Diplomat -Dünya

GÜNDEM

İyi ki varsınız |Cumhurbaşkanı Erdoğan,“21 yılda başardıklarımızdan aldığımız güçle yepyeni bir destan yazmaya hazırlanıyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize mitinginde yaptığı konuşmada, “Son 21 yılda başardıklarımızdan aldığımız güçle şimdi yepyeni bir destan yazmaya hazırlanıyoruz. Millet olarak şimdi çok daha büyük atılımların eşiğindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize mitingine katılarak bir konuşma yaptı. Eşi Emine Erdoğan’la miting alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, platformdan Rizelileri selamladı.

Alandaki kalabalığın 14 Mayıs’ın müjdesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “İnşallah sandıklar patlıyor mu? Bunun için benim hemşehrilerim, kardeşlerim kapı kapı dolaşmaya var mı? 14 Mayıs’ta da inşallah bir başka müjdeyi Rize’den alacağız” diye seslendi.

“81 VİLAYETİ ESER VE HİZMETLERİMİZLE NAKIŞ NAKIŞ İŞLEDİK”

Rizelilerle, 21 yılda 15 seçim zaferine imza attıklarını, Türkiye’yi tarihinin en büyük başarılarıyla beraber tanıştırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizden önceki 70 yılda yapılamayan eserleri 21 yıla sizlerle beraber sığdırdık. Milletimizin iradesine vurulan prangaları beraberce parçaladık. Ülkemizi nice fırtınanın içerisinden güvenli sahillere beraber çıkardık. Terör örgütlerinin birlik ve beraberliğimize yönelik kalleş saldırılarını beraberce püskürttük. Her karışında bir şehit yatan bu aziz vatanı ihanet çeteleri karşısında beraber savunduk, beraber yücelttik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Havalimanından yollara, köprülerden tünellere nice yatırımı ülkemize yine son 21 yılda beraberce kazandırdık. Az önce havalimanımıza indik, elhamdülillah. Rize-Artvin Havalimanı’nın o güzelliği Rize’ye ayrı bir zenginlik kazandırıyor. Ben Rize’nin uşağıyım, bu hizmet olacak. İnşa ettiğimiz yollarla Rize’yi sadece İstanbul’a, Antalya’ya, Diyarbakır’a değil, Avrupa’dan Asya’ya tüm dünyaya bağladık. Rize ile birlikte ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmetlerimizle nakış nakış işledik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere AK Parti’nin bugüne kadar yaptığı çalışmaların videosunu izleterek, “Özetin özeti tüm bu eserler, bizim 21 yıllık karnemizdir. Şimdi sormak lazım, bay bay Kemal, sen ne yaptın, bir söyle? Senin referansın var mı, ne yaptın?” dedi.

“SİZE LAYIK OLABİLMEK İÇİN CANLA BAŞLA MÜCADELE ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, bizim ülkemize olan hizmet aşkımızın sadece birer örneğidir. Bunlar, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla neyi kastettiğimizin birer işaretidir. Son 21 yılda başardıklarımızdan aldığımız güçle şimdi yepyeni bir destan yazmaya hazırlanıyoruz. Millet olarak şimdi çok daha büyük atılımların eşiğindeyiz. Bunun adı ne biliyor musunuz? Türkiye Yüzyılı, bunun adı, şahlanış dönemidir. 14 Mayıs, büyük ve güçlü Türkiye idealinin ilk adımı olacaktır. 14 Mayıs, inşallah Türkiye Yüzyılı’nın başlangıç noktası olacaktır. Öyle bir ses verin ki tüm Türkiye’den işitilsin. Öyle bir haykırın ki Pensilvanya’daki hainlerin kâbusu olsun. Öyle bir gürleyin ki Kandil’deki terör baronlarının dizlerinin bağı çözülsün.”

Alandakilere sorduğu, “14 Mayıs’ta ‘durmak yol yola devam’ diyor muyuz, ‘doğru adımlarla yola devam’ diyor muyuz, ‘Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi’ diyor muyuz, Rize’de bir destan daha yazıyor muyuz?” sorularına, “Evet” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’ye de ancak böyle bir duruş yakışacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizeli hemşehrilerinin kendilerine güvendiğini, itimat ettiğini ve inandığını; kendilerinin de Rizeliler için aşkla çalıştıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize yüklediğiniz emaneti yere düşürmeden, ona leke sürdürmeden, size layık olabilmek için canla başla mücadele ettik. Sevginize, sizlerin şu karşılıksız muhabbetine mazhar olabilmek adına, gecemizi gündüzümüze kattık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset yolculuğuna çıktıkları günden beri hep “eser ve hizmet siyaseti” dediklerini, 40 yıldır “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” dediklerini kaydetti.

“DÜRÜST OLDUK, SAMİMİ OLDUK”

Siyasi hayatlarının hiçbir döneminde “hayal tüccarlığı” yapmadıklarını, yalana bulaşmadıklarını, millete asla yapmayacakları bir şeyi söylemediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dürüst olduk, samimi olduk, Karadenizli uşaklar gibi daima harbi olduk” dedi.

Bu ülkenin, geçmişte “iki anahtar” vaat edip, sonra milleti sırtındaki ceketten de eden siyasetçiler gördüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülke, her seçim öncesinde ‘bol keseden boş vaat’ dağıtan işportacı siyasetçilerden çok çekti. Bu ülke, siyasi ikballeri için her sözü söyleyen, her kılığa giren, her işareti yapan fırıldak tiplerden çok çekti. Biz, 2002’de göreve geldiğimizde, Türk demokrasisine yakışmayan bu siyasetçi profillerinin hepsini tedavülden kaldırmıştık. Ancak son günlerde bu tiplerin tekrar arzı endam ettiklerini görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçim sandığı yaklaştıkça birileri ‘vaat bohçaları’nı yeniden açtı. Bakıyorsunuz, önlerine gelene cumhurbaşkanı yardımcılığı dağıtıyorlar. ‘Parlamenter sistem’ diye çıktıkları yolda döndüler dolaştılar, sabah erken kalkanın cumhurbaşkanı yardımcılığı kaptığı bir mezat pazarına vardılar. Önce 5 kişiydiler, sonra 7 oldular, bir ara 9’a, hatta 11’e çıktılar. Şimdi kaç olduklarını saymayı artık kendileri bile bıraktılar. Bu gidişle 14 Mayıs’a kadar herhâlde 15-20 cumhurbaşkanı yardımcısını bulacaklar. Koltuk sayısını artırmaktan, sağa sola makam dağıtmaktan, bir de elleriyle kalp işareti yapmaktan başka hiçbir konuda anlaşamıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinin “ak” dediğine diğerinin “kara” dediğini ve birinin “yapacağız” dediğine diğerinin “kesinlikle olmaz” dediğini de aktararak, şunları kaydetti: “Bay bay Kemal çıktı, Londra’daki tefecilerden güya ‘300 milyar dolar ayarladım.’ dedi. Bunun üzerine masadaki diğer ortağı böyle bir paranın olmadığını, gelmediğini, uzunca bir süre de gelmeyeceğini açıkladı. Mahalli idareler seçimlerinde millete bedava traktör sözü vermişlerdi. Dağıttılar mı? Hayır. Sonra bir de utanmadan çıktılar; ‘Biz onu sadece ilgi çekmek için söyledik’ dediler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, izlettiği bir videonun ardından, “Yüzyıllık cumhuriyeti değiştirecek olanlarla beraber misiniz?” diye sordu ve “14 Mayıs’ta gereken cevabın verilmesini” istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların her işi yalan, dolan, palavra. Artık yalan söylerken yüzleri bile kızarmıyor. İşte yanlarında terör örgütünün temsilcileri, terör örgütünün parlamentodaki temsilcisi, neler söylüyor neler” ifadesini kullandı.

“YAŞ ÇAY ALIM FİYATINI KİLO BAŞINA 11 LİRA 30 KURUŞA ÇIKARTIYORUZ”

Koalisyon ortaklarının Rize’de toplaştığını, çay konusunda yine atıp tuttuklarını ama unuttukları bir şey olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Rizeli kardeşim, bay bay Kemal’in ve avenesinin palavralarına asla itibar etmez. Rizeli hemşehrilerim, adı ‘yalancı çoban’a çıkmış birine ve saz arkadaşlarına prim vermez” diye konuştu.

Kendilerinin Rize ve çay üreticileri için yaptıklarının ortada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rızkını çaydan kazanan hemşehrilerimi hep en güçlü şekilde destekledik. Şimdi sizlerle bu yılki yaş çay alım fiyatını paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl destek ödemesiyle birlikte yaş çaya kilo başına 7 lira alım fiyatı vermiştik. Bu yıl için, yine destek ödemesiyle birlikte yaş çay alım fiyatını kilo başına yüzde 64 artırarak 11 lira 30 kuruşa çıkartıyoruz. Yeni çay alım fiyatının hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de sadece çay üretimini desteklemekle kalmadıklarını, onunla birlikte turizmi de teşvik ederek, bölge halkının gelir kaynaklarını çeşitlendirdiklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun fındık fiyatlarına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi çıkmış Giresun ile ilgili diyor ki, ‘fındık fiyatına 4 dolar zam vereceğiz’. Hep yalan. Şimdi gidiyorum Trabzon’a, orada da her şeyi anlatacağız tabii” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’nin sadece bir mevsim değil, dört mevsim, 365 gün boyunca kazanması ve düzenli akarının olması için gayret gösterdiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Daha kendi aralarındaki sorunları çözemeyenler, sizlerin sıkıntılarına çözüm bulabilir mi? Terör örgütleriyle yol yürümekten çekinmeyen bir masadan, Allah aşkına benim Rizeli hemşehrilerime hayır gelir mi? Şimdiye kadar verdikleri hiçbir sözü tutmayanların vaatlerine güvenilir mi? Bu milletin ne sıkıntısı, derdi, problemi varsa, bunun çözüm adresi biziz, biz. Çay işçilerimizin 4 aylık çalışma süresini 6 aya biz çıkarttık. İşçilerimizin çalışmadıkları dönemlerdeki sağlık sigortası sorununu biz çözdük. Mevcut sıkıntılarımızı da hâl yoluna yine biz koyacağız. Arkadaşlarıma gereken çalışmayı yapmaları için talimatı verdim. Yeter ki biz aramıza kimseyi sokmayalım, yeter ki biz birlik ve beraberliğimizi bozmayalım. Gerisi Allah’ın izniyle gelecek, ülkemizin imkânları genişledikçe gereken neyse o yapılacaktır.”

“BİZ AİLENİN KUTSİYETİNE İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara seslenerek, “Bay bay Kemal ve ortaklarına şu soruları sormanızı istiyorum. Yalanı, boyamayla doğru mu edeceksin? Akıp giden yılana kardeş mi diyeceksin? Evet, şayet aklına gelir de yolu buraya düşerse, bay bay Kemal’e bunları muhakkak sorun” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “PKK elebaşlarının niçin kendisini desteklediğini sorun. Kandil’deki PKK elebaşları, teröristler ne diyorlar, ‘Biz ne AK Parti’yi ne MHP’yi desteklemeyiz. Biz, evet, altılı masayı destekleyeceğiz.’ Şimdi, bu teröristlerden, bu Kandil’deki terör örgütünün başlarından bu millete, bu memlekete fayda gelir mi? Öyleyse, biz bunlara asla prim vermeyeceğiz. Bölücü örgütün siyasi uzantılarının neden aday çıkarmadığını, niçin kendisine destek verdiklerini sorun. Meclisteki bir saatlik görüşmede bunlara ne vaat ettiğini, kapalı kapılar ardında nelerin sözünü verdiğini sorun. Şimdi, çok önemli bir şey söylüyorum. Kardeşlerim, ailenin kutsiyetine inanır, öyle mi? Aile bizde kutsaldır. LGBT gibi sapkın yapıların niçin kendisine oy dilendiğini sorun. Bay bay Kemal, LGBT’ci olduğunu biliyoruz. İYİ Parti, onu da biliyoruz. O masada beraber olan, maalesef yok DEVA’sıymış, yok bilmem Gelecek’miş, yok bilmem şu bu filan, HDP, bunlar hepsi LGBT’ci. Ama AK Parti’nin asla böyle bir sorunu yok, Milliyetçi Hareket Partisi’nin asla böyle bir sorunu yok. Şu anda Cumhur İttifakı’nın böyle bir sorunu yok. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Ailenizi asla yaralamalarına müsaade etmeyeceğiz.”

“DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA, KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “muhalefetin, Türkiye’nin savunma sanayi projelerinden niçin rahatsızlık duyduğunu” sordu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu belirttiği açıklamasını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada böyle bir tartışma yokken, 75 yaşından sonra niçin kendi ‘mezhep ve köken’, bu meseleyi gündeme getirdi. Tabii bir de daha önce verdiği sözleri niçin tutmadığını, kazandıkları belediyelerde niçin insanımızın ekmeğiyle, aşıyla oynadığını sorun. Bay bay Kemal, hani kimseyi çıkarmayacaktın belediyelerden? İstanbul’da çıkardılar, Ankara’da, İzmir’de çıkardılar, hâlâ çıkarmaya devam ediyorlar. Ama biz doğru bildiğimiz yolda, kararlı bir şekilde yürümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin meydanlarda ne söz veriyor, neyi taahhüt ediyorlarsa, göreve geldiklerinde bunları tek tek hayata geçirdiklerini bildirdi.

Bu anlayışla, Rize’de son 21 yılda 64 milyar liralık kamu yatırımı yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 11 yeni derslik inşa ettiklerini, kente üniversite kazandırdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik ve sporda 5 bin 962 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 110 spor tesisi yaptıklarını, sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi hemşehrilerine toplam 1,5 milyar lira kaynak aktardıklarını ifade etti.

Sağlıkta 911 yataklı 11 hastane dâhil 29 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatak sayısı 800 olan Rize Şehir Hastanesi ve 100 yataklı Güneysu Devlet Hastanesiyle birlikte 15 tesisle ilgili süreçlerin devam ettiğini, çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 5 bin 189 konut projesini hayata geçirdiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi bugün burada karşımda aldığım resmî rakam ne biliyor musunuz? Rize, 80 bin kişiyle burada. Elhamdülillah, bu, bir şeyi gösteriyor. Ne diyor Rize, ‘Biz gümbür gümbür sandığa gidiyoruz’. Şimdi de Rize’de İlk Evim’le 1100 konut yapıyor, İlk Arsam’la 300 altyapısı hazır arsa veriyoruz. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1451 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Rize’nin adeta sembolü hâline gelen Ayder yaylamızın yolunu ve altyapısını yeniledik. Burada, yaklaşık 2 bin araçlık kapalı otoparkla birlikte bir termal tesisin, konaklama birimlerinin, Gelintülü Şelalesi Seyir Terası’nın yapımı sürüyor.”

“RİZE’YE TOPLAM 8 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK SAĞLADIK”

Ulaştırmada göreve geldiklerinde 20 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 190 kilometreye çıkardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkizdere-İspir Yolundaki Ovit Tünelini, İyidere-İkizdere Yolu ile Hurmalık Tünellerini, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmete sunduklarını söyledi.

Dünyaya örnek olan, yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Rize-Artvin Havalimanını denizin üzerinde yapıp hizmete aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının yolcu sayısının geçen yıl 524 bini geçtiğini bildirdi.

İyidere Lojistik Limanını 2025’te tamamlayacaklarını, Pazar, Çayeli ve Fındıklı’ya balıkçı barınakları yaptıklarını, tarım ve ormanda Rize’ye 3 içme suyu tesisi, 74 taşkın koruma tesisi ve 17 hidroelektrik santral tesisi inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşkın koruma tesisleriyle 151 yerleşim yeri ile 17 bin dekar araziyi korumaya aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’ye toplam 8 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini, sanayide kente bir organize sanayi bölgesi ile Teknokent kazandırdıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide Rize’ye, Güneysu’ya, Ardeşen’e, Çayeli’ne, Fındıklı’ya, Pazar’a, Kalkandere’ye, Derepazarı’na, İyidere’ye, Kendirli’ye, Salarha’ya doğal gaz arzını sağladıklarını, önümüzdeki dönemde İkizdere ve Muradiye’ye de doğal gaz getirileceğini belirterek, Rize hak ettiği yere ulaşana kadar durmayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kusursuz olmak, hatadan münezzeh olmak sadece Allah’a mahsustur. İnsanoğlu beşerdir, elbette eksiği, noksanı, kusuru olur. Bizim de eksiklerimiz olabilir. 21 yılda yapmak isteyip de engellerden dolayı yapamadıklarımız olabilir. Ama samimiyetimizden, gayretimizden, Türkiye için verdiğimiz mücadeleden şüpheniz var mı? Rize şahittir, 85 milyonun hepsi şahittir. Ülkemize ve milletimize kazandırdığımız eserleri sizler de görüyorsunuz” dedi.

“BİR YIL BOYU DOĞAL GAZIN ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITIMI DEVAM EDECEK”

Türkiye Yüzyılı için çok daha büyük hedefler belirlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler? ‘Bunlar maket.’ Neye dediler bunu? TOGG’a, TCG Anadolu’ya dediler” şeklinde konuştu.

AK Parti’nin yapacağı yatırımlara ilişkin meydandaki ekranlardan izletilen video gösteriminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Evet, Rize’nin de desteğiyle inşallah tüm bunları hayata geçireceğiz. Gerçi, yaptığımız her şeye bir kulp takanlar, bunlara da atmadık çamur bırakmayacaktır. Hatırlarsanız ‘Fabrikası bile yok’ dedikleri ilk yerli ve millî aracımız TOGG’un dağıtımına başladık. Kalorifer peteğine benzettikleri millî savaş uçağımız KAAN’ı hangardan çıkardık. ‘Bunlar maket’ iftirası attıkları AKINCI ve ANKA-3’ü havalandırdık. ‘Katarlılara sattılar’ yalanını söyledikleri Arifiye’deki fabrikada yeni nesil Fırtına Obüslerini ve Altay Tankımızı ürettik, ordumuza teslim ettik. ‘Ortada gaz-maz yok’ dedikleri Karadeniz gazımızı ülkemize rekor bir sürede getirdik mi? Şimdi ücretsiz olarak doğal gazın dağıtımı başladı mı? Bir yıl boyu doğal gazın ücretsiz olarak benim vatandaşıma dağıtımı devam edecek. İlk ay ısınma dâhil konutlardaki tüm doğal gaz faturalarını ücretsiz yaptık. Ayrıca bir yıl boyunca yine konutlardaki mutfak ve su ısıtma ihtiyaçlarına karşılık gelen miktardaki doğal gaz tüketimini faturalardan düşüyoruz. Gabar’da günlük 100 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol bulduk.”

“GENÇLERİMİZ HAYATA İNŞALLAH DAHA GÜÇLÜ BAŞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaynağı ülkenin doğal gaz ve petrol gelirlerinden sağlanacak Aile ve Gençlik Bankası kuracaklarını, buradan aile ve gençliğe kredi vereceklerini hatırlattı.

Bu bankanın, aile kurumunun güçlendirilmesi ve gençlerin desteklenmesiyle ilgili çalışmaların finansmanını karşılayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ev hanımlarımızı, primlerinin üçte birini buradan ödemek suretiyle emekli ederek, kendi gelirlerine kavuşturacağız. Gençlerimizin eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğe her adımlarında hibe ve kredi destekleriyle yanlarında olacağız. Rizeli gencimiz evlenmek istediği zaman gidecek, 2 yılı ödemesiz 48 ay vadeli faizsiz 150 bin lira kredisini alacak, düğününü yapacak. Kendi işini kurmak isteyen gençlerimiz, bir kısmı hibe, bir kısmı uygun şartlarda kredi olmak üzere belli bir kaynağı yanlarında bulacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece gençlerin hayata daha güçlü başlayacağını ifade ederek, “Öyle Bay Bay Kemal ve ortakları gibi bu aziz milleti Londra’daki tefecilere el açar duruma asla düşürmeyeceğiz. Son 21 yıldır Türkiye’yi, nasıl kendi kaynaklarımızı harekete geçirerek kalkındırdıysak, inşallah gelecekte de aynısını yapacağız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi bir daha muhannete muhtaç etmeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bu altılı masanın etrafında olanlardan iki tanesi benim yanımdaydı, yani bizim çıraklardı. Bunlardan bir tanesi ‘ekonomiyi çok iyi bilirim’ dedi. Davos’ta IMF’nin başkanıyla görüşme yapıyoruz. IMF’nin başkanı dedim ki sen taksitlerini alıyor musun? Alıyorum dedi. IMF’yi idare edebilirsin ama Türkiye’yi idare edemezsin, Türkiye’yi ben idare ederim. O zaman başbakanım. Sene 2013, 2013’te biz IMF ile ilişkileri kestik. Bütün ödemeleri bitirdik, o zaman borç 23 milyar dolardı ve IMF ile olan bu ilişiği kestik o günden sonra IMF ile bizim ilişiğimiz kalmadı. CHP ne yaptı? Adamını gönderdi otele, aynı şekilde İYİ Parti o da otele gönderdi. Onlar IMF ile görüşmeler yapıyorlar bize de güya nasihatte bulunuyorlar. Neymiş IMF’den borç alalım. Bizim öyle bir derdimiz yok, bitti o iş. Bizim artık IMF’den alacak herhangi bir paraya ihtiyacımız yok. O zaman Merkez Bankasındaki döviz rezervimiz 27,5 milyar dolardı, şimdi elhamdülillah 122 milyar dolar. Nereden nereye.”

“SİYASİ GÖRÜŞ İÇİN DEĞİL VATAN İÇİN BURADAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinin bir dönüm noktası olacağını, sadece Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı ve Rize’yi temsil edecek milletvekillerinin seçilmeyeceğini aynı zamanda Türkiye’nin gelecek asrına da hep birlikte yön verileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ya terörün başını ezenleri ya da FETÖ’cü ve bölücülerle iş birliği yapanları seçeceğiz. Tercihimizi ya aile kurumuna sahip çıkanlar ya da LGBT’yi başımıza musallat edecekler arasında yapacağız. Ya büyük ve güçlü Türkiye diyeceğiz ya da ekonomisi tefeciler tarafından yönetilen zayıf bir ülkede yaşayacağız. Tavrımızı inşallah çok güçlü bir şekilde ortaya koyacağız. Siyasi görüş için değil vatan için buradayız. Adamların bir defa bayrağı yok, vatanı yok, ezanı yok. Kandildekiler vatansız, imansız, ezansız, Kuran’sız.”

Alandakilere sorduğu, “Bunlarla beraber yürüyenler kimler? CHP, İYİ Parti, HDP ve diğer yavrucuklar. İşte bunlara 14 Mayıs’ta gereken dersi veriyor muyuz?” sorusuna “Evet” karşılığını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerle, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız” sözlerini tekrarladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kürsüde, “Duyanlara duymayanlara” adlı şarkıya eşlik etti. “Biz Rize’yi çok seviyoruz. Bir Rizeli olarak yolun başından itibaren bugüne kadar bizi hiç yalnız bırakmadınız. Şimdi 3’te 3 yapıyor muyuz? Sandıkları patlatıyor muyuz?” sorularına “evet” karşılığını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Ama durmuyoruz. Durmak yok” dedi.

DÜNYA

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Ankara Türkiye

Setencioğlu Tiny House Türkiye

Avatar

Published

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Avatar

Published

on

Samsun’da bundan tam 105 yıl önce başlayan ve Millî Mücadele’yi zaferle taçlandıran 19 Mayıs 1919’un, güçlü Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu tarih olduğunu vurgulayan

Erdoğan, “Bu tarih, milletimizin düşman işgaline karşı ülkemizin her köşesinden yükselen istiklal ve istikbal ruhunun kıvılcımı olmuştur. Milletimizin esarete karşı direnişini ortaya koyarak topyekûn bir varoluş mücadelesini başlattığı bu sürecin devamında ya istiklal ya ölüm nidalarıyla vücut bulan varlık-yokluk mücadelesi başlamıştır.” dedi.

Samsun’da yanan istiklal meşalesinin, Amasya, Erzurum, Sivas ve ardından Ankara ile tüm Anadolu’ya yayıldığını belirten Erdoğan, 19 Mayıs ruhunun, bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesi olduğunu ifade etti.

“Zorluklara karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla hep beraber mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı her türlü baskıya, provokasyona rağmen

hızlandırdığı kalkınma, büyüme, güçlenme mücadelesini ancak 19 Mayıs’ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine ve hedeflerine sahip çıkarak sürdürebiliriz.

Yeni Türkiye Yüzyılı’nın neferleri olan sizler böyle bir bilinç ve özgüvenle tarihinize, bugününüze sahip çıkıp birbirinizle kenetlenin, birbirinizle kardeşlik hukukunuzu geliştirin. Siz gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın bütün kahramanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

İİT Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı

Avatar

Published

on

Emine Erdoğan, Nijerya’da İİT Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı’na katıldı

Programda katılımcılara hitap eden Emine Erdoğan, konuşmasına Türk halkının en içten sevgilerini ileterek başladı ve Afrika’nın doğal güzellikleri, kültürel çeşitliliği ve her ülkede karşılaştığı içten misafirperverliğin her gelişinde kendisini derinden etkilediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Nijerya’nın başkenti Abuja’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyesi Afrika Ülkelerinin Kanserle Mücadele Farkındalığının Artırılması ve Destek Programı’na onur konuğu olarak katıldı.

Program dolayısıyla dünyanın farklı köşelerinden gelen ülke temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, “13. İslam Zirvesi marjında Türkiye’de düzenlediğimiz ilk oturumun ve yayınladığımız ‘İstanbul Deklarasyonu’nun üzerinden sekiz yıl geçti. 2018 yılında Burkina Faso’da ve şimdi de Nijerya’da gerçekleştirilen seminerler, seneler önce ektiğimiz tohumların filizlendiğini gösteriyor” diye konuştu.

Emine Erdoğan, etkinliğin hayırlara vesile olması ve ülkeler arasında ilim ve şifa köprüleri kurması dileklerini de iletti.

“GÜNÜMÜZDE, KÜRESEL ÖLÇEKTE HER ALTI ÖLÜMDEN BİRİSİ KANSER YÜZÜNDEN GERÇEKLEŞİYOR”

Dünya Sağlık Örgütü’nün gelecek 15 yıl içinde 30 milyona yakın insanın kansere yakalanacağını, yarısından fazlasının ise hayatını kaybedeceğini öngördüğünü aktaran Emine Erdoğan, “Günümüzde, küresel ölçekte her altı ölümden birisi kanser yüzünden gerçekleşiyor” dedi.

Kanser vakalarının yüzde 90’ının çevresel faktörlerden kaynaklandığına dikkati çeken Emine Erdoğan, hastalıktan önce ona sebebiyet veren, yaşanan çevrenin değişen kimyasının konuşulması gerektiğini belirtti.

Emine Erdoğan, “Bugün Afrika’da kanser kaynaklı ölümler, AIDS, tüberküloz, sıtma gibi bulaşıcı hastalıkların toplamından daha fazla can kaybına neden oluyor. Bu tablo karşısında, tüm Afrikalı kardeşlerim adına soruyorum; daha önce kıtada çok ender görülen kanser vakaları neden böylesine arttı? Cevap, hepimizi ürkütecek kadar yalın, Afrikalıyı koruyan yerel yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla birlikte sağlık hâli kayboldu” diye konuştu.

Çağın aşıladığı tüketim kültürü sebebiyle binlerce yıldır nesilden nesile aktarılan kadim yaşam öğretilerine sırt dönüldüğüne işaret eden Emine Erdoğan, geçmişte Asya’da, Anadolu’da ve Afrika’da şifayı hayatın merkezine alan bir hayat tarzının hâkim olduğunu anımsattı.

Geleneksel öğretilerin, sağlık ile doğal yaşam bağlantısını vurguladığını İslam dininin helal ve temiz gıdayı emrettiğini aktaran Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Evimizi ve soframızı işgal eden kimyasallar ile mücadele etmekten bizi ne alıkoyuyor? Üstelik gıda sektöründeki bu zehirli dönüşüm artık topraktan, ekilen tohumdan başlıyor. Küresel gıda sistemleri, artan nüfusu doyurabilmek için GDO’ya mecbur olduğumuzu ileri sürerek kanserojen olabilecek yapay ürünleri dayatıyor. Oysa hepimiz, tarladan sofraya varıncaya dek heba edilen ürünlerin yalnızca üçte biriyle küresel açlığın engelleneceğini biliyoruz. Doğal ve helal olanı yeryüzünde hâkim kıldığımız, tabiat ile aramıza ördüğümüz yapay duvarları yıktığımız oranda gelecek nesillere önlenebilir hastalıklardan arındırılmış, yaşanabilir bir dünya bırakacağımıza inanıyorum.”

“SAĞLIK ORDUMUZ SAYESİNDE YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜREN SONUÇLAR ALIYORUZ”

Emine Erdoğan, Türkiye’nin kanserle mücadele politikalarına değinerek, “Bu mücadeleye, hiçbir vatandaşımızın çaresiz hissetmemesi için sağlık altyapımızı herkes için erişilebilir olacak şekilde güçlendirerek başladık” dedi.

Türkiye’nin her hastaya oda tahsis edilen şehir hastaneleri ve her semtteki aile hekimlikleriyle, uluslararası kabul görmüş tanı ve tedavilere ücretsiz erişimle, sağlık sisteminde âdeta çağ atladığını vurgulayan Emine Erdoğan, “İnsan hayatının kutsallığına yürekten inanan, hastalara sevgi, saygı ve şefkatle yaklaşan sağlık ordumuz sayesinde yüzümüzü güldüren sonuçlar alıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ORGANİK ATIKLARDAN KOMPOST YAPIMINI TEŞVİK EDİYOR, TOPRAĞIMIZI VE BEDENİMİZİ KİMYASAL GÜBRELERDEN KORUMAYI HEDEFLİYORUZ”

Kanser başta olmak üzere, birçok kronik hastalığın sebebi olan kimyasal düzeni, doğal olan ile değiştirmeye çalıştıklarını dile getiren Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Himayemde başlattığımız ‘Mirasımız Ata Tohumu Projesi’ ile ülkemizdeki yerel türleri kayıt altına alıyor, yüksek teknoloji içeren gen bankalarında koruyor, toprakla buluşturup çoğaltarak vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Yine himayemde başlattığımız Sıfır Atık Projesi kapsamında, organik atıklardan kompost yapımını teşvik ediyor, toprağımızı ve bedenimizi kimyasal gübrelerden korumayı hedefliyoruz. Başkanlığını yürüttüğüm Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu bünyesinde, dünyadaki iyi sıfır atık uygulamalarını araştırıyor ve yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Bu süreçte Türkiye, bilgi ve deneyimini paylaşmanın yanı sıra millî gelirine kıyasla dünyanın en cömert ülkesi olmayı ve dayanışmayı sürdürüyor.”

“TAM BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLUN ZİHNİ BERRAK, BEDENİ SAĞLIKLI VE İYİ EĞİTİMLİ GENÇLER YETİŞTİREBİLMEKTEN GEÇTİĞİNE İNANIYORUM”

Emine Erdoğan, obeziteyi azaltarak, fiziksel aktiviteleri artırarak gençliği her türlü bağımlılıktan kurtaracak etkinlikleri de önemsediklerini belirtti.

2009 yılında yürürlüğe giren kapalı alanlarda sigara içme yasağına elektronik sigaraları da ekleyen Türkiye’nin bugün dumansız hava sahasına sahip olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Tam bağımsızlığa giden yolun, zihni berrak, bedeni sağlıklı, vatansever, merhametli ve iyi eğitimli gençler yetiştirebilmekten geçtiğine inanıyorum. Bu nedenle yurt içinde ve yurt dışında yürüttüğü faaliyetlerle her türlü bağımlılıkla mücadele eden Yeşilay camiamızı, özgürlük savaşçıları olarak görüyor ve tüm kalbimle destekliyorum” şeklinde konuştu.

“KITA ÜLKELERİNİN KANSERLE MÜCADELE ALANINDA DÜNYANIN GERİ KALANININ SAHİP OLDUĞU İMKÂNLARA ERİŞEBİLMESİ GEREKİYOR”

Kansere bağlı ölümlerin yüzde 70’inin imkânları kısıtlı olan az gelişmiş ülkelerde yaşandığını anlatan Emine Erdoğan, “Afrika ülkelerinin yine küresel bir sorunun meydana gelmesinde payı olmadığı hâlde sonuçlarından orantısız biçimde etkilendiğini görüyoruz. Kıta ülkelerinin de kanserle mücadele alanında, teşhis, takip ve tedavide dünyanın geri kalanının sahip olduğu imkânlara erişebilmesi gerekiyor. Bu konuda, uluslararası örgütler kadar, hatta daha fazla, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sorumluluk üstlenmesinin, komşuluğun, kardeşliğin ve ümmet bilincinin bir gereği olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Tıbb-ı Nebevi’nin hikmet reçetelerini insanlığın hizmetine sunma konusunda tarihî bir misyonları olduğu düşüncesini de paylaşan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Peygamber Efendimizin bütüncül sağlık yaklaşımını yeniden benimsediğimizde yitirdiğimiz şifayı bulacağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Türkiye’de, kadim tıp bilgeliği ile Batı’nın teşhis ve tedavi olanaklarını entegre edecek çalışmalar yürütüyoruz. Yüzyılların deneyimini günümüze aktarmak için arşivlerimizdeki nadide el yazması tıp eserlerini tercüme ederek günümüz literatürüne kazandırıyoruz. İnanıyorum ki Türkçe külliyatı ve 3 bini endemik toplam 12 bin bitki türünün yetiştiği Anadolu’nun hazineleri, kanıta dayalı yöntemlerle reçetelere eklendikçe medeniyetimiz yeniden şifa yurdu olacaktır. “

“HER İNSANIN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYABİLDİĞİ, MÜREFFEH BİR DÜNYA DİLİYORUM”

Emine Erdoğan, bu birikimlerini paylaşmaya, her türlü iş birliğine ve desteğe açık olduklarını vurgulayarak, “Sözlerime son vermeden önce, Filistin halkına soykırım uygulayan ırkçı ve siyonist anlayışın insanlığın kanseri olduğunu ifade etmek istiyorum. 7 Ekim’den bu yana şiddetini giderek artıran ve masum insanları katleden işgali lanetliyor dini, milliyeti, rengi ne olursa olsun her insanın barış içinde yaşayabildiği, müreffeh bir dünya diliyorum” diye konuştu.

Zirve’nin, Afrika başta olmak üzere tüm insanlığa faydalı olması, sağlıklı ve güçlü bir ümmetin inşasına hizmet etmesi temennisinde bulunan Emine Erdoğan, gösterdiği küresel liderlik ve ev sahipliği için Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu’ya şükranlarını sundu.

Emine Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Nijerya başta olmak üzere organizasyonda emeği geçenlere de teşekkür etti.

İsrail’in saldırıları altındaki Filistin’e dair konuşma yapan tek kişi olan Emine Erdoğan’ın sözleri salondan büyük alkış aldı.

Programa ev sahibi Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu’nun yanı sıra, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio’nın eşi Fatima Maada Bio, Gambiya Cumhurbaşkanı Adama Barrow’un eşi Fatoumatta Bah-Barrow da katıldı.

Emine Erdoğan, program öncesi lider eşleriyle, kendilerine ayrılan salonda bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.

Programda Emine Erdoğan’a Sağlık Bakanı Fahrettin Koca eşlik etti.

Konuşmaların ardından lider eşleri ve diğer katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, ‘gerçekler’ yerine ‘çarpıtmalar’ üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği hakikat şudur: Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında; tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’na katılarak bir konuşma yaptı.

Ziraat Bankasının düzenlediği programda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği teması altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların sektörümüz açısından yol gösterici olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankasının 160 yılı aşkın süredir çiftçinin ve üreticinin yanında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: “1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu. Savaş dönemleri dahil ülkemizin yokluk günlerinde bankamız, çiftçinin, esnafın, tüccarın, girişimcinin yanında yer aldı. Üreticilerimizin, insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemesi noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası dün olduğu gibi bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne güçlü destek veren bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.”

“BULUŞMANIN TARIM EKOSİSTEMİNİN GELİŞMESİNE KATKI SUNACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

Ziraat Bankasının sadece kar peşinde koşan bir banka olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankanın ihtiyaç duydukları anda çiftçinin, esnafın sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının elinden tutan bir kara gün dostu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iktisadi teşekkülün çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedeflediğini dile getirerek, Ziraat Bankasının hem ülke içinde hem de yurt dışında mevcudiyetini artırdığını görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Ziraat Katılım’ın da 2015 yılında faaliyete geçmesiyle birlikte bankanın hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum. Bugünkü programımız Ziraat Bankasının kuruluş gayesinin misyonunu ve asli vazifesini yerine getirdiğini gösteriyor. 81 ilden, 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın tarım ekosisteminin gelişmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce genç ve kadın çiftçiler ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettiğini, ülkenin tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine burada tekrar şahit olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Bu hazineyi ne kadar ileriye taşırsak Türkiye için o kadar iyi olacaktır. Tabii bunun için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, iş birliği ve dayanışma içinde hareket etmesi mühimdir. Tarım sektörünün bütün aktörlerini aynı zamanda buluşturan bu tarz programlar anlayış birliğinin tesisini de kolaylaştırmaktadır. Değerli fikirleriyle bugünkü buluşmaya katkı sunan tüm hocalarımıza ve sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası yönetimini buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ediyorum. Ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine, sofralarımıza ulaşan çeşitli nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize de buradan bir kez daha selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde, Ankara’da ziraat odası başkanları ve üretici birlikleriyle bir araya geldiklerini ve kucaklaşıp hasbihal ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini, karşılaştırmalı olarak çok detaylı bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘Tarım bitti’ tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Biraz önce Tarım ve Maliye bakanlarımız da yaptıkları konuşmalarla bunu tekrar teyit ettiler” diye konuştu.

“PROBLEMLERİMİZE ORTAK AKILLA ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Özellikle hemen her sene tedavüle konulan saman ithalatı söyleminin, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakaret olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçekler yerine çarpıtmaları ve bunun üzerinden yapılan muhalefeti artık geride bırakması gerektiğini, eski muhalefet tarzının raf ömrünü tamamladığını ve bunun yerine, eleştiren ama daha yapıcı bir anlayışın ikame edilmesinin Türkiye için daha faydalı olacağını ve kendilerinin de böyle olmasını arzu ve ümit ettiklerini kaydetti.

Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği bir hakikat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır. Bunu söylerken elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Dünyadaki tüm ülkeler gibi bizim de sıkıntılarımız var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, çözmemiz gereken buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artışlardan, gündelik ve sürekli işçi eksikliğine kadar farklı alanlarda yükselen şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Başarılarımızla birlikte hâlen problem üreten alanların farkındayız. Muhasebemizi yaparken ne ifrata ne tefrite kaçıyor, dengeli ve objektif bir şekilde kendimize ayna tutuyoruz. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Başarılarımızın sayısını arttırmanın, eksiklerimizi gidermenin derdindeyiz. Problemlerimize ortak akılla çözüm yolları geliştirmeye çalışıyoruz.”

“BİZE İNSAN HAKLARI DERSİ VEREN BATILI ÜLKELERİN PEK ÇOK AFRİKA ÜLKESİNDE NELER YAPTIĞINI BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünün 21 yılda elde ettiği başarıların değersizleştirilmesine mahal vermeden, milletin en çok şikâyet ettiği hususlara odaklanarak Türkiye’yi hep beraber hedeflerine ulaştırmak istediklerini belirtti.

Millî mesele olan tarımda, hiç kimseye kapıları kapatmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin tarım ekosistemini geliştirmek için herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki tarım konusu ezberlere ve ön yargılara kurban edilmesin. Yeter ki cımbızla çekilen bir ürün üzerinden sektöre haksızlık yapılmasın. Allah’ın izniyle gerisi biraz gayret ve emekle zaten kolayca gelecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen asırda yeraltı kaynaklarının ön planda olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Petrol, altın, elmas ve diğer yeraltı zenginlikleri için oluk oluk kan aktı. Bir damla petrolü, bir damla kandan daha kıymetli gören sömürgeciler, bunları tahakküm altına almak için her yola başvurdular. Binlerce kilometre ötedeki ülkeleri işgal ettiler. Avrupa’dan Afrika’ya saldırdılar. Oralarda tüm imkânlarıyla Afrika’nın o zenci evlatlarının ne yazık ki imkânlarını, helikopterlerle elmaslarını, altınlarını Avrupa’ya taşıdılar. İnsanları topraklarından sürdüler. Savaş ve iç savaş çıkardılar, eli kanlı diktatörleri desteklediler, darbe yaptılar, cinayet işlediler, katliamlara imza attılar. Yerel halkı içkiye, uyuşturucuya alıştırarak, ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan kendilerine tamamen bağımlı hâle getirdiler. Kendi refahlarını mazlumlardan çaldıkları zenginlikler üzerine bina ettiler. Bize insan hakları dersi veren batılı ülkelerin Kongo’da, Cezayir’de, Kenya’da, Somali’de, Güney Afrika’da, Namibya’da, Nijerya’da ve daha pek çok Afrika ülkesinde neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Avrupa’nın ortasında, Afrika’dan getirilen insanların sergilendiği, ‘müze’ adı altında, affınıza sığınarak söylüyorum, hayvanat bahçeleri kuruldu. Sadece Kongo’da şiddet, açlık ve hastalık nedeniyle 10 milyon kişi öldü. Bu ülkeleri ziyaretimizde sömürgecilerin acımasız yüzünü bizzat görme fırsatı bulduk. Bunların hepsi ve daha fazlası yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kontrolü için yapıldı.”

“TOPLAM 33 MİLYON TON TAHILIN BOĞAZLARIMIZDAN GÜVENLİ GEÇİŞİNİ SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve çok daha sinsi yöntemlerle sömürü düzeninin devam ettiğini ancak içinde bulunulan yüz yılda aynı kavganın tarım alanları, su ve gıda için verileceğinin anlaşıldığını ve bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladıklarını dile getirdi.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Afrika’da tarım arazisi kiralamak için büyük bir yarış içinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte su kaynakları ve havzaları birer çatışma hattına dönüşüyor. Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki birçok gerilimin altında su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar yatıyor” şeklinde konuştu.

Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşında tüm ülkelerin gıda arz güvenliğini temin için nasıl kıyasıya mücadeleler verdiklerini unutmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayretleriyle hayata geçirilen Karadeniz Girişimi olmasaydı başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok yerde kıtlık yaşanacaktı. Açlık tehdidiyle karşı karşıya kalan 10 binlerce insan hayatını kaybedecekti. Biz buna kayıtsız kalamazdık ve hamdolsun kalmadık. Toplam 33 milyon ton tahılın Boğazlarımızdan güvenli geçişini sağlayarak durumun iyice kontrolden çıkmasına engel olduk. Şunu bir defa görmemiz lazım; tarımın önemi azalmayacak bilakis daha da artacak. Her yeni küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit edecek. İklim değişikliği, çevre kirliliği, küresel ısınma ve bölgesel riskler arttıkça rekabet kızışacak hatta belki de daha kanlı hâle gelecek. Bizim ülke olarak tüm hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Diğer türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımı sadece ekonomi için değil milletin bekası için de hayati önemde bir sektör olarak gördüklerini ifade etti.

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Bu Türkiye Yüzyılı’nın temel unsurları arasında tarımın, hayvancılığın, kırsal kalkınma ve tüm bu alanlardaki verimlilik artışının ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda bunun altyapısını güçlendirme yolunda önemli adımlar attıklarını ve tarım desteklerini hem çeşitlendirdiklerini hem de ciddi oranda yükselttiklerini belirtti.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin sektörün ve çiftçilerin daima yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin finansman ihtiyacını karşılamak üzere Ziraat Bankamızın kullandırdığı tarım kredilerinin tutarı 480 milyar lirayı aşmış durumdadır. Bu kredi miktarıyla Ziraat Bankası, sektörün kredi ihtiyacının yüzde 75’ini tek başına omuzlamıştır. Bu kredilerden yararlanan çiftçilerimizin sayısı 1,2 milyonu aştı. Ziraat Bankası’nın kullandırdığı tarım kredilerinin yüzde 91’i, yani 435 milyar liralık kısmı, faiz desteği verilen kredilerden oluşuyor. Bu kapsamda 587 binin üzerinde çiftçimizin 110 milyar lira tutarındaki tarım kredisinin faizinin tamamı, devletimiz tarafından ödeniyor. Sübvansiyonlu tarım kredisi kullanan çiftçilerimizin faizlerinin ortalama yüzde 69’luk kısmını, yine devletimiz karşılıyor. Bu uygun finansman kaynağı ne kadar çok çiftçimize ulaşır ve ihtiyacını karşılarsa, çiftçilerimizin karlılıklarına o derece katkı sağlamış oluruz. Bizim gayemiz, insanları doğdukları yerde doyar hâle getirmektir” diye konuştu.

Konuşmasından önce, yanında oturan bir besiciye “Ne yapıyorsun?” diye sorduğunu ve “Manda yetiştiriyorum” cevabını aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 mandayla başlamış. Şu anda 120 mandası var. Öyle mi? Mesele bu” dedi.

“Tarımın anavatanı olan Anadolu’da yeşil kalkınma ve yerelden kalkınma ilkesiyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlatıyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kırsal Kalkınma Hibe Programlarımızı, üretim planlamasını dikkate alarak yeniden düzenledik. 2024 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hibe desteğine esas proje limitini, 7 milyon liradan 14 milyon liraya yükselttik. 5 milyar lira hibe desteği sağlayacağımız 7 bin projeyi ve hak sahiplerini, bugünden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığımız açıklamaya başlayacak. Bu projelerle toplam 13 milyar lira yatırım yapılacak olup, yaklaşık 20 bin vatandaşımıza istihdam sağlayacağız. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, çiftçilerimiz için ilk kez hayata geçen yeni tarımsal kredi uygulamalarını ay başında kamuoyuyla paylaştı. Üretim planlaması kapsamında üretim ve sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz ilk defa ilave faiz, kâr payı indiriminden yararlanabilecek. Organize tarım bölgesi yatırımı yapacak üreticilerimize ve birinci derecede tarımsal amaçlı örgütlerimize de ilk defa ilave faiz indirimi uygulanacak.”

ÇİFTÇİYE VE BESİCİYE KREDİ LİMİTİ ARTIRMA MÜJDESİ

Sadece bunlarla yetinmediklerini, Ziraat Bankası’nın da yeni müjdelerle sektöre verdiği desteği artırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Her zaman gençlerin geleceğimiz olduğunu söylediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin tarım alanında iş ve işletme sahibi olmalarını teşvik ettiklerini belirtti.

Türkiye’deki genç nüfusa tarım dahil ne kadar fazla alternatif iş kolu oluşturulabilirse, ekonomi için o kadar güzel olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genç çiftçi kredisinin limitini 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya artırıyoruz. Kadın çiftçi kredisinin limitini de aynı şekilde 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Ziraat Bankamızın bu müjdeli haberlerinin de çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kredilerin katkısıyla tarım sektörümüz geliştikçe inşallah Türkiye daha müreffeh, milletimiz daha huzurlu, geleceğimiz daha aydınlık, daha güvenli olacaktır. Rabbim yolumuzu, bahtımızı, açık etsin diyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu imkânların sağlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Konuşmalarının ardından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve çiftçileri temsilen İzmir Menemen’den Aslı Turan tarafından ata tohumlarının yer aldığı tablo hediye edildi.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe

Avatar

Published

on

Ülkemizin güzide sanayi ve endüstri şehri ,Çorum’ da dünyaya gelen İbrahim Türk ,kariyerinde  basamakları koşar adım tırmanarak günümüzün idol tanınmış tam bir iş insanı.  Güne erken başlıyor. Koşu ve yürüyüş de sabah rutinleri arasında yer alıyor. Yoğun iş yaşamına rağmen ilgi alanlarına zaman ayırmayı da ihmal etmiyor.  

 “Dostlarım, arkadaşlarım ve ailemle geçirdiğim vakti artık kaliteli geçirmeye çalışıyorum” diyor. İş yaşamına ilk merhaba dediğinde kendi yaşını bile hatırlamıyor.

Tecrübeyle gençliğin sentezine de çok inanıyorum. “Yeni bir şirket olacağız” derseniz çok zor. Devrim değil evrim gerekiyor. Bunu kötünün idaresi olarak düşünmeyin. Tecrübeyle yeniyi eşleştirerek dönüştürmeyi çok seviyorum ve ben bunu finanstan öğrenmedim. Bu sosyoloji. Diyor.

İbrahim Türk ;

Uzun yıllardır büyüme planlarını  enerji sektörü ,otomotiv ve yurt dışı turizm odaklı yapıyor.. Yurt dışında gelişmekte olan ekonomilere yatırım yapmak üzerine kurulu bir strateji izliyor. Planları tam da bu noktada göreceli

Gireceği  pazarlarda  sektörün en iyisi olma hedefiyle çalışıyor, tüm bu süreçlerde yeni ülkeler belirlemek ve test etmek büyük önem taşıyor. Yeni coğrafyaları keşfetmek için kararlı adımlarla ilerliyor, hatta deyim yerindeyse koşuyor.

Gelecek adına öncelikle Enerji sektörünün en bilinen segmenti Akaryakıtcılık alanında sayısız başarılara imza attı.  “Akaryakıt ve LPG sektörü, bugün olduğu gibi yakın gelecekte de Türkiye’nin gelişmesini ve ilerlemesini destekleyen en önemli sektörlerden biri olmaya devam edecek diyen

 İbrahim Türk ;

Bizler yaklaşık 50 yıllık ,LPG  Dağıtım Sektörünün ilklerinden olan bir Firmayız .Son dönemde yüksek enflasyon, hem işletme maliyetlerimizi hem de işletme sermayesi ihtiyacımızı artırdı. Bu sorunlara finansmana erişim zorluğu da eklenince sektördeki sıkıntılar daha da arttı.  Bu nedenle ilave tedbirler almaya karar verdik.

Sektörümüzün büyümesini istiyorsak, sektör ve kamu olarak beraber düşünmeye, geleceği beraber kurgulamaya ve bu dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmeye ihtiyacımız var.

Tıpkı diğer tüm sektörlerde olduğu gibi otomotiv sektörü de bütünüyle değişiyor, daha doğrusu dönüşüyor. Şahsim ve Firmam adına ; gGün geçtikçe hızlanan teknolojik gelişmeler ve farklılaşan tüketici davranışları, otomotiv endüstrisini ve ilintili alanları, geleceğin belirginleşen dinamiklerine uyumlanmaya zorluyor.

Yakın gelecekte sektörün sürdürülebilirliğe odaklı elektrikli, akıllı ve online araçlara yönlenişi, büyük bir paradigma değişikliğini de beraberinde getirecek. İnancındayım diyerek adeta sektörün nabzını tutuyor.

İbrahim Türk ;

Turizm sektörü, Türkiye için katma değer sağlama potansiyeline sahip en önemli birkaç sektörden biridir. Ekonomide en ağırlıklı paya sahip olan turizm, birçok sektöre lokomotif olmakta, ayrıca Uluslararası Ticaretin ve iş birliklerinin gelişimine önemli ölçüde fayda sağlamaktadır.

Ben Turizm alanında Yurt dışı odaklı bir portföy de yer almak istiyorum diyerek ekliyor. Ülkelerarası sınırlar çoktan aşılmıştır. Ülkelere erişimde, siyasi sebeplerin, yaptırımların, bahanelerin arkasına sığınılmamalıdır. İyi çalışılmış bir pazar araştırması sonrasında yapılacak doğru stratejiler ile ülke turizmini gayet başarılı tanıtabilir, inanılmaz sonuçlar elde edebiliriz.

Daha çok kazanmak ve dünya pazarında söz sahibi olmak için, şu andakinden daha farklı düşünmemiz, yol haritamızı küresel rekabete ayak uydurabilecek şekilde tasarlamamız gerekmektedir.

2024 yılı itibarı ile inşallah hedeflediğimiz planlamaları hayata geçirmenin tam da zamanı diyoruz.

Tüm bunları yaparken de Sürdürülebilirliği ön planda tutmak, başarılarımızın temelini oluşturuyor diyerek sözlerinin devamında ,

Bu anlamda da şahsım ve  firmamız enerji sektörü dışında turizm, otomotiv sektörlerinde de , sürdürülebilir ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerle hizmetlerini vermeye devam ediyor. Yeni ve inovatif teknolojiler kullanımının yanı sıra çevreye dost, enerji tasarrufu sağlayan sistematik hedeflerimizle sektörde sürdürülebilirliği ana konu olarak müşteriyle paylaşmaya devam ediyor..

İbrahim Türk;
“Dün аkıllıydım dünyаyı değiştirmek istedim; Bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim.“ sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.

Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile başarılarının devamını diliyoruz.

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

Avatar

Published

on

İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği, Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi’nde ödüller sahiplerini buldu. Zorlu Center & Raffles Hotel’de gerçekleşen zirvede, ödül töreni öncesinde İhracatın Yol Haritası ve Markalaşmanın önemi konulu paneller düzenlendi.

SEKTÖRÜN YILDIZLARI MARKALAŞMAYI KONUŞTU!

TGRT Haber Sunucusu Cem Küçük’ün Moderatörlüğünü yaptığı İhracatın Yol Haritası Paneline; AHBİB Yön Krl Bşk. – Tat Gıda Bşk Vekili Veysel Memiş, DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Bşk. Kübra Orakçıoğlu, ZONSİAD Yön. Krl. Bşk. – DEİK Güney Afrika Bşk. Yrd. Nejdet Tıskaoğlu, Aky Teknoloji Yön. Krl. Bşk. Gökmen Akyürek katılırken,

TGRT Haber Sunucusu Mehmet Aydın’ın moderatörlüğünü yaptığı Markalar Konuşuyor Paneline; Renault Mais A.Ş Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, TURAN APP Kurucu Ceo’su Özgür Bayraktar, DizaynVip Yön. Krl. Bşk. Erbakan Malkoç’un katılımıyla gerçekleşti.

GECEYE DEMET SABANCI DAMGA VURDU!

Ünlü İş Kadını Demet Sabancı’nın iki ödülle ve yaptığı ödül konuşmasıyla damga vurduğu gece, İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği 8. Türkiye Marka Zirvesi, URAW Kozmetik Ana Sponsorluğunda gerçekleşti. Zirvede İhracatın Yol Haritası ve Markalar Konuşuyor başlıklı iki panel düzenlendi. Alanında uzman isimlerin katıldığı panellerde markalaşmanın önemi, ihracatı artırmak için atılması gereken adımlar gibi konular masaya yatırıldı. 8. Türkiye Marka Zirvesi iş, sanat, cemiyet dünyasını bünyesinde ağırladı. Geceye 100 marka temsilcisi ve yaklaşık 600 davetli katıldı. Sunuculuğunu Mehmet Aydın ve Derya Taşbaşı’nın yaptığı etkinlikte 50 ödül alanında fark oluşturmuş firma temsilcisine verildi.

Gecenin açılış konuşmasını yapan İstanbul İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Marka Zirvesi kurucusu Nedim Delibaş, Türkiye’den global marka çıkarmanın önemine dikkat çekti. Nedim Delibaş, ‘‘Türkiye’nin dünyadaki global markalarını burada ağırladık. Türkiye Altın Marka Ödülleri’ni bu yıl 8’inci kez dağıttık. Bundan sonra konsepti değiştiriyoruz. Etkinliğimizi birkaç güne yayacağız. Marka hikayelerini bulacağız, markalarımızı ön plana çıkartacağız. Yapılan işi severek yapmak gerekiyor, markayı doğru tanıtmak gerekiyor. Global markalar çıkarmanın yolu doğru reklam anlayışından ve işi severek yapmaktan geçiyor’’ dedi.

Özel araç tasarımı alanında faaliyet gösteren DizaynVip gecede ödüle layık görülen markalar arasında yerini aldı.  DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, ‘‘Türkiye’nin en prestijli marka ödülünü almaktan mutluluk duyuyoruz. Bizler iş insanları olarak mücadele ediyoruz. Bu gibi organizasyonlarda ödül almak bizleri motive ediyor. Dünyada çok talep gören bir markayız. Kara, deniz ve hava araçlarında çok özel dönüşümler yapıyoruz. Markamızın ödüle layık görülmesinden dolayı mutluyuz’’ şeklinde konuştu.

Elcab Kablo Yönetim Kurulu Başkanı Nejdet Tıskaoğlu ise ‘‘Yılın İhracat Markası ödülüne layık görüldük. Yapılan işe verilen bir emek var, böyle organizasyonlarda ödüllendirilmek çok kıymetli. Bu ödülün arkasında çok paydaşlar var. Hem Türkiye’de hem yurt dışında ekip arkadaşlarımız var. Bu organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diye konuştu.

TÖRENDE DAĞITILAN ÖDÜLLER

Yılın En Başarılı Kozmetik Markası – URAW

Yılın Haber Portalı – Haberler.com

Yılın İnovasyon Markası _ Turan

Yılın Genç Girişimcisi – Özgür Bayraktar

Yılın Gıda Markası – TAT Gıda

Siyaset Özel Ödülü _ Ahmet Gök

Yılın En Hızlı Büyüyen Sağlık Markası – EMPCLINICS

İstanbul’un En İyi Gece Mekanı – Raffles Hotel & Long Bar

Yılın Seyahat Acentası – Jolly Tur

Yılın Spor Kulübü – İBB SPOR

Türkiye’de Yılın Mutlu Şehri – Sinop

Yılın İş Kadını – Demet Sabancı

Yılın Turizm Markası – Çeşme

Yılın Lifestyle Programı – Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti

Yılın Finans Markası – UNITED Payment

Yılın Giyim Markası  – Kiğılı

Yılın Genç İş Kadını – Kübra Orakçıoğlu

Yılın Kültür ve Sanat Markası – Hollywood Türk Film ve Drama Günleri

Kültür Sanat Özel Ödülü – Prof. Dr. Ahmet Özer

Yaşam Boyu Başarı Ödülü  – Mahmut Arslan

Yılın Lezzet Markası – Sembol Ocakbaşı

Yılın Perakende Mağazası – Any Home

Yılın En İyi Çıkış Yapan Oto Galeri Firması – Loft Garage

Yılın İçecek Markası – Sarıyer Kola

Yılın CEO’su – Enes Örer

Yılın Kurumsal Markası – MTKC Enerji Gıda

Yılın Sağlık Başarı Özel Ödülü – Dr. Ender Saraç

Best International Maritime Brand of the Year – Safetmade Marine Product

Kıbrıs’ın En İyi Çıkış Yapan Yatırım Firması  – CNS Investment

Kıbrıs’ta Yılın İnşaat Markası – Döveç Construction

Yılın Gazetesi – Dünya Gazetesi

Yılın En İyi Sabah Haberleri Programı – Cem Küçük ile Günaydın Türkiye

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Tiny House Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi | Setencioğlu

Tiny House Türkiye

Avatar

Published

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Sadece demokraside değil; ekonomide, tarımda, hayvancılıkta, üretimde ve ihracatta ülkemizi hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik. Türkiye Yüzyılı’nı da yine çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle ATO Congresium’da düzenlenen, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, hayatını kaybeden tiyatro ve sinema sanatçısı Ayten Gökçer’e Allah’tan rahmet, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı dileyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle düzenlenen bu toplantıda, çiftçiler ve temsilcileriyle birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Alın terleriyle toprağı sulayan, emekleriyle onu üretime, ürüne dönüştüren çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Çiftçiler Günü’nün tüm çiftçilere, millete ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

“TÜRK DEMOKRASİSİNE VURULAN PRANGALARI SİZLERLE BERABER PARÇALADIK”

Çiftçilere bereketli bir yıl temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Çiftçi kardeşlerimize bir kez daha emeklerinden, alın terlerinden, ülkemize ve milletimize kazandırdıklarından dolayı teşekkür ediyorum. Rabb’im sizlerden razı olsun. Rabb’im milletimize sizlerin yokluğunu yaşatmasın. Tabii çiftçi kardeşlerimize sadece ülkemiz tarımına yaptıkları katkılar için değil, demokrasimize verdikleri destek için de minnettarız, müteşekkiriz. 15 Temmuz darbe girişiminde millî iradeyi korumak için öne atılanların en başında, biliyorsunuz, çiftçilerimiz vardı. Birileri uçakları görünce bankamatik kuyruklarına koşarken, benim çiftçi kardeşim darbecileri engellemek için bir yıllık mahsulünü ateşe verdi. Elindeki tüm imkânlarla darbeci hainlere karşı koyan çiftçilerimizin fedakârlığını, cesaretini ve vatanperverliğini hiçbir zaman unutmayacağız. Tıpkı Millî Mücadele’de olduğu gibi iş başa düşünce istiklal ve istikbalimiz uğrunda canını ortaya koyan tüm çiftçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye’yi vesayetin her türlüsünden kurtarma mücadelesini birlikte verdik. Türk demokrasisine vurulan prangaları sizlerle beraber parçaladık. Sadece demokraside değil ekonomide, tarımda, hayvancılıkta, üretimde ve ihracatta ülkemizi hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik. Türkiye Yüzyılı’nı da yine çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz. Rabb’im muhabbetimizi ve dayanışmamızı daim eylesin diyorum.”

“ÇİFTÇİ KARDEŞLERİMİZE HAK ETTİKLERİ ÖNEMİ VERMENİN GAYRETİNDE OLDUK”

İnsanların topraktan yaratıldığını ve hayatlarını topraktan elde edilen nimetlerle, mahsullerle sürdürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aşık Veysel’in “Kara Toprak” şiirinden dizeler okudu. İnsanoğlunun sadık yârinin toprak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toprak olmazsa bitki, nebatat ve hayatın olamayacağını söyledi.

Toprak olmazsa ne dünyada kalacak yer ne de öteki âleme göçünce yatacak yer bulunabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz toprağa ne kadar değer verir, ihtimam gösterirsek, toprak da bizi besler, yaşatır, bağrına basar. Şayet emek vermez, alın teri dökmez, gerekli altyapıyı kurmaz, gerekli yatırımı yapmazsanız, toprak da size bakmaz, sizi doyurmaz, beslemez. Bu anlayışla son 21 yılda hem toprağa hem de toprağı bizim için işleyen çiftçi kardeşlerimize hak ettikleri önemi vermenin gayretinde olduk” dedi.

Türk tarımının çehresini ve kaderini değiştirebilmek, daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak, sorunlara kalıcı, pratik ve modern çözümler bulabilmek için yoğun mesai harcadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin tarımsal potansiyelini gün yüzüne çıkarmak için kırsal kalkınma alanında ciddi destek ve hibeler sağladık. Bu sayede tarım sanayi entegrasyonunu güçlendirdik” diye konuştu.

“SON 21 YILDA, 1 TRİLYON 364 MİLYAR LİRA TARIM DESTEĞİ VERDİK”

Üretimin gelişmesi için son 21 yılda reel rakamlarla 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteği verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2024 yılında şu ana kadar 45 milyar lira ödeme yaptık. Yıl sonuna kadar bu rakam 91,5 milyar liraya çıkacak. Üreticilerimizin yoğun emeği ve yürüttüğümüz etkin politikalar sayesinde tarım-orman sektörümüz son 21 yılın 16’sında büyüme kaydetti. Sulanan arazi miktarını 48 milyon dekardan, 71 milyon dekara çıkardık. Toplulaştırılan arazi miktarı 4,5 milyon dekardan, 73 milyon dekara ulaştı. Sürdürülebilir tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği için, ülkemiz genelinde toplam alanı 93 milyon dekar olan 440 tarımsal ovamızı koruma altına aldık. İlk kez bizim dönemimizde başlayan TARSİM ile üreticimizin alın terini, doğal afetlere karşı koruduk, koruyoruz. TARSİM’le, sigorta poliçe bedellerini yüzde 67’ye varan oranlarda biz karşılıyoruz. Biliyorsunuz, zaman zaman tarım sektörümüzle ilgili gerçek dışı iddialar gündeme getiriliyor. ‘Çamur at, izi kalsın’ mantığıyla Türkiye’nin tarım politikası kötüleniyor, değersizleştirilmeye çalışılıyor. Bir defa şunu söylemek durumundayım, bu iddialar, bizden önce eli nasırlı çiftçilerimizin emeklerine hakarettir. Elbette yapılan her işin eksiği, fazlası, doğrusu, yanlışı olabilir. Her ülke gibi bizim de sıkıntılarımız var ama ‘Türkiye’de tarım bitti’ demek sadece cehaletin değil, büyük bir art niyetin işaretidir. 2002 ile 2023’ün basit bir karşılaştırması bile muhalefetin diline doladığı eleştirilerin temelsiz, mesnetsiz ve içinin boş olduğunu göstermeye kafidir.”

“TÜRKİYE 2023 YILINDA 212 ÜLKE VE BÖLGEYE, 2 BİN 200 ÇEŞİT TARIMSAL ÜRÜN İHRAÇ ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımsal verilerin, ülkede son 21 yılda nereden nereye geldiğini çok net ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasıla bakımından Avrupa’da lider, dünyada ilk 10 içerisinde, fındık, incir, kiraz ve kayısı üretiminde dünyada açık ara birinci sırada bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada 4’üncü, meyve üretiminde ise 5’inci olunduğunu bildirdi.

Destek ve yatırımlarla, 2002’de 25,1 milyar dolar olan tarımsal hasılanın, 2023’te 2,7 kat artışla 69,2 milyar dolara yükseltildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde ihracatın 3,8 milyar dolardan 2023’te 31 milyar dolara ulaştırıldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye 2023 yılında 212 ülke ve bölgeye, 2 bin 200 çeşit tarımsal ürün ihraç etti” dedi. Son 22 yılda, tarla bitkileri üretimini yüzde 34 artışla 78 milyon tona, meyve üretimini yüzde 94 artışla 27,4 milyon tona, sebze üretimini yüzde 23 artışla 31,6 milyon tona taşındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sertifikalı tohum üretiminin 9 kat artışla 1,3 milyon tonu bulduğunu, 117 ülkeye tohum ihracatı gerçekleştirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te 137 milyon ton bitkisel üretim miktarıyla, bu alanda Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını aktardı.

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Hayvancılığın ülke tarımının geleceği olduğunu, meseleye bu denli önemli ve stratejik bir zaviyeden baktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son dönemde kırmızı ve beyaz et fiyatlarında yaşanan suni fiyat artışlarını yakından takip ettik, inceledik, sebeplerini tüm yönleriyle araştırdık. Fahiş fiyat artışlarının sadece piyasa şartlarıyla izah edilemeyeceği, buradaki herkesin malumudur. Bazı temel gıda ürünlerinin fiyatlarında zaman zaman gördüğümüz ani çıkışların gerisinde piyasa koşullarından ziyade fırsatçılık vardır. Bu ürünlerin arz talep dengesini bozacak güce ulaşmış kimi çıkar odakları, fiyat manipülasyonu üzerinden piyasayı da bozmaktadır. Şunun bilinmesini isterim. Milletin aşına, ekmeğine ve boğazındaki lokmasına göz dikenlerden bunun hesabını mutlaka soracağız. Enflasyon ve hayat pahalılığına karşı yürüttüğümüz kararlı mücadeleyi, birkaç tamahkarın fiyat oyunlarına kurban vermeyiz, veremeyiz. Meclisimizde görüşülen düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, inşallah devletimizin ilgili kurumlarının eli daha da güçlenecektir. Fırsatçılara göz açtırmama yanında hayvancılıkta şikayetleri giderecek yeni politikaları da uygulamaya koyuyoruz. Hayvansal üretimi ülke genelinde, planlı üretime dahil ediyoruz.”

“BALIKESİR’DE DÜNYANIN EN BÜYÜK ORGANİZE TARIM BÖLGESİ İNŞA EDİLİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile işletmelerine tüm hayvancılık desteklemelerinde ilk defa ilave destek vereceklerini, ilk defa genç ve kadın üreticilerine yüzde 70 ek destek sağlayacaklarını belirtti.

Hayvan hastalıklarıyla mücadele için yeni tedbirler alınacağını, anaç hayvan üretiminin arttırılacağını, ıslah eylem planının hayata geçirileceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım alanındaki yatırımların çok boyutlu bir şekilde sürdürüldüğünü, ülkenin potansiyelinin en üst seviyede kullanılmasını amaçladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, jeotermal, rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir kaynakların kullanılacağı Organize Tarım Bölgeleri kurulduğunu, 41 ilde 60 Organize Tarım Bölgesinin yatırım sürecinin hızlandırıldığını ifade etti.

“Balıkesir’de dünyanın en büyük Organize Tarım Bölgesi inşa ediliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, markalaşmaya ve coğrafi işaretli ürünlere de büyük önem verildiğini söyledi.

Bugüne kadar 1382 tarım ve gıda ürününün coğrafi işaretinin tescil edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarla bitkilerinde 1004, bahçe bitkilerinde 1041 yerli ve millî tohumluk çeşidinin geliştirildiğini belirtti.

Ata Tohumu Projesi kapsamında, farklı türlerde 37 yerel çeşidi, araştırma enstitüleri adına tescil ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm planları bugüne göre değil, gelecek 25-30 yılı dikkate alarak yaptıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki 30 sene içinde, ülke nüfusumuz yüzde 25 artacak. Sadece nüfusumuz değil, biliyorsunuz, turist sayımız da artıyor. Geçen sene 57 milyonu aşkın yabancıyı ülkemizde misafir ettik. Şu anda 60 milyonu yakaladık. Bu ne demek? Aynı zamanda 60 milyar dolar turizmden gelir elde ediyoruz. Bu çok çok ciddi bir patlama. Artan nüfus ve turizm sektörü tüketiciler, gıda sanayicileri ve tarım ürünleri ihracatçıları açısından talebin yükselmesine yol açacak.”

“ÜRETİCİLERİMİZİ KORUYACAK, TÜKETİCİLERİMİZİN UYGUN FİYATLI GIDAYA ERİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek son yıllarda yaşanan krizler, gerekse gelecek tahminleri sebebiyle devletlerin gıda konusunda daha çok korumacı davranmaya başladığına dikkati çekerek, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, dünya için tarımın, ikamesi mümkün olmayan bir sektör olmaya doğru hızla ilerlediğini söyledi.

Tarım politikalarının buna göre şekillendirildiğini ve güncellendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sektörün sorunlarını asgariye indirmek için kapsamlı bir çalışma başlatıldığını, bu çerçevede planlı tarımsal üretime geçilmesinin sağlanacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım yapılan tüm alanların kayıt altına alınarak destekten faydalanan çiftçi sayısının artırılacağını, suya göre tarımın yapılmasının temin edileceğini belirterek, şöyle konuştu: “Biz, su zengini değiliz, tam aksine su fakiriyiz. Biz bugüne kadar hep kanalet sistemleriyle çalıştık. Şimdi bu işi artık kapalı sisteme dönüştürmek durumundayız. Kapalı sisteme dönüştürmek suretiyle de buradan israfı kaldıracağız. Sözleşmeli üretimi yaygınlaştıracağız. Tarım sayımı çalışmalarına başlamış durumdayız. Şehirlerimizin tarım altyapısını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Üreticilerimizi koruyacak, tüketicilerimizin de kaliteli ve uygun fiyatlı gıdaya erişimini kolaylaştıracağız.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN OLUMSUZ ETKİLERİNİ DAHA ÇOK HİSSEDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretim planlamasının yakın zamanda açıklanacağı yeni destekleme modeliyle daha etkin hâle getirileceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedefimiz, tarıma uygun olan her karış toprağımızı değerlendirmektir. Burada şunu da özellikle ifade etmekte fayda görüyorum: Toprağı daha çok sulamak, gübre dökmek, ilaç serpmek, ülkemizin tarım üretimini artırmayacaktır. Aslolan tüm bunların verimli, etkin ve doğru kullanımıdır.”

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin günden güne daha çok hissedildiğine, suyun ve tarıma uygun toprağın öneminin her geçen yıl daha da arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta rızkını topraktan kazanan çiftçiler olmak üzere herkesin bunların kıymetini bilmesi gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Boşa harcanacak tek bir damla suyumuz yok. Kirletilecek tek bir karış toprağımız yok. Meralarımız, yaylalarımız, ormanlarımız bizim hayat damarlarımızdır. Gelecek nesillerin bizlere emaneti olan bu değerlerimize sahip çıkmalıyız. Bu konuda çiftçilerimiz ve üreticilerimizle birlikte tüm vatandaşlarımızdan daha fazla hassasiyet bekliyorum” dedi.

Toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra tarım ve hayvancılık alanında atılacak adımlarda, burada dile getirilen görüşlerden daha fazla istifade edileceğini sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü tebrik etti.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar tarafından içinde sebze ve meyvelerin olduğu bir sepet hediye edildi.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor. Terör örgütlerine, bölgemizin geleceğinde yer olmadığına dair mutabıkız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

Sözlerinin başında Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve heyetini Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyimizin beşinci toplantısı çerçevesinde aralık ayında Atina’yı ziyaret etmiştim. Diyalog kanallarını açık tutma, ilişkilerimizde yaşanan ivmeyi geliştirme noktasında karşılıklı mutabakatımızı teyit etmiştik. Bu müşterek anlayışı, dostane ilişkiler ve iyi komşuluk hakkını Atina Bildirgesi ile de kayıt altına almıştık. Değerli Kiryakos’un beş ay sonra iadeyi ziyarette bulunması, bu mutabakatın bir yansımasıdır. Kendisine ikili münasebetlerimizi ilerletme konusundaki samimiyetleri dolayısıyla teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“İKİLİ TİCARETİMİZİ, 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARTMA HEDEFİYLE ÇALIŞIYORUZ”

Türkiye ile Yunanistan arasındaki iş birliği ruhunun güçlenmesinin her iki ülke ve tüm bölge için hayırlı olacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Başbakan ile biraz önce dar kapsamlı, son derece verimli, samimi ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmelerimizde ikili gündemimizde yer alan konuları etraflıca gözden geçirdik. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 6 milyar dolar olan ikili ticaretimizi, 10 milyar dolara çıkartma hedefiyle çalışıyoruz. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuz ile Yunan Ticaret Odaları Birliği arasında imzalanan Ortak İş Konseyi kurulmasına ilişkin anlaşma, çabalarımıza büyük katkı sağlayacak. Deprem kuşağında yer alan ülkelerimiz, tabii afetler karşısında komşuluk hukukunun gereğini hep yerine getirmiş, birbirlerinin yardımına ilk koşan ülkelerden olmuşlardır. Yine bugün imzalanan afet ve acil durum yönetimi alanındaki mutabakat zaptı, bu kulvardaki ahdî zeminimizi sağlamlaştırmıştır. Ziyaret vesilesiyle imzalanan sağlık ve tıp bilimleri alanlarında iş birliğine dair anlaşmayla da iş birliğimizi tahkim etmiş olduk.”

“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE GÜNDEMİMİZİN ÜST SIRASINDAYDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde Türkiye ile Yunanistan ilişkilerindeki birbiriyle bağlantılı sorunları da ele aldıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Atina Bildirgesi’nde çerçevesi çizildiği şekilde sorunlarımızı samimi diyalog, iyi komşuluk ve uluslararası hukuk dâhilinde çözme irademize bağlıyız. FETÖ, PKK ve DHKP/C gibi terör örgütleriyle mücadele de gündemimizin üst sırasındaydı. Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor. Terör örgütlerine, bölgemizin geleceğinde yer olmadığına dair mutabıkız. Komşumuz ve NATO müttefikimiz Yunanistan’dan beklentilerimizi bugün Sayın Başbakan ile bir kez daha paylaştım. Azınlık konusunu iki ülke arasında beşeri bir dostluk köprüsü olarak görüyoruz. İlişkilerimizdeki olumlu atmosferin, Yunanistan’daki Türk azınlık ve soydaşlarımızın haklarının karşılanmasına katkı sağlamasını bekliyoruz. Kıbrıs sorununun Ada’daki gerçekler temelinde adil ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması mühimdir. Böyle bir adımın atılması tüm bölgemizin istikrar ve huzurunu güçlendirecektir.”

“FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINIRLIĞINI ARTIRMAYA YÖNELİK DİPLOMATİK TEMASLARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Görüşmelerde Gazze’de yaşanan soykırım başta olmak üzere bölgesel gelişmeler konusunda da fikir teatisinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İsrail yönetimi, ateşkes çağrılarına kulak tıkadığı gibi destekçilerine dahi meydan okumaktan geri durmuyor. Vicdan sahibi tüm kesimlerin çağrılarına rağmen, masum sivillerin son sığınağı olan Refah’ı acımasız şekilde hedef almaya devam ediyor. 15 bini çocuk, 35 bini aşan Filistinli masum sivilin katledilmesi karşısında Batılı ülkeler başta olmak üzere uluslararası toplum sesini artık daha gür çıkarmalıdır. Doğudan batıya, ‘bu zulme ortak olmayalım’ çağrısıyla her hafta meydanları dolduran tüm vicdanlı insanları bir kez daha saygıyla selamlıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Filistin’in tam üyeliği konusunda aldığı karar, kalıcı çözümün anahtarının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne haiz Filistin Devleti’nin tesisi olduğunu göstermiştir. Yunanistan’ın da kararı destekleyen 143 üye ülke arasında yer almasından memnuniyet duyduk. Filistinli kardeşlerimiz adına Sayın Başbakan’a teşekkürlerimi iletiyorum. Türkiye olarak İsrail’i ateşkese zorlamaya ve Filistin devletinin tanınırlığını artırmaya yönelik diplomatik temaslarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Komşumuz Yunanistan’ın da Gazze’de katliamların durması amacıyla yürütülen uluslararası çabalara destek olmasını bekliyoruz.”

“GÖRÜŞ AYRILIKLARINA RAĞMEN DİYALOG KANALLARIMIZI AÇIK TUTARAK OLUMLU GÜNDEME ODAKLANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl aralık ayındaki Atina ziyaretinde, Yunanistan ile Türkiye arasında çözülemeyecek büyüklükte bir sorun olmadığına dair inancını paylaştığını hatırlatarak, “Bu bir süreçtir. Daha fazla netice vermesi için titizlikle ilerletilmesi gerekir. Her görüşmemizde iş birliğimizin geleceğine dair ümitlerimiz daha da artıyor. Görüş ayrılıklarına rağmen diyalog kanallarımızı açık tutarak olumlu gündeme odaklanıyoruz” dedi.

Bir hususu açıklığa kavuşturmakta fayda gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kültürel mirasın korunması noktasında örnek alınan bir ülke olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kariye Camimizi, 2020 yılında aldığımız karar sonrasında titiz bir restorasyon çalışması sonucu yeniden ibadete ve ziyarete açtık. UNESCO Kültür Varlığı olan her bir eserin korunmasına, milletimizle birlikte tüm insanlığın istifadesine sunulmasına büyük önem veriyoruz. Kariye Camii de yeni kimliğiyle herkesin ziyaretine açıktır. Biz pozitif gündeme bu minvalde somut ve yapıcı fikirlere yoğunlaşmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki istişarelerin ve imzalanan anlaşmaların başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, “Sayın Miçotakis’i bu kez Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyimizin müteakip toplantısını gerçekleştirmek üzere yeniden Ankara’ya bekliyorum” ifadelerini kullandı.

YUNANİSTAN BAŞBAKANI MİÇOTAKİS: “İKİ KOMŞU OLARAK ARAMIZDAKİ ANLAYIŞ VE İLİŞKİ ORTAMI OLUMLU BİR ŞEKİLDE GELİŞİYOR”

Yunanistan Başbakanı Miçotakis de açıklamasında bunun, 10 ay içerisinde yapılan dördüncü görüşme olduğunu belirterek, “Bu görüşmelerin sayısı da şunu gösteriyor; iki komşu olarak aramızdaki anlayış ve ilişki ortamı devamlı daha olumlu bir şekilde gelişiyor. Bu pozitif ilişkiler çok olumlu bir günlük yaşamı gerçekleştirmemize yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Atina’da düzenlenen 5. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) toplantısı ve imzalanan mutabakat zaptının ardından bu olumlu gelişmeleri devam ettirmeye kararlılıklarını gösterdiklerini dile getirdi.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile mutabık kalmadıkları önemli bir konu olduğunu vurguladı.

“HAMAS’A ‘TERÖR ÖRGÜTÜ’ DERSEK BU ACIMASIZ BİR YAKLAŞIM OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Ben Hamas’ı bir terör örgütü olarak görmüyorum. Tam aksine Hamas, 1947’den itibaren toprakları işgal edilmiş ve bu toprakları işgalinden sonra da topraklarını koruma altına alan bir direniş örgütüdür. Bu direniş örgütü ne yazık ki İsrail’in acımasız 45 bini bulan şu andaki insan kaybına karşı oraları koruma mücadelesi veren bir direniş örgütü durumundadır. Bunu görmemiz lazım. Şu an itibarıyla 40 bini aşmış insanını kaybetmiş Hamas’a eğer ‘terör örgütü’ dersek bu acımasız bir yaklaşım olur. Dolayısıyla ben, Hamas’ı bir terör örgütü olarak görmüyorum, tam aksine Hamas’ı kendi topraklarını ve kendi insanını korumanın mücadelesini veren insanlar olarak görüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Birleşmiş Milletler’de sizler de olumlu oy vermek suretiyle orada bu acımasızlığa katılmadınız, ortak olmadınız, bundan dolayı da sizlere teşekkür ediyorum. Ama şimdi orada bir terör örgütü olmadığını sizler de ortaya koydunuz. Ama burada ‘terör örgütü’ derseniz buna üzülürüz. Ben asla Hamas’ı terör örgütü olarak görmüyorum ve şu an itibarıyla adım adım Hamas’ı takip ediyorum. Ülkemde şu an bini aşkın Hamas’ın mensupları hastanelerimizde hepsi tedavi altında, böyle işi sürdürüyoruz. Ben inanıyorum ki belki burada yanlış yaklaşımınız olabilir, ben bu yaklaşımınıza asla katılmıyorum, katılamam ve bu haksızlık olur. Çünkü bunca Hamaslı öldürülüyor tüm Batı bunlara her türlü silah ve mühimmatla saldırıyor. Bütün bunlar karşısında 1947’den bugüne kadar topraklarından sürekli tecrit edilen, toprakları işgal edilen İsrail tarafından Hamas’a, eğer sizler terör örgütü derseniz buna üzülürüm.”

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in “İsterseniz bu konuda mutabık kalmadığımız için aramızda mutabık kalalım. Ancak hemen bir ateşkes anlaşmasının imzalanması konusunda mutabık olduğumuzu söyleyebiliriz. Çünkü Filistinli halk bu acımasız politikaların kurbanıdır” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu, olabilir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısının ardından Yunanistan Başbakanı Miçotakis onuruna resmî akşam yemeği verdi.

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Mayıs 2023
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DÜNYA6 saat önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Ankara Türkiye

DİPLOMAT11 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

DİPLOMAT1 gün önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DİPLOMAT2 gün önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DİPLOMAT3 gün önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

DİPLOMAT4 gün önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

DÜNYA5 gün önce

Tiny House Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi | Setencioğlu

DİPLOMAT5 gün önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

DİPLOMAT5 gün önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

DİPLOMAT6 gün önce

İyi ki Varsın Sevil Karol

DİPLOMAT1 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

DİPLOMAT1 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

DİPLOMAT1 hafta önce

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Küba Halkın Gücü Ulusal Meclisi arasında mutabakat zaptı imzalandı.

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah’a Devlet Nişanı tevcih edildi

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri el Sabah’ı karşıladı

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UID Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı katılımcılarını kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’i kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

“ Her Kategoride Liderlik Hedefliyoruz, çünkü ezber Bozacağız”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Sendikal haklar ve özgürlükler alanında 21 yılda tarihî nitelikte pek çok adım attık”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Ülkemiz için kentsel dönüşüm çalışmaları tercihten öte zorunluluktur”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Hollanda ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçleniyor”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Rutte ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

“Elimizdeki tüm imkânlarla Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Almanya ile ticaret hacmimizi 60 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan resepsiyonuna katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Çocukları ve TRT Çocuk Şenliği Konuk Çocukları ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

TÜSİAV ENERJİ ZİRVESİ

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı’nın eşi Oluremi Tinubu ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

TÜSİAV ENERJİ ZİRVESİ

DÜNYA2 hafta önce

“ Her Kategoride Liderlik Hedefliyoruz, çünkü ezber Bozacağız”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

DİPLOMAT6 gün önce

İyi ki Varsın Sevil Karol

DİPLOMAT3 hafta önce

“Hollanda ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçleniyor”

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı’nın eşi Oluremi Tinubu ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Rutte ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Çocukları ve TRT Çocuk Şenliği Konuk Çocukları ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

“Elimizdeki tüm imkânlarla Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Almanya ile ticaret hacmimizi 60 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz”

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan resepsiyonuna katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UID Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı katılımcılarını kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’i kabul etti

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

DİPLOMAT3 hafta önce

“Sendikal haklar ve özgürlükler alanında 21 yılda tarihî nitelikte pek çok adım attık”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri el Sabah’ı karşıladı

DİPLOMAT4 gün önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

DİPLOMAT3 hafta önce

“Ülkemiz için kentsel dönüşüm çalışmaları tercihten öte zorunluluktur”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

DİPLOMAT1 hafta önce

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Küba Halkın Gücü Ulusal Meclisi arasında mutabakat zaptı imzalandı.

DİPLOMAT1 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

DİPLOMAT3 gün önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

DİPLOMAT2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah’a Devlet Nişanı tevcih edildi

DÜNYA5 gün önce

Tiny House Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi | Setencioğlu

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

DİPLOMAT2 gün önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

DİPLOMAT5 gün önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

DİPLOMAT5 gün önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

DİPLOMAT1 gün önce

Emine Erdoğan’dan kanserle mücadele çağrısı

DÜNYA6 saat önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Ankara Türkiye

DİPLOMAT11 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge