Diplomat -Dünya

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 81 vilayetinin hiçbirini diğerinden ayırmadan eser verdik, hizmet götürdük”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne mitinginde yaptığı konuşmada, “Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin 81 vilayetinin hiçbirini diğerinden ayırmadan, 85 milyon vatandaşımızın hiçbirini dışlamadan, eser verdik, hizmet götürdük” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Selimiye Meydanı’nda düzenlenen Edirne mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne’yi çok sevdiğini ve karşısında bambaşka bir ihtişam olduğunu söyledi. Mitinge katılan gençler ve kadınlar ile Edirne’nin tüm ilçelerini ve köylerini selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir asır başkentlik yapan, İstanbul’un fethini adım adım hazırlayan Edirne’yle Türkiye Yüzyılı’nda yeni fetih rüyaları görmeye hazırlandıklarını dile getirerek tarih boyunca şanlı akıncılar çıkaran, bileği bükülmez pehlivanlar yetiştiren Edirne’nin desteği yanlarında olduğu müddetçe Allah’ın izniyle yedi düvele meydan okuyacaklarını belirtti.

Toprağında tabiatın çiçekleri gibi medeniyetin eserlerinin yeşerdiği Edirne’den aldıkları ilhamla kalkınma hamleleri yürüttüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dışarıdaki eserlerimize sahip çıktık. Şairleriyle âlimleriyle sanatkârlarıyla Selimiye gibi bir dünya şaheseriyle dünyaya medeniyet dersi veren Edirne’yle ruhumuzu besledik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Selimiye Camii’nin restorasyonunu yaptıklarını hatırlatarak “İnşallah yeniden bütün haşmetiyle bütün azametiyle Selimiye Camii tüm dünyaya örnek olacak” dedi.

“EDİRNE, İSTİKLALİNE GÖZ DİKENLERİ ASLA AFFETMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne’nin Rumeli’den dönüş acılarını hiçbir zaman aklından çıkarmadığını, Rumeli’ye asla elveda demediğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Bunun için Edirne, ülkesinin bütünlüğüne, milletinin birliğine, bayrağında ve ezanında sembolleştirdiği istiklaline göz dikenleri asla affetmez. Görüyorsunuz değil mi? CHP miting yapıyor, meydanı dolduran bölücü örgüt sempatizanları ne diyor? ‘Dişe diş, kana kan’ diye slogan atıyor. Bölücü terör örgütünün her gün yeni bir elebaşı çıkıp bay bay Kemal’e destek açıklaması yapıyor. Edirne’de yatan ve elinde 51 vatandaşımızın kanı olan Selo cezaevinden destek mesajları yağdırıyor. Devamlı malum ziyarete geliyorlar. Yurt dışına kaçan FETÖ’cüler CHP’nin reklam ajansı gibi çalışıyor. Her gün bir yabancı dergide, gazetede, bizim aleyhimize bay bay Kemal’in lehine kapaklar yapılıyor manşetler atılıyor. Avrupa’sından Amerika’sına her yerden koalisyon masasına destek yağıyor. Bütün bunlara CHP yönetiminden, koalisyonun diğer ortaklarından herhangi bir itiraz geldiğini duydunuz mu? Bölücülere dönüp ‘Siz kim oluyorsunuz da bize oy istiyorsunuz’ diyeni gördünüz mü? FETÖ’cülere dönüp ‘Siz ülkenize ihanet ettiniz, kesin sesinizi’ diyeni gördünüz mü? Yabancı medyaya dönüp ‘Bizim seçimimizden size ne’ diyeni gördünüz mü? Tam tersine hepsiyle de kapalı kapılar ardında yaptıkları pazarlıkların utancıyla sürekli eveleyip geveliyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefeti işaret ederek kimine bakanlık, kimine cezaevlerini boşaltma sözü verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neymiş İmralı’nın kapısını kıracaklarmış, Öcalan’ı dışarı çıkaracaklarmış, Selo’yu dışarı çıkaracaklarmış. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığına devam ettiği sürece hakkı, hukuku, adaleti biz size teslim etmeyiz” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİMİZİ TEFECİLERE TESLİM SÖZÜ VERMİŞLER”

Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimine de kamudan attıkları militanları devlete doldurma sözü verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomimizi tefecilere teslim sözü vermişler. Hani 300 milyar dolar Londra tefecilerinden alacak ya öyle bir söz vermiş. Sen avucunu yalarsın avucunu. Senin gibilere bu tefeciler para vermez. Kimine de savunma sanayi projelerini bitirme sözü vermişler. Hatta adı TEKNOFEST’le sembolleşen Atatürk Havalimanı’nı Amerikalılara devretme sözü vermişler” diye konuştu.

Vatandaşlara, Atatürk Havalimanı’nda dün gerçekleştirilen “Büyük İstanbul Mitingi”ni hatırlatan ve 1 milyon 700 bin kişinin katıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizler de Cumhur İttifakı’na kimlerin saldırdığına, bay bay Kemal’i ve koalisyon masasını kimlerin desteklediğine baktığımızda tablo tüm açıklığıyla ortaya çıkıyor. Değerli kardeşlerim dünkü İstanbul mitingini gördünüz. Bu kadar insanı bir araya, ülke sevgisinden, bayrak sevgisinden, ezan sevgisinden, evlatlarının geleceğine sahip çıkma duygusundan başka ne getirebilir? Gittiğimiz her şehirde milletimiz bizi geçtiğimiz sokaklardan, miting meydanına kadar her yerde geçmişte görülmemiş kalabalıklarla bağrına basıyorsa işte tüm bu hakikatleri gördüğü için.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırklareli mitinginde de 20 bin kişiyle buluştuğunu dile getirerek şöyle konuştu: “Bugüne kadar ağzından yalandan başka bir şey çıkmayan, namus şeref sözü diyerek verdiği teminatların ertesi gün tam tersini yapan birine bu ülke emanet edilir mi? Kurduğu masayı, bizzat kendi ortaklarının kumar masası olarak tarif ettiği birine bu ülke emanet edilir mi? Masadaki ortaklarını orada tutabilmek için rüşvet kabilinden makamlar dağıtan birine bu ülke emanet edilir mi? Söylediği şeylerden haberi olmayan, vaat diye anlattıklarının yarısı yapılmış yarısı da saçma sapan işlerden ibaret birine bu ülke emanet edilir mi? Daha önemlisi aile yapımızı, gözümüzün nuru evlatlarımızın geleceğini LGBT türü sapkınların eline bırakmaya… CHP, LGBT’ci mi? İYİ Parti LGBT’ci mi? HDP LGBT’ci mi? Yanındakiler LGBT’ci mi? Şimdi gelelim bize. AK Parti’ye LGBT girebilir mi? MHP’ye girebilir mi? Cumhur İttifakı’nın diğer ortaklarına LGBT sızabilir mi? Çünkü bizde aile kurumu kutsal. Aile kurumumuza bu tür lekeyi sürdürmeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Gençler, hanımlar isterseniz gelin şimdi bay bay Kemal’in ve koalisyon masasının ne olduğunu görüntülü olarak izleyelim” sözlerinin ardından muhalefetin konuşmalarından kesitlerin yer aldığı video alandaki vatandaşlara izletildi.

Videoda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Hiçbir işçinin işine son vermeyeceğiz. Namus sözü veriyorum ve garanti veriyorum” sözlerinin duyulduğu esnada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nerede namus sözü? Namus var mı ki sözü olsun” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, videoda yer alan Yeşil Sol Parti Ağrı Milletvekili adayı Sırrı Sakık’ın “Biz masada oturup yüz yıllık Cumhuriyet’i değiştireceğiz” sözleri üzerine ise “Yüz yıllık Cumhuriyetimizi değiştireceklermiş” ifadelerini kullandı.

Görüntüde, PKK’lı teröristlerin yer aldığı “Terör arananlar” listesinin görüldüğü sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörist başlarını görüyor musunuz?” diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016 gecesinden kesitler izlettirilirken, şunları söyledi: “15 Temmuz akşamı ben Atatürk Havalimanı’na gelmeden önce beni ve ailemi öldürmek için bu FETÖ’cüler Atatürk Havalimanı’nda yerlerini almışlardı. Benden 1,5 saat önce bay Kemal, FETÖ’cülerin vasıtasıyla tankların arasından kaçırılarak Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gitti. Utanmadan, sıkılmadan ‘Haberim olsa beklerdim’ diyor. On binlerce İstanbullu orada beklerken, sen o on binlerce İstanbulluyu görmedin mi? Adamın hayatı yalan. Adamın böyle bir düşüncesi yok. Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine git, oradan kahveyi yudumlayarak gelişmeleri izle. Acaba ne zaman öldürecekler? Uçaklar önümüzden geçiyor, geçiyor. Devamlı üstümüzden pik yapıyorlar. Rabbim isterse sular büklüm büklüm vurulur.”

“YAŞAYACAKLARI HEZİMETE ŞİMDİDEN KILIF ARIYORLAR”

Milletinin muhalefete değil ülkeyi, günahını bile vermeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 14 Mayıs’ta Edirne’nin de bu kumar masasına hak ettiği cevabı sandıkta vereceğine inanıyorum. Hani, Edirne türküsünde ne var? ‘Ayılana gazoz, bayılana limon.’ Öyle mi? İşte 14 Mayıs sabahı bunların limona çok ihtiyacı olacak. Hani bunların sokağa attıkları limonlar var ya onları bunlar için hazırlayalım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millet İttifakı’nın kaybedeceğini anlayınca şimdiden çamura yatmaya başladığını belirterek şunları kaydetti: “Her partinin temsilcinin yer aldığı heyetlerin gözetiminde yürütülen çalışmaların üzerine sanki bunu bilmiyormuş gibi gölge düşürmeye kalkıyorlar. Bilhassa teknolojik imkânların böylesine geliştiği bir dönemde artık bu numaralar bayatladı. Kendi provokasyonlarıyla olay çıkarıp bundan sonra da utanmadan şehirlerimizi karalamaya çalışıyorlar. İşte dün İstanbul’u gördünüz. Bir milyon 700 bin insan Atatürk Havalimanı’ndaydı. Milleti tahrik ederek buna güçleri yetmeyince tahkir ederek yaşayacakları hezimete şimdiden kılıf arıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne’deki mitinge dair resmî rakamları aldığını ifade ederek, toplam 25 bin kişinin katıldığını aktardı.

Dik durduklarını ve dikleşmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama şu 25 bin bütün ahbab-ı yaran, ne var ne yok hepsiyle görüşerek inşallah sandığa taşıyıp ve haftaya pazar günü sandıkları patlatmaya var mıyız? Durmak yok, yola devam diyor muyuz? Aynı senaryoyu bir önceki seçimlerde de bunlar sahnelediler ama bu sefer başaramayacaklar. Bu milleti kirli oyunlarına alet edemeyecekler. Ezeli ve ebedi kardeşliğimize leke süremeyecekler. Sizlerden ricam, 14 Mayıs’ta sandıklara iyi sahip çıkmanızdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bunun da yetmeyeceğini vurgulayarak, vatandaşlardan 14 Mayıs’a kadar hâlâ tercihi konusunda kafası karışık en az bir komşu ve akrabayı “Türkiye Yüzyılı” safına katmalarını istedi.

“Buna hazır mıyız?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde sizlerden telefon rehberinizi karıştırıp, her gün 5-10 ahbabınızı arayarak, kendisine 14 Mayıs’ın önemini anlatıp, selamımla desteğinizi istemenizi bekliyorum. Şimdi buradan serhat şehrimizde dinlenen öyle bir söz verin ki vatanın diğer ucu Kars’tan dahi duyulsun. Hazır mıyız? Edirne, 14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? Edirne, 14 Mayıs’ta 21 yıllık katılımlarınızı daha da ileri taşıyor muyuz? Edirne, 14 Mayıs’ta ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘Bismillah’ diyor muyuz? Edirne, 14 Mayıs’ta ‘Türkiye Yüzyılı’ için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz? Maşallah. Trakya’nın kadim şehri Edirne’ye de böylesi yakışır.”

“MİLLÎ İRADENİN BİLEĞİNİ BÜKEMEYİNCE, EKONOMİK TUZAKLARI DEVREYE SOKTULAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını, ülkenin 81 vilayetinin hiçbirini diğerinden ayırmadan, 85 milyon vatandaşın hiçbirini dışlamadan eser verdiklerini ve hizmet götürdüklerini söyledi.

“Edirne’deki tarihî eserlerin dili olsa da konuşsalar acaba bunları ayağa kim kaldırdı?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Allah şahittir ki sizler şahitsiniz ki ülkemize asırlık demokrasi ve kalkınma atılımları yaptırmak için canla başla çalıştık. Üstelik bu mücadeleyi önümüze çıkartılan nice engellere, kurulan nice tuzaklara, oynanan nice oyunlara rağmen yürüttük. Terör örgütlerinden, darbecilere kadar her aracı kullandılar. Millî iradenin bileğini bükemeyince ekonomik tuzakları devreye soktular. Bu ülkenin ekonomisini mahvetme tehditleri savuranlar oldu. Ayrıca salgından savaşa kadar küresel krizlerin yol açtığı sıkıntılarla da boğuştuk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen hep dimdik ayakta kalmayı başardıklarının altını çizerek, “Gıdadan kiraya, hayat pahalılığı başta olmak üzere milletimizin günlük hayatında yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Türkiye’nin asırlık sorunlarını nasıl biz çözüme kavuşturduysak, İnşallah bu sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz. Ne diyor o güzel Edirne türküsünde? ‘Annemin yelkeni olsa açsa da gelse, Babamın bir atı olsa binse de gelse. Kardeşlerim yolları bilse de gelse, Uçan da kuşlara malum olsun, ben annemi özledim, Hem annemi hem babamı ben köyümü özledim” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları yollar, köprüler, tüneller, tren hatları ve havalimanlarıyla bu türkülerdeki özlemleri dindirdiklerini aktardı.

“ALTYAPI YATIRIMLARIMIZI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE TAMAMLADIK”

Ülkeye 21 yılda neler kazandırıldığını anlatan videonun ardından sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu görüntüleri seyrettikten sonra bilhassa gençlerimizin aklına şöyle bir soru gelebilir. ‘Hepsi tamam da biz zaten bunların içinde doğduk. Geleceğimize faydası ne olacak?’ Haklı bir soru. Hemen cevabını vereyim. Türkiye, 21 yıldır kazancını altyapı yatırımlarına harcadı. 21 yıldır kazancını altyapı yatırımlarına harcarken Türkiye modern dünyada farklı bir yere ulaştı. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, spordan konuta her alanda kendisini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine taşıyacak yatırımlar yaptık. Artık altyapı yatırımlarımızı önemli ölçüde tamamladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra ülkenin elde edeceği katma değerin büyük kısmını milletin refahını artıracak çalışmalara kullanacaklarını vurgulayarak, “Nedir bu? Karadeniz gazıyla buna hemen başladık. Gazımızı devreye alır almaz ilk ay konutlardaki tüm tüketimi ücretsiz yaptık. Tamam? Şu anda ücretsiz doğal gaz kullanıyor muyuz? Faturalarınızın altındaki notu gördünüz değil mi? Bununla yetinmiyor, 1 yıl boyunca da mutfak ve sıcak su kullanımına denk gelen 25 metreküplük kısmı faturalardan düşüyoruz. Gabar’da bulduğumuz kaliteli petrol bize o bölgenin 40 yıldır niçin terör örgütlerinin saldırısı altında kaldığını gösterdi. Terörü bitirir bitirmez, petrolü bulduk ve kullanmaya başladık” değerlendirmesini yaptı.

“MİLLETİMİZİN YANINDA DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE YER ALACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savuma sanayii projelerinin her birinin ülkeye çok önemli gelir kazandıran kaynaklara dönüşmeye başladığına işaret ederek, “Böylece savunma sanayii projelerimizi engellemek amacıyla niçin bu kadar uğraştıklarını da görmüş olduk” dedi.

Tüm bu gelişmelerle ortaya çıkacak yıllık yaklaşık 100 milyar dolarlık kazancı milletin emrine vereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletimizin tüm imkânlarıyla, kadınlarımızın, gençlerimizin, emeklilerimizin, çalışanlarımızın, esnafımızın, çiftçimizin velhasıl milletimizin yanında daha güçlü şekilde yer alacağız. Bu doğrultuda atacağımız adımlardan biri de sermayesi, enerji gelirimizden sağlanacak Aile ve Gençlik Bankası kurmak. Bay bay Kemal, senin o yalanlarından, Londra’dan tefecilerden 300 milyar dolar alacakmış. İnanıyor musunuz? Ev hanımlarımızın emekliliğine, primlerinin üçte birini buradan ödeyerek, destek vereceğiz. Eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğe her konuda hibe ve kredi vererek, gençlerimizin geleceğini beraberce inşa edeceğiz. Aile kurumumuzu sapkın akımlardan korumak, evlatlarımıza güvenli yarınlar kurmak için de bu kaynağa başvuracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi 21 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle büyütürken elbette Edirne’yi ihmal etmediklerini söyledi.

Edirne’ye 46 milyar liraya yakın kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 965 yeni derslik inşa ettiklerini, Gençlik ve Spor’da 7 bin 774 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, farklı dallarda toplam 41 spor tesisi kazandırdıklarını anlattı.

İhtiyaç sahibi vatandaşlar için toplam 2 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 400 yataklı Edirne Devlet Hastanesi dâhil 12 hastane ve 33 sağlık tesisi yaptıklarını, yatak kapasitesi 260 olan Uzunköprü Devlet Hastanesinin inşaatının sürdüğünü bildirdi.

“EDİRNELİ ÇİFTÇİLERİMİZE 5 MİLYAR LİRA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla 6 bin 200 konut inşa ettiklerini, şimdi de “İlk Evim” projesiyle 1362 konut yapacaklarını, “İlk Arsam” projesiyle de 8 bin altyapısı hazır arsa vereceklerini belirterek, şöyle devam etti: “Ulaştırmada 70 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 270 kilometreye çıkardık. Edirne-Kırklareli bölünmüş yolunun biten kesimlerini trafiği açtık, kalanlarını da tamamlıyoruz. TEM Edirne-Karaağaç bağlantı yolu ile tarihî Uzunköprü restorasyonuna devam ediyoruz. İstanbul, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’ı birbirine bağlayacak Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projemizin yapımı etaplar hâlinde sürüyor. Bu hat üzerinde Edirne ve Kapıkule istasyonları olacak. Projenin tamamlanmasıyla Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresi dört saatten bir buçuk saate inecek.”

Edirne’ye sekiz baraj, üç içme suyu tesisi, 50 sulama tesisi, beş arazi toplulaştırma, 115 taşkın koruma tesisi, 32 gölet ve üç atık su arıtma tesisi inşa ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edirne’de 628 bin dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık yaklaşık 2 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. İnşaat safhasındaki 12 sulama tesisimizle 561 bin dekar araziyi daha sulayacağız. Edirneli çiftçilerimize 5 milyar lira tarımsal destek verdik” diye konuştu.

Şehirde üç yeni organize sanayi bölgesi ve bir teknokent kurduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kapıkule, Hamzabeyli, İpsala ve Pazarkule sınır kapılarını modernize ederek şehirdeki ticaret hacminin potansiyelini arttırdıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, harabe durumundaki Edirne Sarayı’nı ecdadın hatırasına uygun şekilde restore ettiklerini, enerjide ise 98 bin abonesi olan şehrin nüfusunun yüzde 76’sına doğal gaz kullanma imkânı sunduklarını dile getirdi.

Mitingde AK Parti’nin ülkeye kazandıracağı hizmetlere ilişkin bir videonun gösterilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Nasıl buldunuz, iyi mi? Ben size inanıyorum. Herhalde siz de bize inanıyorsunuz. Ama pazar gününe kadar durmak yok, durmak yok. Bütün ulaşabildiğiniz yakınlarınıza, dostlarınıza ulaşmalısınız. Bunlar kitapsız, bunlar dinsiz. Kandil’den ezansız bu ahlaksızlar bay bay Kemal’e ne yapıyor? Destek veriyor. Selo, o da öyle. Şimdi bunlara gereken cevabı, biz şöyle kaldıralım ellerimizi… Büyük coşkuyla hepsi duysun. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Hadi bakalım. Bu seçimde Edirne’den milletvekilleri sayısını arttırıyor muyuz? Bunu başarıyor muyuz? Ben size inanıyorum. Sizde de bu aşkı görüyorum. Sağ olun, var olun.”

Kürsüye boynunda Keşanspor atkısıyla çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’la vatandaşları selamladı.

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak’taki resmî temasları kapsamında, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile görüştü.


Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak’a resmî ziyareti kapsamında Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid ile Bağdat Sarayı’nda bir araya geldi.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Bağdat

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyarette bulunmak üzere gittiği Irak’ın başkenti Bağdat’a ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Bağdat Uluslararası Havalimanı’nda Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ve diğer yetkililer resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Irak ziyaretinde; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır eşlik ediyor.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Emine Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı’nın eşi Oluremi Tinubu ile görüştü

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu’nun eşi Oluremi Tinubu ile görüşme gerçekleştirdi.

Emine Erdoğan, daveti üzerine İstanbul’a gelen Oluremi Tinubu ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Oluremi Tinubu, görüşmede, Emine Erdoğan’a daveti ve ev sahipliği için teşekkür etti.

Emine Erdoğan, bir yıl önce göreve gelen Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu ile eşini tebrik etti.

Görüşmede, Nijerya’nın kültürüyle ve nüfusuyla çok zengin bir ülke olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, Nijerya’nın Türkiye için önemli bir dost ülke olduğunu vurgulayarak, Tinubu’nun döneminde ilişkilerin güçlenerek artacağına inandığını söyledi.

Türkiye’nin Afrikalı dost ve kardeş ülkelerle samimi ilişkiler kurduğunu kaydeden Emine Erdoğan, bu anlayışla Afrika ülkelerine her türlü desteği sağlayacaklarını ve çalışmalarında yanlarında olacaklarını vurguladı.

Oluremi Tinubu ise Emine Erdoğan’ın Afrika’ya olan özel ilgisi ve desteğinin bilindiğini, kendisinin de bunu yakından takip ettiğini dile getirdi.

Emine Erdoğan, Afrika ülkelerindeki kadınların el emeği ürünlerin satışa sunulduğu ve gelirinin Afrikalı kadınlara ulaştırıldığı “Afrika El Sanatları ve Kültür Evi” hakkında Oluremi Tinubu’ya bilgi verdi.

Nijerya’nın sahip olduğu yüzlerce farklı etnik grup ve diliyle büyük bir kültürel zenginlik taşıdığını anlatan Oluremi Tinubu, Afrika El Sanatları ve Kültür Evi projesi üzerinden bu zenginliğin tanıtılmasından memnuniyet duyacağını ifade etti.

Emine Erdoğan, görüşmede, Tinubu’ya Afrika üzerine kaleme alınan, “Afrika’ya Seyahatlerim”, “Afrika Atasözleri” ile hazırlıkları devam eden “Afrika Yemek Kitabı” yayınlarından da bahsetti.

Görüşmede, Emine Erdoğan’ın kıta ülkelerinden birinde doğmasa da yürekten Afrikalı olduğunu vurgulayan Oluremi Tinubu, Emine Erdoğan’ın Afrika’nın zengin kültürüne karşı özel ilgisinden dolayı memnuniyetini ve teşekkürlerini iletti.

Kadınların ve bilhassa gençlerin güçlendirilmesi üzerine hayata geçirilen projelerin karşılıklı anlatıldığı görüşmede iş birliği imkânları da ele alındı.

Oluremi Tinubu, bu kapsamda kadınların güçlendirilmesi ve sosyal yardımlar başta olmak üzere birçok alanda yürüttükleri çeşitli faaliyetlerle ilgili bilgi paylaşımında bulundu.

Eğitimin öneminin vurgulandığı görüşmede Oluremi Tinubu, Emine Erdoğan’ın en son Nijerya ziyaretinde açılışını yaptığı Yunus Emre Enstitüsü’nün bu kapsamda iyi olanaklar sunduğunu kaydetti.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan’ın tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan’ın tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Tanzanya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Günü kurtarmak yerine, enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Emeklilerimiz başta olmak üzere enflasyonun ücretli kesimde yol açtığı sıkıntıları yakinen biliyoruz. Bu konuda tavrımız palyatif tedbirlerle günü kurtarmak yerine enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlamaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerifi, bayramı geride bıraktık. Rahmet, bereket ve yardımlaşma ayı olan Ramazan-ı Şerifin manevi iklimini en güzel şekilde teneffüs etmek için hep birlikte gayret gösterdik. Ramazan Bayramı’nı da ruhuna uygun şekilde kırgınlıkları giderdiğimiz, birlik ve beraberliğimizi perçinlediğimiz bir kardeşlik şölenine dönüştürdük.

Rabbimden bizleri sağlık ve huzur içinde daha nice Ramazan-ı Şeriflere ve bayramlara ulaştırmasını niyaz ediyorum.

İdari izinle birlikte dokuz güne çıkardığımız bayram tatili boyunca tüm Türkiye genelinde ciddi bir insan ve araç trafiği yaşandı, kara, hava ve demir yollarımızı kullanan kişi sayısı 120 milyonu geçti. Gerek yollarımızın kalitesi, gerekse emniyet birimlerimizin aldığı tedbirler sayesinde bu yoğun süreci geçmiş yıllara göre az bir kayıpla atlattık. Muhalefetten gelen eleştirilere rağmen hizmete aldığımız köprülerin ve otoyollarımızın trafiği ne kadar rahatlattığını bir kez daha görmüş olduk. Sadece Osman Gazi Köprümüzden 5 Nisan-14 Nisan arasında geçen araç sayısı 941 bini aştı. İstanbul Havalimanı’nda 2 milyon 213 bin yolcuya hizmet verildi. Antalya Havalimanımız 14 Nisan Pazar günü 11 bin 260 yolcuyla 2024’ün en yüksek rakamına ulaştı. Yüksek hızlı trenlerle 1 milyon insanımız seyahat etti. Benzer rakamlar diğer ulaştırma projelerimiz için de geçerlidir.

Kamu-özel iş birliğiyle devletin kasasından tek kuruş çıkmadan hayata geçirdiğimiz projelerimizin milletimizin hayatını kolaylaştırma yanında ülkemiz ekonomisine de katkı sağlamasından memnuniyet duyuyoruz.

ANTALYA’DAKİ TELEFERİK FACİASI

Bayramın üçüncü günü Antalya’da meydana gelen teleferik faciasıyla hepimizin yürekleri dağlanmıştır. Bir vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 17 vatandaşımızın yaralandığı bu elim kazada 174 insanımız da kabinlerde saatlerce mahsur kaldı. AFAD ve Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere devletimizin birimlerinin yoğun gayretleri neticesinde 23 saat süren bir tahliye operasyonuyla 174 vatandaşımızın tamamını burunları kanamadan kurtardık.

Kurtarma çalışmalarını gece-gündüz demeden büyük bir titizlikle sürdüren 2 bin 200’den fazla personelimizin her birine buradan teşekkür ediyorum.

Kurtarılan vatandaşlarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, yaralılarımıza Rabbimden acil şifalar diliyorum.

“ANTALYA VE BEŞİKTAŞ’TAKİ CİNAYETLERİN FAİLLERİNİN YARGIYA HESAP VERMESİ İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ”

Yaşanan olayla ilgili ihmali, kusuru ve sorumluluğu olanlara dair yargımız süratle harekete geçmiş, bilirkişi oluşturarak bir ön rapor hazırlanmıştır. Soruşturma kapsamında özellikle bu hattı işleten firma ile bakımdan sorumlu firma yetkililerinin aralarında yer aldığı beş kişi tutuklanmış, sekiz şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiştir.

Ana muhalefet partisi yöneticilerinin ve medya organlarının daha olayın ilk anından itibaren hadiseyi sulandırma, devletin diğer kurumlarını töhmet altında bırakarak asıl sorumluları koruma çabaları gözlerden kaçmamıştır. Maalesef aynı vicdansızlığın bayramdan hemen önce Beşiktaş’ta yaşanan yangın faciasıyla ilgili de sergilendiğini gördük. İhmaller ve skandallar zincirinin bir sonucu olarak rızkının peşindeki 29 emekçi kardeşimiz İstanbul’un göbeğinde hayatını kaybetti. Ancak, ne sendikalardan, ne basın yayın kuruluşlarından, ne de muhalefet cephesinden kayda değer hiçbir tepki gelmedi. Güya hak, hukuk ve adalet adına Van’a koşanlar, Beşiktaş’ta göz göre göre can veren işçiler için tek bir adım dahi atmadılar. Bunun adı sadece vicdansızlık değil, aynı zamanda ikiyüzlülüktür. Hiç kimse siyasi kimliğini öne sürerek sorumluları adaletten kaçıramaz. Hem Antalya’daki, hem de Beşiktaş’taki cinayetlerin faillerinin yargıya hesap vermesi için üzerimize düşeni yapacağımızın bilinmesini özellikle istiyorum.

Birilerinin ihmali veya sorumluluğu dolayısıyla benzer acıların tekrar yaşanmaması için Çalışma, Turizm ve İçişleri bakanlıklarımız vasıtasıyla tedbirlerimizi ve denetimlerimizi daha da yoğunlaştıracağız.

Bu vesileyle, trafik kazalarında ve her iki faciada hayatını kaybeden insanlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

“TÜRKİYE, BİR SEÇİMİ DAHA ANLININ AKIYLA DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK BİR OLGUNLUKLA GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR”

Yüksek Seçim Kurulu’nun 2 Ocak tarihli açıklamasıyla başlayan 31 Mart mahallî idareler seçim maratonunu hamdolsun suhuletle tamamladık. Seçimlerin huzur içerisinde en ufak bir şaibeye mahal vermeden neticelenmesi, demokrasimizin kazanç hanesine yazılmıştır.

Bu başarı tablosunun oluşmasında hizmeti geçen her kademedeki kamu görevlilerini ve siyasi partilerimizi tekrar tebrik ediyorum.

Milletin takdiriyle göreve gelen belediye başkanlarına, meclis üyelerine ve muhtarlarımıza muvaffakiyetler temenni ediyorum.

Seçimler sonrasında muhalefet partilerinin bir kısmının sergilediği sorumlu ve ağırbaşlı tavrı takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim. Yarınki grup toplantımızda seçim sonuçlarını tüm yönleriyle kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz.

Burada bir hususa değinmekte fayda görüyorum. Bir süredir istisnasız her seçim öncesinde tedavüle konulan son seçim propagandasının 31 Mart’la beraber tamamen safsatadan ibaret olduğu anlaşılmıştır. Türkiye, tüm menfi kampanyalara rağmen bir seçimi daha anlının akıyla dünyaya örnek olacak bir olgunlukla gerçekleştirmiştir. 31 Mart seçimleri son 22 yıldaki 18. demokrasi bayramı olarak siyasi tarihimize geçmiştir. 31 Mart seçimlerinin ilk kazanını sandıktır, sandığın namusu ve itibarıdır. Rüştünü, gücünü ve yetkinliğini tartışmasız bir şekilde tekrar ispat eden Türk demokrasisi bu seçim sürecinin en büyük galibidir. Bunu ülkemiz, milletimiz ve gelecek kuşaklar adına kıymetli bir kazanım olarak görüyorum. Muhalefetin de artık bu konuda gerekli dersi çıkaracağını, bir daha böyle temelsiz, basit ve demokrasimize faydadan çok zarar veren argümanların arkasına sığınmayacağını ümit ediyorum.

“14-28 MAYIS SEÇİMLERİYLE PARLAMENTER SİSTEME GERİ DÖNÜŞ TARTIŞMALARI KAPATILMIŞTIR”

Hükûmet ve siyaset kurumu olarak son 21 yıldır olduğu gibi gelecekte de demokrasimizin standartlarını yükseltmeye devam edeceğiz. Bu irademizin yakın zamandaki en net tezahürü bugün yedinci yıl dönümünü idrak ettiğimiz 16 Nisan halk oylamasıdır. Türkiye, 16 Nisan halk oylamasıyla yaklaşık 200 yıllık bir tartışmaya nihai noktayı koymuş, yönetim modeli tercihi Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nden yana olmuştur. 16 Nisan halk oylaması modern dönem siyasi tarihimizin en büyük millî irade devrimlerinden biri olarak demokrasi mücadelemizde yerini almıştır.

14-28 Mayıs seçimleriyle de parlamenter sisteme geri dönüş tartışmaları bir daha açılmamak üzere yine milletimiz tarafından kapatılmıştır. Siyaset kurumunun eskiye dönüş tartışmalarıyla vakit kaybetmek yerine, mevcut sistemin daha da iyileştirilmesine mesai harcamasının Türkiye için çok daha faydalı olacağına inanıyorum. Böyle bir adım atılması halinde uygulamadaki altı yıllık tecrübeler ışığında biz de bu sürece gerekli katkıyı sunmaktan memnuniyet duyarız.

“EKONOMİ, DEPREM, TERÖRLE MÜCADELE BAŞTA OLMAK ÜZERE ACİL SORUNLARIMIZA ODAKLANDIK”

Ülkemizin son 10 ayına damga vuran seçim gündeminin geride kalmasıyla birlikte tüm -özellikle bunu söylüyorum- seçim tarihi boyunca gidiş-gelişler artık asıl meselelere son verilme dönemidir. Ekonomi, güvenlik, deprem, hak ve özgürlükler ile terörle mücadele başta olmak üzere acil sorunlarımıza odaklanmış bulunuyoruz. Kovid-19 salgınıyla başlayan, sonrasındaki gelişmelerle derinleşen küresel ekonomik kriz özellikle enflasyon boyutuyla halen devam ediyor. Üretim, istihdam, yatırım ve enflasyonu kontrol altına alma konusunda gelişmiş ekonomiler dâhil hemen herkes ciddi sıkıntılar yaşıyor. Türkiye olarak yakın çevremizdeki gerilimlerin ve çatışmaların da etkisiyle bu olumsuzlukların yansımalarını maalesef biz de hissediyoruz. Bir taraftan her gün bir yenisi patlak veren bölgesel krizleri yönetirken, diğer taraftan da ekonomideki yol haritamıza sıkı sıkıya bağlı kalıyoruz.

Geçen sene uygulamaya koyduğumuz Orta Vadeli Programın müspet sonuçlarını görmeye başladık. 2023 yılını yüzde 4,5’luk büyüme oranıyla kapattık. Tarihimize ilk kez millî gelirde 1,1 trilyon doları, kişi başına düşen gelirse ise 13 bin doları aşmış olduk. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 11’inci ekonomisiyiz. 2024’ün ilk çeyreğine ait veriler net ihracatın büyümemize önemli katkı sağladığını ortaya koyuyor. 2024 yılının Ocak-Mart arasında ihracat bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,6 oranında artışla 63,7 milyar dolara yükseldi. Mart ayı ihracatımız ise 22 milyar 578 milyon doları buldu. Bu rakamla en yüksek üçüncü Mart ayı ihracat değerine ulaştık. İthalatta Ağustos ayından bu yana aylık azalış trendi devam ediyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,3 puan artışla yüzde 75’i yakaladı. İhracatın da pozitif etkisiyle büyüme oranımızın yılsonunda yüzde dörde yaklaşacağına inanıyoruz. Özellikle istihdam piyasamız güçlü bir ivme gösteriyor. Dün açıklanan Şubat ayı rakamlarına göre istihdam mevsim etkilerinden arındırıldığında yıllık bazda 1 milyon 156 bin artışla 32,4 milyona ulaştı. İşsizlik oranı ise, yüzde 8,7 olarak gerçekleşti. Tüm dünya gibi bizim de temel sorunumuz, hayat pahalılığıyla katmerleşen enflasyon baskısıdır.

ENFLASYONLA MÜCADELE

Emeklilerimiz başta olmak üzere enflasyonun ücretli kesimde yol açtığı sıkıntıları yakinen biliyoruz. Bu konuda tavrımız palyatif tedbirlerle günü kurtarmak yerine, enflasyonu düşürerek, kalıcı refah artışını sağlamaktır. Kendimiz bedel ödesek dahi ülkemize, milletimize ve gelecek nesillere bedel ödetecek her türlü popülist adımdan uzak durduk, duracağız. Abuk sabuk vaatlerin adeta havada uçuştuğu 31 Mart seçim sürecinde maruz kaldığımız onca baskıya rağmen, seçim ekonomisi uygulamayarak milletimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik. Bu kararlı duruşumuzun Türkiye ve Türk ekonomisi için ne kadar kıymetli olduğunu inşallah zamanla hep birlikte daha da iyi göreceğiz. Yıllık enflasyonun senenin ikinci yarısından itibaren piyasa beklentileriyle de uyumlu bir şekilde düşüşe geçmesini bekliyoruz. Uyguladığımız politikaların etkisiyle cari açıkta daralma başladı. Ocak ayında yıllık cari açık geçen seneye kıyasla 15 milyar dolar azalarak 37,5 milyar dolara geriledi. Altın ve enerji hariç tutulduğunda 34,6 milyar dolarlık cari fazla gerçekleşti. Olağanüstü bir durum olmaması halinde sene sonunda cari açığın millî gelire oranla yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Kendi enerji kaynaklarımızı devreye aldıkça inşallah bu oranlar daha da iyileşecek.

Gabar petrolü ve Karadeniz doğal gazı keşiflerimizle uzun yıllar sonra bu sektörde ilk defa özgüven kazandık. Bayramın ikinci günü Gabar’daki petrol üretiminde günlük 40 bin varilin üzerine çıkmayı başardık. 2024 sonu hedefimiz günlük 100 bin varile ulaşmak, bunun için de gece-gündüz demeden çalışıyoruz. Van ve Hakkâri’deki yeni kuyularımızda yapacağımız keşiflerle üretim rakamlarını çok daha yukarılara taşıyacağız. Yeni dönemde Orta Vadeli Programımızı güçlendirecek adımlar atacağız. Ekonomi ekibimiz bununla ilgili hazırlıklarını yaptı, inşallah çok yakında bunları kamuoyuyla paylaşacağız. Orta Vadeli Programın güçlendirilmesinde üç temel önceliğimiz bulunuyor. Bunlar kamuda tasarrufları arttırmak, yatırımların öncelik haline getirmek, yapısal reformlara hız kazandırmaktır. Türkiye’nin geleceği hep vurguladığım gibi; yatırım, üretim, istihdam ve ihracatla şekillenecektir. Büyüme potansiyelimizi güçlendirmenin yolu verimliliği ve rekabeti arttırmaktan, yüksek katma değere odaklanmaktan geçiyor. Savunma sanayinde yakaladığımız ivmeyi diğer alanlara da teşmil ederek inşallah hedeflerimize ulaşacağız.

Dünya savaşların, çatışmaların, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal çalkantıların kıskacında adeta kıvranırken hamdolsun Türkiye bölgesinin istikrar adası olma vasfını korumaktadır. Bunun gerisinde ise dış politikada takip ettiğimiz dengeli ve ilkeli siyaset ile savunma sanayii alanında elde ettiğimiz tarihî başarılar vardır. Gazze krizinin ilk gününden itibaren ateşin bölgeye yayılma riskine dikkat ettik. Bir taraftan akan kanın durması, diğer taraftan bölgeye insani yardımların ulaştırılması için çabalarken gerilimin daha fazla tırmanmaması için de her seviyede yoğun gayret gösterdik. Türkiye, bugün yola çıkan 3 bin 774 tonluk dokuzuncu iyilik gemisiyle birlikte Gazze’ye en fazla insani yardım yapan ülke konumunu perçinlemiştir. 7 Ekim’den sonra İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasına öncülük eden ülke Türkiye’dir. Bu hakikate rağmen hükûmetimiz maalesef çok haksız, insafsız, buram-buram fırsatçılık kokan ithamlara maruz kalmıştır. Özellikle böyle olmadığını bal gibi bildikleri halde jet yakıtı konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne iftira atanları asla ve asla unutmayacağız. Türkiye, katliamların çok öncesinde İsrail’e askerî amaçla kullanılabilecek hiçbir malzemenin satışına izin vermemiştir. Zaman geçtikçe bu ahlaksız kampanyaların arkasında hangi hesapların ve odakların bulunduğu elbette ortaya çıkacaktır. Biz doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz, ülkemiz ve bölgemiz için en hayırlı olan yolda yürümekten geri durmayacağız. 13 sene önce çatışmalar ilk başladığında Suriyeli komşularımıza nasıl kucak açtıysak, Ukrayna’daki savaştan kaçanlara nasıl sırtımızı dönmediysek, Irak’ta DEAŞ terörü estirdiğinde nasıl imkânlarımızı seferber ettiysek, Sudan’daki kardeş kavgasını bitirmek için nasıl kendimizi paraladıysak, Gazze krizinde de kardeşlik vazifemizi hakkıyla yerine getirmeye devam edeceğiz.

“İRAN’LA YAŞANAN GERİLİMİN MÜSEBBİBİ NETANYAHU VE GÖZÜNÜ KAN BÜRÜMÜŞ YÖNETİMİDİR”

Son yedi aydır önüne geçmek için uğraştığımız tehlikelerin peyderpey gerçekleşmeye başladığını görüyoruz. Hafta sonu yaşanan hadiseler hem Batının çifte standartlı tutumunu, hem de tüm bölgeyi sarabilecek bir savaş ihtimalinin çok uzak olmadığını göstermiştir. Son olayda problemin kaynağı doğru tespit edilmelidir. Sadece 13 Nisan gecesine bakarak bir değerlendirmede bulunmak hakkaniyetli, adaleti ve ilkeli bir tavır olmayacaktır. 7 Ekim’den bu yana İsrail Hükûmeti ateşi bölgeye yaymak için provokatif adımlar atmaktadır. İsrail’in uluslararası hukuku ve Viyana Sözleşmesi’ni çiğneyerek Şam’daki İran Büyükelçiliği’ni hedef alması bardağı taşıran son damla oldu. İsrail yönetiminin uluslararası teamülleri ayaklar altına alan hoyratlığına birkaç ülke dışında tepki veren çıkmadı. Aylardır İsrail’in saldırgan tutumuna ses çıkartmayanlar, İran’ın cevabı karşısında hemen kınama yarışına girdiler. Oysa burada öncelikle kınanması, telin edilmesi gereken Netanyahu’nun ta kendisidir. Gazze’de kadın, çocuk, bebek, sivil demeden 34 binden fazla masumu katleden, haber yapma dışında hiçbir gayesi olmayan basın mensuplarını öldüren, okulları, kiliseleri, camileri, mülteci kamplarını hatta yardım malzemesi almak için sıra bekleyen insanları bombalayan tam 193 gündür tüm dünyanın gözleri önünde soykırım uygulayan tüm bunlarla birlikte kamuoyu baskısını azaltmak için her türlü şımarıklığı sergileyen Netanyahu’dan başkası değildir. Netanyahu siyasi ömrünü uzatmak adına hem kendi vatandaşlarının hem de tüm bölge halklarının canını tehlikeye atmaktadır. Şurası tartışmasız bir gerçektir: 13 Nisan gecesi yüreklerimizi ağzımıza getiren gerilimin birinci müsebbibi Netanyahu ve gözünü kan bürümüş yönetimidir. Bu gerçeği kabullenmeden yapılan açıklamaların tansiyonu düşürmek adına hiçbir fayda geçirmeyeceği kanaatindeyiz. Türkiye olarak özellikle son iki gündür Gazze’deki katliamların geri plana itilmemesi için temaslarımızı daha da artırdık.

Dışişleri Bakanımız Amerikalı, İranlı, İngiliz, Ürdünlü muhataplarıyla ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’yle görüştü. Bizim de dün Katar Emiri Şeyh Temim’le bir telefon görüşmemiz oldu. İnşallah telefon diplomasimize bu hafta boyunca devam edeceğiz. Tüm tarafların şu hakikatin idrakinde olması gerekiyor: Gerilimde sürekli el yükselterek hiçbir yere varılmaz. Ateşe körükle gitmenin de, Netanyahu yönetimini sürekli şımartmanın da hiç kimseye hayrı dokunmaz. Tüm aktörleri artık saldırılara son vermeye ve sorumluluk içinde hareket etmeye davet ediyoruz. Gazze’de zulüm ve soykırım durmadıkça bölgemizin yeni gerilimlere gebe olduğu açıktır. 193 gündür ortada tek bir mağdur vardır o da mazlum Gazze halkıdır. İslam âlemi ve Arap Ligi başta olmak üzere sorumluluk sahibi herkes artık seslerini daha fazla yükseltmelidir. Biz bu amaçla tüm kapıları zorlamaya, elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz.

“SAVUNMA SANAYİNDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE HEDEFİNE ULAŞINCAYA KADAR DURMADAN MÜCADELE EDECEĞİZ”

Son hadiselerde insansız hava araçları başta olmak üzere savunma sanayii alanındaki atılımlarımızın önemini bir kez daha gördük. Göreve geldiğimizde yüzde 80’ler düzeyinde olan dışa bağımlılığımızı bugün yüzde 20’lere indirmiş bulunuyoruz. Bundan yaklaşık 16-17 sene önce İsrail’den hangi zor şartlarda insansız hava araçları temin ettiğimizi o günleri hatırlayanlar çok iyi biliyor. Ciddi rakamlar ödeyerek bin bir nazla ülkemize satılan heronlar sürekli arızalanmaları sebebiyle tam manasıyla bize bir fayda sağlamadı. Sadece insansız hava araçlarında değil, tabanca dâhil her türlü silah ve mühimmatta başkalarına bağımlı olmanın sıkıntısını çok çektik. Öyle günler oldu ki ücretini peşin ödediğimiz silahlar bile teslim edilmedi. Suriye’ye yönelik harekâtlarımızda müttefiklerimizin ambargosuna maruz kaldık.

Burada şunu açık ve net ifade etmek isterim: Şayet biz kendi göbeğimizi kendimiz kesme iradesi göstermeseydik bugün aynı sorunları hâlen yaşıyor olurduk. 850’i aşkın savunma sanayii projesi ve 90 milyar dolarlık proje hacmiyle bu alanda kendi kendine yeten bir ülke konumuna ulaştık. TB-2 AKINCI, ANKA ve AKSUNGUR Silahlı İnsansız Hava Araçlarımız ile SİHA teknolojisinde dünyada ilk üç ülke arasındayız. Yakın çevremizdeki savaşların vazgeçilmez unsuru olan kamikaze İHA’lar da savunma sanayii şirketlerimiz tarafından üretiliyor. Savunma sanayii ürünlerimizi ihraç ettiğimiz ülke siyası 185’e çıktı. İHA ve SİHA’lar kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere ihraç edilen ürün çeşidi ise 230’u buldu. 2012’den bugüne kadar toplam 50 ülkeyle 770 adet insansız hava aracı için sözleşme imzaladık. Sadece 2023 yılı İHA ihracatımızın toplam tutarı 1,8 milyar dolara ulaştı. Bir dönem tabanca dahi verilmeyen ülkemiz 110’dan fazla ülkeye yüksek kaliteli hafif silahlar ve tabanca ihraç ediyor.

Geçtiğimiz Şubat ayında beşinci nesil savaş uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. KIZILELMA ve ANKA-3 ile artık bu alanda farklı bir lige yükseliyoruz. Bundan on sene, on beş sene, yirmi sene önce tohumlarını serptiğimiz projelerin hamdolsun bugün meyvelerini toplamaya başladık. Türkiye’nin gurur kaynağı olan savunma şirketlerini ahlaksızca hedef alınmasının gerisinde işte bu eşsiz başarı hikâyesi vardır. Zihni sömürge hâline getirilmiş beşinci kol elemanları yerli ve millî firmalarımıza ülkemizin yüz akı teknoloji projelerine saldırarak iplerini ellerinde tutanlara karşı diyet borçlarını ödemeye çalışıyor. Maalesef ülkemizde muhalefet aktörleri de bunlara destek veriyor, sahip çıkıyor, müfterilerin gönüllü avukatlığını üstleniyor. Savunma şirketlerimize yönelik bu hayâsız akınlar karşısında elbette biz teslim olmayacak, asla geri adım atmayacağız. Terör örgütlerine nefes aldırmayan, güvenlik güçlerimizin eli, kolu, gözü olan, Türkiye’nin itibarını ve nüfuz alanını artıran, Türk ekonomisine katma değer üreten, hâsılı her alanda iftihar vesilemiz olan şirketlerimizin yanında olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, dinlenmeden mücadele edeceğiz.”

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

İyi ki Varsın Gürsel Demirok

İyi ki Varsın

Avatar

Published

on

Hep söylenildiği gibi ona aşık olmak zor mudur sorusunun cevabının orada yaşayanlara sorulsa da, insanlık tarihinde 5000 yıllık geçmişinde, medeniyetlere beşiklik etmiş, sayısız müzesi, arkeolojik alan ve tarihi kalıntıları ,opera ,bale salonları, kendisine has mutfağı, şenlik ve festivalleri, Atatürk Orman Çiftliği, kaplıcaları ile dünyada 40 kardeş şehir unvanı ile 1920 yılından bu yana modern Türkiye’nin Başkenti Ankara

“İyi ki Varsın” yazı dizimizde başarıdan başarıya koşan, her başarısı ödüllerle taçlandırılan Diplomat Gürsel Demirok’ a yer verdik. Yukarıda bahse konu ettiğim Anadolu’nun en köklü yerleşim merkezi Ankara’ da 1945’de dünyaya geldi.
“İnsanların isimlerinin önündeki sıfatlardan ziyade geride bıraktıkları ile eserlerle, çalışmalar ile anılmalılar” der. Fenerbahçelidir. Denize , doğaya aşıktır. Yazmayı sever. Şu sıralarda da en büyük tutkusu yazmak. geriye bir şeyler bırakmak….adına tek kelime ile Yazmak olan ,Gürsel Demirok ;
Küçük yaşta babasını kaybetti. Darüşşafaka Lisesi’ni 1964 yılında bitirdi. Yaşamının en önemli noktalarından birisi Darüşşafaka’ yı anlatırken ;
İstanbul Fatih’te 120 yıl boyunca eğitim verdiği tarihî binasından 1994’te Maslak’a taşınan, on yaşında ailelerinden emanet aldığı çocukları; Atatürk ilkeleri doğrultusunda, yaşam boyu öğrenen, evrensel değerleri benimsemiş, özgüvenli, ülkesine ve topluma karşı sorumlu liderler olarak yetiştiren, günümüzde kız çocuklarının yetişmesi noktasında kapılarını açan. Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşlarından birisi diyerek ifade ediyor.
Eğitim yıllarında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinin ehemmiyetini ,1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduğunda daha da iyi anladı. Çünkü; Mülkiyeli olmaktan her zaman gurur duyuyor.
Pakistan’ın başkenti İslamabad Büyükelçiliğimizde görevli iken (1974) İslamabad da evlendi, BM Daimî Temsilciliğimizde görevli iken bir kızı, Atina Büyükelçilimizde görevli iken de bir oğlu oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’ nda, dış işleri Reis-ül Küttap diye konu olan, ve günümüz de TC Dış İşleri Bakanlığı diye bahsedilen kuruma 1969’ da İşe başladı. Dışişleri Bakanlığı da hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kendilerinin Diplomat olması onun her daim gurur kaynağı olmuştur.
BM Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurul u 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt ”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müstaşarı idi.
1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917 de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel ‘de 23 Nisan 1977 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü.

1977 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. 1999 yılında bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalar da referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı.
2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte.2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan’ın başdanışmanı oldu,
Mainz ve Zürih ‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmağa, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmağa, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmağa vs. büyük önem vermiştir. Hayatının en değerli anılarından biridir Başkonsolosluk yılları.

2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı.
MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Halen gazeteler ve internet sitelerinde iç ve dış siyasi gelişmeler, insan hakları, milli güvenlik vs. konularda yazılar kaleme almakta.
Diplomat olmasını kaleme aldığında şu ifadeleri bizlerin görmemesi içten bile değil ;
“Dışişleri Bakanlığı, çırağından ustasına, küçüğünden büyüğüne Meslek Memurlarının oluşturduğu büyük bir ailedir. Ailenin her ferdi birbirini çok iyi tanır, eksiğini, fazlasını bilir. Bu yüzden, diplomatlar için kurumsal kimliğin önemi çok büyüktür.

Dünya tarihini ve ülkesinin tarihini çok iyi bilmelidir. Dünyadaki ve ülkesindeki gelişmeleri sürekli olarak ve yakından takip etmelidir. Her konuda söyleyecek birkaç sözü, bu çerçevede entellektüel derinliği bulunmalıdır. Sosyal ilişkilere önem veren, her düzeyde ve her kesimden insanla ilişki kurabilen bir kişiliğe sahip olmalıdır.
Gürsel Demirok; gizli hazinem diye bahsettiği anekdotunda;
Atatürkçü düşünceye, İnsan haklarına ve milli güvenliğe çok önem verir. “İnsan hakları ve milli güvenlik bir paranın iki yüzü gibidir. “Birbirini tamamlayan, birlikte bir anlam bir değer ifade eden”
“Milli Güvenlik , insan hakları, diplomasi gibi konularla ilgilenenlerin dağın ardını görebilmeliler” sözleri var
Ülkesine olan sevdası, tabiata olan sevgisi, muhteşem dehası, yardımsever ve hoşgörüye her daim iyimser bakışı, başarı,çalışma azmi, kararlılık ve ortak akılla iş görme gibi
vasıfları üzerinde toplayan, uluslararası ve yurt içi faaliyet alanlarında ülkemizi en üst düzeyde temsil eden ,baş konsolosluk ,daire başkanlıkları ,sekretarya başkanlığı gibi üst düzey çalışma faaliyetleri ile 21. asrın ekolü, sektörünün duayeni ve tartışılmaz Mülkiyeli Diplomatımız’ a

İyi ki Varsın Gürsel Demirok diyoruz .

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Avatar

Published

on

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Dostluk Kapısının Anahtarı, Bülent Türker

Altın Lale’nin Onursal Başkanı ,Bülent Türker

Avatar

Published

on

Hollanda’nın Rotterdam kentinde yaşayan,1993 yılında Hürriyet Gazetesi ve Jeeyses Gençİş Adamlarının düzenlediği Türkiye’nin en başarılı gençleri yarışmasında insanlara ve Gönüllü Kuruluşlara Yardım dalında Türkiye’nin en başarılı genci ödülüne layık görülen
Hollanda da ve Kırklareli Vize de yaşayan Trakya’mızın altın çocuğu Bülent Türker
Hollanda Altın Lale ve arkadaşlarının da desteği ile tüm deprem bölgelerinde,
bayram öncesi binlerce çocuğa, ayakabı göndererek depremzede çocukları ve
ailelerini mutlu ettiler.
Bülent Türker yaptığı açıklamalarda ;
Afet iletişimi toplumların genelini etkileyen, bir gereklilikten ziyade zorunluluk olarak sosyal, politik ve etik yönleriyle ele alınması gereken bir kavramdır diyor ve ekliyor
Son zamanlarda yaşanan büyük krizlerin (yangın, deprem, salgın vb.) ardından insani yardım lojistiğinin önemi daha çok anlaşılmıştır. İnsani yardım lojistiğinin başarılı olabilmesi, mağdurların acil ihtiyaçlarının en kısa sürede ve en az kaynakla karşılanabilmesi ile bağlantılıdır. İnsani yardım lojistiğini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve etkilerinin anlaşılması sürecin başarısı açısından önemlidir. Çalışmanın amacı Türkiye’de yaşanan afetlerde kayıpları en aza indirmek için gerçekleştirilen kurtarma müdahalelerinde ve yardım malzemelerin dağıtılmasında yardım operasyonları maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan insani yardım lojistiğinin performansını etkileyen kritik başarı faktörlerinin belirlenmesidir. Diyor.
Altın Lale’nin Onursal Başkanı ,Bülent Türker’ yıllardır,tüm deprem
Bölgelerine gerçekleştirdiği seyahat ve yardım kampanyaları ile, afetzedelerin yaralarını sarmak adına, özelikle çocukların ihtiyacı olan ; tablet, leptop , mont , bot ve ayakkabı ile hijyen ve okul malzemelerinin dağıtımı ile onların gönüllerini fetih etmiştir.
Bülent Türker ;Biz ilk günden beri bölgeden ayrılmadık, kış aylarında yüzlerce soba ve battaniye, ayrıca bölgeye su desteğini verdik.
Milli Bayramlar başta olmak üzere, Özelikle içerisinde bulunduğumuz Ramazan ayı ve sonrasında idrak edeceğimiz Ramazan Bayramında, ailelerimizin yanında olamaya devam ediyoruz .
Deprem bölgelerine desteğimiz devam ediyor. Her şehirde ekibimiz var.Minibüslerimiz Hatay ve Gaziantep’te her zaman servise hazır.
Bize büyük destek veren Altın Lale ekibi, Vedat Kement , İdris ve Hatice Bilginsoy
Aytekin Güç, Ahmet ve Hülya Kaya ,Abdullah Polat,Osman Çelik, ve hayırsever
dostlara teşekkür ederiz.

Deprem den bu yana 100. binden fazla insana desteğimiz oldu. Hatay ve diğer bölgeleri
Unutmadık, unutmayacağız.

Levent KANDEMİR

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Mayıs 2023
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT13 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

DİPLOMAT13 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

DİPLOMAT15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

DİPLOMAT3 gün önce

Emine Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı’nın eşi Oluremi Tinubu ile görüştü

DÜNYA4 gün önce

“Tanzanya, ülkemizin Doğu Afrika’daki en önemli ortaklarından biridir”

DİPLOMAT5 gün önce

Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Nikaragua Büyükelçisi Tatiana Daniela Garcia Silva ,Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga’yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

“Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren meselelerde, geri adım atmadan haklarımızın peşinde koşacağız”

DİPLOMAT7 gün önce

“Günü kurtarmak yerine, enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlayacağız”

DİPLOMAT1 hafta önce

İyi ki Varsın Gürsel Demirok

DÜNYA1 hafta önce

Yürüyen Evler | Setencioğlu Tiny House

GÜNDEM2 hafta önce

Endonezya Büyükelçiliği’nden Ramazan Bayramı kutlaması.

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

DİPLOMAT2 hafta önce

Dostluk Kapısının Anahtarı, Bülent Türker

DİPLOMAT2 hafta önce

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimin galibi demokrasimizdir, millî iradedir”

DÜNYA4 hafta önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Nedim Delibaş

DÜNYA4 hafta önce

İyi ki Varsın Bülent Türker

DİPLOMAT4 hafta önce

“Tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla Türkiye’yi kucaklayan bir anlayışla 85 milyona aşkla hizmet ediyoruz”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır”

GÜNDEM1 ay önce

“Savunma sanayinde her gün yeni bir başarıya imza atıyoruz”

DİPLOMAT1 ay önce

“Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin en güçlü siyasi, ekonomik, askerî, sosyal seviyesine çıkardık”

DÜNYA1 ay önce

“Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız”

DİPLOMAT1 ay önce

“Güçlü bir orduya sahip olmak, bizim için tercihten öte mecburiyettir”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü Töreni’ne katıldı

DİPLOMAT1 ay önce

İyi ki Varsın Fazilet Dikmen

DİPLOMAT1 ay önce

“Türkiye Yüzyılı güneşinin doğuşuna kimse mani olamayacaktır”

DİPLOMAT1 ay önce

“Gazze’deki katliamların tekrar etmemesi ve bölgenin ihyası için garantör olarak sorumluluk üstlenmeye hazırız”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Jeong Yeondoo’yu kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burundi Büyükelçisi Didace NTureka’yı kabul etti

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Büyükelçisi Theodoros Bizakis’i kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filipinler Büyükelçisi Henry S. Bensurto’yu kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Büyükelçisi Blerta Kadzadej’i kabul etti.

DİPLOMAT1 hafta önce

İyi ki Varsın Gürsel Demirok

DÜNYA4 hafta önce

İyi ki Varsın Bülent Türker

DÜNYA4 hafta önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Nedim Delibaş

DİPLOMAT2 hafta önce

Dostluk Kapısının Anahtarı, Bülent Türker

DİPLOMAT4 hafta önce

“Tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla Türkiye’yi kucaklayan bir anlayışla 85 milyona aşkla hizmet ediyoruz”

DİPLOMAT2 hafta önce

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimin galibi demokrasimizdir, millî iradedir”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır”

DİPLOMAT7 gün önce

“Günü kurtarmak yerine, enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlayacağız”

DÜNYA6 gün önce

Ruanda Büyükelçisi Charles Kayonga’yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA6 gün önce

Nikaragua Büyükelçisi Tatiana Daniela Garcia Silva ,Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

DİPLOMAT5 gün önce

Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

GÜNDEM2 hafta önce

Endonezya Büyükelçiliği’nden Ramazan Bayramı kutlaması.

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

DÜNYA1 hafta önce

Yürüyen Evler | Setencioğlu Tiny House

DÜNYA6 gün önce

“Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren meselelerde, geri adım atmadan haklarımızın peşinde koşacağız”

DÜNYA4 gün önce

“Tanzanya, ülkemizin Doğu Afrika’daki en önemli ortaklarından biridir”

DİPLOMAT3 gün önce

Emine Erdoğan, Nijerya Devlet Başkanı’nın eşi Oluremi Tinubu ile görüştü

DİPLOMAT13 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

DİPLOMAT13 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

DİPLOMAT15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge