Diplomat -Dünya

DÜNYA

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pendik Toplu Açılış Töreni’ne katıldı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çamçeşme Mahallesi Marmara Caddesi’nde düzenlenen ve toplam yatırım bedeli 4 milyar lirayı aşan Pendik Toplu Açılış Töreni’ne katılarak vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenindeki konuşmasına Ramazan ayını tebrik ederek başladı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.

Deprem bölgesinde şu anda enkazın kaldırıldığını, en yakın zamanda konutları bitirerek hak edenlere teslim etme gayreti içerisinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan, afetle mücadele eden vatandaşlarımızla birlikte ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı savunan Filistinli kardeşlerimize de dua ediyoruz. Buradan bir damla suya, bir kuru ekmeğe muhtaç bir şekilde ramazanı geçiren Yemenli kardeşlerimize dua ediyoruz. Buradan her türlü ayrımcılığa ve baskıya rağmen inançlarına sahip çıkan gurbetçilerimize dua ediyorum” diye konuştu.

Tören alanındaki bir kişinin seccade göstermesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seccadeyi gösteriyor da seccadeyi niçin gösterdiğini anlıyorum. Sevgili kızlarımız, siz kıblenizi biliyorsunuz ama kıbleyi bilmeyenler tabii ki seccadeye ayakkabıyla basar ama bunlara asıl kıblenin neresi olduğunu 14 Mayıs’ta siz bildireceksiniz” ifadelerini kullandı.

“PENDİK BİZE SAHİP ÇIKAN, BİZİ DAİMA BAĞRINA BASAN BİR İLÇEMİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin dertleri olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: “Fakat istismarla bu yollarda dolaşanlar, istismarla sağa sola savrulanlar bilmezler ki inşallah 14 Mayıs’ta gereken dersi benim milletim onlara verecektir. Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Afrika’dan Asya’ya kalbi bizimle çarpan tüm gönül dostlarımıza dua ediyoruz. Rabb’imizden bu Ramazan-ı Şerif’in coğrafyamızdaki zulüm, açlık, afet ve savaşlar sebebiyle buruk geçirdiğimiz son ramazan olmasına dua ediyoruz. Kardeşlerim bugün bir kez daha Pendik’te bulunmanın bahtiyarlığı içindeyim. Bugün bir kez daha Pendik’in vefalı, yürekli, mert, kadirşinas insanlarıyla kucaklaşmanın sevinci içindeyim. Biz, tüm ilçeleriyle İstanbul’u bir başka seviyoruz. Özellikle Pendik’i bambaşka seviyoruz. Pendik, bize sahip çıkan, bizi daima bağrına basan bir ilçemiz. Pendik, aynı zamanda millî iradenin kalesi olan da bir ilçemiz. Bilhassa şu an toplandığımız meydanın bizim için çok ayrı bir anlamı ve önemi var. Hani hep diyorum ya ah şu meydanların bir dili olsa da konuşsa. İşte bu meydan mücadelemizin de muhabbetimizin de bizzat şahidi olan bir meydan. İşte şu muhteşem katılım buraya gelene kadar caddenin sağında solundaki vatandaşlarımın ilgi ve alakası neyin ne olduğunu açıkça gösteriyor. Sordum, emniyete dedim ki ‘Bugünkü bu törene katılım ne?’ Aldığım cevap şu: ‘50 bin.’ Yürüyoruz. ‘Yürüyecek bu millet arkandan’ diyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pendik’teki meydanın, Pendiklilerle kurdukları güçlü gönül bağının timsali olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994’te Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak, gece gündüz demeden İstanbul’u adeta mahalle mahalle dolaştığını belirterek, “Daha önce kapısı hiç çalınmamış, hiç uğranılmamış, elinden hiç tutulmamış bölgeleri tek tek ziyaret ediyoruz. İstanbul’un çeperlerinden başlayarak, bu aziz şehri tamamıyla bağrımıza basıyoruz. Bu ziyaretimizin birinde, Fevzi Çakmak Mahallesi’ne, İhsan dayının kahvehanesine de geldik. Yaşıyorsa selam, ölmüşse Allah rahmet eylesin. Amacımız, mahalle sakinlerine selam vermek, kucaklaşmak, hasbihal etmekti. Fakat ilçedeki diğer vatandaşlarımızın da yoğun ilgisiyle bir anda kahvenin önü miting alanına dönüştü” diye konuştu.

O gece Pendiklilerin şahsına gösterdiği hasbi sevgiyi hiçbir zaman unutamadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerin şöyle sürdürdü: “Aynı şekilde ziyaret ettiğimiz mahallelerin susuzluğunu, çamur, çukur yollarını, her gün dinamitlerin patlatıldığı taş ocaklarını da hiç unutamadık. Bakımsızlığın, hizmetsizliğin pençesinde kıvranan o eski İstanbul’u, o eski Pendik’i de asla unutamadım. İstanbul’u ve Pendik’i bu eski kötü günlerine döndürmemek için hep canla başla çalıştık. Yaptığımız yatırımlarla ilçemizin ve şehrimizin çehresini değiştirdik. O gün adeta kaderine terk edilmiş olan mahallelerimiz, bugün yollarıyla parklarıyla yeşil alanlarıyla spor tesisleriyle kültürel ve sosyal imkânlarıyla göz dolduruyor. Bugün değişik bir Pendik var. Bundan 29 sene önce Erol Kaya kardeşimle başlattığımız Pendik hizmet yolculuğumuzu bugün de Ahmet Cin kardeşimizle devam ettiriyoruz. Hizmet bayrağını, Salih Kenan Şahin’den devralan Ahmet Cin kardeşimiz çalışmalarıyla yürüttüğü projelerle 94 ruhunu hâlen devam ettiriyor. Pendik’e hizmet eden, ilçeye emek veren herkesten Allah razı olsun. “

“TOPLAM 168 AYRI YATIRIMI BUGÜN HİZMETE SUNUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hizmet ve eser siyasetine yeni halkalar eklediklerine vurgu yaparak, meydandaki katılımın ilçeye kazandırdıkları projelerin açılış heyecanını en güzel şekilde gösterdiğini anlattı.

Yeni nesil yaşam merkezinden, gençlik kamplarına, kütüphanelerden cemevlerine, ek binalarına, kentsel dönüşüm projelerinden spor tesislerine, yollardan meydanlara, çarşılara, kafelere, konaklara, pazarlara kadar toplam 168 ayrı yatırımı bugün resmen hizmete sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılışını yaptığımız, güncel rakamla bu yatırımların bedeli ne biliyor musunuz? 4 milyar lirayı aşan tüm bu eserlerin Pendik’e hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir haberi paylaşmak istediğine dikkati çekerek şöyle devam etti: “Orta ve Dumlupınar mahalleleri kentsel dönüşüm projesini, 142 bin 600 metrekare alanda hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda 1316 hak sahibi vatandaşımızla anlaştık, rızalarını aldık. İnşallah toplamda 1747 konut ve 281 dükkândan oluşan projemizin ihalesini önümüzdeki hafta yapacağız. Şimdiden hak sahibi Pendikli vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemizin bir taraftan ilçemizi daha bayındır hâle getirirken, diğer taraftan da deprem bölgesinde yaptığı hizmetleri takdirle karşılıyorum. 6 Şubat’tan beri Pendik Belediyemiz deprem bölgesinde 40 araç, 320 personel ve 1860 gönüllüyle bölgeye hizmet veriyor. Belediyemiz 200 tırdan fazla yardım malzemesini bölgeye sevk etti. Günlük 8 bin kişiye sıcak yemek hazırlayan Pendik Belediyesi, Antakya’da şehir temizlik hizmetlerini de ifa ediyor. Allah kendilerinden razı olsun.”

“7 İLDE GÖREVLENDİRDİĞİMİZ 250 BELEDİYE CANSİPARANE BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden en fazla zarar gören 7 ilde görevlendirdikleri toplam 250 belediyenin cansiperane bir şekilde çalıştığını söyledi.

Harap olanın, hasar görenin, yıkılanın, çökenin, kullanılmaz hâle gelenin yerine çok daha iyisini yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El birliği, güç birliği içinde yaralarımızı süratle sarıyoruz, saracağız. İnşallah bu zor günleri de atlatacak, 85 milyon gönül gönüle hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdüreceğiz. Kardeşlerim, sevgili Pendikliler büyükşehir belediye başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak on yıllardır sizlere hizmet ediyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydanda vatandaşların açtığı bir pankarta dikkati çekerek, “Bak bak bak neler yazmışlar oraya. ‘Bay bay Kemal, iyi adam, hoş adam, dahası boş adam. Batırır bu ülkeyi, bir kadın beş adam. Pendik Güneysulular.’ Ula bunlar benim hemşehrimdur. Türkiye büyüsün, Türkiye güçlensin, milletimiz hak ettiği hayat standardına kavuşsun diye ter döküyoruz. Bugüne kadar ne yaptıysak sizler için yaptık. Pendik’le birlikte 85 milyonun huzuru ve esenliği için yaptık. Sizin onay vermediğiniz, sizin tasvip etmediğiniz, bizi size karşı mahcup edecek hiçbir adım atmadık. Gizlimiz, saklımız yok. 1994 yılından bu yana karnemiz ortadadır. “ değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bu kardeşiniz size neyi anlatsın?” ifadelerini kullandı. “Bay bay Kemal’in ne olduğunu biliyorsunuz, öyle mi?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz İstanbul’a belediye başkanı oldu mu? İstanbul’a belediye başkanı olduğu zaman çöp, çukur, çamur muydu İstanbul? Bu İstanbul’u pırıl pırıl hâle biz getirdik mi? Biz o zaman İstanbul’u CHP’den almadık mı? Bu bay bay Kemal aday oldu, biliyorsunuz. Aday olduğu zaman Kağıthane’yi sordular. Ne dedi? ‘Kağıttepe’ dedi. Hatırlayın. Aynı gafları şimdi de yapıyor mu? Bundan bırakın belediye başkanı olmayı, bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmaz. Şimdi ne yaptılar? 6’lı masa dediler, 7’li masa dediler, hâlâ anlaşamadılar. Şimdi bakalım yarın listelerinde kimler çıkacak?” değerlendirmesini yaptı.

Kendilerinin milletten aldıkları güçle eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, dış politikada dünyaya mesajlarını verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığımız konuşmalarla dünyaya mesajımızı verdik mi? Tam Birleşmiş Milletlerin karşısına Türk Evi’ni diktik mi? Kaç kat biliyor musunuz? 32 kat, oraya Türk Evi’ni diktik. Öyle bu iş lafla olmuyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. İcraat, icraat. Türk’e dedik burası yakışır ve tam Birleşmiş Milletlerin karşısına Türk Evi’ni diktik. Göreve geldik, eğitimde ne hâldeydik, biliyorsunuz. 76 tane üniversitemiz vardı, şimdi 208 tane üniversitemiz var. 81 vilayetin tamamında var. Çünkü dedik ki ‘Üniversitesi olmayan il kalmayacak.’ Şimdi 81 vilayetimizin 81’inde de var mı, var. Benim Muşlu kardeşim, niye Muş’tan çıksın da İstanbul’a gelsin? O da üniversitesini Muş’ta okusun. Iğdırlı, Iğdır’da okusun. Aynı şekilde Ağrılı, Ağrı’da okusun. Bütün bunları yaptık mı? Hepsini yaptık. Ve şimdi benim oralardaki yavrularım, evlatlarım ta oralardan çıkıp Ankara’ya, İstanbul’a gelmiyor. Artık profesörlerimiz, doçentlerimiz oralara gidiyor. Bu, modern bir ülkenin ayak sesleridir.”

SAĞLIK YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu, 28 bin kilometreye çıkardıklarını söyledi. Bunun, modern ülkenin ve Türkiye’nin bir durumu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaç tane havalimanı vardı? Ah kardeşlerim, 26 tane, 27 tane havalimanı vardı. Şimdi 57 tane havalimanımız var. Türkiye’nin neresine gidersen git uçakla gidiyorsun. Ondan sonra uçaktan inip yarım saatte, 45 dakikada evine gidiyorsun. Bunları biz yaptık. ‘Yaparsa AK Parti yapar.’ dendi, yaptık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık hizmetlerinde şehir hastanelerini yaptıklarına değinerek, Kovid-19 sürecinde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesini yaptıklarını, bu modern hastanenin dünyayla yarıştığını bildirdi.

“Biz bu Kovid’de süratle iki tane şehir hastanesi daha yapacağız” dediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda 3 ayda en modern şekilde, 1006 yataklı Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini yaptıklarını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeyiyle, ameliyathaneleriyle bütün sağlık donanımıyla Anadolu Yakası’nda Sancaktepe’ye de şehir hastanesi yaptıklarını dile getirdi.

İstanbul’un 3 şehir hastanesine sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama yetmez dedik, Göztepe’de yaptık. Aynı şekilde Pendik’te yaptık. Niye? Benim vatandaşım sağlık noktasında bir sıkıntı yaşamasın istedik. Devam ediyoruz, yine yapacağız. Ve ulaşımda attığımız adımlar, uluslararası camiada attığımız adımlar, dedik ki bitmez, yola devam” diye konuştu.

Çeyrek asrı geçen bu süreçte şehir ile ülkeye kazandırdıklarının ortada olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bu dönemde yapmak isteyip de irademizi aşan sebepler dolayısıyla yapamadıklarımız da oldu. Ama gayretlerimize Pendik şahittir. Emeklerimize, çabalarımıza İstanbul şahittir. Ülkemiz için verdiğimiz samimi mücadeleye 85 milyonun tamamı şahittir. Allah’a dayanıp, saye sarılıp, hikmete ram olmak, eser ve hizmet siyasetimizi kararlılıkla sürdürüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

“HER ALANDA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEK İÇİN ÇABA HARCIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzyılın felaketiyle sarsıldıkları bu zor günlerin üstesinden, milletçe asrın dayanışmasını sergileyip hep birlikte geldiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Cumhur İttifakı ile 7’li kumar masası arasındaki vizyon ve gündem farkını sizler de görüyorsunuz. Bizim tek gündemimiz var; ülkemize yeni eserler kazandırmak. Bizim tek gayemiz; vatandaşlarımızın refah ve esenliğini sağlamaktır. Bizim amacımız dün ve bugün İstanbul’u yeni yatırımlarla buluşturmaktır. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık mı? Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yaptık mı? Yetmez. Osmangazi’yi yaptık mı? Bay bay Kemal, sen ne anlarsın bu işlerden ya? 11 tane büyükşehir belediyeniz var. Bulundukları yerlerde ne yaptılar ya bir anlat. Bir anlat da bilelim. Yok, yapamazlar. Evvelallah, biz bugüne kadar yaptık ve yapacağız. Bizim ihtiyaçları gidermenin, sorunlara kalıcı çözümler bulmanın peşinde olduğumuzu dünya alem biliyor. Biz vatan topraklarının dört bir köşesini hastanelerle, metrolarla, yollarla, okullarla, hızlı tren hatlarıyla bir gergef gibi işlemenin derdindeyiz. Dün Çam Sakura’ya ne yaptık? Raylı sistemi yaptık. Evvelallah. Daha da yapacağız. Buraya da biliyorsunuz havalimanına kadar raylı sistemi yaptık mı? Yaptık. Savunma sanayisi güçlü, altyapısı sağlam, her alanda parmakla gösterilen bir Türkiye inşa etmek için çaba harcıyoruz. Savunma sanayinde artık İHA’larımız var mı? SİHA’larımız var mı? Akıncı’mız var mı? Yetmez. Kızılelma’mız var mı?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknofest’in yakında büyük bir gösteriye hazırlandığını belirtti. Karşısında Teknofest gençliği gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknofest gençliği olarak inşallah 14 Mayıs’ta destan yazacağınıza inanıyorum. Ekonomik durumu ne olursa olsun her bir vatandaşımızın dünyadaki en iyi imkânlara sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Bakın, biz göreve geldiğimizde, yani 20 yıl önce kişi başına millî gelir neydi? 2 bin 500 dolar. Şimdi ne oldu? 10 bin 600 dolar oldu. Nereden nereye?” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece son birkaç haftada milletin gurur hanesine yazılacak pek çok eseri ve reformu ülkeye kazandırdıklarını dile getirerek, şunları söyledi: “Geçen hafta Bağcılar’da toplam tutarı 3 milyar 412 milyon lira olan 97 kalem projeyi hizmete sunduk. Dün Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir metro hattını büyük bir coşkuyla açtık. Emeklilikte yaşı bekleyen 2 milyon 250 bin insanımızın talebini karşıladık. Verdik mi paraları? Verdik. En düşük emekli maaşını 7 bin 500 liraya, emeklilerimizin bayram ikramiyelerini ise 2 bin liraya yükselttik mi? Stratejik ürünlerimizden bor madeninin katma değerini 300 kat arttıracak Bor Karbür Üretim Tesisimizin açılışını yaptık mı? Millî muharip uçağımızı, Hürjet’i hangardan çıkardık. Değerli kardeşlerim, Irak üzerinden ülkemizi Körfez bölgesine bağlayacak kalkınma yolunun imzasını Irak Başbakanı ile beraber attık mı?”

“20 BİNİN ÜZERİNDE TOGG’U KURA İLE BELİRLENEN VATANDAŞLARIMIZA TESLİM EDECEĞİZ”

Deprem bölgesindeki şehirleri defaatle ziyaret ederek, oradaki vatandaşlarla hemhal olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 78 bin konut ve köy evinin ihalesini yaparak inşaat sürecini başlattıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta, 60 yıllık hayalleri olan yerli ve millî elektrikli araç Togg’u yollara uğurladıklarını hatırlatarak, “Beğendiniz mi? Güzel olmuş mu? Yıllardır eksikliğini çektiğimiz, Türkiye’nin üretim gücüyle bağdaşmayan bir sanayi hamlesini daha gerçeğe dönüştürdük. İnşallah bir sene içerisinde 20 binin üzerinde Togg’u kura ile belirlenen vatandaşlarımıza teslim edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir sene içerisinde 319 bin deprem konutu ve köy evini bitirerek depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturacaklarını ifade etti.

“ARTIK TÜRKİYE’NİN UÇAK GEMİSİ DE VAR”

Togg’un yollarda olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev kardeşime de bir Togg gönderdik, teslim ettik. Şimdi bir tane de inşallah kardeşlerim, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev kardeşimize gönderiyoruz. Durmak yok, yola devam. Sizlerle çalışmaya, aynen devam. Diğer tarafta biliyorsunuz 7 oyunculu bir kumar masası var. Peki, kumar masasının gündeminde ne var? Onların gündeminde sadece kavga var, çekişme var, didişme var. Altlarına birer kırmızı plakalı araç çekme derdi var. Şimdi, hazır mısınız? Coşkulu musunuz? Pendik’ten tüm İstanbul duymalı. Ama yarın ne yapıyoruz biliyor musunuz? Yarın inşallah burada, Tuzla’da uçak gemimizi, Silahlı Kuvvetlerimize teslim ediyoruz ve bu uçak gemimizin teslim törenine inşallah İHA’larımız, SİHA’larımız ona iniş yapacaklar. Yarın oradayız. Artık Türkiye’nin uçak gemisi de var.”

Konuşması sırasında “Yaparsa” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a alandakiler, “Erdoğan yapar” şeklinde yanıt verdi. Kendisinin hazır olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz de hazır mısınız? Çok gür sedayla; Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iyi olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Ben sizleri Allah için seviyorum. Ama burada kaldı 32 gün. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Sandıkları 14 Mayıs’ta patlatmaya var mıyız? Kalın sağlıcakla” ifadelerini kullandı.

Tören, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekilerin birlikte kurdele kesmesiyle sona erdi.

DİPLOMAT

İyi ki Varsın Gürsel Demirok

İyi ki Varsın

Avatar

Published

on

Hep söylenildiği gibi ona aşık olmak zor mudur sorusunun cevabının orada yaşayanlara sorulsa da, insanlık tarihinde 5000 yıllık geçmişinde, medeniyetlere beşiklik etmiş, sayısız müzesi, arkeolojik alan ve tarihi kalıntıları ,opera ,bale salonları, kendisine has mutfağı, şenlik ve festivalleri, Atatürk Orman Çiftliği, kaplıcaları ile dünyada 40 kardeş şehir unvanı ile 1920 yılından bu yana modern Türkiye’nin Başkenti Ankara

“İyi ki Varsın” yazı dizimizde başarıdan başarıya koşan, her başarısı ödüllerle taçlandırılan Diplomat Gürsel Demirok’ a yer verdik. Yukarıda bahse konu ettiğim Anadolu’nun en köklü yerleşim merkezi Ankara’ da 1945’de dünyaya geldi.
“İnsanların isimlerinin önündeki sıfatlardan ziyade geride bıraktıkları ile eserlerle, çalışmalar ile anılmalılar” der. Fenerbahçelidir. Denize , doğaya aşıktır. Yazmayı sever. Şu sıralarda da en büyük tutkusu yazmak. geriye bir şeyler bırakmak….adına tek kelime ile Yazmak olan ,Gürsel Demirok ;
Küçük yaşta babasını kaybetti. Darüşşafaka Lisesi’ni 1964 yılında bitirdi. Yaşamının en önemli noktalarından birisi Darüşşafaka’ yı anlatırken ;
İstanbul Fatih’te 120 yıl boyunca eğitim verdiği tarihî binasından 1994’te Maslak’a taşınan, on yaşında ailelerinden emanet aldığı çocukları; Atatürk ilkeleri doğrultusunda, yaşam boyu öğrenen, evrensel değerleri benimsemiş, özgüvenli, ülkesine ve topluma karşı sorumlu liderler olarak yetiştiren, günümüzde kız çocuklarının yetişmesi noktasında kapılarını açan. Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşlarından birisi diyerek ifade ediyor.
Eğitim yıllarında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinin ehemmiyetini ,1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduğunda daha da iyi anladı. Çünkü; Mülkiyeli olmaktan her zaman gurur duyuyor.
Pakistan’ın başkenti İslamabad Büyükelçiliğimizde görevli iken (1974) İslamabad da evlendi, BM Daimî Temsilciliğimizde görevli iken bir kızı, Atina Büyükelçilimizde görevli iken de bir oğlu oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’ nda, dış işleri Reis-ül Küttap diye konu olan, ve günümüz de TC Dış İşleri Bakanlığı diye bahsedilen kuruma 1969’ da İşe başladı. Dışişleri Bakanlığı da hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kendilerinin Diplomat olması onun her daim gurur kaynağı olmuştur.
BM Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurul u 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt ”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müstaşarı idi.
1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917 de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel ‘de 23 Nisan 1977 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü.

1977 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. 1999 yılında bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalar da referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı.
2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte.2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan’ın başdanışmanı oldu,
Mainz ve Zürih ‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmağa, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmağa, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmağa vs. büyük önem vermiştir. Hayatının en değerli anılarından biridir Başkonsolosluk yılları.

2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı.
MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Halen gazeteler ve internet sitelerinde iç ve dış siyasi gelişmeler, insan hakları, milli güvenlik vs. konularda yazılar kaleme almakta.
Diplomat olmasını kaleme aldığında şu ifadeleri bizlerin görmemesi içten bile değil ;
“Dışişleri Bakanlığı, çırağından ustasına, küçüğünden büyüğüne Meslek Memurlarının oluşturduğu büyük bir ailedir. Ailenin her ferdi birbirini çok iyi tanır, eksiğini, fazlasını bilir. Bu yüzden, diplomatlar için kurumsal kimliğin önemi çok büyüktür.

Dünya tarihini ve ülkesinin tarihini çok iyi bilmelidir. Dünyadaki ve ülkesindeki gelişmeleri sürekli olarak ve yakından takip etmelidir. Her konuda söyleyecek birkaç sözü, bu çerçevede entellektüel derinliği bulunmalıdır. Sosyal ilişkilere önem veren, her düzeyde ve her kesimden insanla ilişki kurabilen bir kişiliğe sahip olmalıdır.
Gürsel Demirok; gizli hazinem diye bahsettiği anekdotunda;
Atatürkçü düşünceye, İnsan haklarına ve milli güvenliğe çok önem verir. “İnsan hakları ve milli güvenlik bir paranın iki yüzü gibidir. “Birbirini tamamlayan, birlikte bir anlam bir değer ifade eden”
“Milli Güvenlik , insan hakları, diplomasi gibi konularla ilgilenenlerin dağın ardını görebilmeliler” sözleri var
Ülkesine olan sevdası, tabiata olan sevgisi, muhteşem dehası, yardımsever ve hoşgörüye her daim iyimser bakışı, başarı,çalışma azmi, kararlılık ve ortak akılla iş görme gibi
vasıfları üzerinde toplayan, uluslararası ve yurt içi faaliyet alanlarında ülkemizi en üst düzeyde temsil eden ,baş konsolosluk ,daire başkanlıkları ,sekretarya başkanlığı gibi üst düzey çalışma faaliyetleri ile 21. asrın ekolü, sektörünün duayeni ve tartışılmaz Mülkiyeli Diplomatımız’ a

İyi ki Varsın Gürsel Demirok diyoruz .

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Yürüyen Evler | Setencioğlu Tiny House

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

Avatar

Published

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Avatar

Published

on

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Dostluk Kapısının Anahtarı, Bülent Türker

Altın Lale’nin Onursal Başkanı ,Bülent Türker

Avatar

Published

on

Hollanda’nın Rotterdam kentinde yaşayan,1993 yılında Hürriyet Gazetesi ve Jeeyses Gençİş Adamlarının düzenlediği Türkiye’nin en başarılı gençleri yarışmasında insanlara ve Gönüllü Kuruluşlara Yardım dalında Türkiye’nin en başarılı genci ödülüne layık görülen
Hollanda da ve Kırklareli Vize de yaşayan Trakya’mızın altın çocuğu Bülent Türker
Hollanda Altın Lale ve arkadaşlarının da desteği ile tüm deprem bölgelerinde,
bayram öncesi binlerce çocuğa, ayakabı göndererek depremzede çocukları ve
ailelerini mutlu ettiler.
Bülent Türker yaptığı açıklamalarda ;
Afet iletişimi toplumların genelini etkileyen, bir gereklilikten ziyade zorunluluk olarak sosyal, politik ve etik yönleriyle ele alınması gereken bir kavramdır diyor ve ekliyor
Son zamanlarda yaşanan büyük krizlerin (yangın, deprem, salgın vb.) ardından insani yardım lojistiğinin önemi daha çok anlaşılmıştır. İnsani yardım lojistiğinin başarılı olabilmesi, mağdurların acil ihtiyaçlarının en kısa sürede ve en az kaynakla karşılanabilmesi ile bağlantılıdır. İnsani yardım lojistiğini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve etkilerinin anlaşılması sürecin başarısı açısından önemlidir. Çalışmanın amacı Türkiye’de yaşanan afetlerde kayıpları en aza indirmek için gerçekleştirilen kurtarma müdahalelerinde ve yardım malzemelerin dağıtılmasında yardım operasyonları maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan insani yardım lojistiğinin performansını etkileyen kritik başarı faktörlerinin belirlenmesidir. Diyor.
Altın Lale’nin Onursal Başkanı ,Bülent Türker’ yıllardır,tüm deprem
Bölgelerine gerçekleştirdiği seyahat ve yardım kampanyaları ile, afetzedelerin yaralarını sarmak adına, özelikle çocukların ihtiyacı olan ; tablet, leptop , mont , bot ve ayakkabı ile hijyen ve okul malzemelerinin dağıtımı ile onların gönüllerini fetih etmiştir.
Bülent Türker ;Biz ilk günden beri bölgeden ayrılmadık, kış aylarında yüzlerce soba ve battaniye, ayrıca bölgeye su desteğini verdik.
Milli Bayramlar başta olmak üzere, Özelikle içerisinde bulunduğumuz Ramazan ayı ve sonrasında idrak edeceğimiz Ramazan Bayramında, ailelerimizin yanında olamaya devam ediyoruz .
Deprem bölgelerine desteğimiz devam ediyor. Her şehirde ekibimiz var.Minibüslerimiz Hatay ve Gaziantep’te her zaman servise hazır.
Bize büyük destek veren Altın Lale ekibi, Vedat Kement , İdris ve Hatice Bilginsoy
Aytekin Güç, Ahmet ve Hülya Kaya ,Abdullah Polat,Osman Çelik, ve hayırsever
dostlara teşekkür ederiz.

Deprem den bu yana 100. binden fazla insana desteğimiz oldu. Hatay ve diğer bölgeleri
Unutmadık, unutmayacağız.

Levent KANDEMİR

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Avatar

Published

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimin galibi demokrasimizdir, millî iradedir”

Avatar

Published

on

Ankara’da Mahallî İdareler Seçimleri’ni değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart bizim için bir bitiş değil, aslında bir dönüm noktasıdır. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde Türk Milleti sandığı vesile kılarak mesajlarını siyasetçilere ulaştırmıştır. Sonuçlardan bağımsız olarak bu seçimin galibi öncelikle demokrasimizdir, millî iradedir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından AK Parti Genel Merkezi’nin balkonundan vatandaşlara ve partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine başlarken, kendisini karşılayanların coşkusuna işaret ederek, “Tüm Türkiye’yi, 85 milyonun her bir ferdini saygıyla selamlıyorum. Desteğiniz, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Şahsıma vefakâr yol arkadaşları, dava arkadaşları veren Rabbime hamd ediyorum” diye konuştu.

Milletçe ve İslam dünyası olarak 11 ayın sultanı Ramazanın idrak edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm milletin ve tüm Müslümanların Ramazanını tebrik etti, bu mübarek günleri bombaların altında geçiren Gazzelilere Allah’tan yardım diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ni demokrasiye yakışır bir olgunlukla tamamladıklarını dile getirerek, münferit bazı vakalar haricinde seçim atmosferine gölge düşürecek müessir hiçbir hadise yaşanmadığını söyledi.

“31 MART BİZİM İÇİN BİR BİTİŞ DEĞİL, BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde vatandaşlara yönelik bölücü örgütün kölelerinin baskı ve hakaretlerine şahit olduklarını ama emniyet birimlerinin etkili müdahaleleri ile ciddi bir sorun çıkmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Vatandaşlarımızın sağduyusu, güvenlik güçlerimizin fedakârlıkları sayesinde Türk demokrasisi rüştünü bir kez daha ispat etmiş oldu. Burada öncelikle bir hususu ifade etmek durumundayım. Seçimler, bildiğiniz gibi, demokrasilerin en kritik günleridir. Milletin iradesi sandıkta tecelli eder. Millet, sözünü sandık yoluyla söyler. Millet, siyasetçiye mesajını sandık vasıtasıyla iletir. Millet, uyarısını ve takdirini sandık aracılığıyla ifade eder. Milletin kararının, hiçbir baskıyla, dayatmayla, yönlendirmeyle karşılaşmadan sandıkta tebarüz etmesi, demokrasimiz için başlı başına büyük bir kazançtır. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. 31 Mart bizim için bir bitiş değil, aslında bir dönüm noktasıdır. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde de Türk milleti, yine sandığı vesile kılarak mesajlarını siyasetçilere ulaştırmıştır. Sonuçlardan bağımsız olarak bu seçimin galibi öncelikle demokrasimizdir, millî iradedir, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun 85 milyonun tamamıdır. Seçim maratonunda kazanan, adaylardan önce Türkiye olmuş, milletimiz olmuş, uğruna ağır bedeller ödediğimiz demokrasimiz olmuştur. Bugün, AK Partiye ve Cumhur İttifakına oy verenlerle birlikte, demokratik haklarını kullanarak sandığın gücüne güç katan herkes kazanmıştır.”

Siyasi parti fark etmeksizin iradesini serbestçe sandığa yansıtan tüm vatandaşlara içtenlikle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek sorumluluk bilinciyle mesai harcayan seçim kurullarına, sandık görevlilerine, emniyet mensuplarına da teşekkürlerini sundu.

Vatandaşlara, “Belki de şimdi sahura kadar evde dertleşeceksiniz, hasbihal edeceksiniz, ondan sonra sahur, sahurla beraber okullar tatil, yola revan olacaksınız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarının ülkeye, millete, şehirlere, mahallelere ve köylere hayırlı olmasını diledi.

“BİZİ MUHABBETLE BAĞRINA BASAN TÜM İLLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinin son 22 yılda girdikleri 18’nci sandık imtihanları olduğunu, hep başardıklarını, başararak geldiklerini ve bundan sonra da başararak yola revan olacaklarını vurguladı.​​​​​​​ Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra, maalesef, yerel seçim imtihanından istediğimiz, umduğumuz neticeyi alamadık. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, daha öncekiler gibi, bu seçim sınavına da yoğun bir şekilde hazırlandık. Seçim takvimi işlemeye başladığı günden itibaren AK Parti kadroları gece gündüz demeden sahadaydı. Teşkilat mensuplarımız, ittifak ortaklarımızla uyum içerisinde olağanüstü bir özveriyle çalıştı, koşturdu, emek verdi. Biz de son iki aylık dönemde 52 farklı şehrimizi ziyaret ettim. Oralarda mitingler yaptım, halkımla bütünleştim, kucaklaştım, netice böyle oldu. Her olanda bir hayır vardır. Öyle diyor büyüklerimiz. İftar ve açılış programlarıyla da toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluştuk. Teşkilatımızla birlikte biz de son iki ayı dolu dolu geçirmeye gayret ettik. Buradan bizi muhabbetle bağrına basan tüm illerimize teşekkür ediyorum. Genel merkezimizden il başkanlıklarına, ilçe başkanlıklarından belde, mahalle, köy temsilciliklerine, son dakikaya kadar nöbet yerlerini terk etmeyen sandık görevlilerimizin her birini ayrıca tebrik ediyorum. Cumhur İttifakı’nda beraber hareket ettiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, tüm Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerime aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. İttifakımıza desteğini beyan eden diğer siyasi partilerin genel başkanlarına ve mensuplarına da minnettarlığımızı ifade ediyorum. Rabbim, herkesten, partimizin, ittifakımızın, büyük ve güçlü Türkiye davamızın tüm emektarlarından razı olsun diyorum.”

“MİLLETİN MUAZZEZ İRADESİNİN ÜSTÜNDE HİÇBİR GÜÇ TANIMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatları boyunca milletle yol yürüdüklerini, milletin çizdiği istikametten ayrılmamış bir kadro olduklarını söyledi. Bugüne kadar hep sağduyunun, sabrın ve vakarın yanında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman demokrasinin, millî iradenin, sandığın tarafında yer aldıklarını ifade etti.

Bugün de aynı sorumluluk duygusuyla hareket ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin muazzez iradesinin üstünde hiçbir güç tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdiye kadar milletimizin takdirini baş tacı etmekten, tebrik etmekten, kabul etmekten, milletin iradesine boyun eğmekten geri durmadık. Bugün de milletimiz tarafından seçilen büyükşehir belediye başkanlarını, il, ilçe, belde belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, il genel meclisi üyelerini, muhtarları ve azaları ayrı ayrı kutluyorum. Görev sürelerince atalete kapılmadan, temsil ettikleri şehrin ve sakinlerinin taleplerini yerine getirmeye gayret edeceklerine bütün kalbimle inanıyorum. Biz de hükûmet olarak, şimdiye kadar olduğu gibi, milletimizin oyuyla seçilmiş tüm yerel yöneticileri, şehirlerinin hayrına yapacakları işlerde desteklemeye devam edeceğiz. Sandıklar kapanmış, millet son sözünü söylemiş, kararını vermiştir. Yüksek Seçim Kurulumuz önümüzdeki günlerde kesin sonuçları açıklayacaktır. Elbette her siyasi parti kendi bünyesinde seçim sonuçlarını analiz edecektir. Biz de partimizin organlarında 31 Mart seçimlerinin neticelerini açık yüreklilikle değerlendireceğiz, özeleştirimizi cesaretle yapacağız.”

“GERİLEMENİN SEBEPLERİNİ MASAYA YATIRACAĞIZ”

“Henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte sandık sonuçları bize ülkemiz genelinde irtifa kaybı yaşadığımızı gösteriyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette yerel bazda yaşanan bu gerilemenin sebeplerini ayrıca masaya yatıracağız. Kaybettiğimiz, geriye düştüğümüz her yerde, sebepleri çok iyi tespit edecek ve gerekli müdahalelerde bulunacağız” diye konuştu.

“Kaderin üstünde bir kader vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin teveccühüne mazhar oldukları yerlerde ise bu güveni boşa çıkarmamak için her zamankinden daha fazla çalışacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ama hiçbir surette milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz. Milletle inatlaşmaktan, millî iradeye rağmen hareket etmekten, milletin takdirini sorgulamaktan, bugüne kadar olduğu gibi, yine uzak duracağız. Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif bir şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak, gerekli adımları mutlaka atacağız. Bunun için önümüzde yaklaşık 4-5 yıllık bir süre var. Bu süre zarfında yanlışlarımızı düzelteceğiz. Eksiklerimizi muhakkak tamamlayacağız. Doğrularımızın sayısını artıracağız. Bir sonraki seçimlere kadar olan dönemi, her açıdan kendimizi yenilediğimiz, hatalarımızı telafi ettiğimiz kapsamlı bir muhasebe zeminine dönüştüreceğiz.”

“EKONOMİ PROGRAMIMIZIN OLUMLU SONUÇLARINI, YILIN İKİNCİ YARISINDA GÖRMEYE BAŞLAYACAĞIZ”

Geçen yıl bu zamanlar başlayan genel ve yerel seçim maratonunun bugün artık tamamlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son bir yıldır ülkemizi, milletimizi ve ekonomimizi yoran seçim defterinin bugün itibarıyla kapanması bile büyük bir kazançtır. Türkiye’nin önünde hazine değerinde 4 yıldan fazla bir süre vardır. Bu zamanı hep birlikte çok iyi değerlendirmemiz önemlidir. Milletin ve ülkenin vaktini çalacak tartışmalarla bu dönemi heba edemeyiz” diye konuştu.

İktidardaki 21’inci yılını tamamlamış bir siyasi parti olarak, hem hükûmette, hem de yerel yönetimlerde mesuliyetlerinin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinin yeniden ihyası ve ekonomideki sıkıntıların giderilmesi başta olmak üzere ülkenin acil meselelerine daha fazla eğileceklerinin altını çizdi.

Ekonomideki yol haritaları olan Orta Vadeli Program ve 12’inci Kalkınma Planı’nı bugüne kadar kararlılıkla uyguladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemize, milletimize ve gelecek nesillere bedel ödetecek popülist adımlardan uzak durduk. Enflasyon başta olmak üzere uyguladığımız ekonomi programımızın olumlu sonuçlarını, yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. İş dünyamızdan bürokrasiye, esnafımızdan çiftçimize, tüccarımıza, işçimize, öğrencilerimize kadar herkes kendi asıl gündemine odaklanabilecekler. Başarılı operasyonlarımız sayesinde iyice köşeye sıkıştırdığımız bölücü terör örgütüne, ölümcül darbeyi mutlaka indireceğiz. Bir kez daha altını çizerek söylüyorum; güney sınırlarımızın ötesinde bir ‘teröristan’ kurulmasına izin vermeyeceğiz. 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ ihanet şebekesinin son kalıntılarını da temizlemekte kararlıyız. Seçim sürecinin geri plana ittiği konuları süratle gündemimize alarak, gerekli adımları hızlı bir şekilde atacağız. Türkiye’nin uluslararası rolünü, sözünün ağırlığını, küresel barışın tesisindeki anahtar konumunu güçlendirecek hamleleri devam ettireceğiz. Buradan bir kez daha milletimize ve tüm Türkiye’ye söz veriyoruz. 85 milyonun her bir ferdinin refahını, huzurunu, güvenliğini ve umutlarını artırmak için durmadan, dinlenmeden koşturacağız. Mazlumlara sahip çıkacak, ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşacak, nerede bir zulüm varsa zalimlerin karşısında dimdik duracağız.”

Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da eser ve hizmet siyasetiyle farklarını ortaya koyacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletimizin yetki verdiği yerlerde “gerçek belediyecilik” vizyonlarını başarıyla hayata geçireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin farklı tasarrufta bulunduğu yerlerde de çok daha güçlü bir şekilde gönülleri fethetmenin yollarını arayacağız. Son 21 yıldır nasıl reformlarımızla, icraatlarımızla, yatırımlarımızla, projelerimizle konuştuysak, inşallah önümüzdeki 5 sene boyunca da bu çizgimizden sapmayacağız. Bugün bir kez daha ‘durmak yok yola devam’ diyoruz. Bugün bir kez daha ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyoruz. Bugün bir kez daha ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara teşekkür ederken, “31 Mart Mahalli İdareler Seçim sonuçlarının bir kez daha ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam edin

DÜNYA

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Nedim Delibaş

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe

Avatar

Published

on

“Dün” tecrübedir ve “Bugün” dünün öğrencisidir. Eğer dünden doğru ders almışsak, bugün yeni bir bilgi ve tecrübe edinmiş oluruz. Dünü silemezsin, yarını yazabilirsin, bugün ise fırsattır, kullan!

21 Eylül 2020 tarihli başta ”Enerjinin Yıldızları” olmak üzere 5 gazetemizde “İyi ki varsın” isimli yazı dizimizin konuğu olan; mütevazi bir ailenin bir ferdi olarak medeniyetler ve kahramanlık şehri Gaziantep’te 01.09.1970 yılında dünyaya gelen, o yıllarda babasının yurt dışında çalışmış olması nedeni ile, özlemlerini, hüzünlerini, hayallerini, zaman zaman gurbetçilerin günlük hayatlarına dair izlenimlerini dile getirerek, 7 kardeşin aynı ortamda büyümesi gibi zor bir sürecin içerisinden yoğrulup gelen, eğitim ve öğrenim yıllarını Mersin’de Zübeyde Hanım İlköğretim ve Atatürk Lisesi’nde tamamlayarak, yaklaşık 17.5 yıl Mersin Orduevleri Müdürlüğü’nde devlet memuru olarak görev yaptığı görevinden istifa ederek ayrılan 2 çocuk Babası olan Nedim Delibaş‘a yer vermek istedim.

Nedim Delibaş dünü anlatırken birbirinden değerli o kadar güzel ifadeler kullanıyor ki, bizim için de tarifi o denli de zor olmadı.
Dün, bugün ve yarın hayat gerçeğinin ayrılmaz üçlüsüdür. Birbirlerinden ayrılmaz, kopmaz iseler de üçünün de değeri ayrıdır. Bu nedenle her birini hem birlikte hem de ayrı ayrı değerlendirmeliyiz.

Dün attığımız olumlu ve mantıklı adımlar bugünümüzü doğru düzgün ve planlı geçirmemizi sağlar. Dünü görmezden gelemeyiz. Dün bugünden kopuk değildir. Gençlik yıllarımda bir kitapta rastladığım ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın” şiirini de önemini şimdilerde daha iyi buluyorum diyerek ekliyor;

“Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın, parçalanmaz akışında” dizelerinin de dünü, bugünü, yarını içinde barındıran bölünmez bir anı tanımladığını kavradım diyor…

İSTANBULA GELİŞ

Nedim Delibaş 2009’da memuriyet yıllarına veda ederken, hayatı boyunca birlikte tutkuyla yapacağı organizasyon ve medya dallarında ticaret hayatına atıldı ve 2013 yılında İstanbul’a geldi.

Memuriyeti döneminde de işini çok seviyordu ancak gizli gizli yaptığı organizasyonlarda birilerinden çok sert tepkiler görmeye başladığı için 2009 senesinde artık dayanamadı ve Spor Adamları Ödülleri onun dönüm noktası oldu. Hem medya işine girip gazete çıkardı, hem spor portalı açtı, hem de organizasyonlar yaptı. Aradaki ince çizgisi dengeyi iyi kurmaktı hep…

Nedim Delibaş için bugün kavramı çok aşamalı ve bir o kadar göreceli…
Bugün de attığımız olumlu ve olumsuz adımlar, verdiğimiz kararlar da aynı şekilde yarınımızı şekillendirir diyerek yapacağı her iş için çok detaylı düşünerek kararları ona göre alıyor. Çok iyi bir İyi bir planlamacı.

Medya sektöründe bir çok başarılı proje var. Altın Kelebek, Altın Portakal, Altın Koza Ödülleri bunların başında geliyor. Aynı çizgide çok daha yüksek ses getiren işler yapıyor.

Nedim Delibaş;
Yaşadığımız sürece hayat bize pek çok imkân sunar. Hayat, işte fırsat sana. Düşün, aklını kullan ve girişimde bulun, der. Çalış, çabala yeni imkanların yolunu bul, der. Biz bu imkânların farkına varıp, üzerinde düşünüp, ilk adımı atmaz isek, ayağımıza kadar gelen fırsat uçup gider. Ondan sonra duyulan pişmanlık tüm benliğimizi hayat boyu sarar, bir türlü peşimizi bırakmaz. Atamadığımız her adım, boşa geçen her zaman dilimi bize beraberinde sadece mutsuzluk getirir, hedeflerimizden bizi uzaklaştırır. İnsan yaradılışı gereği olsa gerek, küçük adımları küçümsemek eğilimindedir. O nedenle de ilk adımlar çok zordur belki de. “Başlamak bitirmenin yarısıdır” deyişi de bu gerçeğin en doğru ifadesidir. Türk insanının maalesef her şeyi “erteleme” özelliği vardır ve bu sosyolojik bir gerçekliktir. Bunu kabullenip, bilincine varıp, yenmeli ve değiştirmeliyiz diyerek adeta sektörünün nabzını tutuyor.

NEDİM DELİBAŞ VE EVENTLERİ

2003 yılından bu yana Türkiye Spor Ödülleri, 2014 Yılından bu yana Altın Palmiye Ödülleri ve sekiz defadır da Türkiye Marka Zirvesi törenlerini yapıyoruz. Türkiye Altın Marka Ödüllerinin geçen yılki gündeminde 500 iş insanını ağırlamışız olmamız inanılmaz. Yoğun katılım ve basın dönüşü olması ile başta akıllara kazınması ve diğer olarak tam 17 yıldır Spor Ödülleri, 10 yıldır Altın Palmiye Ödülleri yapılıyor olması bizim için onur verici.

2011 senesinde Hugo Sanchez, Jens Nowotny ve Galatasaraylı Capone’un da yer aldığı spor organizasyonu, Star Tv Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik ile Star TV’de bir araya gelmemiz, 2019 yılında 3 dev proje daha bunlara ilaveten sayısız organizasyonlar var… Hedeflerim arasında Avrupa Ekonomi Zirvesi, Dubai’de Golden Palm Awards ve Türkiye Televizyon Ödülleri var, diyor.

Gelecek adına;
”Hep birlikte zamanımızı iyi kullanalım. Boş işlerle uğraşmayalım. Aklımız bizlerin en büyük hazinesidir, onu boşuna harcama lüksümüz yok…” derken işte tam da burada projelerini anlatma fırsatı adına çok duygulandık.

Dünyada 4 tane Altın Palmiye Ödülleri var. Biri ABD Beverly Hills Film Festivalinde 12 filme verilen ödül, ikincisi Meksika Film Festivalinde ve en bilineni Fransa Cannes Film Festivalinde tek filme verilen ödül. Nedim Delibaş bu organizasyonu ile, dördüncüsü olarak bu işe girdi ve Golden Palm Awards’ın uluslararası patentini aldı. Buna ek olarak www.goldenpalmawards.com gibi çok kıymetli olan isim hakkı artık kendilerinde ve hedef artık dünyaya açılmak.

Şimdilerde; “Her Şey Dünya Markası İstanbul İçin” diyerek yola çıktığı “İSTİNDER” İstanbul İş İnsanları Derneğinin faaliyetlerini bir kültür ve güçlü bir STK haline getirmek. Ekonomi, turizm, gastronomi ve spor başta olmak üzere ”Büyük İstanbul Projesi”ne start verecek bir çok fikir ve etkinlik var.

Yine 13 Mayıs 2024 tarihinde İhlas Haber Ajansı, Haberler.com ve Sondakika.com medya sponsorluğunda Zorlu Center & Raffles Hotel’de düzenlenecek törende Derya Taşbaşı ve Mehmet Aydın, kırmızı halıda Yağmur Ayaz’ın sunuculuklarını yapacakları 8. Türkiye Marka Zirvesi ve Türkiye Altın Marka Ödülleri buluşacak.

Nedim Delibaş; dünü, bugünü ve yarını anlatırken Hz Mevlana’nın güzel bir sözünü hatırlatarak;
“Dün аkıllıydım dünyаyı değiştirmek istedim; Bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim.“ sözü ile adeta yazı dizimizin ana temasına vurgu yapıyor.

Nedim Delibaş‘ın;
Dünden bugüne bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin gelecekte de başta ülkemiz sonrasında dünyamız adına, sosyal yaşam ve sosyalleşme alanında katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.

Levent KANDEMİR

Okumaya Devam edin

DÜNYA

İyi ki Varsın Bülent Türker

İyi ki Varsın

Avatar

Published

on

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur. Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisinde çok özel bir insana başarıdan başarıya koşan, her başarısı ödüllerle taçlandırılan bir iş insanı Bülent Türker’ e yer verdim .

Geçmiş tarihinde sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış, UNESCO mirasına girmiş ve biri de girmeye hazırlanan iki eski başkentin İstanbul ve Edirne’nin arasında yer almayı başarmış zengin bir tarihi mirasa sahip,henüz keşfedilmemiş bir coğrafyada Tarihi Kentler Birliği’nin üyesi olan ve Istranca Dağları eteklerinde “Ihlamur kokulu ilçe” olarak anılan Vize

01.01.1956 tarihinde Kırklareli’nin Vize ilçesinde dünyaya gelen Bülent Türker . İlk ve Orta okulu Vize’de, Liseyi Edirne Ticaret Lisesinde tamamlamasının ardından , A.İ.T.İ. Akademisi İşletme Fakültesi ve Anadolu Üniversitesi iş idaresi bölümünden iyi derece ile mezun oldu. Bülent Türker bekar olup, Buğra Türker adında bir oğlu bulunmaktadır.

Eski bir milli sporcu olan Bülent Türker 1993 yılında Hürriyet Gazetesi ve Jeeyses Gençİş Adamlarının düzenlediği Türkiye’nin en başarılı gençleri yarışmasında insanlara ve Gönüllü Kuruluşlara Yardım dalında Türkiye’nin en başarılı genci ödülüne layık görüldü.

Hollanda ya otostopla giderek yarışmalarda birinci oldu ve temizlikçi olarak girdiği bankaya memuriyet döneminin ardından ,Hollanda da 3 değişik bankalarda müdürlük yaparak 28 yıllık bankacılık hayatından, 2007 yılında kendi isteği ile ayrılarak kendini dünyayı gezmeye ve yardım çalışmalarına adadı.

1992 yılından beri de TSK Mehmetçik Vakfı’na her konuda maddi ve ayni olmak üzere yardımlarda bulundu. 1994-1999 yıllarında “Altın Plaket” ve 2002 yılında “Altın Madalya” ile ödüllendirilen tek kişidir.

1992 yılında Hollanda tarihinde ilk kez 15 yıldır hiç bir Türk öğrenciyi okula almayan Rotterdam ın en iyi kolejine kendi oğlu 4 yaşındaki Buğrayı kayıt ettirmeye kalkmış 559 günlük mücadele sonrası oğlu ile kendini okulun kapısına zincirleyerek bağlayarak Tüm Hollanda ve dünya basınında olay yaratmış,okul müdürü kalp krizi geçirip okuldan alınmış, Milli Eğitim müşaviri görevden aldırtarak oğlunun okula alınmasını sağlamış , aynı okula oğlunu vermeyerek başka okula vermiştir. Oğlu daha sonra başka okullarda başarı ile okumuş Amerika’da 4 yılda 2 üniversite bitirerek, Hollanda’ya dönmüştür. Aynı kolej o günden sonra okula Türk kökenli öğrenci almayı kabul etmiştir. Bu da Hollanda tarihinde ilk olmuştur
2004 yılında TSK Rehabilitasyon Merkezince Altın Madalya ve yine aynı yıl TSK ELELE VAKFI tarafından, gazilerimize yaptığı engelli arabası ,ambulans ve desteklerden dolayı ödüllendirildi.

Denizyıldızları projesi ile 1999 Marmara depreminde Deprem bölgesi Derince -İzmit ‘de Anaokulu yaptırmış ve T.C. MEB Bülent TÜRKER Anaokulu adı ile Türk eğitimine bağışlayarak armağan etmiştir.
Yıllarca da aynı okulun sponsorluğunu üstlenmiş. Okul 3 kez ödül alarak Beyaz Bayrak ünvanlını alan İzmit in en iyi devlet Ana okullarından biri olma özelliğine sahip olmuştur.
Yıllarca okulunda ve değişik yerlerde yüzlerce çocuğa eğitim bursu ve desteği vermiştir. 2005 yılında doğduğu ilçe Vize de Tekel binasını restore ederek ANADOLU LİSESİ açılmasına vesile olmuş ve büyük maddi destek vermiştir.

2008 yılında Bankadan aldığı tazminatı ile yine Derince İzmit te rahmetle babası ve annesi adını taşıyan T.C MEB RIZA -ZEHRA TÜRKER Engelliler okulunu hizmete sokmuştur.
Amatör bir fotoğrafçı olan Türker, gezdiği 70 dolayında ülkede çektiği on binlerce resimleri sergileyerek ülke tanıtımına katkıda bulunmuştur. Fotoğrafları Hollanda ve Türkiye de dergilerde kapak olmuş ,”Ütü ile tost yapan” fotoğrafı da Holllanda’ da , 3 milyonluk Turizm dergisinde ayın fotoğrafı seçilerek ödüller kazanmış aynı fotoğraf Japonya da ödül almış ve Türkiye de de günlük en büyük bir gazetede tam sayfa yayımlanarak gündem yaratmıştır.
Doğduğu ilçede ilçeye bağışladığı Ambulans ve yardımlardan dolayı doğduğu caddeye Bülent TÜRKER Caddesi meclis kararı ile verilmiştir. Hayatta iken genç yaşta böyle bir güzel olayı yaşaması büyük mutluluktur.

1993 yılında Trabzon ,1994 yılında Manisa İli Salihli ilçesi , 1995 yılında Tekirdağ Malkara ,1999 yılında Erzurum ve Sivas illerinin yaptığı yardımlardan dolayı Fahri Hemşerilik Belgesi ve Trabzon’un da Anahtarını alarak ödüllendirilmiştir.
Hollanda ve Türkiye arasında yaptığı dostluk çalışmaları, yaptığı balolar, dostluk geceleri yardım çalışmaları ,girişimciliği ve gönüllü çalışmaların dan dolayı “Erasmus Ünversitesi”nde bir Türk kız öğrenci tarafından hayatı tez konusu olmuş ve en yüksek notu almıştır. Bu okul tarafından Belediyeye oradan Bakanlığa ve sonra Kraliçeye kadar ulaşmıştır.
Yapılan araştırma ve incelemelerden sonra 2001 yılında Kraliyet gününde Hollanda da en genç yaşta en üstün “HOLLANDA KRALİYET ŞOVALYE’ liği ünvanlını, Rotterdam da alan tek Türk olma özelliğine sahiptir.
2002 yılında da Hollanda’daki Türk güzeli Azra Akın a maddi ve manevi destek vererek birlikte “Dünya Güzellik Yarışması”na gitmiş ve Dünya Güzeli olmasında büyük çaba ve destek vermiştir.
Çanakkale nin Bilinmiyenleri , Unutulmaz Anılarda Çanakkale (Ahmet Gürel ile) Kaçırıldığı günden beri arkadaşı olan rahmetli Naim Süleymanoğlu nun hayatı Cep herkülü , Hollandaca Türkçe Yol Kılavuzu , Seyahat Rehberi, Karadeniz Fıkraları , BitmeyenSevda ve Çanakkale Kahramanları (Türkçe İngilizce) Atatürk ve Unutulmaz Anıları olmak üzere 9 kitabı Hollanda da yayımlanmış, Çanakkale Kahramanları kitabı 50 baskı yaparak rekor kırmıştır.

Bülent Türker 2005 yılında Hollanda da yapılan Halk Oylaması ile 40 YILIN EN İYİ KALPLİ İNSANI SEÇİLEREK bir çok ödüller almıştır.

Çok büyük Çanakkale ve Atatürk koleksiyoncusu olan Bülent Türker Çanakkale’nin 100 yılı nedeni ile 2015 yılında kimseden destek almadan kendi evini ÇANAKKALE MÜZESİ ne çevirerek 9 yıl süreyle 60 binden fazla ziyaretçiyi ücretsiz olarak ağırlamış, annesi ZEHRA TÜRKER ile birlikte savaşta verilen tayın ve şekersiz üzüm hoşafını gelen konuklara ikram etmiştir.
Bu güne kadar gönüllü çalışma arkadaşları ile birlikte, Türkiye ve diğer ülkelere 3000 motorlu 4500 motorsuz olmak üzere,7.500 den fazla engelli arabası ucretsiz ihtiyaç sahiplerine dağıtarak dünyada bir ilke daha hizmet etmiş bulunmaktadır.

Bunun yanında Türkiye’mize 6 ambulans , 33 diyaliz makinası, kalp makinaları, kuvezler ve binlerce hastane malzemesi bağışlayarak hizmetlerde bulunmuştur. . Hala her ay Türkiye ,Hollanda ve değişik ülkelerde 50 yıldır maraton koşarak spor hayatına devam etmektedir.
Hollanda da Bülent TÜRKER-Rotterdam -HOLLANDA yazılarak adressiz mektup gelen tek kişidir. Böyle kendisinde çuvallarla mektup bulunmaktadır. 1994 li yıllarda günde 80’den fazla yardım talebi mektubu alan tek kişidir.

Amatör gazeteci de olan Bülent Türker, bir çok dergi ve gazetelere köşe yazısı yazmaktadır. Araştırmayı ve gezmeyi çok seven Bülent Türker birçok okulda ilginç hayat hikayesi ve Bilinmeyen Çanakkale konferansları vermektedir.
Bülent Türker 2012 yılında İngiltere’nin “Criestes müzayede salonu”nda yapılan açık artırmada Atatürk e Arjantin Cumhurbaşkanı Turkuaza de Avea tarafından hediye edilen Altın işlemeli silahı Türkiye’deki evini satarak 50 bin euroya satın almıştır. Silah şu an İngiltere’de kasada olup Türkiye veya Hollanda ya getirmek için uğraşmaktadır.

Bülent Türker Hollanda da ALTIN LALE nin kurucusu ve sahibidir. Altın Lale 8 yıldır Hollanda da ve Türkiye de başarılı kişi ve kuruluşlara büyük jüri ile ödül vermekte ve Cumhuriyet Bayramını en güzel şekilde kutlayan bir kurumdur. Altın Lale de bu yıla kadar ödül alanlar “Naim Süleymanoğlu, Türkan Şoray, Fatma Girik, Ediz Hun,Nükhet Duru, Yonca Evcimik ve Perran Kutman dır.
Bülent Türker’e; “ ÇILGIN TÜRK” ünvanlını rahmetli Fatma Girik ve Tayfun Talipoğlu vermiştir.
Cumhuriyetimizin 100 yılında Bülent Türker Atatürk e ait 100 orijinal belge, obje mektuptan oluşun koleksiyonu ile evini ATATÜRK MÜZESİNE çevirmiş tir. Müzenin tüm masraflarını kendi karşılamakta ve bu güne kadar hiçbir kişi ve kuruluşdan maddi destek alamamıştır.
2019 yılında Türk Dünyası tarafından müzesi “Dünya Kültür Ödülüne “ layık görülmüş olup 28 Nisan 2019 tarihinde annesi ile birlikte ödülü Ankara da büyük bir tören ile almışlardır. Müzesi açık olup 7 gün ücretsiz hizmet vermektedir.

Bülent Türker in hedeflerinin en başında Türkiye’deki koleksiyonla, Türkiye’de en az 3 adet Çanakkale ve Atatürk Müzesi kurmaktır. Bu konuda Belediye ve kuruluşlarla iş birliğine hazırdır. Ayrıca Deprem Bölgesine 1 yıldır destekleri devam etmektedir.
10 dan fazla deprem bölgelerini gezmiş olan Türker, aylarca deprem bölgesinde kalmakla birlikte , 11 il ve tüm ilçeleri defalarca dolaşarak yardımlarda bulunmuştur.
Depremin 1.ci yılında, Malatya halkı tarafından depremde en çok yardım eden kişi ve Altın Lalesi de yılın en iyisi ödülüne layık görülerek ödüllendirilmiştir.
Deremde 100 binden fazla insana dokunarak destek vererek özveride bulunmuştur ve hala deprem bölgelerinde çalışmaları devam etmektedir.

İşte biz Enerji Petrol Medya Grup olarak, Ülkesine olan sevdası, girişimci ruhu, yardımsever kişiliği, teknoloji alanında yaratıcılık özelliği ve bilge kişiliği ile toplumun sevgisini ve takdirini almış vasıfları üzerinde bulundurması, gelecekte de insanlık adına faydalı ve çok kapsamlı projelerin hayata kazandıracağını biliyor ve kendilerine,

“İyi ki Varsın Bülent Türker diyorum.

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Nisan 2023
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT6 saat önce

İyi ki Varsın Gürsel Demirok

DÜNYA2 gün önce

Yürüyen Evler | Setencioğlu Tiny House

GÜNDEM3 gün önce

Endonezya Büyükelçiliği’nden Ramazan Bayramı kutlaması.

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

DİPLOMAT6 gün önce

Dostluk Kapısının Anahtarı, Bülent Türker

DİPLOMAT1 hafta önce

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

DİPLOMAT2 hafta önce

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimin galibi demokrasimizdir, millî iradedir”

DÜNYA2 hafta önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Nedim Delibaş

DÜNYA3 hafta önce

İyi ki Varsın Bülent Türker

DİPLOMAT3 hafta önce

“Tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla Türkiye’yi kucaklayan bir anlayışla 85 milyona aşkla hizmet ediyoruz”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır”

GÜNDEM3 hafta önce

“Savunma sanayinde her gün yeni bir başarıya imza atıyoruz”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin en güçlü siyasi, ekonomik, askerî, sosyal seviyesine çıkardık”

DÜNYA4 hafta önce

“Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Güçlü bir orduya sahip olmak, bizim için tercihten öte mecburiyettir”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü Töreni’ne katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

İyi ki Varsın Fazilet Dikmen

DİPLOMAT1 ay önce

“Türkiye Yüzyılı güneşinin doğuşuna kimse mani olamayacaktır”

DİPLOMAT1 ay önce

“Gazze’deki katliamların tekrar etmemesi ve bölgenin ihyası için garantör olarak sorumluluk üstlenmeye hazırız”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Jeong Yeondoo’yu kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burundi Büyükelçisi Didace NTureka’yı kabul etti

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Büyükelçisi Theodoros Bizakis’i kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filipinler Büyükelçisi Henry S. Bensurto’yu kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Büyükelçisi Blerta Kadzadej’i kabul etti.

DİPLOMAT1 ay önce

“Kültürümüzün köklerine inmeyi gaye edinen her çabayı destekleyeceğiz”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit aileleri ile iftarda bir araya geldi

DİPLOMAT1 ay önce

“İstanbul’un giderek ağırlaşan trafik ve ulaşım sorununu hafifleteceğiz”

DİPLOMAT1 ay önce

“İzmir’in yatırım eksiklerini tamamlayarak, şehrimizin kayıp yıllarını hep birlikte telafi edeceğiz”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız”

DİPLOMAT1 ay önce

“Depremle sarsılan şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz”

DİPLOMAT1 ay önce

“Hak ve özgürlüklerden yatırımlara, savunma sanayinden dış politikaya kadar her alanda tarih yazdık”

DİPLOMAT1 ay önce

EPDK Başkanlığı’na yeniden Mustafa Yılmaz atandı

DİPLOMAT1 ay önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe, Platinyum Holding

DİPLOMAT1 ay önce

Antalya | “Şehir hastanelerini, eşi-benzeri olmayan birer şifa merkezi olarak milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz”

DİPLOMAT6 saat önce

İyi ki Varsın Gürsel Demirok

DÜNYA3 hafta önce

İyi ki Varsın Bülent Türker

DÜNYA2 hafta önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe Nedim Delibaş

DİPLOMAT4 hafta önce

İyi ki Varsın Fazilet Dikmen

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü Töreni’ne katıldı

DİPLOMAT4 hafta önce

“Güçlü bir orduya sahip olmak, bizim için tercihten öte mecburiyettir”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin en güçlü siyasi, ekonomik, askerî, sosyal seviyesine çıkardık”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla Türkiye’yi kucaklayan bir anlayışla 85 milyona aşkla hizmet ediyoruz”

DİPLOMAT6 gün önce

Dostluk Kapısının Anahtarı, Bülent Türker

GÜNDEM3 hafta önce

“Savunma sanayinde her gün yeni bir başarıya imza atıyoruz”

DÜNYA4 hafta önce

“Çalışanımızı, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme ilkemize her şart altında bağlıyız”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır”

DİPLOMAT2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimin galibi demokrasimizdir, millî iradedir”

DİPLOMAT2 hafta önce

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

GÜNDEM3 gün önce

Endonezya Büyükelçiliği’nden Ramazan Bayramı kutlaması.

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

DÜNYA2 gün önce

Yürüyen Evler | Setencioğlu Tiny House

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge