ATV-AHaber-APara-ANews özel yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında, Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel yayında gazeteciler Hilal Kaplan, Okan Müderrisoğlu, Şebnem Bursalı, Melih Altınok ve Salih Nayman’ın sorularını cevaplandırdı.
“Kahramanmaraş merkezli depremin ardından deprem bölgesi yeniden inşa sürecine girdi. Bu yeniden inşa süreci nasıl gidiyor? Vatandaşlar ne zaman yuvalarına kavuşacaklar?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta pazartesi günü Adıyaman’da olduğunu hatırlattı.
Depremde 50 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’tan kendilerine rahmet diliyorum. Onlar, bizim değerlerimizde, inancımızda şehitler safındadır ve Peygamberimize komşudur” ifadelerini kullandı.
“DEPREMZEDELERİMİZİ ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Depremde ölenlerin yakınlarının canlarının çok yandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların acısını eğer biraz paylaşabiliyorsak, ne mutlu bize” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki hafta ise Kahramanmaraş ve Hatay’da olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti: “İnşallah bu cuma Gaziantep’te olacağız. Bir ihtimal, Gaziantep ile beraber Kilis’i de paylaşacağız aynı gün. Cumartesi günü de Elazığ’da olmayı planlıyoruz. Tabii buralarda hem yeni inşa edeceğimiz konutlarımızın temel atma törenlerini gerçekleştiriyoruz hem de vatandaşlarımızla iftar sofrasında buluşuyoruz. Ramazan boyunca da daha sonra da depremzedelerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Yani bu 11 vilayetimizi dönüşümlü olarak sürekli ziyaret edeceğiz. Bizim bir planımız da şudur, sadece şahsım değil, Cumhur İttifakı olarak buraları birlikte dolaşmayı da planlıyoruz. Zaten kabinedeki arkadaşlarım aynı şekilde buraları ziyaret ediyorlar. Ziyaret etmenin dışında da buralarda özellikle çalışma yürütecekler. Onların da plan, programlarını bu aralar yapacağız ve o bölgelerde bugüne kadar nasıl bu arkadaşlarımız çalıştıysalar, bundan sonra da çalışmaya aynen devam edecekler.”
Çok üzüldükleri konulardan birinin de yaklaşık 850 kişinin depremde engelli duruma düşmesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların süratle protezleri vesaire, bunları yapıyoruz. Bu çalışmalar hızla devam etti. Bunların içinde bile iki ayağını kaybetmiş, ama bu arada annesini, babasını da kaybetmiş olanlar var. Bir tanesi, ismini vermeyeceğim, teyzesinin kızı hemşire, onunla beraber hayat sürdürüyor. Çok da tatlı mı tatlı bir kızımız. Yaş 16-17 civarında. Hanımla beraber ziyaretine gittik. Protezleri vesaire onlar ayarlanmıştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 850 rakamının az olmadığının altını çizerek, şunları devam etti: “Bir tanesinin mesela polis babası var, ama anne gitti. Böyle olanlar da var. Rabb’im onlara sabırlar versin. Babası, teyzesinin kızı… Hani bir şey olanları var, bir de işte bizim devletin huzurevlerinde vesaire misafir edeceklerimiz var. Onlarla beraber bir hayat inşallah süreceğiz. Arkadaşlarıma söylüyorum, yani protezlerde bile en kalitelisini arayacaksınız, bulacaksınız, onlarla bunu yapacaksınız ki yarın bir gün ‘Devletim bana dört dörtlük sahip çıkmadı’ dedirtmeyelim. Ve doktor arkadaşlarımız da sağ olsun bu hassasiyeti, bu inceliği gösteriyorlar. Tabii milletimiz müsterih olsun, 20 yılda 1 milyon 180 bin güvenli konutu ve 3,3 milyon kentsel dönüşüm projesini yapan kadrolar iş başında. Deprem bölgesinde de yeni konutların temellerini attık, atmaya devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden etkilenen Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve Malatya’da toplam 27 bin 949 konutun inşasına fiilen başlandığını belirterek, “Hatta köy evlerinden bazıları şu anda bitme aşamasına geldi. Yaz mevsimine kadar da bunları bitireceğiz” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in deprem bölgesinde yapılan inşaatlara ilişkin sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Yani bunlar böyle basit çukurlarda hastane yapıyorlar, bilmem ne yapıyorlar…’ Elinize, dilinize dursun. Şu inşaata çukur mu denir Allah’ını seversen?” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Hayatında inşaat nedir görmemiş, bunların tepeden tırnağa ne kadar derinliği olması gerekir, bunları bilmeyen… Kaldı ki bakın bunlar deniz kumu filan değil, mıcır. Ve kullanılan demirler çok farklı. Bunlarda hassasiyet var. Ve eskiden çimento torbaları gelir, oralarda böyle karıştırarak, haşlama usulü ile harç yapılırdı. Bakın şimdi burada böyle bir harç sistemi yok, mikserle, pompayla yapılıyor. Ve bu mikserle, pompayla yapılan şeyde de özellikle mıcırı kullanarak, burada dört dörtlük… Bunların temel betonlarını da bu şekilde atıyoruz. Hassasiyetimiz çok yüksek. TOKİ bu konularda kendini zaten ispatlamış. Buralarda bir de zemine dikkat ediyoruz. Sulak zeminde değil, özellikle sağlam, buralarda kullanılan yerler daha çok kaya. Böyle bir zeminde temelleri atıyoruz. Sadece burada değil, belediye başkanlığımdan itibaren bu işin içindeyim. Ama konuşanlar bunlardan çıkmış bir tanesi doktor müsveddesi, kalkmış konuşuyor. Hayatında senin acaba inşaatla alakan olmuş mu? Bizim hayatımızda, belediye başkanlığımızda bu inşaatların envaiçeşidini yaptık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öbür tarafta bakıyorsunuz Hanımefendi, o da maşallah inşaat mühendisi olmuş, o da konuşuyor. Ve bizim hastanelerle ilgili attığımız adımları, temelleri, bunları küçümsüyor. Hemen ben Sağlık Bakanımı aradım, neyin nesidir… Ondan sonra da süratle Murat Kurum kardeşimi aradım, o da kendisi ‘Bazı eksikler olsa bile ben, bizzat bakanımla da konuştum, buna biz müdahale ederiz ve edeceğiz.’ dedi. Ve müdahalelerini de yaptılar. Ondan sonra da ekrandan bu haberi oraya koyanlar, sonra çekip aldılar. Yalana gerek yok. Biz bir şeye eğer ‘Yapıyoruz, yaptık’, dersek, biz bunu yaparız Meral Hanım. Bizim adımıza dikkat et, benim adım Tayyip, soyadım da Erdoğan. Erdoğan’a da dikkat et, Tayyip ismine de dikkat et. Ve konuştuğun zaman buna göre konuş” dedi.
Belediye başkanlığından bugüne kadar attığı her adımı tartarak, biçerek attığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 yıllık iktidarımız döneminde İstanbul, İzmir bütün bu otoyoldaki atılan adımlara dikkat et. Bu otoyollarda bir fire var mı? Kocaeli’nde yaşıyorsun, Kocaeli’nde attığımız adımlara da bak. Eğer orada bir çürük çarık ortaya koyarsan, o ayrı mesele. Yalanla, dolanla iş yapma. Yanlış yere maalesef kafanı çarpıyorsun. Dikkat et, beni kendinle de uğraştırma” dedi.
“ÇADIR, KONTEYNER VE PREFABRİK KENTLER KURUYORLAR”
Bingöl, Van, Elazığ, İzmir, Antalya, Muğla ve Kastamonu’da daha önce yaşanan doğa olayları sonrasında yaraların sarılmasına ilişkin görüntüler izletilmesinin ardından, muhalefetin bunlara ilişkin eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii muhalefet herkesi kendisi gibi beceriksiz zannediyor. Çünkü yaptıkları herhangi bir şey yok. 11 vilayetten Elazığ hariç hepsini gezdim ama hiçbir zaman oralarda gerçekten muhalefetin büyükşehir belediyelerinden kimseyi göremedim. Muhalefet her zamanki gibi suiistimal, ayrıştırma üzerine bir tarzla hareket ediyor. Fakat partimizin bütün büyükşehir, ilçe belediyeleri istisnasız sağ olsunlar kardeş belediyeler ilan etmek suretiyle şu anda deprem bölgelerinde kendilerine zemin oluşturdular, burada çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesinde çalışmalar yapan Cumhur İttifakı belediyelerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çadır, konteyner ve prefabrik kentler kuruyorlar. Bütün bu çalışmaları, 7/24 ekipler kurarak sürdürüyorlar. Sadece bunlar mı? Hayır. Yemek, yiyecek, su, A’dan Z’ye. Mesela bir kere açıklama yaptım. Sonra Hatay Valisine dedim ki ‘Açıklamanı yap.’ Bakanlarıma da söyledim, kullanma suyuyla içmeyi birbirine karıştırmasınlar. Ne olur? Kullanım suyu farklı, içme suyu farklı. Biz içme suyunda oraya yüzlerce, binlerce tırla içme suyu göndereceğiz. Onun için oralardaki suları kullanmasınlar. Bunu sadece kullanım olarak alsınlar tamam ama içme suyunda gönderdiğimiz o şişe sularını kullansınlar. Önceleri bunu uygulamadılar, sonra bunu uygulamaya geçtiler. Biraz da bu noktada sıkıntılar yaşadık. Ama sonra bunların hepsini aştık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız bu felaketin ağırlığı altında bunalan insanlarımızı tabii devletine karşı tahrik etmeye çalışan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Daha bugün bile hâlâ benim askerime, benim Mehmet’ime, jandarmama, polisime, ‘Yoklar burada.’ diyorlar. Ya elinizde dilinize dursun. Şu anda askerimiz, polisimiz, jandarmamız, güvenlik korucularımız hepsi oradalar, işte buyurun. Hepsi oradalar. Bu askere böyle ihanet olur mu? Bu ihaneti bir teröristler bugüne kadar askerime, Mehmet’ime, jandarmama yaptılar, bir de bu muhalefet yapıyor. Zaten bu konudaki muhalefetin içindeki bazı ağızları biliyoruz. Onlar zaman zaman bakıyorsun halleri tutuyor, geliyorlar askerimize saldırıyorlar. Ne derseniz deyin benim halkım askerine, Mehmet’ine sahip, Mehmet’iyle kucaklaşıyor, sarmaş dolaş oluyor” diye ekledi.
Türk Silahlı Kuvvetleri İnsani Yardım Tugay Komutanlığında Mehmetçik ile iftarda bir araya geldiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de o arazinin onlara verdiği dinamizmin içindeler. Tekrar yeni görev yerlerine ne zaman gideceklerini bekliyorlar. Şunu çok açık, net söylüyorum, ‘Ey muhalefet size, askerime, Mehmet’ime, jandarmama, polisime, güvenlik görevlilerime hakaret etmekle ekmek çıkmaz, avucunuzu yalarsınız. Biz asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelirken, muhalefeti yalanları, iftiraları, hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz” ifadesini kullandı.
“İMARLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELERİMİZ VAR”
Depremin yol açtığı yıkımı telafi etmek ve insanların yaralarını sarmak dışında bir hususla ilgilenmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözünü hatırlatarak, şöyle konuştu: “Ne yazık ki bizim muhalefetimiz çok konuşur ama hiçbir iş yapamaz. İzmir’de deprem oldu. İzmir Belediyesi kimde? Ana muhalefette. Ne yaptılar? Hiç. Biz gidene kadar bunlar ortada yoktu. Sağ olsun İçişleri Bakanım, Çevre Şehircilik Bakanım bütün ekipleriyle beraber oraya gittiler, süratle işleri başlattılar. Milletimiz ne demeye başladı? ‘Yaparsa AK Parti yapar.’ dediler. Öyle de oldu. Yaptık. Süratle de elhamdülillah bitirdik. Ondan sonra da konutları kendilerine dağıtmaya başlattık. Rezerv alanlarında da hâlâ çalışmalarımız yine devam ediyor. Ey bay bay Kemal, Karabağlar’da kim var? Oraya kim bakıyor? CHP belediyesi bakıyor. Peki ne yapıyorsunuz siz Karabağlar’da? Hani diyorsunuz ya kentsel dönüşüm. Neye dönüştürdüler onu? Rantsal dönüşüm. Hadi yap. Ne yapacaksan yap. Görelim.”
Kentsel dönüşüm çalışmaları planlanan bölgelerde muhalefetin “rantsal dönüşüm” diyerek çalışmalara engel olduğu ifade edilerek, “Kentsel dönüşümle ilgili engellemeleri ortadan kaldıracak şekilde bir yol haritası düşünüyor musunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevapladı: “Yol haritasını düşünüp düşünmemek şeklinde demeyeyim de imarla ilgili zaten yasal düzenlemelerimiz var. Ama bunu, bu olaylardan sonra mesela en son bu alanlarda söz sahibi olan 120-130 mühendis, mimar, jeofizikçi ve jeoloji mühendisi hocalarımızla İstanbul’da genişçe bir toplantı yaptık. İkincisini de Gaziantep’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanım kendileriyle yaptı. Bütün bunlardan sonra da yeni bir adımı, yeni bir düzenlemeyi yapmak mukadderdir diye düşünüyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için de Allah lütfeder, görevi bize tekrar terettüp ederse bu hocalarımızla şu anda beraber çalışıyoruz. Ama yeni dönemde kendileriyle bunu da teferruatlı bir şekilde ele alıp yasal düzenlemeleri de yapmak suretiyle bir adım atabiliriz. Bu adımı atmak suretiyle de, ‘Bu evde filanca oturuyor. Ne olacak bunun hali?’ diye düşünmeden bunun kararını yasa yoluyla vermemiz lazım. Yok, imar affıydı, yok şuydu, yok buydu filan falan artık düşünemeyiz. Çünkü düşünmeye kalırsak şu andaki depremde yaşadıklarımızla karşı karşıya kalıyoruz” açıklamasında bulundu.
“SÜRATLE BİR DÖNÜŞÜME GİDİYORUZ”
Olası İstanbul depreminin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konunun fazla konuşulması hâlinde kamuoyuna korku getirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi İstanbul’da Fikirtepe’yi hatırlayın. Çamlıca’nın altındaki Küplüce, Ferah Mahallesi’ni hatırlayın. Oralarda evleri yıkamadık ki oralar da bizim oy depomuzdur. Mehmet Özhaseki bakanken oraları tek tek ziyaret etti ve onlara ‘Bize yardımcı olun, kiraysa kira. Bir an önce buradan sizi kiraya taşıyalım. Daha sonra da burada evlerinizi yapalım ve gelin evlerinizde oturun.’ dedi. Bazıları, ‘Benim şu kadar çocuğum var. En az 2-3 daire isterim’, bazıları ‘4 daire isterim.’ dedi. Muhalefet de tahrik ediyor. Bütün bu tahriklerle beraber de bunları yapmakta zorlanıyorsunuz. Fakat biz bazı şeyleri dinlemedik ve oraları yaptık. Şu anda oralar pırıl pırıl hâle geldi. Zemin artı 3 gibi binalar yapıldı. Orada evlerini yıktırmayanlar 10-15 gün önce yolumu çevirdiler, ‘Başkanım ne olur bizim evleri de yıkın’ dediler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki eski evinin kentsel dönüşüme girmesine ilişkin soru üzerine, buranın yıkılıp, kentsel dönüşüme girmesini kendisinin söylediğini belirterek, “Şimdi önümüzü çeviriyorlar, ‘ne olur bizimkileri de yıkın.’ Niye? Yapılanları gördüler, onları görünce ‘bizimkileri de yıkın’. Hâlbuki ben bunları üç, dört sene önce söylediğimde bu işe ‘evet’ deselerdi, bugün o binalar bitmiş olacaktı ve çok da güzel olacaktı ama anlatamıyorsun, inanmıyor, açıkta kalırım zannediyor. Şimdi de bu felaketler olunca hepsi artık ‘başka çare yok’ dediler, herhalde. Süratle bir değişim, dönüşüme gidiyoruz” dedi.
“ASKERİMİZE HAKARETTE BULUNANLAR VATAN HAİNİDİR”
Muhalefetin, deprem bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) sahaya çıkmadığı yönündeki iddiaları ile AFAD ve Kızılay’a yönelik eleştirilerinin sorulmasına karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, ne millîdir ne yerlidir. Ağır olacak, kusura bakmayın, askerimize bu tür hakarette bulunanlar vatan hainidir. Bunların vatanını, milletini sevmek gibi bir derdi yok. Açık, net söylüyorum bunlar vatan hainidir, bunlar asker düşmanıdır. Jandarmanın, polisin düşmanıdır. Bunların da kimler olduğunu herhalde tek tek ayıklamamıza gerek yok. Kimler oldukları belli. Şu anda bay bay Kemal’in, ana muhalefetin başındaki zatın kimi ziyaret ettiği belli değil mi, kimi ziyaret ediyor, terörün parlamentodaki uzantılarını ziyaret ediyor. Terörün, teröristlerin, parlamentodaki uzantılarını ziyaret eden ana muhalefetin başı, acaba buradan ne elde edecek?”
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, Kandil’den TSK’ya yönelik yapılan açıklamaların hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar, eğer benim askerimi kötülüyorsa, onlar iktidarı kötülüyorsa demek ki doğru yoldayız. Çünkü onlar bizim silahımızı kötülüyor. Bu silah kim için kullanılıyor? Bu silah, teröristler için kullanılıyor. Nerede bir terörist varsa biz her şeyimizle, bütün gücümüzle onların tepesine tepesine ineceğiz” diye konuştu.
“ASKERİMİZ MİLLETİYLE BÜTÜNLEŞTİ, DERDİNE DERMAN OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi Ana Muhalefetin başındaki zat kimi kurtarmaktan bahsediyor? Demirtaş’ı kurmaktan bahsediyor, Apo’yu kurtarmaktan bahsediyor. Sen nerede dolaşıyorsun? Diyarbakır’daki o yavrularımızı, o insanımızı öldürenler, bu Demirtaş’ın talimatıyla sokaklara dökülüp onları öldürmediler mi, onları şehit etmediler mi? Şu anda Meral Hanım da içinde olmak kaydıyla, birlikte Altılı Masa, şimdi yedi oldular, bunları nasıl çıkaracaklarının planını yapıyorlar. Benim milletim bu ihanet şebekelerine, bu vatana ihanet edenlere, 14 Mayıs’ta yol vermeyecektir. Gereken hesabı da 14 Mayıs’ta bunlardan soracaktır. Çünkü benim Türk Silahlı Kuvvetlerim milletin emrindedir, ihanet şebekelerinin emrinde değil.”
Askerin depremin ilk anından itibaren hemen vatandaşın yardımına koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Silahlı kuvvetlerimiz içinde Ankara’da konuşlu İnsani Yardım Tugayımız, depremden sonra üç saat içinde bölgeye intikal için hazır hâldeydi. Bölgedeki askerî birliklerimiz zaten ilk andan itibaren milletimizin yaralarını sarmaya başlamıştı. Fedakârlığı, vicdanı ile dünyaya emsal olan askerimizin deprem bölgesinde yaptıklarını inkâr etmek, Türk milletine hakaret etmek demektir. Erinden Genelkurmay Başkanı’na kadar, her rütbedeki askerimiz, milletiyle bütünleşti, derdine derman oldu. Askerimizin yaptığı tüm faaliyetler, resmî kayıtlarda ve askerî yazışmalarda, ceridelerde de mevcuttur. Gerçekleri saptıranların tek amacı, millî birliğimizi, vatandaşımızın askerine olan güvenini sarsmaktır. Bunu başaramayacaklar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay ve AFAD’a yönelik eleştirilere ilişkin de “Aynı şeyi Kızılay için de yaptılar, aynı şeyi AFAD için yapıyorlar. İlk andan itibaren AFAD, Kızılayla birlikte, hepsi bölgedeler. Gözleriniz kör mü sizin? Bay bay Kemal’in gözünün kör olduğunu anladık da sizin de mi gözünüz kör? O çadırın kapısında AFAD’ın tabelası var, onu görmüyor, ‘AFAD orada yoktu’ diyor” ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesinde enkaz kaldırma çalışmalarını, birinci derecede Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AFAD ise ağırlıklı olarak çadır kurulumlarını yürütüyor. Bunun yanında sahra hastanelerini, vesaire bunları bir taraftan yürütüyor. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yardımına koşan 35 bini arama kurtarma personeli, 271 bini kamu personeli ve gönüllü olmak üzere yaklaşık yarım milyon insanımızın her birine tekrar şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
“KARŞIMIZDA KAYBEDENLER KULÜBÜ GİBİ BİR MASA VAR”
HDP’nin, cumhurbaşkanı seçimlerinde aday çıkarmayacağının ve CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceğinin belirtilmesi üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Özellikle bu ziyarette kapı arkasında nelerin yapıldığını bilemiyorum. Ama çok çok hassas konular, özellikle bu yerel yönetim, özerklik şartından tut da ve şu anda içeridekilerin çıkarılması, vesaire bu konularla ilgili konular… Her şeyden önce HDP’ye verilecek her taviz, PKK’ya yani Kandil’e verilmiş demektir. Aylar önce, masanın altında bir yedinci ortak var demiştim. Belki birileri onu hiç kale almadılar ama yedinci ortak, şu anda tam manasıyla ana muhalefetin başının ziyaretiyle ortaya çıkmış oldu. Dikkat edin, partisinde veya parti genel merkezinde ziyaret değil, korktu, ürktü, ne yaptı, parlamentodaki grup odasında kendilerini ziyaret etti. Kendi ifadeleriyle ‘kumar masasındakilerin’ sadece HDP’ye değil, her birinin diğerine bakışı da bunların arızalı. Meral Hanım, esip gürlüyorsun, hani kumar masası, hani noter? Ne oldu sana? Niye geri vitese taktın da dönüp tekrar masaya oturdun?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Altılı Masa’ya neden tekrar oturduğunun sorulması üzerine, “Masadakiler birbirlerine şimdi hep yan gözle bakıyor. Ben mi suçluyum? Sen mi suçlusun? Ne oldu? Ve bak dağılma başladı. Nitekim bugün bize de belediye başkanı Manavgat’ın bir hanımefendi, geniş bir katılım yaptılar. ‘Biz artık yani bu terör örgütleriyle el ele olan, beraber olanlarla birlikte yürümeyiz.’ dediler. Aynı şekilde bir milletvekilinin niçin ayrıldığını bizzat kendisi açıkladı. Neden ayrıldı? ‘Bunlarla biz bir arada olamayız.’dedi” ifadelerini kullandı.
İnsanı en çok yoran şeyin “belirsizlik” olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yedili masa henüz hiçbir şey yapmamış olmasına rağmen şimdiden yorgundur, bitiktir. Karşımızda kaybedenler kulübü gibi bir masa var. Masada olup da hiç seçim kazanan var mı, yok. Kendi başarısıyla, yeteneğiyle bir yere gelmiş olan var mı, yok. Kimi kasetle işbaşına geldi, kiminin elinden biz tuttuk, bir yerlere getirdik, başbakan yaptık, bakan yaptık. Kimi her gittiği, partiyi karıştırıp, kaostan beslendi. Masanın gizli ortaklarının da nasıl partinin başına geldiğini tüm vatandaşlarım biliyor. Koalisyondan dahi kötü bir örnek olan bu masadakiler, aralarındaki kavgayı, birbirine verdikleri tavizleri, demokrasi diye yutturmaya çalışıyor. Milletim onlara nasılsa bu güzel memleketin idaresini vermeyeceği için kendi aralarında istedikleri kadar dövüşsünler, birbirlerine vursunlar ama şu tabloya bakıp da ülke siyaseti adına üzülmemek elde değil.”
CHP ile HDP heyetleri arasında geçen hafta başında TBMM’de yapılan görüşmeyi eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “HDP Eş Başkanı, bay bay Kemal ile görüşmeden sonra ‘Gelecek dönem yapılacakları istişare ettik’ diyor. İYİ Parti Genel Başkanı çıkıyor, ‘HDP de HDP’nin talepleri de masaya gelemez’ diyor. Bakıyorsun bir gün önce bunu söylüyor, bir gün sonra çok çok farklı bir tornistan. Sanki bunların hepsi unutulmuş. Partinin eski sözcüsü bile hanımefendiye inanmıyor, partisinden istifa ediyor. Esasında bu masanın başını ilk andan beri CHP ve HDP çekiyor. Diğerleri bu masanın yancısı. Örneğin Saadet’e CHP ile HDP, PKK’nın İslam düşmanlığını gizleme rolü verilmiş. İYİ Parti’ye bu şer masasının bölücülük planlarını örtme vazifesi verilmiş. Onlar da bu rolü hevesle yerine getiriyor. PKK’lılar bu garabet masanın kendilerine umut verdiğini söylüyor. Firari FETÖ’cüler bu alaca karanlık kuşağı masası sayesinde ülkeye geri dönebileceklerinin hesabını yapıyorlar. Kamudan temizlediğimiz FETÖ’cüler ve PKK’cılar devlet kadrolarını işgal etmek için şimdi gün sayıyor. Milletim bunların hepsini görüyor. İnanıyorum ki milletimiz bunların hepsine de en güzel dersi 14 Mayıs’ta verecektir.”
“BU MİLLET HESAPLARIN EN GÜZELİNİ SORAR”
Bölücü terör örgütü elebaşlarının “CHP’yi biz getiriyoruz”, “Altılı masayı biz getiriyoruz”, “14 Mayıs’ta Erdoğan’dan bu ülkeyi temizleyeceğiz” şeklinde açıklamalar yaptığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı olan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye yönelik şu ifadeleri kullandı: “Bu ara onlara son dönemde Cumhurbaşkanı adayı olan zat, o da katıldı. Bakıyorsunuz aynı şeyleri o da söylüyor. ‘Türkiye’nin Erdoğan’dan kurtulması lazım’ diyor. Erdoğan sana ne yaptı? Erdoğan bu ülkeye hizmetkâr olmaktan başka ne yaptı? Yazıklar olsun. Şu anda terör örgütleriyle yan yana olanlarla sen yan yanasın. Yıllar yılı zaten onlarla beraber oldun. Seni bir yere koymadılar. Şimdi kalktın cumhurbaşkanı adayı oldun. Cumhurbaşkanı adayı olmak suretiyle de acaba seni yanlarına alacaklar mı almayacaklar mı, işte onun için de senin de kapını çaldılar. Şimdi bu kapını çalmakla da belki bu akşam hâlâ görüşmeleriniz devam ediyor bilemem. Buradan acaba sana da bir şeyler çıkar mı çıkmaz mı bunun gayreti içerisindesin. Çünkü her gelene 20 sana, 10-15 sana… Bay bay Kemal şu anda hepsine bir şey dağıtıyor. ‘Ne vereyim abime’ dediğimiz bu. Bunu çok açık, net bir şekilde yapıyor. Bütün bunlara karşı benim milletim hesap sormayacak mı? Bu millet hesapların en güzelini sorar. İnşallah 14 Mayıs’ta da bunu soracak.”
“TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yayında, HDP’li siyasetçilerin bölücü terör örgütünü öven açıklamalarının yer aldığı videonun izlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırrı Sakık’ın “Yüz yıllık cumhuriyeti yıkacağız” sözlerine tepki göstererek, şöyle devam etti: “Bay bay Kemal sen kiminle, neyi konuştuğunu bize yutturacak mısın? Kapalı kapıların ardında demek ki görüştüğünüz önemli konular işte bunlar. Öbür tarafta bakıyorsun şu anda parlamentodaki bu partinin başı olan bayan işte buyurun Kandil’de kimlerle el ele, kol kola bu da ortada. Her şey bu kadar açık. Bütün bunlara rağmen terörü kaynağında kurutmaya devam edeceğiz. Siyasetteki uzantılarına milletimiz gereken dersi verecek. Biz AK Parti iktidarı olarak gereken dersi Cudi’de, Gabar’da, Bestler Dereler’de, Tendürek’te verdik. Gereken dersi vererek bunları sindirdik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Terörist başları ile şu anda parlamentodaki uzantısı bu terör örgütünün uzantısıdır. Dolayısıyla ‘Bu terörist değildir’ diye bilir miyiz? HDP’yi kim nereye, nasıl çekiyor? Şu anda da ana muhalefetin başı bunlarla ortaklık kurmak suretiyle parlamentoda bunların yerlerini garantiye almanın gayreti içerisinde. Bu millet bunlara yol vermeyecek.”
“AİLE KURUMUNUN KORUNMASI BİZİM ÖNCELİĞİMİZDİR”
“Seçimden sonra 6284 sayılı yasayı kaldıracak mısınız? Bunun üzerinden bir propaganda yürütülüyor. Bu konudaki tartışmalara ne dersiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu bir kumar. Bu oyuna gelmemek gerekir. Bu konuda kimin ne dediğine bakmıyoruz. Aile kurumunun korunması bizim önceliğimizdir. Bu konuyu bugüne kadar anayasa değişikliği dahil en açık şekilde biz savunduk. Özgürlük adıyla LGBT gibi sapkın hayat tarzlarının toplumumuza empoze edilmesine rıza gösteremeyiz. İnsanlığın ortak değerlerine zıt, sapkın akımlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Toplumun temeli olan aileyi korumak tüm insanlığın görevidir. Aynı şekilde şiddet meselesi başta olmak üzere kadınlarımızın hakkına, hukukuna, onuruna yönelik hiçbir müdahaleye de izin vermeyiz. Ancak görülüyor ki gökkuşağı masası için milletimizin değerleri hiçbir anlam ifade etmiyor. Terör örgütleri gibi sapkın akımların da önünü açma, aile kurumunu delik deşik etme niyetindeler. Milletim ne bu sapkın akımlara ne de bu akımlara göz yumanlara ne de aile yapımızı parçalamaya çalışanlara inanıyorum fırsat vermeyecektir. LGBT adıyla ya da başka isimlerle bu gökkuşağı masasının kurulmasına müsaade etmeyeceğiz.”
“Gökkuşağı masası mıdır?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle. Altılı masanın açtığınız zaman altından ne çıkıyor? Bu çıkıyor” dedi.
“KADINLARIMIZI HAYATIN HER ALANINDA DESTEKLEDİK”
Son 21 yılda kadına dair çok önemli kazanımların AK Parti sayesinde hayata geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite öğrenimine erişimde kadınların oranının yüzde 13’ten yüzde 50’ye çıktığını söyledi.
Kadınların eğitim hayatındaki en büyük engel olan başörtüsü yasaklarını tarihe gömdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliğinin AK Parti ile sağlandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuda kadın istihdamının yüzde 40’a kadar ulaştığını, yüzde 27’lerdeki kadınların iş gücüne katılımının Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak yüzde 36 olduğunu bildirdi.
İstihdamdaki kadın sayısını 6 milyondan 10,5 milyona yaklaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de göreve geldiklerinde yüzde 4,1 olan kadın temsilini 2002’den bu yana artırarak yüzde 17,4’e ulaştırdıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede en kararlı adımları biz attık. Eğitimden siyasete, ekonomiden sanata, spordan ticarete kadar kadınlarımızı hayatın her alanında destekledik, yanlarında olduk. Kadınlarımız son yıllarda tüm bu alanlarda gösterdikleri başarılarla bizim gururumuz oldu. Bundan sonraki süreçte yakalanan bu ivmeyle daha da güçlenerek bu yola devam edecekler” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına şiddete yönelik verdikleri savaşın hiçbir dönemde olmadığını söyledi.
Yeniden Refah Partisi ile bu konuda bir müzakere yapıldığına yönelik muhalefetin iddialarda bulunduğu hatırlatılarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kadınların haklarında büyük bir erozyon olacağına ilişkin video paylaştığının belirtilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınların haklarında bizim verdiğimizi CHP kendi iktidarları döneminde kadınlarımıza vermemiştir” değerlendirmesinde bulundu.
“Meclis’te şu an 101 kadın vekil var, yarısından çoğu AK Parti’den. CHP, en düşük karne sahibi partilerin başında geliyor” denilmesi üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğru. Şu anda CHP’nin kaç tane kadın milletvekili var? Rakamlar ortada” ifadelerini kullandı.
“ÜLKEYİ GENÇLERİMİZE EMANET EDİYORUZ”
“Seçim yaşını 18 yaşına indirdiniz. Önümüzdeki süreçte hem milletvekili adayları içerisinde hem de yerel seçimlerde genç adaylara öncelik görecek miyiz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere her zaman güvendiğini ve inandığını belirtti.
Göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduğunu, bunu ilk etapta 25’e, daha sonra 18’e indirdiklerini ve 18’i seçme seçilme yaşı yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Niye CHP yapamadı bunu? Diğerleri niye yapamadı? Niye onlar yapamadı da biz yaptık? Çünkü biz gencimize inanıyorduk. Hatta ne dediler bunlar? ‘Parlamentoyu çoluk çocuğa mı bırakacaksınız?’ Biz dedik ki ‘Hayır. Biz Fatihlerin torunlarıyız. İstanbul’u 18 yaşında fetheden Fatih hangi iradeye sahipse onun nesli de aynı iradenin bir tecessümü olarak bunu gerçekleştirecektir.’ dedik ve yola koyulduk. Bugün de gençliğimize ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu emanet ediyoruz. Küresel ve yerel vesayetçilerle, darbecilerle, terör örgütleriyle mücadele ede ede bu noktaya getirdiğimiz ülkeyi biz gençlerimize emanet ediyoruz. Biliyorsunuz bu seçilme yaşlarıyla ilgili mücadelemizde tek sorum var. Peki, CHP ne yaptı? Hiç.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 183 saat sonra enkazdan çıkarılan vatandaşın polis babasıyla yaptığı konuşmaya ilişkin videonun gösterilmesinin ardından 850 depremzedenin kol ve bacaklarını kaybettiğini, ampüte depremzedelerle ilgili tüm ortopedik müdahalelerin yapıldığını ve buna devam edildiği anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin başı olarak depremzedeleri yalnız bırakmayacaklarını ve hayat mücadelelerinde yanlarında olacaklarını belirtti.
AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ
Muhalefetin Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni durduracağı iddiasına ilişkin soruyu cevaplayan Erdoğan, muhalefetin amacının ülkede taş üstünde taş koymamak olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ya neyi durduruyorsun? Bu ülkede her şeyin bir özerkliği var. Var mı öyle 25 kuruşa simit? Enerji, hidroelektrik, bunun yanında tamamıyla kömür santralleri, şu andaki Akkuyu enerji santrali bunlar bizim için olmazsa olmaz yatırımlar. Burada bizim dört tane nükleer enerji santrali var. 27 Nisan’da bir tanesinin açılışını yapıyoruz. Ardından diğer üçünün de açılışını yapacağız. Bunlarla ciddi manada bir enerji depolayacağız. Bunun ardından da üç tane daha planlıyoruz. Bu üç taneyi de inşallah önümüzdeki beş senede hâlletmemiz gerekiyor. Türkiye enerjide bir sıkıntıya girmesin, bunu yapmaya mecburuz” diye konuştu.
Dünyanın enerjide sıkıntılar yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akkuyu’yu şu anda başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. 27 Nisan’da belki sayın Putin de gelecek veya birlikte bir online sistemle bağlanacağız ve Akkuyu’nun inşallah ilk adımını atacağız” dedi.
“BAYRAK YARIŞINI BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZLA FARKLI GÖREVLERDE SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin milletvekili listelerine ilişkin soru üzerine, ülkede demokrasiye samimiyetle sahip çıkan, parti içinde de demokrasiyi en şeffaf yürüten teşkilatın partisinde olduğunu dile getirdi.
Tüm illerde 6 binin üzerinde aday adayı için temayül yoklamalarını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Bu sayı partimize ilginin bir göstergesidir. MYK ile MKYK üyelerimizden oluşan 14 komisyon aday adaylarını yüz yüze görüşmeyle değerlendirmeye tabi tutuyor. Bu sürecin ardından da başkanlığını bizzat yapacağım üst komisyonda aday listemize son şeklini vereceğiz. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de milletvekili listelerimizde birtakım yenilenmeler muhakkak olacaktır. Bakan arkadaşlarımız da kabinede sahip oldukları birikimi ve enerjiyi milletvekili olarak Meclis çatısı altında değerlendirecektir. Her bir bakan arkadaşımız en iyi hizmet edeceği yerden aday olacaktır. AK Parti ben partisi değil, biz partisidir. Biz bu bayrak yarışını aday olsa da olmasa da bütün arkadaşlarımızla farklı görevlerde sürdüreceğiz. Bu konuyla ilgili önümüzdeki hafta içinde bunları bir neticeye bağlayacağız.”
Cumhur İttifakı’nın seçim çalışmaları ve yeni döneme ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıldır 2023 seçimlerine hazırlandıklarını söyledi.
Cumhuriyetin 100. yılının Türkiye için taşıdığı ehemmiyeti bildiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim 2022’de “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla seçim kampanyasının ilk işaret fişeğini zaten attıklarını söyledi.
Ancak deprem nedeniyle seçim kampanyasında değişikliğe gittiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 11 ilinde insanlarımız şu anda yas tutuyor. Evlerini kaybedenler üzüntü içinde. Şehirlerimiz ayağa kalkma mücadelesi veriyor. Böyle bir iklimde kimse vur patlasın çal oynasın türü bir kampanya yapamaz, yapmamalıdır. Biz de kampanyamızı seçimin önemine uygun ama aynı zamanda depremzedelerimizin acısına saygılı bir şekilde yürütme kararı aldık” diye konuştu.
Seçim çalışmalarını yüz yüze, gönül gönüle yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkımız sessiz ama derinden bir seçim kampanya süresini yaşayacak. Türkiye Yüzyılı vizyonu ana temamızla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Aday listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesinin ardından beyannamemizi ve sloganlarımızı kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.
“GÜÇLÜ, BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İNŞA EDEBİLDİK”
Türkiye’nin içinde olduğunu bölgenin ve dünyanın giderek sertleşen bir uluslararası mücadele alanına döndüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Krizler ve savaşlarla anılan bir dünyayı tecrübe ediyoruz. Biz bu ortamda güçlü, bağımsız bir Türkiye inşa edebildik ve bunu sürdürmeye ihtiyacımız var. Savaş bu topraklara gelmesin diye mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Şunu açıklayabilirim; ülkemizi savaşa sokmayacağız, aile kurumunu güçlü tutacağız, ağırlıklı Suriye’den olmak üzere göç konusunda daha hassas davranacağız ve göçmenleri de birilerine yedirmeyeceğiz. Bizim son iki yıllık çabamız olmamış olsaydı Batı kulübü Türkiye’yi Rusya’ya karşı savaş ortamına çekerdi. Biz burada olduğumuz müddetçe buna müsaade etmeyeceğiz. Anlatacağımız bir diğer unsur kesinlikle Rusya-Ukrayna arasındaki bu süreci ciddi, kararlı bir arabuluculukla inşallah nihayete erdirmektir.”
Seçimlerde uygulanacak D’Hondt sistemiyle ne gibi değişikliklerin ortaya çıkabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi logosuyla seçimlere girme kararlılığı içerisinde olan partilerimiz buradan ne alırlarsa tabii ki geleceğe de onunla yürüme durumları olacak” ifadelerini kullandı.
Bu durumu aralarında sık sık görüştüklerini, sistemin geliştirilmesi gereken tarafları bulunduğunu, seçimden sonra bunları ele alacaklarını ancak şu anda çok erken olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiden bunları konuşmanın faydalı olacağına inanmadığını söyledi.
“ŞİMDİ SIRA ASIL BÜYÜK HAMLEMİZİ YAPMAYA GELDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemden bahsederken kullandığı “şahlanma dönemi” ifadesinin ne anlama geldiği sorusunu cevaplarken, ekonomik, sosyal, siyaset alanlarında neler olacağına ilişkin hazırladıkları basın bildirisini yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını anlatarak, daha önce kullandıkları “Durmak yok, yola devam” sloganını “Doğru adımlarla yola devam” şeklinde güncellediklerini ve bunun yeni dönemin başlığı olacağını söyledi.
Türkiye’ye 20 yılda kazandırdıkları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının âdeta Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir girizgâhı gibi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi sıra asıl büyük hamlemizi yapmaya geldi. Tabii bunun ilk şartı 14 Mayıs seçimlerinde cumhurbaşkanlığı ve Mecliste çoğunluğu kazanmaktır. Çünkü karşımızda ülkenin yirmi yılını çöpe atmaya niyetli bir yapı var. Bizim amacımız 14 Mayıs’ın hemen ertesinde deprem yaralarının sarılması ve Türkiye Yüzyılı’nın inşası hedefiyle yeni bir atılım başlatmaktır. İşte şurada eserleri görüyorsunuz. Bir taraftan Rize Artvin Havalimanı, öbür taraftan Togg, öbür taraftan 1915 Çanakkale Köprüsü. Ya bunların hayalinden geçmez bu. Ama biz bütün bunları yapa yapa geliyoruz. İşte bir taraftan Gaziantep’te Gaziray. Ya çıkmış bir tanesi, bu masanın içinde olanlardan, Sivas’a diyor hızlı tren ne gerek? Sivaslı bu adam. Çamlıca, oraya diyor ’60 bin kişiyi dolduracaklarmış.’ diyor. ‘Doldurun da görelim.’ diyor. Ya sen buraya uğramadın ki. Bir uğra da bak.”
“Çok şaşırmıyor musunuz Sayın Cumhurbaşkanı? Muhafazakâr kimliğiyle bilinen isimler?” sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şaşırmaz olur muyum? Böyle bir şeyi biz beyefendiden beklemezdik. Nasıl bu lafları etmeye başladı? Kim bunun suflörü? Bilemiyoruz” şeklinde cevapladı.
Bir kandil gecesi Saadet Partisi Genel Başkan’ının CHP Genel Başkanı’nı cumhurbaşkanı adayı olarak açıkladığında ne hissettiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah iyiliğini versin ya. Şu anda bizden daha fazla cumaya gidiyor” dedi.
“BU MİLLET FERASET SAHİBİDİR”
“Sosyal medyada anketler üzerinden manipülasyonlar yapıldığının” söylenmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben alana bakarım. Hele hele 11 ilimizdeki bu depremin olduğu dönemde gelen kamuoyu araştırmalarının sağlık, sıhhat durumunu bir defa asla kabullenmek mümkün değil” dedi.
En son Adıyaman’da gerçekleştirdikleri törende 20 bin kişinin meydanı doldurduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bir şeyi gösteriyor. Bu alanda olanlar da havalimanından alana gelene kadar yollardaki insanların yoğunluğu anlatılır gibi değildi. Meydanların dilidir aslolan ve meydanların dilinde bunu gördük” ifadelerini kullandı.
Millete dokunmadıktan sonra hiçbir yolun başarıya götürmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “CHP’nin bazı anket firmalarını toplayıp kendilerine özel sonuç sipariş ettiğini, bunun için de milyonları özellikle belli rakamlarla bir yerlere çekme gayreti içerisinde olduklarını biliyoruz. Tabii her seçim sürecinde içeriden ve dışarıdan algı operasyonu girişimlerine biz alışkınız. Yine benzer yollara tevessül ediyorlar. Tezviratlarla, yalan dolanlarla kazanç elde etme hesabı yapıyorlar. Ama bu millet feraset sahibidir. Yanlış hesapları bozmakta da mahirdir. Onlar sosyal medya oyunlarıyla masa başında hazırladıkları anket tablolarıyla kendilerini oyalayadursunlar. Milletimiz kimi sandığa gömeceğini, kimi oradan çıkartacağını gayet iyi biliyor.”
“SOSYAL MEDYANIN YALAN VE İFTİRA MECRASI HÂLİNE DÖNÜŞMESİNDEN VATANDAŞLARIMIZ DA MUSTARİP”
Sosyal medyada yayılan yalanlara karşı meydanı boş bırakmadıklarını, İletişim Başkanlığı başta olmak üzere ilgili birimlerin her yalanı, doğrusunu ortaya koyarak ifşa ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şekilde yüzlerce, binlerce yalanın çürütüldüğünü anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Başkanlığımız çürüttüğü yalanlar ve doğrusunu anlattığı bu tezviratlarla ilgili depremin ilk gününden bu yana 52 dezenformasyon bülteni yayınladı. Esasen sosyal medyanın yalan ve iftira mecrası hâline dönüşmesinden vatandaşlarımız da mustarip. Depremin hemen ikinci günü elektronik devlet üzerinden açılan dezenformasyon bildirim servisine bugüne kadar vatandaşlarımız tarafından yapılan bildirimlerin sayısının 10 bine ulaşmış olması da bu rahatsızlığı çok açık, net gösteriyor. Benim bir iletişim seferberliği çağrım olmuştu hatırlarsanız. Vatandaşlarımızın yaptığı bu dezenformasyon bildirimleri de çağrımızın karşılığı bulduğunu açık net gösteriyor. Tabii seçim sürecinde dezenformasyonla mücadele daha bir önem kazanıyor. İnşallah bu mücadelemizi topyekûn bir şekilde sürdüreceğiz.”
“Anketleri yukarıda göstererek muhalefet ne yapmayı amaçlıyor, seçim gecesine dair bir provokasyon mu hedefleniyor? Seçmenlerde beklentiyi yükseltip oyun mu oynanmak isteniyor?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşımızın bu noktadaki bakış açısını acaba nasıl terse yorumlarız, bunun gayreti içindeler başka bir şey değil” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimi ikinci tura bırakma senaryosu da olabilir mi bunun içinde?” sorusuna, “Her şey olabilir. Ama onların ikinci tura bırakma gayretleri bir defa çok çok ucuz algı operasyonu. Benim milletim bunu yutmaz” cevabını verdi.
TOGG
Togg sahiplerinin belirlendiği ilk çekiliş hatırlatılarak, karalama kampanyaları yapıldığının söylenmesine karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sayın Kılıçdaroğlu’nun yalandan başka ürettiği bir şey yok. ‘Olsa da satılmaz.’ Peki, bu kadar kurada çıkanlar, bunu hangi algıyla, hangi alışkanlıkla sıraya girip bu kuranın çekilmesine katıldılar? 177 bin yanılmıyorsam şu ana kadar müracaat eden var. Biz bu hayali gerçekleştirmek için çok uğraştık. Aradığımız baba yiğitleri nihayet bulduktan sonra hızla işe başladık ve hamdolsun neticelendirdik. Önce tasarımı sonra fabrikası derken işte satış aşamasına geldik.”
“ÜLKEMİZDEKİ BANKACILIK SEKTÖRÜ SAĞLAM TEMELLERE SAHİPTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve Avrupa’daki banka iflaslarının hatırlatılması üzerine de şöyle konuştu: “Benim tezim her zaman düşük faizdir. Avrupa devamlı yüksek faizlerle bu yolda devam etmek istedi ama bunların bu yüksek faiz teorisi tutmadı. Şu anda da bunun bedelini ağır bir şekilde ödüyorlar. Artan küresel enflasyon baskıları karşısında uygulamaya konan sıkı para politikalarının küresel ekonomik aktiviteyi baskılayarak tüm dünyayı resesyona sürükleyebilme riski var. Bu riski daha önceden gündeme taşımıştık ve bu konuda herkesin çok dikkatli olması gerektiğini de defaatle ifade etmiştik. Bütün bu uyarılarımıza rağmen bunun gerçeğe dönüştüğünü üzüntüyle görüyoruz.”
Küresel ekonomik aktivitenin önemli derecede baskılanmış durumda olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta içerisinde Dünya Bankası tarafından yayınlanan raporda, küresel büyümenin yüzde 2,2’ye gerileyeceğinin öngörüldüğünü belirtti.
Son 30 yılın en düşük büyüme rakamı olan bu beklentinin, dünya ekonomisinde kayıp bir 10 yıllık dönemi tetikleyeceğinin ifade edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Resesyon riski bu denli belirgin hâle gelmişken bir de sıkılaşan para politikası, borçlanma maliyetlerini artırıyor, tahvil faaliyetlerini de düşürüyor. Bu nedenle bankaların zarar etmesi ve artan risk algısı nedeniyle mudilerin mevduatlarını çekmeleri sonucunda Amerika’da 3 banka biliyorsunuz iflas etti” dedi.
Aynı tehlikenin önce İsviçre Bankası Credit Suisse’e, şimdi de başka Avrupa bankalarına sıçradığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’da başlayan ve daha sonra Avrupa’ya da sirayet eden bu gelişmeler, küresel finansal istikrarı tehdit ediyor. Hamdolsun ülkemizdeki bankacılık sektörü sağlam temellere ve göstergelere sahiptir. Ayrıca etkin gözetim ve denetim altyapısı sayesinde bankacılık sektörümüz güçlü görünümünü şu anda da koruyor. Eski Türkiye döneminde yaşanan banka batışları ve kurtarma operasyonları artık mazide kaldı. Bankacılık sektörümüz, uluslararası kriterlere uyumu ve yüksek standartları ile dünyaya şu anda örnek olacak bir konumdadır. Bunu da açıkça söylemekte fayda var.”
“MİLLETİMİN HAFIZASI BUNLARI ASLA UNUTMAYACAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın cami yapılması, başörtülü kadınlara yönelik muhalefetin geçmiş dönemdeki açıklamalarına ilişkin videonun izletilmesi ve “Siz bu siyasi tabloyu nasıl yorumlarsınız?” sorusu üzerine, şöyle devam etti: “Şunların acınacak hâlini görünce milletim adına ben çok üzülüyorum. Bir taraftan kalkıp Ayasofya’nın açılması noktasında çıkıyor Meral hanım ‘açamazsınız’ diyor. Meral hanım, Cumhurbaşkanının imzasının olduğu genelgeyi herhalde gördün, açtık mı açtık. Çıkıyor bir tanesi ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyor. Bay bay Kemal ‘ben ona çul derim’ diyor. Bir başkası ne diyor, işte Karamollaoğlu, yazıklar olsun sana. ‘Ayasofya’nın bir bölümünü müze olarak kullanırız’ diyor. Fatih Sultan Mehmet’in bu noktada neresini kalkıp da müze olarak bıraktığını duydun, hangi kitapta var bu. Al işte Kabaoğlu denilen kaba mı kaba. Ayasofya’nın bir bölümünün müze olmasından bahsediyor. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Ey Temel efendi. İşte sen o kaba denilen adamlarla şu anda aynı saftasın. Çıkıyor bir başkası ‘yapılanın adı siyasi yüzsüzlüktür’ diyor. Şu anda yanında olan Temel efendi ile beraber o hangi esaslar üzerinde hareket ediyor, rahmetli Erbakan hocamızın esasları üzerinde.”
Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın bütün hayalinin Ayasofya’yı açabilmek olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen acaba Erbakan hocayla ne zaman tanıştın? Ben Erbakan hocamızın partiyi kurduğu zaman gençlik kollarından itibaren başkanlık yapmış birisiyim. Sen ise daha sonradan katıldın. Ama yine sen Sivas’ta Belediye Başkanı olduğun zaman malum Madımak Oteli olaylarında seninle ilgili bu bay bay Kemal’ler, bunlar ne diyorlardı, ‘Madımak katili’ diyorlardı. Şimdi bakın ne hâle geldi?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, “Ayasofya’nın zincirlerinden kurtuluşunun, kız öğrencilerin eğitiminin önündeki engellerin kaldırılmasının”, kimlerin gençlik hayali olduğunu gayet iyi bildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Her fırsatta Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldıran, okullardaki din eğitiminin kaldırılmasını isteyen CHP mi, Ayasofya’yı açtı? Yoksa başörtüsüne ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyen bay bay Kemal, 2008’de başörtüsü yasağını kaldıran yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu ne çabuk unuttu? Bay bay Kemal bunları unutmuş görünse de milletimin hafızası bunları asla unutmayacaktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Benim milletim bunlara gereken dersi işte 14’ünde verecektir. Milletçe buna hazır olmalıyız. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz ve inşallah bir daha sokulmayacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız. Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı nedeniyle düzenlenen, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı.
ABD ziyaretinde kendisine eşlik eden Eşi Emine Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi.
Bu müstesna dönemin arifesinde düzenlenen bu etkinlik için Amerika-Türkiye İş Konseyi’ne ve Amerikan Ticaret Odası’na teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli dostum, Başkan Trump’la samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz. Sayın Trump’la geçtiğimiz yıl Washington’daki görüşmemizin ardından kendisinin temmuz ayında Ankara’yı ziyareti köklü müttefiklik ilişkilerimizi en açık tabiriyle teyit etmiş, pekiştirmiştir. Yeni bir soluk kazandırmıştır” ifadesini kullandı.
“100 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİNİ SON DERECE GERÇEKÇİ VE ULAŞILABİLİR BULUYORUM”
Bu ziyaretler vasıtasıyla bir yandan ilişkilerin ikinci yüzyılına kapıyı aralarken, diğer yandan birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika’nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika’yla tesis ettiğimiz diyalog ve eşgüdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika’dan Asya’ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız. Bu noktada şu hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünemeyiz, düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz, siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor. Dünyadaki ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025’te 38 milyar doları aşan ikili ticaretimiz bu yılın ilk sekiz ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025’in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump’la birlikte belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir buluyorum. Ancak çabalarımızı biraz daha artırmamız gerekiyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran krizlere ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş, hatta güçlendirmiştir.”
“TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPAN HEP KAZANÇLI ÇIKMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’den Irak’a, Kafkasya’dan Kuzey Afrika’ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahibiz. Bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ediyoruz” dedi.
Türkiye’nin ekonomiye dair hemen her başlıkta son 24 yılda ciddi başarılar elde ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde millî geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonu itibarıyla inşallah 20 bin doları aşacak” ifadesini kullandı.
Son 24 yılda ülkeye çektikleri doğrudan yabancı yatırım miktarının 300 milyar dolara yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te yaşanan deprem felaketinin şehirlerde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardıkları anımsattı.
Sadece üç yıl gibi bir sürede enkazları kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehirlerimizi sıfırdan tekrar inşa ettik, deprem bölgesini dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek 455 binden fazla konutu tamamlayıp, depremzedelerimize teslim ettik. Tüm bu rakamlar, tüm bu başarılar aslında bizlere şunu gösteriyor, Türkiye ekonomisi güçlü şoklara karşı dirençli bir ülkedir. Türkiye’ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır. Türkiye, kendisine güveneni hiçbir zaman yarı yolda bırakmamıştır. Şimdi bu güçlü zemin üzerinde yeni bir yatırım hamlesi başlatıyoruz.”
“AŞMAMIZ GEREKEN ENGELLER, ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında açıkladıkları yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Ülkemizde yatırım yapanlar için Kurumlar Vergisi’ni yüzde 25’ten, yüzde 12,5’e indirdik. İstanbul Finans Merkezi’yle belirlenen endüstri bölgelerinde transit ticaretten elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi’nden muaf tuttuk. Bu imkânı ilk kez Türkiye geneline de taşıdık. Yatırımcılara diyoruz ki ‘gelin operasyonlarınızı Türkiye’den yönetin’. Elbette bu süreçte iş konseyi ve ticaret odasına görevler düşüyor. Sizlerden, Türkiye’nin sunduğu fırsatlardan faydalanmaları için Amerikalı yatırımcıları teşvike devam etmenizi bekliyoruz. Hamdi (Ulukaya) seni bekliyoruz. Bu teşviklerimizin sadece ticaretimize değil, ülkelerimiz arasındaki siyasi münasebetlere de büyük katkı yaptığını görüyorum. Ancak önümüzde daha yürümemiz gereken uzun bir yol var. Bu yolda aşmamız gereken engeller, atmamız gereken adımlar var.”
“TÜRKİYE, SAVUNMA SANAYİNDE DÜNYA ÖLÇEĞİNDE RAĞBET GÖREN BİR AKTÖR HÂLİNE GELMİŞTİR”
“Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji gibi alanlarda tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortaklığımızın geleneksel olarak en güçlü alanlarından biri olan savunma sanayiinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz. Bu noktada şunu da belirtmek durumundayım. Türkiye yaptığı atılım ve hamlelerle savunma sanayinde artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör hâline gelmiştir. Bundan 20 yıl önce senede sadece 248 milyon dolar savunma ihracatı yapıyorken, bugün 10 milyar dolardan fazla ihracat yapar seviyeye geldik. Küresel savunma malzemeleri ihracatındaki payımız 5 yıl önceye kıyasla yüzde 120’nin üzerinde arttı. Artık firmalarımız sahip oldukları donanım ve inovasyonla Amerika’da yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğimize inanıyorum. Amerika’yla iş birliğimizi ortak üretim imkânları dahil çok boyutlu şekilde derinleştirmemiz, ortak faydamıza olacaktır.”
“TÜRKİYE İLE AMERİKA ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN DAHA DA GÜÇLENMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”
Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarında, programda bulunan kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarının katkılarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizde bağlarını korurken, diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz. Türk-Amerikan toplumu bünyesinden siyaset, iş, bilim, kültür, sanat, spor ve diğer alanlarda temayüz etmiş vatandaşlarımızla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz. Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.”
Programda, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya tarafından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York şehrine ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde; eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat refakat ediyor.
Türkevi girişinde kendisini bekleyen kalabalık tarafından sevgi gösterileriyle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul’a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı’mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek” diye konuştu.
Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye’ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye’nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”
Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti’ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah’a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz.”
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye’yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Sadece İstanbul’da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002’den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin’den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon’da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002’de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025’te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.
Bu performansla yolcu sayısında Avrupa’da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026’nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi’ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı’na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Biz İstanbul Havalimanı’nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar ‘Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor’ dediler. ‘İstanbul’a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?’ dediler. ‘Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez’ dediler. ‘Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz’ dediler. ‘Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?’ dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı’nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu.”
“Uçak inmez” dedikleri İstanbul Havalimanı’nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa’da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’nın bugüne kadar birçok kez “Yılın En İyi Havalimanı” ve “Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı” ödüllerine layık görüldüğünü, 110’un üzerinde hava yolu şirketiyle 340’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa’nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.
“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL’A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”
İstanbul Havalimanı’nın 16 Ağustos’ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa’nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 Ağustos’ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman’mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. ‘Buradan uçaklar kalkamaz’ diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025’te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul’a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı’yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi’ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye’de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır.”
Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı’ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı’mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.
Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İstanbul Havalimanı’nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100’ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı’nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2’sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi ‘israf’ diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var.”
“Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.
İstanbul Havalimanı’ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TK1763” sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı’nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Pist 09, rüzgâr 0.50’den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar.” diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye, bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi… Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”
“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”
Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.
Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.
Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”
“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.
Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.
“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”
Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.
Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”
Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz. Biz, ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de, bölgemizde de, dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hâkim olmasını istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda bir konuşma yaptı.
Bugün hem kendisini bağrına basan hemşehrileriyle kucaklaştığını hem de yatırım bedeli toplam 10 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu törende 26 projemizin açılışını yaparken, üç yeni yatırımın da temelini attık. Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize’mize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tamamlanan yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bütün kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Rize’ye söz verdiğimiz diğer projelerimizi de yakından takip ediyoruz. Başta şehir hastanemiz olmak üzere bu yatırımları da ilimiz ve hemşehrilerimizin istifadesine sunacağız. Her zaman söylüyorum; biz hamaset yapan değil, eserleriyle konuşan, hizmetleriyle konuşan bir hareketiz.”
“MİLLETİMİZİ FAZLASIYLA LAYIK OLDUĞU MUTLU VE MÜREFFEH YARINLARA ULAŞTIRMAKTA KARARLIYIZ”
Diğer 80 ilde olduğu gibi Rize’de de bugüne kadar hep eserler, yatırımlar ve icraatlarla konuştuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptıklarımızla yetinmedik. Tam tersine hep kendimizle yarıştık. Çıtayı nasıl daha yukarıya taşırız? Nasıl daha güzele, daha iyiye erişiriz? Şehirlerimizi nasıl daha estetik, daha bayındır hâle getirebiliriz? Bunun hesabı içerisinde olduk. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Rizeli kardeşlerimizle birlikte 86 milyonu huzur ve refah içinde yaşatmanın mücadelesini veriyoruz. Sizlerin desteği ve duasıyla inşallah bu şuurla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünü 14 Ağustos’ta Başkent Millet Bahçesi’nde tarihî bir mitingle kutladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bu vesileyle hem teşkilatımızla hem de milletimizle kavlimizi yeniledik. Eser ve hizmetlerle dolu 25 yıllık karnemizi halkımıza takdim ederken, gelecek çeyrek asra, yarım asra dair vizyonumuzu da paylaştık. Şunu bir defa sizlerin ve Rizeli hemşehrilerimizin bilmesini isterim: Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin en dinamik, en vizyoner, ufku itibarıyla en açık kadrolarına sahibiz. Tecrübeyle dinamizmi birleştirerek Derviş Yunus’un o veciz ifadesiyle ‘Her gün yeniden doğarak, her dem taze kalarak’ yolumuzda yürüyoruz. Büyük hayallerimiz ve hedeflerimiz var. Milletimizi fazlasıyla layık olduğu o mutlu ve müreffeh yarınlara ulaştırmakta Allah’ın izniyle kararlıyız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadeleyle geçen 25 yılın sonunda Türkiye’nin ekonomiden savunma sanayiine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda artık sağlam bir zemine oturduğunun gönül rahatlığıyla söylenebileceğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye Yüzyılı’nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı’nın inşası mutlaka gerçekleştirilecek, ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız. 25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız. Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye’nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişle barış ve adalet için öne atılması masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor. Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki ‘Ne yaparsanız yapın suları tersine akıtamazsınız.’ Kardeşlerim, yeri gelir dirilir pınar oluruz, yeri gelir irkilir ırmak oluruz, yeri gelir gürler çağlayan oluruz ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz.”
“Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de bölgemizde de dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız. Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz.”
Bir gerçeği de açıkça ifade etmekte fayda gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem bölgemiz ve dünya yüzyılda bir denk gelen çok kritik süreçlerden geçiyor, öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor. Bakınız sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz” ifadesini kullandı.
Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelmeyeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye’ye hiçbir faydası dokunmaz. Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki, Türkiye’nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur. Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye’yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek hizmette ve eserde yarışı esas alacak, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.”
Muhalefetin de bu ihtiyacın farkına varmasını temenni ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birbirimize eleştirilerimiz olabilir, doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir, ama bunların hiçbiri, mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZ, TERÖR DEFTERİNİN BİR DAHA AÇILMAMAK ÜZERE TAMAMEN KAPANMASI NOKTASINDA KARARLI BİR DURUŞ SERGİLEDİ”
Bir süredir dile getirdikleri “Ankara merkezli” siyaset çağrısının arka planında bu tasavvurun olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Türkiye Mutabakatı, bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir” dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinde Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihî bir adım attıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şurası çok önemli, Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Hâl böyleyken, bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır, tek kelimeyle şuursuzluktur. Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye’yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye’nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır.”
“ÜLKEMİZİN GELECEKLE İLGİLİ BÜYÜK HEDEFLERİNİ KOVALAMAK DIŞINDA BİR SEÇENEĞİ YOKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekrar söylüyorum, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye’nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye’nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın tarih bizden bunu bekliyor. Millet bizden bunu bekliyor. Türkiye’nin başarısı için dua eden mazlumlar bizden bunu bekliyor. Çok çalışmamız, çok ter dökmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bütün teşkilatımdan canla başla çalışmalarını bekliyorum. Omuzlarınızdaki ağır yükü, ağır sorumluluğu hakkıyla taşıyacağınızdan en ufak bir şüphe duymuyorum. Emekleriniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Tam 25 yıldır dosdoğru yürüdüğümüz zorlu yolculukta bu kardeşinizi asla yalnız bırakmadığımız için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı öncesinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rektör Prof. Dr. Yusuf Yılmaz’dan üniversitenin çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz sizlerin emanetini, sizlerin mesuliyetini taşıyoruz. Biz yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasında, Rize’de bulunmanın ve hemşehrileriyle hasret gidermenin bahtiyarlığını yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi bize zaman zaman ‘Yorulmuyor musun?’ diye soruyorlar. Allah aşkına şu sevdayı görende yorulma olur mu? Rizeli uşakların şu muhabbetine mazhar olanda yorgunluk olur mu? Dahası ülkesi ve milleti için aşkla koşanda yorgunluk hiç olur mu? Tabii ki olmaz. Kalbi bu ülke için, bu aziz millet için çarpan yorulmaz. Onun için durmuyoruz, duraksamıyoruz, rehavete kapılmıyoruz. Onun için şehir şehir, ilçe ilçe geziyor, ülkemizin eksiğini, gediğini gidermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meydanlardan dolup taşan şu coşkunuz, şu heyecanınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin.”
Cuma namazını Merkez Sahil Camii’nde kıldığını, orada hemşehrileriyle dua, hasbihal ve musafaha ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi Rize merkez ve ilçelerimizde yapımı tamamlanan eserlerimizin toplu açılışını yapmak üzere sizlerle beraberiz. Ne diyor o güzel Karadeniz manisinde, ‘Yaylasının dumanı denizinin balığı. Bu derelerin derdi Rize’ye sevdalı’. İşte bizim de derdimiz Rize’yle birlikte 81 vilayetimize aşkla hizmet etmek. Hamdolsun sizin desteğinizle, sizin itimadınızla sizlerin hayır dualarıyla şehirlerimizi ihya ediyoruz. Şimdiye kadar Rize’ye hep elimiz dolu geldik.”
Rize’ye her gelişlerinde taş üstüne taş, eser yanına eser koyduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de eserlerimizi hizmete almak, yeni yatırımlarımızın da temellerini atmak amacıyla sizlerin huzurundayız. Birazdan 26 projemizin resmî açılışını yapacak, üç yeni yatırımın da inşallah temellerini atacağız. Toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan bu eserlerin Rize’mize, Rizeli hemşehrilerime ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlıklarımızı, belediyelerimizi, hayırseverlerimizi bu yatırımlarda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımıza, bu eserlere alın ve fikir teri bulunan işçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize en içten şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“TOPLAM 330 BİN METREKARELİK MİLLET BAHÇEMİZİ BUGÜN RESMEN HİZMETE SUNUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından önceliklerinin şehirleri süratle dirençli ve güvenli hâle getirmek olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: “Bunun için TOKİ vasıtasıyla yürüttüğümüz projelerde gaza bastık. TOKİ ile bugüne kadar 5 bin 636 konutu tamamladık. Bin 221 konutun yapımı sürüyor. Bugün de Yağlıtaş Mahallesi’nde 465 konut, dört iş yeri ve bir camimizin, Kendirli Mahallemizde 79, Madenli beldemizde 143, Çayeli ilçemizde ise 79 konutumuzun açılışını yapıyoruz. Ailelerimizin bu evlerde ağız tadıyla oturmalarını Cenabıallah’tan niyaz ediyoruz. Geliyorum millet bahçelerimize. Rize’mizin yeşiline yeni tonlar ekleyecek toplam 330 bin metrekarelik millet bahçemizi de bugün resmen hizmete sunuyoruz. Aynı şekilde içerisinde millet kıraathanemizin, ilçe kütüphanemizin, çocuk parkımızın ve sosyal donatı alanlarının yer aldığı İyidere Millet Bahçemizin kurdelesini kesiyoruz. Çamlıhemşin’de vatandaşlarımızın tabiatla iç içe vakit geçirebilecekleri, çocuklarımızın rahatça oyun oynayabilecekleri millet bahçemizi faaliyete alıyoruz. Güneysu’da ise altyapı ve çevre düzenlemesini tamamladığımız 27 adet geçici iş yerimizi hak sahiplerine teslim ediyoruz. Isırlık Tabiat Parkı ve spor aktivite alanı ile bisiklet yolunun üçüncü etabını da bugün hizmete veriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”
“RİZE KÜLTÜR SOKAĞI İLE ŞEHRİN EKONOMİSİNE KATKI YAPACAĞIZ”
Bir şehrin geleceğinin parlaklığının o şehrin kültür ve sanat alanındaki dinamizmiyle orantılı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edebiyatla, resimle ve müzikle bağı kopan şehirler yalnızca binalardan ibaret kalır ve gün geçtikçe ruhunu kaybeder. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Rize Kültür Sokağı’nı bugün açıyoruz. Rize Kültür Sokağı ile yerel üreticileri destekleyecek, sergi alanlarını genişletecek, el emeği ürünlerin imalat ve satış süreçlerini destekleyip, şehrin ekonomisine katkı yapacağız” dedi.
Rize’deki eğitim altyapısını güçlendirecek yatırımları da hızla devreye sokmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Rize merkez ve ilçelerdeki 10 adet okulumuzun güçlendirme çalışmalarını tamamladık ve eğitim öğretimi hazır hâle getirdik. Çamlıhemşin’de yapımı biten 16 derslikli Hafize-Haşim Haşimoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi de yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerimize kapılarını açacak. Merkezde ise 600 kişilik Ahmet Tevfik İleri öğrenci yurdumuzu hizmete sunuyoruz. Bu yatırımlarla çocuklarımızın ve gençlerimizin daha modern, nitelikli ve güvenli ortamlarda eğitim almalarını temin edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun diyor. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin hem sporda hem de spor turizminde ciddi ivme kazandığını, dünyanın en prestijli ultra maraton koşularından birisinin Kaçkar’da yapıldığını söyledi.
Rize’nin bugünlerde 60 ülkeden 2 binden fazla sporcuyu misafir ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaçkar maratonundaki tüm sporculara başarı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizelileri birinci sınıf tesislerle buluşturmaya devam edeceklerini, İkizdere futbol sahası başta olmak üzere merkez, ilçe ve beldelerdeki spor tesislerinin bakım ve onarımını tamamladıklarını, iyileştirme çalışmaları devam eden spor merkezlerinin açılışını da yakın zamanda yapacaklarını belirtti.
Bugün aynı zamanda inşaat, altyapı ve çevre düzenlemesi sona eren 190 iş yerinin bulunduğu Çiftekavak sanayi sitesinin, 12 bin 500 metrekare alana sahip yeni otobüs terminalinin, Çamlıhemşin’de 91 konut ve 12 dükkânın temellerini attıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam değeri 3 milyar lirayı aşan bu yatırımların hayırlı olmasını dileyerek, TOKİ ve belediyeye teşekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma, denizcilik ve turizm projelerinin hem Rize hem de tüm Karadeniz bölgesi için çok önemli yatırımlar olduğunu vurgulayarak hazırlık, plan ve proje çalışmaları başlatılan yaklaşık 30 kilometrelik güney çevre yolu ve tüneller projesini hayata geçirdiklerini aktardı.
Proje tamamlandığında şehir içi ulaşımın rahatlayacağını, trafik yoğunluğunun ciddi oranda azalacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İyidere Lojistik Limanı projesinde de önemli bir seviyeye ulaştıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, limanın, Ovit üzerinden kalkınma yoluna bağlanmasıyla şehrin uluslararası ticaret güzergâhındaki stratejik konumunun da güçleneceğine işaret ederek, “36,5 kilometrelik Pazar-Adreşen ayırımı, Çamlıhemşin-Ayder yolu ve Tunca yolu ile bölgenin ulaşım altyapısını tahkim ediyoruz. Projemiz bittiğinde Ayder ve Fırtına Vadisi’ne giden yollar artık daha hızlı, güvenli ve konforlu hâle gelecek. Rize’deki turizm sezonu 12 aya yaymayı hedeflediğimiz bu çalışmalarla Ayder’in güzelliklerini inşallah daha görünür kılacağız” diye konuştu.
“SAĞLIKTA RİZE’DE TAM BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZDIK”
Sağlıkta Rize’de tam bir başarı hikâyesi yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de toplam bin 235 yatak kapasitesine ulaşıldığı bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 53 yatak kapasiteli Rize Şehir Hastanesinin yüzde 70’inin tamamlandığını, kalan kısmının süratle bitirilmesi için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na talimat verdiğini ifade etti.
320 bin metrekare alana inşa edilen Rize Şehir Hastanesinin en üst düzeyde kesintisiz sağlık hizmeti sunacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında hasta kabulüne başlayacak olan 50 yataklı Çayeli Devlet Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini, toplam değeri 25 milyar liranın üzerinde olan bu iki yatırımın da hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde 25 yataklı Fındıklı Devlet Hastanesinin de inşaat sürecini başlatacaklarını, Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini kaydetti.
Ardeşen’de ise 24 saat hizmet veren bir sağlık tesisi inşa edeceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda ihale, proje ve arsa süreçleri devam eden dokuz sağlık tesisini de en kısa sürede tamamlayıp faaliyete geçireceklerini belirtti.
“DURMADAN, YORULMADAN SİZİN İÇİN KOŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum. Başkalarının gündemleri farklı olabilir. Başkaları, milletimizin dertleriyle dertlenmeyebilir. Başkaları, milletimizin taleplerine, beklentilerine kulak tıkayabilir. Başkaları, sabah akşam birbirleriyle kavga edebilir, tartışabilir, didişebilir ama bizim böyle bir lüksümüz asla olamaz. Çünkü biz, sizlerin emanetini, mesuliyetini taşıyoruz. Biz, yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz, sadece 86 milyonun değil gelecek nesillere karşı da sorumluyuz. Onun için muhalefetin ne dediğiyle ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz. Ne onların aralarındaki kavganın ne de sataşmanın tarafı asla değiliz. O, şunu demiş, bu şöyle yapmış, eski dostlar düşman, eski çamlar bardak olmuş bunların hiçbiri bizim umurumuzda bile değil.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu kardeşinizin gündeminde sadece hizmet var. Eser hizmeti siyaseti var. Rize ile birlikte 81 vilayetimize yeni yatırımlar kazandırmak var. Bu kardeşinizin gündeminde Türkiye’yi küresel siyasette hak ettiği yere getirmek, hak ettiği itibarı görmesini sağlamak var. Bu kardeşinizin gündeminde, ülkemizi etrafındaki ateş çemberinden, krizlerden ve çatışmalardan korumak var. Yani sizin emanetinize hakkıyla sahip çıkmak var. Siz bizi bu makamlara patronluk taslamak için değil, sizlere hizmetkârlık etmemiz için getirdiniz. Biz de sadece vazifemizi yapıyor, görevimizi yapıyor, aşkla sizlere hizmet ediyoruz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe Cenabı Allah’ın izniyle durmadan, duraksamadan, yorulmadan sizin için koşturmaya devam edeceğiz. Açılışını yaptığımız eserlerin ve temellerini attığımız yatırımların Rizemiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerde emeği geçen tüm kardeşlerime, teşekkürlerimi iletiyorum.”
Toplu açılış töreni öncesinde Rize’de Valiliği ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vali İhsan Selim Baydaş ve Belediye Başkanı Rahmi Metin’den kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.