafyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek salgınla mücadele stratejimizi sürekli güncelliyoruz. Bu çerçevede milletimize daha önce söz verdiğimiz şekilde, bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

“28 ŞUBAT SÜRECİNİN ÜLKEMİZE AĞIR FATURALARI OLMUŞTUR”

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dün siyasi tarihimizin en karanlık dönemlerinden birinin sembolü olan 28 Şubat müdahalesinin 24. yıl dönümünü geride bıraktık. Hiç şüphe yok ki 28 Şubat hadisesi, tıpkı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi millî iradeyi, milletin değerlerini, milletin bizatihi kendisini hedef alan bir darbe girişimidir. Sandıkla iktidara gelmiş, Anayasa ve yasalar çerçevesinde ülkeyi idare eden meşru hükûmet, bir kısım medyanın, sermayenin, sivil toplum kuruluşlarının da içinde yer aldığı kirli senaryolarla istifaya zorlanmıştır. 28 Şubat sürecinin ülkemize hem hak ve özgürlükler alanında hem de ekonomiden siyasete uzanan geniş bir yelpazede ağır faturaları olmuştur. Sermayenin renklere bölünmesi, esnafından holdingine bu ülke için üreten, çalışan, ihracat yapan şirketlerin ötekileştirilmesi ekonomimizde derin yaralar açmıştır.

Türkiye, tarihinin en büyük soygunlarından birini bu dönemde yaşamıştır. Milletimizin milyarlarca dolar parası bankalar vasıtasıyla hortumlanmış, ülkemiz benzeri görülmemiş bir buhranın içerisine sürüklenmiştir. Anayasal suç işleyenlerle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı gibi, darbecilerden brifing alan bir yargı tablosu adalet sistemimize olan güveni sarsmıştır.

Binlerce, on binlerce insanımız sırf inançlarından, fikirlerinden, siyasi görüşlerinden dolayı hukuksuzluğa ve zulme maruz kalmıştır. Ortaokullardan üniversitelere, Kur’an kurslarından camilere, yurtlardan derneklere, hatta vatandaşın kestiği kurbanların derilerine kadar hemen her alanda toplumumuz ağır bir kuşatmayla karşılaşmıştır. Kılık kıyafetinden dolayı okullarından atılanlar, dereceyle hak ettiği diplomasını almak için çıktığı sahneden ağzı kapatılarak indirilen genç kızlar, başındaki örtüsünden dolayı evladının yemin törenine katılamayan anneler, kimliğindeki fotoğraf sebebiyle kanser tedavisi göremeyen nineler 28 Şubat döneminde yaşanan garabetlerden sadece birkaçıdır. Üniversite kapılarına başörtülü kızlarımız için kurulan ikna odaları, bu dönemin alametifarikası olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır.

“TÜRKİYE’NİN BİR DAHA BÖYLE UTANÇLAR YAŞAMAMASI İÇİN BUGÜNE KADAR ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK”

Dün ikna odalarıyla üniversitelerimizi âdeta Nazi kamplarına çeviren kimi faşist üniversite yöneticilerinin, geçen hafta yayınladıkları bildiriyle özgürlükten bahsetmesi tam bir kara mizah örneğidir. Ne milletimiz ne de üniversite kapılarında gözyaşı döken evlatlarımız bu kirli zihniyetin yaptıklarını asla affetmemiştir, affetmeyecektir. Tarih her türlü baskıya rağmen iradesine sahip çıkanlar ile vesayete selam duranları elbette unutmamıştır, unutmayacaktır.

Attıkları manşetlerle, köşelerinde yazdıkları iğrenç yazılarla, sergiledikleri ilkesiz duruşla darbe şakşakçılığı yapanlar üzerinden değil 24 yıl bin yıl bile geçse alınlarındaki o kara lekeyi asla silemeyecektir. Tıpkı 27 Mayıs’ın, 12 Eylül’ün mimarları gibi bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat’ın mimarları da aziz milletimiz tarafından âdeme mahkûm edilmiştir.

Milletimiz o derin ferasetiyle daha beşinci yılını bile doldurmadan 28 Şubat zihniyetini sandığa gömmüş, Türkiye’de yepyeni bir dönemi başlatmıştır. 3 Kasım 2002 seçimleriyle Türkiye’de vesayetin, cuntanın, millete rağmen iktidar olmanın kapısı bir daha açılmamak üzere kapanmıştır. Bu dönemde de 27 Mayıs, 27 Nisan bildirisinden Cumhuriyet mitinglerine, Gezi olaylarından 17-25 Aralık yargı-emniyet darbe teşebbüsüne millet iradesini hedef alan girişimlerin tamamı hezimete uğramıştır.

15 Temmuz gecesi yaşananlar ise, milletimizin istiklal ve istikbalini koruma kararlılığını dost-düşman herkese yazılan tarihî destanla göstermiştir. Milletin kurumlarıyla, değerleriyle, inancıyla kavga edenler, ekmeğini yedikleri vatana ihanet edenler dün olduğu, yarın da kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaktır. Gerektiğinde canı pahasına iradesine sahip çıkma kararlılığını gösteren milletimiz, bir daha asla yeni 27 Mayıs’ların, 12 Eylül’lerin, 28 Şubat’ların yaşanmasına müsaade etmeyecektir. Türkiye’nin bir daha böyle acılar ve utançlar yaşamaması için bugüne kadar elimizden geleni yaptık, inşallah bizden sonraki nesillere de bu mücadele mirasını devredeceğiz.

“TÜRKİYE’DE MİLLÎ İRADEYİ YENİDEN EGEMEN KILDIK”

Aziz milletim; Türkiye’yi hak ettiği demokratik ve ekonomik gelişmişlik seviyesine ulaştırmak için son 18 yılda attığımız adımlarla millî iradenin üzerine gölgesi düşen pek çok antidemokratik uygulamayı kaldırdık. Milletimizle sırt sırta vererek meydanı Türkiye’yi eski karanlık günlerine döndürmek isteyen darbe heveslilerine bırakmayacağımızı gösterdik. Sivil siyaseti güçlendirerek bürokratik oligarşiyi gerilerek hak ve özgürlükleri genişleterek Türkiye’de millî iradeyi yeniden egemen kıldık. Bu doğrultuda sadece 15 Temmuz sonrası attığımız adımlar dahi başlı başına birer devrimdir.

Cumhur İttifakı çatısı altında hayata geçirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile tarihimizin en büyük yönetim reformunu milletimizle birlikte ülkemize kazandırdık. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırladığımız pek çok reform paketini yasama boyutuyla Meclis’te, idari boyutuyla Cumhurbaşkanlığımızda ve kurumlarımızda hayata geçirdik. Bu kazanımları daha güçlü, daha büyük bir atılımla perçinlemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“TÜRK DEMOKRASİSİNİN SIFIRDAN BİR ANAYASA YAPMA OLGUNLUĞUNA ERİŞTİĞİNE KİMSE İTİRAZ EDEMEZ”

Yarın İnsan Hakları Eylem Planımızı kamuoyuyla paylaşacağız. Bu eylem planında dokuz başlık altında yüzlerce faaliyet yer alıyor. Attığımız her adımda olduğu gibi İnsan Hakları Eylem Planı hazırlıklarında da hemen her konunun dönüp dolaşıp darbe Anayasası’nın yol açtığı sıkıntılara dayandığını gördük. Bir süre önce milletimizin takdirine sunduğumuz yeni hazırlama teklifimiz, bu eylem planının da âdeta çatısı, yani tacını oluşturuyor. Biz tüm samimiyetimizle siyaset kurumunun en önemli sorumluluklarından birinin Türkiye’yi ayağına vurulan darbe Anayasası prangasından kurtarmak olduğuna inanıyoruz. Cumhur İttifakı çatısı altında özellikle bu konuda vardığımız anlayış birliğinin ardından yeni ve sivil anayasa meselesini tüm platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını almak üzere bir yola çıkıyoruz.

Esasen 10 yıldır bu konuyu ülkemizin gündemine müteaddit defalar getirdik. Maalesef bugüne kadar milletimize layık yeni ve sivil bir anayasa hayalimize kavuşamadık. İnşallah bu defa bunu başaracağız. Kendi hazırlık çalışmalarımıza şimdiden başladık. Korkularla, ön yargılarla, ideolojik at gözlükleriyle hareket edersek ne tarih ne de millet bizi affeder. Türk demokrasisinin sıfırdan bir anayasa yapma olgunluğuna eriştiğine kimse itiraz edemez. Yeni ve sivil anayasa çağrımızın bilhassa darbelerden mağdur olmuş farklı toplum kesimleri arasında oluşturduğu heyecanı memnuniyetle takip ediyoruz.

Siyasi yelpazedeki tüm partiler başta olmak üzere bu konuda söyleyecek sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı bir anlayışla yer almaya davet ediyoruz. Gelin, ülkemizi darbe anayasalarına mahkûmiyet utancından kurtaralım. Gelin, Türkiye’yi tarihinin en kuşatıcı anayasasıyla buluşturalım. Gelin, Cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım. Hiç kimse bu yolda bizimle birlikte yürümese bile Cumhur İttifakı olarak yeni ve sivil anayasa metnimizi tamamlayıp, inşallah milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız.

“2020 YILI BÜYÜME ORANIMIZ İZLEDİĞİMİZ POLİTİKALARIN BAŞARISININ EN SOMUT ÖRNEĞİDİR”

Aziz milletim, küresel ekonomi çok zorlu bir dönemden geçiyor. Geçtiğimiz yıl küresel gelir yüzde 3,5 ve dünya ticaret hacmi yüzde 9,6 oranında daraldı. Tarih böyle büyük bir daralma, milyonlarca kişinin işsiz kalmasına, gelir dağılımında bozulmalara ve ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının artmasına da sebep oldu. Dünyada sadece bir senede 90 milyondan fazla insanın aşırı yoksulluk sınırının altına düştüğü tahmin ediliyor. Bugün hâlâ aşıya ulaşamayan 100’ün üzerinde ülke bulunuyor. Türkiye işte böylesine zorlu bir süreci izlediğimiz planlı, kararlı ve esnek politikalar sayesinde başarıyla yürüttü, yürütmeye devam ediyor. Bugün açıklanan ve yüzde 1,8 olarak gerçekleşen 2020 yılı büyüme oranımız izlediğimiz politikaların başarısının en somut örneğidir. Türkiye büyürken, İngiltere yüzde 9,9 oranında, Hindistan yüzde 8 oranında, Almanya yüzde 4,9 oranında, Japonya yüzde 4,8 oranında ve Amerika yüzde 3,5 oranında küçüldü. Aynı şekilde 2021 yılına iyi bir başlangıç yapan ihracatımız Şubat ayında önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 artışla 16 milyar doları aşmıştır. Böylece yılın ilk iki ayı itibarıyla dış ticaret açığımız yüzde 15,3 azalmış ve ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 82,9’a çıkmıştır. Gelişmeler ihracattaki artışın önümüzdeki aylarda da süreceğine işaret ediyor. Tabii bunlar gerçekten dikkate değer, takdir edilmesi, hatta örnek gösterilmesi gereken başarılardır. Elbette ki biz bununla yetinmiyoruz, bizim için asıl önemli olan ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine ulaşması ve büyümeyle birlikte istihdamın da oluşmasıdır. Ancak böyle bir durumda kaliteli ve kalıcı bir büyümeden söz etmek mümkündür. İşte 2021 yılını bu açıdan çok önemli görüyoruz. Hedefimiz her bir vatandaşımıza dokunacak, refahı daha da artıracak, sağlıklı ve istikrarlı bir büyümenin, orta ve uzun vadede güçlenerek sürmesidir. Bu hedefe giden yol fiyat istikrarından geçiyor. Fiyat istikrarı içinde üretken, yatırımlara ve katma değeri yüksek rekabetçi üretime yönelmemiz gerekiyor. Burada da karşımıza verimlilik artışı ihtiyacı çıkıyor.

Bir ekonominin yapısal temelleri ne kadar güçlüyse şoklara karşı direnci de o kadar artar. Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta ülkemiz piyasalarında yurt dışındaki gelişmelerden kaynaklanan dalgalanmalar görüldü. Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin tahvil faizlerinde yaşanan artış pek çok gelişmekte olan ülkeyi etkiledi. Bu tip küresel dalgalanmalar ne ilktir ne de son olacaktır. Bizim için önemli olan bu gibi risklere karşı dirençli, sağlam, kendi mecrasında yürüme gücüne sahip bir ekonomik işleyişi tesis etmektir. Enflasyonu, faizleri ve kuru kontrol altına almış, büyümesini, ihracatını, istihdamını koruyan bir ekonomi bu şokları kolayca savuşturabilir Fakat istikrarının özellikle fiyat istikrarının sağlanmasına, üretken kapasitenin geliştirilmesine, cari açıkla mücadeleye ve mali disiplinin sürdürülmesine bunun için çok önem veriyoruz.

“TÜRKİYE, SALGIN SONRASI DÖNEMİN DÜNYADA YÜKSELEN YILDIZI OLACAKTIR”

Aziz milletim, biraz önce ifade ettiğim insan hakları eylem planımızla eşzamanlı ve eşgüdümlü olarak ekonomi alanında hayata geçireceğimiz reformların da hazırlıklarını yürüttük. Ekonomideki reform önceliklerimizi belirlerken arkadaşlarımız sahaya indi, tüm taraflarla bir araya geldi ve iletilen tüm talepleri dikkatle dinledi. Buna göre çözüm odaklı bir yaklaşımla üzerine gideceğimiz alanları öncelikli hâle getirdik. Her reform gibi bu çalışmalardan da rahatsız olanlar elbette çıkabilir. Biliyorsunuz her zaman söylüyorum, biz kısa mesafe koşucusu değil, maraton koşucusuyuz, farklılığımız bu. Hiçbir mücadeleden kaçmadığımız gibi her defasında kendi sınırlarımızı biraz daha zorlarız. Bu anlayışla hazırladığımız ve önümüzdeki hafta açıklayacağımız reformları kararlılıkla uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu reformların devamının geleceğini de belirtmek istiyorum. Üçüncü ayına girdiğimiz 2021’i salgınla mücadelenin kazanıldığı ve aynı zamanda orta vadede nitelikli bir büyüme dönemine girişin başladığı yıl olarak görüyoruz. Türkiye, inşallah salgın sonrası dönemin dünyada yükselen yıldızı olacaktır. Atacağımız adımlarla hem mevcut riskleri en aza indirecek hem karşımıza çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendireceğiz.

Ekonomik reform gündemimizin merkezinde makroekonomik istikrar politikaları ve yapısal politikalar yer alıyor. Makroekonomik istikrar kapsamında kamu maliyesi, enflasyonla mücadele, finansal sektör ve cari açıkla mücadele gibi alanlara öncelik verdik. Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların çok daha güçlü şekilde teşvik edilmesi ve rekabet politikalarını sayabiliriz. Mali disiplin her dönemde olduğu gibi bugün de bizim olmazsa olmazımızdır. Gelir ve harcama tarafında aldığımız tedbirlere uygun şekilde 2021 bütçe açığı hedefimizi yüzde 4,3’ten, yüzde 3,5’a indirdik. Bütçe açığı ve borç stokunda Türkiye çoğu ülkeye göre oldukça iyi durumdadır. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 90’na yakın olan borçluluk oranları Yunanistan’da yüzde 200, İtalya’da yüzde 153, Fransa’da yüzde 117, İngiltere’de yüzde 101 gibi seviyeleri bulurken, bizde sadece yüzde 42. İşte Türkiye bu, mali disiplin işte tam olarak bu demektir. Reform paketimizde mali disiplini daha da güçlendirecek kapsamlı kamu maliyesi politikalarına da yer veriyoruz. Kamu harcamalarında israfa tahammülümüz olmadığı için harcamaların takibi ve izlenmesine özel ehemmiyet gösteriyoruz. Bakanlıklarımızdan zorunlu olmadıkça kendilerine tahsis edilen ödeneğin üstünde harcama yapmamalarını, hatta bu ödeneklerden tasarruf etmelerini istiyoruz. Reform paketi çerçevesinde kamu alım ihalelerinde yeni bir sisteme geçiyoruz. Kamu iktisadi teşebbüslerini gerekiyorsa yeniden yapılandırarak daha verimli ve rekabetçi hâle getiriyoruz. Enflasyon mücadelenin bel kemiği olan fiyat istikrarını temin için kalıcı tedbirler geliştiriyoruz. Sermaye piyasalarının güçlendirilmesi ve finansal kapsayıcılığın arttırılması hususunda da yeni politikaları hayata geçiriyoruz.

Cari açıkla mücadelemizi başarıya ulaştırmak için üretimde yapısal dönüşümü teşvik edecek yeni adımlar atıyoruz. Kamudaki kurumsal yapıyı güçlendirerek reformlarımızın kalıcılığını öyle veya böyle sağlayacağız. Özetle ifade etiğim tüm bu başlıkların detaylarını önümüzdeki hafta kamuoyuyla paylaşacağız. Milletimizin her şeyin en iyisine, en güzeline layık olduğunu biliyor ve bunu sağlamak için gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz.

“AVRUPA’DAKİ HİÇBİR VATANDAŞIMIZI IRKÇILAR KARŞISINDA YALNIZ BIRAKMADIK”

Aziz milletim; koronavirüs salgını sağlık krizi olmanın ötesinde, bilhassa Batı’da sosyal hastalıkların da artmasına sebep oluyor. Hemen her gün Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan ırkçı faşist bir saldırının haberini alıyoruz. Protesto kılıfı altında Kur’an-ı yakmalar, mescitlerimizin kapılarına affedersiniz domuz başı bırakmalar, Müslümanlara ait iş yerlerini, dernekleri, kuruluşları fişlemeler artık sıradan vakalar hâline geldi. Her ne kadar Avrupalı yöneticiler yüzleşmekten kaçsa da, istatistikler tehdidin ulaştığı seviyeyi açıkça ortaya koymaktadır.

Geçtiğimiz yıl önceki senelere göre nefret suçları iki kat artmıştır. Avrupa’da en çok vatandaşımızın yaşadığı üç ülkede göçmenlere yönelik saldırıların sayısı 3 bini aşmıştır. Sadece 2020 yılında Almanya’da 400’ü bizim insanlarımıza yönelik olmak üzere toplam 900’ün üzerinde saldırı kayıtlara geçmiştir. Yine geçen yıl salgının getirdiği kısıtlamalara rağmen cami ve cami derneklerimize yönelik 121 eylem yapılmıştır. Bu rakamlar esasen buzdağının yalnızca görünen kısmını teşkil ediyor, çünkü nefret suçlarının sadece 5’te biri kayıt altına alınıyor, rapor edilmeyen saldırılarının mevcut istatistiklerin en az 4-5 katı olduğunu tahmin ediyoruz. Rapor edilen saldırılarda ise resmî kurumlar suçlularının peşine düşmek yerine maalesef mağdurlara baskı uyguluyor.

Bugün kültürel ırkçılık Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde artık kurumsal ırkçılığa dönüşmüştür. Daha beş, on sene öncesine kadar marjinal görülün fikirler Avrupa’daki ana akım siyasi partilerin söylemi hâline gelmiştir. Son birkaç yıldır Avrupa seçimlerinin temasını mültecilere, yabancılara ve Müslümanlara, özellikle de Türkiye’ye ve şahsıma yönelik husumet politikaları oluşturuyor. Batılı politikacılar kendi basiretsizliklerinin faturasını göçmenlere veya Müslümanlara keserek toplumsal huzursuzlukları perdelemeye çalışıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir Fransız televizyonunda Fransız İçişleri Bakanının ırkçı bir partinin Genel Başkanıyla kim daha fazla İslam düşmanı yarışına girmesi insanlık ve sözde Avrupa değerleri adına utanç vericidir. Benzer tartışmaların farklı düzeylerde diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandığını biliyoruz, aynı şekilde Hollanda’da.

İkinci Dünya Savaşı öncesini andıran nefret atmosferi siyasetten sosyal hayata Avrupa genelinde yeniden yükseliyor. Solingen’de vatandaşlarını ırkçı teröre kurban vermiş bir ülke olarak bu tablodan çok ciddi rahatsızlık duyuyoruz. Batılı kurumların İslam düşmanlığı karşısında üç maymunu oynaması endişelerimizi daha da artırıyor. Batı medyası ırkçı teröristleri psikolojisi bozuk bireyler, saldırıları da adi suç olarak yansıtıyor, böylece bu suçlar önemsizleştirilerek ırkçılığın önü açılıyor. NSU örgütünün işlediği cinayetlere dönerci cinayetleri yaftası vurulması bunun en bariz örneğidir. Sırf kimliklerinden dolayı sekizi Türk 10 yabancıyı katleden bu ırkçı örgüt mensupları maalesef hak ettikleri cezaları almamıştır. Aynı şekilde geçen sene 19 Şubat’ta Almanya’nın Hanau şehrinde dördü Türk dokuz kişi katleden caninin bağlantıları da karanlıkta bırakılmıştır. Hâlbuki bu tür olaylarda anma merasimleri günah çıkarmadan ziyade toplumu saran ırkçılık virüsüyle hesaplaşma zeminine dönüşmelidir. Avrupa devletleri DEAŞ’a karşı gösterdiği hassasiyeti Neonazi örgütlerle mücadelede göstermedikçe benzer saldırıların önüne geçemez. Bu vesileyle bir kez daha ırkçı teröre kurban verdiğimiz vatandaşlarımıza Allah rahmet, ailelerine sabrı cemil niyaz ediyorum.

Avrupalı devletler bu tehdidi önemsizleştirmeye çalışsa da Türkiye olarak bu konuda artık daha aktif rol oynamakta kararlıyız, Gerek Dışişleri Bakanlığımız, gerek Yurtdışı Türkler Başkanlığımız, gerekse konsolosluklarımız aracılığıyla bu tür hadiseleri yakından takip ediyoruz. İnşallah, Avrupa’daki hiçbir vatandaşımızı ırkçılar karşısında hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.

“SALGININ SEYRİNE GÖRE İHTİYAÇ DUYULAN HER ALANDA HALKIMIZIN YANINDA YER ALMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Aziz milletim; koronavirüs salgınının ülkemize sirayet etmesi ve buna karşı tedbirleri almaya başlamamızın üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Bilindiği gibi 18 Mart 2020’de bilim insanlarımız, iş dünyamız ve ilgili tüm kesimlerle birlikte yaptığımız toplantının ardından ortak akıl ve karar ürünü olarak ortaya çıkan kapsamlı tedbirleri milletimizle paylaştık. Salgının yayıldığı dönemlerde tedbirleri sıkılaştırırken, salgının seyrinin aşağı yönlü olduğu dönemlerde de normalleşme adımlarını atmıştık.

Süreç içinde aldığımız tedbirlerden etkilenen tüm kesimler için ilave destek paketleri oluşturmuş ve uygulama geçirmiştik. Elbette her şeye rağmen salgın tedbirleri sebebiyle işi bozulan, geliri azalan vatandaşlarımız olmuştur. Bunları yakından takip ederek pek çok farklı yol ve yöntemle kendilerini desteklemeye çalıştık, çalışıyoruz. Kimi ülkelerde sağlık hizmetlerindeki eksiklikler ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle ortaya çıkan kaos ikliminin Türkiye’de oluşmasına fırsat vermedik.

Dünyada ve ülkemizde salgının bir yıllık seyrinin sonuçlarına baktığımızda gördüğümüz şudur: Türkiye hem sağlık hizmetleri hem önleyici tedbirler hem ekonomik destekler bakımından herkesin takdirle takip ettiği bir yerde durmaktadır. Hastanelerimizin hizmet kapasitesinden aşılama hızına, ekonomik desteklerden üretimin devamı konusundaki kararlığımıza kadar her konuda örnek alınan bir ülke durumundayız. Bugün 9 milyonu bulan aşılama sayısıyla nüfusunun yüzde 10’undan fazlasına ulaşan Türkiye dünyada ilk 5 ülke arasında yer almaktadır. Hem hiçbir vatandaşımızı doktorsuz, ilaçsız, maskesiz bırakmadık hem de finansal dalgalanmalara karşı devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik. Birilerinin sürekli sorup durduğu Merkez Bankası rezervlerindeki hareketlilik aslında bu dönemde verilen mücadelenin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunun işaretidir. Milletimiz devletin kasasındaki her kuruşun, bütçesindeki her kalemin 84 milyonun ortak geleceğini güvence altına almak için kullanıldığından emin olsun. Salgının seyrine göre ihtiyaç duyulan her zaman ve her alanda halkımızın her bir ferdinin yanında yer almayı sürdüreceğiz.

“ADIMLARIMIZI KADEMELİ ŞEKİLDE ATMAMIZ GEREKİYOR”

Dünyadaki ve özellikle de Avrupa coğrafyasındaki gelişmeleri yakından izleyerek salgınla mücadele stratejimizi sürekli güncelliyoruz. Bu çerçevede milletimize daha önce söz verdiğimiz şekilde bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz.

Kontrollü normalleşme adımlarını ifade etmeden önce şu hususların altını özellikle tekrar tekrar çizmek istiyorum: Tedbirlerin sıkılaştırılması da gevşetilmesi de tamamen salgının seyriyle ilgilidir. Salgının yayıldığı bir ortamda normalleşme adımlarını atmak veya sürdürmek mümkün değildir. Türkiye, pek çok devlete nazaran coğrafi alan ve nüfus itibarıyla büyük bir ülke olduğu için adımlarımızı kademeli şekilde atmamız gerekiyor.

Sağlık Bakanlığımız ve onun bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Kurulu 100 bin nüfusa düşen vaka sayısı başta olmak üzere çeşitli kriterlere göre illerimizi sınıflandırdı. Bu değerlendirmeye göre de 81 vilayetimiz düşük riskli mavi, orta riskli sarı, yüksek riskli turuncu ve çok yüksek riskli kırmızı olarak renlere ayrıldı. Her hafta risk durumuna göre illerimizin renkleri yeniden tespit edilecek. Ayrıca, her iki haftada bir de normalleşme uygulaması güncellenecek. Valiliklerimiz başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurullarımız bu güncellemeye göre uygulamayı gözden geçirecek ve yeni düzenlemelere gidecektir. Tedbirlerin sıkılaştırılması veya gevşetilmesi kararı, salgının her bir ilimizdeki iyileşme veya kötüleşme durumuna göre verilecektir. Vatandaşlarımız günlük hayatlarının her anında temizlik, maske ve mesafe diye özetlediğimiz salgın tedbirlerine ne kadar riayet ederlerse, illerinin normalleşmeye o kadar hızlı geçebilmesini sağlayacaklar. Aksi bir durumda, yani salgın artış eğilimine girdiği yerlerde kısıtlamalar tekrar genişletilebilecek.

Bir başka ifadeyle her ilimiz salgın tedbirlerinin orada ne düzeyde uygulanacağını kendisi belirleyecek. Bugünkü Kabine Toplantımızda normalleşme adımlarının prensipte nasıl atılacağı hususunu kapsamlı şekilde görüştük.

“HEDEFİMİZ, MÜMKÜN OLAN EN KISA SÜREDE ÜLKEMİZİN TAMAMINDA KONTROLLÜ NORMALLEŞME SÜRECİNİ TAMAMLAMAK”

Buna göre, hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması düşük ve orta riskli illerde tamamen kalkarken, yüksek ve çok yüksek riskli illerde bir müddet daha Pazar günü devam edecek.

Ülkemizin tamamında süren akşam 21 ile sabah 5 arasındaki sokağa çıkma sınırlaması ise sürecek. Okullar, Türkiye genelindeki tüm okul öncesi eğitim kurumlarında, ilkokullarda, 8’inci ve 12’nci sınıflarda eğitim öğretime açılacaktır. Düşük ve orta riskli illerde ilaveten ortaokullar ve liseler dâhil diğer kademelerde de eğitim-öğretime başlanacaktır. Yüksek ve çok yüksek riskli illerimizde ise genel uygulamanın dışında sadece liselerdeki yüz yüze sınavlar yapılacaktır.

Restoran, lokanta, kafeterya, tatlıcı, pastane, kıraathane, çay bahçesi gibi yerler çok yüksek riskli iller dışında Türkiye genelinde faaliyetlerini sabah 7 ile akşam 19 saatleri arasında yüzde 50 kapasiteyle sürdürebileceklerdir.

Halı saha, yüzme havuzu ve benzeri tesisler, düşük ve orta riskli illerimizde sabah 9 ila akşam 19 arasında faaliyet gösterebileceklerdir.

Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye’de normale döndürülecek ihtiyaç hâlinde valilikler farklı düzenlemeler yapabilecektir.

Sokağa çıkma saatleri sınırlı olan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubundaki vatandaşlarımızla ilgili düzenleme düşük ve orta riskli illerimizde kaldırılırken, yüksek ve çok yüksek riskli sınıftaki illerde ise sokağa çıkma süresi artırılacaktır.

Nikâh ve nikâh merasimi şeklindeki düğünler düşük ve orta riskli illerimizde 100 kişiyi, yüksek ve çok riskli bölgelerde 50 kişiyi geçmemek ve bir saati aşmamak kaydıyla yapılabilecektir.

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve benzeri kuruluşların genel kurulları düşük, orta ve yüksek riskli illerde katılımı 300 kişiyi geçmeyecek şekilde yapılabilecektir.

Diğer hususlardaki uygulamaların nasıl olacağı daha önce de belirttiğim gibi Valiliklerimizin başkanlığındaki İl Hıfzıssıhha Kurullarımız tarafından belirlenecektir.

Hedefimiz, mümkün olan en kısa sürede ülkemizin tamamında kontrollü normalleşme sürecini tamamlamak. Tedbirlerin uygulanmasıyla ilgili denetimler de bu çerçevede daha sıkı ve kararlı şekilde yürütülecektir.

Salgın boyunca her konuda öncü ve örnek olan Türkiye’nin kısıtlamaların gevşetilmesi ve inşallah tamamen kaldırılması hususunda da aynı başarıyı göstereceğine yürekten inanıyorum. Aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Sırbistan’ın Bosna Hersek’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği destek, bölgemizin barış ve istikrarı bakımından çok çok önemlidir. Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde baş başa yaptıkları görüşme ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Oturumu’nun ardından çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi. İmzaların atılmasının ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’i ve heyetini Üçüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı dolayısıyla Ankara’da misafir etmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.

Sırbistan ile ilişkilerin mükemmel seviyede olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ikili gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğinin geldiği aşamayı kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını, gelecek dönemde atılacak adımlar üzerinde durduklarını aktardı.

Görüşmede, başta Balkanlar olmak üzere bölgesel ve uluslararası konularda görüş alışverişinde bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2021 ilişkilerimiz açısından müstesna bir yıl oldu. 1 Eylül’de Yeni Pazar Başkonsolosluğumuzu açtık. Böylece Yeni Pazar’da başkonsolosluk açan ilk ülke olduk. Bu sene inşallah Niş’te de bir konsolosluk ofisi açacağız” ifadelerini kullandı.

“SIRBİSTAN’LA TİCARET HACMİNDE HEDEFİMİZ 5 MİLYAR DOLARI YAKALAMAK”

Sırbistan’ın ise Alanya ve Bursa’da ihdas edilenlerle Türkiye’deki fahri konsolosluk sayısını beşe çıkardığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgınının olumsuz etkilerine rağmen iki ülke arasındaki ticaret hacminin rekor kırmaya devam ettiğinin altını çizdi.

“Geçtiğimiz yıl yüzde 34’e yakın bir artışla bu rakamı 2 milyar dolar seviyesine taşıdık. Hedefimiz 5 milyar doları yakalamaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu doğrultuda atacağımız ortak adımları Sayın Cumhurbaşkanı ile değerlendirdik. Önümüzdeki dönemde icra edilebilecek müşterek projeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. Sırbistan’ın başarıyla yürüttüğü kalkınma hamlesine Türk firmalarının katkı sunması bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bugün 1300’den fazla Türk şirketi Sırbistan’da faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 8 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yatırımlarımızın toplam değeri son 10 yıl içerisinde 1 milyon dolardan 250 milyon dolara yükseldi. Müteahhitlerimiz Sırbistan’da bugüne kadar 823 milyon dolar değerinde 45 projeye imza attı. Müteşebbislerimize verdiği samimi destekten dolayı değerli dostuma teşekkür ediyorum. Türkiye olarak biz de ülkemizde yatırım yapmak isteyen Sırp yatırımcılara gereken her türlü yardımı sağlamaya devam edeceğiz. İlgili kurum ve kuruluşlarımız da Sırbistan’daki faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor.”

TİKA’nın bugüne kadar Sırbistan’da 323 proje ve faaliyet gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belgrad’daki Yunus Emre Enstitüsü tarafından 2 bin 500 kişiye Türkçe kursu verildiğini de söyledi.

“SIRBİSTAN’IN, BOSNA HERSEK’İN EGEMENLİĞİNE VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE VERDİĞİ DESTEK, BÖLGEMİZİN BARIŞ VE İSTİKRARI BAKIMINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki seyahatlerin ve turist sayılarının da artış gösterdiğini belirterek, Anadolujet’in aralık ayında Ankara-Belgrad seferlerini başlattığını, Air Serbia’nın da bu yıl Niş ve Kraljevo’dan İstanbul’a uçuşlarını devreye aldığını, böylece Sırbistan’daki üç havalimanından da Türkiye’ye doğrudan seferler gerçekleştirildiğini anımsattı.

Bu seferlerin sadece turizme değil, ticarete de ciddi katkılar sağladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm bu gelişmeler, ilişkilerimizin yoğunluğunun somut göstergeleridir. Görüşmemizde, Balkanlar’ın barış ve istikrarına atfettiğimiz önemi güçlü ve kararlı şekilde bir kez daha teyit ettik. Bosna Hersek’te süren siyasi kriz konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Sırbistan’ın, Bosna Hersek’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği destek, bölgemizin barış ve istikrarı bakımından çok önemlidir. Bosna Hersek ile ilgili krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır. Tüm tarafların Bosna Hersek’in toprak bütünlüğünü zedeleyici adımlar atmaktan imtina etmeleri ve sorumluluk bilinciyle davranmaları şarttır. Türkiye olarak Balkanlar’da gerilimin azaltılması için elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsey toplantısının ülkeler ve bölge için hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ve heyetine ziyaretleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’teki durumla ilgili bir soru üzerine, “Dayton Anlaşması’nın kabul edilebilir, kabul edilemez yönleriyle hepsi bir tarafa, fakat buradaki üçlü yapının Bosna Hersek’in toprak bütünlüğü üzerindeki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Buradaki sıkıntıları giderebilmek için de gerek değerli dostum Vucic, gerekse bizler elimizden gelen gayreti gösteriyoruz, göstermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Sırbistan’da yakın zamanda yapılacak seçimlerin ardından Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin üç liderinin bir araya getirilmesi ve liderlerle bir toplantı yapılmasını istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantıyla özellikle Bosna Hersek’in toprak bütünlüğünü sağlamak için adımlar atmayı arzuladıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hele hele şu anda özellikle yapılmakta olan otoban çalışmaları ve bu çalışmalar üzerindeki nüans farkları diyebileceğimiz bazı hissi yaklaşımlar var. Bu hissi yaklaşımları eğer bir kenara koyar da burada gerçekten ideal olan yaklaşımı yakalarsak ki buna biz birlikte yardımcı olalım istiyoruz. Birlikte yardımcı olmak suretiyle gerek Bosna Hersek’teki yaklaşımda Boşnaklar, gerek Hırvatlar gerekse Sırplar olmak üzere üç lideri bir araya getirelim ve bu işi başaralım. Bu karara vardık. İnşallah seçimin ardından bu buluşmayı sağlayacağız. Bu buluşma belki Belgrad’da olur belki İstanbul’da olur. Bu adımı da inşallah süratle atalım diyoruz. Bu konuda mutabıkız.”

İSRAİL’LE İLİŞKİLER

Bir gazetecinin, “Amerika, içinde İsrail ve Yunanistan’ın da olduğu Doğu Akdeniz’deki doğal gaz projesinden desteğini çektiği açıkladı. Olası bir ittifak oluşumunda Türkiye’nin rolü ne olur ve Türkiye İsrail ile önümüzdeki dönemde nasıl bir diyalog süreci oluşturabilir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konu Arnavutluk’ta da açıkladığım gibi aslında bana göre Amerika’nın geri çekilme kararı, maliyet analizlerinden sonra kendileri için fayda görmediler. Fayda görmedikleri için de Doğu Akdeniz’deki bu çalışmalardan geri çekilme kararı aldılar” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail ve Türkiye arasında nasıl bir diyalog süreci oluşabileceğine ilişkin olarak da şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmişte Berat Bey’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu zaman İsrail ile görüşmeler yapılıyordu ve bu görüşmelerde de İsrail, buradan çıkacak gazla ilgili olarak Türkiye üzerinden bunun Avrupa’ya götürülmesi konusunda belli bir hedefe varılmıştı. Şu anda bunu yine gerçekleştirebiliriz.

Şu anda Cumhurbaşkanı Sayın Herzog ile yapmakta olduğumuz görüşmeler var. Belki Sayın Herzog’un Türkiye’ye bir ziyareti olabilir. Bu arada Başbakan Sayın Bennett’in bu noktalarda yine bazı olumlu yaklaşımları var. Hedef, olumlu yaklaşımlarla bir yere varmak. Bu olumlu yaklaşım kazan kazan esasına dayalı olduktan sonra biz Türkiye olarak elimizden geleni yaparız.”

Her şeyden önce siyasetçi olduklarını ve siyasetçiler olarak kavga değil barış içinde var olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Barış için ne gerekiyorsa, eğer bu konuda petrol barışın bir aracı olacaksa bunu kullanırız ama barışın aracı olmayacaksa tabii ki karar her ülkenin kendine aittir.

Boşuna biz şu anda sondaj gemilerini ve sismik araştırma gemilerini almadık. Şu anda dört sondaj, iki sismik araştırma gemimiz, bütün bunlar Karadeniz ve Akdeniz’de çalışmaları yapacaklar ve tüm bu çalışmalarla beraber de milletimize, bölgeye inşallah imkânlar sağlamanın gayreti içerisinde olacağız.”

Geçmişte bunun çilelerinin çok çekildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle dünya size istediğiniz zaman isteğiniz yerde ne sismik araştırma gemisi verir ne sondaj gemisi verir, yok böyle bir şey. Ama şimdi elimizde artık en modern şekilde bu çalışmaları yapabilecek bu gemilerimiz var. Yine aynı şekilde bu çalışmaları yapabilecek güce ve imkâna sahip yetişmiş elemanlara sahibiz” diye konuştu.

Karadeniz’de de çalışmaların yürütüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de de istenilen anda çalışmaların bu ekipmanlarla yürütüleceğini bildirdi.

SIRBİSTAN CUMHURBAŞKANI VUCİC: “BOSNA HERSEK’İN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SON DERECE SAYGILIYIZ”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise Kovid-19 salgınına rağmen iki ülke arasındaki ticaretin geçen yıl yaklaşık yüzde 34 artışla 2 milyar dolara ulaştığını, hedeflerinin 5 milyar doları yakalamak olduğunu kaydetti. Sırbistan’da iş yapacak Türk şirketlerine kapılarının açık olduğunu dile getiren Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Türk yatırımcıları ülkesine davet etti.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Bosna Hersek’teki son durumun ve Boşnaklara mesajının sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birçok konuyu ele aldıklarını belirterek, “Burada güvenlik çok önemli. Dayton Anlaşması’na uyulmasının çok önemli olduğunu söyledim. Bu konuda iyi anlaştığımızı düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Bosna Hersek’in toprak bütünlüğüne son derece saygılı olduğumuzu söyledim” diye konuştu.

Sırp Cumhuriyeti (Republika Sırpska entitesi) çıkarlarının da önemli olduğunu ve bunun da Dayton Anlaşması’nın içinde yer alan bir husus olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Güvenliği ancak bu şekilde koruyabiliriz” dedi.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinin Sırbistan medyasınca, kendisinin sözlerinin de Bosna Hersek medyasınca güvensizlik ortamı nedeniyle farklı şekilde algılanabileceğini belirterek, bunun ortak çalışmayla atlatılabileceğini düşündüğünü de söyledi.​​​​​​​

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’nin huzurunda iki ülke arasında dört anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda; “Eğitim Alanında İş Birliği Anlaşması”, “Turizm Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, “Sinematografik Ortak Yapım Anlaşması” ile “Sırbistan Kültür Anıtları Koruma Enstitüsü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Arasında İş Birliğine Yönelik Çerçeve Anlaşması”, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sırbistan Başbakan Yardımcısı, Kültür ve Enformasyon Bakanı Maja Gojkoviç ve Sırbistan İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Tomislav Momiroviç tarafından imza altına alındı.​​​​​​​

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme öncesinde Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’i resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin millî marşları çalındı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Sırbistan bayrakları önünde el sıkışarak basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, daha sonra baş başa görüşmelerini ve Türkiye-Sırbistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi üçüncü toplantısını gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi.

Konuşmasına gönülleri böylesi güzel bir vesileyle buluşturan Allah’a hamt ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanı dolduranlara gösterdikleri sabır, muhabbet ve ahde vefa için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum ki Üsküp’ten geldiniz, biliyorum ki İşkodra’dan geldiniz, saatlerce burada beklediniz ve bugün Arnavutluk’ta her bakımdan dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Kosova’dan gelen kardeşlerim var, onlara da kalbi selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aramızdaki kardeşliğin nişanesi olan eserleri, projeleri hizmete açmanın sevincini paylaşıyoruz” diye konuştu.

Bu sabah Türkiye tarafından Laç’ta inşa edilen deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Eylül ve 26 Kasım 2019 tarihlerinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarıldığını görmekten büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremzedeler için inşa edilen 522 konutun bugün tesliminden milleti adına iftihar duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemde Başbakan Edi Rama kardeşimle sürekli irtibat hâlinde olduk. Bu eserler meydana geldi. Az önce Arnavutluk Meclisi’nde sizlerin temsilcilerine hitap etme imkânı buldum. Şimdi de Ethem Bey Camimizin TİKA tarafından yapılan restorasyonu sonrasında yeniden ibadete açılışının bahtiyarlığını yaşıyoruz. Türkiye’nin ve Arnavutluk’un ortak tarihî ve kültürel mirası olan Ethem Bey Camii aynı zamanda Tiran’ın mücevheridir. Evlad-ı Fatihan tarafından ilmek ilmek işlenerek her bir noktasına, her bir zerresine el emeği, göz nuru dökülerek inşa edilen camimiz hamdolsun bugün o eski ihtişamına, o mimari zarafetine yeniden kavuşuyor. Kalem işi renkli süslemeleriyle Balkanlar’da çok yaygın olan ince bir sanat anlayışını bizlere sunan bu eşsiz eser, mimarisi bakımından da Osmanlı dönemi usullerini günümüze taşıyan en güzide eserler arasında yer alıyor. Gündüzleri Tiran’a ayrı bir güzellik katan camimiz inşallah bundan sonra geceleri de dış cephe aydınlatmasıyla görenleri kendine meftun bırakacaktır.”

“TİKA MARİFETİYLE 1996 YILINDAN BU YANA 546 PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK”

Türkiye olarak kültürel mirasa ait eserleri ihya etmenin yanı sıra Arnavutluk’un kalkınmasına da destek olmaya önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda TİKA marifetiyle 1996 yılından bu yana 546 projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da Arnavut halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Fevkalade bir durum olmaması hâlinde inşallah ramazana kadar Namazgâh Camii’ni de bitireceğiz. Balkanlar’da Türkiye ve Arnavutluk’un yakın, samimi, etkin iş birliğiyle üstesinden gelinemeyecek hiçbir mesele olmadığına inanıyorum. Değerli dostum Başbakan Edi Rama ile birlikte inşallah bu tür eserlerimizi bir an önce hayata geçirmenin kardeşliğimizin bir gereği olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Ethem Bey Camii’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyon sürecine verdikleri destek için Başbakan Rama’nın şahsında Arnavutluk bakanlarına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel camide edilecek duaların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Rabbim bizi sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve beraberindeki protokol üyeleri kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rama ile beraberindekiler daha sonra Ethem Bey Camii’ne girerek, incelemede bulundu.

Okumaya Devam edin

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

HABER

Haber

DÜNYA1 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yüzde 68’e yakın bir artışla 853...

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile bir araya geldi

Arnavutluk’taki temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Başbakanlık Ofisi’nde bir araya geldi.

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’ta TOKİ tarafından Laç Şehri’nde inşa edilen deprem konutlarının anahtar teslim törenine katılarak bir konuşma yaptı....

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle gittiği başkent Tiran’da resmî törenle karşılandı. Tiran Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen...

DÜNYA1 gün önce

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ.

Dünya ve Avrupa yarışmaları ödüllü ünlü fotoğraf sanatçımız RECEP PEKER TANITKAN 50’inci yıl anısına Ankara Kalesi EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nde...

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı.

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’ın Koçarlı ilçesinde inşa edilen Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nin açılışını yaptı. Toplu açılış töreni için Aydın’da...

DÜNYA2 gün önce

“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Aydın Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Aydın’ın bizim kalbimizde müstesna bir yeri var. Aydın,...

DÜNYA2 gün önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük...

DÜNYA2 gün önce

ATA SANAT GALERİSİ’NDE AYLA NARLI SERGİSİ.

NARLI, Akrilik-Yağlıboya eserlerini Ankara’nın Güzide mekanlarından ANKARA Kalesi ATA Sanat Galerisi’nde sergiledi. Ayla NARLI, Ata Sanat Galerisindeki serginin açılışındaki konuşmasında,...

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Söke’de Batı Kipaş Kâğıt Sanayi İşletmeleri Fabrikası’nın açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış törenindeki konuşmasına, Türkiye’nin...

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi Vahdettin Köşkü’nde kabul etti. Kabulde, Dışişleri Bakanı Mevlüt...

DÜNYA4 gün önce

“Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Test ve Eğitim Gemisi TCG Ufuk’un hizmete giriş töreninde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayinde bağımsız olamayan milletlerin, geleceğe güvenle...

GÜNDEM4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: AVRUPA’NIN EN UZUN TÜNELİ ZİGANA’DA IŞIK GÖRÜNDÜ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en uzun, dünyanın ise 3. en uzun çift tüp karayolu tüneli...

DÜNYA5 gün önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile yaptığı toplantıda, “Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası...

DÜNYA5 gün önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Keçiören Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde Keçiören’e inşa edilen 35 tesisin açılışı ve Ayvalı Gençlik Merkezi Temel...

GÜNDEM5 gün önce

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜNÜ ANLATAN “O GÜNÜN HİKAYESİ” FİLMİNİN GALASI YAPILDI

İstiklal Marşı’nın kabulünü farklı bir bakış açısıyla anlatan “O Günün Hikayesi” filminin galası yapıldı. ATO Congresium’da düzenlenen galaya Kültür ve...

DİPLOMAT1 hafta önce

El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Calderon ,Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

El Salvador büyükelçisinden güven mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Calderon’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti....

DÜNYA1 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Öz Taşıma İş Sendikası, kısa süre önce örgütlenme çalışmalarını başlattığı Onur Air Taşımacılık A.Ş. de süreci tamamladı ve çoğunluğa ulaştı....

DİPLOMAT1 hafta önce

Yunanistan Büyükelçisi Christodoulos Lazaris Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Yunanistan büyükelçisinden güven mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Büyükelçisi Christodoulos Lazaris’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Lazaris, Cumhurbaşkanı...

DÜNYA1 hafta önce

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Tarım Sektöründe İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı” oluşturulacak

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “İklim Değişikliği ve Tarım” konulu çalıştaylar sonrasında tarımda iklim değişikliğine yönelik kısa, orta...

DÜNYA1 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Organize Sanayi Bölgeleri Mesleki Eğitim Merkezleri Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, “Milletimizin, küresel ölçekte iddia ve imkân sahibi bir...

DÜNYA1 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Basının demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Genel Başkan Mustafa Toruntay, “Basın, düşünce, anlatım ve haber alma özgürlüğünün en etkili...

DÜNYA1 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Türkiye’nin birçok ilinden ve yurt dışından genç, yaşlı çok sayıda vatandaş, sabahın erken saatlerinde “Şühedanın İzinde” temasıyla düzenlenen anma etkinliğine...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nın açılışını yaparak yeni bir dönemi başlatıyoruz

“Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış...

DÜNYA2 hafta önce

Emine Erdoğan, Engelsiz Şehirler Fikir ve Proje Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, engelli bireylerin günlük hayatlarında kısıtlama, sıkıntı ve engelle karşılaşmadan, herhangi bir yardıma muhtaç...

DÜNYA2 hafta önce

Öz Taşıma İş’ten Kayseri Ulaşım A.Ş. Çalışanlarına Rekor Zam

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Kayabaşı, Kayseri İl Temsilcimiz Ahmet Özdemir, Kayseri...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar : “İHA, SİHA ve TİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TUSAŞ “Millî Teknolojiler ve Yeni Yatırımlar” Programı ve Millî Muharip Uçak Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kendi...

DÜNYA2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: İSTANBUL -TAHRAN-İSLAMABAD YÜK TRENİ İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TİCARETİ GELİŞTİRECEK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yeniden sefere başlayan İstanbul -Tahran-İslamabad (ITI) Yük Treni’nin, iki ülke arasındaki ticaretin gelişmesine yol...

DÜNYA2 hafta önce

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Teknolojik bağımsızlık, milli bağımsızlığımızın da teminatıdır

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye’yi elektronik ihracatta lider ülkeler arasına taşımak için yeni stratejiler ürettiklerine vurgu yaparak, “Böyle...

DÜNYA2 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, “Türk inşaat sektörü 2021’de yurt dışında 29,3 milyar dolarlık iş üstlendi”

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Türk inşaat sektörünün 2020’de yurt dışında üstlendiği 15,2 milyar dolarlık toplam proje bedelinin, 2021 yılı sonu...

DÜNYA2 hafta önce

“Türkiye’nin sergilediği performans bizi dünyanın en büyük 10 ekonomisine girme hedefimize adım adım yaklaştırıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Salgın döneminde G-20 içinde en hızlı toparlanan ve büyüyen ülkelerin başında geliyoruz....

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA3 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır”

DÜNYA7 saat önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA13 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA1 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

DÜNYA1 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile bir araya geldi

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

DÜNYA1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

DÜNYA1 gün önce

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ.

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

DÜNYA2 gün önce

“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

DÜNYA2 gün önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

DÜNYA2 gün önce

ATA SANAT GALERİSİ’NDE AYLA NARLI SERGİSİ.

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi kabul etti

DÜNYA4 gün önce

“Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

GÜNDEM4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: AVRUPA’NIN EN UZUN TÜNELİ ZİGANA’DA IŞIK GÖRÜNDÜ

DÜNYA5 gün önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

DÜNYA5 gün önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Genç Diplomat