Diplomat -Dünya

DÜNYA

“Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü bir zeminde ilerletilmesi ve iş birliğimizin derinleştirilmesinde hemfikiriz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü ve sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi, iş birliğimizin derinleştirilmesi konularında hemfikiriz. Köklü müttefiklik bağımıza uygun bir şekilde, ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Beyaz Sarayda gerçekleştirdikleri baş başa görüşme ve heyetler arası çalışma yemeğinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Trump’a misafirperverlikleri için teşekkür ederek, gündemlerinde yer alan konulara ilişkin kapsamlı ve samimi görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

“İLİŞKİLERİMİZDE YENİ BİR SAYFA AÇMAKTA KARARLIYIZ”

Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü ve sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi, iş birliğinin derinleştirilmesi konularında hemfikir olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Köklü müttefiklik bağımıza uygun bir şekilde, ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmakta kararlıyız. Sayın Başkan ile millî güvenliğimizi tehdit eden terör oluşumlarıyla mücadele konusunda karşılıklı irademizi teyit ettik” dedi.

Terör örgütü DEAŞ’a karşı ortak mücadelenin sürdürülmesinin önemine değindiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ elebaşı Bağdadi’nin öldürülmesi sonrası süreçte Türkiye’de şu anda 2 bin 200 civarında DEAŞ’lının tutuklu ve mahkûm olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtıyla, terörle mücadelede yeni ve önemli bir adım attığını, PKK/YPG’nin Suriye’deki ayrılıkçı gündemine ağır darbe vurduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile varılan 17 Ekim mutabakatıyla Suriye’de iş birliğinin geliştirilmesi için önemli bir fırsat yakalandığını düşündüğünü dile getirerek, terör örgütü PKK-YPG’nin bu mutabakatı bozmak için Türk askerlerini ve sivilleri hedef alan provokatif saldırılar düzenlediğini, terör örgütünün bu ayın başında Tel Abyad’da pazar yerine koyduğu bombanın patlaması neticesinde 13 sivilin hayatını kaybettiğini anlattı.

“AMERİKA İLE OLAN MUTABAKATIMIZA BAĞLILIĞIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Son 24 saat içinde terör örgütü tarafından 19 taciz ve saldırının gerçekleştirildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna rağmen biz, Suriye’deki krize kalıcı bir çözüm bulmak için, Amerika ile olan mutabakatımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz. Terör örgütlerine sempati besleyen birtakım çevrelerin bundan rahatsızlık duyduklarını, dezenformasyonla kamuoyunun algısını bulandırmaya çalıştıklarını, ilişkilerimizi bozmaya çalıştıklarını da görüyoruz. Hatta tarihî meseleleri bile çarpıtarak, önümüze ikili münasebetlerimizi dinamitleyecek yeni sorunlar koymaya gayret ediyorlar.

Temsilciler Meclisi’nde, 29 Ekim’de alınan kararların, tam da bu amaca hizmet ettiğini, Türk Milletini incittiğini ve ilişkilerimize gölge düşürme gayesi güttüğünü Sayın Başkan’la paylaştım. 104 yıl önce savaş şartlarında yaşanmış bir meselede karar vericiler siyasetçiler değil, tarihçiler olmalıdır. Bizim bu konuda alnımız ak, başımız dik, özgüvenimiz tamdır. Açık söylüyorum Türkiye, bu konuda diyalogdan ve özgür tartışma ortamından yanadır. Ermeni tarafına ortak tarih komisyonu kurulması teklifimiz hâlen geçerlidir. Amerikan siyasetini, Temsilciler Meclisi’nin kararıyla içine düştüğü bu fasit daireden Senato’nun çıkaracağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bütün arşivlerini araştırmacıları açtığını, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 1 milyonu aşkın belgenin, arşivlerin araştırmacılara açık olduğunu vurguladı.

“SURİYE’YE BARIŞ VE İSTİKRAR GETİRMEK İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve ABD’nin, DEAŞ’ı tamamen bitirmek ve Suriye’ye barış ve istikrar getirmek için birlikte çalışabileceğine vurgu yaparak, “Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki bu amacı gerçekleştirebileceği en güvenilir ortağı Türkiye’dir, öyle olmalıdır” dedi.

Türkiye’nin, DEAŞ ile göğüs göğse mücadele eden ve bu uğurda şehitler veren tek NATO müttefiki olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar 7 bin 680 yabancı terörist savaşçıyı yakalayarak, ülkelerine geri gönderdiğini, DEAŞ’la bağlantılı olabileceğini değerlendirilen yaklaşık 77 bin kişiye de Türkiye’ye giriş yasağı koyduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu an Türkiye’deki hapishanelerde 40 farklı ülke vatandaşı bin 216 DEAŞ mensubu bulunduğunu açıklayarak, terör örgütü PKK/YPG’nin elindeki kamplardan kaçarak Türkiye’nin kontrolündeki bölgeye geçen, aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu 287 kişinin yakalandığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şahsımı yayınlarında manşet yaparak hedef gösteren, sadece Türkiye’de 304 vatandaşımızın ölümüne yol açan bu terör örgütüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Yabancı terörist savaşçıların kaynak ülkelerce alınması da büyük önem arz ediyor. Avrupa’dakiler başta olmak üzere kaynak ülkelerini geri kabule ikna etme konusunda Sayın Başkan’la ortak anlayışa sahibiz” değerlendirmelerinde bulundu.

Suriye’deki çatışmalardan en fazla etkilenen ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 3 milyon 650 bini Suriyeli, Arap, Ezini, Keldani ve 350 bini Kürt olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yaptığını, Suriye topraklarındaki 3 milyon insana da düzenli insani yardım götürdüklerini aktardı.

GÜVENLİ BÖLGE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi’nde yaptığı güvenli bölge oluşturma çağrısı zamanında hayata geçmediği için on binlerce masumun hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu sorunun ilanihaye böyle devam etmesi mümkün değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile terörden arındırılan bölgeye 365 bin Suriyelinin döndüğünü, şimdi de Barış Pınarı Harekâtıyla terörden arındırılan bölgeye dönüşlerin başladığını, hazırladıkları projenin hayata geçirilmesiyle geri dönüşlerin sayısının artacağını kaydetti.

ABD Başkanı Trump’un güvenli bölge ilanı talebine katıldığını ve bunu gerçekleştirmenin de çok önemli olduğuna inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak sınırından Cebarlus’a kadar olan bölgeye 1 milyon, Rakka ve Deyrizor’a da 1 milyon olmak üzere toplam 2 milyon sığınmacının bu bölgelere yerleştirilmesinin mümkün olduğunu söyledi.

“FETÖ’NÜN ABD’DEKİ MEVCUDİYETİNİN SONA ERDİRİLMESİ YÖNÜNDEKİ TALEBİMİZİ BİR KEZ DAHA VURGULADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ terör örgütünün Türkiye’de darbe girişiminde bulunduğunu, 251 vatandaşı şehit ettiğini, 2 bin 193 vatandaşı da yaraladığını anımsatarak, görüşmelerinde FETÖ’nün ABD’deki mevcudiyetinin sona erdirilmesi yönündeki talep ve beklentilerini bir kez daha vurguladığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmine ilişkin koydukları 100 milyar dolar hedefine en kısa sürede nasıl erişebileceklerini ele aldıklarını belirterek, “100 milyar dolar hedefimiz bağlamında Ticaret Bakanlarımızın çalışmaları devam ediyor. Temennimiz ve arzumuz, bu hedefe ulaşmayı zorlaştıracak adımlardan imtina edilmesidir” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerde savunma sanayii alanındaki köklü ilişkilerin de gündeme geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “S-400 sistemi ve F-35 programı başta olmak üzere, bu alanda karşılaştığımız sınamaların üstesinden ancak diyalogla gelebiliriz” dedi.

ABD Başkanı Trump’un, Patriotlar konusunda Türkiye’nin maruz kaldığı haksızlıkları Osaka’da açık şekilde ifade ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Başkan’a şayet istediğimiz şartlarda teklif verilmesi hâlinde Patriot satın alabileceğimizi tekrar söyledim. Türkiye olarak, ABD Kongresi’yle de, yapıcı bir diyalogla angajmanımızı sürdürmeye hazır olduğumuzu Sayın Başkan’la paylaştım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

SURİYE’DEKİ HRİSTİYANLARIN DURUMU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’deki Hristiyan’ları koruyacağına dair güvence verip veremeyeceğine ilişkin soru üzerine, Keldani, Ezidi ve Hristiyanlar noktasında Türkiye’nin özel gayreti, çalışması bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Suriye tarafında kalan ve ibadethaneleri bile yıkılmış durumda olanların biz ibadethanelerini yeniden restore etmek suretiyle o insanların kendi ibadethanelerinde ibadetlerini yapma fırsatını da onlara biz hazırlamış vaziyetteyiz. Şu anda Keldani, Ezidi, Arami, Hristiyan bütün bunlardan bizim tarafımıza geçmiş olanlar zaten onlar, herhangi bir sıkıntı yaşamıyor ama Suriye tarafında kalanlarla ilgili de onların oradaki imkânlarını mümkün olduğunca daha özel bir şartta hallediyoruz. Onlara da yiyecek, giyecek, ilaç vesaire, onları da götürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Görüşmeler neticesinde FETÖ konusunda bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretinde de FETÖ’ye ilişkin belgeleri ayrıca getirdiklerini ve takdim ettiklerini ifade etti.

“Bu belgeler ışığında da FETÖ bizim için bir terörist başıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira bizim 251 vatandaşımız şehit olmuştur, devlete bir darbe yapılmıştır. 2 bin 193 vatandaşımız gazi olmuştur. Bütün bu olayların faili olan bir insanın Amerika’da 400 dönüm bir arazide yaşayarak, oradan dünyadaki diğer yerleri idare etmesi gerçekten kabul edilebilir bir durum değildir. Temenni ederim bu belgeler ışığında herhalde bizden nasıl teröristler istendiği zaman biz veriyorsak onlar da bu teröristi bize verirler” dedi.

“FERHAT ABDİ ŞAHİN, APO’NUN DA ‘MANEVİ OĞLUM’ DEDİĞİ BİR TERÖRİSTTİR”

ABD Başkanı Trump’un, kendisine gönderdiği belirtilen mektuba yönelik bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tabii bu mektupları bugün Sayın Başkan’a ben tekrar takdim ettim ve özellikle de Ferhat Abdi Şahin denilen bu teröristin Amerika gibi bir ülkenin başkanı tarafından muhatap alınmasını üzüntüyle tabii ki karşıladım. Ferhat Abdi Şahin, yüzlerce insanımızın öldürülmesine vesile olan bir teröristtir ve şu anda cezaevinde olan Apo’nun da ‘manevi oğlum’ dediği bir teröristtir. Böyle birisinin bizim stratejik ortağımız Amerika tarafından bu şekilde karşılanması doğrusu bizi üzmüştür. Aynı şekilde bu şahıs Rusya tarafından da yine bu şekilde karşılanmıştır. Bunları anlamakta dünyadaki terörizmle mücadelede zora giriyoruz. Eğer biz terörizmle sağlıklı bir mücadele vereceksek bu konuda çok daha hassasiyet içerisine olmamız lazım. Bugün bize yarın bir başkasına. O bakımdan bu konudaki hassasiyetimiz devam ediyor. Bunlarla ilgili de belgeleri verdim. Hatta CIA teşkilatının, bu adamın terörist olduğuna dair vermiş olduğu belgeyi de ben yine kendilerine bugün takdim ettim. Çünkü CIA de bunun bir terörist olduğunu belgelemiş ve bu belgeleri bize de aktardılar. Biz de bunu ayrıca bugün Sayın Başkan’a aynen takdim ettik. Gelen mektubu da yine aynı şekilde kendilerine verdik.”

“BİZİM KÜRTLERLE BİR SORUNUMUZ YOK, BİZİM SORUNUMUZ TERÖR ÖRGÜTLERİYLE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neden Suriye’deki Kürtlerle müzakerede bulunmuyorsunuz Irak’taki gibi?” sorusunu da şöyle cevapladı: “Bizim Kürtlerle bir sorunumuz yok, bizim sorunumuz terör örgütleriyle. Kürtlerin içinden çıkan bir kısım teröristler. Kim bunlar? YPG/PYD ki bunlar PKK’nın uzantılarıdır. Nasıl ki Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimizle bizim münasebetlerimiz gayet iyiyse Kuzey Suriye’deki Kürt kardeşlerimizle de bizim bir sorunumuz yok. Esed’in Kuzey Suriye’deki Kürtleri kabul etmediği dönemde ben o zaman Esed’e ‘Yanlış yapıyorsun, pasaportlarını ver’ demişimdir. Benim böyle bir konumum var. İki, çok daha önemlisi, şu anda bilmeni isterim Parlamentoda benim partimin 50’yi aşkın Kürt milletvekili vardır. Bizim Kürtlerle sorunumuz yok. Bizim sorunumuz teröristlerle. Herhalde teröristlere sizler de sahip çıkmazsınız. Kim olursa olsun. Bunda ayrım yapmayacağız. Bizim mücadelemiz dediğim gibi tamamen teröristlerledir. Çünkü teröristin ırkı, milleti, dini, vatanı olmaz. Terörist teröristtir. Eğer mücadeleyi vermezseniz, bedelini yarın çok ağır ödersiniz.”

Ortak basın toplantısının ardından ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ı, Beyaz Saray’dan uğurladı.

DİPLOMAT

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde Ortak Savunma Anlaşması imzaladı.

Üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması; her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.

GENÇ GAZETECİLER

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

Avatar

Published

on

Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış
iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir.

İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık bir platform olarak düşündüğümüz plaket töreni ile bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda Neden İyi ki Varsın Dedim isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.

İyi ki Varsın Yazı dizimizde,Sivil toplum kuruluşlarında yönetim ve temsil görevleri üstlenen, sosyal sorumluluk projelerine katılan, sağlık turizmi ve uluslararası ticaret alanındaki kurumsal görüşmelerde yer alan ve kültürel diplomasi çalışmalarını sürdüren Türk sivil toplum yöneticisi Ezgi Karabıyık’a yer verdim.

18 Mayıs 1995’te Ankara’da dünyaya geldi. Çankırı’nın Ilgaz ilçesi nüfusuna kayıtlı, iki kız kardeşten birisi. Çocukluğumdan itibaren merak etmeyi, öğrenmeyi ve insanların hayatına dokunabilecek işler yapmayı önemsedi. Hayata dair en büyük motivasyonum, yaşadığım topluma değer katabilmek ve ardımda faydalı izler bırakabilmek oldu.

Eğitim hayatının ilk önemli adımlarından biri Aydınlıkevler Ticaret Meslek Lisesi Web Programcılığı Bölümü oldu. Teknolojiyle tanıştığı bu yıllar kendisi adına disiplinli çalışmayı ve üretmenin önemini öğretti. Daha sonra Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde eğitim alarak insanı, toplumu ve sosyal yapıyı daha yakından tanıma fırsatını buldu

Bilgi birikimimi uluslararası bir perspektifle geliştirmek amacıyla Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Programı’nda yüksek lisansımı tamamladı. Bu eğitim, dünyaya daha geniş bir pencereden bakmasını sağladı. Devletler arasındaki ilişkilerin yanında kültürün, diplomasinin, sivil toplumun ve insani değerlerin de uluslararası barışın temel unsurlarından biri olduğunu gördü.

Meslek hayatına özel sektörde başladı. Yönetici Asistanı ve İdari İşler Sorumlusu olarak çalıştığı kurumlarda organizasyon yönetimi, kurumsal iletişim, koordinasyon ve yönetim süreçlerinde önemli deneyimler kazandı. Bu görevler kendisine yalnızca iş disiplini değil; kriz yönetimi, temsil kabiliyeti ve çözüm odaklı düşünme becerisi de kazandırdı.

Zaman içerisinde kariyerinde sivil toplum alanına yönlendirdi. Dernekler, federasyonlar ve farklı kurumsal yapılarda üstlendiği görevlerle sosyal sorumluluk projelerinde, eğitim faaliyetlerinde ve kurumlar arası iş birliği çalışmalarında aktif rol aldı. Deprem bölgesinde gerçekleştirilen eğitim destek projelerinden kültürel diplomasi faaliyetlerine, uluslararası temaslardan gençlere yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar birçok organizasyonda yer alma fırsatı buldu

Ezgi Karabıyık; sivil toplum, kurumsal ilişkiler, sosyal sorumluluk ve kültürel diplomasi alanlarında çalışmalar yürüten bir sivil toplum yöneticisidir. Ankara merkezli faaliyetleriyle tanınan Karabıyık, farklı dönemlerde dernekler, federasyonlar ve uluslararası çalışma alanına sahip kuruluşlar bünyesinde görev almış; kurumlar arası iletişim, temsil, organizasyon ve proje süreçlerinde sorumluluk üstlenmiştir.

Kamuoyuna yansıyan çalışmaları incelendiğinde Karabıyık’ın mesleki yolculuğunun, klasik bir yönetici asistanlığı görevinin ötesinde geliştiği görülmektedir. Kurumsal temsil, protokol ilişkileri, sosyal sorumluluk projeleri ve sivil diplomasi faaliyetlerinde yer alan Ezgi Karabıyık, özellikle sivil toplum kuruluşları arasında kurulabilecek iş birliklerine odaklanan çalışmalarıyla dikkat çekmektedir.

Ezgi Karabıyık’ın kamuoyunda görünürlük kazandığı kuruluşlardan biri Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneği olmuştur. Karabıyık, söz konusu kuruluşta başkan yönetici asistanı ve başkan asistanı unvanlarıyla görev almıştır. Bu görevi kapsamında dernek yönetiminin kurumsal temaslarında, sosyal sorumluluk çalışmalarında ve kamuoyuna yönelik iletişim faaliyetlerinde yer aldığı görülmektedir.

Karabıyık, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik ve adalet ilkelerine vurgu yapmış; toplumsal birlik, ortak değerlerin korunması ve Cumhuriyet mirasının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu açıklama, onun sivil toplum çalışmalarında yalnızca idari görevlerle değil, toplumsal değerler ve kamusal sorumluluk bilinciyle de öne çıktığını göstermektedir.

Eğitim ve Sosyal Sorumluluk Projeleri

Ezgi Karabıyık’ın yer aldığı önemli sosyal sorumluluk faaliyetlerinden biri, 2025 yılında Hatay’da gerçekleştirilen eğitim destek programıdır. Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneği tarafından Hatay Defne Nevzat Şahin Anadolu Lisesine 3 bin kitap bağışlanması amacıyla düzenlenen programa katılan Karabıyık, öğrencilerin bilgi kaynaklarına erişimini destekleyen çalışmada görev almıştır.

Kitap bağışının yanı sıra program kapsamında öğrencilerin dijital bağımlılık konusunda bilinçlendirilmesine yönelik bir konferans da gerçekleştirilmiştir. Karabıyık’ın bu organizasyonda yer alması; eğitim, gençlik çalışmaları ve toplumsal farkındalık projelerini sivil toplum faaliyetlerinin önemli bir parçası olarak değerlendirdiğini ortaya koymaktadır.

Özellikle depremden etkilenen bölgelerde gerçekleştirilen bu tür çalışmalar, Karabıyık’ın sosyal sorumluluğu yalnızca yardım faaliyeti olarak değil; eğitim, bilinçlendirme ve uzun vadeli toplumsal iyileşme sürecinin bir parçası olarak ele alan bir anlayış içerisinde hareket ettiğini göstermektedir.

Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Alanındaki Çalışmaları

Ezgi Karabıyık, sivil toplum çalışmalarının yanı sıra Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Federasyonu bünyesindeki kurumsal temaslarda da yer almıştır. Ocak 2025’te federasyon heyetiyle birlikte Türk İnternet Medya Birliği Genel Merkezini ziyaret eden Karabıyık, programda federasyon asistanı olarak bulunmuştur.

Gerçekleştirilen görüşmede Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli, uluslararası ticaretteki konumu, medya kuruluşlarıyla kurulabilecek iş birlikleri ve Türkiye’nin uluslararası tanıtımına yönelik çalışmalar değerlendirilmiştir. Bu ziyaret, Karabıyık’ın görev alanının yalnızca sosyal yardım ve dernek faaliyetleriyle sınırlı olmadığını; sağlık turizmi, uluslararası ticaret, medya ilişkileri ve kurumsal iletişim gibi farklı alanlara da uzandığını göstermektedir.

Farklı kuruluşlar arasında gerçekleştirilen temaslarda görev üstlenmesi, Karabıyık’ın kurumsal koordinasyon, temsil, iletişim ve organizasyon yönetimi konularında deneyim kazandığını ortaya koymaktadır.

Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği’ndeki Görevi

Ezgi Karabıyık’ın kariyerindeki en dikkat çekici aşamalardan biri, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği Derneği yönetiminde üstlendiği görevdir. Karabıyık, dernek bünyesinde Kültürel Diplomasiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Bu görev, kültürün toplumlar ve ülkeler arasındaki ilişkilerde bir iletişim aracı olarak değerlendirilmesini; ortak tarih, dil, sanat ve kültürel miras üzerinden kurumsal bağların geliştirilmesini kapsamaktadır. Karabıyık’ın bu alandaki faaliyetleri, onu klasik sivil toplum çalışmalarından kültürel ve sivil diplomasi eksenine taşıyan önemli bir aşama olarak değerlendirilmektedir.

Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği bünyesinde gerçekleştirilen ziyaret ve toplantılarda yer alan Karabıyık; farklı ülkelerin diplomatik ve kültürel temsilcileriyle, düşünce kuruluşlarıyla, federasyonlarla ve sivil toplum yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmelere katılmıştır.

Türkiye–Azerbaycan Kültürel İlişkilerine Yönelik Çalışmaları

Ezgi Karabıyık’ın kültürel diplomasi alanındaki çalışmalarından biri, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliğine bağlı Azerbaycan Kültür Merkezi’nin projesi kapsamında faaliyet gösteren Azerbaycan Türkçesi Eğitim Ocağına gerçekleştirilen ziyarettir.

Karabıyık, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği heyetiyle birlikte eğitim ocağının yöneticisi Dr. Şehlâ Aslan ile gerçekleştirilen görüşmeye katılmıştır. Görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesi, ortak projelerin geliştirilmesi ve ortak değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması konuları değerlendirilmiştir.

Bu çalışma, Karabıyık’ın kültürel diplomasiyi yalnızca resmî toplantılarla sınırlı görmediğini; dil, eğitim, tarih ve kültürel miras üzerinden kalıcı toplumsal ilişkiler kurulmasına yönelik bir alan olarak değerlendirdiğini göstermektedir.

Filistin Diplomasi Merkezi Ziyareti

Ezgi Karabıyık, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği heyetiyle birlikte Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Zahir Elbek ile gerçekleştirilen görüşmeye de katılmıştır. Görüşmede Gazze’deki gelişmeler, diplomasi faaliyetleri, uluslararası kamuoyuna yönelik çalışmalar ve sivil toplum kuruluşları arasında geliştirilebilecek ortak projeler ele alınmıştır.

Karabıyık’ın bu toplantıya Kültürel Diplomasiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla katılması, görev alanının kültürler arası iletişimin yanı sıra insani meseleler, uluslararası farkındalık ve sivil diplomasi süreçlerini de kapsadığını göstermektedir.

Filistin Diplomasi Merkezi ile gerçekleştirilen görüşmelerde, sivil toplum kuruluşlarının uluslararası ilişkileri destekleyici ve tamamlayıcı rolü üzerinde durulmuştur. Bu yaklaşım, Karabıyık’ın kurumsal çalışmalarında diyalog, karşılıklı anlayış ve sivil iş birliği kavramlarının önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Federasyonlar ve Düşünce Kuruluşlarıyla İlişkileri

Ezgi Karabıyık, farklı şehirleri ve toplumsal kesimleri temsil eden federasyonların düzenlediği programlara da katılmıştır. Ankara Elazığ Dernekler Birliği Federasyonu tarafından gerçekleştirilen programa, Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği adına iştirak etmiş; kuruluşlar arasındaki iletişim ve dayanışma çalışmalarında yer almıştır.

Karabıyık ayrıca çeşitli düşünce kuruluşları ve toplumsal politika platformları tarafından düzenlenen toplantılarda Bürokratlar ve Diplomatlar Birliğini temsil etmiştir. SETA Vakfı tarafından gerçekleştirilen programlara katılımı da onun kamu politikaları, çevre, şehircilik, sürdürülebilirlik ve uluslararası gelişmeler üzerine düzenlenen organizasyonları yakından takip ettiğini göstermektedir.

Bu temaslar, Karabıyık’ın farklı toplumsal ve kurumsal çevrelerle iletişim kurabilen; kamu, akademi, medya ve sivil toplum arasındaki ilişkileri geliştirmeye odaklanan bir çalışma anlayışına sahip olduğunu göstermektedir.

Mesleki Yaklaşımı ve Çalışma Alanları

Ezgi Karabıyık’ın kariyeri incelendiğinde çalışmalarının birkaç temel eksende toplandığı görülmektedir: sivil toplum yönetimi, sosyal sorumluluk, kurumsal temsil, kültürel diplomasi, uluslararası ilişkiler, sağlık turizmi, eğitim faaliyetleri ve kurumlar arası iletişim.

Yönetici asistanlığı görevleriyle başlayan kurumsal deneyimini zaman içerisinde karar alma ve temsil sorumluluğu bulunan yöneticilik görevlerine taşıyan Karabıyık, farklı kuruluşlarda edindiği tecrübeleri kültürel diplomasi alanında değerlendirmektedir.

Görev aldığı organizasyonlar ve katıldığı görüşmeler, onun özellikle şu alanlarda çalışmalar yürüttüğünü ortaya koymaktadır:

Kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi, sosyal sorumluluk projelerinin desteklenmesi, kültürel değerlerin uluslararası platformlarda tanıtılması, diplomatik ve kültürel temsilcilerle ilişkiler kurulması, eğitim projelerine katkı sağlanması ve sivil toplumun uluslararası ilişkilerdeki etkinliğinin artırılması.

Ezgi Karabıyık’ın Sivil Toplumdaki Konumu

Ezgi Karabıyık, kamuoyunda ağırlıklı olarak protokol toplantıları, kurum ziyaretleri, eğitim projeleri ve kültürel diplomasi faaliyetleriyle tanınmaktadır. Çalışmalarında ön planda görünmekten çok, kurumların organizasyon, iletişim ve temsil süreçlerinde görev almayı tercih eden bir yönetici profili sergilemektedir.

Kariyerinin farklı dönemlerinde dernek başkanlığına bağlı yönetici asistanlığı, federasyon asistanlığı ve genel başkan yardımcılığı gibi görevler üstlenmesi; kurumsal yapılar içerisinde kademeli olarak artan bir sorumluluk alanına sahip olduğunu göstermektedir.

Ezgi Karabıyık, günümüzde Bürokratlar ve Diplomatlar Birliği Derneği Kültürel Diplomasiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarını sürdürmekte; kültürler arası diyalog, sivil diplomasi, sosyal sorumluluk ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.

Ezgi Karabıyık; sivil toplum kuruluşlarında yönetim ve temsil görevleri üstlenen, sosyal sorumluluk projelerine katılan, sağlık turizmi ve uluslararası ticaret alanındaki kurumsal görüşmelerde yer alan ve kültürel diplomasi çalışmalarını sürdüren Türk sivil toplum yöneticisidir.

Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneğindeki yöneticilik deneyimi, Uluslararası Ticaret ve Sağlık Turizmi Federasyonu kapsamındaki çalışmaları ve Bürokratlar ve Diplomatlar Birliğinde üstlendiği genel başkan yardımcılığı görevi, onun çok yönlü bir kurumsal kariyer geliştirmesine katkı sağlamıştır.

Ezgi Karabıyık, kültürün, eğitimin ve toplumsal dayanışmanın ülkeler ve toplumlar arasında kalıcı ilişkiler kurulmasındaki önemine odaklanan çalışmalarıyla sivil toplum alanındaki faaliyetlerini sürdürmektedir.

Şimdiler de , geçmişin izlerini hatırlarken gülümsemesi kaçınılmaz gibi ..O zorlu anıları, onu bugünkü başarılı Akademisyen kimliğine taşıyan değerli taşlardı. Her zorluk, onun için bir büyüme fırsatı olmuştu. Hani yazı Dizimiz olan “Dünden Bugüne Yarından Geleceğe “ isimli çalışmamıza adeta ışık tutuyor.

Ve bugün, o güçlü duruşuyla, hayatın her türlü zorluğunun üstesinden gelebilecek bir azimle dolu olduğunu biliyoruz. Geçmişten aldığı dersler, onu sonuç odaklı bir şekilde hareket etmeye yönlendirmiş, her zorlukla karşılaştığında daha da güçlenmesini sağlamıştır.

İyi ki Varsın yazı dizimiz “Yükselen Kadınlarımız, Kendi İşim, Benim Vizyonum ” mottolarının anlatıldığı imkan sunduğu kadın girişimciliğini güçlendiren önemli bir adım olduğunu ifade ederek, bu süreçle  başlattığımız kariyer ile  bilgiye, deneyime, finansal kaynaklara ve güçlü iş ağlarına erişimini kolaylaştırdıklarını savunuyoruz. “Yeni işletmeler kuruluyor, yeni istihdam alanları oluşuyor ve yerel kalkınma güçleniyor. Kadın girişimciliğine yapılan her yatırımın, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna inanıyoruz

Ezgi Karabıyık bunlardan sadece ilki ….ve Genç Girişicimiz.

Şimdiler de , geçmişin izlerini hatırlarken gülümsemesi kaçınılmaz gibi ..O zorlu anıları, onu bugünkü başarılı genç girişimci kimliğine taşıyan değerli taşlardı. Her zorluk, onun için bir büyüme fırsatı olmuştu. Hani yazı Dizimiz olan “Dünden Bugüne Yarından Geleceğe “ isimli çalışmamıza adeta ışık tutuyor.

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık diyorum.

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Avatar

Published

on

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

İyi ki Varsın Hakan Polat

Avatar

Published

on

Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanları,Kadın Girişimciler ,Sivil Toplum Kuruluş Başkanlarımız yer aldığı “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformumuzun konuğu Hakan Polat

Hakan Polat 17 Mart 1978 de dünyaya geldi.
Türk dünyası vizyonu, milli-manevi değerler ve cihanşümul Kızılelma mefkûresi etrafında şekillenen sivil toplum hareketleri, gençlik yapılanmaları ve kamu/yerel yönetim tecrübeleriyle öne çıkan Türk sivil toplum lideri, bürokrat ve yöneticidir.

Gerek Kızılelma Ocakları Genel Başkanı, gerek Türkiye Gençlik Teşkilatı (TGT) çatısı altındaki vizyoner duruşu, gerekse Akyurt Gençlik Derneği bünyesinde ve saha genelinde yürüttüğü somut çalışmalarla; Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği milli teknoloji, yerli kalkınma ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun izinden bir adım sapmadan mücadelesini sürdürmektedir.

Devletin ve Milletin Beka Mücadelesinde Kararlı Duruş
Hakan Polat, Türkiye’nin kırılma noktası sayılan tarihi dönemeçlerinde ve milli iradenin tecellisinde her zaman en ön safta yer almıştır.

Referandum Süreci ve “EVET” Konserleri: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde ve kritik genel/yerel seçimlerde milli iradenin yanında durmuş; “EVET” temalı halk konserleri, kitlesel açık hava mitingleri ve salon toplantıları düzenleyerek milletin kenetlenmesine öncülük etmiştir.

Cumhurbaşkanımızın İzinde Dava Adamlığı: “Devletimizin liderinin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği milli vizyondan tek bir adım dahi sapmadan yola devam” ilkesini teşkilatlarının ana tüzüğü ve namus sözü olarak benimsemiştir.

Milli, Manevi ve Kültürel Etkinlikler
Gelecek nesillerin milli şuur ve asr-ı saadet ahlakıyla yetişmesini hedefleyen Polat, manevi iklimi yüksek dev organizasyonlar yönetmiştir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) İçin Özel Programlar: Kutlu Doğum, Mevlid-i Nebi ve mukaddes gecelerde binlerce gencin katılımıyla Peygamber Efendimizin hayatını, ahlakını ve sünnetini anlatan özel salon programları, ilahi/naat dinletileri ve sohbet hatırları düzenlemiştir.

Tarihi ve Kültürel Geziler: Gençlerin ecdad mirasıyla doğrudan temas kurması amacıyla Söğüt (Ertuğrul Gazi), Ahlat-Malazgirt, Çanakkale ve ecdat yadigârı şehirlere otobüslerle geniş katılımlı kültür seferleri ve ahde vefa ziyaretleri icra etmiştir.

Yörük-Türkmen Festivalleri ve Ozanlık Kültürü: Kırıkkale Millet Bahçesi ve Anadolu’nun muhtelif noktalarında kurulan geleneksel oba çadırları, atlı gösteriler ve Celal Karatüre gibi milli sanatçıların katıldığı kültür festivalleri düzenlemiştir.

Gençlik Hareketi, Dernekçilik ve Toplumsal Dayanışma
Saha teşkilatçılığını yerel derneklerden genele yayan bir anlayışla hareket etmiştir.

Akyurt Gençlik Derneği ve Yerel Gençlik Buluşmaları: Akyurt başta olmak üzere Ankara ve çevresindeki gençlik yapılanmalarında aktif rol alarak; seminerler, gençlik kürsüsü buluşmaları, akademik/mesleki atölyeler ve spor organizasyonları gerçekleştirmiştir.

Yardım Kampanyaları ve Sosyal Doku: İhtiyaç sahibi ailelere, yetimlere ve öğrencilere yönelik ayni-nakdi yardım kampanyaları düzenlemiş; aşevi, erzak dağıtımı ve eğitim bursu gibi hayır projeleriyle toplumsal dayanışma köprüleri kurmuştur.

Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele
Gençliği kasten zehirlemek isteyen odaklara ve karanlık odakların tuzaklarına karşı amansız bir mücadele yürütmektedir.

“Hayata Tutun” ve Bağımlılıkla Mücadele Projeleri: Sokaklardaki gençleri uyuşturucu ve madde bağımlılığı bataklığından çekip almak adına Hayata Tutun çatısı altında sosyal rehabilitasyon, psikolojik destek ve spor kanalıyla topluma kazandırma projeleri yürütmüştür.

Spor ve Tribün Kültürü (MKE Kırıkkalespor & Eski Tayfa): Gençleri kahve köşelerinden ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için sporu bir kalkan olarak kullanmış; Fikret Karabudak Stadyumu önünde kitlesel basın açıklamaları yapmış ve dostluk/kardeşlik odaklı “Eski Tayfa” taraftar yapısını kurmuştur.

Kamu Yöneticiliği, Şehir Projeleri ve Medya
Ankapark Eski Genel Müdürü: Türkiye’nin en büyük tematik park ve turizm projelerinden Ankapark’ta üst düzey idari ve operasyonel yöneticilik yapmış, kurumsal süreçleri sevk ve idare etmiştir.

Kırıkkale İçin Ortak Akıl Platformu (Kurucu Başkan): Şehrin ulaşım, ekonomi, gençlik istihdamı ve sosyal sorunlarına bilimsel ve ortak akılla çözümler üreten sivil toplum platformuna liderlik etmektedir.

Medya Vizyonu (Beştepe Haber): Yerli ve milli habercilik vizyonu doğrultusunda medya ve dijital yayıncılık çalışmalarını yönlendirmiştir.

Özetle Hakan Polat
Hakan Polat; “EVET” mitinglerinden Peygamber sevgisiyle dolup taşan salonlara, Akyurt’taki gençlik buluşmalarından Ahlat ve Söğüt yollarına, madde bağımlılığıyla amansız mücadeleden yardım kampanyalarına kadar her alanda varlık gösteren; Devletine, Milletine ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yoluna fedakarca bağlı bir dava insanı, sivil toplum önderi ve bürokrattır.

Büyük bir azim ve dirayetin sonucunda başarılarını gerçekleştirdiğinin idraki içerisinde. İnanıyoruz ki, yeni ve daha büyük başarılar için hizmetlerine devam edecek.

Vatan ve millet sevdalısı, sosyal sorumluluk platformunda kazandırdığı değerleri Birçok Sivil
Toplum Kuruluşların da yer alarak, yeni jenerasyonlara sağladığı ve sağlayacağı katkıları ile Siyasetci olmasının yanı sıra, Eğitim, bilişim ve Hukuk ve toplum platformunda da hem ülkemiz insanları hem de meslektaşları hem de Kurumlarda gösterdiği dayanışma ve birliktelik anlayışından,

Uluslararası platformun dayanışmanın ,ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından, gelecekte’ de hem yurtiçi hem de yurtdışında kaynağı insan olan, faydalı çoğu kapsamlı projeleri yaşama kazandıracağını biliyor ve kendilerine

İyiki Varsın Hakan Polat diyorum

Levent Kandemir

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türk ve Irak bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon; yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.

Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.

“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”

“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.

Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.

Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”

“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.

“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.

Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

DİPLOMAT

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Avatar

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya Devam edin

REKLAMLAR
Kasım 2019
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Genç Diplomat

REKLAMLAR
DİPLOMAT42 dakika önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

DİPLOMAT9 saat önce

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

DİPLOMAT3 gün önce

İyi ki Varsın Hakan Polat

GÜNDEM1 hafta önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

DİPLOMAT1 hafta önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

ADALET3 hafta önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DİPLOMAT3 hafta önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

ADALET1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 ay önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DİPLOMAT1 ay önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DİPLOMAT1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DİPLOMAT1 ay önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET1 ay önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DİPLOMAT1 ay önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DİPLOMAT3 hafta önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

ADALET3 hafta önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DİPLOMAT3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

GÜNDEM4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DİPLOMAT4 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DİPLOMAT1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

GÜNDEM1 hafta önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

DİPLOMAT1 hafta önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

DİPLOMAT3 gün önce

İyi ki Varsın Hakan Polat

DİPLOMAT3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

DİPLOMAT9 saat önce

İyi ki Varsın Ezgi Karabıyık

DİPLOMAT42 dakika önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

REKLAMLAR
REKLAMLAR

Genç Diplomat

seers cmp badge