Diplomat -Dünya

DÜNYA

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile yaptığı toplantıda, “Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, elbette Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır. Maruz kaldığımız onca adetsizliğe rağmen, Avrupa Birliği bizim stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıda yaptığı konuşmada, 2022 yılının tüm dünyaya sağlık, barış, huzur getirmesini temenni etti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı David Sassoli’nin vefatı dolayısıyla büyükelçilere başsağlığı dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçilerin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptıkları toplantının verimli geçtiğine inandığını söyledi.

“SALGINININ AĞIR SONUÇLARI, KÜRESEL FAY HATLARININ NE KADAR KIRILGAN OLDUĞUNU GÖSTERDİ”

Geçen sene Kovid-19 salgınının da etkisiyle güvenlik algısının değiştiği, güç mücadelesinin arttığı, kurallara dayalı ilişkiler düzeninin sorgulandığı bir döneme şahitlik edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleneksel tehditlerin yanı sıra salgın hastalıklar, tabii felaketler, iklim değişikliği, siber saldırılar ve terör gibi birçok asimetrik meydan okumaya maruz kalındığına dikkati çekti.

“Gerek bu sınamalar gerekse Kovid-19 salgınının ağır sonuçları, küresel fay hatlarının ne kadar kırılgan olduğunu hepimize bir kez daha gösterdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana inşa edegeldiği kurumların temelinin sağlam olmadığı gibi çok ciddi yapısal sorunlarla da yüzleştiğinin bu süreçte ortaya çıktığını ifade etti.

Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen bu salgında, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma gibi değerler geri plana itilirken birçok ülkenin içe kapanmayı, kendi dışında yaşanan insani dramlara karşı kayıtsız kalmayı tercih ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgının 8,5 milyarlık insanlık ailesini birbirine yaklaştırmak yerine, toplumlar arasındaki uçurumları derinleştirdiğini üzülerek görüyoruz. Keza aşıya adil erişim ve salgının ekonomik yükünü omuzlama hususunda yaşanan adaletsizlikler de günden güne artarak devam ediyor. Küresel sisteme, demokrasiye, sosyal barış ve istikrara risk oluşturan bu tehditlerden hiç kimse, hiçbir ülke azade değildir. Nitekim salgına bağlı ortaya çıkan bu olumsuz iklimden Avrupa Birliği de etkilenmiştir. Birliğin geleceğine dair Brexit süreci ile alevlenen tartışmalar, salgınla birlikte yeni bir boyuta taşındı. Avrupa Birliği içindeki siyasi, coğrafi ve ekonomik ayrışmalar daha belirgin hâle geldi. Bu durum Avrupa Birliği gündemindeki pek çok önemli konunun geri plana itilmesine yol açtı. Ortak göç politikası oluşturulması, yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığı başta olmak üzere birçok kemikleşmiş sorun karşısında Avrupa Birliği maalesef kayda değer hiçbir adım atamadı. Konuya objektif bakabilen herkes, birliğin karşı karşıya olduğu bu tehditlerin aşılmasında anahtar ülkenin Türkiye olduğunu görmekte, ikrar ve itiraf etmektedir.”

“BU KRİTİK DÖNEMEÇTE TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ’NİN İLİŞKİLERİNİ HER ALANDA İLERİYE TAŞIMASI DAHA DA ÖNEM KAZANMIŞTIR”

Türkiye’nin, müzakere sürecini yürüten aday ülke olarak tedarik zincirleri, terörizm, göç, güvenlik, savunma, İslam ve yabancı düşmanlığı, sağlık ve enerji arz güvenliği gibi temel konularda sorun çözücü role sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kritik dönemeçte Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinin her alanda ileriye taşınmasının daha da önem kazandığına işaret etti.

Bu anlayışla, birlikle münasebetleri daha sağlam bir zemine oturtmak istediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım perspektifi temelinde, olumlu gündemin hayata geçirilmesi amacıyla diyalog ve diplomasiden yana çaba gösterdiklerini söyledi.

Üst düzey ziyaret ve temasların yanı sıra iklim, güvenlik, göç ve sağlık alanlarında Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantıları gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Attığımız tüm bu adımlara, üzülerek ifade etmek isterim ki Avrupa Birliği tarafından beklediğimiz karşılığı göremedik. Gümrük Birliğinin güncellenmesi başta olmak üzere, bu olumlu gündemi hayata geçirmemek için bize karşı oyalama taktikleri uygulandı” diye konuştu.

Siyasi hesaplarla tam üyelikten kaynaklanan haklarını kötüye kullanan kimi ülkelerin, bu süreçte engelleyici şekilde davrandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada asıl üzerinde düşünülmesi gerekenin, birliğin çıkarlarının birkaç üye ülkenin ihtiraslarına kurban edilmesi olduğunu dile getirdi.

Esas hesaplaşılması gerekenin, birliğin iradesinin birkaç devlet tarafından esir alınması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin tam üyelik sürecindeki kararlı, dirayetli, sabırlı tutumu ile birlik içindeki tabiri caizse yazılım hatalarının da görülmesine katkı sağladığına inanıyorum” görüşünü paylaştı.

İletişim ve ulaşım imkânlarının bu kadar genişlediği, dünyanın küresel bir köye dönüştüğü bir dönemde, insan hareketliliğinin de arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa ve Türkiye’nin çevresinde yaşanan mevcut krizler çözülmedikçe göç baskısının azalmasını beklemenin gerçekçi olmadığının altını çizdi.

Mevcut krizlere sürekli yenilerinin eklendiği bir konjonktürde, göç sorununun derinleşerek devam edeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak politikalarımızı bu hakikatler ışığında şekillendiriyor, öngörülerimizi yine bu çerçevede yapıyoruz” açıklamasında bulundu.

“SURİYELİLERİN, TERÖRDEN ARINDIRDIĞIMIZ BÖLGELERE GERİ DÖNÜŞÜNE YÖNELİK ÇABALARIMIZ DESTEKLENMEDİ”

Türkiye’nin, bir taraftan düzensiz göçe kaynaklık eden ülkelere yardımlarını artırırken, diğer taraftan meseleyi asıl boyutlarıyla da değerlendirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınır ötesi operasyonlarımızla Suriye’nin kuzeyinin tüm dünyaya terörist ihraç edilen bir terör merkezi hâline dönüşmesine engel olduk. DEAŞ ve PKK’nın Suriye koluna yönelik harekâtlarımızla bu bölgedeki istikrar ve güven ikliminin tesisine katkıda bulunduk. Türkiye’nin terörden arındırdığı bölgelerde bugün 4 milyonun üzerinde Suriyeli hayatını idame ettiriyor. Gerek PKK/PYD/YPG’nin gerekse rejim güçlerinin sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alan saldırılarına rağmen bu insanlar kendi yurtlarında, kendi topraklarında kalarak hayata tutunmaya çalışıyor. Türkiye buradaki varlığıyla Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına katkı sağlarken, yeni göç dalgalarının da önüne geçmektedir. Elini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki şayet Türkiye’nin olağanüstü çabaları olmasaydı, bugün hem Suriye hem de Avrupa çok farklı bir manzarayla karşı karşıya kalacaktı. Bizim gayretlerimiz olmasaydı, göç krizi daha fazla derinleşecek, can kayıpları daha çok artacak, terör daha fazla azacak, istikrarsızlık çok daha geniş bir coğrafyaya yayılacaktı.”

Türkiye’nin fedakârca yürüttüğü çalışmaların, tablonun kötüleşmesine, yüreklerde yeni “Aylan bebek” yaralarının açılmasına mani olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 500 bine yakın Suriyeli misafirin evlerine güvenli ve gönüllü geri dönüşlerinin sağlanmasının, Türkiye’nin bir diğer başarısı olduğunu söyledi.

Bu gerçeklere rağmen, Türkiye’nin göç krizi ile mücadelesinde Avrupa Birliği’nden anlamlı bir destek alamadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Avrupa Birliği, Suriyelilere yasal göç yollarını açan gönüllü insani kabul programını hâlâ hayata geçiremedi. Suriyelilerin, terörden arındırdığımız bölgelere geri dönüşüne yönelik çabalarımız desteklenmedi. Avrupa’nın katkı vermediği iskân ve altyapı projelerini, biz milletimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın desteği ile kendimiz hayata geçirdik. Belarus’ta yaşanan kriz ise Birliğin, göçle mücadelede sürdürülebilir bir politikadan yoksun olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.”

“TÜRKİYE-AVRUPA İLİŞKİLERİNİN SABOTE EDİLMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLMELİDİR”

Göç konusunda AB’den beklentilerinin sadece adil yük ve sorumluluk paylaşımından ibaret olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Mutabakatı’nın göç yönetimine ilişkin boyutu güncellenmediği sürece bu alanda derinlikli bir iş birliğinden söz etmenin mümkün olmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bu süreçte geri itme hadiselerine ve göçmenlere yönelik uluslararası hukuku ayaklar altına alan uygulamalara da son verilmesi şarttır. Özellikle basına da yansıyan Ege’deki müessif olaylarla ilgili Avrupa’dan daha vicdanlı, daha yürekli sesler yükseltmesini bekliyoruz” diye konuştu.

18 Mart Mutabakatı’nın göç alanında iş birliğinin yanında Türkiye-AB ilişkilerinde beş alanda daha somut ilerleme sağlamayı hedeflediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde özellikle vize serbestisi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konularında ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Vize serbestisi diyaloğu kapsamında kalan kriterler bakımından üzerimize düşenleri yerine getirmeye yönelik adımları zaten atıyoruz. Bu çerçevede 72 kriterden kalan altısının karşılanması hususunda önemli bir mesafe katettik” dedi.

Vize serbestisinin, turizm ve ticaret yanında Türkiye’nin tam üyeliği önündeki ön yargıların kırılmasına da katkı sağlayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin ise ortak menfaat olduğunu vurguladı. Sürecin siyasi saiklerle engellenmesinin tüm taraflara zarar verdiğini ve müzakerelerin başlatılmasının birçok konuda uzlaşmanın yolunu da açacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’nin, 2022 yılında stratejik miyopluktan kurtularak Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinde daha cesur davranmasını ümit ediyoruz. Mevcut kısır yaklaşımın, birliğin bölgesel ve küresel güç olma iddiasına zarar verdiği ve hiçbir sorunu çözmediği ortadadır. Birlik içi dayanışma bahanesinin özellikle ardına sığınılarak Türkiye-Avrupa ilişkilerinin sabote edilmesinin önüne geçilmelidir. Bunun için de bazı üyelerin Türkiye ile problemlerini birlik koridorlarında çözme çabasından vazgeçmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Geçen yıl Yunanistan ile diyalog mekanizmalarının birçoğunu yeniden canlandırdıklarını ve gerilimin düşürülmesi için büyük gayret gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla pozitif gündem oluşturulması yönünde mutabık kalarak çalışmalara başladıklarını bildirdi.

“TÜRKİYE’NİN KIBRIS MESELESİNE İLİŞKİN DURUŞU NETTİR”

İki komşu ülke olarak doğrudan ve yapıcı diyalogla aralarındaki meseleleri halledebileceklerine samimiyetle inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin Kıbrıs meselesine ilişkin duruşu da nettir. Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik 50 yılı aşkın süredir devam eden müzakere süreçlerinin neden başarıya ulaşmadığı hepinizin malumudur. Rumlar, kendilerini adanın tek sahibi olarak gören, Kıbrıs Türklerini yok sayan zihniyetten bir türlü kurtulamadı. Maalesef Avrupa Birliği, körü körüne Rum tarafının sözcülüğünü yaparken aynı coğrafyanın ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin hakkını, hukukunu görmezden geldi. Sergilenen çifte standartlar artık hepimizi dünün güneşiyle bugünün çamaşırlarını kurutmaya çalışmanın zaman kaybı olduğu noktasına getirdi. Kıbrıs meselesinin, adadaki gerçekler temelinde tüm tarafların yararına olacak şekilde çözüme kavuşturulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte çaba harcamaya devam ediyoruz. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çözümün önünü açacaktır. Böyle bir çözüm, Doğu Akdeniz’deki iş birliği ortamının gelişmesine de katkı sağlayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği açısından artık samimi bir muhasebe yapma vaktinin geldiğini söyleyerek, “Şayet Avrupa Birliği çözüme gerçekten katkı yapmak istiyorsa 2004’te verdiği taahhütleri yerine getirerek Kıbrıs Türklerinin varlığını ve iradesini tanımalı, Cenevre’de sunulan çözüm önerisini değerlendirmelidir. Diğer türlüsü yeni bir oyalama, özellikle de taktik olarak görülecek, vakit ve enerji israfından başka bir anlam ifade etmeyecektir” dedi.

“AVRUPA BİRLİĞİ BİZİM STRATEJİK ÖNCELİĞİMİZ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”

Türkiye’nin yarım asırdan fazla bir süredir Avrupa Birliği’ne üyelik için çaba harcadığını ve kendisinin 20 yıla varan Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde üyelik sürecinin tüm ve veçhelerine ayrıntılarıyla vakıf olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu 20 yıllık zaman diliminde Avrupa’da sayısız liderle, cumhurbaşkanıyla, başbakanla, bakanla, birlik temsilcisiyle görüştüm, konuştum. Tam üyelik yolunda attığımız adımların nasıl engellendiğini, ülkemizin nasıl bir çifte standarda maruz bırakıldığını bizzat gördüm, yaşadım. Bu tecrübeler ışığında şu gerçekleri samimiyetle ifade etmek isterim; coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa kıtasının bir parçası olan Türkiye elbette Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır. Maruz kaldığımız onca adaletsizliğe rağmen Avrupa Birliği bizim stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönde gayret göstermeye devam ettiklerini, 2021-2023 yıllarını kapsayan Avrupa Birliği’ne Katılım İçin Ulusal Eylem Planı rehberliğinde çalışmalara hız verdiklerini hatırlatarak, “Kabul ettiğimiz Yargı Reformu Stratejisi, İnsan Hakları Eylem Planı, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4’üncü Ulusal Eylem Planı ve çıkarılan beş yargı paketi sürece ilişkin özellikle kararlılığımızın en somut göstergeleridir. Paris İklim Anlaşması’nı onayladık ve 2053 yılına yönelik net sıfır emisyon hedefimizi ilan ettik. Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı’mızı yürürlüğe aldık. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin en görünür boyutlarından biri olan mali iş birliğine ve birlik programlarına katılıma da büyük önem veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Son 20 yılda Türkiye’ye tahsis edilen toplam 9,2 milyar avroluk Avrupa Birliği fonu sayesinde 900’e yakın büyük ölçekli proje gerçekleştirildiğini ve bunların hepsinin de karşılıklı yarara olan projeler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki yıllarda birliğin Türkiye’ye katılım öncesi mali yardım aracı kapsamındaki fon miktarını artırmasının da ortak menfaatimize hizmet edeceği aşikârdır. Tüm bunlarla beraber yapılması gereken asıl husus, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin üyelik sürecine dair samimi, adil ve ahde vefalı davranmasıdır. Bunu başardığımızda üyelik sürecimize asıl ket vuran sorunların ortadan kalkacağına, ülkemizin çabalarının meyvelerini vereceğine inanıyorum” diye konuştu.

“AVRUPA BİRLİĞİ İLE İŞ BİRLİĞİMİZİ VE DİYALOĞUMUZU GÜÇLENDİRMEYE HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın coğrafyada vuku bulan hadiselerin, dış politika ve güvenlik alanında iş birliğini güçlendirmenin ne kadar önemli, hatta hayati olduğuna işaret ettiğini dile getirdi. Bu kapsamda Bosna Hersek’teki siyasi krizin çözümü noktasında yoğun gayret gösterdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgenin 1990’ların olumsuz havasına dönme sinyalleri vermesinde AB’ye üyelik perspektifinin sekteye uğramasının da etkisi büyüktür. Azerbaycan’ın topraklarını işgalden azat etmesiyle Kafkasya’da yeni bir döneme girdik. Bu gelişmenin ardından Ermenistan ile normalleşme sürecini başlattık. Atılan adımların beklenen sonuçları vermesi için Ermenistan’ın bölgedeki barış fırsatını iyi değerlendirip Azerbaycan ile olumlu bir ilişki kurması önem taşıyor. Bölgemiz açısından bir diğer önemli konu da Suriye’dir. AB, Suriye meselesine sadece göç perspektifinden yaklaşmak yerine, siyasi sürecin ivme kazanması için somut gayret göstermelidir. Libya’da ise sükûnetin muhafazası öncelikli hedefimiz olmalıdır. Seçimler de kalıcı istikrar ve barışa katkı sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Bu yolda Türkiye olarak gereken desteği vermeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ni 16-18 Aralık 2021’de salgın şartlarına rağmen İstanbul’da başarılı bir şekilde tamamladıklarını anımsattı.

Gelecek ay AB-Afrika Zirvesi’nin yapılacağını bildiğini ve bu coğrafyada iş birliği potansiyellerinin yüksek olduğuna inandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye 2022 yılında da girişimci ve insani dış politikasıyla daha adil bir dünya hedefi yönünde gayretlerini sürdürecektir. Bu anlayışla müzakere eden aday ülke olarak AB ile iş birliğimizi ve diyaloğumuzu güçlendirmeye hazırız. Ön yargılar veya korkular yerine uzun vadeli stratejik bir bakış açısıyla hareket edilmesi ortak menfaatimizedir. Sizlerden gerek Brüksel’e gerek başkentlerinize yapacağınız yönlendirmelerle Türkiye-AB münasebetlerinde yeni bir sayfanın açılmasına destek olmanızı özellikle bekliyorum. Bu vesileyle bir önceki dönem başkanı Slovenya’ya ilişkilerimizin geliştirilmesi yönünde harcadığı çabalar için teşekkür ediyorum. Yeni dönem başkanı Fransa’ya ve müteakip dönem başkanı Çekya’ya şimdiden başarılar diliyorum.”

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD heyetini kabulünde yaptığı konuşmada, “Büyüme ve ihracat gibi alanlardaki rekorlara ilave olarak istihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır ve bu çok büyük bir başarıdır. Tüm dünyanın ekonomik manevralarını istihdam krizinin önüne geçmek için yaptıkları bir dönemde biz daha büyük hedeflerin peşinde koşuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı ve Yönetim Kurulu üyelerini Vahdettin Köşkü’nde kabul etti.

Kabulde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi. 1990’dan beri MÜSİAD bünyesinde, ülkesinde kalkınma hareketine destek veren, bu konuda gayret gösteren, demokrasinin güçlenmesine katkı verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD üyelerinden ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet ve mağfiret diledi.

“MÜSİAD’IN DESTEĞİNİ DAİMA YANIMIZDA HİSSETTİK”

MÜSİAD’ın, kuruluşundan itibaren ülkesi ve milleti için hayal kuran, “Büyük ve güçlü Türkiye” idealine inanan iş insanlarının bir araya geldiği önemli bir çatı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “28 Şubat başta olmak üzere vesayetin gölgesinin ülkemizin tepesine adeta karabasan gibi çöktüğü dönemlerde dahi MÜSİAD dik duruşunu, vakarını, milletten ve millî iradeden yana tavrını daima muhafaza etmiştir. Biz de son 20 yılda ülkemizin ve milletimizin istikbali adına yürüttüğümüz zorlu mücadelede MÜSİAD’ın desteğini daima yanımızda hissettik. Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık girişiminden 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar milletimizin iradesine kasteden tüm saldırıları hamdolsun birlikte beraberce dayanışma halinde püskürttük. Hak ve özgürlüklerden ekonomideki rekorlara kadar tüm başarılarımızın arkasında hükûmetimizin azmi yanında MÜSİAD gibi kuruluşlarımızın da emeği bulunuyor. Türkiye son yıllarda maruz kaldığı onca operasyona rağmen hamdolsun birlik ve beraberlik içinde özellikle kaderine doğru emin adımlarla ilerliyor.”

Koronavirüs salgınının zorluklarının yanı sıra ülkenin önünde yeni fırsat pencerelerinin de açılmasına vesile olduğunu gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek geçen seneye ait büyüme rakamları gerek 2021 yılına ait rekor ihracat rakamlarının bu gerçeği açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

“DAHA BÜYÜK HEDEFLERİN PEŞİNDE KOŞUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Büyüme ve ihracat gibi alanlardaki rekorlara ilave olarak istihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır ve bu çok büyük bir başarıdır. Tüm dünyanın ekonomik manevralarını istihdam krizinin önüne geçmek için yaptıkları bir dönemde biz daha büyük hedeflerin peşinde koşuyoruz. Onun için bu dört önemli başlık sürekli olarak bizim gündemimizde. O da nedir? Yatırım, istihdam, ihracat, üretim. Tabii bütün bunları getirip dayadığımız yer, yine iki önemli altyapıdır. Bu da istikrardır, güvendir. Yani bunları hiçbir zaman kaybetmeden yolumuza devam etmemiz lazım. Türkiye ekonomi modeliyle önceliğimiz bu söylediğim dört başlığı, cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmek, böylece ülkemizi dünyanın ana üretim merkezlerinden biri hâline getirmektir. Bu amaçla başta iş dünyamız olmak üzere toplumumuzun tüm kesimlerine gereken her türlü desteği sunuyoruz, sunacağız.”

“TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNİ KİMSE ENGELLEYEMEYECEK”

20 Aralık’ta açıkladıkları tedbir paketiyle “döviz kuru üzerindeki köpüğü aldıklarını” anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ardından asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar her alanda insanımızın hayat standardını koruyacak adımlar attık. Kurun istikrar kazanmasıyla birlikte piyasalarda bir daha dengesiz döviz talebinden kaynaklı aşırı dalgalanmaların yaşanmayacağını da düşünüyoruz. Tıpkı döviz kuru gibi enflasyonun üzerindeki köpüğü de kısa bir sürede alarak bu hususta da ülkemizi sahil-i selamete ulaştırmayı arzu ediyoruz. Bu süreçte sizlerden beklentimiz, siyasetteki tek sermayesi millete umutsuzluk aşılamak olan felaket tellallarına prim vermeden çalışmanız, üretmeniz, ihraç etmeniz ve yatırımlarınızı artırmanızdır. Bunu başardığınızda Allah’ın izniyle Türkiye’nin yükselişini kimse engelleyemeyecek. Hedeflerimize ulaşmamıza kimse mani olamayacaktır.”

Ziyaretleri için MÜSİAD heyetine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

6. Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Yapıldı

6.Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü(MAM-KARE) Müdürü ve Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, TÜBİTAK SAGE Müdürü Gürcan Okumuş, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Acar ile TÜRKSAT Uydu Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Selman Demirel’in katılımlarıyla TÜBİTAK Feza Gürsey Konferans Salonu’nda gerçekleşti.
“Hedefimiz Antarktika Anlaşmasında “Danışman Ülke” statüsü kazanarak orada bayrağımızı dalgalandırmak ve beyaz kıtanın geleceğinde söz sahibi olmak”

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, savunma sanayiinden dijital teknolojilere, elektrikli araçlardan uzay çalışmalarına kadar birçok alanda büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek üzere çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Bakan Varank, “Kutup araştırmaları da bu vizyonla yürüttüğümüz önemli faaliyetlerden biri.” dedi.

Varank, “Hedefimiz Antarktika Anlaşmasında “Danışman Ülke” statüsü kazanarak orada bayrağımızı dalgalandırmak ve beyaz kıtanın geleceğinde söz sahibi olmak.” ifadelerini kullandı.

2017 yılından bu yana kıtaya beş bilim seferi düzenlendiğini hatırlatan Bakan Varank, 22 Ocak’ta da 20 kişilik bir ekiple altıncı sefere çıkılacağını kaydetti. Varank, “Bunun kutup bilimlerine gönül verenler için çok heyecan verici bir süreç olduğunun farkındayım. İnanın ben de en az sizin kadar heyecanlıyım.” ifadelerini kullandı ve kutup seferine katılmak istediğini de belirterek “İnşallah Bakanlıktan sonra nasip olur sefere çıkmak.” temennisinde bulundu.

“Kutup çalışmalarında, ülkemizin ön sıralarda yer almasından gurur duyuyorum”

Kutupların doğal bir laboratuvar hüviyetinde, dünyanın geçmişine ve bugününe ışık tutan çok önemli alanlar olduğuna işaret eden Bakan Varank, “Burada yapılacak her keşif doğanın, canlıların ve yer kürenin anlaşılması noktasında çok kıymetli. İklim değişikliği başta olmak üzere birçok sorunun çözümü de aslında burada gizli. “Dolayısıyla ben de, tüm dünyayı ilgilendiren sonuçlar doğurabilecek bu çalışmalarda, ülkemizin ön sıralarda yer almasından gurur duyuyorum.” dedi.

Ekibin yaklaşık bir buçuk aylık zorlu bir yolculuk yapacağını belirten Varank, “Bilim aşkı aslında böyle bir şey! Her türlü zorluğu göze alıp, ailelerinde ayrılıp, ülkemiz adına, insanlık adına yeni kesiflere imza atabilmek. Ben bu vesileyle bir kez daha kendilerini yürekten tebrik ediyorum. Sağ salim gidip eve dönmelerini ve çok başarılı sonuçlar elde etmelerini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Nasıl ki bugün kutup araştırmacılarımızı sefere uğurluyoruz, çok yakın bir gelecekte astronotlarımızı da uzaya uğurlayacağız”

Bakan Varank “Nasıl ki bugün kutup araştırmacılarımızı sefere uğurluyoruz, çok yakın bir gelecekte astronotlarımızı da uzaya uğurlayacağız. Biz buna yürekten inanıyoruz.” vurgusu yaptı.

Sefer boyunca Yer Bilimleri, Canlı Bilimleri ve Fiziki Bilimler alanlarında yürütülen tam 14 proje kapsamında detaylı araştırmalar yapılacağına dikkat çeken Bakan Varank, projelerin 29 kurumun iş birliğinde yürütüleceğine vurgu yaptı.

“Uluslararası iş birliklerimiz yeni başladığımız kutup araştırmalarında ne kadar büyük bir mesafe kaydettiğimizi de gösteriyor”

Uluslararası iş birliklerinin de altını çizen Bakan Varank, “Biri Portekiz’den biri de Bulgaristan’dan olmak üzere 2 yabancı araştırmacı ekibe dahil edildi. Bizim 2 Türk araştırmacımız da zaten hali hazırda Güney Kore’ye ait bir istasyonda çalışmalarını sürdürüyor. Bu durum, henüz çok yeni başladığımız kutup araştırmalarında ne kadar büyük bir mesafe kaydettiğimizi de gösteriyor aslında.” dedi.

“Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla ve yerli imkanlarla geliştirilen birçok teknolojik ürünü test edilmek üzere sefer ekibinin hizmetine sunuyoruz”

Varank, “Milli Teknoloji Hamlesi ruhuyla ve yerli imkanlarla geliştirilen birçok teknolojik ürünü test edilmek üzere sefer ekibinin hizmetine sunuyoruz. Ben şahsen bu adımı kutup çalışmalarının ve diğer birçok bilimsel araştırma projesinin geleceği açısından çok kıymetli buluyorum.” ifadeleriyle seferin önemine dikkat çekti.

Kutuplardaki çalışmaların çok zorlu hava şartları altında gerçekleştiğine işaret eden Bakan Varank, “Bu nedenle hem ekibin güvenliği açısından hem de çalışmaların kalitesi açısından burada kullanılacak makine ve teçhizatın yetkinliği çok önemli. Dolayısıyla, eğer bu makine teçhizat konusunda dışa bağımlı iseniz çalışmalarınızın sürdürülebilirliği büyük risk altında. Bunları sürekli dışardan aldığınızda büyük bir maliyet ortaya çıkacaktır. Daha da önemlisi, bu teknolojik ürünleri temin ettiğiniz yerler çok rahatlıkla size yaptığı tedariği sonlandırabilir. Kutup araştırmaları da hem üretebileceği ekonomik değer bakımından hem de prestij bakımından büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle burada yoğun bir uluslararası rekabet söz konusu. Çalışmalarınızın belli bir safhaya ulaştığını gören rakiplerinizin, bunu sekteye uğratmak için böyle bir yola başvurmayacağını garanti edemezsiniz.” diye konuştu.

“Bu seferlerde ekiplerimizin kullanacağı yüksek teknolojili makine ve teçhizatı yerli ve milli imkanlarla üreteceğiz”

“İşte biz de ülkemizin, bu alanda ‘ben de varım’ iddiasını güçlendirmek için kutup çalışmalarımızı milli teknoloji vizyonumuzla harmanlıyoruz. Ülkemizi kritik teknolojilerin pazarı değil üreticisi yapma hedefiyle atığımız adımlara kutup çalışmalarını da dahil ediyoruz.” diyen Varank, “Uydu, haberleşme, havacılık ve savunma sanayimizin yıldız kurumları ile önemli iş birlikleri geliştirdik. Böylece bu seferlerde ekiplerimizin kullanacağı yüksek teknolojili makine ve teçhizatı yerli ve milli imkanlarla üreteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Varank, bu etkinin sadece kutup çalışmalarıyla sınırlı kalmayacağını ve savunma sanayii ve bilgi-iletişim teknolojileri başta olmak üzere diğer birçok alana sirayet edeceğini kaydetti. Bakan Varank son olarak bu seferde 5 değerli kurum tarafından geliştirilen çok önemli ürün ve hizmetlerin ekibe eşlik edeceğini belirterek ayrıntıları paylaştı.

“TÜBİTAK; Türkiye’nin, Antarktika’nın ve Arktik’in geleceğinde ve kutupların korunmasında söz sahibi olması amacıyla uzun süredir faaliyet yürütüyor”

Açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal konuşmasında son yıllarda iklim değişikliği ve çevre kaynaklı sorunların dünyayı ve Türkiye’yi daha fazla etkilediğini vurgulayarak, bu sorunların karmaşık, dinamik ve değişken yapıda olmaları sebebiyle tek bir disiplin ve tek bir bakış açısıyla çözülmelerinin imkansız olduğuna değindi. Prof. Dr. Mandal, TÜBİTAK olarak farklı disiplinlerin birlikte çalışmasına olanak sağlayan “birlikte çalışma, birlikte geliştirme ve birlikte başarma” anlayışıyla bu karmaşık, dinamik ve değişken sorunlara çözüm ürettiklerini ifade etti.

TÜBİTAK’ın Türkiye’nin, Antarktika’nın ve Arktik’in geleceğinde ve kutupların korunmasında söz sahibi olması amacıyla uzun süredir faaliyetler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mandal, Türkiye’nin bilimsel araştırma ve teknoloji üretimi hususunda öncü ülkeler arasında yer almak için 2017’de Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Antarktika’ya ilk ulusal bilim seferini düzenlediğini anımsattı. 2019 yılında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kutup Araştırmaları Enstitüsü’nün (MAM KARE) kurulmasıyla kutuplar alanındaki çalışmaların farklı bir boyut kazandığını belirten TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “TÜBİTAK MAM KARE’nin kurulmasıyla birlikte Ulusal Kutup Bilim Programı doğrultusunda Kutup bölgelerine gerçekleştirdiğimiz bilim seferlerimizin koordinasyonunu T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile birlikte yürütmeye başladık.” ifadelerini kullandı.

“Yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen “ısıl pil”ler savunma sanayimizde dışa bağımlılığı ortadan kaldırdı”

Mandal 22 Ocak’ta altıncısı gerçekleştirilecek seferin önemine de değinirken, ülkemizin farklı kurum ve kuruluşlarının milli ürünlerle sefere destek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Mandal bu ürünler arasında yer alan ve TÜBİTAK tarafından yerli ve milli imkanlar ile geliştirilen “ısıl pil”lerin savunma sanayimizde dışa bağımlılığı ortadan kaldırdığını belirtti. TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından geliştirilen ısıl pillerin Bilim Seferi’nde kullanılmasıyla pek çok avantaj sağlayacağını dile getiren Mandal, “Bu pillerden elde edilecek ısı enerjisi sayesinde, araştırma ekibinin acil durumlarda ihtiyaç duyacağı ısınma ve sıvı su ihtiyacı karşılanabilecek.” dedi.

Isıl pillerin uzun raf ömrü, bakım gerektirmeme, kısa sürelerde yüksek enerji sağlama, hızlı tetiklenme, kendi kendine tükenmeme, yüksek güvenilirlik, geniş çalışma sıcaklık aralığı, zorlu çevresel koşullara dayanıklılık gibi özellikleriyle alternatiflerinden ayrıldığına dikkat çeken Mandal, “-90 derecede bile kendisinden beklenen performansı sağlayabilen ısıl piller, diğer pil teknolojilerinin çalışamayacağı Antarktika’nın aşırı soğuk iklim koşullarında, özellikle acil durumlarda görevini sorunsuz şekilde yerine getirecek.” açıklaması yaptı. Uzun raf ömrü ile Antarktika koşullarında 20 yıldan daha uzun süre depolanabilecek ısıl pillerin hiçbir bakım ihtiyacı olmadan 20 yıl sonra dahi başlangıçtaki enerji seviyesini muhafaza edebildiğini de vurgulayan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, bu alanda yaptıkları tüm çalışmaların, Türkiye’nin teknolojik gelişmeleri takip eden bir ülkeden ziyade, bu teknolojileri kendi kaynaklarıyla üreten ve geliştiren bir ülkeye dönüştüğünü gösterdiğini belirtti.

TÜBİTAK olarak bu teknolojileri geliştirmek ve üretmek kadar bu alanda çalışmalar yürütecek nitelikli insan kaynağını oluşturmayı da amaçladıklarının altını çizen Mandal, bu amaçla “Kutup Şenliği”, Kutup Bilimleri Çalıştayları gerçekleştirdiklerini ve TEKNOFEST kapsamında yürüttükleri 2204-C Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışmasıyla gençlerin bu alandaki projelerini desteklediklerini anlattı.

Mandal son olarak Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kritik teknolojileri sağlayan tüm kuruluşlara, Bilim Seferinde iletişim desteği sağlayacak Anadolu Ajansı’na ve çalışmalarda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a teşekkür etti.

Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, sefere ilişkin detayları paylaştı

Ulusal Antarktika Bilim Seferi Sunumu ile seferin detaylarını paylaşan TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Ensitüsü (KARE) Müdürü ve Sefer Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise 22 Ocak-3 Mart 2022 tarihleri arasında gerçekleştirecek sefere ilişkin bilgi verdi. Seferin COVID-19 tedbirleri altında gerçekleşeceğinin altını çizen Özsoy, yedisi Canlı Bilimleri, dördü Yer Bilimleri ve üçü Fiziki Bilimler alanında olmak üzere, 29 farklı kurum iş birliği ile gerçekleştirilecek olan toplam 14 projeye ilişkin detayları paylaştı.
Yabancı iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Özsoy, “2 Türk Araştırmacı Güney Kore’ye ait King Sejong Antarktik İstasyonu’nda çalışmalarını sürdürmektedir, Bulgaristan ve Portekiz’den birer araştırmacı da Altıncı Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde bizimle birlikte görev alacaklar.” bilgisini paylaştı.

Zorlu koşullarda TÜBİTAK SAGE ısıl pilleri katkı verecek

“SAGE olarak tasarım, geliştirme ve üretim yeteneklerinin tamamına sahip olduğumuz ısıl pilimiz, zorlu çevresel koşulların hüküm sürdüğü kutup bölgesinde, 6.Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde görev almak üzere yola çıkıyor.“ diyen TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) Müdürü Gürcan Okumuş, yerli ve milli olarak Türk mühendisler tarafından geliştirilen ve üretilen yüksek teknoloji ürünü ısıl pillerin ileri seviye güvenilirlik, en az 25 yıl raf ömrü, bakım gerektirmeme, hızlı tetiklenme gibi özelliklerine vurgu yaptı.

Okumuş, “-90°C gibi aşırı düşük sıcaklıklarda da tam kapasite ile görev yapabilmesi ile alternatifsiz güç kaynağı olan piller, Dünya’nın en soğuk noktası olan ve zorlu iklim koşullarıyla bilinen Antarktika’da, acil, hızlı ve güvenilir elektrik enerjisi ihtiyacı durumunda, kullanıma hazır olacak, yapılan bilimsel araştırmalara ve geliştirmelere katkı sağlayacaktır.” dedi.

ASELSAN’dan Antarktika ekibine telsiz desteği

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün de Türkiye adına TÜBİTAK önderliğinde Antarktika’da yapılan çalışmaları büyük bir heyecan, merak ve gururla takip ettiklerini söyledi.

ASELSAN olarak Antarktika’ya test ve kullanım amaçlı Telsiz ve Modüler Mobil Tekrarlayıcı Telsiz sistemleri gönderdiklerini belirten Görgün, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen, en zorlu koşullarda test edilen haberleşme ürünlerinin, çok zorlu bir sahada bilim insanlarının güvenilir destekçisi olacağını kaydetti. Antarktika’ya 15 adet gönderdikleri tasarım ödüllü 3700 el telsizlerinin ASELSAN’ın kendi sınıfında en başarılı haberleşme ürünlerinden olduğuna dikkati çeken Görgün, “Telsizlerimiz dünyadaki birçok zorlu ortamda gösterdiği başarısına bir yenisini katarak kutupların zorlu ortamında da ekiplerimizin can yoldaşı olacak.” dedi.

Görgün, sistemlerin kesintisiz çalışabilmesi için yüksek verimli güneş panelleriyle enerji üreten, kurulumu iki kişi tarafından yapılabilen “Taşınabilir Hibrit Güç Destek Birimi”nin de bilim insanlarına elektrik altyapısının olmadığı Antarktika’da enerji desteği vereceğini sözlerine ekledi.

HAVELSAN GNSS alıcısını tanıttı

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar da TÜBİTAK MAM KARE yetkilileriyle, TEKNOFEST 2021’de ilk görüşmeleri yaptıklarını hatırlatarak, 4 ay gibi kısa bir sürede HAVELSAN GNSS alıcısını geliştirdiklerinin ve bunun ilk kez Antarktika’daki milli kutup seferinde kullanılacağının altını çizdi.

HAVELSAN GNSS alıcısının, GPS, Galileo, Beidu, Glonass, QZSS gibi birçok farklı ülkenin uydularını kullanarak konum hesaplama yaptığını ve küresel kapsama alanı sağladığını belirten Nacar, “HAVELSAN GNSS alıcısı, gerçek zamanlı konum, hız ve zaman bilgisi ile kesintisiz çalışma performansı sunuyor.” ifadesini kullandı.

Ürünleri sefer ekibine Bakan Varank teslim etti

Konuşmaların ardından ürünleri sefer koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy’a teslim eden Bakan Varank, “Bu teknolojileri geliştiriyor olmak ve alanda deneyebilmek kurumlarımıza büyük bir avantaj sağlıyor. Bugün denenmiş ürünleri pazara çıkardığınızda nasıl fark olduğunu biliyorsunuz. Firmalarımızın ürünlerini test etmesini çok önemsiyorum. En zor testlerden birini Antarktika’da ASELSAN, HAVELSAN ve SAGE gerçekleştirecek. İnşallah kalıcı üssü kurabilirsek orada gider beraber test ederiz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

“Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor. 15 sene önce bölgede yalnızca altı olan diplomatik misyon sayımız bugün 17’ye yükselmiş durumdadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından anlaşmaların imza törenine geçildi. İmzaların atılmasının ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin, El Salvador’dan Türkiye’ye Devlet Başkanı düzeyinde yaptığı bu ilk resmî ziyaretinden memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî ziyaretin, Türkiye-El Salvador ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. Sayın Başkan’ın liderliğinde El Salvador’un son dönemde dış politikada ufkunu genişletme yönünde attığı adımları biz de yakından takip ediyoruz. Değerli dostumun bugünkü ziyaretini, ezber bozan nitelikteki bu politikalarının bir yansıması olarak görüyorum. Kendilerine bir kez de sizlerin huzurunda ‘hoş geldiniz’ diyorum.”

“Aile kökleri Filistin’e dayanan ve ülkesinde ‘El Turco’ olarak tanınan Sayın Bukele’nin ülkemizi ziyareti bizler için ayrı bir anlam taşıyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen kendisinin göreve gelmesinin ardından ilişkilerimizde ciddi bir ivme yakaladık. Geçtiğimiz yıl faaliyete geçen El Salvador’un Ankara Büyükelçiliği’nin resmî açılışı bugün Dışişleri Bakanlarımız tarafından yapıldı. İnşallah biz de San Salvador Büyükelçiliğimizi en kısa sürede hizmete açacağız” dedi.

“EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİMİZ SALGINA RAĞMEN SON DÖNEMDE CİDDİ SIÇRAMA YAŞADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz salgına rağmen son dönemde ciddi sıçrama yaşadı. 2020 yılında 27 milyon doları aşan ticaret hacmimiz, geçtiğimiz sene 50 milyon dolara yaklaştı. Yüzde 80 civarındaki bu artış esasen potansiyelimizin ne kadar büyük olduğunun göstergesidir. Dolayısıyla, bu rakamı ilk etapta 100 milyon dolara, önümüzdeki beş yıllık sürede de inşallah 500 milyon dolara çıkaralım istiyoruz. Bugün imzaladığımız Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması bu bakımdan önemli bir araç teşkil edecektir” açıklamasında bulundu.

Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmalarının müzakerelerini de en kısa sürede tamamlayacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Başkan’ın El Salvador’u bölgesinin lojistik merkezi hâline dönüştürme vizyonunu biz de destekliyoruz. Bu amaçla hayata geçirmeyi planladığı tüm yatırımlarda Türk firmalarının altyapıda, üst yapıda gerekli desteği vermeye hazır olduğunu da yine kendilerine ifade ettim. El Salvador’un kalkınma projelerine desteğimizin devam edeceğini vurguladım. TİKA, geçen yıl salgın döneminde El Salvador’daki bir çocuk hastanesine malzeme ve ultrason cihazı gibi teknik ekipman yardımında bulunmuştu. Kurumumuz, El Salvador makamlarının öncelikleri doğrultusunda sağlıktan eğitime ve tarıma kadar birçok alanda desteğini sürdürecektir.”

Görüşmelerinde, Orta Amerika özelinde, bölgesel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor. 15 sene önce bölgede yalnızca altı olan diplomatik misyon sayımız bugün 17’ye yükselmiş durumdadır. Bu vesileyle El Salvador’un birçok Orta Amerika ülkesiyle birlikte geçen yıl kutladığı 200. bağımsızlık yıl dönümünü bir kez daha gönülden tebrik ediyorum. Yarın İstanbul’da El Salvador dâhil bölge ülkeleriyle ilişkilerimizin tarihine ışık tutacak önemli bir sergiyi açacağız. Türkiye-El Salvador arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin gelişimine büyük katkı sağlayan Sayın Bukele’ye tekrar teşekkür ediyorum. Toplantılarımızda aldığımız kararların ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

EL SALVADOR CUMHURBAŞKANI BUKELE: “TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİNİN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ”

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele de konuşmasında, Türkiye’yi, halkını ve tarihini takdir ettiklerini belirterek, “Biz, Türk insanının bir gün dünyayı fethettiğini biliyoruz, uzun bir süre boyunca. Şunu da biliyoruz. O ruh her bir Türk vatandaşının içinde mevcut. Bu ruh tekrar büyüyor. Yirmi yıl önceki Türkiye bugünkü Türkiye değil. Bu büyüme, hızlı. Bunu bugün burada ihracatta, ekonomide görebilirsiniz. Türk ürünlerinin her yere ihraç edildiğini biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador’dan bahsetti. Bizim ülkemiz küçük ama bir yılda ticaret hacmini yüzde 80 artırdık” şeklinde konuştu.

Türk firmalarıyla liman, insansız hava aracı başta olmak üzere savunma sanayii ekipmanları, havacılık malzemeleri, hidrotermal tesis gibi alanlarda imzalanan veya imzalanmaya yakın olan anlaşmaların olduğunu aktaran El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, “Bunlar başlangıç. Yarın başka şirketlerle de görüşeceğiz. Bütün bu şirketlerle görüştükten sonra başka şirketlerle de görüşeceğiz. Belki El Salvador’un ilk uydusu bir Türk teknolojisi sayesinde olacak. Yani yapılacak çok şey var. Göreceğimiz çok şey var. Bu, El Salvador gibi küçük bir ülke için çok büyük bir başlangıç” ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki ticaretin bir yılda yüzde 80 büyüdüğünü belirten El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, ikili ticaret hacminin mevcut hızda büyümesi durumunda 500 milyon dolar hedefine birkaç yılda ulaşılabileceğini söyledi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmelerde enerji, inşaat, limanlar, savunma sanayii, altyapı inşası, ihracat, ithalat ve ticaret alanlarında yatırım ve iş birliği konularını ele aldıklarını ifade etti.

Osmanlı döneminde Güney Amerika ile ticaretin gelişmemesinde coğrafi engellerin olduğuna işaret eden El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, “Ama bugün bu artık önemli değil. Cebelitarık’tan geçmeniz gerekmiyor. Bu yüzden de bu rakamlara ulaştık. Daha da fazlası olacak” dedi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, Türk sinema ve televizyonunun eserlerini ve Türk kültürünü ülkelerinde gördüklerini aktararak, “El Salvador’da herkes Türk kültürünü, Türk tarihini, Osmanlı İmparatorluğu’nu tanıyor. Bunun sebebi de Türkiye’nin çok hızlı büyümesi. Türkiye’nin büyük bir sistem olması. Bu da Sayın Erdoğan sayesinde gerçekleşti. Sizin güçlü ruhlu insanlarınız var ama bir lidere de ihtiyacınız var. Bu lideriniz de var. İyi bir lideriniz var. Bu yüzden de burada olmaktan çok mutluyuz, çok onurluyuz. Bu şekilde ağırlandığımız için de çok memnunuz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin kendileri için çok önemli bir ülke olduğunun ve Türkiye’de büyük bir potansiyel gördüklerinin altını çizen El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, şunları kaydetti: “Türkiye çok büyüyor. Bunu görüyoruz. Şu anda güçlü. İleride daha da büyük bir güç olacak ve dünya için çok önemli olacak. Biz de onların yanında olmak istiyoruz. Çünkü biz bu büyümenin bir parçası olmak istiyoruz. Türkiye’nin büyümesinin bir parçası olmak istiyoruz ve ona eşlik etmek istiyoruz. Bu yüzden bu ziyaret bizim için de çok önemli. Biz hep tek kutuplu çalıştık. Hep ABD’ye baktık. Hepiniz biliyorsunuz, bizim ticari ortağımız ABD. Tabii ki bizim için çok önemli. El Salvador için başka yerlere, yönlere bakmak da önemli. Baktığımız yönlerden biri de Türkiye. Bu yüzden buradayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

El Salvador ile yapılan anlaşmalar ve iş birliğinin önemine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün imzalanan altı anlaşmanın önemi hakkında bilgi verdi.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ve diplomasi akademileri arasında işbirliği mutabakat zaptının imzalandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol alanında işbirliği mutabakat zaptı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile El Salvador Dışişleri Bakanlığı arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi ile deniz hukuku alanında işbirliği protokolü ve TİKA ile El Salvador Hükûmeti arasında mutabakat zaptının imzalandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador ile Ankara Üniversitesi arasında yapılacak iş birliğinin gençler için ciddi bir sıçrama alanı olarak görülebileceğini vurguladı.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin yarın Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’yi (TUSAŞ) ziyaret edeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki çalışmalarının yerinde görülmesi ve atılacak müşterek adımlar açısından ele alınmasının önemine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan altı anlaşmayı önemsediklerinin altını çizerek, “En uygun yerde Dışişleri Bakanlığımıza büyükelçilik binasını hazırlayacaklar. Biz de orayı kiralamak suretiyle en yakın zamanda El Salvador’a iade-i ziyaret gerçekleştireceğiz. Böylece iş adamlarımızın da orada çok daha aktif bir duruma gelmesini temin edeceğiz” diye konuştu.

“RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDAKİ GELİŞMELERİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna arasındaki anlaşmazlık ve gelecek günlerde kendisinin Ukrayna’ya ziyaretinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ise Türkiye ziyaretinin söz konusu olup olmadığına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti: “Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmeleri doğru bulmuyoruz. Zira bölgede bir savaş atmosferinin olması, böyle bir psikolojinin doğması bizi de her iki tarafla münasebetleri olan bir ülke olarak üzmektedir. Temennimiz o ki bir an önce Sayın Putin ile Zelenski’yi bir araya getirebilmek ve yüz yüze bir görüşme yapmalarını temin etmek. Bunun için gerek Sayın Putin’in Türkiye ziyareti gerekse benim Ukrayna ziyaretimi çok önemsiyoruz. Önümüzdeki ayın başlarında Ukrayna ziyaretim var. Ukrayna ziyaretimle birlikte de tabii bu arada Sayın Putin ile olan görüşmeleri aynen devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz. Bölgede istiyoruz ki barış egemen olsun, hâkim olsun, bölgede bunun dışında farklı olumsuz gelişmeler gerçekleşmesin.”

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin huzurunda iki ülke arasında altı anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda; “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması”, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Alanında Niyet Mektubu”, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile El Salvador Cumhuriyeti Diplomatik Eğitim İçin Uzmanlaşmış Yükseköğretim Enstitüsü Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Protokol Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, “El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi Arasında Deniz Hukuku Alanında İşbirliği Protokolü” ve “Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Mutabakat Zaptı” Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş, El Salvador tarafından ise Dışişleri Bakanı Alexandra Hill tarafından imza altına alındı.

Okumaya Devam edin

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

HABER

Haber

DİPLOMAT3 gün önce

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi....

DÜNYA3 gün önce

“Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek, programımızdaki işlerin takibini yapmak, yeni projeler...

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 51. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne...

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Sırbistan’ın Bosna Hersek’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği...

DÜNYA5 gün önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi. Konuşmasına gönülleri böylesi güzel...

DÜNYA6 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel...

DÜNYA6 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yüzde 68’e yakın bir artışla 853...

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile bir araya geldi

Arnavutluk’taki temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Başbakanlık Ofisi’nde bir araya geldi.

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’ta TOKİ tarafından Laç Şehri’nde inşa edilen deprem konutlarının anahtar teslim törenine katılarak bir konuşma yaptı....

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle gittiği başkent Tiran’da resmî törenle karşılandı. Tiran Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen...

DÜNYA6 gün önce

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ.

Dünya ve Avrupa yarışmaları ödüllü ünlü fotoğraf sanatçımız RECEP PEKER TANITKAN 50’inci yıl anısına Ankara Kalesi EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nde...

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı.

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’ın Koçarlı ilçesinde inşa edilen Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nin açılışını yaptı. Toplu açılış töreni için Aydın’da...

DÜNYA1 hafta önce

“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Aydın Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Aydın’ın bizim kalbimizde müstesna bir yeri var. Aydın,...

DÜNYA1 hafta önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük...

DÜNYA1 hafta önce

ATA SANAT GALERİSİ’NDE AYLA NARLI SERGİSİ.

NARLI, Akrilik-Yağlıboya eserlerini Ankara’nın Güzide mekanlarından ANKARA Kalesi ATA Sanat Galerisi’nde sergiledi. Ayla NARLI, Ata Sanat Galerisindeki serginin açılışındaki konuşmasında,...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Söke’de Batı Kipaş Kâğıt Sanayi İşletmeleri Fabrikası’nın açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış törenindeki konuşmasına, Türkiye’nin...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’yi Vahdettin Köşkü’nde kabul etti. Kabulde, Dışişleri Bakanı Mevlüt...

DÜNYA1 hafta önce

“Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Test ve Eğitim Gemisi TCG Ufuk’un hizmete giriş töreninde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayinde bağımsız olamayan milletlerin, geleceğe güvenle...

GÜNDEM1 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: AVRUPA’NIN EN UZUN TÜNELİ ZİGANA’DA IŞIK GÖRÜNDÜ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en uzun, dünyanın ise 3. en uzun çift tüp karayolu tüneli...

DÜNYA1 hafta önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile yaptığı toplantıda, “Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası...

DÜNYA1 hafta önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Keçiören Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde Keçiören’e inşa edilen 35 tesisin açılışı ve Ayvalı Gençlik Merkezi Temel...

GÜNDEM1 hafta önce

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜNÜ ANLATAN “O GÜNÜN HİKAYESİ” FİLMİNİN GALASI YAPILDI

İstiklal Marşı’nın kabulünü farklı bir bakış açısıyla anlatan “O Günün Hikayesi” filminin galası yapıldı. ATO Congresium’da düzenlenen galaya Kültür ve...

DİPLOMAT2 hafta önce

El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Calderon ,Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

El Salvador büyükelçisinden güven mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Salvador Büyükelçisi Hector Enrique Jaime Calderon’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti....

DÜNYA2 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Öz Taşıma İş Sendikası, kısa süre önce örgütlenme çalışmalarını başlattığı Onur Air Taşımacılık A.Ş. de süreci tamamladı ve çoğunluğa ulaştı....

DİPLOMAT2 hafta önce

Yunanistan Büyükelçisi Christodoulos Lazaris Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Yunanistan büyükelçisinden güven mektubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Büyükelçisi Christodoulos Lazaris’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Kabulde Büyükelçi Lazaris, Cumhurbaşkanı...

DÜNYA2 hafta önce

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Tarım Sektöründe İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı” oluşturulacak

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “İklim Değişikliği ve Tarım” konulu çalıştaylar sonrasında tarımda iklim değişikliğine yönelik kısa, orta...

DÜNYA2 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Organize Sanayi Bölgeleri Mesleki Eğitim Merkezleri Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, “Milletimizin, küresel ölçekte iddia ve imkân sahibi bir...

DÜNYA2 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Basının demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Genel Başkan Mustafa Toruntay, “Basın, düşünce, anlatım ve haber alma özgürlüğünün en etkili...

DÜNYA2 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Türkiye’nin birçok ilinden ve yurt dışından genç, yaşlı çok sayıda vatandaş, sabahın erken saatlerinde “Şühedanın İzinde” temasıyla düzenlenen anma etkinliğine...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nın açılışını yaparak yeni bir dönemi başlatıyoruz

“Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış...

DİPLOMAT TV

REKLAMLAR
DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdamımız salgın öncesine göre 2,7 milyon artmıştır”

DÜNYA3 gün önce

6. Ulusal Antarktika Bilim Seferinde Kullanılacak Milli Teknolojilerin Tanıtım ve Teslim Töreni Yapıldı

DÜNYA3 gün önce

“Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor”

DÜNYA3 gün önce

MİLLİ TEKNOLOJİLER ANTARKTİKA YOLUNDA

DİPLOMAT3 gün önce

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA3 gün önce

“Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz”

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır”

DÜNYA5 gün önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

DÜNYA6 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

DÜNYA6 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile bir araya geldi

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

DÜNYA6 gün önce

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ.

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Darbeler ve Demokrasi Söyleşisi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

DÜNYA1 hafta önce

“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Genç Diplomat