Diplomat -Dünya

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Avatar

Published

on

“Ülkemizin, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek hedeflerimize adım adım yürüdük”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin altyapısını baştan sona yenileyerek, millî iradenin üstünlüğünü tahkim ederek, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek vizyonlarımıza ve hedeflerimize adım adım yürüdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Kayseri Toplu Açılış Töreni ve Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Kayserililere, “Gadasını aldıklarım nasılsınız, maşallah Kayseri’yi özlemişiz, gördüğüm kadarıyla Kayseri de bizi özlemiş” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’ye elleri boş gelmediklerini söyledi.

“KAYSERİ’YE SÖZ VERİP YERİNE GETİRMEDİĞİMİZ HİÇBİR İŞ YOKTUR”

Bugün hem yapımı tamamlanan çeşitli bakanlıklara, belediyelere ve özel sektöre ait eserlerin açılışını yaptıklarını hem de yeni yatırımların temelini atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları eserlerin güncel yatırım tutarının 30 milyar liraya yakın olduğunu ifade etti.

Temelini atacakları yatırımların toplam tutarının 24 milyar lirayı bulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bugün Kayseri’ye yaklaşık 54 milyar liralık müjdeyle geldik. Artık giderken sucuğumuzu, pastırmamızı, çemenimizi, mantımızı, sarmamızı, katmerimizi eksik etmezsiniz herhalde” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin sanayisi, ticareti, tarımı ve Erciyes’i gibi değerlerini mutfağıyla da taçlandırarak kendisine yeni kazanç kapıları açacağından şüphe duymadığını belirtti.

Kayseri’nin kendilerine hep açık ara destek verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de Kayseri’ye şükran borcumuzu, yaptığımız eserlerle getirdiğimiz hizmetlerle ödemeye çalışıyoruz. Mesela, şehrin gelişimine yapacağı katkıları gördüğümüz için 23 milyon metrekarelik Erciyes Dağı’nın tapusunu, Yamula Barajı’nın raylı sistemlerinin işletmesini hiç tereddüt etmeden şehrimizin yönetimine devretmiştik. Bu şehre yapılan her projenin bizzat takipçisi oldum, talimatlarını verdim, neticelenmesini sağladım. Kayseri’ye söz verip de yerine getirmediğimiz hiçbir iş yoktur. Eksikleri de bugünkü açılış ve temel atma törenleriyle tamamlıyoruz. Tabii birileri bugün yapacağımız açılışlara ve temel atmalara inanmayıp yalanla iftirayla istihza ile işi sulandırmaya çalışacaklardır. Hatırlarsanız 2003 yılında yine Kayseri’ye yaptığımız bir ziyarette 130 fabrikanın birden temelini atmıştık. Bundan 19 yıl önce attığımız o temellere birileri yine bıyık altında gülmüş, bu kadar fabrikanın yapılamayacağını iddia etmişti. Temelini attığımız o 130 fabrikanın tamamı bugün hizmette olduğu gibi üzerine daha yüzlercesini de yaptık. Şimdi de bin 200 fabrikalık kapasiteye sahip yeni organize sanayi bölgelerimizin müjdesini sizlerle paylaşıyoruz. Rabbim ömür verirse bu fabrikaların tamamının da inşa edilip harıl harıl çalıştığını hep birlikte göreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışını yapacakları eserler arasında eğitimde, anaokulundan ilkokula, ortaokuldan liseye kadar her seviyede 323 derslik, spor salonu ve 100 yataklı pansiyonun yer aldığını dile getirdi.

“DEVELİ’DEKİ HASTANEMİZE DR. EKREM KARAKAYA’NIN İSMİNİ VERDİK”

Ayrıca üniversitelerin tamamlanan yatırımlarını hizmete açtıklarını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Talas ve Tomarza’da gençlik merkezi, yurt yenilemesi, spor salonu ve futbol sahası yenileme işleri tamamlandı. Sağlıkta 75 yataklı Bünyan, 150 yataklı Develi, 10 yataklı Sarız, 75 yataklı Yahyalı ilçe hastaneleriyle birlikte çok sayıda aile sağlığı merkezi hizmete girdi. Develi’deki hastanemize geçtiğimiz haftalarda Konya’da menfur bir saldırıda hayatını kaybeden görev şehidimiz Dr. Ekrem Karakaya’nın ismini verdik. Bu vesileyle sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddetin karşısında olduğumuzu tekrarlayarak Develili Doktor Ekrem Karakaya kardeşimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”

TOKİ’nin Karpuztutan’da 535 konutu, Süksün’de 108 konutu, Tomarza’da 277 konutu, Erciyes’te 228 iş yerini altyapısı ve çevre düzenlemeleriyle hizmete hazır hâle getirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İller Bankası projesi ile çeşitli arıtma tesislerinin şehre kazandırıldığını ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanlığının çeşitli ilçelerdeki cami, Kur’an kursu, gençlik merkezi gibi yatırımlarının bitirildiğini de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tapu Kadastro, AFAD ve Emniyet Müdürlüğü gibi kurumlara yeni hizmet binaları inşa edildiğini aktardı.

Millî Savunma Bakanlığının A400M uçaklarının bakım tesisini ve Aspilsan Fabrikası’nı hizmete sunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Orta Anadolu Kalkınma Ajansının desteklediği sekiz ayrı proje tamamlandı. Kayseri Gar binası restore edildi. Anafartalar Şehir Hastanesi-Mobilyakent Tramvay Hattı’nın inşasını bitirdik. Kayseri-Kırşehir otoyol bağlantı yolunun yapımını nihayete erdirdik. Toplam bedeli 2 milyar lirayı bulan bu kamu yatırımlarını resmen hizmete açıyor ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bugün karşımda bu muhteşem katılımı görünce gerçekten sizlerle ne kadar övünsem azdır. Rabbime hamdediyorum, bana sizler gibi bir millete hizmet etme şerefini lütfettiği için.”

“477 PROJENİN RESMÎ AÇILIŞINI YAPARAK SİZLERİN HİZMETİNE SUNMUŞ OLUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin biyogaz tesisinden toplu konuta, yol ve bulvar yapımından alt-üst geçitlere, ağaçlandırma ve yeşillendirme çalışmalarından millet bahçelerine, spor tesislerinden sosyal hizmet birimlerine kadar 105 kalem eseri kazandırdığını belirtti.

Toplam yatırım tutarı 3 milyar 788 milyon lirayı geçen bu yatırımların Kayseri’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve ekibini de tebrik etti.

Akkışla, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar Belediyelerinin toplamda 189 kalem projesinin resmî açılışını da tören kapsamında yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle yerel yönetimlerden doğmuş bir siyasi iktidar olarak belediyelerimizi her alanda destekliyor, yaptıkları eserlerle ve verdikleri hizmetlerle gurur duyuyoruz. İlçe belediyelerimizin yatırımlarının da hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen başkanlarımızı ve herkesi tebrik ediyorum” dedi.

Kayseri’nin, üretimin ve emeğin orta Anadolu’dan parlayıp tüm ülkeyi kendine hayran bırakan yıldızı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün çeşitli organize sanayi bölgelerimizden tamamlanan özel sektör yatırımlarının da resmî açılışlarını yapıyoruz. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 3 milyar 147 milyon lirayı bulan 24 ayrı tesisin, İncesu Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 6 milyar 316 milyon lirayı bulan 30 ayrı tesisin, Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 520 milyon lirayı bulan 28 ayrı tesisin, Kayseri Serbest Bölge’de yatırım tutarı 896 milyon lirayı geçen 6 ayrı tesisin, Kayserigaz bünyesinde yatırım tutarı 811 milyon lirayı bulan bir projenin, güneş enerjisinde yatırım tutarı 1 milyar 700 milyon lirayı bulan bir santralin, toplamda 13 milyar 390 milyon liralık yatırıma ve 7 bin 200’ün üzerinde istihdama sahip 90 tesisin resmi açılışlarını bugün buradan gerçekleştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yatırımları yaparak istihdam oluşturan, üreten, ihracat yapan, ülkemizi büyüten her bir iş insanımızı tebrik ediyorum. Emekleriyle bu tesislerin işlemesini sağlayan mühendislerimize, işçilerimize, tüm çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Böylece bakanlıklarımıza, belediyelerimize ve özel sektörümüze, tüm bunlara ait 30 milyar liralık yatırımla hayata geçirilen 477 projenin resmî açılışını yaparak sizlerin hizmetine sunmuş oluyoruz. Tüm bu yatırımların Kayserimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye ekledi.

“ÜLKEMİZİ TARİHİNDE İLK DEFA YÜKSEK HIZLI TREN KONFORUYLA BİZ TANIŞTIRDIK”

Bitirip hizmete açtıklarının yanı sıra bir de bugün temelini atacakları projelerin bulunduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizi tarihinde ilk defa yüksek hızlı tren konforuyla biz tanıştırdık. Kayseri’nin de bu konforlu demiryolu seyahatinden faydalanmasını istedik. Bunun için Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı’na Yerköy üzerinden bir bağlantı projesi hazırlayarak Kayseri’mizi bu ağa dâhil etme kararı aldık. Yerköy-Kayseri hattı, 142 kilometre uzunluğa sahiptir. Bunları ana muhalefetin başındaki Bay Kemal yapabilir mi? Yavru muhalefet yapabilir mi? Onlar yapsa yapsa ancak sökülen musluğu takarlar.”

Proje tamamlandığında Kayseri-Ankara arasının trenle iki saatlik mesafeye düşeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yolcu, yük ve vakit tasarrufu, su, hava, gürültü kirliliğini azaltması ve kara yolu işletme giderlerinde sağlayacağı düşüşle bu hattın ekonomimize katkısı 30 yıllık işletme süresi boyunca 10,5 milyar lirayı bulacaktır” dedi.

“BİZİM SİYASETİMİZ ESER VE HİZMET SİYASETİDİR”

“Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmet söz konusu olduğunda kendileriyle yarışacak kimsenin bulunamayacağını belirtti.

Bunun görüldüğü için de tartışmaların, yalan ve iftirayla başka alanlara çekilmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oyuna asla gelmeyeceklerini, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası mücadelesinden asla taviz vermeyeceklerini, aksi takdirde bu vebalin altından kalkamayacaklarını söyledi.

85 milyon vatandaşın huzuruna alnı ak çıkabilmek için daha çok çalışacak ve ülkeye daha çok eser ve hizmet kazandıracaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi: “Bunu da karşımızdaki onca kifayetsiz muhterise, beşinci kol faaliyeti yürüten hainlere, sırtını terör örgütlerine dayayan siyasetçi müsveddelerine rağmen yapacağız. Siyasetteki 40 yılı aşkın çalışmalarımızın her sayfasında en çok keyif aldığımız, en çok gurur duyduğumuz anlar işte böyle vakitlerdir. Geride bırakacağımız en önemli mirasın da bu eserler ve hizmetler olduğunu biliyoruz. Rabbime bize, bu ülkeye ve bu millete hizmet imkânı verdiği için hamdediyorum. Rabbime bana böyle bir milletin evladı olma şerefini bahşettiği için hamdediyorum. Bizim ülkemiz için, milletimiz için, coğrafyamız için, medeniyetimiz için hayallerimiz var hayallerimiz. Unutmayınız, hayalleri olmayanların hedefleri de olmaz.”

“ÖNÜMÜZE ÇIKAN ENGELLERİ MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE AŞARKEN HEP BİRLİKTE BEDELLER DE ÖDEDİK”

Bundan 11 yıl önce 2023 hedeflerini ilan ettiklerinde birilerinin dudak büktüğünü, ardından 2053 ve 2071 vizyonlarını dile getirmeye başladıklarında yine aynı küçümseyici tavırla karşılaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin altyapısını baştan sona yenileyerek millî iradenin üstünlüğünü tahkim ederek, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek vizyonlarımıza ve hedeflerimize adım adım yürüdük. Önümüze çıkan engelleri Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle aşarken hep birlikte bedeller de ödedik. Bugün geldiğimiz noktada ülkemizin son iki asırlık serencamından, Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarından zerre kadar ders almamış bir güruhun hezeyanlarını tekrar işitmeye başladık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar atılan her adımda millete ve ülkeye güvendiklerini, muhalefetin ise ülkeye, millete ve kendisine güveninin olmadığını söyledi.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü inşa ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’umuza denizin altından Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yine denizin altından biz yaptık mı? Osmangazi Köprüsü’nü biz yaptık mı? Kardeşlerim, İstanbul-İzmir 6,5 saatti. İstanbul-İzmir’i üç saate, Bay Kemal sen oranın milletvekilisin, biz yaptık mı? Şanlıurfa-Adıyaman Nissibi Köprüsü’nü yine biz yaptık mı? Kardeşlerim, 26 havaalanından aldık, şu anda 58 havalimanı var. Biz yaptık mı? 6 bin 100 kilometre kara yolu varken şu anda 28 bin kilometre kara yoluna ulaştırdık mı?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer kendilerine güvenselerdi, şurada seçime kalmış neredeyse 10 ay, en azından cumhurbaşkanı adaylarını ilan ederlerdi. Hâlâ cumhurbaşkanı adaylarını açıklayamadılar. Hâlâ diyorlar ki Cumhur İttifakı adayını açıklasın, seçim tarihi belli olsun. Bay Kemal Cumhur İttifakı’nın adayı da belli, seçim tarihi de belli. Gerek şahsım gerek Sayın Bahçeli defalarca seçim tarihini de adayımızı da ilan ettik. Kendi adaylarıyla karşımıza çıkıp eser ve hizmet siyaseti yarışına girmesi gerekenler ise sağıra yatıp ‘Hele bir de Erciyes’in tepesindeki karlar erisin.’ havasında gökyüzüne bakarak ıslık çalmaya devam ediyorlar. Aslında bu tavırlarıyla kendilerine güvenleri olmadığını söylüyorlar. Seçim filan istemedikleri, hâllerinden memnun olduklarını söylüyorlar. Ülkeyi yönetme sorumluluğunun altına girecek, bunların yüreklerinin bulunmadığını söylüyorlar. Milletimize anlatacak vizyonları, hayata geçirecek programları, yönelecek hedefleri olmadığını söylüyorlar ama mecburen bu oyunu oynamaya mecbur oldukları için de sürekli kaçak güreşerek ‘yerimiz dar’ türküsünü söylüyorlar. Kardeşlerim, siz bunların kürsülerden nasıl höykürdüklerine, sosyal medyada nasıl efelendiklerine, sırtlarını pışpışlayan büyükelçilerden aldıkları cesaretle seslerini nasıl yükselttiklerine bakmayın.”

Muhalefet partilerinin ülkeyi yönetmek gibi gaye ve hazırlıklarının olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiçbir şey yapmadan sadece konuşarak muhalefet yapmanın konforu dururken, eğitimden sağlığa, altyapısından güvenliğine, savaşından salgınına, ekonomisinden tarımına bunca yükün altına soruyorum girerler mi acaba? Girmezler. Bunlar dün de öyleydi, bugün de öyle, eğer gerçek bir değişime maruz kalmazlarsa yarın da öyle olacaklar. Bu tablo karşısında kendi adımıza değil ama ülke adına üzülüyoruz. Çünkü demokraside iktidar kadar muhalefetin kalitesi de önemli. Bunlara bakınca ise sadece coğrafyamızın kadim deyimiyle ‘nato kafa nato mermer’ sözünün ete kemiğe bürünmüş hâlini görüyoruz.”

Siyasette “armut piş ağzıma düş” yöntemiyle yol yürünmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir hayaliniz, bir hedefiniz varsa bunun için çalışacaksınız, içini dolduracaksınız, insanları ikna edeceksiniz, gönüller kazanacaksınız gönüller. Tüm bunların sonunda yetki alırsanız da bizim 20 yıldır yaptığımız gibi hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan, işin başına yeniden geçip programlarımızı ne yapacağız, hayata geçireceğiz. Ama bunlar hayalimiz yok, hedefimiz yok, programımız yok ama siz yine de bize oy verin derlerse, bunlara da haddini bildireceğiz.”

“BİZ TEK MİLLET DİYEREK 85 MİLYONUN TAMAMINI BAĞRIMIZA BASIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ben sizlere soruyorum, Kayseri bu oyuna gelir mi? Kayserili bu numarayı yutar mı?” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin 81 vilayeti bu tiyatroyu şıp diye çözmez mi? Yedi düveli kündeye getirmiş Türk milleti bu tezgâha gelir mi? Bu sinsi senaryonun hesabını inşallah 2023 Haziran’ında sandıkta hep birlikte sormaya hazır mıyız? Küresel krizin ülkemize etkilerinden aldıkları cesaretle hiçbir şey yapmadan oturdukları yerden iktidar hevesine kapılanları daldıkları pembe rüyadan beraberce uyandırmaya hazır mıyız? Yürüttüğümüz tarihî mücadeleye destek olmak yerine sürekli çelme takarak kendilerine ülkenin felaketinden ikbal devşirme peşine düşenleri, hayal âleminden beraberce inşallah gerçek dünyaya indireceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek yaptığımız hiçbir fedakârlığın, akıttığımız her damla terin, yeri geldiğinde döktüğümüz her damla kanın, attığımız hiçbir adımın boşa gitmediğini cümle âleme hep birlikte göstereceğiz.”

Bir, beraber ve kardeş olarak hep birlikte Türkiye olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü biz tek millet diyerek 85 milyonun tamamını bağrımıza basıyoruz. Çünkü biz tek bayrak diyerek şehitlerimizin tamamını yâd ediyoruz. Çünkü biz tek vatan diyerek topraklarımızın tamamını kucaklıyoruz. Çünkü biz tek devlet diyerek son devletimiz Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatma kararlılığımızı anlatıyoruz. Ne diyor Kayserili şair? Bakalım biliyor musunuz? Tek millet, el ele ikbal ile yürür. Tek bayrak, en kadim zirveyi görür. Tek vatan uğruna canını verir tek devlet bağımsız, hür olduğunda. Evet, bu değerleri, bu ilkeleri, bu çağrıyı benimseyen herkesle birlikte yol yürümeye, dava arkadaşlığı yapmaya, istiklal ve istikbal mücadelesi bayrağını yükseltmeye hazırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsa yanlışlar düzeltilir, hatalar telafi edilir, eksikler tamamlanır, kırgınlıklar giderilir yeter ki sebebi vücudumuz olan imanımıza halel gelmesin. Yeter ki inancımızın sembolü ezanlarımız susmasın. Yeter ki bağımsızlığımızın timsali, bayrağımız inmesin. Yeter ki evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan geleceğimize halel getirecek nifaklara, bozgunculuklara itibar edilmesin. Bunların dışında bir araya gelemeyeceğimiz, birlikte yol yürüyeceğimiz kimse olmadığına inanıyoruz. Biz her zaman ‘niyet hayır, akıbet hayır’ sözündeki hikmete inandık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer şartlara teslim olsaydık, değil 20 yıl, iki yıl bile bu ülkeye hizmet edemezdik. Ülkemizin geleceğinde kritik bir dönüm noktası olan 2023 için de kardeşlerim niyetimiz hayırdır, akıbetimiz de hayır olacağından şüphe duymuyoruz. Kayseri’nin bu mücadelemizde de en ön saflarda bizimle birlikte olacağına inanıyorum. Şimdi öyle bir ahitleşelim ki duymayan kalmasın. Şimdi öyle bir sözleşelim ki dostlarımızın yürekleri ferahlasın, düşmanlarımızın kalpleri dalsın.”

“ÜLKEMİZİN 81 ŞEHRİNİN HER BİRİ DEMOKRASİ VE KALKINMA MÜCADELEMİZİN ŞAHİDİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır olup olmadıklarını sordu. “Kayseri, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Kayseri, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Kayseri, bu kutlu mücadelede yanımızda mısınız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep işi hizmet, gücü millet bir kadro olarak vatandaşın huzuruna çıktıklarını vurguladı.

Bugün de aynı anlayışla vatandaşların karşılarında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 81 şehrinin her biri demokrasi ve kalkınma mücadelemizin hamdolsun şahididir. Söylediğimiz her sözün arkasında 20 yıllık bir müktesebat var. Bunu en iyi bilen şehirlerden biri de Kayseri’dir” diye konuştu.

Kente yaptıkları yatırımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde şehrimize 5 bin 53 adet yeni derslik kazandırdık. İkisi devlet olmak üzere üç yeni üniversite kurduk” dedi. Gençlik ve sporda 8 bin 22 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlik merkezlerini faaliyete geçirdik. Stadyum, spor salonları, yüzme havuzları gibi 48 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda Kayserili ihtiyaç sahiplerine yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta şehrimize bin 607 yatak kapasiteli şehir hastanemizi yaptık mı? 20’si hastaneden oluşan toplam 57 adet sağlık tesisi kazandırdık. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Kayseri’de 18 bin adet konutu, sosyal donatı alanları, alt yapısı ve çevre düzenlemesiyle tamamlayıp hizmete sunduk. Hâlen bin 815 konutun yapımına devam ediyoruz.”

Kayseri’de toplam büyüklüğü 2,5 milyon metrekare olan dört millet bahçesi projesinden birini bitirdiklerini, ikisinin inşasını da devam ettirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Melikgazi, Koca Sinan, Develi, Hacılar, Talas ilçelerinde yaklaşık 5 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ulaştırmada 83 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 565 kilometre ilaveyle 648 kilometreye ulaştırdık. Yapımı devam eden Develi-Yahyalı yolunu, Pınarbaşı-Mersin hududu yolunu, Himmet Dede-Organize Sanayi Bölgesi bağlantısını, Sivas ayrımı-Köprübaşı yolundaki işleri bu yılsonuna kadar tamamlıyoruz. Develi ve Niğde istikametlerindeki yolların önemli bölümünü de seneye bitiriyoruz” bilgisini verdi.

“KAYSERİLİ ÇİFTÇİLERİMİZE YAKLAŞIK 3 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormanda Kayseri’ye 11 baraj ve dört gölet inşa ettiklerini, bir baraj ve bir gölet daha yapacaklarını belirterek, inşa ettikleri sulama tesisleriyle de Kayseri’de 490 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını anlattı.

Yapımı devam eden sulama tesisleriyle toplam 320 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kayserili çiftçilerimize yaklaşık 3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 2 teknopark, 14 AR-GE merkezi ve 2 tasarım merkezi kurduk. Kayserili iş insanlarımıza toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, 20 yılda yaptıklarımız anlatmakla bitmiyor ve bitmez. İnşallah önümüzdeki yıllarda Kayseri’yi yeni ve daha büyük projelerle buluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Açılışını yaptıkları ve temelini attıkları tesislerin şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin bu eserlerle buluşmasını sağlayan bakanları, belediyeleri ve özel sektörü tebrik etti.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni için Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile canlı bağlantı gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantı sırasında alandaki bir binada yer alan pankarta dikkati çekerek, “Buraya enteresan bir şey yazmışlar. ‘7 düvel, 7’li masa, sana vız gelir büyük usta’ demişler. Hayırlı olsun büyük usta. Bu büyük ustanın yanında sizler gibi ana kademe, sizler gibi kadın kolları, sizler gibi gençler olursa, evelallah durmak yok yola devam” dedi.

Daha sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu’na tekrar bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atılması için butonlara basılması talimatını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından İncesu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Besler Glassfiber Cam Elyaf Fabrikası’nın açılışı için Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’la canlı bağlantı kurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi için talimat vererek açılışı gerçekleştirdi.

Daha sonra Kumsmall Kayseri uluslararası mobilyacılar alışveriş merkezinin açılışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a canlı bağlantı ile bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezinin açılış törenine bütün dostlar hoş geldiler. Böyle büyük bir mobilya birimini açmış olacağız. Ya Allah, bismillah” diyerek açılışı gerçekleşti

DİPLOMAT

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

ADALET

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 72. toplantısını az önce tamamladık.  Toplantımızda ilk olarak güvenli okul ikliminin inşası ve güçlendirilmesine yönelik hususları istişare ettik. Biliyorsunuz geçen sene yaşadığımız üzücü hadiseler sebebiyle okullarımızın güvenliğini artıracak ek önlemleri uygulamaya koymuştuk. Bugün hem bunları tekrar gözden geçirdik, hem de alınabilecek ilave tedbirleri görüştük.

Bu vesileyle geçen hafta Manisa-Turgutlu’da meydana gelen menfur olaydan etkilenen çocuklarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, tedavileri devam eden üç evladımıza Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum.

Yine bugün öğle saatlerinde Osmaniye’de yeğeni tarafından katledilen öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

“81 İLİMİZİN GELECEĞİNİ ESERLERLE, YATIRIMLARLA, PROJELERLE AYDINLATMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Değerli arkadaşlar; son toplantımızdan bu yana yine yoğun bir mesaiyle ülkemize ve aziz milletimize aşkla hizmet etmeyi sürdürdük. İçeride toplu açılış törenleri, dışarıda uluslararası toplantılarla Türkiye’yi dünyada hak ettiği yere getirmenin mücadelesini verdik. Özellikle dış politika kulvarında dolu-dolu geçen bir gündemimiz oldu.

8 Eylül’de üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olarak milletimize büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanlarını Külliyemizde misafir ettik. 3 yıl önce Belçika’da ulaştığımız zaferi bu kez kendi evimizde hem de muhteşem bir geri dönüşle tekrarlayan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı şahsım ve milletim adına bir kez daha gönülden tebrik ediyorum.

Aynı şekilde 2026 Avrupa Boks Şampiyonası’nda 70 kiloda altın madalya kazanan millî boksörümüz Busenaz Sürmeneli’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.

Elde ettikleri önemli başarılarla millî sporcularımız 86 milyonun göğsünü kabartırken, biz de 81 ilimizin geleceğini eserlerle, yatırımlarla, projelerle aydınlatmaya devam ediyoruz. Milletimizin bize yüklediği emanet her anımızı, her günümüzü Türkiye için seferber etmemizi zorunlu kılıyor. Biz de bu mukaddes emanetin hakkını en güzel şekilde vermenin gayretindeyiz.

11 Eylül’de hem inşası tamamlanan yatırımlarımızın açılışını yapmak, hem de yeni eserlerimizin temellerini atmak üzere baba ocağımız Rize’deydik. TOKİ konutlarımızdan millet bahçelerimize, yeni işyerlerinden okul ve öğrenci yurtlarına, kültür ve sanat merkezlerinden ve spor tesislerine tam 26 projemizi Rizeli vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde nihayete erecek 3 yeni yatırımın da temellerini attık. Toplam değeri 10 milyar lirayı aşan bu eser ve yatırımların Rize’mize ve ülkemize bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum.

“2 BİN 820 METRE UZUNLUĞUNDAKİ DÖRDÜNCÜ ANA PİSTLE HAVALİMANIMIZIN TOPLAM PİST SAYISI 6’YA ÇIKTI”

13 Eylül’de ise şehir hastanemizin kurdelesini kesmek üzere istiklal meşalemizin ilk yakıldığı şehir olan Samsun’umuzu ziyaret ettik. 234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz, 1.458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, son teknolojiye sahip 40 ameliyathanesi, 320 poliklinikle şehrimize hizmet verecek. Toplam 17 milyar liralık bu muazzam yatırımın Samsun’umuz, bölgemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.

18 Eylül’de İstanbul’a yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadık. Muhalefetin, “buraya uçak inmez” dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana biliyorsunuz rekora doymuyor. Kuş uçmaz, kervan geçmez, böyle bir yerde havalimanının ne işi var diyerek kara çaldıkları bu eser geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025’te üçlü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz dördüncü ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon euro yatırım değerine sahip 2 bin 820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı 6’ya çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan, olumsuz hava şartlarında bile iniş-kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Kıymetli basın mensupları; Gaziler Gününü idrak ettiğimiz 19 Eylül’de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştirdik. Yeni görevlerine başlayan 571 kardeşimizle birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını 53 bin 179’a yükselttik. Bir defa hepimiz şunun çok net farkındayız: İstiklal ve istikbalimiz için serden geçen şehitlerimizin, birlik ve beraberliğimiz için bedel ödeyen gazilerimizin, nice acıya, zorluğa göğüs geren şehit yakınlarımızın hakkını hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Bununla birlikte devlet olarak imkânlarımız nispetinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya özellikle gayret ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakmaya, hayata geçirdiğimiz düzenlemeler ve attığımız adımlarla şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz.

Buradan yeni atanan kardeşlerimize milletimize hizmet yolunda Cenab-ı Allah’tan başarılar temenni ediyor, şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Tahriklere kapılmayarak o vakarlarını, o metanetlerini, hepimize örnek olan o asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerimizden Allah razı olsun.

“GÜVEN VE REFAHIN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÜZENİN REÇETESİNİ BEŞ MADDE HÂLİNDE DÜNYA İLE PAYLAŞTIK”

Sevgili vatandaşlarım; 20 Eylül’de Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’a gittik. Bu sene “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” temasıyla düzenlenen görüşmelerin ikinci gününde 16. kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap ettim. Konuşmamızda daha adil, temsil gücü yüksek, güven ve refahın hâkim olduğu yeni bir düzenin reçetesini beş madde hâlinde dünya ile paylaştık. Filistin, Rusya-Ukrayna ve İran başta olmak üzere çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da estirdiği devlet terörü yine gündemimizin en üst sırasındaydı. Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas, maalesef bu sene de vize engeli sebebiyle Genel Kurul’a bizzat hitap edemedi. Kelimeleri buram-buram kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için Birleşmiş Milletler kürsüsünde kendilerine yer bulurken, Sayın Abbas’ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur. Bu adaletsizliğin vicdanları kanattığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Tabii biz o gün orada sadece milletimiz adına değil, aynı zamanda Filistinli mazlumlar, Lübnanlı masumlar adına da konuştuk. Bundan geri adım atmayacağız. İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak, hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.

Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz. Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.

Aziz milletim; bundan beş sene önce ülkemize kazandırdığımız Birleşmiş Milletler’in tam karşısındaki Türkevimiz yine diplomasinin kalbinin attığı bir merkez oldu. Birçok devlet ve hükûmet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik. New York’ta bulunduğumuz süre zarfında toplam 17 devlet ve hükûmet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Trump’ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katıldığı toplantıya iştirak ederek bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik kanaatlerimizi paylaştım. Amerikan iş çevreleriyle bir araya gelerek ülkemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirdik. Türk-Amerikan Müslüman toplumunun yer aldığı programda farklı eyaletlerde yaşayan vatandaşlarımızın yanı sıra Amerika’daki dost ve kardeşlerimizle de hasret giderdik. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz temas, görüşme ve toplantıların ülkemiz, milletimiz ve mazlum coğrafyalar için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.

26 Eylül’de 21. MÜSİAD Expo Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu’nun kapanış törenine iştirak ettik. Hem fuarın, hem de iş forumunun yeni ortaklıklara kapı aralamasını ümit ediyor, MÜSİAD’ımızı gayretlerinden ötürü tebrik ediyorum.

“TÜRKİYE’NİN FİNANSAL SİSTEMİ GÜÇLÜDÜR”

Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlar; bugünkü kabine toplantımızda 17 Eylül’den beri gündemde olan fon konusunu etraflıca değerlendirme fırsatı bulduk. Adalet Bakanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımız kapsamlı birer sunum yaptılar. Şimdiye kadar atılan adımlarla ilgili kabine üyelerimizi bilgilendirdiler. Malumunuz bu meseleye nasıl yaklaştığımızı New York dönüşü yaptığımız basın toplantısında kamuoyumuza ilan etmiştik. Ama şunu bugün bir kere daha açık açık ifade etmek isterim: İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan-meydan, şehir-şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz, aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Bu konudaki kararlılığımızı şüpheye mahal vermeyecek biçimde zaten ortaya koyduk. Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ekonomi kurmaylarımız diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesai ile çalışmaktadır. Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare hâlinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz.

Burada şu gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum: Türkiye, bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahiptir. Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür. Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır. Temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir. Her kim aksini iddia ediyorsa, Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur. Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.

Şu noktanın da altını özellikle çiziyorum: Hiçbir sebep yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz. Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum. Böyle bir zihniyetten ülkeye de, millete de hiçbir fayda gelmez. Bizim son 25 senedir olduğu gibi, bugün de uğruna canımız feda dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.

“PİYASA BOZUCU EYLEMLERE GİRİŞTİĞİ TESPİT EDİLENLER HUKUK ÖNÜNDE BUNUN HESABINI VERECEKTİR”

Sevgili vatandaşlarım; sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz. Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Gerek fonlar, gerek hisse senetleri üzerinden oynanan, çevirip haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmalar yapılıyor. Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir.

Tabii burada bir diğer kritik husus, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçilmesidir. Bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hâle getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Şundan herkes emin olsun, müsterih olsun: Devletimizin ilgili kurumları yoğun bir mesai içindedir. Yarın ekonomi kurmaylarımızla ve sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim. Sermaye piyasası kurulları içinde, hukuk devleti sınırları dâhilinde, maşeri vicdanın rehberliğinde gereken her türlü adım atılacaktır.

Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımı bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Son olarak bu akşam UEFA Uluslar Ligi’nde İtalya’ya karşı mücadele edecek A Millî Futbol Takımımıza yürekten başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

ADALET

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz, unutulmasın ki; yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.

Konuşmasına BM’nin 81’inci Genel Kurulu’nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Annalena Baerbock’a teşekkür etti, başkanlık görevini devralan Khalilur Rahman’a da başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres’e de çabalarından dolayı teşekkür etti.

Bir üzüntüsünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti’ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.

“GAZZE’DE ÇOĞU ÇOCUK VE KADIN 74 BİN KARDEŞİMİZ İSRAİL’İN DEVLET TERÖRÜNÜN KURBANI OLDU”

26 Haziran 1945’te Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: ‘Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik’ demişlerdi. Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.”

Öyle çok uzağa gitmeye gerek olmadığını, sadece son bir yıldaki tabloya göz atmanın kâfi olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakınız geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti” dedi.

Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yalnızca Gazze’de son üç yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı hâlen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor” diye konuştu.

İsrail’in saldırılarında ellerini ve ayaklarını kaybeden masum çocukların tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalıştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının hizmet veremediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan (Donald) Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1500’ü aşmıştır. Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği hâlde İsrail Hükûmeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor.”

“BARIŞ VE GÜVENLİĞİ KORUMAK İÇİN KURULAN BM, GÖREVİNİ İCRA EDEMEZ HÂLE GELMİŞ, GETİRİLMİŞTİR”

Kudüs’te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişiminin engellendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor. Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.

Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur; bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hâle gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar, derin bir hayal kırıklığı içindedir.”

Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri’nin BM80 Girişimi dâhil bu yönde sarf ettiği samimi çabaları desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu reform iradesinin müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini beklediklerini söyledi.

Birleşmiş Milletler’e olan güvenin gerçekten artırılmak istenmesi durumunda yapılması gerekenlerin belli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. Birleşmiş Milletler’e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir. 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, ‘dünya beşten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.”

“CEZASIZLIĞIN SIRADANLAŞTIĞI BİR ULUSLARARASI SİSTEM ÇÜRÜMEYE MAHKÛMDUR”

Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmaları gerekirken, diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum: Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz, unutulmasın ki; yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur. İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız. Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk. Üçüncü olarak, iş birliğini ve açık diplomasiyi devletlerarası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz. Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir. Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz. Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz. Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir. Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz. Bilinmelidir ki tekno kutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.”

“FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ BOĞMA GİRİŞİMLERİ HÜSRANA UĞRAYACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmadıklarını, attıkları her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışında olduklarını belirterek, şunları kaydetti: “Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurduğumuz Savunma İttifakı hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyor. Körfez’de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor. Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum. Gazze’de ise bir yıl evvel Şarm El-Şeyh’te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin: Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz.”

“KARDEŞ SURİYE HALKININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Suriye’nin 14 yıllık zulmün ardından 8 Aralık Devrimi ile yeni bir yola girdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı (Ahmed) Şara’nın liderliğinde Suriye’nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Irak’la ilişkilere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bir diğer komşumuz Irak’ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır. Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak’la iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ise Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur. Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.”

“KIBRIS TÜRK HALKININ EGEMEN EŞİTLİĞİ VE EŞİT ULUSLARARASI STATÜSÜ TESCİL EDİLMELİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inandıklarını dile getirerek, “Ege ve Doğu Akdeniz’de mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz. Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır. Bu vesileyle Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında istikrar adası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olarak kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur. Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir. Avrupa Birliği ile geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu AB’den de bekliyoruz. Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir. Balkan Barış Platformu’nda iş birliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz. Güney Kafkasya’ya bakışımız da son derece nettir: Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz. Sayın (İlham) Aliyev ile Sayın (Nikol) Paşinyan’ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor, destekliyoruz. Ermenistan ile yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.”

“TÜM İHTİLAFLARIN, İLGİLİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ŞARTI VE KARARLARI ÇERÇEVESİNDE DİYALOGLA ELE ALINMASI ÖNEMLİDİR”

Türk Devletleri Teşkilatı’nın yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel iş birliği modeli hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ekim’de Ankara’da yapılacak 13’üncü Liderler Zirvesi’nin Teşkilatın önünde yeni kapılar, yeni ufuklar açacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralık ayında Libya’da düzenleyecekleri 4’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin 20 yılı aşkın süredir geliştirdikleri kurumsal ortaklıklarının sembolü olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Güney Asya’da Keşmir meselesi dâhil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler Şartı ve kararları çerçevesinde diyalogla ele alınması önemlidir. Yapıcı hareket edildiği takdirde her türlü sorunun çözümü mümkündür. Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir. Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına, Somali’de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır. Libya’da istikrar ve sükûnetin korunması önceliğimizdir. Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir. Biz de Türkiye olarak bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz. Öte yandan, Yeniden Asya Girişimi’mizle, Asya-Pasifik’teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. ASEAN ile ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin rızkını, yaşam kaynağını tabiattan aldığını ancak dünyanın çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunduğunu belirtti.

Hava, su ve toprağın yanında birçok canlının iklim değişikliğinden etkilendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin ve Pasifik bölgesinin iklim krizini iliklerine kadar yaşarken, ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaştıklarına dikkati çekti.

Bu yıl kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız. Avustralya ile geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31’i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir ‘Uygulama COP’u, özellikle COP31’i bizler için tüm dünyada birleştiğimiz bir birliktelik hâline getirecektir. Bu fırsattan istifadeyle sizleri COP31 Liderler Zirvesi’ne davet ediyorum.

Eşim Emine Erdoğan’ın 2017’de ‘Dünya ortak evimizdir’ diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü. Şurası bir gerçek ki iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum.”

“KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASINA HER TÜRLÜ KATKIYI YAPMAYA HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlikenin de tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşması olduğunu söyledi.

Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğin çöpe gittiğine, 2 milyar tonun üzerinde gıdanın israf edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez. Türkiye olarak gerek israfın önlenmesi çalışmalarına gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Bu anlayışla Dr. Mehmet Mehdi Eker’i Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğüne aday gösterdik. Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya hızla değişirken insanlığın da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başladığını belirterek, Batı’da veba gibi yayılan İslam düşmanlığının bunların en başında geldiğini söyledi.

“YABANCI KARŞITLIĞI, KÜLTÜREL IRKÇILIK VE ANTİSEMİTİZM KARARLILIKLA MÜCADELE EDİLMESİ GEREKEN ZEHİRLİ AKIMLAR”

Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocuklarının son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kaldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz” diye konuştu.

Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmin de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlar olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür. Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz. Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir. Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir. Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hâle gelmiştir. Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekâda da karşılaşıyoruz. Yapay zekâ için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.”

Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi’nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesinin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir. Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna başvuracaklarını da çok iyi biliyorum” dedi.

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

Şair merhum Sezai Karakoç’un “Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar” şiirini seslendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.

Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir, ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz. Şüphesiz, karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir. Rabbim yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun. Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

GENÇ GAZETECİLER : ABD

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız. Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı nedeniyle düzenlenen, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı.

ABD ziyaretinde kendisine eşlik eden Eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi.

Bu müstesna dönemin arifesinde düzenlenen bu etkinlik için Amerika-Türkiye İş Konseyi’ne ve Amerikan Ticaret Odası’na teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli dostum, Başkan Trump’la samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz. Sayın Trump’la geçtiğimiz yıl Washington’daki görüşmemizin ardından kendisinin temmuz ayında Ankara’yı ziyareti köklü müttefiklik ilişkilerimizi en açık tabiriyle teyit etmiş, pekiştirmiştir. Yeni bir soluk kazandırmıştır” ifadesini kullandı.

“100 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİNİ SON DERECE GERÇEKÇİ VE ULAŞILABİLİR BULUYORUM”

Bu ziyaretler vasıtasıyla bir yandan ilişkilerin ikinci yüzyılına kapıyı aralarken, diğer yandan birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika’nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika’yla tesis ettiğimiz diyalog ve eşgüdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika’dan Asya’ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız. Bu noktada şu hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünemeyiz, düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz, siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor. Dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025’te 38 milyar doları aşan ikili ticaretimiz bu yılın ilk sekiz ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025’in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump’la birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir buluyorum. Ancak çabalarımızı biraz daha artırmamız gerekiyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir.”

“TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPAN HEP KAZANÇLI ÇIKMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahibiz. Bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin ekonomiye dair hemen her başlıkta son 24 yılda ciddi başarılar elde ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde millî geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonu itibarıyla inşallah 20 bin doları aşacak” ifadesini kullandı.

Son 24 yılda ülkeye çektikleri doğrudan yabancı yatırım miktarının 300 milyar dolara yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te yaşanan deprem felaketinin şehirlerde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardıkları anımsattı.

Sadece üç yıl gibi bir sürede enkazları kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehirlerimizi sıfırdan tekrar inşa ettik, deprem bölgesini dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek 455 binden fazla konutu tamamlayıp, depremzedelerimize teslim ettik. Tüm bu rakamlar, tüm bu başarılar aslında bizlere şunu gösteriyor, Türkiye ekonomisi güçlü şoklara karşı dirençli bir ülkedir. Türkiye’ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye, kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Şimdi bu güçlü zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlatıyoruz.”

“AŞMAMIZ GEREKEN ENGELLER, ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında açıkladıkları yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Ülkemizde yatırım yapanlar için Kurumlar Vergisi’ni yüzde 25’ten, yüzde 12,5’e indirdik. İstanbul Finans Merkezi’yle belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi’nden muaf tuttuk. Bu imkânı ilk kez Türkiye geneline de taşıdık. Yatırımcılara diyoruz ki ‘gelin operasyonlarınızı Türkiye’den yönetin’. Elbette bu süreçte iş konseyi ve ticaret odasına görevler düşüyor. Sizlerden, Türkiye’nin sunduğu fırsatlardan faydalanmaları için Amerikalı yatırımcıları teşvike devam etmenizi bekliyoruz. Hamdi (Ulukaya) seni bekliyoruz. Bu teşviklerimizin sadece ticaretimize değil, ülkelerimiz arasındaki siyasi münasebetlere de büyük katkı yaptığını görüyorum. Ancak önümüzde daha yürümemiz gereken uzun bir yol var. Bu yolda aşmamız gereken engeller, atmamız gereken adımlar var.”

“TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİNDE DÜNYA ÖLÇEĞİNDE RAĞBET GÖREN BİR AKTÖR HÂLİNE GELMİŞTİR”

“Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Bu noktada şunu da belirtmek durumundayım. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör hâline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki payımız 5 yıl önceye kıyasla yüzde 120’nin üzerinde arttı. Artık firmalarımız sahip oldukları donanım ve inovasyonla Amerika’da yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika’yla iş birliğimizi ortak üretim imkânları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır.”

“TÜRKİYE İLE AMERİKA ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN DAHA DA GÜÇLENMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarında, programda bulunan kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarının katkılarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizde bağlarını korurken, diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz. Türk-Amerikan toplumu bünyesinden siyaset, iş, bilim, kültür, sanat, spor ve diğer alanlarda temayüz etmiş vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz. Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.”

Programda, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya tarafından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi.

GENÇ GAZETECİLER ABD

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York şehrine ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde; eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat refakat ediyor.

Türkevi girişinde kendisini bekleyen kalabalık tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

GENÇ GAZETECİLER ABD

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul’a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı’mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek” diye konuştu.

Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye’ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye’nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”

Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti’ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz.”

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye’yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Sadece İstanbul’da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002’den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin’den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon’da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002’de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.

Bu performansla yolcu sayısında Avrupa’da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026’nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı’na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Biz İstanbul Havalimanı’nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar ‘Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor’ dediler. ‘İstanbul’a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?’ dediler. ‘Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez’ dediler. ‘Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz’ dediler. ‘Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?’ dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı’nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu.”

“Uçak inmez” dedikleri İstanbul Havalimanı’nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın bugüne kadar birçok kez “Yılın En İyi Havalimanı” ve “Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı” ödüllerine layık görüldüğünü, 110’un üzerinde hava yolu şirketiyle 340’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa’nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.

“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL’A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”

İstanbul Havalimanı’nın 16 Ağustos’ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 Ağustos’ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman’mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. ‘Buradan uçaklar kalkamaz’ diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025’te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı’yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi’ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.”

Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı’ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı’mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.

Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

İstanbul Havalimanı’nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100’ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı’nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2’sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi ‘israf’ diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var.”

“Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.

İstanbul Havalimanı’ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TK1763” sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı’nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Pist 09, rüzgâr 0.50’den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar.” diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye, bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.

Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi… Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.

Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”

“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”

Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.

Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.

“UZMAN HEKİM SAYIMIZI 4 KATINA, TOPLAM HEKİM SAYIMIZI 3 KATINA ÇIKARDIK”

Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”

“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.

Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.

“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”

Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.

Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”

Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.

GENÇ GAZETECİLER SAMSUN

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Temmuz 2022
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT9 saat önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

DİPLOMAT10 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DİPLOMAT1 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

ADALET2 gün önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

ADALET1 hafta önce

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

DİPLOMAT2 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DİPLOMAT3 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DİPLOMAT3 hafta önce

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DİPLOMAT4 hafta önce

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘Küresel İş Ortağı’ Oldu

DİPLOMAT1 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

DİPLOMAT1 ay önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

DİPLOMAT1 ay önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

DİPLOMAT1 ay önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

DİPLOMAT1 ay önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

DİPLOMAT1 ay önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

DİPLOMAT1 ay önce

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

DİPLOMAT2 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

DİPLOMAT2 ay önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

DİPLOMAT2 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 ay önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

DİPLOMAT2 ay önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 ay önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

DİPLOMAT2 ay önce

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

DİPLOMAT2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

DİPLOMAT3 hafta önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

DİPLOMAT3 hafta önce

Tayland Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Aslanov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 hafta önce

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin ‘Küresel İş Ortağı’ Oldu

DİPLOMAT3 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

İsveç Büyükelçisi Ulrika Funered Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jennifer Elizabeth Anderson Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

DİPLOMAT2 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

DİPLOMAT3 hafta önce

Kanada Büyükelçisi Marcel Lebleu Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

ADALET1 hafta önce

“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

DİPLOMAT1 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

ADALET2 gün önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

DİPLOMAT10 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

DİPLOMAT9 saat önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge