Diplomat -Dünya

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asırlar sonra devletimizi yeniden güçlü, milletimizi yeniden müreffeh hâle getirdik”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu mitinginde yaptığı konuşmada, “Asırlar sonra devletimizi yeniden güçlü, ülkemizi yeniden mamur, milletimizi yeniden müreffeh hâle getirdik. Bunu da ülkemizin 81 ilinin tamamında gerçekleştirdik. Hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla, ülkemizin asırlık kayıplarını telafi ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ordu mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Ordu Cumhuriyet Meydanı’ndaki pankartları okuyarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kandil’den talimat alanlarla bir yere varılır mı? Biz talimatımızı önce Allah’tan sonra milletten alıyoruz. Evet, iki koyun verseler evin yolunu bulamaz andır galsın masası Ordu’dan oy alamaz. Yaklaşık 10 ay sonra bir kez daha Ordu’da olmanın, sizlerle hasret gidermenin memnuniyeti içindeyiz” ifadelerini kullandı.

Ordu’ya olan gönül bağının hiçbir şeyle değişemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, girdikleri her mücadelede yanlarında olan Ordu’nun vefasını, kadirşinaslığını asla unutamayacaklarını belirtti.

“BİRİLERİ TÜRKİYE’NİN KUYUSUNU KAZMANIN PEŞİNDE”

Ordu’nun, bölgesinin parlayan yıldızı olmanın yanında Türkiye Yüzyılı hedefleriyle birlikte gerçekleştirecekleri yol arkadaşları olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz Ordu ile birlikte Türkiye Yüzyılı yolunda ilerlerken birileri de Türkiye’nin kuyusunu kazmanın peşinde. Bunun için ne yapıyorlar? Kime ne demeleri gerekirse onu diyorlar. Talimatı veren neresi? Kandil. Kandil’e dönüp, ‘Selo’sundan Apo’suna hapisteki tüm PKK’lıları çıkartacağız.’ diyorlar. Bu Selo kim? Bu Selo, Diyarbakır’da 51 Kürt vatandaşımızın ölümüne neden olan kişi, terörist. Onu çıkaracaklarmış. Bay bay Kemal de bunun taahhüdünü veriyor. Söylesene bay bay Kemal, Meclis’te HDP’yle neler görüştün, neler konuştun? Söyle, söyleyemez. Kamudan ihraç edilen PKK’lıları devlete geri dolduracaklarmış. ‘Belediyeleri istediğiniz gibi kullanmanız için örgüte teslim edeceğiz’ diyor. ‘Ülkemizin güney sınırlarını Suriyelileştirerek kana ve ateşe boğmanıza izin vereceğiz’ diyorlar. ‘Suriye’deki askerlerimizi çekip orayı ülkemize rahatça saldırabilesiniz diye tamamen size bırakacağız’ diyorlar. Kendi mitinglerine katılıp Van’da ne dediler? ‘Dişe diş, kana kan intikam’ dediler. HDP mensuplarının, örgütün parmak işaretiyle selamlıyorlar. Eline her mikrofon alan HDP’linin, PKK’lının tehdit dolu açıklamalarına elleriyle ne yazık ki kalp işareti yaparak cevap veriyorlar. PKK’sından HDP’sine, bölücülerin nasıl cüretkar bir şekilde ortaya döküldüklerini görüyorsunuz değil mi? Bay bay Kemal’den almışlar sözü. Şimdiden silahlarını doldurmaya, molotoflarını hazırlamaya başlamışlar. Bu manzaradan en az bizim kadar CHP’ye gönül vermiş kardeşlerimizin de utandığına inanıyorum”

“TÜRKİYE’NİN HER ALANDA GÜÇLÜ BİR ALTYAPIYA SAHİP OLMASINDAN KİM RAHATSIZ OLUR?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bu da değil öte yandan FETÖ’ye dönüp, Meclis’i, emniyet müdürlüğünü, köprüyü, Külliyeyi bombalayan 252 insanımızı şehit edenler dâhil ‘tüm mensuplarınızı cezaevinden salacağız’ diyorlar. ‘Yurt dışındaki elemanlarınızın geri dönmesini temin edeceğiz’ diyorlar. ‘Kamudan tasfiye edilen 100 binin üzerindeki elemanınızı yeniden devlete dolduracağız’ diyorlar. ‘Yeniden bu milletin evlatlarını, ailelerinden kopartasınız diye faaliyetlerinizi serbest bırakacağız’ diyorlar. ‘Ülkenin tüm kaynaklarını tekrar size açacağız’ diyorlar. Dışarıdaki ve içerideki FETÖ’cülerin heyecanını görüyorsunuz değil mi? Bay bay Kemal’den almışlar sözü. Şimdiden sinsi planlar yapmaya başlamışlar” ifadelerini kullandı.

Muhalefetin vaatlerinde birbiriyle çelişen açıklamalarda bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Londra’daki tefecilere verdikleri söz konusunda ayakları birbirine dolaştı. Biri ‘300 milyar dolar’ diyor, öteki ‘Hemen gelmez 10 yıl sürer’ diyor. Beriki, ‘10 yıl çok, 5 yılda gelir’ diyor. Nasılsa yalan, istediğin rakamı söyle, istediğin vadeyi ver. Biz yüzlerce milyar dolar değerinde doğal gaz, onlarca milyar dolar değerinde petrol buluyoruz, nükleer santral yapıyoruz, güneş enerjisi santrali kuruyoruz, bunlar sevinmek yerine karalar bağlıyor” diye konuştu.

Bulunan doğal gazı, petrolü, nükleer santrali ve güneş enerjisi santrallerini ceplerine koyup götürmeyeceklerini, bunların hepsinin ülkenin değeri, milletin kazancı ve devletin karı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sağlıktan ulaşıma tüm yatırımlarda şahit oluyoruz. Aynı fotoğrafı dış politika alanında da görmek mümkün. Bu tabloya bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor; Türkiye’nin enerji bağımsızlığını elde etmesinden kim rahatsız olur? Türkiye’nin savunma sanayi alanında bağımsızlığını elde etmesinden kim rahatsız olur? Türkiye’nin her alanda güçlü bir altyapıya sahip olmasından kim rahatsız olur? Türkiye’nin siyasetiyle, ekonomisiyle, askerî gücüyle, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmasından kim rahatsız olur? Terörü yenen, darbeyi püskürten, koronayı atlatan, depremin yıkıntıları altında kalmayan, ekonomisini ayakta tutan Türkiye’den kim rahatsız olur? Öyle ya bu ülkenin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını solumuş hiçbir insan, özellikle bu milletin evlatları bundan rahatsız olmaması gerekir. Tabii biz biliyoruz bunlardan kim rahatsız olur? Üç kıta, yedi iklime yayılan Osmanlı’yı dört bir yanından hançerleyerek tarihe gömenler bu durumdan rahatsız olur.”

“HİÇ KUSURA BAKMASINLAR BUNLARI RAHATSIZ ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ileri gelen yöneticilerinin fotoğraflarının olduğu pankartı göstererek, şöyle devam etti: “Onlarla yürüdük bu yollarda, onlarla Cumhuriyete ulaştık. Onlarla bu vatan topraklarını vatan yaptık ama buna rağmen Çanakkale Savaşı’nda, Kut’ül Amare’de, Millî Mücadele’de, milletimizin bileğini bükemeyenler bu durumdan rahatsız olur. Cumhuriyet tarihi boyunca nice ayak oyunuyla bizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefimizden uzak tutanlar bu durumdan rahatsız olur. Rahmetli Menderes’in, rahmetli Özal’ın başlattığı atılımları akamete uğratmanın sevincini yaşayanlar bu durumdan rahatsız olur. Hepsinden önemlisi 21 yıllık iktidarlarımız döneminde bizim önümüzü kesemedikleri için renkten renge girenler, bu durumdan rahatsız olur. Hiç kusura bakmasınlar bunları rahatsız etmeyi sürdüreceğiz.”

Alandaki gençlere seçimlere 10 gün kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler, şu kalan 10 günde Ordu’nun gençlerini muhakkak sandığa götürmeniz lazım. İşi sıkı tutalım, sağlama alalım” dedi.

“KARŞIMIZA KURULAN MASANIN ETRAFINA KURULANLAR DA ÖYLE RASTGELE SEÇİLMİŞ DEĞİLLER”

Bir grup muhalefet partisinin karşılarına garip bir masayla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Karşımıza kurulan masanın etrafına kurulanlar da öyle rastgele seçilmiş değiller. Bunların her biri, Türkiye’nin önünü kesme projesinde kendilerine farklı misyonlar verilerek belirlenmiş kişilerden oluşuyor. Bir tanesi Kuzey Irak’ta ve Suriye’de desteklenip semirtilen bölücü örgütün, ülkemiz üzerindeki emellerini gölgelemek için orada yer alıyor. Güya milliyetçi olduğunu söyleyen ama Kandil’den yapılan açıklamalara, PKK’lıların cüretkâr bir şekilde yürüttüğü kampanyalara ses çıkartmayan bu kişi bir ara masadan kalkmaya yeltendi. Sonra ne olduysa kolundan tutup masaya oturttular. O günden beri de kontrolsüz bir şekilde sağa sola yalpalayıp duruyor. Bir diğeri, Batı ülkelerinin geleceğini tehdit eden en büyük akım olan LGBT dayatmasını gölgelemek için masada yer alıyor. Sorsanız, ‘Millî Görüşüz’ derler ama milletimizin millî değerlerini dinamitleyen projelere seslerini çıkartmazlar. Cumhur İttifakı’ndan LGBT’ci olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi LGBT’ci, İYİ Parti LGBT’ci, HDP LGBT’ci, diğerleri onlar da LGBT’ci.”

Kendilerinin, ailenin kutsiyetine inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ailemize leke sürdürmeyiz. Tamamen bunların tabanları boşalmasına rağmen, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı, bakanlık, milletvekilliği sözleriyle bir avucu idare etmeye çalışıyorlar. Bizden gidenleri zaten ben saymıyorum, onların ne olduğunu gayet iyi biliyorsunuz. Onların masada da irapta da mahalli yok. Şimdi bakalım seçim sonunda onlara ne düşecek?” dedi.

“TERCİHİMİZİ HER BERABER TÜRKİYE YÜZYILI’NDAN YANA KULLANALIM”

“Masanın altındaki HDP’nin allem edilip kallem edilip masanın üzerine çıkartıldığını” ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Onu dengelemek için de ilave iki belediye başkanını getirip masaya monte ettiler. Cumhuriyetin kurucu partisi olduğu iddiasındaki CHP’yi tüm bu tiyatronun başına geçirenler, aslında en büyük ızdırabı bu partiye gönül vermiş olanlara çektiriyor. Zaten bir tanesi ayrılıp, kendi partisini kurdu, kendi adaylığını ilan etti. Kalanlar seslerini çıkartsalar ‘hain’ damgasını yiyecekler. Seslerini çıkartmayıp, bay bay Kemal’in deyimiyle tıpış tıpış gidip oylarını verseler ülkeye kötülük edecekler. Aynı durum diğer partilerin tabanları için de geçerli. Hepsinin neticesini 14 Mayıs’ta göreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu koalisyon masasının durumuna bir bakalım” diyerek, muhalefet partileriyle ilgili video izletti.

Videonun ardından meydandakilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet durumu görüyorsunuz değil mi? Ama bunca eziyete hiç gerek yok. Bay bay Kemal’e oy vermek, hangi partiye gönül vermiş olursa olsun vacip kılınmış bir görev değil. Gelen bu seçimde tercihimizi her beraber Türkiye Yüzyılı’ndan yana kullanalım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordululara 14 Mayıs seçimlerinde tercihlerini Türkiye Yüzyılı’ndan yana kullanma çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk asrında vesayet, darbe, terör, koalisyon, ekonomik kriz, sosyal gerilim gibi nedenlerle altın kıymetindeki yılların kaybedildiğini söyleyerek, “Biz bu kısır döngüyü kırdık. Milletimizle birlikte bize dikilen deli gömleğini yırtıp attık. Asırlar sonra devletimizi yeniden güçlü, ülkemizi yeniden mamur, milletimizi yeniden müreffeh hâle getirdik. Bunu da ülkemizin 81 ilinin tamamında gerçekleştirdik” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayata geçirdikleri demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla ülkenin asırlık kayıplarını telafi ettiklerini belirtti.

Daha sonra AK Parti tarafından yapılan eser ve hizmetlerin gösterildiği video yayımlandı. Videonun ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “CHP’li komşulara falan sorun, ‘Bay bay Kemal acaba bu ülkeye ne yaptı? 10 tane büyükşehir belediyesi var, orada neler yaptılar? İzmir’de, İstanbul’da, Ankara’da ne yaptılar?’ Şimdi takmış peşine onları, dolaştırıyor. Yaptıkları bir şey yok. İstanbulluyum ve İstanbul’un büyükşehir belediye başkanlığını yaptım. CHP demek nedir? Çöp, çukur, çamur ve susuzluk. İstanbul’u Ordulu kardeşlerim iyi bilir. Çöpten, çukurdan, çamurdan, susuzluktan biz kurtardık.”

“ŞEHİRLERİMİZİN HER BİRİNİ EŞİ GÖRÜLMEMİŞ YATIRIMLARA KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun Ordu için de geçerli olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu sahil yolu var mıydı? Samsun’dan Hopa’ya burayı yaptık mı? Ordu Havalimanı’nı yaptık mı? Ordu’ya bu yakışırdı, onun için de yaptık. Şimdi Ordu da Giresun da bu havalimanından istifade ediyor. Yaklaşık 1 milyona yakın yolcu buralardan taşındı. Çünkü biz yaparız, onlar konuşur. Sadece küresel düzeyde ses getiren projelerle uğraşmadık. Aynı zamanda şehirlerimizin her birini eşi benzeri görülmemiş yatırımlara kavuşturduk.”

Ordu’ya bugüne kadar 62 milyar liraya yakın kamu yatırımı yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eğitimde 3 bin 909 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi şehrimize kazandırdık. Gençlik ve sporda 4 bin 791 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Biri stadyum olmak üzere dört adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 1045 yataklı 12 hastane ile birlikte 55 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımına başladığımız 914 yataklı şehir hastanesini inşallah seneye tamamlıyoruz. Çevre ve şehircilikte TOKİ vasıtasıyla 5 bin 70 konut yaptık. Şimdi de ‘İlk Evim’ ile 2 bin 50 yeni konut inşa edecek, ‘İlk İş Yerim’ ile 30 iş yeri yapacak, ‘İlk Arsam’ ile 1.500 altyapısı hazır arsa vereceğiz.

Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1768 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ordu’daki dört millet bahçemizden üçünün yapımına başladık. Ulaştırmada 50 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 152 kilometreye çıkardık. Tüneller vasıtasıyla şehrimizdeki ulaşımı kolaylaştırdık. Yapımı süren yolların çoğunu bu sene bitiriyoruz. Bünyesinde altı adet çift tüp tünel, 11 adet çift köprü, beş adet tek köprü ve yedi adet farklı seviyeli kavşak bulunan Ordu Çevre Yolu’nun kalan kesimlerini de seneye tamamlıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzerindeki çok sayıda köprü ve tüneliyle Fatsa Çevre Yolu’nu da yatırım programına aldıklarını bildirerek, şunları söyledi: “Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgulu havalimanını Ordu’ya kazandırdık. Tarım ve ormanda Korgan, Kumru, Kırtaş ve Çağlayan barajlarının yapımı sürüyor. Çiftçilerimize yaklaşık 5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide, şehrimize iki organize sanayi bölgesi, bir araştırma geliştirme merkezi kurduk. Enerjide Ordu, Fatsa, Gülyalı ve Ünye’ye doğal gaz getirdik. Akkuş, Aybastı, Çaybaşı, Gölköy, İkizce, Kabadüz, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ulubey’i de en kısa sürede doğal gaza kavuşturacağız.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’YLA ÜLKEMİZİ DAHA YUKARILARA TAŞIMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Ne kadar özetlerlerse özetlesinler yaptıklarının saymakla bitmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir de yapacaklarımız var. Seçim beyannamemizde önümüzdeki dönem için yüzlerce, binlerce yeni projeyi milletimizin takdirine sunduk. Biz, birileri gibi öyle aklımıza eseni söylemeyiz ama söylediğimiz her şeyi de yaparız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde, gelecek dönemde yapacaklarının anlatıldığı videoyu izleterek, şunları kaydetti: “Birileri ülkemizi, onu bölmek isteyenlerin pençesine itiyor, biz Türkiye Yüzyılı’yla ülkemizi daha yukarılara taşımak için çalışıyoruz. Birileri elindekini, avucundakini de alarak ülkemizin siyasi ve ekonomik bağımsızlığına göz dikiyor, biz Türkiye Yüzyılı’yla daha büyük ve güçlü bir ülkenin hayalini kuruyoruz. Birileri önce altılı, sonra yedili, sonra dokuzlu, ardından 11’li, şimdi artık sayılarının kaça çıktığını bilmediğimiz bir masaya meze yapmak için uğraşıyor, biz Türkiye Yüzyılı’yla devletimizi güçlendirmenin, milletimizi zenginleştirmenin projelerini, programlarını yapıyoruz. Birileri milletimizi köken ve mezhep vurgusu üzerinden ayrıştırmaya dönük sinsi adımlar atıyor, biz 85 milyonun tamamını kucaklayan eserlerimizle hizmetlerimizle devrimlerimizle birliğin, beraberliğin, kardeşliğin peşinde koşuyoruz. Türkiye Yüzyılı, öyle kapalı kapılar ardındaki kirli pazarlıklarla, sağa sola koltuk dağıtmakla, küresel odaklara selam vermekle inşa edilmez.”

Karadeniz’de doğal gazın çıkarıldığını ve ücretsiz evlere gelmeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi inşallah, bir yıl boyunca 25 metreküpü ücretsiz olmak üzere doğal gazımız evlere geliyor. Sizlerden tüm bu gerçekleri komşularınıza, akrabalarınıza ve özellikle de gençlerimize anlatmanızı istiyorum” diye konuştu.

Eğitim alanında yapılan yardımlara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık okullardaki sıraların üzerinde kitapların ücretsiz olarak bulunduğunu dile getirdi.

“Biz teksir kâğıdıyla okuduk. Üst sınıflardaki ağabeylerimiz bize parayla vermezdi. Bu çileleri çektiğimiz için istedik ki artık sıraların üzerinde kuşe kâğıtla kitapları verelim. Elhamdülillah, bunu başardık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 76 olan üniversite sayısını da 208’e çıkardıklarını, üniversitesi olmayan kentin bulunmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta da şehir hastaneleri kurduklarını belirterek, “Ankara’da Etlik Hastanesi, Bilkent Hastanesi; İstanbul’da Çam ve Sakura Hastanesi, Murat Dilmener Hastanesi, Feriha Öz Hastanesi, bütün bunları Kovid döneminde hızla yaptık, bitirdik. Niye böyle önem verdik bu işe? ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs seçimlerine 10 günün kaldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle kapı kapı dolaşarak bir kez daha destan yazılmasını istedi.

Birilerinin, talimatı Kandil’den aldığını, Kandil’dekilerin Allah’ı, dini, kitabı, ezanı olmadığını, Kürtleri de istismar ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt kardeşlerimin dindar olanları var ama bunlarla mukayese edilmez. Bunlar, Diyarbakır annelerinin evlatlarını dağlara kaçırdılar, onları taciz ettiler. Şimdi diyorum ki gelin 14 Mayıs’ta hesaplaşalım” dedi.

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türk ve Irak bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon; yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.

Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.

“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”

“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.

Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.

Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”

“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.

“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.

Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın başkenti Doha’ya ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamad Uluslararası Havalimanı’nda Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani tarafından karşılandı.

Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi Uluslararası Basın Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, “Avrupa Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askerî kapasitelerimizin tahkim edileceği, daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da atmış bulunuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından Uluslararası Basın Toplantısı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hoş geldiniz. NATO Ankara Devlet ve Hükûmet Başkanları 36. Zirvesi vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum” ifadesini kullandı.

“NATO ANKARA ZİRVESİ’NDE MÜTTEFİKLERİN DAYANIŞMA RUHU AÇIK BİÇİMDE TEZAHÜR ETTİ”

Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara’da ise ilk defa tertipledikleri 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde, ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askerî kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da atmış buluyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma harcamaları, askerî yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz. Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey’de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifak’a yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti.”

“Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı. Bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü, değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“NATO’NUN HAREKÂT VE MİSYONLARI İLE ORTAK FONLARINA EN FAZLA KATKI VEREN ÜLKELER ARASINDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1952’den beri İttifak’ın üyesi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi: “Ama biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş büyük bir milletiz. NATO’ya üye olmakla, İttifak’a yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil, aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, millî güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir.”

“Hâlihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu emanete hakkıyla sahip çıktığını vurguladı.

Türkiye’nin, İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’nun harekât ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız” dedi.

İttifak’ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16’ların ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında, Estonya’da konuşlanacağını söyledi.

Türkiye’nin, 2025 Ekim ayında üstlendiği NATO Kosova Gücü (KFOR) komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz. Daha burada sayamayacağımız nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. Zirve vesilesiyle Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi, bu bakımdan mühimdir. Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı, üç boyutlu derinlik yani, üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın sacayakları olacaktır. Ülkemizin savunma sanayisi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur.”

“NATO BİRBİRİNE BAĞIMLI ÜLKELERİN DEĞİL BİRBİRİNE GÜÇ KATAN MÜTTEFİKLERİN İTTİFAKI OLMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayii ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz. Bu sabahki konuşmamda da ifade ettim. Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimleri, NATO’yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır. Bu önemli hususu her fırsatta, her zeminde müttefiklerimizin ve Avrupa Birliği’nin liderliğinin dikkatine getiriyorum” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şurası bir hakikat ki, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dâhil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayii ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da hâlen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi’nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve kapsamında ev sahipliği yaptıkları Savunma Sanayii Forumu vesilesiyle NATO’nun savunma sektörü ile daha sıkı iş birlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi’nin müttefiklerce kabul edildiğini hatırlattı.

Terörizmin NATO’ya yönelik iki ana tehditten biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son dönemdeki tüm zirvelerimizde bu hususta atılabilecek adımları ele aldık. Ankara Zirve’mizde de terörle mücadelede müttefiklerin samimi bir dayanışma içinde olmalarının önemini bir kere daha vurguladık. Görüşmelerimizde Ukrayna’da 5’inci yılına giren savaşın etkilerini de ele aldık. Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş, her ay on binlerce zayiat verilen bir kıyım makinesine dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu hem Sayın Putin hem Sayın Zelenskiy hem de bu sabah belirttiğim üzere müttefiklerimiz çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları, Türkiye’de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.”

“GAZZE’DE İŞGAL VE ZULÜM HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Orta Doğu’da yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendirdiklerini söyledi.

Her aşamasına destek verdikleri İslamabad Mutabakatı’nı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Gelgitler yaşansa dahi neticede aklıselimin galip geleceğine inanıyorum. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Şu gerçeği burada dikkatinize getirmekte fayda görüyorum, bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart’tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan’a yönelik saldırılar hâlen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor, şehirler yıkılıyor, Lübnan toprakları adım adım gasbediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze’de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler, en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine, insanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz, barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.”

ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere liderlerle ikili ve bölgesel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında Bulgaristan, Kanada, Finlandiya, Fransa, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın da Ankara’da olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu akşam Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın da Karadağ, Slovakya ve Arnavutluk liderlerini ağırlayacağız. Malumunuz önümüzdeki yıl Türkiye’nin NATO üyeliğinin 75’inci yıl dönümü. Bu anlamlı yıl dönümünün arifesinde Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zirveye hazırlık bağlamında yakın iş birliği içinde olduğumuz NATO Genel Sekreteri Sayın Rutte ve ekibiyle zirvemizin başarıyla icra edilmesi için günlerdir büyük bir özveriyle çalışan görevlilerimizi tebrik ediyorum. Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren tüm Ankaralı kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum.”

Türkiye’nin 2026 yılı bitmeden iki büyük zirveye daha ev sahipliği yapacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “29-30 Ekim tarihlerinde Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Liderler Zirvesi’ni yine burada, başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Hemen ardından 9-20 Kasım tarihlerinde COP 31 İklim Zirvesi’ni Antalya’da tertipleyeceğiz” dedi.

Ankara Zirvesi’nin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın dört bir yanından Ankara’ya gelen basın mensuplarına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Bir basın mensubunun, “İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’ye F-35 satılmasını istemedikleri” yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, “Bu açıklamalar F-35 sürecini sıkıntıya sokar mı?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz, Sayın Miçotakis’in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına, ‘niçin bunları aldın?’ veya ‘niçin bunları alıyorsun?’ diye bugüne kadar bir düşünce sarf ettik mi? Hayır. Hâlbuki bizim kapı komşumuz. Bu tür şeyleri söyleme imkânımız da olabilirdi. Ama gerek yok. Alabilir de satabilir de. Türkiye ise şu anda bunları zaten üretiyor. Üretmenin yanında da tabii ki alma hakkına da sahiptir. Bizler de bunun görüşmelerini dünyanın değişik ülkeleriyle yapıyoruz. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

“ÇELİK KUBBE’DE TÜRKİYE HER GEÇEN GÜN MESAFE ALIYOR”

Başka bir basın mensubunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 tedariki konusunda yaptığı farklı açıklamalara dikkati çekerek, “F-35’lerle ilgili size ne söyledi?, Türkiye’nin F-35 alabilmesi için S-400’leri ne yapacak? Rusya’ya geri mi verecek? Başka bir ülkeye mi konuşlandıracak?” sorularına Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi izlemeye devam edin” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çelik Kubbe Projesi’nin NATO’nun hava savunma kapasitesini nasıl etkileyeceği yönündeki bir soruyu, şöyle cevaplandırdı: “Çelik Kubbe Projesi aynı zamanda NATO’nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bilek güreşidir. Bütün adımlarımızı attık ve Çelik Kubbe’de de şu anda Türkiye her geçen gün mesafe alıyor. Nitekim bunların da zaman zaman sergilenmesini de yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa, bizde de Çelik Kubbe var.”

Azerbaycanlı bir basın mensubunun, “ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmede Güney Kafkasya’daki gelişmelerin gündeme gelip gelmediğini” sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gündemimize gelmedi ama her an telefonla yine Sayın Trump ile bu tür konuların görüşmesini yaparız” dedi.

Yunan bir basın mensubunun, “ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmede Ruhban Okulu meselesi gündeme geldi mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayır, gündeme gelmedi” karşılığını verdi.

Aynı basın mensubunun, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in “Türkiye ile deniz yetki alanları meselesini çözmemiz gerekiyor” açıklamasını anımsatıp, “Türk-Yunan ilişkilerinde yeni atılacak adım ne olabilir?” şeklindeki sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Miçotakis ile özellikle Ege Denizi sorunlarını çözme konusundaki düşünceyi ben de aynen paylaşıyorum. İnşallah birinci derecede Dışişleri Bakanlarımız daha sonra gerekirse biz de masaya otururuz ve bu konuyu görüşürüz ama şunu açık ve net söyleyeyim ki o suların sorununu çözmek birinci derecede liderlerin görevidir. Bu konuda aynı düşünceyi ben de paylaşıyorum.”

Başka bir basın mensubunun, “NATO ve Avrupa, ABD ve NATO arasındaki ihtilaflı alanlara” dikkati çekip, “bu konuda Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenip üstlenmeyeceği” yönündeki sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha adil bir dünya mümkün. Ona çalışmamız gerekiyor. Onun için de hep birlikte düşünen, uygulayan ve bu konuda adımları atması gereken her siyasetçi bu sorunu çözmek için kararlı yürüyüşünü sürdürmeli. Ben ‘bu çözülemez’ demem. Tam aksine ‘çözeriz’ diyorum. Hep birlikte bu adımı inşallah atacağız. İşte bu adımı atması gerekenlerin içerisinde başta Sayın Trump olmak üzere tüm dünyadaki siyasetçilerin bu konuya yürek koyması lazım, el vermesi lazım. Derdi barış olanlar bu işe her türlü katkıyı vermeli” cevabını verdi.

“ÇOK VERİMLİ BİR TOPLANTI OLDU”

Bir basın mensubunun, “ABD Başkanı Trump ile nelerin görüşüldüğünü ve NATO Zirvesi’ne dair liderlerin geri dönüşlerinin neler olduğunu” sorması üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Trump ile özellikle Başkanlık makamında yaptığımız basın toplantımız çok geniş çerçevede bir basın toplantısıydı. Gerek Sayın Trump gerekse şahsım bu sorular karşısında gerekli olan her türlü cevabı verdik. Ama çok çok verimli bir toplantı oldu. Sayın Trump da o basın toplantısından çıktığımızda çok mutlu çıktı.”

“Türkiye’nin İHA-SİHA teknolojilerindeki tecrübesini aktarmak üzerine NATO’ya akredite etmeyi planladığı İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi teklifi müttefikler tarafından nasıl karşılandı?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda mükemmeliyet merkezleriyle ilgili çalışmaların içinde olanların gerekli cevabı, gerekli zamanlarda verdiğini söyledi.

Türkiye’nin bu konuda da belli bir imkâna ve güce sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek gücümüzü gerek imkânımızı gerekse bu mükemmeliyet merkezlerimizin çalışmasını ve bunların artışını da tüm dünyaya gösteriyoruz, göstereceğiz. Bunun için Baykar önemli bir adım ve bu süreç devam ediyor. Çok ciddi dünyadan siparişler alıyorlar, almaya devam ediyorlar. Demek ki insansız hava araçlarımız İHA’lar, SİHA’lar dünyada karşılık buldu” ifadelerini kullandı.

“Türk-Amerikan ilişkilerinde gelecek dönemde en öncelikli ortaklık alanının hangisi olmasının beklendiğine” yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinin önemli adımlardan bir tanesi olduğunu, bunun yanında ekonomik ilişkilerin de çok önemli olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ilişkileri Amerika’yla geliştirmenin Türkiye’nin ciddi manada menfaatine olduğuna işaret ederek, “Bu konuyu aynen Amerika da kabul ediyor. Bu süreci bu şekilde devam ettireceğiz. Bu ikili görüşmelerimizde gerek Sayın Başkan gerekse bizler bu konularda mutabıkız. İşte en önemlisi az önce de gündeme geldi, F-35 konusu. F-35 konusunda da Sayın Trump, aslında Türkiye’ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde. İnşallah, F-35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda da bütün dünya ‘Amerika verdiği sözü tuttu.’ diyecek” diye konuştu.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ HÜKÛMETİMİZ BAŞARDI”

“Türkiye’nin demokrasi ve savunma sanayii konusunda geldiği noktanın” sorulduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Terörsüz Türkiye sürecini hükûmetimiz başardı. Şu anda artık Güneydoğu’da, Doğu’da çobanlarımız yaylada rahatlıkla yaylak yapıyor, sürülerini otlatıyor. Bakıyorsunuz, yavrularına o sürüleri teslim edebiliyor. Böyle bir gündemi artık yakaladık. Aynı şekilde nehirlerde, ırmaklarda herkes yüzebiliyor. Bugünlere geldik. Bölgede toplantılarımızı, mitinglerimizi en geniş anlamda yapıyoruz, yapabiliyoruz. Demek ki süreci Terörsüz Türkiye olarak ciddi bir noktaya taşıdık. Bizler de örneğin partim, bütün ekibiyle bölgede mitinglerini yapıyor, mitinglerimizi yapıyoruz. Bu güzelliklere kavuşturan Allah’a hamdolsun diyorum.”

“YAPTIRIMLAR BÜYÜK ORANDA KALKMIŞ VAZİYETTE”

Bir gazetecinin, “ABD Başkanı Donald Trump ‘Yaptırımları kaldırdık.’ dedi ama somut bir takvim belli mi? Yaptırımların ne zamana kadar kaldırılmasını bekliyorsunuz? ABD’deki seçimden önce kalkar mı?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Şu anda Amerika’nın bize karşı yaptırımlar konusunda herhangi bir uygulaması yok. Büyük oranda, büyük ölçüde bunlar kalkmış vaziyette. Şu anda Milli Savunma Bakanım, Genelkurmay Başkanım, Dışişleri Bakanım ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada. Hepsi de bu yaptırımların Türkiye’ye uygulanmadığını bizzat yaşıyorlar, görüyorlar. Böyle bir sıkıntımız yok. Herhangi bir sıkıntı anında da Sayın Trump sağ olsun aradığımız zaman 24 saat içerisinde bize döner. 24 saat içerisinde de gerekli olan cevabı alırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşılama töreninde hem yeniçeriler hem Mehter Takımı vardı. Batılı liderler nasıl karşıladı bu tabloyu?” sorusu üzerine, “Hepsi de övgüyle bahsettiler. Tokalaşırken, ‘Gerçekten muhteşemdi’ dediler. Hatta bazıları, ‘Biz yeniçerilerinizi tanırız’ dediler” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la ateşkese ilişkin bugün yaptığı açıklamalar ve bu konudaki değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Masa kolay değil. Türkiye’de de biliyorsunuz altılı masa kurdular. Daha kurmadan dağıldı. Bu masa, farklı bir masa. Ama biz elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz. Bütün mesele masayı sağlama almak. Ama bizim masamız kolay kolay dağılmaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KAAN’ın F110 motoru tedarikine ilişkin, “ABD, Türkiye’ye bu motorları satacak mı?” sorusuna, “Bu motorlarla ilgili konuyu ben Sayın Trump’la daha önce görüştüm. Kendileri olumlu bir yaklaşım sergilediler. İnşallah bir sıkıntı olmayacak” cevabını verdi.

Yunanistan’ın kara sularını genişletme planlamaları ve bu konuda yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu, ‘casus belli’ konusunu benim milletimin tamamına yakını bilmez. Ne olduğunu sorsan, bilmez. Dolayısıyla bunlarla bence hiç milletimizi oyalamaya da gerek yok. Bizler de bu konuyu zaten Yunanlı dostlarımıza diyoruz ki, bunlarla ne Yunan vatandaşını ne de bizim vatandaşımızı meşgul etmeyelim. Gelin oturalım, konuşalım, işi bitirelim. Bizim adımımız bu. Bu konu her zaman masaya geldiğinde kendilerine bunu söylüyoruz ve yolumuza da bu şekilde devam ediyoruz. Bu ‘casus belli’ de bu konulardan bir tanesi. Mavi Vatan konusu da bizim için çok çok önemli bir konu. Onu sadece denizlerde değil, yeri geldiği zaman da onu özellikle biz kendi içimizde ve kara sularımızda isim olarak da kullanmaya devam edeceğiz.”

“TÜRKİYE OLARAK ELİMİZDEN GELEN HER ŞEYİ YAPIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı’na ilişkin de “Hürmüz Boğazı konusunda da Türkiye olarak elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, yapacağız. Hürmüz Boğazı’nın da bir savaş gölüne dönüşmesini istemiyoruz. Bunu başarabilirsek ne mutlu bize” değerlendirmesinde bulundu.

“NATO Zirvesi’nde Gazze ve İsrail konusuna değinildi mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçeride olmadığım sıralarda değinilmişse bilemiyorum. Ama Gazze konusunu ısrarla ben işledim, üzerinde durdum. Gazze’yi bir Orta Doğu felaketi olarak görüyoruz. İnşallah bunu da bir an önce sulh-u sükûna kavuşturmamız lazım” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmesinin istenmesine karşılık, organizasyonun çok başarılı olduğunu belirterek, görev alanları tebrik etti.

Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin “Başkan Trump tarafı bir takvim verdi mi? Türkiye’nin çok önemli kapasitesi ve önemli atılımları var savunma sanayiinde. Bu konuda somut olarak Türkiye’ye bir güvence verildi mi?” şeklindeki soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Takvim demeyeyim ama Sayın Trump’la bu konuda mutabık kaldık. Özellikle gerek savunma sanayii gerek ekonomi, bütün bunlarda müşterek çalışma, hatta Türkiye’nin savunma sanayiinde Amerika’ya yönelik adımlar atmasını da aramızda konuştuk. Ne olabilir savunma sanayiinde? Özellikle gemi inşa sanayi, bu konuları aramızda görüştük ve adımları da inşallah süratle atacağız. Bu fırkateynler olabilir, bu korvetler olabilir, bu denizaltılar olabilir, bütün bunları aramızda görüştük. Türkiye bunu yapar mı? Türkiye bunu tershanelerinde yapar, bunları yapmaya da muktedirdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB üyeliği ve bu konunun Avrupa ülkelerinin liderleriyle görüşmelerde gündeme gelip gelmediğine dair soruya şöyle cevap verdi: “Tabii bize düşen görev liderlerle bu konuları görüşmek. Bugün yine Alman Şansölyesi ile de bu konuyu görüştük. Tabii şimdi de gerek von der Leyen ile gerek diğer liderlerle bunları gündeme getireceğiz, konuşacağız ve ‘Türkiye’ye 53 yıllık bir beklenti bir zulümdür, artık bu zulümden Türkiye’yi kurtarın’ diyeceğiz kendilerine. Temenni ederim ki artık kapıyı aralarlar. Çalışacağız, hayırlısı olsun.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA : NATO

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile çalışma yemeğinde bir araya geldi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA NATO

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi temasları kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara bir araya geldi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA : NATO

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi temasları kapsamında Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile görüştü.

Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Birleşik Krallık Başbakanı Starmer, Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Krallık arasında Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi’ni imzaladı.

GENÇ GAZETECİLER

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Mayıs 2023
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
GÜNDEM5 gün önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

DİPLOMAT6 gün önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

ADALET3 hafta önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

ADALET4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 ay önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET1 ay önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DİPLOMAT1 ay önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DİPLOMAT1 ay önce

İyi ki Varsın Uzm. Psikolog Ümran Coşkun

DİPLOMAT1 ay önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

ADALET1 ay önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

ADALET4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DİPLOMAT3 hafta önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

ADALET3 hafta önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DİPLOMAT4 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DİPLOMAT6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

DİPLOMAT6 gün önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

GÜNDEM5 gün önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge