Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir.
İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık bir platform olarak düşündüğümüz plaket töreni ile bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda Neden İyi ki Varsın Dedim isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.
İyi ki Varsın Yazı dizimizde,Sivil toplum kuruluşlarında yönetim ve temsil görevleri üstlenen, sosyal sorumluluk projelerine katılan, sağlık turizmi ve uluslararası ticaret alanındaki kurumsal görüşmelerde yer alan ve kültürel diplomasi çalışmalarını sürdüren Türk sivil toplum yöneticisi Ezgi Karabıyık’a yer verdim.
18 Mayıs 1995’te Ankara’da dünyaya geldi. Çankırı’nın Ilgaz ilçesi nüfusuna kayıtlı, iki kız kardeşten birisi. Çocukluğumdan itibaren merak etmeyi, öğrenmeyi ve insanların hayatına dokunabilecek işler yapmayı önemsedi. Hayata dair en büyük motivasyonum, yaşadığım topluma değer katabilmek ve ardımda faydalı izler bırakabilmek oldu.
Eğitim hayatının ilk önemli adımlarından biri Aydınlıkevler Ticaret Meslek Lisesi Web Programcılığı Bölümü oldu. Teknolojiyle tanıştığı bu yıllar kendisi adına disiplinli çalışmayı ve üretmenin önemini öğretti. Daha sonra Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde eğitim alarak insanı, toplumu ve sosyal yapıyı daha yakından tanıma fırsatını buldu
Bilgi birikimimi uluslararası bir perspektifle geliştirmek amacıyla Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Programı’nda yüksek lisansımı tamamladı. Bu eğitim, dünyaya daha geniş bir pencereden bakmasını sağladı. Devletler arasındaki ilişkilerin yanında kültürün, diplomasinin, sivil toplumun ve insani değerlerin de uluslararası barışın temel unsurlarından biri olduğunu gördü.
Meslek hayatına özel sektörde başladı. Yönetici Asistanı ve İdari İşler Sorumlusu olarak çalıştığı kurumlarda organizasyon yönetimi, kurumsal iletişim, koordinasyon ve yönetim süreçlerinde önemli deneyimler kazandı. Bu görevler kendisine yalnızca iş disiplini değil; kriz yönetimi, temsil kabiliyeti ve çözüm odaklı düşünme becerisi de kazandırdı.
Zaman içerisinde kariyerinde sivil toplum alanına yönlendirdi. Dernekler, federasyonlar ve farklı kurumsal yapılarda üstlendiği görevlerle sosyal sorumluluk projelerinde, eğitim faaliyetlerinde ve kurumlar arası iş birliği çalışmalarında aktif rol aldı. Deprem bölgesinde gerçekleştirilen eğitim destek projelerinden kültürel diplomasi faaliyetlerine, uluslararası temaslardan gençlere yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar birçok organizasyonda yer alma fırsatı buldu
Ezgi Karabıyık; sivil toplum, kurumsal ilişkiler, sosyal sorumluluk ve kültürel diplomasi alanlarında çalışmalar yürüten bir sivil toplum yöneticisidir. Ankara merkezli faaliyetleriyle tanınan Karabıyık, farklı dönemlerde dernekler, federasyonlar ve uluslararası çalışma alanına sahip kuruluşlar bünyesinde görev almış; kurumlar arası iletişim, temsil, organizasyon ve proje süreçlerinde sorumluluk üstlenmiştir.
Kamuoyuna yansıyan çalışmaları incelendiğinde Karabıyık’ın mesleki yolculuğunun, klasik bir yönetici asistanlığı görevinin ötesinde geliştiği görülmektedir. Kurumsal temsil, protokol ilişkileri, sosyal sorumluluk projeleri ve sivil diplomasi faaliyetlerinde yer alan Ezgi Karabıyık, özellikle sivil toplum kuruluşları arasında kurulabilecek iş birliklerine odaklanan çalışmalarıyla dikkat çekmektedir.
Ezgi Karabıyık’ın kamuoyunda görünürlük kazandığı kuruluşlardan biri Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneği olmuştur. Karabıyık, söz konusu kuruluşta başkan yönetici asistanı ve başkan asistanı unvanlarıyla görev almıştır. Bu görevi kapsamında dernek yönetiminin kurumsal temaslarında, sosyal sorumluluk çalışmalarında ve kamuoyuna yönelik iletişim faaliyetlerinde yer aldığı görülmektedir.
Karabıyık, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik ve adalet ilkelerine vurgu yapmış; toplumsal birlik, ortak değerlerin korunması ve Cumhuriyet mirasının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu açıklama, onun sivil toplum çalışmalarında yalnızca idari görevlerle değil, toplumsal değerler ve kamusal sorumluluk bilinciyle de öne çıktığını göstermektedir.
Eğitim ve Sosyal Sorumluluk Projeleri
Ezgi Karabıyık’ın yer aldığı önemli sosyal sorumluluk faaliyetlerinden biri, 2025 yılında Hatay’da gerçekleştirilen eğitim destek programıdır. Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneği tarafından Hatay Defne Nevzat Şahin Anadolu Lisesine 3 bin kitap bağışlanması amacıyla düzenlenen programa katılan Karabıyık, öğrencilerin bilgi kaynaklarına erişimini destekleyen çalışmada görev almıştır.
Kitap bağışının yanı sıra program kapsamında öğrencilerin dijital bağımlılık konusunda bilinçlendirilmesine yönelik bir konferans da gerçekleştirilmiştir. Karabıyık’ın bu organizasyonda yer alması; eğitim, gençlik çalışmaları ve toplumsal farkındalık projelerini sivil toplum faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Özellikle depremden etkilenen bölgelerde gerçekleştirilen bu tür çalışmalar, Karabıyık’ın sosyal sorumluluğu yalnızca yardım faaliyeti olarak değil; eğitim, bilinçlendirme ve uzun vadeli toplumsal iyileşme sürecinin bir parçası olarak ele alan bir anlayış içerisinde hareket ettiğini göstermektedir.
Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Alanındaki Çalışmaları
Ezgi Karabıyık, sivil toplum çalışmalarının yanı sıra Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Federasyonu bünyesindeki kurumsal temaslarda da yer almıştır. Ocak 2025’te federasyon heyetiyle birlikte Türk İnternet Medya Birliği Genel Merkezini ziyaret eden Karabıyık, programda federasyon asistanı olarak bulunmuştur.
Gerçekleştirilen görüşmede Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli, uluslararası ticaretteki konumu, medya kuruluşlarıyla kurulabilecek iş birlikleri ve Türkiye’nin uluslararası tanıtımına yönelik çalışmalar değerlendirilmiştir. Bu ziyaret, Karabıyık’ın görev alanının yalnızca sosyal yardım ve dernek faaliyetleriyle sınırlı olmadığını; sağlık turizmi, uluslararası ticaret, medya ilişkileri ve kurumsal iletişim gibi farklı alanlara da uzandığını göstermektedir.
Farklı kuruluşlar arasında gerçekleştirilen temaslarda görev üstlenmesi, Karabıyık’ın kurumsal koordinasyon, temsil, iletişim ve organizasyon yönetimi konularında deneyim kazandığını ortaya koymaktadır.
Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği’ndeki Görevi
Ezgi Karabıyık’ın kariyerindeki en dikkat çekici aşamalardan biri, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği Derneği yönetiminde üstlendiği görevdir. Karabıyık, dernek bünyesinde Kültürel Diplomasiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
Bu görev, kültürün toplumlar ve ülkeler arasındaki ilişkilerde bir iletişim aracı olarak değerlendirilmesini; ortak tarih, dil, sanat ve kültürel miras üzerinden kurumsal bağların geliştirilmesini kapsamaktadır. Karabıyık’ın bu alandaki faaliyetleri, onu klasik sivil toplum çalışmalarından kültürel ve sivil diplomasi eksenine taşıyan önemli bir aşama olarak değerlendirilmektedir.
Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği bünyesinde gerçekleştirilen ziyaret ve toplantılarda yer alan Karabıyık; farklı ülkelerin diplomatik ve kültürel temsilcileriyle, düşünce kuruluşlarıyla, federasyonlarla ve sivil toplum yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmelere katılmıştır.
Türkiye–Azerbaycan Kültürel İlişkilerine Yönelik Çalışmaları
Ezgi Karabıyık’ın kültürel diplomasi alanındaki çalışmalarından biri, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliğine bağlı Azerbaycan Kültür Merkezi’nin projesi kapsamında faaliyet gösteren Azerbaycan Türkçesi Eğitim Ocağına gerçekleştirilen ziyarettir.
Karabıyık, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği heyetiyle birlikte eğitim ocağının yöneticisi Dr. Şehlâ Aslan ile gerçekleştirilen görüşmeye katılmıştır. Görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesi, ortak projelerin geliştirilmesi ve ortak değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması konuları değerlendirilmiştir.
Bu çalışma, Karabıyık’ın kültürel diplomasiyi yalnızca resmî toplantılarla sınırlı görmediğini; dil, eğitim, tarih ve kültürel miras üzerinden kalıcı toplumsal ilişkiler kurulmasına yönelik bir alan olarak değerlendirdiğini göstermektedir.
Filistin Diplomasi Merkezi Ziyareti
Ezgi Karabıyık, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği heyetiyle birlikte Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Zahir Elbek ile gerçekleştirilen görüşmeye de katılmıştır. Görüşmede Gazze’deki gelişmeler, diplomasi faaliyetleri, uluslararası kamuoyuna yönelik çalışmalar ve sivil toplum kuruluşları arasında geliştirilebilecek ortak projeler ele alınmıştır.
Karabıyık’ın bu toplantıya Kültürel Diplomasiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla katılması, görev alanının kültürler arası iletişimin yanı sıra insani meseleler, uluslararası farkındalık ve sivil diplomasi süreçlerini de kapsadığını göstermektedir.
Filistin Diplomasi Merkezi ile gerçekleştirilen görüşmelerde, sivil toplum kuruluşlarının uluslararası ilişkileri destekleyici ve tamamlayıcı rolü üzerinde durulmuştur. Bu yaklaşım, Karabıyık’ın kurumsal çalışmalarında diyalog, karşılıklı anlayış ve sivil iş birliği kavramlarının önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Federasyonlar ve Düşünce Kuruluşlarıyla İlişkileri
Ezgi Karabıyık, farklı şehirleri ve toplumsal kesimleri temsil eden federasyonların düzenlediği programlara da katılmıştır. Ankara Elazığ Dernekler Birliği Federasyonu tarafından gerçekleştirilen programa, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği adına iştirak etmiş; kuruluşlar arasındaki iletişim ve dayanışma çalışmalarında yer almıştır.
Karabıyık ayrıca çeşitli düşünce kuruluşları ve toplumsal politika platformları tarafından düzenlenen toplantılarda Bürokratlar ve Diplomatlar Birliğini temsil etmiştir. SETA Vakfı tarafından gerçekleştirilen programlara katılımı da onun kamu politikaları, çevre, şehircilik, sürdürülebilirlik ve uluslararası gelişmeler üzerine düzenlenen organizasyonları yakından takip ettiğini göstermektedir.
Bu temaslar, Karabıyık’ın farklı toplumsal ve kurumsal çevrelerle iletişim kurabilen; kamu, akademi, medya ve sivil toplum arasındaki ilişkileri geliştirmeye odaklanan bir çalışma anlayışına sahip olduğunu göstermektedir.
Mesleki Yaklaşımı ve Çalışma Alanları
Ezgi Karabıyık’ın kariyeri incelendiğinde çalışmalarının birkaç temel eksende toplandığı görülmektedir: sivil toplum yönetimi, sosyal sorumluluk, kurumsal temsil, kültürel diplomasi, uluslararası ilişkiler, sağlık turizmi, eğitim faaliyetleri ve kurumlar arası iletişim.
Yönetici asistanlığı görevleriyle başlayan kurumsal deneyimini zaman içerisinde karar alma ve temsil sorumluluğu bulunan yöneticilik görevlerine taşıyan Karabıyık, farklı kuruluşlarda edindiği tecrübeleri kültürel diplomasi alanında değerlendirmektedir.
Görev aldığı organizasyonlar ve katıldığı görüşmeler, onun özellikle şu alanlarda çalışmalar yürüttüğünü ortaya koymaktadır:
Kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi, sosyal sorumluluk projelerinin desteklenmesi, kültürel değerlerin uluslararası platformlarda tanıtılması, diplomatik ve kültürel temsilcilerle ilişkiler kurulması, eğitim projelerine katkı sağlanması ve sivil toplumun uluslararası ilişkilerdeki etkinliğinin artırılması.
Ezgi Karabıyık’ın Sivil Toplumdaki Konumu
Ezgi Karabıyık, kamuoyunda ağırlıklı olarak protokol toplantıları, kurum ziyaretleri, eğitim projeleri ve kültürel diplomasi faaliyetleriyle tanınmaktadır. Çalışmalarında ön planda görünmekten çok, kurumların organizasyon, iletişim ve temsil süreçlerinde görev almayı tercih eden bir yönetici profili sergilemektedir.
Kariyerinin farklı dönemlerinde dernek başkanlığına bağlı yönetici asistanlığı, federasyon asistanlığı ve genel başkan yardımcılığı gibi görevler üstlenmesi; kurumsal yapılar içerisinde kademeli olarak artan bir sorumluluk alanına sahip olduğunu göstermektedir.
Ezgi Karabıyık, günümüzde Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği Derneği Kültürel Diplomasiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarını sürdürmekte; kültürler arası diyalog, sivil diplomasi, sosyal sorumluluk ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.
Ezgi Karabıyık; sivil toplum kuruluşlarında yönetim ve temsil görevleri üstlenen, sosyal sorumluluk projelerine katılan, sağlık turizmi ve uluslararası ticaret alanındaki kurumsal görüşmelerde yer alan ve kültürel diplomasi çalışmalarını sürdüren Türk sivil toplum yöneticisidir.
Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneğindeki yöneticilik deneyimi, Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Federasyonu kapsamındaki çalışmaları ve Bürokratlar ve Diplomatlar Birliğinde üstlendiği genel başkan yardımcılığı görevi, onun çok yönlü bir kurumsal kariyer geliştirmesine katkı sağlamıştır.
Ezgi Karabıyık, kültürün, eğitimin ve toplumsal dayanışmanın ülkeler ve toplumlar arasında kalıcı ilişkiler kurulmasındaki önemine odaklanan çalışmalarıyla sivil toplum alanındaki faaliyetlerini sürdürmektedir.
Şimdiler de , geçmişin izlerini hatırlarken gülümsemesi kaçınılmaz gibi ..O zorlu anıları, onu bugünkü başarılı Akademisyen kimliğine taşıyan değerli taşlardı. Her zorluk, onun için bir büyüme fırsatı olmuştu. Hani yazı Dizimiz olan “Dünden Bugüne Yarından Geleceğe “ isimli çalışmamıza adeta ışık tutuyor.
Ve bugün, o güçlü duruşuyla, hayatın her türlü zorluğunun üstesinden gelebilecek bir azimle dolu olduğunu biliyoruz. Geçmişten aldığı dersler, onu sonuç odaklı bir şekilde hareket etmeye yönlendirmiş, her zorlukla karşılaştığında daha da güçlenmesini sağlamıştır.
İyi ki Varsın yazı dizimiz “Yükselen Kadınlarımız, Kendi İşim, Benim Vizyonum ” mottolarının anlatıldığı imkan sunduğu kadın girişimciliğini güçlendiren önemli bir adım olduğunu ifade ederek, bu süreçle başlattığımız kariyer ile bilgiye, deneyime, finansal kaynaklara ve güçlü iş ağlarına erişimini kolaylaştırdıklarını savunuyoruz. “Yeni işletmeler kuruluyor, yeni istihdam alanları oluşuyor ve yerel kalkınma güçleniyor. Kadın girişimciliğine yapılan her yatırımın, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna inanıyoruz
Ezgi Karabıyık bunlardan sadece ilki ….ve Genç Girişicimiz.
Şimdiler de , geçmişin izlerini hatırlarken gülümsemesi kaçınılmaz gibi ..O zorlu anıları, onu bugünkü başarılı genç girişimci kimliğine taşıyan değerli taşlardı. Her zorluk, onun için bir büyüme fırsatı olmuştu. Hani yazı Dizimiz olan “Dünden Bugüne Yarından Geleceğe “ isimli çalışmamıza adeta ışık tutuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde Ortak Savunma Anlaşması imzaladı.
Üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması; her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş Başkanlarımız yer aldığı “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformumuzun konuğu Hakan Polat
Hakan Polat 17 Mart 1978 de dünyaya geldi. Türk dünyası vizyonu, milli-manevi değerler ve cihanşümul Kızılelma mefkûresi etrafında şekillenen sivil toplum hareketleri, gençlik yapılanmaları ve kamu/yerel yönetim tecrübeleriyle öne çıkan Türk sivil toplum lideri, bürokrat ve yöneticidir.
Gerek Kızılelma Ocakları Genel Başkanı, gerek Türkiye Gençlik Teşkilatı (TGT) çatısı altındaki vizyoner duruşu, gerekse Akyurt Gençlik Derneği bünyesinde ve saha genelinde yürüttüğü somut çalışmalarla; Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği milli teknoloji, yerli kalkınma ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun izinden bir adım sapmadan mücadelesini sürdürmektedir.
Devletin ve Milletin Beka Mücadelesinde Kararlı Duruş Hakan Polat, Türkiye’nin kırılma noktası sayılan tarihi dönemeçlerinde ve milli iradenin tecellisinde her zaman en ön safta yer almıştır.
Referandum Süreci ve “EVET” Konserleri: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde ve kritik genel/yerel seçimlerde milli iradenin yanında durmuş; “EVET” temalı halk konserleri, kitlesel açık hava mitingleri ve salon toplantıları düzenleyerek milletin kenetlenmesine öncülük etmiştir.
Cumhurbaşkanımızın İzinde Dava Adamlığı: “Devletimizin liderinin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği milli vizyondan tek bir adım dahi sapmadan yola devam” ilkesini teşkilatlarının ana tüzüğü ve namus sözü olarak benimsemiştir.
Milli, Manevi ve Kültürel Etkinlikler Gelecek nesillerin milli şuur ve asr-ı saadet ahlakıyla yetişmesini hedefleyen Polat, manevi iklimi yüksek dev organizasyonlar yönetmiştir.
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) İçin Özel Programlar: Kutlu Doğum, Mevlid-i Nebi ve mukaddes gecelerde binlerce gencin katılımıyla Peygamber Efendimizin hayatını, ahlakını ve sünnetini anlatan özel salon programları, ilahi/naat dinletileri ve sohbet hatırları düzenlemiştir.
Tarihi ve Kültürel Geziler: Gençlerin ecdad mirasıyla doğrudan temas kurması amacıyla Söğüt (Ertuğrul Gazi), Ahlat-Malazgirt, Çanakkale ve ecdat yadigârı şehirlere otobüslerle geniş katılımlı kültür seferleri ve ahde vefa ziyaretleri icra etmiştir.
Yörük-Türkmen Festivalleri ve Ozanlık Kültürü: Kırıkkale Millet Bahçesi ve Anadolu’nun muhtelif noktalarında kurulan geleneksel oba çadırları, atlı gösteriler ve Celal Karatüre gibi milli sanatçıların katıldığı kültür festivalleri düzenlemiştir.
Gençlik Hareketi, Dernekçilik ve Toplumsal Dayanışma Saha teşkilatçılığını yerel derneklerden genele yayan bir anlayışla hareket etmiştir.
Akyurt Gençlik Derneği ve Yerel Gençlik Buluşmaları: Akyurt başta olmak üzere Ankara ve çevresindeki gençlik yapılanmalarında aktif rol alarak; seminerler, gençlik kürsüsü buluşmaları, akademik/mesleki atölyeler ve spor organizasyonları gerçekleştirmiştir.
Yardım Kampanyaları ve Sosyal Doku: İhtiyaç sahibi ailelere, yetimlere ve öğrencilere yönelik ayni-nakdi yardım kampanyaları düzenlemiş; aşevi, erzak dağıtımı ve eğitim bursu gibi hayır projeleriyle toplumsal dayanışma köprüleri kurmuştur.
Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele Gençliği kasten zehirlemek isteyen odaklara ve karanlık odakların tuzaklarına karşı amansız bir mücadele yürütmektedir.
“Hayata Tutun” ve Bağımlılıkla Mücadele Projeleri: Sokaklardaki gençleri uyuşturucu ve madde bağımlılığı bataklığından çekip almak adına Hayata Tutun çatısı altında sosyal rehabilitasyon, psikolojik destek ve spor kanalıyla topluma kazandırma projeleri yürütmüştür.
Spor ve Tribün Kültürü (MKE Kırıkkalespor & Eski Tayfa): Gençleri kahve köşelerinden ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için sporu bir kalkan olarak kullanmış; Fikret Karabudak Stadyumu önünde kitlesel basın açıklamaları yapmış ve dostluk/kardeşlik odaklı “Eski Tayfa” taraftar yapısını kurmuştur.
Kamu Yöneticiliği, Şehir Projeleri ve Medya Ankapark Eski Genel Müdürü: Türkiye’nin en büyük tematik park ve turizm projelerinden Ankapark’ta üst düzey idari ve operasyonel yöneticilik yapmış, kurumsal süreçleri sevk ve idare etmiştir.
Kırıkkale İçin Ortak Akıl Platformu (Kurucu Başkan): Şehrin ulaşım, ekonomi, gençlik istihdamı ve sosyal sorunlarına bilimsel ve ortak akılla çözümler üreten sivil toplum platformuna liderlik etmektedir.
Medya Vizyonu (Beştepe Haber): Yerli ve milli habercilik vizyonu doğrultusunda medya ve dijital yayıncılık çalışmalarını yönlendirmiştir.
Özetle Hakan Polat Hakan Polat; “EVET” mitinglerinden Peygamber sevgisiyle dolup taşan salonlara, Akyurt’taki gençlik buluşmalarından Ahlat ve Söğüt yollarına, madde bağımlılığıyla amansız mücadeleden yardım kampanyalarına kadar her alanda varlık gösteren; Devletine, Milletine ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yoluna fedakarca bağlı bir dava insanı, sivil toplum önderi ve bürokrattır.
Büyük bir azim ve dirayetin sonucunda başarılarını gerçekleştirdiğinin idraki içerisinde. İnanıyoruz ki, yeni ve daha büyük başarılar için hizmetlerine devam edecek.
Vatan ve millet sevdalısı, sosyal sorumluluk platformunda kazandırdığı değerleri Birçok Sivil Toplum Kuruluşların da yer alarak, yeni jenerasyonlara sağladığı ve sağlayacağı katkıları ile Siyasetci olmasının yanı sıra, Eğitim, bilişim ve Hukuk ve toplum platformunda da hem ülkemiz insanları hem de meslektaşları hem de Kurumlarda gösterdiği dayanışma ve birliktelik anlayışından,
Uluslararası platformun dayanışmanın ,ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından, gelecekte’ de hem yurtiçi hem de yurtdışında kaynağı insan olan, faydalı çoğu kapsamlı projeleri yaşama kazandıracağını biliyor ve kendilerine
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Irak bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi daha sonra baş başa görüşmeye geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon; yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.
Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.
“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”
İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.
Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.
“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.
Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.
Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.
“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”
“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.
“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”
“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.
Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.
Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”
“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”
İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.
“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.
Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın başkenti Doha’ya ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamad Uluslararası Havalimanı’nda Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani tarafından karşılandı.
Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.